Yerel Haberler
Mersin
25 Nisan 2026 Cumartesi - 17:52 Tuncer, yeniden DABB Başkanlığına seçildi Mersin’in merkez ilçe Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği (DABB) Olağan Birlik Meclis Toplantısında oy çokluğuyla yeniden başkanlığa seçildi. İkinci kez bu göreve layık görülen Tuncer, birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. DABB Meclis Toplantısında yapılan seçimle birlikte başkanlık divanı, encümen üyeleri ve plan-bütçe komisyonu da yeniden belirlendi. Seçim sonucunda Tuncer’in yeniden başkanlığa getirilmesi, birlik içinde istikrarın süreceği şeklinde yorumlandı. Kendisine gösterilen güven için teşekkür eden Tuncer, belediyeler arasındaki iş birliğini artıracaklarını belirterek, "Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanlığı görevine ikinci kez layık görülmek benim için büyük bir onur. Ortak akıl ve dayanışma ile daha güçlü bir yapı oluşturacağız" dedi. Yeni dönemde hizmet üretmeye kararlılıkla devam edeceklerini ifade eden Tuncer, vatandaşlara en iyi hizmeti sunmayı hedeflediklerini kaydetti. "Proje odaklı çalışacağız" Yeni dönemde proje ve iş birliği odaklı bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini ifade eden Tuncer, belediyeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını artıracaklarını söyledi. Kaynakların etkin kullanımı ve ortak projelerle başarılı uygulamaların yaygınlaştırılacağını belirtti. Tüm belediyelerle kapsayıcı bir anlayışla çalışacaklarını dile getiren Tuncer, "Siyasi ayrım gözetmeksizin bölgemize değer katmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Toplantıda yapılan seçimlerde Meclis 1. Başkan Vekilliğine Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, 2. Başkan Vekilliğine ise Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa seçildi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 17:42 Mersin’de edebiyat buluşması: Dr. Nedim İnce okurlarıyla bir araya geldi Mersin’de hekimliği ve yazarlığıyla tanınan Toros Devlet Hastanesi eski Üroloji Uzmanı Op. Dr. Nedim İnce, 6’ncı kitabı ’İnsan Dediğin Derya Deniz’ için düzenlenen tanıtım, imza ve söyleşi gününde okurlarıyla buluştu. İçel Sanat Kulübünde gerçekleştirilen etkinlik, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Gazeteci Kıymet Gökçe’nin moderatörlüğünde düzenlenen programda İnce, yazarlık serüvenini ve Mersin ile olan bağını anlattı. Okurlarıyla birebir sohbet etme fırsatı bulan İnce, kitabını imzalayarak katılımcılarla samimi anlar yaşadı. İnce, konuşmasında Mersin’e ilk geldikleri yıllarda kimseyi tanımadıklarını belirterek, tanıştıkları kişilerin hayatlarında önemli etkiler bıraktığını söyledi. Yazarlık sürecinin Yelken Kulübünde başladığını ifade eden İnce, daha sonra yerel gazete sahibi Ahmet Leventyürü’nün ısrarı ile köşe yazarlığına yöneldiğini ve ilk kitabı ’Sağlık Olsun’un bu süreçte ortaya çıktığını dile getirdi. Mersin’de geçirdiği yılların hayatında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan İnce, "Bir insanın en büyük ihtiyaçlarından biri kabul edilmek ve değerli olduğunu hissedebilmektir. Burada bunu fazlasıyla hissediyorum. İyi ki Mersin’e gelmişim" dedi. Ayvalık’ta yaşamasına rağmen gönlünün Mersin’de olduğunu ifade eden İnce, sağlığı el verdiği sürece yazmaya devam edeceğini kaydetti. Programda İnce’nin dostları da söz alarak yazarla ilgili düşüncelerini paylaşırken, eserlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik, imza töreninin ardından sona erdi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 17:22 Tarsus’ta kaplumbağalar için seferberlik Mersin’in Tarsus ilçesinde belediye ekipleri, deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarını korumak amacıyla sahada kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Tarsus Belediyesi tarafından Kulak Mevkii sahilinde gerçekleştirilen çalışmalarda, nesli tehlike altında bulunan caretta caretta ve chelonia mydas türlerinin yuvalama alanları yakından izleniyor. Son dönemde artan yağışlar nedeniyle kıyıya taşınan plastik, cam ve çeşitli atıkların oluşturduğu riskleri ortadan kaldırmak için bölgede detaylı temizlik yapıldı. Yuvalama sezonunun sürdüğü 1 Mayıs - 30 Eylül tarihleri arasında devam edecek çalışmalar kapsamında kumsalda biriken atıklar, gönüllülerin de katılımıyla toplandı. Doğal dengenin korunması amacıyla sahada iş makinesi kullanılmazken, temizlik çalışmaları tamamen insan gücüyle gerçekleştirildi. Koruma altında bulunan türlerin sağlıklı bir şekilde yuvalama yapabilmesi için yürütülen çalışmalarla kumsalın doğal yapısına zarar verilmeden düzenleme yapıldığı bildirildi. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, doğanın korunmasının önemine dikkat çekerek, "Doğamız ciddi bir tahribat altındayken, onu koruma sorumluluğumuz her zamankinden daha büyük. Deniz kaplumbağaları nesli tehlike altında olan canlılar ve bu kumsallar onların yaşam alanı. Burada yapılan her çalışma, doğayı ve yaşamı koruma mücadelesidir. Bu bilinçle hareket ederek gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakmayı hedefliyoruz" dedi.
Mersin’de yenilenen parka şehidin ismi verildi
16 Aralık 2025 Salı - 12:58 Mersin’de yenilenen parka şehidin ismi verildi Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, Yenimahalle’de vatandaşların yoğun olarak kullandığı Manolya Parkını baştan sona yenileyerek modern, güvenli ve donanımlı bir yaşam alanına dönüştürdü. Yenileme kapsamında parka yeni çocuk oyun ve spor grupları kazandırıldı, yürüyüş ve bisiklet yolları elden geçirildi. Kauçuk zemin kaplaması yapılan parkta pergola, kamelya ve banklar modern tasarımlarla değiştirildi. LED aydınlatma direkleriyle daha güvenli hale getirilen alanda çöp kovaları ve bordürler de yenilendi. Park, Şehit Jandarma Uzman Çavuş Emre Öztürk’ün adını taşıyacak Yenimahalle’de yaşayan Öztürk Ailesinin talebi üzerine, yenilenen Manolya Parkına; 18 Ocak 2001 tarihinde Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Emre Öztürk’ün adı verildi. Kararla birlikte şehidin aziz hatırası Akdeniz ilçesinde yaşatılacak. "Şehitlerimizin adı bu kentte sonsuza dek yaşayacak" Akdeniz Kaymakamı ve Akdeniz Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, sosyal yaşam alanlarını iyileştirirken şehitlere vefa anlayışını da önemsediklerini belirterek, "Vatandaşlarımızın nefes alabileceği, çocuklarımızın güvenle oynayabileceği parklarımızı modern hale getirmeye devam ediyoruz. Yenilediğimiz Manolya Parkına Şehit Jandarma Uzman Çavuş Emre Öztürk’ün adını vererek hem ailesinin talebini yerine getirdik hem de şehidimize olan minnetimizi somut bir şekilde gösterdik. Akdeniz’in her mahallesinde yaşam kalitesini artırmayı sürdüreceğiz" dedi. Vatandaşlardan teşekkür Yenilenen parkı ziyaret eden mahalle sakinleri, hem parkın fiziki koşullarının iyileştirilmesinden hem de şehidin adının yaşatılmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener’e, Park ve Bahçeler Müdürü Mehmet Bahar’a ve emeği geçen belediye ekiplerine teşekkür etti.
Mersin’de çilekte kış hasadı: Bahçede kilogramı 130 TL
16 Aralık 2025 Salı - 12:17 Mersin’de çilekte kış hasadı: Bahçede kilogramı 130 TL Mersin’in Anamur ilçesinde önemli çilek üreticileri kış mevsiminde de hasat yaparken fiyatının bahçede 130 TL olduğu belirtildi. Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Mersin’in Anamur ilçesinde kış mevsiminde de ılıman geçen iklim şartları nedeniyle çilek üretimi sürüyor. Muz üretiminin ilk sırada yer aldığı ilçenin birçok noktasında üreticiler çilek de yetiştiriyor. İlçeye bağlı Güleç Mahallesi’nde çilek üretimi de yöre sakinlerinin önemli bir geçim kaynağı haline geldi. Kış mevsiminde bahçelerde özel olarak hazırlanan örtülü alanlarda çıkan fidelerin daha sonra üzerleri açılıyor. Kış mevsiminde olunmasına rağmen bölgede açıkta çilek hasadı yapılmaya devam ediyor. "Bir dönüm maliyeti 150 bin TL" 10 dönümlük bahçesinde üretim yapan Rasim Uktar, ancak karşılığını zor aldıklarına dikkat çekti. Anamur çileğinin doğal ve aromasıyla çok güzel olduğuna değinen Uktar, üreticisi için de geleceğinin iyi olmasını istedi. Çileğin maliyetine de dikkat çeken Uktar,"Çileğin bir fidesi 15 TL. Bir dönüm çileğin ekimi, dikimi ve damlama sistemiyle birlikte maliyeti yaklaşık 150 bin lira. Şu anda çileklerimiz de 130 liraya alıcı buluyor" dedi. Türkiye’deki 650 bin ton çileğin yaklaşık 260 bin tonu Mersin genelinde üretiliyor. Şu anda bahçede 100 ile 130 lira arasında alıcı bulan çileğin pazar ve marketlerde ise 250 ile 300 TL arasında satılması dikkat çekiyor.
MERCEK’te çelik kaynak ustaları yetişiyor
16 Aralık 2025 Salı - 11:07 MERCEK’te çelik kaynak ustaları yetişiyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı MERCEK Mesleki Eğitim Merkezlerinde, sektörlerin ihtiyaç duyduğu alanlara yönelik mesleki kurslar aralıksız sürüyor. Tırmıl Sanayi Sitesinde faaliyet gösteren MERCEK Mesleki Eğitim Merkezinde verilen çelik kaynak eğitimi ile kursiyerlere mesleki beceriler kazandırılırken, eğitim süreci sonunda uluslararası geçerliliğe sahip Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) belgesi veriliyor. Büyükşehir Belediyesi Tırmıl MERCEK Sorumlusu Mustafa Asilhan Özkan, kursların temel amacının nitelikli iş gücü yetiştirmek ve istihdam olanaklarını artırmak olduğunu söyledi. MERCEK’te Çelik Kaynak, Makine Bakım Onarım, İnşaat Boyacısı ile Mobilya İmalat ve Montaj kurslarının verildiğini belirten Özkan, "Çelik Kaynak Kursumuz şu an 18’inci döneminde. Bu dönemde 39 kursiyerimiz var, bunların 5’i kadın. Alanında uzman eğitmenlerimizle hem teorik hem de uygulamalı eğitimler veriyoruz" dedi. Eğitimlerde iş sağlığı ve güvenliği, çelik kaynak teknikleri, malzeme kullanımı ve saha uygulamalarının yer aldığını kaydeden Özkan, "Çelik burunlu ayakkabı, koruyucu eldiven, kaynak gözlüğü gibi ekipmanların tamamı Büyükşehir Belediyemiz tarafından ücretsiz karşılanıyor. Eğitim 2 ay sürüyor ve sonunda kursiyerler MYK sınavına giriyor. Başarılı olanlar istihdam havuzumuza dahil ediliyor. Mezun olanlar sektörde büyük ölçüde iş bulabiliyor" diye konuştu. Özkan ayrıca kurslara ücretsiz servis imkanı sağlandığını ve cumartesi günleri de eğitim verildiğini sözlerine ekledi. MERCEK’te Metal Eğitmeni olarak görev yapan Mahmut Uyanık ise "2 ay süren eğitimlerin ardından kursiyerlerimiz MYK belgesi almaya hak kazanıyor. Bu belge uluslararası geçerliliğe sahip. Kursiyerler belge sayesinde yurt içi ve yurt dışında iş başvurusu yapabiliyor, vize süreçleri de kolaylaşıyor" ifadelerini kullandı. Kursiyerlerden Burcu Mortaş, mesleğin geleceğinin açık olduğunu düşündüğü için eğitime katıldığını belirterek, "Donanımlı eğitmenlerimiz var, tüm imkanlar sağlanıyor. Zorlandığımız anlar oluyor ama meslek olarak ilerlemek istiyorum" dedi. Elif Özüer ise "Erkeklerin yaptığı bir mesleği kadınlar neden yapmasın diyerek kursa katıldım. Eğitimler keyifli ve öğretici. Bu alanda ilerlemeyi hedefliyorum" şeklinde konuştu.
Ocakoğlu: "Su, ortak geleceğimiz için daha verimli kullanılmalı"
16 Aralık 2025 Salı - 10:42 Ocakoğlu: "Su, ortak geleceğimiz için daha verimli kullanılmalı" Tarsus Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kasım Ocakoğlu, Türkiye’nin son yılların en kurak dönemlerinden birini yaşadığına dikkat çekerek, özellikle sanayideki kontrolsüz su tüketiminin büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Ocakoğlu, tek bir endüstriyel soğutma kulesinin günde yaklaşık 3 bin 300 kişinin bir aylık su ihtiyacına denk suyu tükettiğini açıkladı. Türkiye’nin 2025 yılına ciddi bir kuraklıkla girdiğini belirten Prof. Dr. Ocakoğlu, İstanbul’da baraj doluluk oranlarının yüzde 30’un altına düştüğünü, İzmir’de bazı barajlarda bu oranın yüzde 5’e kadar gerilediğini, Konya Ovası’nda ise obruk tehlikesinin arttığını hatırlattı. Çukurova Bölgesi için de benzer risklerin söz konusu olduğunu ifade etti. Ocakoğlu, su krizinin yalnızca yağış azlığından değil, yanlış ve plansız su yönetiminden kaynaklandığını vurguladı. Kuraklık tartışmalarında genellikle tarımsal sulamanın gündeme geldiğini belirten Ocakoğlu, sanayideki yüksek su tüketiminin ise çoğu zaman göz ardı edildiğini söyledi. Ocakoğlu, "Tek bir endüstriyel soğutma kulesi, günde yaklaşık 500 ton suyu buharlaşma ve atık suyla kaybediyor. Bu miktar, yaklaşık 830 ailenin yani 3 bin 300 kişinin bir aylık temel su ihtiyacına eşit" dedi. Adana, Mersin ve Tarsus hattında sanayinin büyük ölçüde yer altı sularını kullandığını belirten Ocakoğlu, bu durumun uzun vadede ciddi riskler doğurduğunu ifade etti. Ocakoğlu, "Kısa vadede ekonomik görünen kuyu suyu kullanımı, yer altı su seviyelerini hızla düşürüyor, tuzlanmayı artırıyor ve toprak yapısını bozuyor. Konya Ovası’nda 600’den fazla obruk oluştu. Benzer bir tehlike Çukurova için de söz konusu" diye konuştu. Sanayinin durdurulmasının değil, dönüştürülmesinin gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ocakoğlu, çözüm önerilerini ise şu başlıklar altında topladı: "Daha verimli ve kapalı devre soğutma sistemlerine geçilmesi, arıtılmış atık suların yeniden kullanılması ve sanayide yer altı suyu kullanımının sıkı şekilde denetlenmesi." Bazı firmaların modern sistemlerle yüzde 50’ye varan su tasarrufu sağladığını belirten Ocakoğlu, bu dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getirdi. Açıklamalarını ünlü astronom Carl Sagan’ın ’soluk mavi nokta’ benzetmesiyle tamamlayan Ocakoğlu, "Dünya, yedeği olmayan tek yuvamız. Gelecek nesillere susuz bir dünya değil, yaşanabilir bir mavi nokta bırakmak için şimdi harekete geçmeliyiz" diyerek kamuoyunu sorumluluk almaya çağırdı.
Trafik sigortasında ’sürücü temelli’ sistem iddiası
16 Aralık 2025 Salı - 10:19 Trafik sigortasında ’sürücü temelli’ sistem iddiası Son günlerde basında yer alan ve 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe gireceği öne sürülen ’sürücü temelli trafik sigortası’ modeliyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Özhedef Sigorta Kurucu Ortağı Abdulcelil Alkış, kamuoyuna yansıyan bilgilerin henüz resmi bir düzenlemeye dayanmadığını vurguladı. Alkış, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından yayımlanmış herhangi bir tebliğ, genelge ya da Resmi Gazete kararı bulunmadığını belirterek, mevcut sistemin aynen devam ettiğini söyledi. "Hasarsızlık hakkı araçla birlikte kaybolmamalı" Sürücü temelli bir sistemin muhtemel etkilerine ilişkin görüşlerini paylaşan Alkış, "Bugün yürürlükte olan sistem araç bazlı. Sürücü aracını sattığında, yıllarca kazandığı hasarsızlık indirimini de kaybediyor. Oysa bu hak, aracın değil sürücünün davranışının sonucu. Sürücü temelli bir model hayata geçirilirse, bu yapısal adaletsizlikler ortadan kalkabilir" dedi. Kurallara uyan sürücülerin ödüllendirilmesi gerektiğini vurgulayan Alkış, "Riskli davranış sergileyen sürücüler ise gerçek maliyetleriyle karşılaşmalı. Sigorta sisteminin temel mantığı da budur" ifadelerini kullandı. "Sigorta sadece fiyatlayan değil, güvenliği artıran bir mekanizma olmalı" Basına yansıyan iddialar arasında yer alan eğitim ve rehabilitasyon uygulamalarına da değinen Alkış, sigortanın yalnızca prim hesaplayan bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Alkış, "Riskli sürücüler için sadece yüksek prim uygulamak yeterli olmayabilir. Psikoteknik değerlendirme, zorunlu eğitim ve davranış geliştirme programları gibi önleyici adımlar, trafik güvenliğine daha kalıcı katkı sunabilir. Bu yaklaşım cezalandırıcı değil, rehabilite edici olmalıdır" diye konuştu. Basına yansıyan iddialar Henüz resmi olarak doğrulanmamış iddialara göre, ilerleyen dönemde trafik sigortasında araç bazlı hasarsızlık sistemi yerine sürücü kimliği ve sürüş geçmişini esas alan bir yapı gündeme gelebilir. Bu modelde; hasarsızlık indirimi ve sürprim uygulamalarının plaka yerine sürücünün T.C. kimlik numarası ve risk profiline bağlanması, iyi sürücüler için daha avantajlı primler, sık kazaya karışan sürücüler için ek yükümlülükler uygulanması konuşuluyor. Sektörel veriler dikkat çekiyor Türkiye Sigorta Birliği’nin geçmiş dönemlerde paylaştığı verilere göre, trafikteki araçların yaklaşık yüzde 80’i hasarsızlık indiriminden yararlanırken, toplam hasar maliyetlerinin büyük bölümünün yüzde 20’lik riskli sürücü grubundan kaynaklandığı belirtiliyor. Ayrıca 2024 yılında trafik sigortası hasar maliyetlerinin, artan yedek parça ve işçilik giderleri nedeniyle yüzde 70’in üzerinde yükseldiği ifade ediliyor. Yetkililer, kamuoyunda oluşabilecek yanlış algılara karşı uyarıda bulunarak, şu an için zorunlu trafik sigortasında herhangi bir sistem değişikliği olmadığını vurguluyor. Poliçe yenilemeleri mevcut basamak yapısına göre devam ediyor.
Mersin’de Çocuk Meclisi üyeleri sertifikalarını Başkan Seçer’den aldı
16 Aralık 2025 Salı - 09:45 Mersin’de Çocuk Meclisi üyeleri sertifikalarını Başkan Seçer’den aldı Mersin Büyükşehir Belediyesinin 1. Dönem Çocuk Meclisinin son toplantısında çocuklarla bir araya gelen Başkan Vahap Seçer, demokrasi kültürünün küçük yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekerek, görev süresi sona eren üyelere sertifikalarını verdi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile eşi Meral Seçer, geçtiğimiz günlerde açılan Sosyal Yaşam Merkezi Silifke Yerleşkesinde, Büyükşehir Belediyesinin 1. Dönem Çocuk Meclisinin son toplantısında çocuk meclis üyeleriyle bir araya geldi. 2 yıl boyunca düzenli aralıklarla toplanarak kentle ilgili görüş ve önerilerini dile getiren Çocuk Meclisi üyeleri, görev sürelerini tamamlamalarının ardından dönem sonu sertifikalarını Başkan Seçer’den aldılar. Buluşmada, Çocuk Meclisinin çocukların küçük yaşta karar alma süreçlerine dahil olmasına katkı sunan önemli bir yapı olduğuna değinildi. "Demokrasi çocukluk yıllarından çocuklarımıza o kültürü vermekle büyüyecek ve gelişecek" Başkan Seçer Çocuk Meclisinde gerçekleştirdiği konuşmasında; demokrasinin çocukluk yıllarından itibaren çocuklara o kültürü vermekle büyüyüp, gelişeceğini, kurum ve kurallarıyla ülkede işler hale geleceğini kaydetti. Türkiye demokrasisinin genç bir demokrasi olduğunu dile getiren Seçer, "Bizim yaklaşık olarak 150 yıllık bir demokrasi tarihimiz var ama bugün dünyanın demokrasisi gelişmiş ülkeleri bizden çok daha önce bunun mücadelesini verdi. Toplumlar, bu uğurda çok acılar yaşadı ama emekleye emekleye, önce yürüyen, sonra koşan, sonra depara kalkan demokrasi bugün onların en saygın ülkeler olmasını sağladı" dedi. "Demokrasi demek; refah, barış ve kardeşlik demek" Demokrasinin, insanlığın güzelliğine dair ne varsa o demek olduğunu belirten Seçer, "Demokrasi demek; özgür yaşam demek. Kendi kararlarımızı kendimiz almamız, hayatımızı kendimiz şekillendirmemiz, toplumu, ülkemizi ve dünyayı kendimizin şekillendirmesi demek. Demokrasi demek; refah, barış, kardeşlik ve savaşların olmaması demek. Türkiye’de her sorundan önemlisi, eğer demokrasimizi kurum ve kurallarıyla oturtabilirsek emin olun ne demokrasi sorunu ne terör sorunu ne gelir dağılımında adaletsizlik sorunu ne de eğitimde ve diğer alanlarda sorunlar kalır hiçbir sorunumuz kalmaz" diye konuştu. "Çocuk Meclisi üyelerimiz sıkı mesai yapıp, çok güzel çalışmışlar" Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, kendilerinden sonraki kuşakların demokrasi kültürüyle küçük yaşta tanışmaları için Çocuk Meclisini uygulamaya koyduklarını hatırlatan Seçer, "Çocuk Meclisi üyelerimiz görüyorum ki çok sıkı mesai ve çok güzel çalışmalar yapmışlar. Bunlarla gurur duyuyoruz. Meclis üyelerimiz Mersin’e ve toplumun taleplerine dair hangi sorunlar varsa bunları da meclise önerge şeklinde taşımışlar, daha sonra bunları tavsiye kararı olarak sunup, bize yol göstermişler" ifadelerine yer verdi. "Mersin siyasetinin gerçekleri Çocuk Meclisine de yansıyor" Seçer, meclis üyelerinin halkın iradesini yansıttıklarını ve halkın taleplerini temsil edip, dile getirip, hayata geçmelerini sağladıklarını kaydetti. Yaş haddinden dolayı üyeliği sona erenlere yaptıkları çalışmalar için teşekkür ederken, görevine devam edecek Çocuk Meclisi üyelerine de başarılı çalışmalar dileyen Seçer, "Seçimler rekabet havasında geçiyor ama Mersin siyasetinin gerçekleri Çocuk Meclisine de yansıyor. Mersin siyasetinde bir merkez, bir de batı yani 2. bölge ayrımı vardır. Seçimlere gittiğimde beni meclis başkanı ve o dönemin meclis başkan vekili karşılamıştı. Meclis başkan vekilimiz bana dedi ki; ‘Başkanım biz şu anda ittifak yaptık, Anamur, Mut’u yeneceğiz’ dedi. Gerçekten seçimlere girdiler ve yendiler. Siyaseti daha çocuk yaştan öğrenmişler ve seçimleri kazandılar" dedi.