Yerel Haberler
Konya
24 Nisan 2026 Cuma - 16:42 İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni Konya’da kapılarını açıyor İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni 4-6 Mayıs 2026 tarihlerinde Konya’da gerçekleştirilecek. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün öncülüğünde düzenlenecek olan "İmam Hatip Okulları Büyük Türkiye Şöleni", yarım asra yaklaşan köklü mesleki yarışma geleneğini, interaktif bir eğitim, kültür ve sanat şölenine taşıyor. İmam Hatip Okulları, gençleri bilimsel ve teknolojik donanımla birlikte milli ve manevi değerlerle yetiştirerek geleceğe hazırlarken, sanattan spora, teknolojiden yabancı dile kadar hayatın farklı alanlarında öncü bir "medeniyet atölyesi" niteliği kazandı. 40 yılı aşkın geçmişe sahip mesleki yarışmalar ise bu yıl, herkesin değer ürettiği ve katılımın deneyime dönüştüğü daha kapsayıcı bir organizasyona dönüşecek. Selçuklu Belediyesi Selçuklu Kongre Merkezi’nde eş zamanlı oturumlar ve halka açık katılımla gerçekleştirilecek olan kültür şöleninde üç gün boyunca; katılımcılar ve ziyaretçiler sergilerden deneyim atölyelerine, tiyatrodan spora, konserlere, fuaye alanındaki pek çok etkinliklerin bir parçası olma ve deneyimleme imkanı bulacak. Ayrıca katılımcı ve ziyaretçiler Türkiye Yüzyılı Maarif Vizyonu ve program çeşitliliği kapsamında fen ve sosyal bilimler, dil, sanat, spor, teknoloji ve çocuk gelişimi programları ile çift kanatlı yetişen imam hatip öğrencilerinin yıl boyunca hazırladıkları özgün çalışmaları sergiledikleri stantlarda okulları tanıma imkanı bulacak.
Konya Yeni Motorlu Sanayi Sitesinde kura çekiliş tarihi belli oldu
09 Aralık 2025 Salı - 20:01 Konya Yeni Motorlu Sanayi Sitesinde kura çekiliş tarihi belli oldu Konya’da Yeni Motorlu Sanayi Sitesi projesinde hak sahiplerinin kura çekilişi 2026 yılının mart ayında yapılacak. Konya Tornacılar Kaynakçılar ve Oto Tamirciler Odası Başkanı Emin Baranok, Türkiye’de ilk kez "Sıfır Atık" konseptiyle hayata geçirilecek olan Konya Yeni Motorlu Sanayi Sitesinde hak sahiplerinin iş yerleriyle ilgili kura çekiminin 2026 yılının mart ayında gerçekleştirileceği duyurdu. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Karabacak ve Tornacılar Kaynakçılar ve Oto Tamirciler Odası Başkanı Emin Baranok, bir dizi programa katılmak üzere için Konya’ya gelen Çevre Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur ile görüştü. Görüşmede hak sahiplerinin iş yerleriyle ilgili kura çekiminin 2026 yılının mart ayında gerçekleştirileceğini duyuran Tornacılar Kaynakçılar ve Oto Tamirciler Odası Başkanı Emin Baranok, "Yeni Motorlu Sanayi Sitesi, Konya esnafı için beklenen en büyük yatırımlardan biridir. Bugün gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, projenin kura çekiliş tarihinin kesinleştiğini memnuniyetle belirtmek isterim. Yeni sanayi sitesi için kura çekilişi 2026 yılının mart ayında yapılacaktır. Bu tarih, hem esnafımız hem de sektörümüz için yeni bir başlangıcın miladı olacaktır. Modern, çevre dostu ve sürdürülebilir bir sanayi sitesine kavuşmak hepimizin ortak hayaliydi. Bugün bu hayal için çok kritik bir adım atılmıştır" dedi Başkan Baranok açıklamasının sonunda, projeye verdikleri destek ve katkılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur’a, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a ve Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muharrem Karabacak’a teşekkür etti.
Bakan Kurum: "350 bin yuvamızın anahtarlarını teslim ettik, 453 bin konutumuzu da yıl sonuna kadar tamamlayacağız"
09 Aralık 2025 Salı - 19:43 Bakan Kurum: "350 bin yuvamızın anahtarlarını teslim ettik, 453 bin konutumuzu da yıl sonuna kadar tamamlayacağız" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, asrın felaketi sonrası 11 ilde başlattıkları asrın inşa seferberliğinde artık son aşamaya gelmenin huzurunu, mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Vatandaşlarımızın yüzde 80’i evlerine kavuştu. 350 bin yuvamızın anahtarlarını teslim ettik, 453 bin konutumuzu da yıl sonuna kadar tamamlayacağız" dedi. Çeşitli programlara katılmak üzere Konya’ya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Konya’nın Karapınar ilçesinde Belediye Yeni Hizmet Binası açılışı ve Tarihi Sultan Selim Çevresi Kentsel Dönüşüm Projesi Temel Atma Törenine katıldı. Programda konuşan Bakan Murat Kurum, "Selçuklu’nun emanetini omuzlarında taşıyan Karapınar’ımız ilimle, sporla, güzelliklerle anılsın. Açılışını yapacağımız, temelini atacağımız bu güzel eserlerle hedefimize bir adım daha yaklaşacağız. Hem şehrimizin ihtiyaçlarına cevap verecek hem de hemşehrilerimize daha kaliteli hizmet sunmanın kapılarını açacağız. Açılışını yapacağımız yeni belediye hizmet binamız; teknolojik altyapısıyla, vatandaşlarımızın işlemlerini kolaylaştıran düzenlemeleriyle, personelimizin daha verimli çalışabileceği alanlarıyla ve şık mimarisiyle Karapınar’ımızın geleceğine yakışır bir eser oldu. Bugün ayrıca, çok önemli bir projenin daha başlangıcına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Karapınar’ın kimliğini oluşturan Tarihi Sultan Selim Camii Çevresi Projesi’nin de temel atma törenini gerçekleştireceğiz. İnşallah burada da TOKİ’mizle; 51 konut, 249 dükkan, Kur’an Kursu ve kapalı otoparkımızı hızla yapacak ve 2026 yılında sizlere teslim edeceğiz. Camimizin çevresindeki tüm köhneleşmiş yapıları yıkarak, burayı yeni bir meydan olarak tasarlayacağız; böylece hem camimizi ön plana çıkaracak hem de bölgemizi sosyal ve kültürel açıdan daha da canlandıracağız. Karapınar’ın kalbi bu alan hemşehrilerimizin uğrak mekanı olacak" dedi. Bakan Kurum, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımızın müjdesini verdiği Yüzyılın Sosyal Konut Projesi’nde; Konya’mızda 15 bin 200 sosyal konut inşa edecek; bu konutların 300’ünü de baba ocağımız Karapınar’ımıza yapacağız. Konya Büyükşehir Belediyemizle yeni bir adım daha atıyor; Türkiye’de; Dünya’nın ilk Yerel Yönetim Yeşil Kira Sertifikası İhracını GES projesi kapsamında hayata geçiriyoruz. İnşallah bu yeni modelle birlikte; hem vatandaşımıza kazanç elde etme imkanı veriyor hem de Konya’mıza ve ülkemize değer katma fırsatı oluşturuyoruz. Ben; tüm bu projelerimizin Konya’mız için, hemşerilerimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum." "350 bin yuvamızın anahtarlarını teslim ettik, 453 bin konutumuzu da yıl sonuna kadar tamamlayacağız" Bakan Murat Kurum, bir yandan Konya’yı ve Karapınar’ı bu eserlere kavuştururken, bir yandan da 81 ilin neye ihtiyacı varsa, milletin beklentisi neyse onu karşılayacak adımları kararlılıkla attıklarını belirterek, "Özellikle de asrın felaketi sonrası 11 ilimizde başlattığımız asrın inşa seferberliğinde artık son aşamaya gelmenin huzurunu, mutluluğunu yaşıyoruz. 6 Şubat sonrasında bildiğiniz gibi hemen kolları sıvadık ve o gün bu gündür 7/24 esasıyla çalışıyoruz. Gelinen noktada çok büyük bir aşama kaydettik. Vatandaşlarımızın yüzde 80’i evlerine kavuştu. 350 bin yuvamızın anahtarlarını teslim ettik, 453 bin konutumuzu da yıl sonuna kadar tamamlayacağız. İnşallah 27 Aralık’ta; Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle, son anahtar teslim törenimizi büyük bir gurur ve huzurla yapacağız. Ülkemizle, milletimizle, liderimizle gurur duyuyoruz. Deprem bölgesinde; dünyanın en hızlı ve en büyük konut seferberliği tamamlanmıştır. Türkiye, deprem bölgesinde tek kelimeyle destan yazmıştır" diye konuştu. TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur ise, "Bakanımız Murat Kurum’un riyasetinde Toplu Konut İdaresi olarak Karapınar başta olmak üzere Konya’mıza yüzlerce projeyi kazandırdık. Binlerce konut üreterek vatandaşlarımızın kullanımına sunduk. Karapınar ilçemizde bugün temelini atacağımız konutların dışında Zafer Mahallesi’nde 218 konut, 8 dükkan, Hotamış Mahallesi’nde 100 konut ve İslik Mahallesi’nde 52 konutun inşaatları devam etmektedir. Cumhurbaşkanımızın 24 Ekim’de ilan ettiği 500 bin konutluk Yüzyılın Sosyal Konut Projesinde Konya’da toplamda 15 bin 200 konut, Karapınar’a ise 300 konut daha inşa edeceğiz" şeklinde konuştu. AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen ise, Konya’ya ve Karapınar’a yapılan çalışmaların hayırlı olmasını diledi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, Konya modeli belediyecilik anlayışıyla üretmeye, çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Karapınar’a kazandırılan Belediye Yeni Hizmet Binasının ve Tarihi Sultan Selim Çevresi Kentsel Dönüşüm Projesi Temel Atma törenin hayırlı olmasını diledi. Konya Valisi İbrahim Akın ise, Konya’nın her ilçesinde olduğu gibi Karapınar’daki dönüşüm iradesinin de güçlü şekilde devam ettiğini belirtti.
Konya tarihinin en kapsamlı kentsel dönüşüm projesini Bakan Kurum açtı
09 Aralık 2025 Salı - 18:15 Konya tarihinin en kapsamlı kentsel dönüşüm projesini Bakan Kurum açtı Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi, Meram tarihinin en büyük Konya tarihinin de en kapsamlı dönüşüm adımlarından biri olan "Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi"nde adım adım finale yürüyor. 6 etaptan oluşan dev projede ikinci ve tescilli ada etabından sonra birinci etabın açılışı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum; "Suriçi’ndeki kentsel dönüşümün yalnızca bir mimari yenileme değil, aynı zamanda bir medeniyet iddiasıdır. Burası tarihi mirasın modern şehircilikle buluşturulduğu Türkiye’nin şehircilik vizyonuna Konya’dan vurulan bir imza ve bir mühürdür" dedi. Konya’nın kalbinde yürütülen Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi’nde üçüncü büyük adım da tamamlandı. Meram Belediyesi tarafından sürdürülen dev dönüşüm projesinin 1. Etabı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katıldığı törenle hizmete açıldı. Toplam 163 bin metrekarelik alanda sürdürülen ve toplamda 5.5 milyar maliyeti ile Konya’nın en kapsamlı dönüşüm projesi olarak tarihe geçecek. Konya tarihinin en kapsamlı dönüşümünde sona yaklaşılıyor Meram Belediyesinin yürüttüğü, Konya tarihinin en büyük kentsel dönüşüm hamlelerinden biri olan Suriçi projesi, toplam 6 etaptan oluşuyor. 2. Etap ve Tescilli Ada Etabının ardından 1. Etabın da açılmasıyla bölgedeki dönüşümde üçüncü final gerçekleşmiş oldu. Bakan Murat Kurum, 1. Etapta yer alan iş yerlerinin anahtarlarını hak sahiplerine teslim etti. Meram Belediyesi Suriçi Dönüşüm Projesi 1. Etabının açılışı Konya Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge’nin yaptığı dua eşliğinde kesilen kurdele ile gerçekleştirildi. Açılış töreninde konuşan Bakan Murat Kurum, Suriçi’nde yapılan çalışmaların yalnızca bir yenileme değil, ‘bir medeniyet iddiası’ olduğunu belirterek, projenin Türkiye’nin şehircilik vizyonuna Konya’dan vurulan mühür niteliğinde olduğunu ifade etti. "Suriçi; bir mimari yenileme değil, bir medeniyet iddiasıdır" Suriçi Çarşısı’nın Konya’nın ruhunu temsil eden eşsiz bir alan olduğunu belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bugün çalışmalarımızın devamı için Suriçi’ndeyiz. Bakanlığımız, Büyükşehir Belediyemiz ve Meram Belediyemizle birlikte Konya’nın asırlık hafızasını bir kez daha gün yüzüne taşıyoruz. Burada; tam 163 bin metrekarelik bir alanda kapsamlı bir çalışma başlattık. Şu ana kadar 3 adada yapısal peyzaj çalışmalarının tamamını bitirdik. Şükran Mahallesinde birinci etabında 307 dükkan ve ofisi tamamladık. Bu proje sadece bir mimari yenileme çalışması olmamıştır. Bu projeyle birlikte Selçuklu’dan miras kalan en büyük hamam kalıntısını şeffaf bir kubbenin altında koruyoruz. Buraya gelen her misafir; tarihi bir hamamın sadece izlerini görmeyecek, Selçuklu’nun heybetini hissedecek ve burada Mevlana şehrinin maneviyatını teneffüs edecek. Bu proje bir vizyon eseridir, bir medeniyet iddiasıdır. Özellikle de jeodezik cam kubbemiz, sadece Selçuklu mirasını değil geleceğimizi de koruyacak; Türkiye’nin şehircilik vizyonuna Konya’dan vurduğumuz bir imza olacak. Ben şimdiden eserimiz, Konya’mıza, ülkemize, şehirlerimizin geleceğine hayırlı uğurlu olsun diyorum" dedi. Kurum, birinci etapta 307 iş yerinin Selçuklu mimarisine uygun olarak yenilendiğini, bölgenin sur kalıntıları, kapılar ve camileriyle birlikte Konya’nın tarihî özeti haline geldiğini söyleyerek Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş’a ve projede emeği geçen tüm isimlere teşekkür etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Konya’ya yaptıkları yatırım tutarının 229 milyarı geçtiğini, 81 ilde 10 milyon vatandaşı güvenli konutlara kavuşturduklarını, TOKİ aracılığıyla 5 milyondan fazla kişinin ev sahibi olduğunu hatırlattı. Başkan Kavuş: "İki bin yıllık tarih de ihya oldu" Açılış öncesi projeyi değerlendiren Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Suriçi’nin şehrin ortasında 163 bin metrekarelik kadim bir alanı yeniden ayağa kaldırdığını belirterek, burada Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan tarihî mirasın modern şehircilikle bütünleştiğini vurguladı. Suriçi’nin, Türkiyenin en değerli dönüşüm ve yenileme projelerinden birisi olduğunu belirten Başkan Kavuş, "Burayı değerli kılan sadece 5.5 milyar TL’yi aşan maliyeti değil. Burası 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı. Nereye kazma vursak altından tarih fışkırdı; İconium döneminden Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı. Bir taraftan dönüşüm yaparken diğer taraftan iki bin yıllık tarihi ihya ettik" şeklinde konuştu. Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, projenin yalnızca fiziksel bir dönüşüm olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı; "Suriçi, bir kentsel dönüşümden öte bir medeniyet tasavvurudur. Dönüşüm alanında 467 yapı, 690 parsel, bin 720 bağımsız bölüm ve 3 bin 151 hisseyi kapsayan çok büyük bir çalışma yürütüyoruz. Konya’nın en kıymetli alanını geleceğe taşıyoruz." Başkan Kavuş, açılışı yapılan 1. Etapta 21 bin metrekare alanda 158 dükkan ve 149 ofisin hayata geçirildiğini, Selçuklu döneminin en büyük hamam kalıntısının ise jeodezik cam kubbe ile korunarak şehrin yeni simgelerinden birine dönüştürüldüğünü söyledi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Suriçi’nin Konya için tarihî bir kırılma noktası olduğunu belirterek, Mevlana Çarşısı, Altın Çarşı ve Suriçi Çarşısı’nda atılan adımların Konya’ya yeni bir soluk getirdiğini söyledi. Altay, Larende Caddesi’nde yapılan çalışmalarla Konya’nın dış surlarının yeniden ortaya çıkarıldığını da sözlerine ekledi. Bakan Murat Kurum ve açılışa katılan protokol, törenin ardından işyerlerini ve alanda bulunan tarihi eserler ile jeodezik cam kubbe ile kapatılan Selçuklu Döneminin en büyük hamam kalıntısını gezdiler.
Bakan Murat Kurum’a mezun olduğu Selçuk Üniversitesi’nden fahri doktora
09 Aralık 2025 Salı - 17:07 Bakan Murat Kurum’a mezun olduğu Selçuk Üniversitesi’nden fahri doktora Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a Türkiye genelinde afet ve şehircilik gelişimi alanındaki başarılı çalışmalarından dolayı Konya’da mezun olduğu Selçuk Üniversitesi tarafından fahri doktora ünvanı verildi. Selçuk Üniversitesi Sultan Alparslan Kültür Merkezi 30 Ağustos Salonu’nda düzenlenen fahri doktora takdim törenine katılım yoğun oldu. Törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yıllar önce öğrencisi olduğu Selçuk Üniversitesi’nin düzenlediği fahri doktora takdim töreninde bulunmakta duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Üniversiteler, kuruldukları şehrin mirasını geleceğe taşıyan güzide kurumlardır. Selçuklu başkenti Konya’mızın ruhunu her yönüyle sindirmiş, ülkemizin en saygın ilim ve irfan ocağı olmuş Selçuk Üniversitemiz, bunun en güçlü örneklerinden biridir. Çünkü, asırlardır alim ile devlet adamı arasındaki köklü bağ bu topraklarda serpilmiş, gelişmiş ve bir kültür haline gelmiştir. Bu bakımdan Konya, hem devleti hem ilmi, hem devlet adamını hem de alimi temsil eden bir medeniyet merkezidir. Üniversite yıllarımda ve sonrasında üstlendiğim her görevde, bu şehrin tecrübesi ve bu okulun kazandırdığı bilinç, daima yol göstericim olmuştur. Bu nedenle, Selçuk Üniversitesi’nin takdir ettiği bu fahri doktora ünvanını, her zaman gururla, onurla, şerefle taşıyacağım" dedi. "İlim sahibi olmak da devlet adamı olmak da ayrıcalık değildir" Bakan Murat Kurum şöyle devam etti: "İlim sahibi olmak da devlet adamı olmak da ayrıcalık değildir. Büyük bir sorumluluktur ve ancak memleket için üretmekle, millet için çalışmakla anlam kazanır. Ben de bu anlayışla, hep üreten, hep çalışan tarafta olmaya gayret gösterdim. Bildiğiniz gibi, 2023 yılında yaşadığımız depremlerden bu yana önceliğim, tüm gayretim, hedefim depremi yaşayan 11 ilimizi bir an evvel ayağa kaldırmak oldu. Hamdolsun artık, yaşadığımız asrın felaketinin tüm izlerini geride bırakıyoruz. Şu an halihazırda, 11 ilimizde, 174 ayrı alanda 3 bin 481 şantiyede, 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimizle birlikte 7 gün 24 saat arı gibi çalışıyoruz. Kısa bir süre önce 350 bininci yuvamızı tüm sosyal donatılarıyla, parkları, bahçeleriyle birlikte afetzede vatandaşlarımıza teslim ettik. Yani afetzede kardeşlerimizin yüzde 80’ini evlerine kavuşturduk. İnşallah yıl bitmeden 453 bin konutumuzun tamamını ve hatta daha da fazlasını teslim edeceğiz. Artık gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye, asrın felaketini, bir şehircilik destanına dönüştürmüş azimdir, kararlılıktır. Deprem bölgesinde saatte 23, günde 550 konut inşa eden adeta bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden kuran ülkemizle gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz, şeref duyuyoruz. Ve elbette milyonlarca afetzede kardeşimize yeni yuvalarını sunma yolunda, bu güzel millete hizmetkar olma yolunda bizleri yetiştiren hocalarıma çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Bakan Kurum, "Dirençli şehirler, dirençli Türkiye" hedefine doğru emin adımlarla yürüdüklerini belirterek, "Bunu hem kentsel dönüşüm hem sosyal konut projeleriyle gerçekleştiriyoruz. Şu ana kadar tam 1 milyon 750 bin sosyal konutumuzu vatandaşlarımıza teslim ettik. 5 milyondan fazla dar gelirli kardeşimizi yeni yuvalarına kavuşturduk. ’Ev Sahibi Türkiye’ temasıyla ilan ettiğimiz 500 bin sosyal konut projemize başvuruların başladığı 10 Kasım’dan bugüne, iftiharla söylüyorum ki 5 buçuk milyon vatandaşımız müracaat etmiştir. Yüzyılın Konut Projesi, bu katılım sayısıyla Cumhuriyet tarihi boyunca kamu eliyle başlatılan projeler arasında, en yüksek başvuruya mazhar olan proje olarak şehircilik tarihindeki yerini almıştır. Bu projemizi hiçbir ayrım gözetmeksizin ülkemizin dört bir yanına yaygınlaştırdık" şeklinde konuştu. "Ülkemizi iklim değişikliği konusunda da direksiyona geçirecek önemli bir gelişme daha olacak" Sıfır Atık projesi çalışmaları hakkında bilgi veren Kurum, "Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde gerçekleştirdiğimiz Sıfır Atık projemiz sınırları aştı ve dünyada da bir marka halini aldı. Bu yıl dünyada ülkemizi iklim değişikliği konusunda da direksiyona geçirecek önemli bir gelişme daha olacak. Ülkemiz 2026 yılında, COP31’in ev sahibi olmuştur. Önümüzdeki yıl tüm dünyayı insanlığın, kıtaların ve medeniyetlerin buluşma noktası olan cennet vatanımızda, Antalya’mızda ağırlayacağız. COP31 zirvesine ev sahipliğini çok uzun gayretlerin, dünyamıza karşı hissettiğimiz sorumluluğun, yıllar süren müzakere ve istişarelerinin ve tarihimizin en kapsamlı iklim diplomasisi sonucunda kazandık" diye konuştu. "Selçuk Üniversitesi bizim kıymetlimiz çünkü öğrenciliğimiz bu sıralarda geçti" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, "Selçuk Üniversitesi bizim kıymetlimiz çünkü öğrenciliğimiz bu sıralarda geçti. Bakanımızla aynı üniversiteden aynı bölümden mezun oldum. Çok kıymetli hocalarımızdan çok şeyler öğrendik ve hayatımız boyunca Selçuk Üniversitesi bize rehberlik etti. Bugün bakanımız adına çok anlamlı bir gün. Ben biliyorum ki başka üniversitelerden de fahri doktoralar aldı ama insanın mezun olduğu üniversite, okuduğu sıralar, eğitim aldığı üniversiteden fahri doktora almak çok kıymetli. Onun için rektörümüze ve senatomuza tüm Konyalılar adına teşekkür ediyorum. Bakanım size de hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. "Kendisine takdim edeceğimiz fahri doktora payesinin hayırlı olmasını diliyorum" Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ise, "Bakanımıza takdim edeceğimiz doktora payesinin temelinde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, şehirlerimizi daha dayanıklı, çevreye duyarlı ve daha müreffeh yaşam alanlarına dönüştürme iradesi, insanımızın en temel ihtiyacı olan konutlara en uygun şekilde erişimini sağlayan projelere öncülük etmesi bulunmaktadır. Türkiye’nin yalnızca metropollerinde değil, en küçük ilçelerine kadar hayata geçirilen dönüşüm ve konut projeleri, şehirleri sosyal dokusuyla bir bütün olarak ele alan stratejik bir bakış açısını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Konya’da Bakanımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’ın yürüttüğü uyumlu çalışmalar sonucu hayata geçirilen projeler, şehrimizin mimarisini, kültürel dokusunu ve sosyal yaşamını güçlendirmiştir. Senatomuzun kararıyla takdim edilecek fahri doktora payesi, Bakanımızın ülkemize kazandırdığı yüksek nitelikli hizmetlerin akademik ve kurumsal bir takdiridir. Bakanımız Murat Kurum’un, özellikle asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat Depremlerinin ardından 11 şehrimizde milyonlarca insanın yeniden güvenli, sıcak yuvalarına kavuşması için gösterdiği dirayetli duruş, milletimizin hafızasında asla unutulmayacak bir yer edinmiştir. Bakanımıza ülkemize, şehrimize ve üniversitemize sunduğu değerli katkılar için şükranlarımı arz ediyorum. Kendisine takdim edeceğimiz fahri doktora payesinin hayırlı olmasını diliyor, başarılarının artarak sürmesini temenni ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz tarafından Bakan Murat Kurum’a fahri doktora ünvanı verildi.
Vali Akın ve Başkan Altay, 17. Altın Dokunuşlar Festivali’ni ve Gazze Hayır Panayırı’nı açtı
09 Aralık 2025 Salı - 13:27 Vali Akın ve Başkan Altay, 17. Altın Dokunuşlar Festivali’ni ve Gazze Hayır Panayırı’nı açtı Konya Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (KOMEK) tarafından "İpek Yolu" temasıyla düzenlenen 17. Altın Dokunuşlar Festivali’nin açılışı gerçekleştirildi. Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Altın Dokunuşlar Festivali’nin el emeğini estetikle buluşturan; sabırla ve zarafetle yoğrulmuş eserleri bir araya getiren bir sergi olduğunu söyledi. Konya’nın, tarih boyunca estetiği ahlakla, zanaatı imanla, sanatı hikmetle harmanlayan kadim bir geleneğinin taşıyıcısı olduğunu ifade eden Başkan Altay, "Altın Dokunuşlar Sergisi de tam da bu ruhla; kadim bir şehrin sanat icrasını, vefakar bir bağlılıkla, geçmişten günümüze taşımayı sürdürmektedir. Bu yıl ‘İpek Yolu’ temasıyla düzenlenen sergimiz; bin yıllık bir medeniyetin sabır ve zarafetle şekillenmiş sanat anlayışını, Anadolu’dan dünyaya yayılan kadim sesini yeniden duyurmaktadır. İşte Altın Dokunuşlar; tam da bu misyonla her yıl büyük bir teveccühle büyümektedir" dedi. Başkan Altay, sergide birbirinde kıymetli eserlerin yer aldığını belirterek, "Bugün burada göreceğiniz ebru, hat, tel kırma, ahşap boyama gibi pek çok branştaki 2025 eser; emeğin maharetle birleştiği eşsiz örnekler olarak ziyaretçilerine keyifli bir görsel deneyim sunacaktır. Bu kıymetli çalışmaları ortaya koyan sanatçı ve zanaatkarlarımız; bu şehrin sanat altyapısını canlı tutan, gelenekten geleceğe uzanan köprünün mimarlarıdır. Sanatın her rengini aynı çatı altında toplayan Altın Dokunuşlar Festivali’mizde; canlı atölyeler, söyleşiler, çocuk programları, konserler ve farklı etkinlikler de ziyaretçilerimize unutulmaz anlar yaşatacaktır. 17. Altın Dokunuşlar Festivali’mizin hem şehrimizin sanat iklimini zenginleştirmesini hem de kültürel mirasımızı geleceğe taşıyan ilham verici bir iz bırakmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Misafirlerimizi hem 17. Altın Dokunuşlar Sergisi’ne hem de Gazze Hayır Panayırımıza davet ediyorum" Altın Dokunuşlar Festivali kapsamında Gazze Hayır Panayırı da düzenlediklerini kaydeden Başkan Altay, şunları kaydetti: "Bugün ayrıca hem burada hem de Mevlana Kültür Merkezi’nde 17 Aralık’a kadar devam edecek Gazze Hayır Panayırımızın da açılışını yapıyoruz. 2018 yılından itibaren tarafıma takdim edilen kıymetli hediyeleri, mazlumların yarasına merhem olacak bir iyilik halkasına dönüştüreceğiz inşallah. Bu dayanışma ile Gazze’de üşüyen evlatlarımıza sıcaklık, gözyaşlarına merhem, yüreklerine bir nebze hayat ve umut ışığı sunmayı amaçlıyoruz. Özellikle bu hayır panayırının hazırlanmasında çok büyük emeği olan değerli eşime huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Hepsi bir depoda atıl halde bekliyordu. Kıymetli hediye kabul etmiyoruz ama bir şekilde insanlar hediye takdiminde bulunuyor. Bu hayır panayırı sayesinde onların depoda çürümesine engel olurken bir taraftan da Gazze’deki kardeşlerimize inşallah bir fayda sağlamış olacağız. Bu vesileyle bu iki güzel organizasyona emek veren herkese tekrar teşekkür ediyorum. Hemşehrilerimizi ve şehrimize gelecek misafirlerimizi hem 17. Altın Dokunuşlar Sergisi’ne hem de Gazze Hayır Panayırımıza davet ediyorum." "Bir aile olmanın büyük mutluluğunu bize yaşatıyorlar" Belediyecilik anlamında birçok işi hayata geçirdiklerini ancak hanımefendilerle yapılan işlerin çok bereketli ve kıymetli olduğunu belirten Başkan Altay, "2009 yılında göreve başladığımda ilk yapmış olduğum temel atma programı bir hanımlar lokalinin temel atma programıydı. O günden bugüne hanımların duasıyla ve bereketiyle yolumuza devam ediyoruz. Onlar bizi hiç yalnız bırakmadı. Meslek edindirme kurslarımızda bir taraftan maharetlerini geliştirirken bir taraftan sosyalleşme anlamında çok önemli işler yürütüyorlar. En önemlisi de hep birlikte bir aile olmanın büyük mutluluğunu bize yaşatıyorlar. Salonumuzda bulunan tüm hanımefendilere ve KOMEK Kurslarımıza devam eden tüm hanımlarımıza, öğreticilerimize, emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Şeb-i Arus Haftası’nda böyle güzel bir etkinlikte bir arada olmak bizim için büyük bir mutluluk. Bu sene ilk defa Şeb-i Arus haftasında bu etkinliği düzenliyoruz. Burada amaçlarımızdan birisi de Konya’ya dışarıdan gelen misafirlerimizin Konya’da yapılan güzel işlere tanıklık etmeleri, bu sergiyi görmeleri ve Konya’nın hanımlarının ne kadar maharetli olduklarını tüm dünyadan gelen misafirlerimizin görmesi. İnşallah keyifli bir program olacak" açıklamalarında bulundu. "Büyükşehir Belediye Başkanımızı ve KOMEK ailesini tebrik ediyorum" Konya Valisi İbrahim Akın da birçok sanat alanında ortaya konulan çeşitliliğin Konya’nın kültürel hafızasının ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade ederek, "Eserleriyle bu programa değer katan kıymetli hanımefendiler, sadece el emeğinizle değil, ailelerimize, şehrimize ve kültürel mirasımıza katkınızla da ‘Aile Yılı’ vizyonunu en yapıcı şekilde temsil ediyorsunuz. Bu vesileyle, kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımızın nezdinde emeği geçen tüm eğitmenlerimizi, kursiyerlerimizi, KOMEK ailesini ve bu süreci destekleyen herkesi tebrik ediyor, Altın Dokunuşlar Sergisi’nin üretim, istihdam ve kültür ekseninde yeni kapılar açmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından Konya İl Müftüsü Ali Öge tarafından yapılan dua ile serginin açılışı gerçekleştirildi. Sergi açılışından sonra Başkan Altay’ın eşi Ayşe Altay tarafından Gazze yararına organize edilen hayır panayırının da açılışı yapıldı. Bu yıl ilk kez düzenlenen hayır panayırında 2018 yılından bugüne kadar Başkan Altay’a görevi dolayısıyla takdim edilen değerli hediyeler yer alıyor. Sergi 17 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek Her gün farklı branşlarda atölye çalışmalarının düzenleneceği etkinlikte ayrıca ziyaretçilere eğitmenler eşliğinde uygulama yapma imkânı sunulacak. Ayrıca söyleşiler, sahne performansları, konserler ve çocuklar için de eğlenceli etkinliklerle Konya kültür ve sanatla dolu günler geçirecek. "İpek Yolu" temasıyla düzenlenen "17. Altın Dokunuşlar Sergisi" ve "Gazze Hayır Panayırı", 17 Aralık Çarşamba gününe kadar 10.00-22.00 saatleri arasında Selçuklu Kongre Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.
Kış enfeksiyonlarına karşı bağışıklığı güçlendirecek gıdalar tüketin uyarısı
09 Aralık 2025 Salı - 09:15 Kış enfeksiyonlarına karşı bağışıklığı güçlendirecek gıdalar tüketin uyarısı Kış aylarında artan enfeksiyon riskine karşı bağışıklığın güçlü tutulması gerektiğini belirten uzmanlar, protein, Omega-3, C ve D vitamini ile probiyotik gıdaların günlük beslenmede mutlaka yer alması gerektiği konusunda uyardı. Uzmanlar, her öğünde protein tüketilmesi, haftada iki kez balık yenmesi, günlük C vitamini ihtiyacı için mevsim meyvelerinin tercih edilmesi ve kışın D vitamini takviyesinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken, yoğurt gibi probiyotikler ile soğan ve sarımsak gibi prebiyotiklerin bağırsak sağlığını desteklediğinin altını çizdi. Kışın su tüketiminin azaldığını belirten uzmanlar, günlük 2-2,5 litre su içilmesini önerdi. Sarımsak, zerdeçal ve kırmızı-mor meyvelerin doğal bağışıklık güçlendirici etki sağladığını ifade eden uzmanlar, çocuklarda ise kahvaltının, protein tüketiminin ve kemik suyunun bağışıklık için önemli olduğunu aktardı. "Haftada iki gün mutlaka balık tüketmeliyiz" Kış aylarında havaların soğuması ve kapalı mekanlarda daha fazla vakit geçirmeye bağlı artan enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirilmesinin çok önemli olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Beyza Vural Öten, "Bağışıklık sistemi savaşçıları, antikorları ve savaşçı hücrelerinin üretilmesi, taşınması için yeteri kadar besin ögesi ve enerjiye ihtiyaç duyar. Bu besinlerin dengeli ve mevsimine uygun gıdalardan alınması önemlidir. Protein almak çok önemli. Çünkü bağışıklık sistemi elemanlarının üretilmesi için ve taşınması için proteine ihtiyaç duyarlar. Yumurta, et, balık, kuru baklagiller; protein kaynaklarımız her öğünde mutlaka tüketilmeli. İkinci en önemli bağışıklık sistemi kuvvetlendirici Omega-3’ler. Omega-3 yağ asitleri antiinflamatuvar özellik taşıyor. Haftada iki gün mutlaka balık tüketmeliyiz. Mevsim balığına önem vermeliyiz. Balık tüketemeyenler Omega-3 takviyesi alabilir, ceviz, keten tohumu gibi kaynakları da kullanabilirler. Üçüncüsü C vitamini. Herkesin bildiği bağışıklık sistemi kuvvetlendirici. C vitamini deyince tabii ki aklımıza ilk önce portakal, mandalina gibi narenciyeler geliyor. Günde iki tane portakal, günlük C vitamini ihtiyacımız için yeterli. C vitamini depolanmayan bir vitamin olduğu için kilo kilo portakal, mandalina hastalık döneminde yememize gerek yok. Buna ek aynı zamanda yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, maydanoz, kırmızı ve yeşil bibere de C vitamini kaynağı olarak soframızda mutlaka yer vermeliyiz" dedi. "Probiyotik ve prebiyotik gıdaları mutlaka tüketmeliyiz" D vitamininin önemli bir vitamin olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Beyza Vural Öten, "Özellikle kış ayında güneşten D vitamini sentezleyemediğimiz için mutlaka takviye olarak kullanmamız gerekiyor. Ama buna ek yumurta ve yağlı balıklar da D vitamini kaynağı, bunları soframızdan eksik etmemeliyiz. Probiyotik ve prebiyotik gıdaları mutlaka tüketmeliyiz. Çünkü bağırsak sağlığımız ne kadar iyiyse bağışıklık sistemimiz de o kadar iyidir. Bağışıklık için önemli bir katkı sağlar bağırsaklar" ifadelerini kullandı. "Günlük 2-2,5 litre mutlaka su içmeliyiz" Su tüketiminin kışın çok unutulduğunu ama lenf sıvısının azalması, dehidrasyonun olması durumunda yine bağışıklık sisteminin düştüğünü ifade eden Beyza Vural Öten, "Lenf sıvısının içinde bağışıklık savaşçıları taşındığı için günlük 2-2,5 litre mutlaka su içmeliyiz. Kırmızı, mor meyveler antioksidan kapasitesi çok yüksek. Vücudumuzdaki atık serbest radikallerin süpürücü etkisini sağlayabilmesi için antioksidan kapasitesi yüksek koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı mor meyveler tüketmek gerekiyor. Bunlar mutlaka beslenmede olmalı. Sarımsak önemli bir antimikrobiyal gıda. Mutlaka tüketilmesi gerekiyor. İçerisinde allicin isimli bir madde var. Bu bağışıklık için çok kuvvetli bir etkiye sahip. Ezilerek tüketilmesini öneriyoruz. Her gün bir diş sarımsak tüketilebilir. Zerdeçal yine kurkumin içeriği nedeniyle iyi bir antienflamatuar gıda. Zerdeçal çorbalara katılabilir, çocuklara hazırlanan smoothielere katılabilir. Karabiberle birlikte etkisi, emilimi daha fazla artan bir baharat. Zerdeçalı soframızda mutlaka bulundurmalıyız" şeklinde konuştu. "Çocuklarda hem büyüme gelişmenin yakalanması hem de bağışıklık sistemi için protein tüketimi çok önemli" Çocukların bağışıklık sisteminin desteklenmesi için kahvaltının çok önemli olduğunu vurgulayan Beyza Vural Öten, "Kahvaltıda mutlaka yumurta, tahin, pekmez bunlarla destekleyebiliriz. Yeşil yapraklı sebzeleri çocuklar çok tüketmekte zorlanabiliyor. Böyle durumlarda smoothie olarak meyve sularının içine karıştırabiliriz. Her gün mutlaka bir avuç içi büyüklüğünde yeşil yapraklı sebze çocukların tüketmesini öneriyorum. Buna ek çocuk beslenmesinde meyve tüketimi desteklenmeli. Çocuklar günde 2-3 porsiyon meyveye kadar tüketmeli. Kırmızı et tüketimi ya da balık tüketimi mutlaka olmalı. Çocuklarda hem büyüme gelişmenin yakalanması hem bağışıklık sistemi için protein tüketimi çok önemli. O yüzden yumurta, et, tavuk, balık mutlaka bunlar beslenmede olmalı. Balık haftada bir hatta iki kere olursa çok daha iyi olur. Balık tüketemeyen, kokusundan hoşlanmayan ya da tüketemeyen çocuklar Omega-3 takviyesi doktor kontrolünde kullanabilir. Buna ek lifli gıdalar, kompleks tahıllar, tam buğday, yulaf, çavdar gibi kompleks tahıllar yine bağışıklık sistemi için çocukların beslenmesinde olması gerekiyor. Çocukların hem bağışıklık sisteminin desteklenmesi, hem büyüme gelişmenin artması için kemik suyu tüketimi çok önemli. En kolay tüketilme şekli çorbalarını eklemek olabilir. Çünkü çocuklar çorba içmeyi genelde çok seviyorlar. Bu kemik suyu hazırlanırken de mutlaka içerisine karabiber, zerdeçal ekleyerek bağışıklık sistemini kuvvetlendirebiliriz" diye konuştu.
Kış enfeksiyonlarına karşı bağışıklığı güçlendirecek gıdalar tüketin uyarısı
09 Aralık 2025 Salı - 09:12 Kış enfeksiyonlarına karşı bağışıklığı güçlendirecek gıdalar tüketin uyarısı Kış aylarında artan enfeksiyon riskine karşı bağışıklığın güçlü tutulması gerektiğini belirten uzmanlar, protein, Omega-3, C ve D vitamini ile probiyotik gıdaların günlük beslenmede mutlaka yer alması gerektiği konusunda uyardı. Uzmanlar, her öğünde protein tüketilmesi, haftada iki kez balık yenmesi, günlük C vitamini ihtiyacı için mevsim meyvelerinin tercih edilmesi ve kışın D vitamini takviyesinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken, yoğurt gibi probiyotikler ile soğan ve sarımsak gibi prebiyotiklerin bağırsak sağlığını desteklediğinin altını çizdi. Kışın su tüketiminin azaldığını belirten uzmanlar, günlük 2-2,5 litre su içilmesini önerdi. Sarımsak, zerdeçal ve kırmızı-mor meyvelerin doğal bağışıklık güçlendirici etki sağladığını ifade eden uzmanlar, çocuklarda ise kahvaltının, protein tüketiminin ve kemik suyunun bağışıklık için önemli olduğunu aktardı. "Haftada iki gün mutlaka balık tüketmeliyiz" Kış aylarında havaların soğuması ve kapalı mekanlarda daha fazla vakit geçirmeye bağlı artan enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirilmesinin çok önemli olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Beyza Vural Öten, "Bağışıklık sistemi savaşçıları, antikorları ve savaşçı hücrelerinin üretilmesi, taşınması için yeteri kadar besin ögesi ve enerjiye ihtiyaç duyar. Bu besinlerin dengeli ve mevsimine uygun gıdalardan alınması önemlidir. Protein almak çok önemli. Çünkü bağışıklık sistemi elemanlarının üretilmesi için ve taşınması için proteine ihtiyaç duyarlar. Yumurta, et, balık, kuru baklagiller; protein kaynaklarımız her öğünde mutlaka tüketilmeli. İkinci en önemli bağışıklık sistemi kuvvetlendirici Omega-3’ler. Omega-3 yağ asitleri antiinflamatuvar özellik taşıyor. Haftada iki gün mutlaka balık tüketmeliyiz. Mevsim balığına önem vermeliyiz. Balık tüketemeyenler Omega-3 takviyesi alabilir, ceviz, keten tohumu gibi kaynakları da kullanabilirler. Üçüncüsü C vitamini. Herkesin bildiği bağışıklık sistemi kuvvetlendirici. C vitamini deyince tabii ki aklımıza ilk önce portakal, mandalina gibi narenciyeler geliyor. Günde iki tane portakal, günlük C vitamini ihtiyacımız için yeterli. C vitamini depolanmayan bir vitamin olduğu için kilo kilo portakal, mandalina hastalık döneminde yememize gerek yok. Buna ek aynı zamanda yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, maydanoz, kırmızı ve yeşil bibere de C vitamini kaynağı olarak soframızda mutlaka yer vermeliyiz" dedi. "Probiyotik ve prebiyotik gıdaları mutlaka tüketmeliyiz" D vitamininin önemli bir vitamin olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Beyza Vural Öten, "Özellikle kış ayında güneşten D vitamini sentezleyemediğimiz için mutlaka takviye olarak kullanmamız gerekiyor. Ama buna ek yumurta ve yağlı balıklar da D vitamini kaynağı, bunları soframızdan eksik etmemeliyiz. Probiyotik ve prebiyotik gıdaları mutlaka tüketmeliyiz. Çünkü bağırsak sağlığımız ne kadar iyiyse bağışıklık sistemimiz de o kadar iyidir. Bağışıklık için önemli bir katkı sağlar bağırsaklar" ifadelerini kullandı. "Günlük 2-2,5 litre mutlaka su içmeliyiz" Su tüketiminin kışın çok unutulduğunu ama lenf sıvısının azalması, dehidrasyonun olması durumunda yine bağışıklık sisteminin düştüğünü ifade eden Beyza Vural Öten, "Lenf sıvısının içinde bağışıklık savaşçıları taşındığı için günlük 2-2,5 litre mutlaka su içmeliyiz. Kırmızı, mor meyveler antioksidan kapasitesi çok yüksek. Vücudumuzdaki atık serbest radikallerin süpürücü etkisini sağlayabilmesi için antioksidan kapasitesi yüksek koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı mor meyveler tüketmek gerekiyor. Bunlar mutlaka beslenmede olmalı. Sarımsak önemli bir antimikrobiyal gıda. Mutlaka tüketilmesi gerekiyor. İçerisinde allicin isimli bir madde var. Bu bağışıklık için çok kuvvetli bir etkiye sahip. Ezilerek tüketilmesini öneriyoruz. Her gün bir diş sarımsak tüketilebilir. Zerdeçal yine kurkumin içeriği nedeniyle iyi bir antienflamatuar gıda. Zerdeçal çorbalara katılabilir, çocuklara hazırlanan smoothielere katılabilir. Karabiberle birlikte etkisi, emilimi daha fazla artan bir baharat. Zerdeçalı soframızda mutlaka bulundurmalıyız" şeklinde konuştu. "Çocuklarda hem büyüme gelişmenin yakalanması hem de bağışıklık sistemi için protein tüketimi çok önemli" Çocukların bağışıklık sisteminin desteklenmesi için kahvaltının çok önemli olduğunu vurgulayan Beyza Vural Öten, "Kahvaltıda mutlaka yumurta, tahin, pekmez bunlarla destekleyebiliriz. Yeşil yapraklı sebzeleri çocuklar çok tüketmekte zorlanabiliyor. Böyle durumlarda smoothie olarak meyve sularının içine karıştırabiliriz. Her gün mutlaka bir avuç içi büyüklüğünde yeşil yapraklı sebze çocukların tüketmesini öneriyorum. Buna ek çocuk beslenmesinde meyve tüketimi desteklenmeli. Çocuklar günde 2-3 porsiyon meyveye kadar tüketmeli. Kırmızı et tüketimi ya da balık tüketimi mutlaka olmalı. Çocuklarda hem büyüme gelişmenin yakalanması hem bağışıklık sistemi için protein tüketimi çok önemli. O yüzden yumurta, et, tavuk, balık mutlaka bunlar beslenmede olmalı. Balık haftada bir hatta iki kere olursa çok daha iyi olur. Balık tüketemeyen, kokusundan hoşlanmayan ya da tüketemeyen çocuklar Omega-3 takviyesi doktor kontrolünde kullanabilir. Buna ek lifli gıdalar, kompleks tahıllar, tam buğday, yulaf, çavdar gibi kompleks tahıllar yine bağışıklık sistemi için çocukların beslenmesinde olması gerekiyor. Çocukların hem bağışıklık sisteminin desteklenmesi, hem büyüme gelişmenin artması için kemik suyu tüketimi çok önemli. En kolay tüketilme şekli çorbalarını eklemek olabilir. Çünkü çocuklar çorba içmeyi genelde çok seviyorlar. Bu kemik suyu hazırlanırken de mutlaka içerisine karabiber, zerdeçal ekleyerek bağışıklık sistemini kuvvetlendirebiliriz" diye konuştu. (TH-FM-