Yerel Haberler
Kocaeli
Üsküdar Vapuru faciasında hayatını kaybeden 392 kişi anılacak 28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:57:54 Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en fazla can kaybının yaşandığı sivil deniz kazalarından biri olarak kayıtlara geçen Üsküdar Vapuru faciasında hayatını kaybeden 392 kişi, 68. yılında Gölcük’te düzenlenecek anma programında dualarla yad edilecek. İzmit-Gölcük seferini yaptığı sırada şiddetli rüzgar nedeniyle Derince açıklarında batan vapurda, çoğunluğunu Gölcüklü öğrencilerin oluşturduğu 392 kişi yaşamını yitirmişti. O tarihte ilçede lise bulunmaması nedeniyle eğitim için İzmit’e gidip gelen çok sayıda öğrencinin de bulunduğu kazada aileler büyük bir acı yaşamıştı. Facianın yıl dönümünde Gölcük’te düzenlenecek programla hayatını kaybedenler bir kez daha anılacak. Şehitlikte tören düzenlenecek Program, 1 Mart Üsküdar Şehitliği’nde saat 12.00’de başlayacak. Çelenk sunumunun ardından protokol konuşmaları yapılacak, Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirilecek ve hayatını kaybedenler için dua edilecek. Saat 13.45’te ise Tevfik Hoca Camisi’nde Mevlid-i Şerif okunacak. Anma programına katılmak isteyen vatandaşlar için 1 Mart Pazar günü Değirmendere Çınarlık Meydanı’ndan saat 11.15’te, Gölcük Kaymakamlığı önünden ise saat 11.30’da otobüs kaldırılacak. , "Kalplerimizde derin izler bırakan acı hâtıralardır" Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer yaptığı açıklamada, "İlçemizin tarihinde; 4 Nisan 1953 Dumlupınar Denizaltısı Faciası, 1 Mart 1958 Üsküdar Vapuru Faciası ve 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi kalplerimizde derin izler bırakan acı hatıralardır. 1 Mart 1958 kalplerimizde burukluk oluşturan, tahsil gören bir nesli yitirdiğimiz, bizleri derin bir üzüntüye boğan bir tarihtir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin, en çok can kaybı yaşanan meşum deniz kazasında, Gölcük’te o tarihte lise olmadığından, çoğunluğunu Gölcüklü öğrencilerin oluşturduğu 392 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir. Bu büyük faciada hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyorum. Allah; ilçemizi ve memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:55 Trendyol Süper Lig: Kocaelispor: 0 - Beşiktaş: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig 24. hafta karşılaşmasında Kocaelispor, Beşiktaş’ı konuk ediyor. Maçın ilk yarısı golsüz eşitlikle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 17. dakikada sağ kanattan topu taşıyan Agyei çizgiye indi ve topu ceza sahasına orta yaptı. Savunmada Ndidi araya girdi ve top kaleci Ersin’de kaldı. 28. dakikada konuk takım sağdan Cengiz ile köşe vuruşu kullandı. Arka direkte savunmanın uzaklaştırdığı topla buluşan Agbadou kaleyi düşündü ancak şut üstten auta çıktı. 32. dakikada soldan atak geliştiren konuk ekipte topu taşıyan Rıdvan kale sahasına orta yaptı. Ön direğe hareketlenen Hyeon-Gyu Oh’nun vuruşunda top uzak köşeden dışarı gitti. Stat: Kocaeli Hakemler: Cihan Aydın, İbrahim Çağlar Uyarcan, Osman Gökhan Bilir Kocaelispor: Gökhan Değirmenci, Ahmet Oğuz, Botond Balogh, Hrvoje Smolcic, Anfernee Dijksteel, Habib Ali Keita, Cafumana Show, Karol Linetty, Daniel Agyei, Tayfur Bingöl, Serdar Dursun Yedekler: Serhat Öztaşdelen, Muharrem Cinan, Ahmet Sağat, Deniz Ceylan, Darko Churlinov, Furkan Gedik, Samet Yalçın, Can Keleş, Joseph Nonge Boende, Rigoberta Rivas Teknik Direktör: Selçuk İnan Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Kristjan Murillo, Agbadou, Felix Uduokhai, Rıdvan Yılmaz, Asllani, Ndidi, Cengiz Ünder, Vaclav Cerny, Junior Olaitan, Hyeon-Gyu Oh Yedekler: Devis Vazguez, Milot Rashica, Salih Uçan, Kartal Yılmaz, Gökhan Sazdağı, Jota Silva, Tiago Djalo, Devrim Şahin, Yasin Özcan, Mustafa Hekimoğlu Teknik Sorumlu: Murat Kaytaz
Servet değerindeki çakmaklar görenlerin ilgisini çekiyor
18 Ocak 2026 Pazar - 09:19 Servet değerindeki çakmaklar görenlerin ilgisini çekiyor Kocaeli’de çocukluk yıllarından gelen antika merakını profesyonel bir tutkuya dönüştüren Ali Öztürk, 1 buçuk yıl gibi kısa bir sürede 2 bine yakın objeyi bir araya getirdi. Özellikle 1940’lı yıllara tarihlenen çakmakları ve asırlık Avrupa porselenleriyle dikkat çeken koleksiyon, geçmişin izlerini günümüze taşıyor. İzmit ilçesinde boya sektöründe faaliyet gösteren 49 yaşındaki Öztürk, iş hayatının yanında çocukluğundan gelen antika merakını profesyonel koleksiyonculuğa dönüştürdü. Öztürk’ün kısa sürede bir araya getirdiği koleksiyonda; biblolar, saatler, model arabalar ve Avrupa menşeli porselenler yer alıyor. Envanterin en dikkati çeken bölümünü ise çakmaklar oluşturuyor. Koleksiyonda, aralarında Dupont, Cartier, Dunhill ve Ronson gibi markaların bulunduğu, en eskisi 1940’lı yıllara tarihlenen 300’ün üzerinde çakmak sergileniyor. Öztürk’ün Mehmet Ali Paşa Mahallesi’ndeki hobi dükkanında meraklılarıyla buluşturduğu koleksiyonda fiyatlar, ürünün nadirliğine göre değişiyor. Dükkanda çakmaklar 2 bin ila 100 bin, biblolar bin ila 50 bin, porselenler ise 500 ila 15 bin lira arasında alıcı buluyor. "Çocukluktan gelen bir heves, tutku" Antika merakının çocukluk yıllarına dayandığını ancak o dönem imkanların kısıtlı olduğunu söyledi. Son yıllarda bu ilgisine daha fazla vakit ayırdığını belirten Öztürk, "Antika merakı çocukluktan gelen bir heves, tutku. Çocukluğumuzda da ufak ufak toplardık ama son zamanlarda işler biraz rölantiye girince, biraz daha inzivaya çekilince toplama fırsatı bulduk. Çocukluktan gelen bir özlem ve heves vardı. Gençken maddi imkanlar sınırlı oluyor, yaş ilerledikçe biraz daha rahatlıyor. Şimdi yavaş yavaş hevesimizi gidermek için almaya başladık. Alıyoruz, hevesimizi giderince satıyoruz, yerine başka heves ettiğimizi koyuyoruz. Bu şekilde bir döngü oluştu" dedi. Dükkanında 2 bini aşkın ürün bulunduğunu ifade eden Ali Öztürk, "Sadece çakmak olarak koleksiyonumuzda 300’ün üzerinde ürün mevcut. Dupont, Cartier, Dunhill gibi koleksiyonluk çakmaklar var. En eski çakmaklarımız 1940’lı yıllara ait. Günümüze kadar gelen, hatta 2024 üretimi olan çakmaklar da mevcut" diye konuştu. "150-200 yıllık biblolarımız var" Koleksiyondaki parçaların büyük bir kısmının yurt dışı kaynaklı olduğunu anlatan Öztürk, özellikle İngiltere’deki antika pazarlarından tedarik sağladığını kaydetti. Öztürk, koleksiyonun çeşitliliğine değinerek, şunları aktardı: "Fransa, İtalya, Belçika ve Almanya’dan gelen ürünler var. Sanat tarihi açısından bakıldığında 150-200 yıllık biblolarımız da var, 20-30 yıllık olanlar da. Net bir tarih vermek zor, oldukça karışık ve çeşitli. Mesela 200 yıllık biblo da mevcut. Uygun fiyatlı, koleksiyonluk saat bulduğumuzda onları da koleksiyonumuza katıyoruz. Şu an toplamda 10-15 civarında saat var. Şu an ilgi alanım daha çok çakmak olduğu için çakmağa yöneldik ama bu işlerde heves değişebiliyor. Saate ilgi artarsa, o da çoğalabilir. Çakmaklarda genelde Fransa ve İngiltere başrolde. Dupont, Cartier gibi markalar ağırlıklı. Ronson gibi İngiliz markalar da var." "Fransız, İtalyan, Belçika, Alman ve İngiliz porselenleri mevcut" Ali Öztürk, "Porselenlerimiz eski tarihli, güncel üretim porselen yok. Genelde Fransız, İtalyan, Belçika, Alman ve İngiliz porselenleri mevcut. İngiltere’de bir arkadaşımız var. Pazar günleri antika pazarlarını gezip beğendiği ürünleri bana atar, ben de şunu al, bunu al derim. O şekilde alıp gönderir. İngiltere’de porselen oldukça yaygın" şeklinde konuştu. Ömrü yettikçe ürün toplamaya devam edeceğini aktaran Öztürk, küçük oğlunun da izinden geldiğini, onun da yabancı dilde kitap, çizgi roman ve figür koleksiyonu yaparak mezatları takip ettiğini sözlerine ekledi.
6.5 aydır teşhis konulamayan genç kızın ailesi cenazesini aldı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 16:41 6.5 aydır teşhis konulamayan genç kızın ailesi cenazesini aldı Kocaeli’de yaşayan 18 yaşındaki Dilara Gezgin, yaklaşık 6.5 aydır süren ve teşhisi konulamayan hastalık sebebiyle hayatını kaybetti. Acılı baba Yaşar Gezgin, "Çocuğumun üzerinde deney yaptılar" derken, yengesi ise "Yavrum hastaneye kendi ayaklarıyla gitti. Biz ise cenazesini aldık" dedi. Edinilen bilgilere göre, karın ağrısı ve enfeksiyon şikayetiyle yaklaşık 6.5 ay önce hastaneye başvuran 18 yaşındaki Dilara Gezgin, yapılan ilk değerlendirmelerin ardından Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sevk edildi. Burada uzun süre tedavi gören genç kızın, yapılan tüm tetkik ve tahlillere rağmen hastalığına kesin bir teşhis konulamadı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen Dilara Gezgin kurtarılamadı. Dilara Gezgin’in vefatı, ailesi, yakınları ve sevenlerini derin üzüntüye boğdu. Genç kızın cenazesi, bugün öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. "Kızımın sadece karın ağrısı ve enfeksiyonu vardı" Yaşadığı süreçleri anlatan acılı baba Yaşar Gezgin, "Kızım Dilara’yı ilk önce Kocaeli Şehir Hastanesi’ne götürdüm. Kızımın sadece karın ağrısı ve enfeksiyonu vardı. Şehir hastanesi, Dilara’yı Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne götürebileceğimi söyledi. Bunun üzerine oraya gittik. Dediler ki enfeksiyondan dolayı akciğerde sıvı var. Çocuğum bir hafta on gün yoğun bakımda kaldı. Ardından kızım servis odasına alındı ve akciğerdeki sıvı boşaltıldı. Ardından çok yoğun ve ağır antibiyotik tedavisine devam edildi" diye konuştu. "Verem olabilir" Kızının hastalığına teşhis konulamadığını söyleyen baba Gezgin, "Dışarıdaki laboratuvarlarda veya hastanenin kendi laboratuvarlarında hiçbir şekilde hastalık tespit edilmedi. Her seferinde negatif sonuçlar aldık. Hiçbir sonuçta pozitif çıkıp, hastalığa rastlanmadı. Buna rağmen çocuğuma verem teşhisi koydular. Dediler ki ’Bu verem vurgusu.’ Doktor, ’Çocuğunu ameliyata alıp bakmam lazım ki ne olduğunu anlayabileyim’ dedi. En son ameliyatı kabul ettim. Anestezi doktoru ise ’Senin çocuğun ameliyata girme durumu şu an imkansız. Çünkü çocuğunun solunum desteği ihtiyacı var. Ameliyata girerse yaşamını kaybetme ihtimali çok yüksek’ diyerek ameliyata onay vermedi" şeklinde konuştu. "Kızımın son yediği ve içtiği tek şey bir bardak su oldu" Konuşmasını sürdüren Gezgin, "5-6 doktor görüştü, ’Tüp takalım, vücuttaki sıvı dışarı boşalsın’ dediler. Aradan yarım saat sonra bir ilaç gönderildi, verem tedavisiyle ilgili bir ilaçmış. İlacı getiren kişi dedi ki, ’Bu kıza ben bu ilacı verirsem kaldırmaz. Günlerdir aç. Gelin doktor hanımı arayalım, teyit edelim. Yanlış bir şey yapmayalım.’ Hemşireler doktoru aradı. Doktor, ’İlacı verin daha sonra beslemeye başlayın’ dedi. Kızım, 10 dakika içinde ancak bir bardak su içebildi. Zaten kızımın son yediği ve içtiği tek şey bir bardak su oldu. İlacı verdikten 20–25 dakika sonra çocuğumun kalbi durdu. Tam 39 dakika boyunca kızımı geri getirmek için uğraştılar. O günden bugüne, tam 4 aydır yoğun bakımda. Kalbinin durduğu günden itibaren bilinci, beyni ve bazı organları oksijensiz kaldığı için zarar gördü" şeklinde konuştu. "Kızını al evine götür, bu yatağı başkasına vermem lazım" Kızı o haldeyken eve göndermek istendiğini söyleyen Yaşar Gezgin, "Bana en son şu teklif bile geldi; ’Artık çocuğun burada yatamayacak durumda. Al evine götür, bu yatağı başkasına vermem lazım. Doktorlarla tartıştım, ’Sen benim evladımı sokağa mı atıyorsun?’ dedim. Ben sonuna kadar bu olayın arkasındayım ve peşini bırakmayacağım. Benim canımı yaktılar; elimden geleni ardına koymayacağım. En azından başkasının canı yanmasın diye gereken birimlere şikayetçi oldum" ifadelerini kullandı. "Çocuğumu kukla gibi kullandılar" "Çocuğumun üzerinde deney yaptılar" diyen acılı baba, "Çocuğumu oyuncak gibi kullandılar. Yoğun bakımda yatan bir hastanın kolunu çıkarabilir mi? Benim çocuğumun kolunu çıkardılar. Toplamda 6 buçuk ay kızım hastanede yattı, 2 buçuk ay servis odasında, tam 4 ay yoğun bakımda. Üniversite hastanesi için ’Sana derman olabilecek tek yer burası’ dediler ama keşke gitmeseydim. Çocuğumu kukla gibi kullandılar. Üzerinde deney yaptılar, öğrenci yetiştirdiler. Sağlam giden ya ölü çıkıyor ya da bu hale geliyor" dedi. "Söyledikleri tek şey, ’Verem olabilir’ demekti" Teşhis konulamadığını ifade eden Yaşar, "Hala ölüm raporuna baktığımda, teşhis yok. Söyledikleri tek şey, ’Verem olabilir.’ ’Olabilir’ ile ne yapabilirsin? Nerelere gidebilirsin? Ben bütün tahlil sonuçlarını saklıyorum; dış laboratuvarlara gönderdim, Ankara ve İstanbul’daki laboratuvarlarda bile negatif çıktı. Hastanenin kendi laboratuvarında da negatif. Pozitif çıkan hiçbir şey yok, ne kanser bulgusu ne verem bulgusu ama mercimek tanesi kadar bir hap verildi ve çocuğumun hayatı karartıldı" diye konuştu. "Yavrum hastaneye kendi ayaklarıyla gitti. Biz ise cenazesini aldık" Dilara’nın yengesi Miyaser Gezgin ise "Ciğerimiz yandı. Teşhis hiç koymadılar. ’Neden öldü, neden hasta oldu?’ diye doktorlara sorduk, hiçbir cevap alamadık. İlaç verdiler o ilacı kaldıramadı, kalp krizi geçirdi. Kalbi durdu. Beynine pıhtı attı. ’Engelli kalır, özürlü kalır’ dediler. Çocuk 6.5 ay boyunca gözünü açamadı. Son anlarda, ölümünden bir iki gün önce gözlerini açtı; ama bizimle konuşamadı, sadece gözleriyle anlatmaya çalışıyordu. Yavrum hastaneye kendi ayaklarıyla gitti. Biz ise cenazesini aldık" şeklinde konuştu.
Kürşad Zorlu: "Terör örgütleri lağvedilmeli, Suriye’nin Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle bütünlüğü vazgeçilmez"
17 Ocak 2026 Cumartesi - 16:17 Kürşad Zorlu: "Terör örgütleri lağvedilmeli, Suriye’nin Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle bütünlüğü vazgeçilmez" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Kocaeli’deki basın toplantısında, terör örgütlerinin bütün unsurlarıyla lağvedilmesi gerektiğini, Suriye’nin Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle bütünlüğünü öncelik verdiklerini ve Türkmenlerle yakın iş birliği içinde olduklarını vurguladı. Kocaeli’ye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, partisinin il başkanlığında teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Düzenlenen toplantıya AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, milletvekilleri ile MKYK üyeleri katıldı. Toplantıda "Terörsüz Türkiye" hedefinin önemine dikkat çekildi. Terör örgütlerinin bütün unsurlarıyla kendini lağvetmesi gerektiğini belirten Zorlu, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Zorlu ayrıca ana muhalefetin su politikalarına yönelik eleştirilerde bulunarak, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin su yönetiminde başarılı risk yönetimi ortaya koyduğunu dile getirdi. "Terör örgütü bütün unsurlarıyla ve şubeleriyle kendini lağvetmek zorundadır" Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye hedefimiz büyük önem taşımaktadır. Bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çalışmalar yürütülüyor ve Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve kararlılık nettir. Terör örgütü, bütün unsurlarıyla ve şubeleriyle kendini lağvetmek zorundadır. Bu gerçekleştikten sonra inşallah 86 milyon vatandaşımızın huzur ve güveni için her bir kilometrekaremizde birlik ve beraberliği her yönüyle sağlamanın iradesine sahibiz" dedi. "Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle her parçasıyla Suriye’nin bütünlüğünü önceliyoruz" Sadece PKK terör örgütünden bahsetmediğini belirten Zorlu, "Suriye’de de olmak üzere YPG ve SDG’nin de bunun içerisinde yer aldığının özellikle altını çizmek istiyorum. Buradaki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Toprak bütünlüğüne sahip Suriye bizim için vazgeçilmezdir. Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle her parçasıyla Suriye’nin bütünlüğünü önceliyoruz. Biz yakinen Türkmen kardeşlerimizle ilgileniyoruz, bu tarihten gelen sorumluluğumuzdur. İnşallah onların Suriye Türkmen Meclisi başta olmak üzere bütün sivil toplum ağıyla, yakın gelecekte birliklerini ve bütünlüklerini sağlayacak güçlü bir sivil toplum yapısına kavuşmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda gerekli çalışmaları yürütüyoruz. Yakın gelecekte bunu hep birlikte görmüş olacağız" ifadelerini kullandı. "Suyu bulandırmaya çalışanlar da karşımızda duruyor" Suyu bulundurmaya çalıştıklarını ifade eden Zorlu, "Biz bu çabalara doğru yönelmişken, suyu bulandırmaya çalışanlar da karşımızda duruyor. Hatta suyu bulandırmakla kalmayan, suyu da vatandaşa getiremeyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin lideri Avrupa’nın başkentlerinde beş dakika daha fazla konuşabilmek için ülkesini şikayet ediyor. Bir de bakıyorsunuz su üzerinden ciddiyetsiz açıklamalar yapıyor. Sorumluluk ve yetki kendilerinde olduğu halde yönettikleri belediyelerin başarısızlıklarını başka gerekçelerle örtmeye çalışıyorlar. Yağmur üzerinden yürüttükleri polemik, aslında kaçınmak istedikleri ve konuşmak istemedikleri bir yönetim zafiyetini ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. "Özgür Özel’e tavsiyem; şaibe iddialarını yalan ve gerçek dışı açıklamalarla daha da komik hale getirmesin" Türkiye’nin her yerinde kuraklık söz konusu olduğunu belirten Zorlu, "Kocaeli’’de su sıkıntısı oldu mu? Çok şükür olmadı başkanımız ve yönetimi bunun geleceğini bildiği için ciddi risk yönetimiyle hem yeni su kaynaklarını şehrimize kazandırdı hem de kayıp-kaçak oranlarını düşürdü. Bildiğim kadarıyla yüzde 22’ye kadar indi. Kocaeli gibi bir sanayi şehrinde sanayicinin kullandığı geri dönüşüm suyunun oranı da yüzde 38’e çıkarıldı. Vatandaşına suyu kriz çıkmadan götüren, kaynakları doğru yöneten anlayışı çok şükür Kocaeli Büyükşehir Belediyesi hayata geçirmiştir. Burada kuraklık yok muydu? Elbette vardı. Özgür Özel’e tavsiyem; şaibe iddialarını, beceriksizliklerini, bir takım yalan ve gerçek dışı açıklamalarla daha da komik hale getirmesin. Çünkü biz milletimizin kaliteli siyaseti hak ettiğine inanan bir siyasi partiyiz. Bu anlayışla ülkemizi hep birlikte ileri taşımak istiyoruz" dedi. Zorlu, konuşmasının sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne, AK Parti teşkilatlarına ve tüm paydaşlara teşekkür ederek, tüm vatandaşları 18 Ocak’ta saat 18.00’de Kocaeli Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Türk Dünyası Buluşması’na davet etti.
Üreticiye yüzde 50 hibeli tarımsal ve hayvansal destek
17 Ocak 2026 Cumartesi - 13:26 Üreticiye yüzde 50 hibeli tarımsal ve hayvansal destek Kocaeli’de yüzde 50 hibeli tarımsal ve hayvansal destek projeleri kapsamında yem bitkisi tohumu, zirai gübre ve doğal salma yumurta tavukçuluğu için başvurular pazartesi başlayacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, her yıl düzenli olarak hayata geçirdiği tarımsal ve hayvansal destek projelerini 2026 yılında da sürdürüyor. Yeni yılda da 3 büyük destekle üreticileri yalnız bırakmayan büyükşehir, bu doğrultuda yüzde 50 hibeli, "doğal salma yumurta tavukçuluğu", ilkbahar dönemi için "yem bitkisi tohumu" ve "zirai gübre" desteği sağlayacak. Projeden yararlanmak isteyen üreticilerden başvurular 19 Ocak Pazartesi günü itibariyle alınmaya başlanıyor. İnsana dokunan projeler yüzleri güldürüyor Hayata geçirilen projeler, Kocaeli’de tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamada kilit rol oynuyor. Büyükşehir belediyesi, kırsalda üretimi destekleyerek hem çiftçinin emeğini koruyor hem de yerli üretimin devamlılığını sağlıyor. Kırsal kalkınmayı merkeze alan, üreticiyi ayakta tutan ve doğrudan insana dokunan projelerle çiftçilerin yükünü hafifleten büyükşehir, peş peşe verdiği desteklerle üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Yem bitkisi tohumu desteği Büyükşehir belediyesinin yıllardır başarıyla uyguladığı ilkbahar dönemi yem bitkisi tohumu destekleme projesi, bu yıl da üreticilerle buluşuyor. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 hibeli dane mısır, silajlık mısır, yonca tohumu ve mısır gübresi (15-15-15) desteği verilecek. Destekler 70 dekara kadar alanı kapsayacak. Bu proje ile sağlanan desteklerle hayvan yemi üreten çiftçilerin hem girdi maliyetleri düşüyor hem de hayvancılığın gelişmesine katkı sağlıyor. Meyve, sebze ve fındık üreticisine can suyu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımı ayakta tutan önemli projelerinden biri olan zirai gübre destek projesi ile meyve, sebze ve fındık üreticilerine yüzde 50 hibeli zirai gübre (15-15-15) desteği sağlanacak. Her yıl düzenli olarak devam eden proje sayesinde üreticiler hem maliyet avantajı sağlıyor hem de verimli üretim yapma imkanı buluyor. Yerli yumurta tavukçuluğu Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmayı hedefleyen doğal salma yumurta tavukçuluğu projesi bu yıl yeniden üreticilerle buluşuyor. Proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 hibeli tavuk, suluk, yemlik, folluk, yumurta öncesi yem ve yumurta yemi desteği verilecek. Büyükşehir’in bu desteği, özellikle küçük ölçekli üreticiler için önemli bir geçim kapısı oluşturuyor. Başvurular hangi tarihleri kapsıyor? Desteklerden faydalanmak isteyen çiftçilerin, "Yem Bitkisi Tohumu" ve "Zirai Gübre" projeleri için 2026 yılı ÇKS belgeleriyle başvuruda bulunmaları gerekiyor. İzmit, Kartepe, Başiskele, Derince ve Körfez ilçelerindeki çiftçiler Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığına, Kandıra’daki çiftçiler ise Kandıra Belediyesi’nin yeni hizmet binasında bulunan Kocaeli büyükşehir hizmet birimine 30 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar belgeleriyle müracaat edebilecek. Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’ndaki çiftçiler Büyükşehir Gebze Hizmet Binasına, Gölcük ilçesindeki üreticiler Gölcük Ziraat Odası’na 26-27 Ocak, Karamürsel ilçesindeki üreticiler ise Karamürsel KO-MEK binasında 22-23 Ocak tarihleri arasında talepte bulanabilecek. "Doğal Salma Yumurta Tavukçuluğu" projesi için ise başvurular sadece Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na, 30 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar yapılacak. Üreticilerden güncel hayvancılık işletme belgesi istenecek.
Bu merkezler 2025’te 24 bin öğrenciye hizmet verdi
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:50 Bu merkezler 2025’te 24 bin öğrenciye hizmet verdi Kocaeli’de atölye, etkinlik, gezi ve sosyal sorumluluk projeleri ile gençlerin ihtiyaçlarını tek çatı altında karşılayan Kılavuz Gençlik Merkezleri, 2025 yılında 24 bin öğrenciye hizmet verdi. Kocaeli’de yaşayan gençlerin sanatsal ve mesleki eğitimlerle her türlü donanıma sahip olmasını hedefleyen büyükşehir belediyesi, 21. yüzyıl becerileri ile donatılmış bir gençlik meydana getirmek için çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. 2025 yılında gençler için bilimden sanata, spordan eğitime, teknolojiden kültürel ve sosyal aktivitelere kadar birçok alanda projeler hayata geçiren büyükşehir, gençlik merkezlerinde öğrencilere farklı alanlarda zengin faaliyet havuzu ile hizmet veriyor. 24 bin genç faydalandı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, içerisinde kütüphane, bilişim sınıfı, bilim-deney, müzik ve sanat atölyesi, rehberlik, divaniye, playstation, masa tenisi odası ve ikram alanı bulunan Kılavuz Gençlik Merkezleri ile gençlere çok önemli ayrıcalıklar yaşatıyor. Büyükşehirin gençlere hem eğitim alanında hem de sosyal anlamda destek olduğu gençlik merkezlerinden 2025 yılında 24 bin öğrenci faydalandı. Gençlik merkezlerinde gerçekleştirilen atölye çalışmaları, geziler, kamplar ve çeşitli etkinliklere ise toplam 3 bin öğrenci katılım sağladı. Halkevi Gençlik Merkezi açıldı Gençlerin yaşam şartlarını iyileştiren ve eğitimlerine büyük katkıda bulunarak sayısız çalışmaya imza atan Kocaeli büyükşehir, Halkevi’ni son teknoloji altyapısıyla donatılmış çok amaçlı komplekse dönüştürdü. Büyükşehir, kentin simge yapılarından Halkevi’ni 2025 yılında gençlik merkezi olarak gençlerin ve Kocaeli halkının kullanımına açtı. Çalışmalarını "Tasarım Kulübü", "Gösteri Sanatları Kulübü", "Müzik Akademisi", "Düşünce Kulübü", "Ses Tasarım Kulübü", "Görsel Sanatlar Kulübü" ve "Hobi Atölyeleri" olmak üzere 7 ana uygulama modeli üzerinden şekillendiren Halkevi Gençlik Merkezi, 8-29 yaş arası üyelere alanında uzman eğitmenler eşliğinde hizmet veriyor. Gençler ayrıca Zübeyde Hanım Kütüphanesi’ne de yoğun ilgi gösterdi. Halkevi Gençlik Merkezi kısa sürede gençler için popüler mekan haline gelirken 2025 yılında 3 bin 934 genç faydalandı. Söyleşi Gençlik Merkezleri, 2025 yılında gerçekleştirdiği eğitim faaliyetleriyle geleceğimizin teminatı olan gençlere kılavuz oldu. "Bi Kitap Bi Konuk" söyleşileri hayatı ve insanı tanıma yolunda gençlere tecrübe kazandırdı. 2025 yılında gerçekleştirilen Bi Kitap Bi Konuk söyleşilerinde Eda Albayrak öğrencilerle buluşurken söyleşilere 150 öğrenci katılım sağladı. Doğal ve sağlıklı yaşam Doğal ve sağlıklı yaşam programı kapsamında gençlerin yeteneklerine uygun spor dalında ilerlemeleri ve doğal yaşam becerileri konusunda temel düzeyde kendilerini idame ettirebilecekleri aktif gelişim sürecini hedefleyen çalışmalar yapıldı. Gençlik merkezlerinde 2025 yılında karate, masa tenisi, satranç, jet kune do, jimnastik, okçuluk, doğa yürüyüşleri, kamplar ve bisiklet turları gibi faaliyetlere bin 314 öğrenci katılım gösterdi. Sosyal gelişimleri desteklendi Sosyal gelişim programı ile öğrencilerin sosyal konularda aktif, katılımcı ve etkileşimi yüksek faaliyetlerle hem bireysel hem de kültürel düzeyde desteklenmeleri hedeflendi. Program kapsamında gençlerin tarihi, kültür ve medeniyeti yerinde görerek daha yakından tanımaları amacıyla 2025 yılında şehir içi ve şehir dışı 75 gezi düzenlendi. İl içi ve il dışı gezilerden toplam bin 982 öğrenci faydalandı. Bilgi gelişim programı Konulara yönelik derinlemesine okuma, araştırma ve eğitsel atölyelerin bütününü kapsayan bilgi gelişim programı ile her öğrenci için bilginin kazanıma dönüşmesini hedefleyen ölçümlemeler yapıldı. 2025 yılında bilgi gelişim programı faaliyetleri kapsamında diksiyon ve hitabet, üretici yazarlık, münazara, işaret dili, İngilizce ve okuma grupları, Kur’an Kursu, tarih ve bilim-deney atölyelerinden bin 500 öğrenci faydalandı. Beceri gelişim programı Gençlik Merkezlerinde 2025 yılında beceri gelişim programı kapsamında zanaat, sanat ve temel yaşam becerilerinin gelişimine yönelik eğitimleri içeren çalışmaların yapıldığı çok sayıda atölye açıldı. Resim, el sanatları, kuyumculuk, seramik, piyano, gitar, keman, gastronomi, robotik kodlama, fotoğrafçılık ve grafik tasarım atölyelerinden 2025 yılında 2 bin öğrenci faydalandı.
Çayırova Belediyesi, Federasyon Kupası’nda finale yükseldi
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:29 Çayırova Belediyesi, Federasyon Kupası’nda finale yükseldi Çayırova Belediyesi, Erkekler Federasyon Kupası Yarı Finali’nde Bandırma Bordo Basketbol’u geçerek adını finale yazdırdı. Türkiye Basketbol Ligi’nde mücadelesine devam eden Çayırova Belediyesi, kupada yarı finale yükseldi. Erkekler Federasyon Kupası Yarı Final Karşılaşması’nda Parmos Otel Bandırma Bordo Basketbol’la karşı karşıya gelen Çayırova Belediyesi, maçı 80-70’lik skorla kazanan taraf oldu. Baş antrenör Ender Aslan’ın öncülüğünde maça Ömer Utku Al, Roberto Gallinat, Erdi Gülaslan, Hakan Yapar ve Nysier Brooks ilk beşi ile başlayan Çayırova Belediyesi, karşılıklı basketlerle geçilen ilk çeyreğin sonuna doğru makası açtı ve periyot sonuna 23-19’luk skorla gitti. İkinci periyotta hücumda ve savunmada üstün oyununa devam eden Çayırova Belediyesi, devre arasına 43-35’lik skor avantajıyla gitti. Gallinat’tan 25 sayı Üçüncü periyotla beraber maçtaki skor üstünlüğünü iyiden iyiye perçinleyen Çayırova Belediyesi, karar çeyreğine 17 sayılık farkla, 66-49’luk skorla üstün giren taraf oldu. Son periyotta üstün oyununu sürdüren ve elde ettiği skor avantajını iyi koruyan Çayırova Belediyesi, mücadeleden 80-70 galip ayrılarak adını finale yazdıran taraf oldu. Çayırova Belediyesi adına maçın en skorer oyuncusu 25 sayılık performansıyla Roberto Gallinat olurken, Nysier Brooks’un 19 sayı 17 ribaundu ve Ömer Utku Al’ın 11 sayısı galibiyette büyük rol oynadı. "Canı gönülden kutluyorum" Aldığı bu sonucun ardından final oynamaya hak kazanan Çayırova Belediyesi, şampiyonluk için Konya Büyükşehir Belediyesi Spor’la karşı karşıya gelecek. 18 Ocak Pazar günü saat 18.30’da Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu’nda oynanacak karşılaşma, HT Spor erkanlarından da canlı olarak yayınlanacak. Yarı final müsabakası sonrasında büyük bir sevinç yaşayan Çayırova Belediyesi, final maçını da kazanarak kupayı müzesine götürmeyi hedefliyor. Maç sonrasında açıklamalarda bulunan Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, "Finaldeyiz. Federasyon kupası yarı final karşılaşmasında Bandırma Bordo Basketbol’u mağlup ederek finale yükselen basketbol takımımızı canı gönülden kutluyorum" dedi.
İzmitli kız öğrenciler Arapça münazarada dünya ikincisi oldu
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:50 İzmitli kız öğrenciler Arapça münazarada dünya ikincisi oldu Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin öğrencileri, Katar’da düzenlenen 7. Dünya Münazara Şampiyonası’nda büyük bir başarıya imza atarak dünya ikincisi oldu. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen yarışmalarda Türkiye şampiyonu olan ve Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etme hakkı kazanan 12. sınıf öğrencileri Sümeyye Bulut, Zeynep Rümeysa Arabacı, Meryem Rabia Şengül ve Zehra Nur Abay danışman öğretmenleri İman Summakieh yönetiminde Katar’ın başkenti Doha’ya gitti. Burada, ana dili Arapça olan pek çok ülkeyi geride bırakan İzmitli öğrenciler, zorlu etapların ardından final oynayarak dünya ikinciliği elde etti. Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, 2018 yılında da dünya şampiyonu olarak Türkiye’yi başarıyla temsil etmişti. "Sürekli çalıştık, Allah’a tevekkül ettik" Katar’daki şampiyonada Türkiye’yi temsil eden öğrencilerden Zehra Nur Abay, başarıya giden yolda disiplinli çalışma ve maneviyatın önemine dikkati çekti. Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce 2024 yılında düzenlenen yarışmalarda Arapça kategorisinde Türkiye şampiyonu olduklarını hatırlatan Abay, şunları kaydetti: "2024’te İman Hoca ile çalışmaya başladık ve sıkı bir program uyguladık. Bu süreçte İman hoca gerek Arapça gerek münazara teknikleri gerekse ihlasımız üzerine bize çok yardımcı oldu. Sürekli birlikte çalıştık, Allah’a tevekkül ettik. Yarışmaya kadar bu süreci bu şekilde ilerlettik. Türkiye birincisi olduktan sonra da Katar’da ülkemizi temsil etmeye hak kazandık." "1,5 yıl boyunca 100’ü aşkın konu araştırdık" Katar biletini aldıktan sonra hazırlıkların daha da yoğunlaştığını belirten Zeynep Rümeysa Arabacı, şampiyona sürecindeki çalışma tempolarına değindi. Arabacı, ana dili Arapça olan rakiplerini geride bıraktıkları süreci şu sözlerle anlattı: "1,5 yıllık bir hazırlık sürecimiz oldu. Bu süreçte çıkması muhtemel olduğunu düşündüğümüz 100’ü aşkın konu hakkında araştırma yaptık ve haklarında delil topladık. Aynı zamanda Arapça münazaralar gerçekleştirdik, dini anlamda da kendimizi geliştirdik. Bu süre zarfında münazara üslubumuz oturdu. Kendimize konu belirleyip, hazırlandıktan sonra münazara pratikleri yaptık. Hindistan ve Lübnan gibi farklı ülkelerle hazırlık maçları gerçekleştirdik. Üniversitelerin düzenlediği münazaralarda takım eksikliği olduğunda onlara katılarak kendimizi geliştirme imkanı bulduk. Mayıs ayında elemelere girdik ve 40 ülke arasından, ana dili Arapça olan ülkeleri de geçerek 5. sırada Katar’a gitmeye hak kazandık." "Hem YKS’ye hazırlandık hem de ana dili Arapça olanlarla yarıştık" Sümeyye Bulut ise bir yandan üniversite sınavına (YKS) hazırlanırken diğer yandan dünya devleriyle yarışmanın zorluğunu anlattı. 45 ülke arasından sıyrılarak Katar’daki finallere katılmaya hak kazandıklarını belirten Bulut, hem akademik hem de mental olarak yoğun bir süreçten geçtiklerini vurguladı. Bulut, şampiyonada karşılaşılan önemli güçlüklerden birinin farklı bir dil ve kısıtlı zaman olduğunu ifade ederek, "Çalışma sürecimiz yoğundu, çok gayret istiyordu. Yanında YKS çalışmamız da olduğu için bizi zorlayan bir süreçti. Aynı zamanda münazaralarda 20 dakika öncesinden konu veriliyordu. Bu süreçte ekip olarak kendimizi hazırlamamız gerekiyordu ama çok şükür atlattık. Bizi en çok zorlayan unsur, rakiplerimizin ana dillerinin Arapça olmasıydı. Biz sonradan Arapça öğrenmiştik. Onlar kendilerini çok iyi ifade ediyordu. 20 dakikalık süreçte tamamen konuyu anlayıp, argüman bulmak ve Arapça metnini yazabilmemiz gerekiyordu. Bunların hepsini 20 dakikaya sığdırmak zordu. Çok uzun ve yorucu bir süreçten geçtik. Orada ülkemizi temsil etmeye çalıştık ve güzel bir derece elde ettik" ifadelerini kullandı. Danışman Öğretmen Summakieh: "Türkiye’yi temsil etmekten onur duyduk" Takımın danışman öğretmeni İman Summakieh da başarının sırrının disiplin olduğunu kaydetti. 12 yıldır Türkiye’de yaşadığını belirten Summakieh, "Kazanmamızın sebebi birçok faktörden oluşuyordu. Bunlardan en önemlileri disiplin, birlikte çalışmak ve sabır. En önemlisi de ekip arasındaki yardımlaşma. Arkadaşlarımızla birlikte o ruha sahip olduk. Türkiye’yi temsil etmekten onur duyduk. Güzel bir iz bıraktığımız için çok mutluyuz" diye konuştu.