Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kocaeli
Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
27 Mart 2026 Cuma - 00:26:09
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.
26 Mart 2026 Perşembe - 20:10
Dilovası’ndaki yangın davasında annenin sözleriyle salon buz kesti
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davada müşteki beyanları, ihmaller zincirini ve ailelerin yaşadığı derin acıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Yangından yaralı kurtulan işçiler, sigortasız ve güvencesiz çalıştırıldıklarını, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını ve denetimlerin göstermelik yapıldığını öne sürerken, yangında kızı hayatını kaybeden bir anne, "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" deyince salon sessizliğe gömüldü. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde bulunan Raviva Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana gelmişti. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen yangınla ilgili davada müşteki ifadelerinin alınmasına devam edildi. "Dışarı çıkıp çığlık attım" Yangında yaralı olarak kurtulan Keriman Miskin, "4 senedir Raviva Kozmetik’te çalışıyordum. Yangın günü kapı tarafındaydım. Tuncay Yıldız ve Hürol E. ürün karıştırıyordu. Sonra patlama sesi duydum, alev yayıldı, kaçtık. Tuncay Yıldız da yanıyordu, dışarı çıkıp çığlık atmaya başladım. Daha sonra da hiçbir arkadaşımı göremedim. İtfaiye de geç geldi, daha sonra hastaneye gittik. Ben öncesinde masa görevlisiydim. Sonrasında mutfakçıydım ancak mutfakçı adı altında tüm işleri yaptırıyorlardı. Her alanda çalışıyordum. İlk yerde önce kolonya, sonrasında dolum işine girildi. İlk yerde dolum da yapıyorduk. Kurtuluş Oransal bize talimat veriyordu. Yeni yere geçtiğimizde tadilat yapıldığını sanmıyorum, sadece boya yapıldı. İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal bize talimat vermedi. İsmail Oransal’ın Sheliq ürününü yapıyorduk. Shuran’da yapılıyor muydu bilmiyorum. Ben dönemsel çalışıyordum. Ataşehir’deki ofiste kremlerin paketlenmesine de gitmişliğim var" dedi. "Zabıtalar geldiklerinde onlara hediye olarak parfüm veriliyordu" Zabıtalar tarafından denetim yapılmadığını, denetim olacağı zaman da sigortasız işçilerin iş yerinden çıkarıldığını aktaran Miskin, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Yangından bir hafta önce zabıtalar geldi ancak denetim yapmadılar. Kurtuluş Oransal’ın yanına girdiler, sonra çıktılar. Benim hiç sigortam olmadı. Bir gün denetim olacağı söylendi, bizi fabrikadan çıkardılar, ardından aynı gün tekrar çağırdılar. Zabıtalar geldiklerinde onlara hediye olarak parfüm veriliyordu. Gökberk Güngör’ü ürün dolumu yaparken gördüm. Çocuk işçi ve göçmen işçi çalışıyordu. Sağlıksız koşullarda paketlerin üstünde yemek yiyorduk. Yangın merdiveni maliyetli olduğu için Kurtuluş Oransal yaptırmak istemedi" dedi. "Alev aldım, koşarak kaçtım" Fabrikadan yaralı olarak çıkan Ayten Aras, "Pandemi zamanında çalışmaya başladım. Rahatsızlanınca bırakmak zorunda kaldım ancak sonrasında Kurtuluş Oransal yeniden çağırdı. Olay günü paketleme yapıyordum. Patlama sesi geldiğinde ateş yayıldı, ben de alev aldım ve koşarak dışarı kaçtım. İlk yerde dolum, ikinci yerde ise hem dolum hem üretim yapılıyordu. Eski yerde de Shauran ve Sheliq üretiliyordu, yeni yerde yapılmıyordu. Kurtuluş Oransal’ın iki oğlu da geliyordu, zaman zaman yardım ediyorlardı" diye konuştu. "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" Yangında hayatını kaybeden Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir, "Kızım kömür oldu. Kızım ölmek istemiyordu. Kurtuluş Oransal’ın kötü davrandığını, çok çalıştırdığını ve mesai parası vermediğini bana söylüyordu. Ekipman vermiyormuş, ‘Param yok’ diyormuş. Tuğba Taşdemir ve Cansu Esatoğlu kızımın kuzenleriydi. Kızımın kefeni olmadı hakim bey" deyince salonda uzun süre sessizlik hakim oldu. Altun Taşdemir, "Çok acı çekiyoruz. Anneyim ben. Eşim kanserdi, kızım babasına bakmak için çalışmak istedi" dedi. "Kızımı kömür olarak aldım" Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir ise, "Kanser tedavisi nedeniyle hastanede yattım. Kızımı toprak ve kömür olarak aldım fabrikadan. Maaşını da vermiyorlardı. Sanıkları hiçbir zaman affetmeyeceğim" dedi. "Sağ verdim, ölüsünü aldım" Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir, "Tuğba’yı sağ verdim, ölüsünü aldım. Çocuklarımın hakkını yediler. Maddi imkansızlıklardan dolayı çalışmak zorunda kaldılar. Sigortalarını yapacaklarını söyleyerek sürekli oyaladılar. 18 yaşındaydı, ölümü hak etmedi. Ölüm Allah’tan gelir ancak buna onlar sebep oldu. Sonuna kadar şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Çocuğumu torbaya koyup getirdim" Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, "İçimiz yanıyor. Çocuklarımız birbirlerine sarılarak öldüler. Çocuklarımız kömür oldular. Çocuğumu torbaya koyup getirdim. Tuğba 4 yıldır çalışıyordu. Biz paketleme işi olarak gönderdik. Kimyasal olduğunu bilmiyorduk. Şikayetçiyiz" şeklinde konuştu. "Kızımın iskeletine sarıldım" Cansu Esatoğlu’nun annesi Filiz Esatoğlu, "Kızımın iskeletine sarıldım, kızım kömür oldu. Kötü çalışma şartlarından bahsediyordu. Mesaiye kalmazsan işten çıkarırım diye tehdit ediyorlardı. Sigortası yoktu, şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar" Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu, "Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar. İnsanların emeklerini sömürdüler. Kan emici vampirler olarak gözünüz doymadı. Çalıştıkları yer mayın tarlası gibiydi. Oturup yemek yiyecek yerleri bile yoktu. Bu kasıtlı cinayet. Sizler katilsiniz. Yangın merdiveni yok, iş güvenliği uzmanı yok. 7 can kömür oldu. Yoksul oldukları için köle gibi çalıştırdılar Suçu ölmüş babalarının üstüne atıyorlar. Babaları ile ortaktılar" dedi. "Üç çocuğum yetim kaldı" Ölen Esma’nın eşi Aytekin Gikan, "Ne yediğim yemekten ne de uyuduğum uykudan tat alıyorum. Üç çocuğum yetim kaldı. Bu şahısların daha fazla para kazanması için yetim kaldılar. Gözlerini hırs bürümüş. Eşimi işten çıkarmıştım. Sigorta yapacağız diyerek 3 ay oyaladılar. Sonra bu olay yaşandı. Zorla eşimi aldılar evden. Yaptıkları kremden eşimin elleri alerji oluyordu" şeklinde konuştu. "Denetleme Çorlu’dan geçiyor, Dilovası’nda üretim yapılıyordu" Tuncay Yıldız’ın oğlu Ali Yıldız, "Düzce’de Kurtuluş Oransal ile babam birlikte çalışıyordu. Sonra işten ayrıldı. Dilovası’nda babamı ziyaret ettiğimde Kurtuluş Oransal’ın fabrikada sigara içtiğini gördüm. Bu fabrika sadece Kurtuluş Oransal’ın değildi, çocukları ile birlikteydi. Çalışanların hiçbirinin iş tanımı yoktu. Herkesten şikayetçiyim. Denetleme Çorlu’dan geçiyor, Dilovası’nda üretim yapılıyordu. Bunu babamdan öğrendim" diye konuştu. "Zabıtalar parfümle gönderiliyordu" Tuncay Yıldız’ın kızı Nursena Yıldız, "Babamdan zabıtalar geldiğinde parfüm verilerek gönderildiklerini duydum. Tüm denetimin Ali Osman A.’nın Çorlu’daki fabrikasından geçtiğini söylemişti. Dün Ali Osman A.’nın güldüğünü gördüm. Ailesine selam veriyor. Yanan kendi ailesi olsaydı böyle davranabilir miydi? Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Bizimle iletişime geçmeye çalıştılar" Tuncay Yıldız’ın eşi İlknur Yıldız, "Bunlara finansal desteği veren Ali Osman A.’dır. Eşim, Kurtuluş Oransal’ın ‘arabada yattığını’ söylediğini anlattı. Kurtuluş ile eşi barışmıştı. Kurtuluş başta olmak üzere herkesten şikayetçiyim. Çetin A., Düzce’deki eski ev sahibi, olay sonrasında bizimle iletişime geçmeye çalıştı ancak kabul etmedik" dedi. "Kremlerin arkasında Tekirdağ adresi vardı" Şengül Yılmaz’ın kızı Eminenur Aldeniz, "Annem akşam beni aradı ancak konuşamadı. Hastane hastane annemi aradım, kimse öldüğünü söylemedi. Allah kimseye annesini o şekilde göstermesin. Annemin yanan kemikleri sayılıyordu. Kremlerin arkasında Tekirdağ’daki adresler yer alıyordu" ifadelerini kullandı. "Raviva’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu" Ölen Şengül’ün kız kardeşi Emine Bulut ise, "Daha önce 1 ay boyunca Raviva’de çalıştım ancak sağlıksız koşullar yüzünden işi bıraktım. Raviva’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu. Kurtuluş, insanlara hakaret ederek iş yaptırıyordu" dedi.
26 Mart 2026 Perşembe - 18:35
Kontrolden çıkan elektrikli araç otoparkı savaş alanına çevirdi
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bir apartmanın park alanında kontrolden çıkan Tesla marka elektrikli otomobil, otopark kapısını kırarak yolun karşısında bulunan park halindeki araca çarptı. Kazada iki araçta da ağır hasar oluştu. İzmit ilçesi Alikahya Mahallesi’nde bir sitenin otoparkında meydana gelen olayda, kontrolden çıkan Tesla marka elektrikli otomobil, dar alanda yüksek hıza çıkarak önce sitenin otopark kapısına, ardından yolun karşısında park halinde bulunan otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle Tesla otomobil yol kenarına savrulurken, park halindeki otomobil ise takla atarak ağır hasar aldı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kaza nedeniyle çift yönlü yolda trafik tek şeritten kontrollü şekilde sağlandı. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:04
Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle"
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Tutuklu sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu 9 sanık dinlenirken, tutuksuz sanıklar talimatla dinlenecek. Tutuklu savunmalarının tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.
17 Ağustos 2025 Pazar - 15:34
Ayrımcılığa karşı en eğlenceli protesto
Kocaeli’den yola çıkan özel gereksinimli çocuklar öğretmeni Zeynep Bulut, geçtiğimiz aylarda Ankara’da bir oyun alanına alınmayan down sendromlu Mert Affan ve onun gibi 100’e yakın özel çocuğu lunaparkta bir araya getirerek, özel çocukların "dışlanmasına" en güzel cevabı eğlenceyle verdi. Geçtiğimiz nisan ayında, Etimesgut’ta bir AVM’deki oyun alanına görevlilerce alınmayan Mert Affan’ın öğretmeni tarafından çekilen görüntüleri, sosyal medyada büyük tepki toplamıştı. Olayın ardından ruhsatsız olduğu tespit edilen işletme mühürlenmişti. Bu olayın ardından harekete geçen Sevgi Varsa Engel Yok Derneği Başkanı Zeynep Bulut, özel çocukların "dışlanmasına" en güzel cevabı eğlenceyle verdi. Ankara’nın Çubuk ilçesindeki bir lunaparkta gerçekleşen organizasyona, Kocaeli ve Ankara’dan yaklaşık 100 özel birey ve ailesi katıldı. Sabah kahvaltısıyla başlayan etkinlikte bir araya gelen özel bireyler, gün boyunca lunaparktaki oyuncaklara binerek unutulmaz anlar yaşadı. "Kimsenin onların kalbini kırmasına izin vermeyeceğiz" Etkinliğin, ayrımcılığa karşı bir duruş niteliği taşıdığını belirten Zeynep Bulut, "Bundan birkaç ay önce Ankara’da bir oyun alanına alınmayan down sendromlu bir çocuğumuz vardı. Onun yaşadığı bu olumsuz durum bizi çok derinden etkiledi. Özel çocuklarımız hayatın her alanında yer almalılar. Her çocuk özeldir, her çocuk eşittir. Her çocuğun eşit derecede bu hayatta yaşamaya, bu hayatta yer almaya, mutlu olmaya, gülmeye, eğlenmeye ihtiyacı vardır. Bizler onların yüzlerinde küçücük bir tebessüm bırakabilmek için bu kadar mücadele veriyorken kimsenin onların kalbini kırmasına izin vermeyeceğiz" dedi. "Özel bireyleri ağırlamaktan onur duyduk" Özel çocukları ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirten lunapark işletmecisi Selahattin Akdoğan, "Onurlandık, gururlandık ve onlar kadar da mutluyuz. Onları da mutlu edebildiysek ne mutlu bize. Sizlere de bizlere bu imkanı tanıdığınız için ayrıca teşekkür ediyorum. Bu çocuklar bizim özellerimiz. Aileleri de takdir ediyorum. Bu çocuklara sahip çıkalım. Bu bizim insanlığımızın görevidir" diye konuştu. "Her çocuk gibi üzüldü" Oyun alanına alınmayan Mert Affan’ın annesi Hatice Yücel, olayı ilk duyduğunda hissettiklerini anlattı. Yücel, "Çocuğum bu durumu yaşadığında ben yanında yoktum, öğretmenimiz yanındaydı. Her çocuk gibi üzüldü. Hocam, olayı kameraya aldı. Görüntüler medyaya yansıdı. Görüntüleri ilk izlediğimde açıkçası, bende ’normal şeylerle karşılaşıyoruz’ hissi oluştu. Zaten bu aşamaya gelene kadar ben, benim gibi birçok aile birçok yerde kırılma noktalarını yaşıyor" dedi. "Bu uygulamalar yükümüze yük katıyor" Sürekli benzer zorluklarla karşılaştıklarını belirten Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Verdiğim röportajlarda da gelen soru, ’Bu duruma üzüldünüz mü?’ oluyor. Tabii ki üzüldüm ama bizler bundan daha çok üzüleceğimiz şeyler yaşıyoruz. Bu durum açıkçası düşük dozajlı üzüntü yaşadığım durum oldu. Eğitimde ciddi sıkıntılar yaşıyoruz, sağlık kuruluşlarında daha dün çok ciddi sıkıntılar yaşadım. Yani birçok alanda zaten biz özel gereksinimli çocuklarla ilgilenen anneler olarak yorgun durumdayız. Ama toplumun içerisine çıktığımızda da bu uygulamalar yükümüze yük katıyor açıkçası. Buradan yetkililerden bu konulara duyarlılık göstermelerini rica ediyorum" "Gurur duydum" Yücel, öğretmen Zeynep Bulut’un düzenlediği etkinliğin kendisini çok duygulandırdığını belirterek, "Zeynep Hocam bana telefonda ulaştı. Telefonda gözlerim dolarak kendisini dinledim. Çünkü ’Bu etkinliğin vesilesi sizlersiniz’ dedi. Bizim yaşadığımız sorundan bir ilham almış. Çok güzel bir organizasyon. Bu şekilde vicdan sahibi, iyi yürekli insanların kendi alanlarında farkındalık oluşturması çok değerli. Kendisine yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten gurur duydum ve onore oldum" ifadesini kullandı.
17 Ağustos 2025 Pazar - 10:41
Kocaeli’de çocuk parkları temizlenip onarılıyor
Kocaeli’de çocuk parklarında periyodik olarak bakım, onarım ve temizlik çalışması yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi Yol ve Bakım Dairesi Başkanlığına bağlı ekipler, çocukların ve ailelerin kullandığı ortak alanların hijyenik ve güvenli olması için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda son olarak İzmit ilçesi Sepetçi Mahallesi’ndeki TOKİ konutları mevkisinde bulunan çocuk parkında kapsamlı bir temizlik faaliyeti gerçekleştirildi. Çalışmalar sırasında, park zemini ve oyun grupları arazöz yardımıyla tazyikli suyla yıkandı. Ekipler ayrıca, parkta bulunan oturma bankları gibi ortak kullanım alanlarını da detaylı bir şekilde temizledi. Belediye yetkilileri, il genelindeki tüm parklarda benzer bakım, onarım ve temizlik çalışmalarının belirli bir program dahilinde devam edeceğini belirtti.
17 Ağustos 2025 Pazar - 10:38
Kocaeli’nin Engelsiz Taksileri 7 ayda 14 bin 790 kez hizmet verdi
Kocaeli Büyükşehir Belediyesince engelli bireylerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla sunulan "Engelsiz Taksi" hizmetiyle, 2025’in ilk 7 ayında 14 bin 790 kez ulaşım desteği sağlandı. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren hizmet, özellikle toplu taşıma araçlarını kullanmakta zorlanan engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Filosunda bulunan 15 özel donanımlı araçla verilen hizmet kapsamında, bu yılın ocak-temmuz döneminde gerçekleştirilen 14 bin 790 seferin 154’ü şehir dışı seyahatler için yapıldı. Engelsiz Taksi, il sınırları içinde yaşayan ve toplu taşıma erişimi kısıtlı olan engelli bireyleri; başta sağlık kuruluşları olmak üzere eğitim kurumları, resmi daireler ile sosyal ve kültürel etkinlik alanlarına güvenli bir şekilde ulaştırıyor.
17 Ağustos 2025 Pazar - 10:14
Kur’an kursunu bitiren öğrencilere bisiklet sürprizi
Körfez ilçesindeki Sevindikli Mahallesi’nde yaz dönemi Kur’an kursunu başarıyla tamamlayan 70 öğrenci, düzenlenen törenle hem sertifikalarını aldı hem de bisikletle ödüllendirildi. Mahalle Muhtarı Eyüp Tekin’in öncülüğünde, hayırseverlerin desteğiyle temin edilen 70 bisiklet, kursu bitiren öğrencilere hediye edildi. Sevindikli Mahallesi’nde düzenlenen kapanış törenine Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Körfez Kaymakamı Uğur Kalkar, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, çevre mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, protokol konuşmalarıyla devam etti. Konuşmaların ardından öğrencilere sertifikaları verilirken, en büyük sürpriz ise kendileri için hazırlanan bisikletler oldu. Organizasyona katkı sunan hayırseverlere de teşekkür plaketi takdim edildi. Körfez Kaymakamı Kalkar ve Belediye Başkanı Söğüt, bu anlamlı organizasyon dolayısıyla Muhtar Eyüp Tekin’e ve cami yönetimine teşekkür etti. Muhtar Tekin de katılımlarından dolayı protokole ve davetlilere teşekkürlerini sundu. Tören, katılımcılara yapılan yemek ikramıyla sona erdi.
17 Ağustos 2025 Pazar - 10:10
9 yaşında lise diploması aldı
Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde yaşayan 12 yaşındaki Aylin Kılıç, 5 yaşında başladığı ve kendini adadığı piyano serüveninde, 9 yaşında uluslararası geçerliliğe sahip bir lise diploması alarak adını Türkiye’ye duyurdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tam zamanlı öğrencisi olan genç yeteneğin en büyük hayali ise Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda (CSO) sahne almak.
17 Ağustos 2025 Pazar - 04:17
26 yıldır dinmeyen acı: Saat 03.02’de hayat durdu
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yıl dönümünde hayatını kaybedenler merkez üssü Gölcük’te anıldı. Saat 03.02’yi gösterdiğinde kalpler yine aynı acıyla sarsıldı.
17 Ağustos 2025 Pazar - 00:14
17 Ağustos’un acısı 26 yıl sonra da hafızalarda
17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden 26 yıl geçerken, acılar tazeliğini koruyor. Merkez üssü Gölcük’te düzenlenen anma programında deprem şehitleri dualarla yad edilirken, kentsel dönüşüm ve afet hazırlığının önemi vurgulandı. Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, Türkiye’nin dört bir yanında riskli yapıların yenilendiğini 3.3 milyon konutun dönüştürüldüğünü ve 12 milyon kişinin güvenli yuvalarına kavuştuğunu dile getirdi. 17 Ağustos 1999 tarihinde saat 03.02’de 45 saniye süren Kocaeli merkezli depremin üstünden 26 yıl geçti. 18 bin 373 kişi hayatını kaybederken, 48 bin 901 kişi yaralandı, yüzlerce kişi de sakat kaldı. Merkez üssü Gölcük’te deprem şehitlerini anmak ve deprem gerçeğine dikkat çekmek için program düzenlendi. Programda Kavaklı Sahili’nde kurulan stantta vatandaşlar bilgilendirildi. Kuran-ı Kerim tilaveti ve dualar ile başlayan programdan konuşan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, kaybedilen canların geri gelmeyeceğini vurgulayarak, "Yıkılan binalar gayretle tekrar yapılabiliyor ancak kaybettiğimiz canlar bir daha geri gelmiyor. 26 yılda çok şey yapıldı, kentsel dönüşüm devam ediyor. Hükümet konağı ve yeni devlet hastanemiz tamamlanıyor. Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmet diliyorum. Allah bir daha ülkemize böyle acılar yaşatmasın" dedi. "150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, deprem bilincinin sadece afet sonrası değil, öncesinde de hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Büyükakın, "Deprem öldürmez, binalar öldürür. Bunu bilmeyen yok, ama uygulamada eksiklikler var. Deprem anını ve sonrasını yönetebiliyoruz, ancak öncesiyle ilgili yeterince yol alınamadı. Bazen duygusal, bazen maddi sebeplerle dönüşüm gecikiyor. Kocaeli’de toplam 315 bin bina var. Bunların 161 bini 1999 öncesi yapıldı ve acil olarak 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor. Her birine yaklaşık 3 milyon TL’den hesaplayınca toplamda 450 milyar TL’lik bir kaynak gerekiyor. Büyükşehir belediyesi bütçesiyle tek başına bu mümkün değil, bu nedenle planlı, ölçülü ve akıllı bir yaklaşım şart. Kentimizde 15 ayrı noktada kentsel dönüşüm sürüyor, bakanlık ve belediye işbirliğiyle yeni 8 bin konutun dönüşümü için anlaşmalar sağlandı. İmar düzenlemeleriyle vatandaşların kendi inşaatlarını yapmasının önü açılırsa süreç hızlanacak. Bazı insanlar binalarına duygusal bağ kuruyor, hatta ‘Ömrüm burada geçti, taşınmak istemiyorum’ diyor. Ancak depremde binalar yıkıldığında huzur da, güven de yok oluyor. Burada fedakarlık yapmak, devlet, belediye ve vatandaş olarak el birliğiyle hareket etmek zorundayız. Teknik kapasitemiz yeter, insan kaynağımız hazır; yeter ki irademizi ortaya koyalım" ifadelerini kullandı. "3.3 milyon konutu dönüştürdük, 12 milyon vatandaşımız güvenli yuvalarına kavuştu" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde yaptığı konuşmada, "1999’dan bu yana tam 26 yıl geçti. O gece saat 03.02’de sadece binalarımız değil, hayatlarımız da sarsıldı. 17 bin 480 vatandaşımızı kaybettik, on binlerce kişi yaralandı. Tüm ülkemiz derin bir acı yaşadı. O gün yitirdiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle, geride kalanlara sabır diliyorum. Türkiye’nin dört bir yanında riskli yapıları yeniliyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde riskli yapıları yenileyerek 3.3 milyon konutu dönüştürdük, 12 milyon vatandaşımız güvenli yuvalarına kavuştu. Kocaeli’de kentsel dönüşüm, altyapı ve kadın yatırımlarıyla pek çok proje hayata geçti. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, afetlere hazırlığın sürekli bir süreç olduğunu bir kez daha gösterdi. Devletimiz, bakanlıklar, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler el ele vererek bir yıl içinde 450 bin konut ve köy evi inşa edip teslim etti" ifadelerini kullandı. "Akıllı şehir teknolojileri, afet erken uyarı sistemleri, millet bahçeleri ve toplanma alanlarıyla güvenliği sağlıyoruz" Tuncer, afetlere karşı hazırlığın önemine vurgu yaparak, "Afetleri önleyemeyiz, ama yıkımları azaltabiliriz. Depremler, seller, yangınlar ve iklim değişikliğinin etkileri artık daha sık karşımıza çıkıyor. Bu nedenle şehirlerimizi afete dirençli, iklim dostu, kimlikli ve yaşanabilir hale getirmek önceliğimizdir. Kocaeli ve Gölcük’te akıllı şehir teknolojileri, afet erken uyarı sistemleri, millet bahçeleri ve toplanma alanlarıyla güvenliği sağlıyoruz. Afetlere karşı en güçlü kalkan, önceden hazırlanmış ve uygulanabilir risk azaltma planlarıdır. Her il ve ilçemizde bu planlar güncel ve gerçekçi olmalıdır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da milletimizin yanında olacağız. Rabbim bu millete bir daha 17 Ağustos ve 6 Şubat’taki gibi acılar yaşatmasın. Tüm afet şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize birlik ve güven dolu yarınlar diliyorum" dedi. "Türkiye genelinde il risk azaltma planları hazırlandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye’nin afet yönetiminde önemli adımlar attığını vurguladı. Karaloğlu, "17 Ağustos’ta sadece binalar değil, hayatlarımız da yıkıldı. Binlerce canımızı kaybettik; anneler evlatsız, evlatlar öksüz kaldı. Bu acıları asla unutmayacağız. O dönemde afet yönetimi farklı bakanlık ve genel müdürlükler arasında dağınık yürütülüyordu. 2009 yılında AFAD kurulmuş ve bütünleşik afet yönetim sistemi hayata geçirilmiştir. Artık afet yönetimi sadece kriz anını yönetmek değil; riskleri önceden tespit edip azaltmak da sistemin önceliği oldu. Türkiye genelinde il risk azaltma planları hazırlandı, hangi kurum hangi riski ne zaman çözmekle sorumlu, net olarak belirlendi" ifadelerini kullandı. "Yıl sonunda 453 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim etmiş olacağız" Karaloğlu, AFAD’ın etkinliğini artırmak için hem kamu hem de sivil toplum işbirliğine önem verdiklerini belirtti: "Artık sadece kamu değil, sivil toplum kuruluşlarının da ağır ve orta sınıf arama kurtarma ekipleri var. Hedefimiz, 100 bin arama kurtarma ekibini kamu ve sivil toplum eliyle oluşturmak. 6 Şubat depremlerinde coğrafya ve yıkım büyüklüğüne rağmen bu ekipler hızla müdahale etti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, yıl sonunda 453 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Dünyada bu kadar kısa sürede bu kadar konutun tamamlanması örnek teşkil ediyor. Bu başarı milletimizin ve devletimizin ortak iradesidir" şeklinde konuştu. Son olarak Karaloğlu, vatandaşları AFAD gönüllüsü olmaya davet ederek, "E-devlet üzerinden AFAD gönüllüsü olabilirsiniz. İlk eğitim online, ardından yüz yüze eğitim alınarak tüm afetlerde destekçi olabilirsiniz. Şu anda yüz binin üzerinde gönüllümüz var ve bunu artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "2 bine yakın gönüllümüzün yanı sıra akredite 3 ekibimiz bulunuyor" Kocaeli İl Afet ve Acil Durum Müdürü (AFAD) Mehmet Emin Koçan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve sonrasında yaşanan afetlerde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek sözlerine başladı. Koçan, "26 yıl geçti ancak yaşanan acılar unutulmaz. Bu süre zarfında çok önemli mesafeler kat ettik. Gönüllü ekibimiz ve akredite ekiplerimizle afetlere her zaman hazırız." dedi. Koçan, Gölcük Arama Kurtarma Derneği bünyesindeki ekiplerden de söz ederek, "2 bine yakın gönüllümüzün yanı sıra akredite 3 ekibimiz bulunuyor. Türkiye’de ikinci, Kocaeli’nde ilk kadın akredite ekibi olarak afetlere hazırlık çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Toplum olarak afetlere karşı birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmalıyız. Eğitim, bilgi, beceri ve kararlılık ne kadar yüksek olursa, kayıplar o kadar azalır. Ayrıca doğamıza, ormanlarımıza ve su kaynaklarımıza sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır. Suyu israf etmemeli, temiz su kaynaklarını korumalıyız" dedi. Program sonunda GESOTİM Kadın Arama Kurtarma Timi; yeminlerini ederek sertifikalarını aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra Japon Deprem Bilim Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, milletvekilleri, protokol ve çok sayıda vatandaş katıldı.
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 22:48
Selçuk İnan: "Takımın reaksiyonu mutlu etse de skor üzüyor"
Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, 1-0’lık Samsunspor mağlubiyetinin ardından, "Takımın reaksiyonu bizi memnun etse de skor olarak üzüyor. Fenerbahçe maçından da hiçbir şekilde korkmuyoruz. Gidip mücadele edeceğiz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Kocaelispor, Samsunspor’u konuk etti. İlk yarı 10 kişi kaldığı maçtan 1-0 mağlup ayrılan Kocaelispor’un teknik direktörü Selçuk İnan karşılaşmanın ardından basın toplantısında oyunu değerlendirdi. Genç teknik adam maçla ilgili olarak, "Sözlerime nasıl başlasam bilmiyorum. Çok üzgünüm. Hakemle ilgili sorularınız olacaktır, ilk sözlerimi onunla ilgili söylemek istiyorum. Kısa olacak. Onun iyi niyetli olmadığını daha önce söylemiştim, söylediklerimin arkasındayım. Maçla ilgili; geçen haftadan beri 2 maç, 2 aynı skor, 2 iyi mücadele. Oyuncularımız özellikle bugünkü maçta 50 dakikadan fazla 10 kişi oynamasına rağmen mücadeleyi hiç bırakmadılar. Pozisyonlara girdik, direkten dönen toplarımız vardı. Her şeyi sahaya yansıtmaya çalıştılar. Emeklerinin karşılığını alamadıkları için onlar adına çok üzgünüm. Lig zor, biliyoruz. Ama bunun altından hep beraber inşallah kalkacağız" dedi. "Takımın reaksiyonu bizi memnun etse de, skor olarak üzüyor" Takımın ne zaman kazanma alışkanlığına geçeceğine dair soruya Selçuk İnan, "Bu zamanda oyun dışında yaşanan şeyler dışında konuşulacak en önemli konu bu. Hepimizin bilmesi gerekiyor; Kocaelispor çok büyük camia. Bunu bilerek geldim. Hedeflerimiz var ki göreceksiniz; çok önemli işler başaracak bu takım ve camia, yürekten inanıyorum. Zor fikstürle başlıyoruz ama oyun olarak bu kağıt üzerinde zor görünen fikstürün karşılığını bu kadar eksiğimize rağmen alıyoruz. Eksiğimiz; evet var. Orta saha ve stoperde eksiğimiz var. Çok önemli oyuncumuzu kaybettik. Mateusz’u kaybetmek kaybettiğimiz maçlar kadar beni üzdü. Bu, 2 maçtan daha da önemli bir kayıptı benim için. Zaten sıkıntılarımız var. Harcama limitleri var, limitleri aşamıyoruz. Tabii ki gelenler ve gidenler olacak. Çünkü mutlaka birkaç takviyeyle takımımızı güçlendirmemiz gerekiyor. Hepimizin hemfikir olduğu konu bu. Gerçekleşmesi süreç istiyor. Bu süreyi ne kadar kısaya indirgersek istediğimiz oyunu, her maçı kazanmak için sahaya çıkan takımı daha rahat sahaya süreriz. Bunun dışında takımın bize verdiği reaksiyon bizi memnun etse de skor olarak bizi biraz üzüyor" diye konuştu. "Fenerbahçe maçından hiçbir korkumuz yok" Önümüzdeki hafta oynanacak Fenerbahçe maçından çekinmediklerini ifade eden Selçuk İnan, sözlerine şöyle devam etti: "Kent hiçbir korku yaşamasın. Sahaya 11 kişi çıkıyorsak bizim için yeterli. Evet, eksikler beni düşündürüyor. Ama hayatım hep zorluklarla geçti ve yolun sonunda başaran oldum. Bu camiayla beraber bunu fazlasıyla gerçekleştireceğim; transfer olsa da, olmasa da. Olursa süreci hızlandırır daha önemli takım haline gelebiliriz. Olmasa da; ben bunları bilerek geldim. Hepimize görev düşüyor. Oyuncularımıza sahip çıkmamız lazım, hepsi bizim oyuncumuz. Yeşil-Siyah kim giyiyorsa; öncesinde bakmaksızın onları desteklemek lazım. İsim isim hayatım boyunca bakmadım, mevkisel baktım. Bütün oyuncularım benim için bir. En hazır kimse onu koymaya çalışıyorum. İnsanlar dışarda yeterliliklerini konuşabilir. Ama benim alanım değil. Kimden faydalanacağımı düşünürsem onları sahaya sürüyorum. Zor maç bizi bekliyor, Fenerbahçe maçı. Samsunspor çok güçlü takım. Özellikle kaptıkları toptan sonra defans arkasına yaptıkları koşular çok tehlikeli, birçok takıma çok büyük sıkıntı yarattılar. Kenar ortaları dışında, çok pozisyon vermeden maçı bitirdik. Ama bir korner ve biraz da talihsizlik. Bir golle maçı kaybettik. Oyuncularım da ellerinden gelen mücadeleyi gösterdi. Fenerbahçe maçı bundan da zor olacak. Hiçbir korkumuz yok. Gidip mücadele edeceğiz. İnşallah oradan da puan ve puanlar alacağız." "Petkovic bütün pozisyonlarımızda var, elbet skor olarak bize de dönecek" Oyuncu performanslarıyla ilgili yöneltilen soruları da yanıtlayan genç teknik adam, "Bruno Petkoviç önemli bir oyuncu. İlk 2 maçta skor katkısı sağlayamadı. İstediği performansı sergileyemedi ama bütün pozisyonlarımızda var. Elbet bir gün skor olarak bize dönecek ve bizi sevindirecek. Buna eminim. Ona güveniyorum. Bir hamle oyuncusu daha, bir 9 numara daha tabii ki isterim. Ama şartlar çok kolay değil. Belki sonlara doğru fırsat olabilir. Limitle ilgili açılma ya da sapma payı izni verilirse düşünebiliriz ama şu an önceliğimiz maalesef ki ön tarafa değil" şeklinde konuştu. "Karol fiziksel olarak hazır değil. Fenerbahçe maçına yetişmeyecek" Yeşil-siyahlıların yeni transferi Karol Linetty’nin Fenerbahçe maçına yetişemeyeceğini de belirten Selçuk İnan, "Karol hazır değil. Sözleşmesi bitmişti, evinden geldi. Fiziksel olarak oyuncuyu hazırlamak kolay değil. İhtiyacınız olduğu anda oynatalım derseniz, sezonun geri kalanında önemli bölümünde kaybedebilirsiniz. Oyuncu geldi ve insanlar ne zaman oynayacak diye düşünebilir ama hazırlanması kolay değil. 3.günü daha. Büyük tehlike, henüz hazır değil. O yüzden kadroya alamadık. Fenerbahçe maçına yetişmeyebilir. Işık görürsek, hazır hissederse değerlendireceğiz. Şu anki düşüncemde; fiziksel olarak hazır olmayacaktır. 7-8 günde bu kadar zorluk derecesi yüksek maçta onu oynatmak kolay olmayacak" diyerek sözlerini tamamladı.
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 22:23
Thomas Reis: "Galip geldik ancak performansımız iyi değildi"
Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, Kocaelispor maçının ardından, "Galip geldik ancak performansımız iyi değildi" dedi. Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Samsunspor, deplasmanda Kocaelispor’u 1-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, açıklamalarda bulundu. Reis, "Galip geldik ancak gösterdiğimiz performans en iyi değildi. Kocaelispor’a karşı oynamak zordu, bunu net bir şekilde diyebilirim. Güçlü rakibe karşı oynadık. Bugün taraftarların da harika desteği vardı. İnanılmaz taraftar vardı. Bizim taraftara da değinmeden edemeyeceğim, onların desteği bizim için çok kıymetli, taraftarımız harikaydı. Atmış olduğumuz gol şanslı olduğumuz dakikalarda geldi, sonra da iyi savunma yaptık. 2 karşılaşma oynadık, 6 puan kazandık. Eksiklerimizi tamamlamak adına çalışmaya devam edeceğiz. Felsefemizi de geliştirmemiz gerekiyor. 90 dakikalık performanstan tam olarak mutluydum diyemem" diye konuştu. "Futbol sonuç oyunudur. 2 önemli maçtan istediğimiz sonucu aldık" Oyuncuların performanslarının normalden düşük olması ve perşembe günü Panathinaikos ile oynayacakları Avrupa maçıyla ilgili soruya Thomas Reis, "Oyuncularımıza sorabiliriz. Bilmiyorum. Panathinaikos benim aklımda olan karşılaşma değildi. Geçen sezon boyunca da oyuncularıma maç maç gitmemiz gerektiğini telkin ettim. Bugüne kadar da böyle geldik. Ama güçlü mantaliteyle oynayan rakiple oynadık, aynı şekilde de karşılık verdik. Yeni oyuncularımız var. Onların adaptasyon ve oynama şeklimize alışmaları için süreye ihtiyaçları var. Lige 6 puanla başlamak da çok çok önemiydi. Sonuç olarak futbol sonuç oyunudur. 2 önemli karşılaşmadan istediğimiz sonucu elde ettik. Hatalarla alakalı veya memnun olmadığımız performanstan gösterdiğimizde elbette ki oyuncularımızla konuşuyoruz. Perşembe günü Atina’da karşılaşma oynayacağız. Geçen sene tüm sezon bugünler için çok fazla çalıştık. Atina’da da zevk alarak oynamamız lazım. Dört gözle o karşılaşmayı bekliyorum. O karşılaşmadan hemen önce galibiyet almak da çok önemliydi" yanıtını verdi. "Hoca olarak Avrupa’da ilk karşılaşmama çıkacağım" Reis, Samsunspor’da olduğu için çok mutlu olduğunu vurgulayarak, "Birçok insanın takım ve kulüp olarak yaptıklarımızı görüyor olması ve bunu duymak kesinlikle çok güzel. Sözleşmem sadece bu sene sonuna kadar, ne olur bilemeyiz. Ama ful konsantrem Samsunspor için. Bugün galip geldiğimiz için çok mutluyuz. Hoca olarak da Avrupa’da ilk karşılaşmama çıkacağım. Benim adıma güzel tecrübe olacak. Kocaelispor’a da ligin geri kalanında şans dilemek istiyorum. Harika taraftara sahip ve çok güzel stadyumları var. İlerleyen maçlarda çok fazla puan toplayacaklardır" sözlerini kaydetti.
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 21:08
Trendyol Süper Lig: Kocaelispor: 0 - Samsunspor: 1 (Maç sonucu)
Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Kocaelispor, sahasında ağırladığı Samsunspor’a 1-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 60. dakikada Ntcham’ın ceza sahası içinde kaleyi karşıdan gören açıdan sert şutunda kaleci Jovanovic topu kurtardı. 82. dakikada sol kanattan Soner Gönül ile köşe vuruşu kullanan Samsunspor’da Van Drongelen topu kafayla kaleye gönderdi. Top önce direğe ardından da kaleci Jovanovic’in kafasına çarparak ağlara gitti. 0-1 86. dakikada Kocaelispor kaleyi karşıdan gören noktadan Petkovic ile serbest vuruş kullandı. Kaleci Okan’ın uzanarak son anda çıkardığı meşin yuvarlak Agyei’nin önüne düştü. Agyei’nin tamamlamak istediği topa kaleci Okan geçit vermedi. Stat: Kocaeli Hakemler: Zorbay Küçük, Mehmet Emin Tuğral, Seyfettin Ünal Kocaelispor: Aleksandar Jovanovic, Ahmet Oğuz (Daniel Ebenezer Agyei dk. 86), Anfernee Jamal Dijksteel, Appindangoye, Massadio Haidara, Samet Yalçın, Manuel Show, Joseph Nonge Boende (Can Keleş dk. 86), Oğulcan Çağlayan (Mesut Can Tunalı dk. 46), Ryan Mendes, Bruno Petkovic Yedekler: Gökhan Değirmenci, Muharrem Cinan, Yusuf Cihat Çelik, Furkan Gedik, Mustafa Ege Bilim, Onur Öztonga Teknik Direktör: Selçuk İnan Samsunspor: Okan Kocuk, Zeki Yavru, Lubomir Satka, Rick Van Drongelen, Logi Tomasson, Celil Yüksel (Makoumbou dk. 46), Jules Oliver Ntcham, Nany Dimata (Arbnor Muja dk. 69), Johan Holse Justesen (Soner Aydoğdu dk. 69), Emre Kılınç (Soner Gönül dk. 77), Marius Moundilmadji (Yunus Emre Çift dk. 90+ 2) Yedekler: Efe Yiğit Üstün, Efe Berat Töruz, Josafat Wooding Mendes, Polat Yaldır, Bedirhan Çetin Teknik Direktör: Thomas Reis Gol: Aleksandar Jovanovic (dk. 82 k.k.) (Samsunspor) Kırmızı kart: Samet Yalçın (dk. 44) (Kocaelispor) Sarı kart: Manuel Show, Joseph Nonge Boende (Kocaelispor), Celil Yüksel, Makoumbou (Samsunspor)
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 20:07
Trendyol Süper Lig: Kocaelispor: 0 - Samsunspor: 0 (İlk yarı)
Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Kocaelispor sahasında Samsunpor ile karşılaşıyor. Karşılaşmanın ilk devresi golsüz berabere sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 15. dakikada karşılaşmanın ilk tehlikeli atağı ev sahibi Kocaelispor’dan geldi. Sağ kanattan Ahmet’in ortasında ceza sahası içinde topla buluşan Samet kafayla topu ağlara göndermek istedi. Top direkten oyun alanına döndü. 34. dakikada Kocaelispor atağında ceza sahasında topun Thomasson’un eline çarptığı gerekçesiyle yapılan penaltı itirazları sonrası VAR kontrolü yapıldı. 36. dakikada Kocaelispor sol kanattan Haidara ile köşe vuruşu kullandı. Savunmadan seken topu kaleci Okan çıkardı. Zeki’nin elle oynadığı iddiasıyla penaltı itirazları yükseldi. 38. dakikada VAR’dan Zorbay Küçük’e potansiyel penaltı incelemesi tavsiyesi geldi. 41. dakikada VAR’ın izleme tavsiyesi sonrasında yaklaşık 2.5 dakika pozisyonu yeniden inceleyen Zorbay Küçük penaltı olmadığına karar verdi. 43. dakikada Samet’in Holse Justesen’e yaptığı faulün şiddeti nedeniyle VAR’dan potansiyel kırmızı kart izleme tavsiyesi geldi. 44. dakikada bir kez daha VAR monitörüne giderek pozisyonu izleyen Zorbay Küçük dönüşünde Kocaelisporlu Samet Yalçın’a kırmızı kart gösterdi. Hakemler: Zorbay Küçük, Mehmet Emin Tuğral, Seyfettin Ünal Kocaelispor: Aleksandar Jovanovic, Ahmet Oğuz, Anfernee Jamal Dijksteel, Appindangoye, Massadio Haidara, Samet Yalçın, Show, Joseph Nonge Boende, Oğulcan Çağlayan, Ryan Mendes, Bruno Petkovic Yedekler: Gökhan Değirmenci, Muharrem Cinan, Daniel Ebenezer Agyei, Yusuf Cihat Çelik, Furkan Gedik, Mustafa Ege Bilim, Onur Öztonga, Mesut Can Tunalı, Can Keleş Teknik Direktör: Selçuk İnan Samsunspor: Okan Kocuk, Zeki Yavru, Lubomir Satka, Rick Van Drongelen, Logi Tomasson, Celil Yüksel, Jules Oliver Ntcham, Nany Dimata, Johan Holse Justesen, Emre Kılınç, Marius Moundilmadji Yedekler: Efe Yiğit Üstün, Efe Berat Töruz, Josafat Wooding Mendes, Arbnor Muja, Soner Aydoğdu, Polat Yaldır, Soner Gönül, Antonie Makoumbou, Yunus Emre Çift, Bedirhan Çetin Teknik Direktör: Thomas Reis Kırmızı kart: Samet Yalçın (dk. 44) (Kocaelispor) Sarı kart: Celil Yüksel (Samsunspor)
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 19:19
Trendyol Süper Lig: Kocaelispor: 0 - Samsunspor: 0 (Maç devam ediyor)
Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Kocaelispor, sahasında Samsunspor ile karşılaşıyor. Mücadelenin 15 dakikası golsüz eşitlikle geçildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder