Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kocaeli
6 Şubat’ın hafızası "Sarsıldık Sarıldık" ile gözler önüne serildi
15 Mayıs 2026 Cuma - 21:05:22
6 Şubat depremlerinin ardından sahada verilen mücadele ve dayanışma ruhunu konu alan ‘Sarsıldık Sarıldık’ hatıratının tanıtım programı, Gebze’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda duygusal anlar yaşanırken, deprem sürecinde görev yapan ekiplerin fedakarlıkları bir kez daha hafızalara kazındı. Gebze Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan acıları, dayanışmayı ve sahada verilen insanüstü mücadeleyi kayıt altına alan "Sarsıldık Sarıldık" hatıratının takdim programını Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı programda, deprem bölgesinde görev yapan Gebze Belediyesi personelinin fedakarlıkları ve milletçe ortaya konulan dayanışma ruhu bir kez daha hafızalarda canlandı. Programa; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Program öncesinde fotoğraf sergisi incelendi Program öncesinde, Gebze Belediyesi ekiplerinin 6 Şubat depremlerinin ardından sahada yürütülen çalışmaların gerçek yüzünü gösteren fotoğraf sergisi davetlilerin ziyaretine açıldı. Sergide; deprem bölgesindeki arama kurtarma faaliyetleri, temizlik çalışmaları, kurulan yaşam alanları ve vatandaşlarla kurulan dayanışma anlarına ait kareler yer aldı. Duygusal anların yaşandığı sergide, Gebze Belediyesi personelinin sahadaki özverili mücadelesi katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Özellikle deprem bölgesinde görev yapan ekiplerin zorlu şartlar altında yürüttüğü çalışmalar, fotoğraf kareleri aracılığıyla bir kez daha hafızalarda canlandı. "Başkan Büyükgöz: "430 personelimiz hiç düşünmeden Hatay’a geldi" Program; katılımcıların, depremde hayatını kaybedenler adına saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlar rahmetle anılırken, salonda duygusal atmosfer hakim oldu. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, deprem sürecinde belediye personelinin ortaya koyduğu fedakarlığın unutulmayacağını ifade etti. Başkan Büyükgöz, "430 personelimiz ‘Ne zaman döneceğiz, ne yapacağız?’ demeden Hatay’a geldi. O günleri tarihe not düşmek adına bu çalışmayı yaptık. Emeğini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Tedbir almak zorundayız" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba ise konuşmasında afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti. Soba, "Şehirlerimizi dirençli hale getirmek, kurumlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve toplumda afet bilincini artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. "Zinnur Başkan ile sahada iki buçuk ay beraber çalıştık" Hatay Valisi Mustafa Masatlı da yaptığı konuşmada, deprem sonrası süreçte Gebze Belediyesi’nin Hatay’da üstlendiği görevlere değindi. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile sahada birebir çalıştıklarını ifade eden Vali Masatlı, özellikle çevre ve temizlik hizmetlerinin şehir yaşamının yeniden normale dönmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Vali Masatlı, "Depremin ardından hayatın yeniden başlayabilmesi için sahada büyük mücadele verildi. Başkan Zinnur Büyükgöz ve Gebze Belediyesi ekipleri Hatay’da çok önemli sorumluluk üstlendi. Şehrin çöp ve atık yönetiminde büyük emek verdiler. Kendileriyle sahada iki buçuk ay birlikte çalıştık. Gösterdikleri gayret ve fedakarlık için kendilerine ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi. Afet bilinci ve dayanışma vurgusu Program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Deprem ve Afet Yönetim Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış tarafından "Afet Bilinci ve Toplumsal Dayanışma" konulu sunum gerçekleştirildi. Sunumda afetlere hazırlıklı olmanın önemi ve toplumsal dayanışmanın kriz anlarındaki hayati rolü ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen anlamlı program, ev sahibi Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz tarafından Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Prof Dr. Şerif Barış’a "Sarsıldık Sarıldık" hatırat takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:46
Otomobil takla atıp ters döndü: Sürücü yara almadan kurtuldu, annesi hastanelik oldu
Sürücü burnu bile kanamadan kazayı atlatırken, araçta bulunan annesi yaralandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:06
Geleceğin eczacıları beyaz önlüklerini giydi
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Eczacılık Fakültesi 1. sınıf öğrencileri, 14 Mayıs Eczacılık Bayramı kapsamında düzenlenen törenle beyaz önlük giyme heyecanı yaşadı. Üniversitenin Başiskele’deki kampüsünde gerçekleştirilen tören; akademisyenler, öğrenciler ve aileleri bir araya getirdi. Törenin açılış konuşmaları; Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Firdevs Karahan ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gönül Şahin tarafından gerçekleştirildi. Konuşmacılar, eczacılık mesleğinin toplum sağlığındaki kritik rolüne değindi. "Beyaz önlük şifaya adanmış bir ömrün sembolüdür" KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, öğrencilerin aldıkları eğitimle yetinmeyip teknolojiyi ve yapay zekayı çok iyi takip etmeleri gerektiğini söyledi. Ayrıca törende giyilen beyaz önlüklerin yalnızca bir üniforma değil, ağır bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Elmas, "Beyaz önlükler, sadece bir kıyafet değil; etik değerlerin, dürüstlüğün ve şifaya adanmış bir ömrün sembolüdür. Bu önlüğü giyen her öğrencimiz, bilimin ışığında insanlığa hizmet etme sözü vermiştir. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi olarak öğrencilerimizi dünyadaki tüm yeniliklere ve gelişmelere uygun şekilde yetiştiriyoruz. Öğrencilerimizin iyi eğitim alması konusunda her zaman bize desteği ve katkısı olan Mütevelli Heyet Başkanımız Sayın Dr. Talip Emiroğlu’na bir kez daha teşekkür ederim" dedi. Mesleğe ilk adım, büyük heyecan Eczacılık Fakültesi’ne bu yıl başlayan 1. sınıf öğrencileri, akademisyenlerin elinden beyaz önlüklerini giyerek mesleki yeminlerini etmeye giden yolda ilk büyük duraklarını geçti. Ailelerin de katıldığı tören, duygusal anlara sahne oldu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:02
Kansere karşı sesler yükseldi: Sağlık, eğitim ve sanat tek çatı altında buluştu
KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından kanserde farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen "S.E.S Projesi – Sağlık, Eğitim, Sanat Buluşması" etkinliğinde sağlık, eğitim ve sanat bir araya geldi. Toplum sağlığını yalnızca tedavi hizmetleriyle değil, koruyucu sağlık yaklaşımı ve sosyal sorumluluk projeleriyle de desteklemeyi hedefleyen Büyük Anadolu Hastaneleri, bu etkinlikle bir özel günü toplumsal faydaya dönüştürdü. Hastanenin Darıca’daki yeni hizmet binasında faaliyetlerine başlamasının ikinci yıl dönümü olan tarihi, farkındalık hareketinin ses getirdiği bu özel organizasyonla taçlandırıldı. Gebze’de bir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte, kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulması ve erken tanının önemine dikkat çekilmesi amaçlandı. Yoğun katılımla düzenlenen organizasyonda vatandaşlar, sağlık alanındaki bilgilendirme programlarının yanı sıra çeşitli sanat ve kültür etkinliklerine katıldı. Programda, Büyük Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Nilgün Yönten ile TBMM Başhekimi ve Genel Cerrah Prof. Dr. Mustafa Şahin, kanserde erken tanının hayati önemi ve korunma yolları üzerine değerli bilgiler paylaştı. Program kapsamında öğrenciler tarafından müzik dinletileri ve folklor gösterileri sahnelenirken, tiyatro performansları ve sanat atölyeleri de katılımcılardan ilgi gördü. Sağlık mesajlarının sanat ve eğitim etkinlikleriyle desteklendiği organizasyonda, kansere karşı toplumsal bilinç oluşturulmasının önemine vurgu yapıldı. "S.E.S Projesi" ile sağlık, eğitim ve sanat kavramlarının bir araya getirilerek kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Programa çok sayıda protokol üyesi ve vatandaşlar katıldı.
16 Aralık 2024 Pazartesi - 10:25
Sahte çek karmaşası
İstanbul’da zincirleme el değiştiren çekin sahte çıkması, 3 esnaf arasında gerginliğe sebep oldu. Müşterisinden aldığı ve el değiştiren 33 bin TL’lik çekin sahte olması nedeniyle mahkemelik olan Ramazan K., "Kullandığım bir müşteri çekinin sahte olduğunu öğrendim. Ben ticaretle uğraşan biriyim, bu çek meselesinde ben de mağdurum. Kişilerin zararlarını girdirmeme rağmen hala yargılanıyorum" dedi. İddiaya göre, İstanbul’da zücaciye dükkanı işleten Ramazan K. (46), müşterisi Hüseyin C.’den 2021 yılında 33 bin TL değerinde bir çek aldı. Ramazan K., bu çeki, toptan iş yaptığı esnaf Atik Ç.’ye borcu karşılığında verdi. Toptancı Atik Ç. de çeki Davut Ç.’ye devretti. 4 el değiştiren çeki alan Davut Ç., tahsilat işlemleri için gittiği bankada hayatının şokunu yaşadı. Yapılan işlemlerde çekin sahte olduğu ortaya çıktı. Ramazan K. hakkında Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması görüldü. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Ramazan K., duruşmaya polis nezaretinde katıldı. Atik Ç. de salon da hazır bulundu. Hüseyin C.’nin adres ve iletişim bilgilerinin bulunmadığı, bu sebeple davaya katılamadığı öğrenildi. "Çek, belirsiz sayıda şahsı aldatabilecek nitelikte" Duruşmada okunan bilirkişi raporunda, çekin ait olduğu banka ve keşidecisinin hangi firma olduğu belirtildi. Ayrıca raporda, çekin üzerindeki bilgilerin gerçek bir görünümü olduğu ve yapılan sahteciliğin belirsiz sayıda kişiyi aldatabilecek nitelikte olduğu vurgulandı. "Sahte olduğunu bilmiyordum" Savunma yapan Ramazan K., "Ben İstanbul’da esnafım, zücaciye dükkanı işletiyordum. Müşteki Atik Ç. ile aramızda sık sık ticari anlamda alışveriş olurdu. Hatta kendisine bu çek dışında başka çekler verdiğim de oldu. Bu çeke konu olayda Atik Ç’den toplu ıslak mendil satın almıştım. Bedelini de bu çekle ödedim. Ben bu çeki daha önce de belirttiğim gibi alacağıma karşılık olarak Hüseyin C.’den almıştım. Bu kişiye zücaciye malzemesi satmıştım. Karşılığında da bana bu çeki vermişti. Sahte olduğunu bilmiyordum. Daha önce kendisinden çek almadım, sahte olduğunu bilseydim almazdım" dedi. "Zararımız karşılandı" Atik Ç. ise sanık Ramazan K. ile 10 yıldır ticaret yaptıklarını ifade ederek, "Olay tarihinde bir işletmem vardı. Bu şirketim üzerinden sanıkla birçok alışverişimiz olmuştur. Hatta kendisi bana birçok kez çekle de ödeme yapmıştır ancak ilk defa bu dosyadaki çek sahte çıktı. Ben bu çeki kendisine sattığım ıslak mendil karşılığında sanıktan almıştım. Sonrasında da Davut Ç. isimli şahsa cirolayarak vermiştim. Davut Ç. bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğu ortaya çıkınca bana geldi ve durumu anlattı. Bunun üzerine hemen onun parasını iade ettim. Ardından sanık Ramazan K. ile görüştüm, zararımı ondan tahsil ettim" diye konuştu. Davut Ç. ile kendisinin zararının karşılandığını söyleyen Atik Ç., "Bu sebeple şikayetçi değilim. Davaya da katılmak istemiyorum" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, cezaevinde tutuklu bulunan D.D.’nin tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar vererek, duruşmayı erteledi. "Duruşmaya geç kalmamak için geldim ama yaka paça nezarethaneye atıldım" Duruşma sonrası açıklama yapan Ramazan K., İstanbul Bağcılar’da yaşadığını ve sadece bu duruşma için Kocaeli’ye geldiğini belirterek, "Kocaeli’ye dün akşamdan bugünkü duruşmaya geç kalmamak için geldim ama dün gece kaldığım otelden polisler tarafından yaka paça alınarak nezarethaneye atıldım. Polisler beni aldığında da denetimli serbestliğimin olduğunu belirttim. Neden davada yakalama kararı çıktı onu da bilmiyorum. Gece sabaha kadar nezarethanede bekletip sabah aynı mahkemeye beni getirdiler" dedi. "Bu çek meselesinde ben de mağdurum" Sahte çek sebebiyle kendisinin de mağdur olduğunu söyleyen Ramazan K., "Kullandığım bir müşteri çekinin sahte olduğunu öğrendim. Ben ticaretle uğraşan biriyim, bu çek meselesinde ben de mağdurum. Kişilerin zararlarını girdirmeme rağmen hala yargılanıyorum. Ben sahte çek kullanmadım. İstanbul Toptancılar Çarşısında (İSTOÇ) esnafım, zücaciye işi yapıyorum. Ben çeki H.Ç.’den aldım. Toptancım olan Atik Ç.’ye verdim. Atik Ç. de çeki Davut Ç’ye vermiş. Davut Ç. bankada çekin tahsilat işlemlerini yaparken çekin sahte olduğu anlaşılmış. Banka tarafından çeke el konulmuş ve davaya konu olmuştur" diye konuştu. "Şaşırdık" Ramazan K., Atik Ç. ile uzun süredir ticaret yaptıklarını da ifade ederek, "Biz Atik Ç. ile sürekli çek ile ticaret yapıyoruz. Bu sahte çek olayı ilk defa başımıza geldiği için bizde şaşırdık. Atik Ç.’den rica ettim, kendisi de duruşmaya katıldı. Mahkemenin huzurunda, ’Benim zararım giderildi, şikayetçi değilim’ dedi ama hala mahkeme sürüyor. Ne olacağını bilmiyoruz. Kararın çıkmasını bekliyoruz. Cezaevinden bir tanık varmış onun ifadesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
16 Aralık 2024 Pazartesi - 03:07
Çarptığı kamyoneti 40 metre sürükledi
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde seyir halindeki kamyonet, arkadan çarptığı park halindeki bir diğer kamyoneti yaklaşık 40 metre sürükledi. Çarpmanın şiddetiyle sıkışan sürücü, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Kaza, saat 01.00 sıralarında D-100 kara yolu İstanbul istikameti Yenidoğan Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Sürücüsü öğrenilemeyen 41 AUS 899 plakalı Kia marka kamyonet, park halindeki 16 BIK 042 plakalı kamyonete arkadan çarptı. Çarpmanın şiddetiyle 16 BIK 042 plakalı kamyonet yaklaşık 40 metre sürüklendi. Kazada 41 AUS 899 plakalı kamyonetin sürücüsü araç içinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sıkışan yaralı sürücü, itfaiye ekipleri tarafından araçtan çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Yaralı, ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.
16 Aralık 2024 Pazartesi - 02:39
Gece yarısı korkutan yangın: İki katlı ev alev alev yandı
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde iki katlı ahşap evde çıkan yangın, dar sokaklara rağmen itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla söndürüldü. Alevlere teslim olan ev, kullanılamaz hale geldi.
15 Aralık 2024 Pazar - 22:10
Ertuğrul Sağlam’dan taraftarlara sitem
Kocaelispor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Esenler Erokspor mağlubiyetinin ardından taraftarlara sitem ederek, “Bu seviyedeki takımın teknik adamına o şekilde bağırılması hoş bir durum mu?" dedi. Trendyol 1. Lig’in 16. haftasında Kocaelispor, konuk ettiği Esenler Erokspor’a 2-0 yenildi. Karşılaşmanın ardından teknik direktör Ertuğrul Sağlam basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Oyunu değerlendiren ve 1-0 geri düştükten sonra motivasyon düşüklüğünü taraftarın tepkisine bağlayan Sağlam, “Sezonun en iyi oyun başlangıcını yaptık. Önde baskı iyiydi, oyunu kenarlara açtık, pozisyonlar ürettik. Futbol adına çok doğru işler yaptık. O baskıdan ve üretkenlikten aslında gol çıkarmamız gerekiyordu. Sonrasında eksik yakalandığınız pozisyonda gol yedik. Devrenin sonuna doğru da baskı kurduk, pozisyon bulduk. Araya geride girdik. İkinci yarı oyuna baskılı başlayıp topu kendi inisiyatifimize alıp ilk devredeki başlangıcı yapmak istiyorduk. Olmadı. Bugün birçok oyuncumuzun, oyunun belirli bölümünden sonra çok basit pas hataları yapması, geçmişteki performansın çok uzağında kalması, tabiri caizse kendilerine yakışmayacak performansta olması beni de şaşırttı. Taraftarın da skor 1-0 iken tepkisi maalesef birçok iç saha maçında olduğu gibi oyuncularımızı etkiledi. Herkes ‘Bunlar profesyonel, etkilenmeyecek’ diyecek. İnanın; rakibin eleştirisi, kötü sözü hiçbir futbolcunun umurunda olmuyor ama kendi taraftarı yuhalayınca, ıslıklayınca ortaya bu manzara çıkıyor. 1-0 iken tepkilerin sonucunda maçı ne hale getirdi. Kaybeden Kocaelispor oluyor. Bundan önceki birçok maçta da bu oldu. İstemediğimiz bir sonuç oldu. İlk yarı genel hatları itibariyle iyiydi. İkinci yarı bir şey yapmadık. İstemediğimiz sonuç aldık. Avantajımızı üst seviyeye çıkaracakken maalesef 4’te kaldık. İnsanlar şunu unutmasınlar; bu takım bugün lig bitse direkt Süper Lig’e çıkacak. ‘Takım iyi oynamıyor’ diyorlar. 16’ncı maç; en az 9-10 tane iyi oynadığımız maç sayabilirim. Oyunun belli bölümlerinde çok iyi oynadığımız maçları da sayabilirim. Taraftarın beklentisi ve hayaliyle gerçekler arasında çok fark var maalesef. Pandemiden sonra özellikle toplumun her kesimine sirayet etmiş; mutsuzluk, beğenmeme hastalığı, sahip olduğu değerleri yok sayma ve beğenememe hali. Toplumun her kesiminde var, sadece bu statta olan bir şey değil. Ciddi bir rahatsızlık var, bu bizim taraftarımızda da var" diye konuştu. “İyi takımız ama mükemmel takım değiliz. Üst düzey futbol arıyorlarsa burada göremeyecekler” İyi bir takım olduklarını vurgulayan Sağlam, "Biz iyi bir takımız ama mükemmel bir takım değiliz. Her maç çok iyi oynayacak kadromuz yok. En değerli oyuncuyu bu işin içine alamadık, 10 numaramız maalesef istediğimiz seviyede değil. Transfer döneminin son haftasında 8 numara alalım istedik, alamadık. Eksikliğini yaşıyoruz. İnsanların bunu görmesi lazım. İnsanların mutsuz olmasının bir nedeni de şu; neyle takımımızı kıyaslıyorlarsa, ortam belli. 15 maçın 12-13’ünde bu sıkıntıyı yaşadık; gelen takım yatıyor oynatmıyor. Premier Lig takımı ya da üst düzey futbol arıyorlarsa onu burada göremeyecekler. Bir diğer sıkıntı; kendimizi çok fazla önemsiyoruz ve büyütüyoruz. Bizim takımın kalitesi, gücü belli. Tüm bu rahatsızlıkların sonucunda ligin tepesindeyken, Süper Lig için 4 puan avantajımız varken yaşadığımız şeyleri görüyorsunuz. Bunu bana kimse savunmasın. Burada ciddi rahatsızlık var. Takımın geçmişine de baktığımız zaman çok net ortaya çıkmış. Bu kadar taraftar gücüne, ekonomik güce rağmen, futbolu doğru yaşadığını sanan şehir amatör kümeye düşmüş. Ben yoktum, sizler vardınız. Neden düştüğünü sizler benden daha iyi biliyorsunuz. 3 sene önce bu takım şampiyonluğa oynarken; şampiyonluğa takım yapıp küme düşerken siz buradaydınız. Dolayısıyla bazı şeyleri doğru yorumlamak, okumak lazım" sözlerini sarf etti. “İnsanlar biraz hoşgörülü olmalı. Oyuncularımızın hakkını da kimseye yedirmem” Sağlam, sözlerine şöyle devam etti: "Biz yarın gideriz, başka yerde çalışır ekmeğimizi buluruz. Ama bu kadar önemli şehrin önemli takımı, tarihi olan bir takımı bu sebeplerden dolayı bu sıkıntıları yaşamamalı. İnsanlar biraz daha sabırlı ve hoşgörülü olmalı. Takım buradayken ne çocuklar ne biz bu muameleyi hak ediyoruz. Biz kazansaydık farkı 7 puan yapacaktık, 4 puanda kaldık. Bu kadar karamsarlığa düşüp, moral bozup, umutsuz tablo çizip ortalığı karıştırmanın, velveleye vermenin kimseye faydası olmayacak. Biz yine ayağa kalkarız. Eğer iyi değerlendirilirse bu gibi karşılaşmalar kaybettiğinden daha fazlasını kazandıracak değerler üretebilir. Bu yol engebeli. Kazanacağız, kaybedeceğiz, alttaki üsttekini yenecek. En ufak şeyde bunları yaşayacaksak; herkes bir daha düşünmeli. Neden mutsuz olduğunu, hiçbir şey beğenmediğini düşünmeli. Bizim yerimizde olmak isteyen, çok daha fazla para harcayan takımlar var. Bizim yaptığımız iş. Dolayısıyla biz kabul ediyoruz, tamam. Oyuncularımızın performansı da alt seviyede kaldı. Ama bu puanları da bu çocuklar elde etti. 16’ncı haftada da bunu şansla izah edemezsiniz. Ortada emek, mücadele ve gelinen nokta var. Oyuncularımızın hakkını da kimseye yedirmem. Bu seviyeye takımı onlar getirdiler. Kötü bir mağlubiyet aldık. Kötü bir gün yaşadık. Bu durumu iyi değerlendirebilirsek, gerekli dersleri çıkarabilirsek bundan sonrasını daha rahat hale getirebiliriz.” “Hiç umurumda değil. Neye inanırsam onu söylüyorum” Taraftara gösterdiği tepkinin kamuoyuna yansımasından sonra kendisine olan sevgiyi kaybetmekten endişe edip etmediğinin sorulması üzerine ise Ertuğrul Sağlam, “Valla hiç umurumda değil. Burada neye inanırsam onu söylüyorum. Bundan sonrasıyla alakalı; biz oluruz, olmayız. Hayat bu. Geçen yıl da Süper Lig’e sadece 3 puan fark varken gönderildik. Hayat devam etti. Ölmedik biz. Ben burada görevime devam edeceğim ama ilerleyen süreçlerde başka antrenörler de gelecek. Kocaelispor’un bundan sonraki süreçte bu kadar varlıkla, bu kadar taraftarla, bu kadar şehir gücüyle bunları başarmakla alakalı olarak bunları söylüyorum. Taraftarsa taraftar. Kendimizse kendimiz. İlk devre iyiydik, ikinci yarı kötü oynadık. Beceremedik, yapamadık. Kabul ediyorum. İğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batırıyoruz. Ama bu seviyedeki takımın bu muameleyi görmesi, teknik adamına o şekilde bağırılması normal mi? Bu işi toparlayacaksak daha olumlu, yapıcı ve sabırlı olmak lazım. Süper Lig’e çıkmanın en büyük adayıyız. Tamam insanlar üzüldü, biz de üzüldük, kahrolduk. Soyunma odasına bir girseniz cenaze evi gibi. Burada kafayı eğip karamsarlığa düşüp bu işi kurtaramayız. Yarın yine çalışmaya başlayacağız. Bu hatalardan nasıl arınabiliriz buna bakacağız” sözlerini kaydetti.
15 Aralık 2024 Pazar - 21:49
Mehmet Altıparmak: “Hak ettik ve kazandık”
Esenler Erokspor Teknik Direktörü Mehmet Altıparmak, Kocaelispor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Hak ettik ve kazandık” dedi. Trendyol 1. Lig’in 16. haftasında Esenler Erokspor, deplasmanda Kocaelispor’u 2-0 mağlup etti. Maçın ardından teknik direktör Mehmet Altıparmak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Altıparmak, “Galip gelmek çok güzel ama hak edenin kazandığı karşılaşma oldu. Maçın başından sonuna kadar. Bugün gerçekten takımımız futbol adına her şeyi yaptı. 4-5 haftadır kaybeden takımdık ama hepsinde bu futbolu oynadık. Çok gol kaçırdık. Bugün maçın başından sonuna kadar oyun sistemimiz hep aynı. Pasa dayalı futbolumuz var. Mümkün olduğunda hücum oynamaya çalışıyoruz. Ligin yeni takımlarındanız. Ama kulüp olarak ikinci senemiz. Oyun sistemi oturttuk. Gittiğimiz her yerde oynamaya çalışıyoruz. Kocaelispor lider. Bandırma’nın da kaybetmesinden sonra bizim maçı kazandıklarında öne geçeceklerdi. Ne oynayacaklarını biliyorduk. Önemli olan bizim ne yapacağımızdı. Düşündüğümüz her şeyi sahada yaptık. Çok daha farklı da kazanabilirdik. Mendes ve Markao’nun etkinliğini maçın başından beri yok ettik. Onlar olmayınca üstümüze gelemeyeceklerini biliyorduk. Pozisyon vermeden maçı bitirdik. Üstün oynadığımız maçı da kazandık. Kocaelispor büyük camia, önemli oyuncuları ve çok iyi hocası var. Bu tür kazalar yolda olur. Kocaelispor bunu atlatır. Çok iyi kadro ve müthiş bir taraftar var. Bizim için çok kritik bir maçtı. Alt taraftan bir an önce sıyrılıp yukarı çıkmak ve play-off oynamak. Bunun için nerede oynarsak oynayalım kazanmak için oynuyoruz. Hak ettik ve kazandık.”
15 Aralık 2024 Pazar - 21:12
Trendyol 1. Lig: Kocaelispor: 0 - Esenler Erokspor: 2
Trendyol 1. Lig’in 16. haftasında Kocaelispor, sahasında karşılaştığı Esenler Erokspor’a 2-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 3. dakikada Ahmet’in pasında ceza sahasında topla buluşan Oğulcan’ın şutunda kaleci Ekrem gole izin vermedi. 28. dakikada soldan Muharrem’in ortasında ceza sahası içinde Markao’nun kafa vuruşunda top üst direğe çarparak oyun alanına geri döndü. 36. dakikada sağdan Oğuz’un ortasında altıpas üzerinde Catakovic kafay topu ağlara gönderdi. 0-1 51. dakikada sol çaprazdan Turgay’ın pasında ön direkte Catakovic topu filelere yolladı. 0-2 78. dakikada Kocaelispor’un sağdan atağında Oğulcan’ın ceza sahası dışından pasında penaltı noktası üzerinde topla buluşan Caktas’ın şutu az farkla auta çıktı. Hakemler: Ümit Öztürk, Kadir Beyaz, Mehmet Şengül Kocaelispor: Gökhan Değirmenci, Ahmet Oğuz, Caner Osmanpaşa, Tarkan Serbest, Muharrem Cinan (Yunus Emre Gedik dk. 57), Pedrinho (Mesut Can Tunalı dk. 86), Josip Vukovic (Mijo Caktas dk.69), Barış Alıcı (Yusuf Cihat Çelik dk. 57), Oğulcan Çağlayan, Ryan Mendes (Mehmet Yılmaz dk.86), Markao Yedekler: Harun Tekin, Giorgi Beridze, Ahmet Sağat, Furkan Gedik, Onur Öztonga Teknik Direktör: Ertuğrul Sağlam Esenler Erokspor: Ekrem Kılıçarslan, Francis Nzaba, Metehan Mert, Sakıb Aytaç, Eşref Korkmazoğlu (Sefa Narin dk. 69), Ryan Jack, Tugay Kaçar, Oğuz Ceylan, Alper Karaman, Oscar Pinchi (Junior Fernandes dk. 73), Hamza Catakovic (Berkay Aydoğmuş dk. 87) Yedekler: Ege Baran Sahillioğlu, Ercüment Kafkasyalı, Altar Han Hidayetoğlu, Abuzer Gaffar Toplu, Jair Tavares Silva, Ertuğrul İdris Furat Teknik Direktör: Mehmet Altıparmak Goller: Hamza Catakovic (dk. 36 ve 51) (Esenler Erokspor) Sarı kartlar: Ahmet Oğuz (Kocaelispor), Ryan Jack, Sefa Narin (Esenler Erokspor)
15 Aralık 2024 Pazar - 16:32
"Belirsizlikle Barışmak: Kaygı ve Endişeyi Yönetmek"
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde (KOSTÜ) "Belirsizlikle Barışmak: Kaygı ve Endişeyi Yönetmek" adlı kitabı üzerine bir söyleşi gerçekleştiren Psikiyatrist-Yazar Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur, kaygı, endişe, özellikle zihinsel sağlık konularında bilgiler paylaştı. "Belirsizlikle barışık olmalıyız" Etkinlikte, öğrenciler belirsizlikle barışma, kaygıyı yönetme, ruhsal dengeyi sağlama yolları üzerine önemli ipuçları edinerek, psikolojik dayanıklılığı artırma ve stresle başa çıkma yöntemlerini konusunda farkındalık kazandı. Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur, özellikle kaygı ile endişeyi yönetme, belirsizlikle daha barışık yaşayabilme konusunda bilgiler aktararak, “Dünyanın gerçeklerine göre algılarımızı yeniden düzenlememiz gerekiyor. Herkesin kendi hayatında kontrol edebileceği kadarını kontrol edip, bilgilerini insan yararına kullanmayı öğrenmesi çok daha önemli” dedi. "Önemli bir deneyim" Yaşamın sadece iyi duyguları hissetmekten değil, tüm duyguları hissetmekten ibaret olduğunu da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Sungur, etkinliğin sonunda, kitabını imzalayarak öğrencilerle keyifli sohbet gerçekleştirdi. Katılımcılar, yazarla birebir iletişim kurma fırsatı bulurken, unutulmaz bir deneyim yaşadı. Zihinsel sağlık üzerine yapılan etkinlik, öğrencilere psikolojik destek ve rehberlik sağlama noktasında önemli adım oldu.
15 Aralık 2024 Pazar - 15:11
Uzmanından kritik uyarı: Diyabetin diş kaybı tehdidi
Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, diyabet ve ağız sağlığı arasındaki bağlantıya dikkat çekerek, diyabetli bireylerin diş kaybı yaşayabileceğinin altını çizdi. Diyabet hastaları için Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, kritik uyarılarda bulundu. Diyabetli hastaların diş problemlerinin normal bireylere göre 3 kay daha fazla olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özkan, sağlıklı beslenmeye dikkat çekti. Ayrıca diyabet hastalarının diş kaybetme riskinin de yüksek olduğunu dile getiren Özkan, tedavi yöntemlerini hakkında açıklamalarda bulundu. “Diyabetli bireylerde periodontal hastalık riski 2 ila 3 kat daha fazla” Diyabetli bireylerin periodontal hastalık riskinin 3 kat daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Birkan Özkan, “Diyabetin, periodontal hastalıkların hem şiddetini hem de ilerleyişini artırdığı artık bilimsel bir gerçek. Diyabetli bireylerde bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak, Periodontitis daha da hızlı ilerliyor. Diyabetli bireylerde periodontal hastalık riski 2 ila 3 kat daha fazla. Ayrıca periodontal enfeksiyonlar sistemik rahatsızlığı tetikleyerek insülin direncini artırıyor ve glisemik kontrolü zorlaştırıyor. Son yıllarda yapılan güncel bilimsel araştırmalar, periodontal tedavi sonrası diyabetli bireylerde HbA1c seviyelerinin 3-4 ay içinde anlamlı derecede düştüğünü gösteriyor. Bu düşüş, sadece ağız sağlığını değil, aynı zamanda hastanın genel sağlık durumunu da olumlu etkiliyor. Kandaki HbA1c Seviyesindeki yüzde 1’lik bir azalma, diyabete bağlı ölüm riskini yüzde 21 oranında azaltıyor. Bu, sadece bir diş eti tedavisiyle bile ne kadar büyük bir fark meydana getirebileceğimizi gösteriyor” dedi. “En önemli komplikasyonlardan biri diş kaybıdır” Diyabetin yol açtığı en önemli durumlardan birinin de diş kaybı olduğunu belirten Prof. Dr. Birkan Özkan, “Diyabetin yol açtığı en önemli komplikasyonlardan biri diş kaybıdır. Diyabetli bireylerde diş kaybı riski, hem doğrudan iltihabi süreçlerle hem de ağız hijyenine bağlı problemlerin artışıyla katlanarak büyür. Bu durum, çene kemiğinin erimesine ve çiğneme işlevinin kaybına yol açar. Çene kemiği erimesi sadece diş kaybına değil, yüz estetiğinde de bozulmalara neden olabiliyor. Diyabeti kontrol altına almak istiyorsak önce ağız sağlığını da bütüncül bir yaklaşımla ele almalıyız. Diş taşı ve plak varlığında, Diş taşı oluşumuna sebebin kaynağı bulunup tedavi edilmesi ve ardından diş taşı temizliği tedavileri (periodontal tedavi), diş eti sağlığını iyileştirirken, aynı zamanda glisemik kontrolü de iyileştirir. Periodontal tedavi seçeneklerinin 5 farklı tedavi seçenekleri içerdiği, gerekirse antibiyotik desteği de alınabilmesiyle diyabetli bireylerde olumlu sonuçlar doğuruyor. Bu tedavilerin profesyonel bir şekilde planlanması ve kişiye özel teşhis ve tedavilerinin yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Ağız sağlığı, sadece dişlerinizi değil, genel sağlığınızı da etkiler” Son olarak hastalık hakkında bilgi veren Prof Dr. Birkan Özkan, “Periodontal hastalık, çok yönlü ele alınması gerekmekle birlikte risk artıran faktörlerin iyi belirlenmesi gerekir. Periodontitis; sıklıkla kalıtımsal bir rahatsızlık olmasının yanı sıra, yaş artışı, kötü ağız bakımı, sigara içilmesi, obezite, sosyoekonomik durum, kronik sistemik rahatsızlıklar (Kalp damar hastalıkları, osteopöroz, diyabet) ile direk ilişkilidir. Sigara alışkanlığının da periodontal dişeti hastalığının ciddiyet seviyesivi artırmaktadır. Sigara içen diyabetik hastalarda periodontal hastalıklar, içmeyenelere göre daha ciddidir. Ayrıca hem aktif hem pasif sigara içiciler kalp damar hastalıklarında artmış bir risk durumuna sahiptir. Akdeniz diyeti ve DASH diyeti gibi sağlıklı beslenme modelleri, hem diyabet yönetiminde hem de ağız sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor. Ağız sağlığı, sadece dişlerinizi değil, genel sağlığınızı da etkiler. Diyabette glisemik seviye standardize edilirken Periodontal sağlık için de tavsiye edilen tedavilerin yapılması hem genel sağlık hem de ağız sağlığı açısından oldukça önem taşır. Bu yüzden, düzenli ve detaylı diş hekimi muayenesi ile erken tanı, kişiye özel tedavi planlaması yapılması ve ardından periodontitis tedavi seçenek sıralama ve aşamalarının muntazam belirlenmesi ile diyabetin getirdiği komplikasyonları en aza indirgeyebilirsiniz. Bu sayede bireyin yaşam kalitesini artırmakla birlikte hayat kurtarma potansiyeli de artar” şeklinde konuştu.
15 Aralık 2024 Pazar - 12:36
Dünyayı kasıp kavuruyor, sürekli ekrana maruz kalmak tetikliyor
Çok uzun yıllar boyunca 10 bin çocukta 2-4 oranında görülen, son yıllarda yapılan çalışmalarda ise 36 çocuktan 1’ine düşen otizm adeta dünyayı kasıp kavuruyor. Fazla ekrana maruz kalmanın otizmli tetikleyen unsunlar arasında olduğu düşünülürken konunun uzmanları, özel birey çocuğa sahip aileleri bilgilendirdi. Çok uzun yıllar boyunca nadir olarak görülen otizm, şimdilerde adeta dünyayı kasıp kavuruyor. Görülme sıklığı 10 bin çocukta 2-4’den, 36 çocukta 1’e kadar düştü. Nörogelişimsel bir rahatsızlık olarak kabul edilen otizmin belirtileri, erken yaşlarda eğitimle neredeyse tamamen ortadan kaldırılabiliyor. Ancak çocuğun eğitim almaması durumunda yaş ilerledikçe, otizmin belirtileri de ağırlaşıyor. Belirli bir yaştan sonra ise çocuğu bu durumdan kurtarmak neredeyse imkansız hale geliyor. Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, özellikle otizmin giderek artış gösterdiği bölgelerde aileleri bilgilendiriyor. Bu kapsamda Almanya’nın Stuttgart kentinde ’Otizme Farkındalık Paneli’ düzenlendi. Panele alanında uzman kişiler, akademisyenler, Almanya’da yaşayan özel gereksinimli bireylerin aileleri katıldı. Panelde, özel çocuklarda erken teşhis ve eğitimin hayati önemine vurgu yapılırken, özel eğitim hakkında bilgiler verildi. Ayrıca programda, özel çocukların aileleri yıllardır cevaplandıramadıkları sorularına cevap alma fırsatı buldu. "Sürekli ekrana maruz kalan çocuk risk altındadır" Özel gereksinimde risk durumlarını anlatan Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü’nden Doç. Dr. Alparslan Karabulut, "Kimler risk altındadır? Erken doğan bebek, ateşli hastalık geçirmiş olan çocuk, beslenmeyle ilgili sıkıntı yaşayan çocuk, iletişimle ilgili anne ya da o ortamdaki bağlamda çok fazla girdiye sahip olmayan çocuk, sürekli ekrana maruz kalan çocuk risk altındadır. Burayı oldukça genişletebiliriz. Bu alan oldukça önemlidir. Mesela genç annelik veya yaşlı annelik, 40 yaşın üzerinde annelik risk barındıran durumlardır. Doğum öncesindeki bakım eksikliği, vitamin veya bir takım eksiklikler risk durumunu doğurur. Annenin birtakım rahatsızlıkları riski ortaya koyar. Anne ve babanın çocukla iletişimi çok önemlidir. Genellikle ’anne’ denir ama babanın da iletişimi çok önemlidir. İkisiyle de sağlıklı iletişim kuramazsa çocuk risk altında olur. Yoksun kalma, çevresel yoksunluk, beslenmeyle ilgili yoksunluk gibi birçok şey bu işin içerisine girebilir. Kısa gebelik dediğimiz erken doğumlar, önemli riskleri ortaya koyar" dedi. "Otizm spektrum bozukluğu özelliği taşıyan her çocuk otizmli değildir" Otizm spektrum bozukluğu belirtileri taşıyan her çocuğun otizmli olmadığının altını çizen Karabulut, "Bazen taklitle ilgi sıkıntı yaşıyordur. Taklit bunların içerisinde en önemlisidir, özellikle 12. ayda. Çünkü biz öğrenmelerimizin büyük bir çoğunluğunu taklit ederek öğreniyoruz. Dolayısıyla taklitle ilgili sıkıntı yaşayan çocuklara, öncelikle bu becerilerin kazandırılması gerekiyor. Çünkü öğrenmeye hazır olmayan bireye bir şey öğretmeniz çok mümkün değil, onlardan bir tanesi de taklit. İlerleyen aylarda baktığımızda buna göz kontağı, isme tepki ekleniyor. Bunlar o çocuklardan beklenen normal şeyler. Fakat isme tepki vermiyor, bir şeyi göstermesi istendiğinde göstermiyor, kelimeleri dilin anlam boyutuyla ilgili yönerge veriyorsunuz o yönergeye bir tepki üretmiyor. Yine 5-10 kelime kullanması gerekirken kullanmıyor. 24 aydan büyük çocuklara baktığımızda sembolik oyun becerilerini, otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda görmek çok zor. Basit yönergeleri bile takip etmekte güçlük çekebiliyorlar ve edinilen becerileri çok çabuk yitirebiliyorlar" diye konuştu. "Düzenli şekilde uyuması ve ekran süresinin yapılandırılması gerekiyor" Normal gelişim gösteren çocukların geçtiği sürecin, büyüme gelişimi için en önemli adım olduğunu vurgulayan Karabulut, "Fiziksel olarak büyüyor, kafa da büyüyor, haliyle beyin de büyüyor. Beynin kapasitesi de her geçen gün artıyor ve bu süreçte normal gelişim gösteren çocuk bütün her şeyi duyusal kaydıyla kaydediyor. Alıcıları çok açık, sesler duyuyor ve bu sesleri anlamlandırıyor. Konuşmaya başlıyor, ifade ediyor, iletişim kuruyor, bilgi veriyor, bilgi istiyor, yardım ediyor, yardım istiyor, selamlaşıyor. En son, hayali ve sembolik oyuna doğru giden bir süreçten bahsediyoruz. İletişim işlevlerinin tamamını yerine getirebiliyor. Gelişim geriliği olan çocuklar ise bunların hepsinde sıkıntı yaşıyor. Düzenli bir şekilde uyuması gerekiyor, doğru şekilde beslenmesi gerekiyor, ekran süresinin yapılandırılması gerekiyor. Doğru bir şekilde yapılandırırsak, izlediklerini kontrol altına alırsak o yaş grubuna uygun içeriklerin izlenmesini sağlayabilirsek büyüme ve gelişimlerini oldukça kontrol altın almış oluruz" şeklinde konuştu. "Anne karnında başlar, ölüme kadar devam eder" Gazi Üniversitesi’nden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Özkubat ise, otizm belirtileri taşıyan 0-3 yaş gruplarındaki çocukların erken tanı alıp, eğitime başlamaları gerektiğine dikkat çekti. Bu çocukların özellikle dil ve iletişim becerilerinin güçlendirilmesinin özel eğitimle sağlanabileceğini söyleyen Özkubat, "Çocuğun bağımsız bir şekilde yaşamasını sağlamak ya da başkalarına en az düzeyde bağımlı olarak yaşamlarını devam ettirmede erken eğitimin önemi çok büyük. Çocuğun uzun bir eğitim yaşamı var. Akranlarıyla birlikte eğitim gördüğü bir süreç var. Kaynaştırma, bütünleştirme ortamları diyoruz. Burada bir çocuğun kaynaştırma, bütünleştirme ortamlarında yer alabilmesi, çocukların var olan becerileriyle doğrudan ilişkili. Erken dönemde eğitim almış çocuklarımız kaynaştırma, bütünleştirme ortamlarında daha fazla yer alabiliyorlar. Bu da onların sosyal becerilerini geliştirme, sosyal iletişim davranışlarını güçlendirme konusunda oldukça önemli. Nörogelişimsel yetersizlikler anne karnında başlar, ölüme kadar devam eder, fakat etkilerini en aza indirmek mevcuttur" ifadelerini kullandı. Türk eğitmenler anlattı, Avrupalı aileler dinledi Atlantis Özel Eğitim Merkezi’nin yöneticisi Mehmet Ali Kaşka, düzenlenen seminerde ailelerin özel eğitim konusunda bilgilendirildiğini anlattı. Ailenin, özel eğitimde önemli bir yer edindiğine dikkat çeken Kaşka, "Bir çocuğu geleceği, anne ve babanın vereceği kararla yeşerecek, yada kararacaktır. Ailelere özel eğitimle beraber çocukların ne kadar güzel gelişebileceklerini anlatmaya gayret ettik. Özel eğitimle derhal buluşmaları gerektiğinin önemini ifade etmeye çalıştık. Tabii ki Türk eğitmenlerle beraber geldik, ülkemizi de bu anlamda gururlandırdık. Türk eğitimcilerin Avrupa’da ne kadar önemli olduklarını, ne kadar güzel işler yaptıklarını anlatmış olduk. Bu hem sağlık, hem eğitim turizmi anlamında, teknolojik ve bilimsel anlamda ülkemizin önde gittiğini duyurma şansı buluyoruz" dedi. Erken tanı ve eğitimin önemine değinen Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Eğitim Koordinatörü Ebru Gerçek ise "Erken müdahaleyle çocuklarımıza dokunarak gelişimlerinde hem güzel bir yol kat etmeyi hedefliyoruz hem de hızlı ilerlemeleri sağlamaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
15 Aralık 2024 Pazar - 12:06
Gıda OSB Başkanı Başol: "Son 3 patlatmamız kalmıştı, onu da patlatmayacağız"
İnşaat çalışması sırasında patlatılan dinamitlerle ilgili konuşan Kandıra Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mehmet Başol, konunun detaylarını anlattı. Başol, patlamalara son verdiklerini ifade etti. Kocaeli-Kandıra yolunda bir süredir devam eden Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi inşaat çalışmalarında, sert zemini yumuşatma çalışması yapılabilmek için dinamit patlatma işlemi gerçekleştirildi. Bunun üzerine çevrede yaşayan mahalle sakinleri, evlerinde hasarın meydana geldiğini iddia etti. Konuya açıklık getiren Kandıra Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Başol, patlatmalardan kaynaklı hasarların tespit çalışması yapıldığını ve bu hasarların giderileceğini ifade etti. Patlatmanın iyi bir şey olmadığını dile getiren Başol, "Biz yaklaşık 2 yıldır patlatma yapıyoruz. Patlatma iyi bir şey değil, ses çıkartıyor, insanları ürkütüyor ama biz ne yaptık; iki yılda bitmesi gereken işi 4-5 yıla yayarak patlatmanın dozunu düşürdük. İlk patlatmadan itibaren araştırmalarımızı, tespitlerimizi yaptık ve bölge de yaşayanlara dedik ki; ’patlatmalar bitsin, hepinizin hasarlarınızı gidereceğiz.’ Bizim bu konuda bir itirazımız yok. Her patlatmadan sonra hasar tespit çalışması yaptık. Ciddi bir hasar yok ama biz ne hasar varsa bunu gidereceğiz. Zaten ekiplerimiz bölgede inceleme yapıyor" dedi. "Patlatmalara son verdik" Dinamit patlatmalarına son verdiklerini ifade eden Başol, "Son üç patlatmamız kalmıştı, onu da patlatmayacağız. Bundan sonraki süreçte incelemelerimizi yapacağız. Patlatmadan dolayı bir hasar oluşmuşsa veya kişi patlatmadan olmamış ama böyle iddia ediyorsa vatandaşı mağdur etmemek için hasarının onarımını sağlayacağız. Kandıra Gıda İhtisas Organize Sanayi olarak biz verdiğimiz sözü tutarız. Biz Kandıra’yı kalkındırmak için orada fabrika yapıyoruz" diye konuştu. 84 yatırımcının olduğunu ifade eden Başol, "Orada yatırımcılarımızın hepsinin hayali üretim yapmak. Hem iç piyasaya, hem de dünyaya ihracat yapmak. İlk fabrikamız faaliyete geçti ve çok güzel soslar üretiyor. Hem iç piyasaya, hem de dünyaya ihracatını yapıyor. 2025 yılında 10-15 fabrika daha faaliyete geçecek" ifadelerini kullandı. "Köylülerle ve yatırımcılarla iş birliği içerisindeyiz" Bölge insanıyla ve yatırımcılarla iş birliği içerisinde olduklarını dile getiren Mehmet Başol, "Biz köylülerle, yatırımcıyla birlik beraberlik içerisindeyiz. Ayrıca bu projenin şöyle bir önemi var; köylülerin ürettiği tüm ürünleri satın alacağız. Hem de istihdam sağlayacağız. Bu projede 9 bin işçi çalışacak" şeklinde konuştu. Bölgede yaptıkları patlatma faaliyetlerinin, gerekli tüm makamlardan izin alındıktan sonra gerçekleştiğini ekleyen Mehmet Başol, "Patlatmalardan dolayı çok dikkatli olduk ve her şey izinli. Jandarma kontrolünde Kocaeli Valiliği’nin izni ile yapılıyor. Patlatmadan önce bütün tedbirler alınıyor, patlatmanın öncesinde ve sonrasında jandarma ekipleri çevreyi inceliyorlar, değerlendiriyorlar. Tabi ki patlatma psikolojik olarak iyi bir şey değil, insanları rahatsız eden bir şey bundan biz de mutlu değiliz ama arazi öyle bir şey ki, bazı kayaları patlatmadan sökemiyoruz. 2 milyon metreküp kazıyı patlatmak mecburiyetinde kaldım" dedi.
15 Aralık 2024 Pazar - 09:32
İsrafa karşı yeni çözüm
Gebze ve Körfez ilçelerindeki köy içi yollarına dayanıklı ve sökülüp yeniden kullanma özelliği olan kilit parke taşı döşeniyor. Böylece kamu kaynakları yerinde kullanılarak, israfın önüne geçilmiş oluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, köy içindeki yolları dayanıklı ve uzun ömürlü olması sebebiyle kilitli parke taşlarıyla yeniliyor. Çalışmalarla hem yollar güzel bir görünüme kavuşuyor hem de parke taşlarının sökülüp yeniden kullanma özelliği ile israfın önüne geçilmiş oluyor. Dayanıklılığı ve uzun ömürlü olması dolayısıyla tercih edilen kilit parke taşları, ileride muhtemel altyapı çalışmaları veya iklimsel şartlar sebebiyle yollarda bozulmalar yaşansa bile, sökülüp yeniden kullanılabiliyor. Sökülen taşların başka yerlere de serimi yapılabiliyor. Böylece kamu kaynakları yerinde kullanılarak, israfın önüne geçilmiş oluyor. Bu kapsamda, Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, Gebze Hatipler Mahallesi’nde 8 bin metrekarelik kilit parke taşı serimi gerçekleştirdi. Körfez ilçesi Karayakuplu Mahallesi’nde ise altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yollar, parke taşı döşenerek yenileniyor.
15 Aralık 2024 Pazar - 09:11
Restoran alevlere teslim oldu
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde alev alev yanan restoran kullanılamaz hale geldi. Yenişehir Mahallesi Demokrasi Caddesi’nde bulunan bir restoranda sabaha karşı saat 04.30 sıralarında bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. Alevleri gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarıyla olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede adrese gelen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürdü. Yangın sebebiyle restoran kullanılamaz hale geldi. Yangının çıkış sebebinin belirlenebilmesi için inceleme başlatıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder