Yerel Haberler
Mersin
Sarı altın erken geldi: Yenidünya mart ayını beklemedi 26 Şubat 2026 Perşembe - 22:57:14 Mersin’in Erdemli ilçesinde sezonun ilk yenidünyaları tezgahtaki yerini aldı. Henüz yeni kızarmaya başlayan Malta eriği olarak da bilinen yenidünyaların ilk ürün paketleri Dubai, İstanbul ve Ankara yolcusu. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarında yer alan Mersin’de sezonun ilk çıkan meyvesi serada üretilen ’sarı altın’ olarak da dillendirilen yenidünya oldu. İlk ürünler kalitesine göre bin 500 liraya kadar alıcı bulurken, üreticiler hem fiyattan hem de şubat ayında sofralara yaklaşık 1 ay erken ürün ulaştırmaktan memnun. "Şubat ayında yenidünya çıkardık" Üretici Hüseyin Çiftçioğlu, yenidünyanın çıktığını ve ilk siftahlarını yaptıklarını belirterek, "Bu ikinci toplamamız. Şükür fiyatlar iyi gidiyor ama tonajımız yeni başlıyor, yani sararmalar yeni oluşuyor. Şubat ayında yenidünya çıkardık. Normalde yenidünya mart ayının 15-20’sinde başlar serada. Bu yıl geçen yıldan 20-25 gün önce çıkardık yenidünyayı" dedi. Çiftçioğlu, "Siparişimiz var, ilk toplamalarımız Dubai’ye gidiyor. Bir iki kasada İstanbul’a gidiyor, komisyoncular istiyor. Talep var, herkesin de dikmesini isterim, çoğalmasını isteriz. Çoğalırsa ihracatta olur. İsteyen çok ama yenidünya yok. Daha yeni kızarıyor" diye konuştu. "Erdemli’nin en büyük zenginliği bereketli topraklara ve essiz bir iklime sahip olması" diyen Tabiye Mahallesi Muhtarı ve aynı zamanda üretici Doğan Çiftçioğlu da, "Türkiye’nin her bölgesinde daha çiçek açmamışken burada meyve hasat ediliyor. Doğru şekilde desteklenirse Erdemli, Türkiye’nin merkezi bir erken hasat yeri olabilir. Yenidünya üretmek, istihdam sağlamak anlamında büyük bir gelir kaynağı" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:16 MTSO Başkanı Çakır: "Bu gömlek bize dar geliyor" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, 1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye sanayisinin kalite ve rekabet gücünü artırdığını ancak mevcut küresel ticaret koşullarında yetersiz kaldığını belirterek, "2026 dünyasında bu gömlek bize dar gelmeye başladı. Gümrük Birliği mutlaka güncellenmeli" dedi. MTSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında gerçekleştirildi. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir’in konuk olduğu toplantıda, küresel ticaretteki dönüşüm, Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemeleri ve Türkiye’nin rekabet gücü ele alındı. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Avrupa Birliği’nin kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik tanımayı öngören ’Made in Europe’ yaklaşımını değerlendirdi. Türkiye ihracatının büyük bölümünün Avrupa’ya yapıldığını hatırlatan Çakır, söz konusu düzenlemelerin Türk dış ticaretinde daralma riski oluşturduğunu vurguladı. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye’yi gümrük oranları ve maliyetler açısından dezavantajlı konuma düşürdüğünü kaydeden Çakır, "1996’da imzalanan Gümrük Birliği sanayimizde ciddi bir dönüşüm sağladı, kalite ve rekabet gücümüzü yukarı taşıdı. Ancak bugün gelinen noktada mevcut yapı; sanayi, tarım, lojistik, hizmetler ve e-ticaret alanlarında Türkiye’yi sınırlıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunu korumasının hayati önem taşıdığını belirten Çakır, "Güvenilir ülke statüsü ticaretimizin sürdürülebilirliği açısından kritik. 2026’da dişimizi tırnağımıza katıp Avrupa’da elde ettiğimiz pazarlarımızı korumalıyız. Bu pazarlarda olmamız şart" dedi. "Yeşil Mutabakat’a uyum zorunluluk" Çakır, Yeşil Mutabakat ve karbon ayak izi düzenlemelerine uyumun artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade ederek, çevresel kriterlere uyum sağlanmaması halinde yalnızca ihracatın değil, yabancı yatırımların da olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. Çakır, firmaların hem Yeşil Mutabakat’a hem de yeni ticari düzenlemelere hızla adapte olması gerektiğini dile getirdi. "Risk alırken iki kez düşünmeliyiz" Ekonomide zorlu bir süreçten geçildiğini belirten Çakır, iş dünyasına temkinli hareket etme çağrısında bulundu. Risk yönetiminin her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayan Çakır, finansmana erişim konusunda yürütülen çalışmalara da değindi. Nefes kredisi çalışmalarının sürdüğünü, yeni kredi paketinin gündemde olduğunu kaydeden Çakır, istihdam ve ihracat odaklı finansman desteklerinin devam ettiğini ve bunların önümüzdeki günlerde duyurulacağını söyledi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel değerlendirmelerinin ardından sona erdi.
Enerji verimliliği ve yeşil lojistik Mersin’de ele alındı
10 Ocak 2026 Cumartesi - 13:42 Enerji verimliliği ve yeşil lojistik Mersin’de ele alındı Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) tarafından düzenlenen Enerji Verimliliği ve Yeşil Lojistik Konferansı, sektör temsilcileri, akademisyenler ve uzmanları bir araya getirdi. Konferansta Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının (SKDM) lojistik sektörü üzerindeki etkileri ele alınırken, yeşil dönüşüme uyum sağlayamayan firmaların küresel rekabette ciddi risklerle karşı karşıya kalacağı vurgulandı. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını yapan MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik, enerji verimliliğinin artık yalnızca çevresel bir hassasiyet değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk haline geldiğini söyledi. Gedik, "Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemeleriyle birlikte, enerji maliyetlerini ve karbon yükümlülüklerini doğru yönetemeyen firmalar küresel pazarda oyun dışı kalma riskiyle karşı karşıya. Odamız, üyelerimizin bu sürece adaptasyonu için çalışmalarını sürdürecektir" dedi. Enerji yönetilebilir bir kaynak Konferansta teknik ve akademik değerlendirmelerde bulunan Elektrik Mühendisleri Odası Mersin Şubesi Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, lojistik sektöründe işçilikten sonra en büyük gider kaleminin enerji olduğuna dikkat çekti. Enerjinin kontrol edilemeyen bir gider değil, doğru yöntemlerle yönetilebilir bir kaynak olduğunu belirten Alkaya, tasarruf ile verimlilik arasındaki farkı şu sözlerle açıkladı: "Tasarruf, faaliyetleri kısıtlayarak tüketimi azaltmaktır. Verimlilik ise teknolojiyi kullanarak performanstan ödün vermeden aynı işi daha az enerjiyle yapmaktır." Alkaya ayrıca şirketler için enerji verimliliği konusunda izlenmesi gereken yol haritasına ilişkin bilgiler paylaştı. Yeşil Lojistik Belgesi ticari gereklilik Etkinlikte ATAKO Genel Müdür Yardımcısı Ergin Diken ile Bilgi İşlem Müdürü Cem İvegen, sahadaki uygulamalara dair tecrübelerini ve Yeşil Lojistik Belgesi alma sürecini anlattı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen belgenin artık bir prestij unsurundan öte, ticari bir gereklilik haline geldiğini belirten yetkililer; belge sahibi olmanın yeşil kredi imkanlarıyla daha düşük faiz oranlarına erişim, küresel ihalelerde ’tercih edilen stratejik partner’ konumu ve çevre dostu çözüm ortağı algısı sağladığını ifade etti. Lojistikte yeni paradigma Enerji yönetim sistemi uzmanı Umut Oğur ise lojistik sektöründe maliyet ve hız odaklı yaklaşımın yerini; şoklara dirençli, karbon emisyonlarını dikkate alan ve döngüsel ekonomi temelli ’dayanıklılık ve verimlilik’ anlayışının aldığını söyledi. Oğur, gelecekte senkronize çok modlu taşımacılık ve federated data spaces sistemlerinin sektörün yeni rotasını belirleyeceğini kaydetti. Hukuki boyut vurgusu Konferansın hukuki çerçevesine ilişkin sunumu Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Özge Demirdelen yaptı. Demirdelen, sürdürülebilirlik ve yeşil stratejilerin hukuki altyapısının büyük önem taşıdığını belirterek, yeşil dönüşüm çalışmalarının belgelerle, ölçülebilir ve raporlanabilir şekilde ispat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Mersin Büyükşehir, atıktan 117 bin megavat elektrik enerjisi üretti
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:50 Mersin Büyükşehir, atıktan 117 bin megavat elektrik enerjisi üretti Mersin Büyükşehir Belediyesinin, 2025 yılı boyunca atık yönetimi, yenilenebilir enerji ve sıfır atık uygulamalarıyla yüz binlerce ton atığı çevreye zarar vermeden yönettiği, ürettiği enerji, yürüttüğü projeler ve farkındalık çalışmalarıyla sürdürülebilir ve düşük karbonlu kent hedefinde öne çıktığı belirtildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, 2025 yılında atık yönetimi, yenilenebilir enerji ve iklim farkındalığı, sıfır atık uygulamaları ve çevre bilinci alanlarında önemli çalışmalara imza attı. Büyükşehir’in Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı doğrultusunda yürütülen faaliyetlerle, hem çevre korundu hem de kent genelinde sürdürülebilirlik güçlendirildi.Sıfır Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü tarafından Mersin merkez, Tarsus ve Silifke’de bulunan Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nde 2025 yılı boyunca 730 bin ton evsel nitelikli katı atık bertaraf edildi. Atıkların depolanması sonucu açığa çıkan metan gazından 117 bin megavat elektrik enerjisi üretilerek, 125 bin hanenin elektrik ihtiyacına eşdeğer bir üretim sağlandı. İlçe belediyelerinin topladığı evsel atıkların, Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan 9 Katı Atık Aktarma İstasyonu aracılığıyla bertaraf tesislerine taşınması sayesinde 630 bin ton atık kontrollü şekilde yönetildi ve vahşi depolamanın önüne geçildi. Tıbbi, tehlikeli ve hafriyat atıkları da çevreye zarar vermeden yönetildi 2025 yılında il genelinde oluşan 3 bin 473 ton tıbbi atık, Tıbbi Atıkların Yönetmeliği’ne uygun şekilde toplanarak taşındı ve sterilize edildi. Belediyenin faaliyetleri sonucu oluşan kontamine atıklar, atık yağlar, elektronik atıklar, toner ve floresan gibi yaklaşık 100 ton tehlikeli atık ise lisanslı bertaraf tesislerine gönderildi. Hafriyat atıkları kapsamında, vatandaşların ev ve iş yerlerindeki tadilatlar sonucu oluşan 55 bin metreküp moloz alımı gerçekleştirildi. Zabıta ekiplerince yapılan 12 bin 500 denetim sonucunda 275 idari yaptırım uygulanarak 10 milyon 483 bin 870 TL idari para cezası kesildi. Ayrıca 2 milyon 240 bin metreküp dolgu sahası rehabilite edildi. Hafriyat Yönetim Bilgi Sistemi ile GPS tabanlı izleme sayesinde, hafriyat taşıyan 85 araç anlık olarak takip edilerek atıkların izinli döküm sahalarına yönlendirilmesi sağlandı.Büyükşehir Belediyesine ait 113 bina ve yerleşkeye üçlü sıfır atık ayrıştırma setleri yerleştirilerek Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi alındı. Bu alanlardan toplanan yaklaşık 26 ton geri dönüştürülebilir atık, lisanslı tesislere teslim edilerek ekonomiye kazandırıldı. 2025 yılı içerisinde kurum içi ve kurum dışı olmak üzere 3 bin 910 kişiye, sıfır atık, atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında farkındalık eğitimi verildi. ‘İsraf Etmiyoruz Kompost Yapıyoruz’ sloganıyla, park ve bahçe budama atıkları, hal atıkları, mezbahane atıkları ve çay kahve posalarından oluşan 375 ton organik atık kompost üretimi için toplandı. Üretimi tamamlanan 20 ton kompost, refüj, park ve bahçe bitkilendirmelerinde kullanılarak kimyasal gübre kullanımının azaltılmasına katkı sağlandı. "Mersin’i daha yaşanabilir yarınlara hazırlamak için çalışmalarımız devam ediyor" Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Arda Alp, Mersin’i daha yeşil ve yaşanabilir yarınlara hazırlamak için çalıştıklarını ifade ederek, "Bu kapsamda evsel katı atık aktarma, düzenli depolama ve bertaraf enerji üretim çalışmalarında 2025 yılında 730 bin ton evsel nitelikli katı atık düzenli bertaraf edilerek, oluşan metan gazından 125 bin hanenin aydınlatma enerjisine eş değer 117 bin megavatlık elektrik enerjisi üretildi" dedi. Kent genelinde 9 adet Katı Atık Aktarma İstasyonu ve 3 adet Düzenli Depolama Sahası’nın olduğunu belirten Alp, "Böylece hem vahşi depolamayı, hem de çöplerden açığa çıkan sera gazlarından oluşan metan gazının doğamıza salınımını engelliyoruz. Hafriyat şefliğimiz bünyesinde, 2025 yılında yaklaşık 50 bin metreküp moloz alımı hizmeti sağlandı. 2 milyon 250 bin metreküp dolgu sahası rehabilite amaçlı izinlendirildi. Kaçak hafriyata ekiplerimiz tarafından 275 adet idari yaptırım ve 10 milyon liraya yakın cezai işlem uygulandı" diye konuştu. "2026 yılında çalışmalarımız artarak devam edecek" Türkiye’de tek olma özelliğine sahip olan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde, çevre ve iklim konularında daha bilinçli bir nesil yetiştirmek amacıyla farkındalık oluşturmak için eğitimler verildiğini kaydeden Alp, "Okullarımız randevu alarak tamamen ücretsiz olarak merkezimizi ziyaret ediyor. Okullarımızın ulaşımlarını da sağlıyoruz. Açıldığı günden bu yana 183 binden fazla kişi merkezimizi ziyaret etti" ifadelerine yer verdi. 2024 yılında yayınlanan Mersin’in ilk ‘Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’nda (SECAP) 2025 yılında uygulama, izleme ve değerlendirme sürecine geçildiğini belirten Alp, "Uluslararası Karbon Şeffaflık Projesi (CDP) kapsamında yapılan iklim raporlaması sonucunda, belediyemiz 2024 yılında olduğu gibi 2025 yılında A düzeyinde başarı elde etmiştir. 2026 yılında da Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı olarak çalışmalarımız artarak devam edecektir"diyerek sözlerini tamamladı.
Mersin’de geri dönüşüm atölyesinde atıklar yeniden üretime kazandırılıyor
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:45 Mersin’de geri dönüşüm atölyesinde atıklar yeniden üretime kazandırılıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarsus Geri Dönüşüm Atölyesi’nde yıl boyunca yürütülen üretim ve onarım çalışmalarıyla kullanılmayan malzemeleri yeniden değerlendirerek hem kamu kaynaklarında tasarruf sağlıyor hem de sürdürülebilir çevre anlayışına katkı sunuyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarsus Gençlik Kampı’nda yer alan Geri Dönüşüm Atölyesi’nde, geri dönüşüm ve üretim çalışmaları devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı birimlerin ihtiyaçlarının karşılandığı atölyede, hiçbir malzeme çöpe gitmiyor. Büyükşehir Belediyesinin geri dönüşüme verdiği önemle çalışılan atölyede, masa, sandalye, dolap ve büro malzemeleri gibi birçok ürün üretiliyor ve onarılıyor. Tarsus Geri Dönüşüm Atölyesi’nde, kullanılmayan malzemeler yeniden kullanılabilir hale getirilerek sürdürülebilirlik örneği sergileniyor. Geri dönüşümü sadece atık ayrıştırması olarak görmeyen Büyükşehir Belediyesi, hem ekonomik olarak tasarruf ediyor hem de çevreye katkı sunuyor. Tarsus Gençlik Kampı’nın doğal ortamında yer alan atölye, özellikle ahşap ürünleri yenileyip yeniden kullanıma kazandırarak, doğadan aldığı malzemeye yeniden değer katıyor. "Birimler gelen ürünlerin bakım, onlarım ve tamir işleri bu atölyede yapılıyor" Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Marangoz Ustası Teslime Özdemir, Tarsus Gençlik Kampı Geri Dönüşüm Atölyesi’nde 2020’den bu yana, birimlerin malzemelerini ürettiklerini anlatarak, "Birimlerimizden gelen ürünlerin bakım, onlarım ve tamir işlerini bu atölyede yapıyoruz. Geri dönüşüm atölyemizde birimlerimizin ihtiyacı olan masa, sandalye, dolap ve büro malzemelerinden tutun, akla gelecek her türlü ihtiyacı üretiyoruz. 2020’den 2025 yılına kadar daire başkanlığımıza bağlı 40 birim açıldı. Bu birimlerden 38’inin malzemeleri burada üretildi. Diğer dairelerden gelen talepleri de elimizden geldiğince yerine getirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Hurdaya ayrılmış malzemeleri, tekrar kullanıma kazandırıyoruz" Büyükşehir Belediyesinin çeşitli programlarında kullanılan malzemeleri de ürettiklerini kaydeden Özdemir, "Mesela resim sergileri için şövaleler, sokak hayvanları için kedi evleri ürettik. Eski, atılmış, hurdaya ayrılmış malzemeleri de tekrar kullanıma kazandırıyoruz. Burada çocuklarımızın kullandığı kanolar var. Eskidiğinde bütün bakımlarını, onarımlarını yapıp tekrar etkinliklerimizde kullanıyoruz. Dünya genelinde geri dönüşüm çok önemli. Büyükşehir Belediyesi olarak biz de buna çok önem veriyoruz" diye konuştu. Marangoz işinin toplumda erkek mesleği olarak bilindiğini, fakat Büyükşehir Belediyesinin bu konuda kendisine çok yardımcı olduğunu da sözlerine ekleyen Özdemir, "Bana bu yolda destek olduğu için Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum. Desteklerini hiç esirgemedi. Bu meslek zaten küçüklüğümden beri içimde vardı. Yeteneğimi de burada gösterebildiğim için çok şanslıyım ve gururluyum" dedi.
Başkan Seçer: "Basın, yasama, yürütme ve yargıdan sonra 4. kuvvettir"
09 Ocak 2026 Cuma - 16:29 Başkan Seçer: "Basın, yasama, yürütme ve yargıdan sonra 4. kuvvettir" Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili Vahap Seçer, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Mersin Gazeteciler Cemiyeti’ni (MGC) ziyaret etti. Ziyarette basının demokrasi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Seçer, "Basın; yasama, yürütme ve yargıdan sonra 4. kuvvettir" dedi. MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe ve yönetimi tarafından karşılanan Seçer’e çiçek takdim edildi. Gazetecilerle bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Seçer, tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Türkiye’de ve dünyada basın özgürlüğünün zor bir süreçten geçtiğini belirten Seçer, gazetecilerin baskılar, yargı süreçleri ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Basının toplum adına denetleyici bir güç olduğunu vurgulayan Seçer, demokrasilerde kuvvetler ayrımının yanında basının da dördüncü kuvvet olarak önemli bir rol üstlendiğini ifade ederek, "Basın olayları duyurmazsa toplum birçok gelişmeden haberdar olamaz, bu durumda demokrasiden söz edilemez" diye konuştu. Dijitalleşmenin basına hız kazandırdığını ancak gazetecilik etiği ve denetim açısından yeni zorluklar da doğurduğunu kaydeden Seçer, tüm sorunların temelinde demokrasi eksikliğinin bulunduğunu belirtti. "Demokrasi olmazsa ekonomi de özgürlükler de güven vermez" diyen Seçer, 2026 yılının barış ve demokrasi açısından umut getirmesini temenni etti. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Seçer, kentte basın mensuplarına özel ’Kent Katılımı Buluşmaları’ düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Mersin’in marka kent olma yolunda ilerlediğini söyleyen Seçer, kentin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında 12 basamak birden yükselerek 13’üncü sıraya yerleştiğine dikkat çekti. Mersin’in stratejik konumu, limanı, iklimi ve insan kaynağıyla bölgenin parlayan yıldızı olduğunu ifade eden Seçer, spor kulüplerinin sorunlarına da değinerek Mersin İdman Yurdu’na kentin sahip çıkması gerektiğini söyledi. Ulaşım, altyapı ve kent içi yatırımlarla başarılı bir yerel yönetim süreci yürüttüklerini belirten Seçer, Mersin’in her alanda gelişmeye devam ettiğini kaydetti. MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe ise gazeteciliğin demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, özgür ve güçlü bir basının önemine dikkat çekti. Ziyaret sonunda Başkan Seçer’e Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk eseri hediye edilirken, program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Vali Toros: "Mersin, potansiyeli ve gücüyle çok kıymetli bir şehir"
09 Ocak 2026 Cuma - 12:50 Vali Toros: "Mersin, potansiyeli ve gücüyle çok kıymetli bir şehir" Mersin Valisi Atilla Toros, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kentte görev yapan gazetecilerle bir araya geldi. Programda konuşan Vali Toros, basının kamu hizmetlerinin doğru ve etkin şekilde vatandaşlara ulaştırılmasında vazgeçilmez bir rol üstlendiğini vurguladı. Gazetecilerin davetine icabet etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Toros, ’10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak, "Sizlerle bir arada olmaktan ve görüşlerinizi dinlemekten büyük memnuniyet duyuyorum. Gazetecilerin bakış açısı, değerlendirmeleri ve sahadaki gözlemleri bizim için son derece kıymetli" dedi. Göreve başlayalı yaklaşık bir yılın dolmak üzere olduğunu ifade eden Toros, önümüzdeki günlerde basın mensuplarıyla kapsamlı değerlendirme toplantıları gerçekleştireceklerini belirtti. Mersin’in sahip olduğu potansiyele dikkat çeken Toros, "Mersin; tarımı, sanayisi, lojistiği, turizmi ve bereketli topraklarıyla son derece kıymetli bir şehir. Ortak paydamız Mersin’in daha ileriye gitmesi. Sizler bu hedefe ulaşma noktasında en önemli meslek gruplarından birisiniz. Yapılan hizmetlerin duyurulması ve kamuoyuna aktarılması noktasında basın olmazsa olmazdır" ifadelerini kullandı. Dijitalleşen dünyada medyanın dönüşümüne de değinen Toros, yerel ve ulusal basını yakından takip ettiklerini belirterek, "Sizlerin yazdıkları ve aktardıkları, bizim için yol gösterici nitelik taşıyor. Basının eleştirileri ve önerileri kamu hizmetlerinin geliştirilmesinde önemli katkı sağlıyor" dedi. Programda konuşan Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kaya Tepe ise 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün gazeteciler açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti. Tepe, "10 Ocak 1961, gazetecilerin mesleki haklarını kazandığı önemli bir tarihtir. Bu özel günlere sahip çıkmak, mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu. Yerel basının demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Tepe, "Yerel basın güçlü olursa demokrasi de güçlü olur. Basın sustuğunda toplumda birçok sorun görünmez hale gelir. Devletimizin ve milletimizin desteğini yanımızda hissetmek bizler için son derece kıymetlidir. Güçlü Türkiye için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Program, karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.