Yerel Haberler
Kocaeli
20 şehirden gelip, glutensiz hünerlerini sergilediler 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:29:57 Kocaeli’nin Darıca ilçesinde düzenlenen "Ulusal Glutensiz Yemek Yarışması" için 20 farklı şehirden gelen dernek temsilcileri, hazırladıkları glutensiz lezzetlerle hünerlerini sergiledi. Çölyaklı bireylerin beslenme hassasiyetlerine vurgu yapılan etkinlikte, glutensiz hayat bilincinin artırılması hedeflenirken dereceye girenler plaket verildi. Darıca Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen programda, dernek temsilcileri glutensiz ürünlerle hazırladıkları tatlı ve tuzlu tarifleri jüri üyelerinin beğenisine sundu. Yarışma ile çölyaklı bireylerin beslenme konusunda yaşadığı hassasiyetlere vurgu yapılması ve toplumda bu konudaki farkındalığın artırılması hedeflendi. "Farkındalığımızı artırmaya çalışıyoruz" Kocaeli Çayırova Glutensiz Yaşam Derneği Başkanı Emine Akbulut Otlu, kentte 3 yıldır ilçe ilçe farkındalık çalışmaları yürüttüklerini belirterek, "Dünya Çölyak Farkındalık Günü’nü 3 yıldır Kocaeli olarak ilçe ilçe, iller arası derneklerimizle güzel bir yemek yarışması hazırlayarak kutluyor, farkındalığımızı artırmaya çalışıyoruz. Çölyaklıların zor yaşantısını içinde barındıran bu durumu daha ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Bizlere her konuda destek olan Darıca Belediyesi başta olmak üzere Çayırova, Dilovası ve Büyükşehir Belediyelerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Program çölyak hastalarına destek olmanın önemini gösteriyor" Darıca Belediye Başkan Yardımcısı Selma Gülenç ise organizasyonun önemine değinerek, belediye olarak bu anlamlı programa ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Gülenç, "Bu program, çölyak hastalarına destek olmanın önemini gösteriyor. Emeği geçenlere ve desteklerini esirgemeyen Belediye Başkanımız Sayın Muzaffer Bıyık’a teşekkür ediyoruz" dedi. Programın sonunda yarışmada dereceye girenlere ve etkinliğin gerçekleştirilmesine katkı sunan paydaşlara plaket takdim edildi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:23 Kurban pazarını su bastı: Yüzlerce hayvanın apar topar tahliyesinde zor anlar Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde doluluk oranı yüzde 99’a ulaşan Yuvacık Barajı’nda tek kapağın kontrollü olarak açık tutulmasının ardından Kiraz Çayı taştı. Sular altında kalan kurban pazarındaki yüzlerce büyükbaş hayvan güvenli alanlara tahliye edilirken, mağdur olan üretici, "Hayvanlar perişan oldu, bazılarının ayakları zarar gördü" dedi. Edinilen bilgiye göre, Yuvacık Barajı’nın doluluk oranının yüzde 99 seviyesine ulaşmasının ardından İSU yetkilileri tarafından kontrollü olarak tek baraj kapağı açıldı. Bölgede artan su debisi nedeniyle Başiskele ilçesi Doğantepe Mahallesi sınırlarından geçen Kiraz Çayı taştı. Çayın taşmasıyla birlikte nehir kenarında kurulan kurban pazar alanı kısa sürede sular altında kaldı. Büyükbaş hayvanların bulunduğu çadırların içine su dolması üzerine hayvan sahipleri ve görevliler panik yaşadı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen polis ve jandarma ekipleri, alanın kontrol altına alınması ve tahliye çalışmalarının düzenli yürütülmesi için güvenlik önlemleri aldı. Hayvanların zarar görmemesi için harekete geçen ekipler ve satıcılar, kurbanlıkları kamyon ve kamyonetlere yükleyerek güvenli bölgelere nakletmeye başladı. "Hayvanlarımız perişan oldu" Hayvanlarını kurtarmaya çalışan üreticiler ise zor anlar yaşadı. Pazarda 230 büyükbaş hayvanı bulunan kurbanlık sahibi, "230 büyükbaş hayvanım var. Su bastığı için onları çıkartıyoruz. Perişan oldu hayvanlar, bazılarının ayakları zarar gördü" dedi. Mükkerrem Çınar ise "Erzurum’dan kurbanlık satışı için geldik. Dünden beri yağış var ve su taşkını oldu. Belediye hayvanları tahliye edecek. Şu an çok sıkıntıdayız. Belediye bize araçta tahsis etti, onlarda bize yardımcı oluyor. Hayvanları başka yere tahliye edeceğiz. 24 büyükbaş hayvanım var. Hayvanların çoğu satılmadı, nasıl olacak bilmiyoruz" ifadelerini kullandı. 100 büyükbaşı olan Muharrem Örs, "Baraj taştığı için burası su doldu. Kimsenin suçu yok, doğal afet bu, herkes elinden geleni yapıyor. Bizi başka yere tahliye edecekler" diye konuştu. Ekipler, hem taşkının etkilerini azaltmak hem de hayvanların tamamen güvenli alana alınmasını sağlamak için çalışmaları sürdürüyor.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:05 KBB uzmanından burun estetiğinde kişiye özel tasarım vurgusu Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzm. Opr. Dr. Erdoğan Maral, burun estetiğinde (rinoplasti) sıkça gündeme gelen "herkese aynı burun yapılır mı?" sorusuna net bir yanıt verdi. Modern estetik anlayışında artık standart kalıpların değil, kişiye özel tasarımın esas olduğunu vurgulayan Dr. Maral, rinoplastinin bir cerrahiden öte, yüz estetiğinin bütüncül bir sanatı olduğunu ifade etti. Son yıllarda sosyal medya etkisiyle benzer burun taleplerinin arttığını belirten Kocaeli Darıca Büyük Anadolu Hastanesi’nde görevli Opr. Dr. Erdoğan Maral, bu yaklaşımın doğru sonuçlar vermediğine dikkat çekti. Her yüzün kemik yapısı, cilt kalitesi ve mimik dengesi farklı olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. Erdoğan Maral, "Bu nedenle başka bir yüz için tasarlanmış bir burnu kopyalamak, çoğu zaman doğallıktan uzak ve yapay sonuçlara neden olur. Bizim yaklaşımımızda hedef, bir modeli taklit etmek değil; o yüze ait en doğru burnu ameliyat öncesi hasta ile yapılan detaylı ön görüşme ve muayene ile tasarlamaktır" dedi. Doğal görünümün üst segment rinoplastinin en önemli kriteri olduğunu belirten Dr. Maral, "Başarılı bir rinoplasti dışarıdan bakıldığında anlaşılmaz. İnsanlar değişimi hisseder ama neyin değiştiğini tam olarak tanımlayamaz. İşte bu, estetik cerrahinin en üst seviyesidir" diye konuştu. "Her hastaya aynı teknikle yaklaşmak mümkün değildir" Fonksiyonel mükemmelliğin de vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Dr. Maral estetik ile birlikte nefes kalitesinin de optimize edilmesi gerektiğini belirtti.Maral, "İyi bir rinoplasti yalnızca görünümü değil, yaşam kalitesini de iyileştirir. Nefes alma problemlerinin aynı operasyon içinde çözülmesi, modern cerrahinin standartlarından biridir.. Her hastaya aynı teknikle yaklaşmak mümkün değildir. Detaylı yüz analizi, ileri cerrahi teknikler ve tecrübenin birleşimiyle hem estetik hem fonksiyonel açıdan üst düzey sonuçlar elde edilir. Önemli olan, hastaya en çok yakışan ve yıllar içinde doğallığını koruyacak burunu tasarlamaktır" şeklinde konuştu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:18 Port Yarımca’nın yıllık elleçleme kapasitesi 780 bin araç oldu Otomotiv lojistiğinin dünyaya açılan kapılarından biri olan Kocaeli’deki Port Yarımca, 2025 yılında Türkiye’de elleçlenen toplam Ro-Ro hacminin yüzde 20’sini tek başına gerçekleştirdi. Tesis, yıllık 780 bin araçlık elleçleme kapasitesiyle sektöründe ilk sıralarda yer alıyor. OYAK ile Japon Nippon Yusen Kaisha (NYK Line) grubunun ortaklığıyla 2018 yılında Kocaeli Körfezi’nde kurulan Port Yarımca, uluslararası otomobil markalarının dış ticaret kapısı olarak faaliyetlerini her yıl artırıyor. Liman, Ro-Ro (Roll-on/Roll-off) konseptinde hizmet veriyor. Liman, yüzde 100 otomotiv odaklı yapısı, modern teknolojik altyapısı ve güçlü operasyonel kabiliyetiyle otomotiv lojistiğinin dünyaya açılan kapılarından biri olma konumunda. Toplam Ro-Ro hacminin yüzde 20’si Port Yarımca’dan Yapılan açıklamaya göre liman, 2025 yılında kuruluşundan bu yana en yüksek yıllık gemi uğrağı ve elleçleme hacmine ulaşarak rekor kırdı. Türkiye’nin tek ihtisas Ro-Ro limanı olan liman, yıllık 780 bin araçlık kapasitesiyle sektör liderliğini sürdürürken geçen yıl Türkiye toplam Ro-Ro hacminin yüzde 20’sini tek başına gerçekleştirdi ve 428 bin 119 adetlik elleçleme miktarına ulaştı. Port Yarımca değer üreten stratejik lojistik merkezi Port Yarımca Genel Müdürü Gökalp Sözen konuya ilişkin şunları söyledi: "Port Yarımca olarak, uluslararası standartlarda hizmet sunan bir Ro-Ro limanı olmanın sorumluluğuyla otomotiv lojistiğinde müşterilerimize yüksek verimlilik ve operasyonel güvenlik sağlayan çözümler geliştiriyoruz. Entegre hizmet modelimiz ve güçlü altyapımız sayesinde süreçleri tek noktadan yöneterek müşterilerimizin operasyonlarını hızlandırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de küresel otomotiv sektöründeki dönüşümü yakından takip ederek dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmeliyet odağında yatırımlarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Port Yarımca’yı sadece bir liman değil, müşterilerine değer üreten stratejik bir lojistik merkez olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz." 20 bin araçlık stoklama alanı Açıklamaya göre, Türkiye limanları arasında en yüksek kapasiteli katlı otoparkı da içeren toplam 20 bin araçlık stoklama alanı, Port Yarımca’ya büyük ölçekli operasyonları eş zamanlı, emniyetli ve esnek biçimde yönetme olanağı tanıyarak sektörde belirgin bir fark oluşturdu. Liman, 235 bin metrekarelik alanda sunduğu entegre hizmet yapısıyla klasik liman anlayışının da ötesine geçti. 2025’te 553,3 milyon metrik ton yük elleçlendi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında elleçlenen toplam tonaj 553,3 milyon metrik ton olarak gerçekleşerek bir önceki yıla göre yüzde 4 arttı. Konteyner pazarında da aynı yıl elleçlenen hacim 2024’e kıyasla yüzde 3,3 artarak 13,99 milyon TEU’ya ulaştı.
Sigara bağımlığında şaşırtan değişim: Kritik uyarı
09 Mart 2025 Pazar - 10:47 Sigara bağımlığında şaşırtan değişim: Kritik uyarı Sigara bağımlılığı her geçen gün artarken, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Geniş, özellikle kadınlar arasında sigara kullanımının yükseldiğini açıkladı. Geniş, "Şu aşamada erkeklerin kullanım oranı azalıyor. Erkeklerin lehine olan senaryo bu ama 2015’den sonra kadınların sigara kullanım oranı arttı. Bu da senaryonun kadınların aleyhine geliştiğini gösteriyor" dedi. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Geniş, iftardan sahura kadar art arda içilen sigaraların insan vücudunda oluşturduğu zararlara ve son yıllarda kadınlar arasında yaygınlaşan sigara kullanımına dair açıklamalarda bulundu. Uzmanı, fazla nikotinin zararlarını sıraladı Ramazan ayında asıl sıkıntının, kişinin gün içerisinde içemediği sigarayı kısa bir zaman diliminde tüketmek istemesi olduğunu söyleyen Geniş, bu durumun sigaranın etkilerini daha zararlı hale getirdiğini ifade etti. Fazla nikotin alımının zararlarına dikkat çeken Doç. Dr. Bahadır Geniş, "Fazla nikotin alınması baş ağrısı, odaklanma problemleri, dikkat dağınıklığı, mide ağrısı ve hazımsızlık gibi sorunlara yol açabiliyor. Ayrıca, yoğun nikotin alımı uyku problemlerine de sebep olabiliyor çünkü dar bir zamanda yoğun nikotin almak, uyarıcı bir madde almak anlamına geliyor. Özellikle Ramazan ayında uykunun önemini biliyoruz. Sahura kalkıyoruz, uyku saatlerinde bir değişiklik de oluyor ve aşırı nikotin kullanımı sağlıklı uykuyu da engelliyor. Dezavantajlardan biri de, gün içinde sigarasızlıktan kaynaklanan yoksunluk sürecinin giderilmesi için ardı ardına içilen sigaralar, kişinin Ramazan ayından sonra sigara kullanımını daha da artırmasına sebep olabiliyor. Yoğun nikotin alımı neticesinde zaten iştah azaldığı için kişi doğru düzgün yemekte yiyemez. Doğal olarak ertesi gününde verimsiz geçmesine sebep olur" dedi. "Bol su için" uyarısı Özellikle sigara içenlere bol su tüketimi uyarısında bulunan Bahadır Geniş, "Ne kadar fazla su içilirse, sigaranın zararlı maddelerinin vücuttan atımı da o kadar kolay olacaktır. Eğer su içilmiyorsa, yemek yenmiyorsa ve zararlı maddelerin atımı için yeterli bir vücut yeterliliğimiz de yoksa bu süreç çok daha zorlaşıyor. Kalp ve damar sağlığı için var olan risk bu sebeple daha da artıyor" dedi. "Ramazan ayı bağımlılıktan kurtulmak için bir fırsat" Doç. Dr. Bahadır Geniş, Ramazan’ın sigarayı bırakmak isteyenler için önemli bir fırsat olduğuna da işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu dönemde bizlere başvuran ve sigarayı bırakmak isteyen insanların sayısında artış oluyor. Kişiler, Ramazan ayını bir fırsat dönemi olarak görüyor. Burada kişinin motivasyonunun olması çok önemli. Kendi isteği ve tasarladığı motivasyonlarla sigarayı bırakma girişiminde bulunduğunda işler daha da kolaylaşıyor. Zaten kişi, orucunu tutarken ona zarar verdiğinin farkında olduğu sigaradan da uzak duruyor. Örneğin bizlere kumar bağımlılığını bırakmak için başvuran bir hastamız vardı. ’Şeytanlar bile bu ayda bağlanıyormuş. Ben ’Ramazan ayında kumar oynarsam şeytandan da kötü olurum. Ramazan ayında asla kumar oynamam’ şeklinde düşünceleri oluşuyordu. Bu açıdan Ramazan ayı herkes için bağımlılıklardan uzaklaşmak adına bir fırsat olabilir." "Psikoterapi, çok önemli bir seçenek" Sigarayı bırakma sürecinde kullanılan yöntemleri de anlatan Geniş, "Sigara bırakma konusunda birkaç yöntemimiz var. Bunlar nikotin sakızı, nikotin bantları, ilaç tedavisi ve psikoterapi. İlaçlı tedaviyi Ramazan ayında uygulamak belki pek mümkün olmuyor ama psikoterapi burada çok önemli bir seçenek olarak ön plana çıkıyor. Sigarayı bırakmakla ilgili davranışların yerine oturması açısından çok önemli. Biz psikoterapilerde hastanın sigara içme nedenlerini, bırakma denemelerini, aile öyküsünü ve daha birçok şeyi öğrenmiş oluyoruz. Sigara bırakma döneminde onun için tetikleyiciler ne olabilir, bıraktığında ne gibi şeyler yapabilir tüm bu süreçleri takip edip değerlendiriyoruz. Bu açıdan baktığımızda psikoterapiler rahat uygulanabiliyor çünkü dışarıdan aldığınız hiçbir madde yok, ilaç tedavisi vs. gibi de değil. Bu aşamada psikoterapilerin diğer tedavi yöntemlerine göre daha önde olduğu söylenebilir" ifadelerini kullandı. "Vücudumuz iyileşmek için can atıyor" İnsan vücudunun kendini yenileme ve iyileşme kapasitesine sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Bahadır Geniş, "İftardan sahura kadar ardı ardına sigara içiyorsak burada bir rahatlama beklemek söz konusu olamaz ama miktar olarak bile azaltmak bir fırsat olarak görülebilir. Ne kadar az kullandıysak doğal olarak hem akciğerler açısından hem kalp açısından, eklem ve bağırsaklar açısından da muhakkak ki artı yönleri olur. Vücudumuz zaten iyileşmek için can atan bir yapıda. Bu yüzden eskiye nazaran ne kadar az sigara içilirse vücudunda o kadar iyileşebileceğini söylemek mümkün" diye konuştu. "Durum kadınların aleyhinde sürüyor" Ayrıca Bahadır Geniş, kadınlarda sigara kullanım oranının arttığına da dikkat çekerek, "Cinsiyetler açısından değerlendirme yaparsak erkeklerde bu daha belirgin. Sadece sigara değil, diğer bağımlılıklarda da bu böyle ancak seyrin değiştiğini ve bu sayıların kadınların aleyhinde işlediğini söylemek mümkün. Geçmiş yıllarda yapılan çalışmalar bize, erkeklerin yoğun miktarda sigara kullandığını, kadınlarsa görece daha az kullandığını söylemekteydi. Şu aşamada erkeklerin kullanım oranı azalıyor. Erkeklerin lehine olan senaryo bu ama 2015’den sonra kadınların sigara kullanım oranı arttı, yüzde 5-8 arasında. Bu da senaryonun kadınların aleyhine geliştiğini gösteriyor. Sigarayı bırakmak için başvuran kişi sayısına baktığımızda erkekler yoğunlukta ama uzun zaman için baktığımızda kadınların aleyhine" şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Sigara bağımlığında şaşırtan değişim: Kritik uyarı
09 Mart 2025 Pazar - 10:35 Sigara bağımlığında şaşırtan değişim: Kritik uyarı Sigara bağımlılığı her geçen gün artarken, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Geniş, özellikle kadınlar arasında sigara kullanımının yükseldiğini açıkladı. Geniş, "Şu aşamada erkeklerin kullanım oranı azalıyor. Erkeklerin lehine olan senaryo bu ama 2015’den sonra kadınların sigara kullanım oranı arttı. Bu da senaryonun kadınların aleyhine geliştiğini gösteriyor" dedi. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahadır Geniş, iftardan sahura kadar art arda içilen sigaraların insan vücudunda oluşturduğu zararlara ve son yıllarda kadınlar arasında yaygınlaşan sigara kullanımına dair açıklamalarda bulundu. Uzmanı, fazla nikotinin zararlarını sıraladı Ramazan ayında asıl sıkıntının, kişinin gün içerisinde içemediği sigarayı kısa bir zaman diliminde tüketmek istemesi olduğunu söyleyen Geniş, bu durumun sigaranın etkilerini daha zararlı hale getirdiğini ifade etti. Fazla nikotinin alımının zararlarına dikkat çeken Doç. Dr. Bahadır Geniş, "Fazla nikotin alınması baş ağrısı, odaklanma problemleri, dikkat dağınıklığı, mide ağrısı ve hazımsızlık gibi sorunlara yol açabiliyor. Ayrıca, yoğun nikotin alımı uyku problemlerine de sebep olabiliyor çünkü dar bir zamanda yoğun nikotin almak, uyarıcı bir madde almak anlamına geliyor. Özellikle Ramazan ayında uykunun önemini biliyoruz. Sahura kalkıyoruz, uyku saatlerinde bir değişiklikte oluyor ve aşırı nikotin kullanımı sağlıklı uykuyu da engelliyor. Dezavantajlardan biri de, gün içinde sigarasızlıktan kaynaklanan yoksunluk sürecinin giderilmesi için ardı ardına içilen sigaralar, kişinin Ramazan ayından sonra sigara kullanımını daha da artırmasına sebep olabiliyor. Yoğun nikotin alımı neticesinde zaten iştah azaldığı için kişi doğru düzgün yemekte yiyemez. Doğal olarak ertesi gününde verimsiz geçmesine sebep olur" dedi. "Bol su için" uyarısı Özellikle sigara içenlere bol su tüketimi uyarısında bulunan Bahadır Geniş, "Ne kadar fazla su içilirse, sigaranın zararlı maddelerinin vücuttan atımı da o kadar kolay olacaktır. Eğer su içilmiyorsa, yemek yenmiyorsa ve zararlı maddelerin atımı için yeterli bir vücut yeterliliğimiz de yoksa bu süreç çok daha zorlaşıyor. Kalp ve damar sağlığı için var olan risk bu sebeple daha da artıyor" dedi. "Ramazan ayı bağımlılıktan kurtulmak için bir fırsat" Doç. Dr. Bahadır Geniş, Ramazan ayının sigarayı bırakmak isteyenler için önemli bir fırsat olduğuna da işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti: "Bu dönemde bizlere başvuran ve sigarayı bırakmak isteyen insanların sayısında artış oluyor. Kişiler, Ramazan ayını bir fırsat dönemi olarak görüyor. Burada kişinin motivasyonunun olması çok önemli. Kendi isteği ve tasarladığı motivasyonlarla sigarayı bırakma girişiminde bulunduğunda işler daha da kolaylaşıyor. Zaten kişi, orucunu tutarken ona zarar verdiğinin farkında olduğu sigaradan da uzak duruyor. Örneğin bizlere kumar bağımlılığını bırakmak için başvuran bir hastamız vardı. ’Şeytanlar bile bu ayda bağlanıyormuş. Ben ’Ramazan ayında kumar oynarsam şeytandan da kötü olurum. Ramazan ayında asla kumar oynamam’ şeklinde düşünceleri oluşuyordu. Bu açıdan Ramazan ayı herkes için bağımlılıklardan uzaklaşmak adına bir fırsat olabilir" "Psikoterapi, çok önemli bir seçenek" Sigarayı bırakma sürecinde kullanılan yöntemleri de anlatan Geniş, "Sigara bırakma konusunda birkaç yöntemimiz var. Bunlar nikotin sakızı, nikotin bantları, ilaç tedavisi ve psikoterapi. İlaçlı tedaviyi Ramazan ayında uygulamak belki pek mümkün olmuyor ama psikoterapi burada çok önemli bir seçenek olarak ön plana çıkıyor. Sigarayı bırakmakla ilgili davranışların yerine oturması açısından çok önemli. Biz psikoterapilerde hastanın sigara içme nedenlerini, bırakma denemelerini, aile öyküsünü ve daha birçok şeyi öğrenmiş oluyoruz. Sigara bırakma döneminde onun için tetikleyiciler ne olabilir, bıraktığında ne gibi şeyler yapabilir tüm bu süreçleri takip edip değerlendiriyoruz. Bu açıdan baktığımızda psikoterapiler rahat uygulanabiliyor çünkü dışarıdan aldığınız hiçbir madde yok, ilaç tedavisi vs. gibi de değil. Bu aşamada psikoterapilerin diğer tedavi yöntemlerine göre daha önde olduğu söylenebilir" ifadelerini kullandı. "Vücudumuz iyileşmek için can atıyor" İnsan vücudunun kendini yenileme ve iyileşme kapasitesine sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Bahadır Geniş, "İftardan sahura kadar ardı ardına sigara içiyorsak burada bir rahatlama beklemek söz konusu olamaz ama miktar olarak bile azaltmak bir fırsat olarak görülebilir. Ne kadar az kullandıysak doğal olarak hem akciğerler açısından hem kalp açısından, eklem ve bağırsaklar açısından da muhakkak ki artı yönleri olur. Vücudumuz zaten iyileşmek için can atan bir yapıda. Bu yüzden eskiye nazaran ne kadar az sigara içilirse vücudunda o kadar iyileşebileceğini söylemek mümkün" diye konuştu. "Durum kadınların aleyhinde sürüyor" Ayrıca Bahadır Geniş, kadınlarda sigara kullanım oranının arttığına da dikkat çekerek, "Cinsiyetler açısından değerlendirme yaparsak erkeklerde bu daha belirgin. Sadece sigara değil, diğer bağımlılıklarda da bu böyle ancak seyrin değiştiğini ve bu sayıların kadınların aleyhinde işlediğini söylemek mümkün. Geçmiş yıllarda yapılan çalışmalar bize, erkeklerin yoğun miktarda sigara kullandığını, kadınlarsa görece daha az kullandığını söylemekteydi. Şu aşamada erkeklerin kullanım oranı azalıyor. Erkeklerin lehine olan senaryo bu ama 2015’den sonra kadınların sigara kullanım oranı arttı, yüzde 5-8 arasında. Bu da senaryonun kadınların aleyhine geliştiğini gösteriyor. Sigarayı bırakmak için başvuran kişi sayısına baktığımızda erkekler yoğunlukta ama uzun zaman için baktığımızda kadınların aleyhine" şeklinde değerlendirmelerde bulundu. (SMT-HFV-
Bu sefer golü TSG Hoffenheim forması giyen Erencan Yardımcı değil annesi attı
08 Mart 2025 Cumartesi - 18:45 Bu sefer golü TSG Hoffenheim forması giyen Erencan Yardımcı değil annesi attı Kocaelispor, dünya kadınlar gününe özel düzenlediği etkinlikte kadınlara coşkulu ve sürpriz dolu anlar yaşattı. ’Bu şehirde kadınlar Kocaelispor’u tutar’ sloganıyla gerçekleşen organizasyonda, kadınlara penaltı kullandırıldı ve sürpriz hediyeler dağıtıldı. TSG Hoffenheim forması giyen Kocaelili Erencan Yardımcı’nın annesi de etkinliğe katılarak gol attı. Kocaelispor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla İzmit yürüyüş yolunda özel etkinlik düzenledi. Organizasyonda, ’Bu Şehirde Kadınlar Kocaelispor’u Tutar’ sloganıyla kadınlara yönelik sürprizlerle dolu anlar yaşatıldı. Etkinlikle ilgili konuşan Kocaelispor organizasyon müdürü Mehmet Açık, hiçbir ayrım yapmadan stantlarına gelen tüm kadınlara çark çevirerek sürpriz hediyeler verdiklerini belirtti. Açık, "Kadınlara penaltı kullandırıyoruz ve gol atanlara sürpriz hediyeler veriyoruz. Kadınlarımız ve çocuklarımız stada gelirse, Kocaelispor’umuz daha yukarı çıkar" ifadelerini kullandı. Tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Açık, özellikle Kocaeli’de yaşayan kadınları Kocaelispor maçlarına davet etti. "Gol atmak güzel bir hismiş" Etkinliklerde Penaltı atışı kullanan ve hediye olarak pişmaniye kazanan Kocaelili futbolcu Erencan Yardımcı’nın annesi Ayfer Yardımcı, "Gol atmak güzel bir şeymiş. Tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutluyorum. Pişmaniyeyi yerken oğlumu görüntülü arayacağım" şeklinde konuştu. Renkli organizasyonda hediye kazanan Sude Gizem Kanca, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Doğma büyüme İzmitliyim. Kocaelispor’un kadınlara böyle bir etkinlik düzenlemesi çok güzel bir şey. Takımımızdan daha çok gol bekliyoruz, Kocaelispor’umuza tam destek" dedi. Ayrıca Kocaelispor kulübünden yapılan açıklamada, "10 Mart Pazartesi akşamı 20:30’da evimizde oynayacağımız Ankaragücü maçına gelmek isteyen tüm kadın taraftarlarımıza 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel, STK’lar tarafından ücreti ödenen Güney Kale Arka Üst Tribünü biletleri hediye olarak yüklenecektir" ifadelerine yer verildi.
Bu merkezde dünya standartlarında hizmet verilecek
08 Mart 2025 Cumartesi - 16:23 Bu merkezde dünya standartlarında hizmet verilecek Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, dünya standartlarında hizmetin sunulacağı İzmit Engelsiz Yaşam Merkezi’nde incelemelerde bulunarak, "Engelli evlatlarımız için bu hizmeti ortaya koyarken, en büyük emeği veren annelerini de unutmuyoruz" dedi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın öncülüğünde önemli proje hayata geçiriliyor. İzmit’te engelli bireyler ve aileleri için umut verici, Türkiye’ye model olan bir proje daha hayata geçiyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Vinsan Kampüsü’nde inşa ettiği İzmit Engelsiz Yaşam Merkezi, engelli çocukların ve yetişkinlerin eğitim, rehabilitasyon ile sosyal etkinliklerden yararlanabileceği tam donanımlı tesis olarak açılışa hazırlanıyor. Bu tesis ayrıca engelli bireylerin anneleri için de destek noktası olacak. "Bu merkezle engelli evlatlarımızın yüzü gülerken, annelerinin de yükü hafifleyecek" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, yapımı bitme noktasına gelen merkezi incelerken, sadece engelli bireyler için değil, onların anneleri için de çok önemli destek noktası olacağını belirtti. Başkan Büyükakın, "Engelsiz Yaşam Merkezi, annelerimize bir nebze olsun nefes aldıracak, onları sosyal hayatın içine katacak projedir. Engelli evlatlarımız için bu hizmeti ortaya koyarken, en büyük emeği veren annelerini de unutmuyoruz. Bu merkezle engelli evlatlarımızın yüzü gülerken, annelerinin de yükü hafifleyecek" ifadesini kullandı. 9 bin 609 metrekare alan üzerine kurulu Merkez, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırmayı hedeflerken özellikle onların annelerine yönelik destek programlarıyla ailelerin yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. 9 bin 609 metrekare alan üzerine kurulu ve 6 bin 176 metrekare kapalı kullanım alanına sahip merkez, engelli bireylerin tüm ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı. Tek katlı yapıda bağımsız yaşam evi (günlük yaşam becerilerinin kazandırıldığı bir birim), spor salonu, fizik tedavi için hidroterapi havuzu, otizmli bireyler için grup ve bireysel özel eğitim sınıfları, duyu bütünleme odaları ve engelli çocuklar için oyun ve dinlenme alanları bulunuyor. Engelsiz bina Ayrıca terapi ve hobi amaçlı kullanılacak 875 metrekare ve 450 metrekare büyüklüğünde iki geniş avlu ile açık çocuk oyun parkı da merkezin bahçesinde yer alıyor. Engelsiz bina konseptiyle inşa edilen yapı, engelli bireylerin rahatça hareket edebilmesi ve tüm hizmetlere erişebilmesi için gerekli teknik detayların tamamını barındırıyor. Merkezde sunulacak hizmetler birkaç ana başlıkta toplanıyor. Erken Çocukluk Eğitimi biriminde 0-6 yaş arası özel gereksinimli çocuklar, özel eğitim öğretmenleri ve terapistler eşliğinde bireysel ve grup programlarına katılacak; dil ve konuşma terapisi, ergoterapi (iş-uğraş terapisi) ve hidroterapi gibi yöntemlerle gelişimleri desteklenecek. Kurslardaki eğitimle beceri kazanacaklar Yetişkin Eğitim Programları kapsamında ise 17 yaş üstü engelli bireyler; mekanik, teknoloji, seramik, mutfak ve barista atölyeleri gibi çeşitli mesleki kurslarda eğitim alarak beceriler kazanacak. Bunun yanı sıra el sanatları, müzik, spor ve günlük yaşam becerileri atölyeleri gibi sosyal etkinlikler de düzenlenerek engelli bireylerin sosyalleşmesi ve keyifli vakit geçirmesi sağlanacak. Merkezin en önemli özelliklerinden biri, engelli bireylerin ailelerine verilecek psiko-sosyal destek ve eğitim programları. Uzman psikologlar ve danışmanlar eşliğinde özellikle engelli çocukların annelerine yönelik bireysel danışmanlık hizmetleri ve destekleyici seminerler planlanıyor. Bu sayede anneler, bir yandan çocuklarının gelişimini daha bilinçli şekilde desteklemeyi öğrenirken bir yandan da merkezde çocukları güvenle vakit geçirirken kendilerine zaman ayırma fırsatı bulabilecek. İzmit Engelsiz Yaşam Merkezi’nde aile içi iletişimi güçlendirme, kardeşlere yönelik rehberlik ve doğru bakım yöntemleri konularında da ailelere eğitimler verilecek.