Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Mersin
Tırın çarptığı kadın hayatını kaybetti
18 Nisan 2026 Cumartesi - 21:24:51
Mersin’in Tarsus ilçesinde tırın çarptığı kadın hayatını kaybetti. Kaza, ilçeye bağlı Ferahimşalvuz Mahallesi Şehit Mehmet Şen Bulvarı üzerinde bir market önünde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, 34 yaşındaki Suzan Gök yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada, Z.Ç. yönetimindeki 33 CYC plakalı tır çarptı. Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Gök, ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Tır şoförünün gözaltına alındığı kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:42
Taşlarla araçlara saldırdılar: Kavga anları kamerada
Mersin’in Tarsus ilçesinde iki grup arasında çıkan taşlı kavga cep telefonu kamerasına yansıdı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12
Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:45
Mersin’de sağanak sele yol açtı: Yol çöktü, seralar zarar gördü
Mersin’in Silifke ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle kırsal bölgelerde yaşanan su taşkınları risk oluştururken bir yol çöktü, bazı seralar zarar gördü.
20 Şubat 2026 Cuma - 10:45
Pandemide ölümle burun buruna gelen anne doktorlarıyla buluştu
Mersin’de pandemi döneminde 28 haftalık hamileyken Covid-19’a yakalanarak yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren bir anne, yıllar sonra hayatta kalmasını sağlayan doktorlarını ziyaret etti. Duygusal anların yaşandığı buluşmada hem anne hem de sağlık çalışanları o zorlu günleri yeniden hatırladı. Mersin’de pandemi döneminde 28 haftalık hamileyken Covid-19’a yakalanarak yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren 37 yaşındaki Aslıhan Kayık, yıllar sonra hayatta kalmasını sağlayan doktorlarını ziyaret etti. Pandeminin ikinci döneminde tatil için bulunduğu beldede şiddetli öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran Aslıhan Kayık’ın Covid-19 testi pozitif çıktı. 28 haftalık hamile olması nedeniyle riskli grupta değerlendirilen Kayık, Mersin Eğitim ve Araştırma Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Normal serviste oksijen desteğiyle takip edilen genç annenin durumu kısa sürede ağırlaştı ve yoğun bakıma alındı. Doktorlar, bebeği riske atmamak için gebeliği sonlandırmadan annenin akciğerlerini toparlamaya çalıştı. Ancak solunum sıkıntısının artması üzerine acil doğum kararı verildi. 14 gün entübe kaldı Doğumun ardından 14 gün entübe edilerek uyutulan Kayık, zorlu sürecin ardından hayata tutundu. Bu sırada prematüre olarak dünyaya gelen oğlu da yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü. Yaklaşık bir ayı aşkın süre hastanede kalan anne, taburcu olduktan sonra da bir yıl boyunca tedavi ve operasyonlar geçirdi. Yaşadığı süreci ‘hayata yeniden doğuş’ olarak tanımlayan Kayık, o günleri unutamadığını söyledi. "Hocam lütfen beni doğuma alın" O yaşadığı acı günleri anlatan Kayık, "Pandeminin ikinci dönemiydi. 28 haftalık hamileydim. Çok yoğun bir öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvurduk. Testimin pozitif olduğunu öğrendik. Hamile olduğum için riskli olabileceğini söylediler ve Şehir Hastanesine yönlendirdiler. Evimize çok uzak olmasına rağmen gittik ve hemen yatışım yapıldı" ifadelerine yer verdi. Yaklaşık 5 gün serviste kaldığını ifade ederek konuşmalarına devam eden Kayık, "Sürekli oksijen desteği veriliyordu. Ama durumum iyileşmedi, aksine ağırlaştı ve yoğun bakıma alındım. Doktorlar bebeği riske atmamak için gebeliği sonlandırmadan beni tedavi etmeye çalıştılar. Ama bir akşam nefes darlığım o kadar arttı ki artık dayanamayacak noktaya geldim. Harun Hocama ‘Hocam lütfen beni doğuma alın, artık dayanamıyorum’ dedim. Çok hızlı bir şekilde karar verildi ve doğuma alındım" dedi. "Ölüp geri dirilmiş gibiydim" Yoğun bakımda ölümle yaşam arasında geçen günlerini anlatan Kayık, "Doğumdan sonra 14 gün entübe edilmişim. O 14 gün boyunca ilaçların etkisiyle hayalle gerçeğin birbirine karıştığı rüyalar gördüm. Yoğun bakımda yaşananları rüyalarımda gerçek sanarak yaşadım. Çok farklı bir süreçti. Uyandırıldığımda odadaki doktorların ve hemşirelerin gözlerindeki mutluluğu hiç unutamıyorum. Hepsi başıma toplanmıştı, ‘Sen bizim umut ışığımız oldun’ dediler. Çünkü o dönemde çok fazla insanı kaybediyorduk. Benim iyileşmem onlara da moral olmuştu. Gerçekten ölüp geri dirilmiş gibiydim" şeklinde konuştu. "Gözümü açtığımda sorduğum ilk şey bebeğim" Yoğun bakımda gözlerini açtığı ilk anı anlatan Kayık, "Gözümü açtığımda sorduğum ilk şey bebeğim oldu. Hemen telefonlarından fotoğrafını gösterdiler. O anı hiç unutamam" dedi. "Tek derdim kızımı görmekti" Entübasyon sürecinin ardından temiz yoğun bakıma alındığını belirten Kayık, "Ekstübe olduktan bir iki gün sonra temiz yoğun bakıma geçtim. Ben ikinci katta yatarken oğlum üçüncü katta yenidoğan yoğun bakımdaydı. Yaklaşık 30-35 gündür çocuklarımı görmemiştim. Alican Hocama ‘Beni servise gönderin’ diye yalvarıyordum. Tek derdim kızımı görmekti" diye konuştu. "Hastaneden çıktığımda bambaşka bir dünyaya çıktım" Yoğun bakım sürecinin ardından taburcu edilse de mücadelesinin bitmediğini dile getiren Kayık, "Hastaneden çıktığımda bambaşka bir dünyaya çıktım. Yaşadıklarımın çoğunu sonradan öğrendim. Taburcu olduktan sonra bir yıl boyunca tedavilerim sürdü, sekeller kaldı, operasyonlar geçirdim. Hala etkilerini yaşıyorum ama çok şükür hayattayım ve çocuklarımın yanındayım" şeklinde konuştu. "2 can söz konusuydu" Anestezi Uzmanı Dr. Harun Özmen, sürecin hem anne hem de bebek açısından son derece kritik geçtiğini söyledi. Özmen, "O dönemde çok sayıda ağır hasta vardı. Bu vakada iki can söz konusuydu ve her adımı çok dikkatli atmak zorundaydık" dedi. Hastanın yoğun bakıma kabul edildiği ilk anın tabloyu net şekilde ortaya koyduğunu belirten Özmen, "Hastamız ileri derecede solunum yetmezliği ile yoğun bakıma alındı. 28 haftalık gebeydi. Pandeminin en zor dönemlerinden birini yaşıyorduk. Akciğer tutulumu oldukça ağırdı. Hem anne hem bebek açısından çok hassas bir süreç yürüttük. Önceliğimiz annenin akciğer fonksiyonlarını toparlamaktı. Çünkü annenin stabilizasyonu sağlanmadan yapılacak her müdahale riski artırabilirdi" ifadelerini kullandı. "Annenin solunumunu toparlamayı hedefledik" Tedavi planının multidisipliner şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Özmen, "İlk etapta gebeliği sonlandırmadan annenin solunumunu toparlamayı hedefledik. Çünkü her erken doğum bebeğin riskini artırır. Ancak klinik tablo ağırlaştı. Solunum parametreleri kötüleşti. O noktada anne hayatı öncelikli hale geldi. Multidisipliner değerlendirme sonrası doğum kararı aldık" diye konuştu. "Onu bugün sağlıklı görmek en büyük ödül" Hastanın ekstübe edilerek kendi başına nefes almaya başladığı anın unutulmaz olduğunu dile getiren Özmen, "Ekstübasyon kararı verdiğimiz an çok dikkatliydik. Kendi solunumunun yeterli olup olmadığını yakından takip ettik. Başarılı şekilde cihazdan ayrıldığında ekip olarak büyük bir mutluluk yaşadık. O günlerde umut çok kıymetliydi. Onu bugün sağlıklı, çocuklarıyla birlikte görmek bizim için en büyük ödül" şeklinde konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 10:08
Mersin’de ihlal tespit edilen bar, gece kulübü ve kafelere 2 milyon 682 bin TL ceza
Mersin’de umuma açık iş yerlerine yönelik gerçekleştirilen denetimlerde 3 işletmeye tütün ihlali nedeniyle ceza uygulanırken, toplamda 2 milyon 682 bin TL idari para cezası kesildi, 286 kişinin GBT’si sorgulandı. Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, vatandaşların huzur ve güven ortamı içerisinde yaşamlarını sürdürebilmeleri, kamu düzeninin korunması ve suçla etkin mücadele kapsamında il genelinde umuma açık yerlere yönelik denetim gerçekleştirildi. Denetimlere Ticaret İl Müdürlüğü, Zabıta Daire Başkanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı ve SGK ekipleri de katıldı. Gece kulübü, bar, içkili restoran ve kafelerde yapılan kontrollerde 4 iş yerinde resmi belgelerin eksik olduğu tespit edilerek gerekli işlemler yapıldı. Canlı müzik yapılan iş yerlerinde ses düzeyinin yasal sınırlar içerisinde olup olmadığı kontrol edildi. Denetimlerde 10 kişinin kayıtsız çalıştığı belirlenirken, 3 iş yerinde kapalı alanda tütün mamulü tüketimine izin verildiği tespit edilerek 473 bin 200 TL idari para cezası uygulandı. İşletmelere paydaş kurumlar tarafından toplam 2 milyon 682 bin TL idari para cezası kesildi. Asayiş ekiplerince yapılan uygulamalarda ayrıca 286 kişinin GBT sorgulaması gerçekleştirildi. Mersin Emniyeti, denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 20:40
Mersin’de milyarlık yasa dışı bahis operasyonu: 9 tutuklama
Mersin’de yasa dışı bahis faaliyetleri yürüten ve organize şekilde hareket ettikleri değerlendirilen suç yapılarına yönelik düzenlenen operasyonda 16 şüpheli yakalandı, 9’u tutuklandı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 1 milyar 39 milyon liralık para trafiği tespit edildi. İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, yasa dışı bahis faaliyetleri yürüten suç yapılarına yönelik planlı, fiziki ve teknik çalışma gerçekleştirildi. Yapılan mali analiz ve teknik incelemelerde, şüphelilerin 2023- 2025 yılları arasında banka ve kripto varlık hesapları üzerinden toplam 1 milyar 39 milyon 348 bin 153 liralık para transferi gerçekleştirdikleri belirlendi. Elde edilen deliller doğrultusunda, yasadışı bahis oynattıkları ve birlikte hareket ettikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik il genelinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilere ait adreslerde yapılan aramalarda 255 bin lira nakit para, 1 çelik kasa, 1 tabanca, 13 fişek, 18 cep telefonu ve 2 bilgisayar ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si savcılıktan serbest bırakılırken, 5’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 9 şüpheli ise tutuklandı. Yetkililer, yasa dışı bahis başta olmak üzere siber ortamda faaliyet gösteren suç yapıları ve suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 18:16
Mersin’de kesinleşmiş hapis cezası bulunan 555 kişi yakalandı
Mersin’de polis ekiplerinin son bir ayda yürüttüğü çalışmalarda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 555 kişi yakalandı. Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği koordinesinde, il genelinde kamu düzeni ve genel asayişin sağlanması amacıyla son bir ay içerisinde kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarda, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan çok sayıda hükümlü yakalanarak adli mercilere teslim edildi. Operasyonlar kapsamında; hırsızlık, kasten öldürme, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, cinsel saldırı, tehdit ve çeşitli suçlardan aranan şahısların yakalandığı bildirildi. Yakalanan kişiler arasında 10 yıldan 98 yıl 11 aya kadar kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlülerin de yer aldığı belirtildi. Toplamda kesinleşmiş hapis cezası bulunan 555 kişinin cezaevine teslim edildiği ifade edildi. Emniyet yetkilileri, kamu düzeninin sağlanması ve suçluların adalete teslim edilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:29
Bilinçli Gençler Topluluğundan lösemili öğrencilere Ramazan desteği
Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema ile Gazetecilik Bölümü öğrencileri ve öğretim üyeleri, Ramazan ayının manevi atmosferinde anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Lösemili çocuklar ve ailelerine destek amacıyla başlatılan yardım kampanyası, Doç. Dr. Berna Arslan koordinasyonunda Bilinçli Gençler Topluluğu tarafından gerçekleştirildi. Kampanya kapsamında toplanan yardımların lösemili çocuklara ulaştırılacağı bildirildi. Kampanya kapsamında öğrenciler, kendi imkanlarıyla temin ettikleri kuru bakliyat başta olmak üzere çeşitli temel gıda ürünlerini bir araya getirerek yardım kolileri hazırlıyor. Paylaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahiplerine katkı sunmayı amaçlayan etkinliğin tamamen gönüllülük esasına dayandığı belirtildi. Doç. Dr. Berna Arslan, fakülte girişinde kurulan yardım standına öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiğini, öğretim üyeleri ve akademik personelin de kampanyaya güçlü destek verdiğini ifade etti. Arslan, akademik kadronun katkısının kampanyaya ayrı bir değer kattığını belirtti. Kampanyanın 27 Şubat tarihine kadar devam edeceğini kaydeden Arslan, toplanan yardımların lösemi tedavisi gören çocuklara ulaştırılacağını ve tüm öğrenciler ile gönüllüleri destek vermeye davet etti.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:58
Kara kışta badem sürprizi
Türkiye’nin büyük bölümünde soğuk hava ve yağış etkili olurken, Mersin’in Gülnar ilçesinde bir badem ağacının meyve vermesi şaşkınlığa neden oldu. Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyük Eceli Mahallesi’nde sıra dışı bir doğa olayı yaşandı. Türkiye genelinde soğuk hava ve kar etkisini sürdürürken, bir badem ağacının meyve vermesi mahallede şaşkınlık ve sevinçle karşılandı. Mahalle sakinlerinden Nazmi Söylemez, evinin önündeki badem ağacından kış ortasında meyve topladı. Beklenmedik durum karşısında büyük mutluluk yaşadığını belirten Söylemez, "Türkiye’de kara kış hüküm sürerken, bir avuç da olsa badem meyvelerini toplamanın mutluluğunu yaşıyorum" dedi. Mevsim normallerinin dışında gerçekleşen olay, bölgede yaşayan vatandaşların da dikkatini çekti.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:40
Türk Kızılay, Ramazan’ın ilk gününde Gazze’ye ‘İyilik Gemisi’ gönderdi
Türk Kızılay, Ramazan ayının ilk gününde Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere insani yardım malzemeleri taşıyan gemiyi Mersin Limanı’ndan uğurladı.Türk Kızılay, Gazzelileri Ramazan’da da unutmadı. Bölgedeki insani krizin etkilerini hafifletmeyi amaçlayan yardım sevkiyatında gıda, hijyen malzemeleri ve temel ihtiyaç ürünleri yer aldı. Türk Kızılay Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhuna vurgu yaparak, Gazze’deki sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için yardım çalışmalarının aralıksız sürdüklerini ve sürdüreceklerini belirtti. Yılmaz, bölgeye yönelik insani yardım faaliyetlerinin uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde devam edeceğini de ayrıca ifade etti. Mersin Limanı’ndan yola çıkan 21’inci İyilik Gemisi’nin, kısa sürede Gazze’ye ulaşarak dağıtım faaliyetlerine başlanmasının planlandığı bildirildi.Gazze’de, günlük 60 bin kişilik yemek verilecek21’inci İyilik Gemisi’nde yaklaşık 175 bin gıda kolisiyle birlikte giyim, hijyen, barınma, su ve temel yaşam malzemelerini içeren yaklaşık 3 bin 300 ton yardım malzemesi yer aldığı belirtildi. Mersin Limanı’ndan uğurlanan İyilik Gemisi, Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşacağı, gemiden tahliye edilecek yardım malzemeleri tırlara yüklenerek Mısır Kızılay’ı ile koordinasyon halinde Refah Sınır Kapısı’na yönlendirileceği açıklandı. Kızılay aşevlerinin, Gazze’de bugüne kadar günlük yaklaşık 30 bin kişilik kapasiteyle hizmet verdiği belirtilirken, Ramazan’da bu kapasitenin 60 bin kişilik öğüne çıkarıldığı vurgulandı. Böylece iftar ve sahurda 1 milyon 800 bin kişilik iftarlık desteği sunulacağı da ayrıca ifade edildi."Bu gemilerin her biri bir umut"Gazze’ye doğru yola çıkan 21’inci İyilik Gemisi’nin içinde gıdadan hijyen malzemelerine kadar birçok ürün bulunduğunu belirten Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, "Ramazan’ın ilk günü en büyük yardım gemimizi gönderiyoruz. Bir taraftan mutluyuz diyemeyeceğim, umutluyuz diyeceğim. Çünkü ateşkes hızlı gitmiyor da olsa 3 buçuk aylık kapanmadan sonra akmasa da damlayacak kadar yardımlar Gazze’ye ulaştı. Benim için bu gemilerin her birimi umut aslında. Bu en büyük iyilik gemimiz. 3 bin 300 ton yardım malzemesi taşıyor. Bunların çoğunluğu gıda kolisi. Orada şu anda iki tane aşevimiz var kuzeyde ve orta bölgede. Kuzey ve orta bölgede 30 bin olan yemek kapasitemizi 60 bine bugün itibariyle çıkarttık. Yemeklerimizin miktarını arttırdık, çeşitlendirdik. İçine sahurluk, hurma, su gibi malzemeleri de ekledik ve Ramazan ayı boyunca toplam 1 milyon 800 bin insana iftar ve sahur malzemesi vermeyi hedefliyoruz" diye konuştu."İyilik Gemisi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesi taşıyorİyilik Gemisi’nin hız kesmeden Mısır’a oradan da Gazze’ye ulaşacağını ifade eden Yılmaz, "İyilik gemisi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesini taşıyor ama yükümüz sadece yardım malzemesi, sadece gıda kolisi değil. Yükümüz şefkat, yükümüz merhamet. Çünkü biliyoruz ki Ramazan ayında oradaki kardeşlerimiz dünyanın dört bir tarafındaki Müslüman kardeşleri tarafından unutulmayacak. Ramazan ayında onlara daha fazla yardımı ulaştırmanın gayretine gireceğiz. Biz de bunun gayretin içindeyiz. Bu gemimiz 24-48 saat içinde oraya ulaşacak ve boşaltılacak. Elbette ki bu içeriğe girişler istediğimiz hızla değil. Dönem dönem yavaşlıyor ama yavaşlasa da bir şekilde tüm emanetlerin yerine ulaştığından emin oluyoruz. Sadece yardım gemileri göndermiyoruz. Türk Kızılay olarak 7 Ekim’den bu yana her zaman Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız" şeklinde konuştu."Milletimiz tarih boyunca zalimin karşısında durmuş"Türkiye’nin her zaman mazlumların ve ihtiyaç sahiplerinin safında duracağını vurgulayan Mersin Valisi Atilla Toros ise, "Milletimiz tarih boyunca zalimin karşısında durmuş, mazlumun yanında saf tutmuştur. Nerede bir feryat yükselirse oraya kulak vermiş, nerede bir gözyaşı aksa oraya vicdanıyla koşmuştur. Diline, diline, ırkına, rengine bakmadan insan olmanın medeniyet değerlerinin inancının geleneğini yerine getirmiştir. Bugün de aynı vicdanla aynı duruşla bir kez daha bir aradayız. Mersin Liman’dan uğradığımız bu gemi, Gazzeli kardeşlerimize sadece yardım malzemesi taşımıyor. Aynı zamanda milletimizin selamını ve duasına taşıyor. Bugün mübarek Ramazan ayının ilk günü. Merhametin çoğaldığı, paylaşmanın bereketlendiği bir zaman. Bu anlamlı günde Gazze’ye bir kez daha uzanmak, Ramazan’ın ruhuna yakışan bir duruştur" ifadelerine yer verdi.Düzenlenen etkinliğe Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Mersin Valisi Atilla Toros ve Türk Kızılay yetkilileri katılım sağladı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:36
Türk Kızılay’ın ‘İyilik Gemisi’ Ramazan’ın ilk gününde Gazze’ye uğurlandı
Türk Kızılay, Ramazan ayının ilk gününde Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere insani yardım malzemeleri taşıyan gemiyi Mersin Limanı’ndan uğurladı. Türk Kızılay, Gazzelileri Ramazan’da da unutmadı. Bölgedeki insani krizin etkilerini hafifletmeyi amaçlayan yardım sevkiyatında gıda, hijyen malzemeleri ve temel ihtiyaç ürünleri yer aldı. Türk Kızılay Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhuna vurgu yaparak, Gazze’deki sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için yardım çalışmalarının aralıksız sürdüklerini ve sürdüreceklerini belirtti. Yılmaz, bölgeye yönelik insani yardım faaliyetlerinin uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde devam edeceğini de ayrıca ifade etti. Mersin Limanı’ndan yola çıkan 21’inci İyilik Gemisi’nin, kısa sürede Gazze’ye ulaşarak dağıtım faaliyetlerine başlanmasının planlandığı bildirildi. Gazze’de, günlük 60 bin kişilik yemek verilecek 21’inci İyilik Gemisi’nde yaklaşık 175 bin gıda kolisinin yanı sıra 3 bin 300 ton giyim, hijyen, barınma, su gibi temel yaşam malzemelerinin yer aldığı belirtildi. Mersin Limanı’ndan Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşacak gemiden yardımların tırlara yüklenerek Mısır Kızılay’ı ile Refah Sınır Kapısı’na yönlendirileceği açıklandı. Kızılay aşevlerinin, Gazze’de bugüne kadar günlük yaklaşık 30 bin kişilik kapasiteyle hizmet verdiği belirtilirken, Ramazan’da bu kapasitenin 60 bin kişilik öğüne çıkarıldığı vurgulandı. Böylece iftar ve sahurda 1 milyon 800 bin kişilik iftarlık desteği sunulacağı da ayrıca ifade edildi. "Bu gemilerin her biri bir umut" Gazze’ye doğru yola çıkan 21’inci İyilik Gemisi’nin içinde gıdadan hijyen malzemelerine kadar birçok ürün bulunduğunu belirten Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, "Ramazan’ın ilk günü en büyük yardım gemimizi gönderiyoruz. Bir taraftan mutluyuz diyemeyeceğim, umutluyuz diyeceğim. Çünkü ateşkes hızlı gitmiyor da olsa 3 buçuk aylık kapanmadan sonra akmasa da damlayacak kadar yardımlar Gazze’ye ulaştı. Benim için bu gemilerin her birimi umut aslında. Bu en büyük iyilik gemimiz. 3 bin 300 ton yardım malzemesi taşıyor. Bunların çoğunluğu gıda kolisi. Orada şu anda iki tane aşevimiz var kuzeyde ve orta bölgede. Kuzey ve orta bölgede 30 bin olan yemek kapasitemizi 60 bine bugün itibariyle çıkarttık. Yemeklerimizin miktarını arttırdık, çeşitlendirdik. İçine sahurluk, hurma, su gibi malzemeleri de ekledik ve Ramazan ayı boyunca toplam 1 milyon 800 bin insana iftar ve sahur malzemesi vermeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "İyilik Gemisi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesi taşıyor İyilik Gemisi’nin hız kesmeden Mısır’a oradan da Gazze’ye ulaşacağını ifade eden Yılmaz, "İyilik gemisi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesini taşıyor ama yükümüz sadece yardım malzemesi, sadece gıda kolisi değil. Yükümüz şefkat, yükümüz merhamet. Çünkü biliyoruz ki Ramazan ayında oradaki kardeşlerimiz dünyanın dört bir tarafındaki Müslüman kardeşleri tarafından unutulmayacak. Ramazan ayında onlara daha fazla yardımı ulaştırmanın gayretine gireceğiz. Biz de bunun gayretin içindeyiz. Bu gemimiz 24-48 saat içinde oraya ulaşacak ve boşaltılacak. Elbette ki bu içeriğe girişler istediğimiz hızla değil. Dönem dönem yavaşlıyor ama yavaşlasa da bir şekilde tüm emanetlerin yerine ulaştığından emin oluyoruz. Sadece yardım gemileri göndermiyoruz. Türk Kızılay olarak 7 Ekim’den bu yana her zaman Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız" şeklinde konuştu. "Milletimiz tarih boyunca zalimin karşısında durmuş" Türkiye’nin her zaman mazlumların ve ihtiyaç sahiplerinin safında duracağını vurgulayan Mersin Valisi Atilla Toros ise, "Milletimiz tarih boyunca zalimin karşısında durmuş, mazlumun yanında saf tutmuştur. Nerede bir feryat yükselirse oraya kulak vermiş, nerede bir gözyaşı aksa oraya vicdanıyla koşmuştur. Diline, diline, ırkına, rengine bakmadan insan olmanın medeniyet değerlerinin inancının geleneğini yerine getirmiştir. Bugün de aynı vicdanla aynı duruşla bir kez daha bir aradayız. Mersin Liman’dan uğradığımız bu gemi, Gazzeli kardeşlerimize sadece yardım malzemesi taşımıyor. Aynı zamanda milletimizin selamını ve duasına taşıyor. Bugün mübarek Ramazan ayının ilk günü. Merhametin çoğaldığı, paylaşmanın bereketlendiği bir zaman. Bu anlamlı günde Gazze’ye bir kez daha uzanmak, Ramazan’ın ruhuna yakışan bir duruştur" ifadelerine yer verdi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:21
Türk Kızılay, Ramazan’ın ilk gününde Gazze’ye ‘İyilik Gemisi’ gönderdi
Türk Kızılay, Ramazan ayının ilk gününde Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere insani yardım malzemeleri taşıyan gemiyi Mersin Limanı’ndan uğurladı. Türk Kızılay, Gazzelileri Ramazan’da da unutmadı. Bölgedeki insani krizin etkilerini hafifletmeyi amaçlayan yardım sevkiyatında gıda, hijyen malzemeleri ve temel ihtiyaç ürünleri yer aldı. Türk Kızılay Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhuna vurgu yaparak, Gazze’deki sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için yardım çalışmalarının aralıksız sürdüklerini ve sürdüreceklerini belirtti. Yılmaz, bölgeye yönelik insani yardım faaliyetlerinin uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde devam edeceğini de ayrıca ifade etti. Mersin Limanı’ndan yola çıkan 21’inci İyilik Gemisi’nin, kısa sürede Gazze’ye ulaşarak dağıtım faaliyetlerine başlanmasının planlandığı bildirildi. Gazze’de, günlük 60 bin kişilik yemek verilecek 21’inci İyilik Gemisi’nde yaklaşık 175 bin gıda kolisiyle birlikte giyim, hijyen, barınma, su ve temel yaşam malzemelerini içeren yaklaşık 3 bin 300 ton yardım malzemesi yer aldığı belirtildi. Mersin Limanı’ndan uğurlanan İyilik Gemisi, Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaşacağı, gemiden tahliye edilecek yardım malzemeleri tırlara yüklenerek Mısır Kızılay’ı ile koordinasyon halinde Refah Sınır Kapısı’na yönlendirileceği açıklandı. Kızılay aşevlerinin, Gazze’de bugüne kadar günlük yaklaşık 30 bin kişilik kapasiteyle hizmet verdiği belirtilirken, Ramazan’da bu kapasitenin 60 bin kişilik öğüne çıkarıldığı vurgulandı. Böylece iftar ve sahurda 1 milyon 800 bin kişilik iftarlık desteği sunulacağı da ayrıca ifade edildi. "Bu gemilerin her biri bir umut" Gazze’ye doğru yola çıkan 21’inci İyilik Gemisi’nin içinde gıdadan hijyen malzemelerine kadar birçok ürün bulunduğunu belirten Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, "Ramazan’ın ilk günü en büyük yardım gemimizi gönderiyoruz. Bir taraftan mutluyuz diyemeyeceğim, umutluyuz diyeceğim. Çünkü ateşkes hızlı gitmiyor da olsa 3 buçuk aylık kapanmadan sonra akmasa da damlayacak kadar yardımlar Gazze’ye ulaştı. Benim için bu gemilerin her birimi umut aslında. Bu en büyük iyilik gemimiz. 3 bin 300 ton yardım malzemesi taşıyor. Bunların çoğunluğu gıda kolisi. Orada şu anda iki tane aşevimiz var kuzeyde ve orta bölgede. Kuzey ve orta bölgede 30 bin olan yemek kapasitemizi 60 bine bugün itibariyle çıkarttık. Yemeklerimizin miktarını arttırdık, çeşitlendirdik. İçine sahurluk, hurma, su gibi malzemeleri de ekledik ve Ramazan ayı boyunca toplam 1 milyon 800 bin insana iftar ve sahur malzemesi vermeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "İyilik Gemisi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesi taşıyor İyilik Gemisi’nin hız kesmeden Mısır’a oradan da Gazze’ye ulaşacağını ifade eden Yılmaz, "İyilik gemisi 3 bin 300 tonluk yardım malzemesini taşıyor ama yükümüz sadece yardım malzemesi, sadece gıda kolisi değil. Yükümüz şefkat, yükümüz merhamet. Çünkü biliyoruz ki Ramazan ayında oradaki kardeşlerimiz dünyanın dört bir tarafındaki Müslüman kardeşleri tarafından unutulmayacak. Ramazan ayında onlara daha fazla yardımı ulaştırmanın gayretine gireceğiz. Biz de bunun gayretin içindeyiz. Bu gemimiz 24-48 saat içinde oraya ulaşacak ve boşaltılacak. Elbette ki bu içeriğe girişler istediğimiz hızla değil. Dönem dönem yavaşlıyor ama yavaşlasa da bir şekilde tüm emanetlerin yerine ulaştığından emin oluyoruz. Sadece yardım gemileri göndermiyoruz. Türk Kızılay olarak 7 Ekim’den bu yana her zaman Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız" şeklinde konuştu. "Milletimiz tarih boyunca zalimin karşısında durmuş" Türkiye’nin her zaman mazlumların ve ihtiyaç sahiplerinin safında duracağını vurgulayan Mersin Valisi Atilla Toros ise, "Milletimiz tarih boyunca zalimin karşısında durmuş, mazlumun yanında saf tutmuştur. Nerede bir feryat yükselirse oraya kulak vermiş, nerede bir gözyaşı aksa oraya vicdanıyla koşmuştur. Diline, diline, ırkına, rengine bakmadan insan olmanın medeniyet değerlerinin inancının geleneğini yerine getirmiştir. Bugün de aynı vicdanla aynı duruşla bir kez daha bir aradayız. Mersin Liman’dan uğradığımız bu gemi, Gazzeli kardeşlerimize sadece yardım malzemesi taşımıyor. Aynı zamanda milletimizin selamını ve duasına taşıyor. Bugün mübarek Ramazan ayının ilk günü. Merhametin çoğaldığı, paylaşmanın bereketlendiği bir zaman. Bu anlamlı günde Gazze’ye bir kez daha uzanmak, Ramazan’ın ruhuna yakışan bir duruştur" ifadelerine yer verdi. Düzenlenen etkinliğe Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Mersin Valisi Atilla Toros ve Türk Kızılay yetkilileri katılım sağladı.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:54
Mersin’de 10 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi
Mersin’de jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirilirken, 1 şüpheli gözaltına alındı. Mersin İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sigara kaçakçılığı ile mücadele kapsamında çalışma başlattı. Mezitli ilçesinde bir şüphelinin kaçak sigara ticareti yaptığı bilgisine ulaşan ekipler, şüpheliyi yakalamak ve kaçak ürünlere el koymak amacıyla operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyonda 1 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin kullandığı araçta yapılan aramada 10 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli, işlemlerinin tamamlanması için jandarma komutanlığına götürüldü.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:44
Mersin’de atıklardan 125 bin haneye yetecek elektrik üretildi
Mersin Büyükşehir Belediyesi, Katı Atık Düzenli Depolama Tesislerinde atıklardan elde ettiği biyogazla 2025 yılında 125 bin hanenin aydınlatma ihtiyacına eş değer elektrik üreterek hem iklim kriziyle mücadele etti hem de ülke ekonomisine katkı sağladı. Büyükşehir Belediyesi, bünyesinde bulunan ‘Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’ sayesinde hem iklim krizi ile mücadele ediyor hem de bu tesislerde katı atıklardan ürettiği elektrik sayesinde ülke ekonomisine katkı sağlıyor. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, evsel nitelikli atıkların değerlendirilerek ekonomik değer oluşturması ve olumsuz çevresel etkilerin giderilmesi amacıyla, ‘Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nde 2025 yılı boyunca 125 bin hanenin aydınlatma enerjisine eş değer elektrik enerjisi üretti. Mersin genelindeki katı atıkların yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf işlemlerini sürdürerek, ‘temiz çevre, temiz dünya, temiz enerji’ anlayışıyla çevre kirliliğinin önüne geçen Büyükşehir Belediyesi, böylece hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de iklim kriziyle mücadele ediyor. "Büyükşehir Belediyesi 2025 yılında, 125 bin hanenin aydınlatma enerjisine eş değer elektrik üretti" İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığında elektrik ve elektronik mühendisi olarak görev yapan Aslıhan Kula, Büyükşehir Belediyesinin ‘Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nde depolanan atıklardan açığa çıkan metan (CH4) gazının elektrik üretiminde kullanıldığını belirterek, "Bu sayede sera gazı etkisini azaltıyoruz. Ayrıca iklim değişikliğiyle mücadele ederek, tesislerimizde ürettiğimiz elektrik enerjisiyle ülke ekonomisine de katkı sağlıyoruz" dedi. Mersin’de bulunan katı atık depolama ve bertaraf tesislerinin Silifke Göksu, Tarsus Gürlü ve Akdeniz Sarıibrahimli mahallelerinde hizmet verdiğini söyleyen Kula, "2025 yılında, yaklaşık 741 bin ton evsel nitelikli katı atığı bertaraf ettik. Bünyemizde bulunan ‘Biyogaz Elektrik Üretim Tesisleri’nde 2025 yılı içerisinde saatte ortalama 13,5 mw elektrik enerjisi ürettik. Bu da yıllık yaklaşık 117 bin mw elektrik üretimine karşılık gelmektedir. Böylece 2025 yılında 125 bin hanenin aydınlatma enerjisine eş değer bir elektrik üretimi sağlamış olduk" diye konuştu. Türkiye’nin enerji konusundaki dışa bağımlılığına da dikkat çeken Kula, "Kendi kaynaklarımızı ve yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bu dönüşümün gerçekleştirilmesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi açısından iklim değişikliğiyle mücadelede de önemli bir katkı olarak devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Kula, yenilenebilir enerji kaynaklarından olan biyokütlenin de sürdürülebilirlik açısından önemli bir noktada bulunduğunu belirtti. "Ürettiğimiz elektrik enerjisiyle ülke ekonomisine de katkı sağlıyoruz" Enerji verimliliğinin, enerji tüketimini azaltarak doğal kaynakların korunmasına ve çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sunduğunu sözlerine ekleyen Kula, "Fosil yakıtların kullanımının azaltılması, sera gazı emisyonlarının düşmesine ve iklim değişikliği ile mücadeleye olumlu katkı sağlar. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yerli kaynaklardan elektrik üreterek, enerji ithalatının azaltılmasına katkı sağlamakta ve ülke ekonomisi için stratejik bir değer oluşturmaya devam etmekteyiz. Aynı zamanda Büyükşehir Belediyesinin kendi bütçesine de katkı sağlamaktayız" diye konuştu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:34
Tarsus’ta cami temeli atıldı
Mersin’in Tarsus ilçesi Altaylılar Mahallesi’nde Hacı Hüseyin Kaplan Camiinin temeli dualarla atıldı. Bölge halkının uzun süredir ihtiyaç duyduğu caminin yapımına başlanması, mahallede büyük memnuniyet oluşturdu. Törene, Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz, Milliyetçi Hareket Partisi eski dönem milletvekili Baki Şimşek, İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Güler, caminin yapımına destek veren iş insanları Mustafa Kaplan ve Abdil Kaplan ile birlikte çok sayıda vatandaş ve din görevlisi katıldı. Temel atma töreni Ulu Camii İmam Hatibi Mahmut Turan’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından kürsüye gelen İlçe Müftüsü Murat Akçay, yapılacak caminin mahalleye ve şehre hayırlı olması temennisinde bulunarak dua etti. Konuşmaların ardından yapılan dua ile birlikte Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz ve protokol üyeleri tarafından temel atma butonuna basılarak caminin inşasına resmen başlandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder