Yerel Haberler
Muş
Gerok topluluğu bayram tatilinde Muş’un doğal güzelliklerini keşfetti 30 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:33:24 Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin bir araya gelerek oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilinde Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilini doğayla iç içe geçirdi. Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda yürüyüş yapan ekip, bölgenin doğal güzelliklerini keşfetti. Her hafta farklı rotalarda bir araya gelen Gerok topluluğu, bu kez bayram tatilinde Muş’un yüksek kesimlerine yürüyüş düzenledi. Karların erimesiyle oluşan Turna Gölü’nü ziyaret eden ekip, Kurtik Dağı eteklerinde oluşan kar tünellerini de gezerek bölgedeki doğal oluşumları yakından inceleme fırsatı buldu. Doğayla iç içe vakit geçiren ekip üyeleri, yürüyüş boyunca çevrede bulunan atıkları toplayarak çevre temizliği yaptı. Etkinlik sırasında hem doğa yürüyüşü gerçekleştiren hem de çevre bilincine dikkat çeken grup üyeleri, doğanın korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı. Düzenledikleri etkinliklerle Muş’un doğal güzelliklerini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediklerini belirten Üniversite öğrencisi Zekiye Kılbaş, aynı zamanda doğa sevgisi ve çevre bilincinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Kılbaş, "Bugün rotamızda Ilıca Gölü ve yaylası eşliğinde, Zovser Dağları manzarasıyla birlikte Kurtik Dağı’na doğru yolculuk yaptık. Birçok farklı noktadan geçtik. Doğaya karşı olan ilgimi burada değerlendirmek istedim ve Muşlu Gerok ekibi olarak ben de bu takıma dahil oldum. Çok güzel manzaralar eşliğinde arkadaşlarımızla birlikte ilerliyoruz. Siz de bu muhteşem ve eşsiz güzellikleri görmek istiyorsanız Muşlu Gerok ekibine dahil olabilir, her gün ve her hafta yeni heyecanlara ortak olabilirsiniz. Genelde insanlar bu tür manzaraları Antalya’da gördüklerini söylerler. Karı, güneşi ve doğanın yeşilliğini bir arada görmek gerçekten farklı bir deneyim. Ama Muş bize bu deneyimi yaşattı. Ben ilk defa karın, gölün ve yeşilliklerin aynı anda bulunduğu bir ortamda kendimi buldum. Bu yüzden herkesin bu eşsiz deneyimi yaşamasını isterim açıkçası. Sadece Antalya gibi bilinen yerler yerine bence Muş’a da bir şans verilmesi gerekiyor diye düşünüyorum" dedi. Muş’un eşsiz güzelliklerine şahit olmak için bu etkinliğe katıldığını söyleyen Zahide Acar, "Bugün eşsiz bir manzarayla karşı karşıya kaldık. Gerçekten çok güzel ve çok farklı bir atmosferin içindeyiz. Hepimizin çok hoşuna gitti. Her zaman olmasını istediğimiz etkinlikler bunlar. Bir üniversite öğrencisi olarak, Muş’ta bu tür etkinliklerin yapılmasını gerçekten çok önemli buluyorum. Muş’un eşsiz güzelliklerine siz de şahit olmak istiyorsanız gelin, doğayla iç içe güzel bir gün geçirin. Ama gelirken doğayı korumayı da unutmayalım. Bu güzelliklerin bozulmaması için çöplerimizi ve bıraktığımız atıkları doğada bırakmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Hayırseverlerden Suvaran köyü öğrencilerine kırtasiye desteği
14 Mart 2026 Cumartesi - 17:59 Hayırseverlerden Suvaran köyü öğrencilerine kırtasiye desteği Muş’ta Hayırda Buluşanlar Topluluğu gönüllüleri tarafından ÖSYM’nin düzenlediği sınav çıkışlarında toplanan kırtasiye malzemeleri, Suvaran Köyü İlk ve Ortaokulu öğrencilerine dağıtıldı. Muş’ta faaliyet gösteren Hayırda Buluşanlar Topluluğu gönüllüleri, ÖSYM tarafından düzenlenen sınavların ardından toplanan kullanılabilir durumdaki kırtasiye malzemelerini ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırdı. Toplanan kalem, silgi ve benzeri malzemeler Suvaran Köyü İlk ve Ortaokulu’nda öğrenim gören öğrencilere dağıtıldı. Gönüllüler tarafından yürütülen çalışma kapsamında sınav sonrası öğrencilerin geride bıraktığı kırtasiye malzemeleri tek tek toplanarak ayrıştırıldı. Kullanılabilir durumda olan malzemeler paketlenerek Suvaran Köyü İlk ve Ortaokulu’na götürüldü. Okulda düzenlenen dağıtımda öğrenciler kırtasiye setlerini alırken büyük mutluluk yaşadı. Hayırda Buluşanlar Topluluğu Başkanı Hatip Erdoğmuş, yaptıkları çalışmanın hem israfı önlediğini hem de öğrencilere destek sağladığını belirterek, "ÖSYM sınavlarının ardından öğrencilerin kullanmadığı kırtasiye malzemelerini gönüllülerimizle birlikte topluyoruz. Bu malzemeleri ihtiyaç sahibi öğrencilerimize ulaştırarak hem israfın önüne geçiyoruz hem de onların eğitim hayatına küçük de olsa katkı sunmayı amaçlıyoruz. Bugün de Suvaran Köyü İlk ve Ortaokulu’ndaki öğrencilerimize bu malzemeleri ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Erdoğmuş, benzer sosyal sorumluluk projelerini sürdüreceklerini ifade ederek destek veren gönüllülere ve duyarlı vatandaşlara teşekkür etti. Yapılan yardımla öğrencilerin eğitim hayatına katkı sunulması hedefleniyor.
"Baharın habercisi" leylekler Muş Ovası’na gelmeye başladı
13 Mart 2026 Cuma - 18:11 "Baharın habercisi" leylekler Muş Ovası’na gelmeye başladı Türkiye’nin önemli sulak alanlarından biri olan Muş Ovası, baharın habercisi olarak bilinen leylekleri ağırlamaya başladı. Kışı sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte göç ederek yeniden Muş’a geldi. Kış aylarını sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte Muş Ovası’ndaki yuvalarına dönmeye başladı. Göç yolculuklarını tamamlayarak Muş Ovası’na ulaşan leylekler, köylerde daha önce yaptıkları yuvalarına yerleşmeye başladı. Köylerdeki elektrik direkleri, cami kubbeleri ve ev çatılarına kurdukları yuvalarına yerleşen leylekler, ovada baharın gelişini müjdeledi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bahar mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bölgeye gelen leylekler, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların ilgisini çekti. Muş Ovası’nın geniş sulak alanları ve doğal yaşamı, leyleklerin konaklaması ve beslenmesi için uygun bir ortam sunuyor. Bu nedenle her yıl çok sayıda leylek göç döneminde ovaya gelerek burada yuva kuruyor. Baharın müjdecisi olarak bilinen leyleklerin köye gelmeye başladığını söyleyen Mehmet Çelebi, "Baharın müjdecisi olan leylekler köyümüze gelmeye başladı. Leyleklerin gelmesiyle birlikte inşallah bahar da gelecek. Köyümüzde kalıyorlar, burada yuvalarını yapıp yavruluyorlar. Yavrular büyüdükten sonra ise tekrar göç yoluna çıkıyorlar" dedi. Leyleklerin köye gelmesine çok sevindiklerini dile getiren vatandaşlardan Kemal Kaya, "Leylekler köyümüze gelmeye başladı. Baharın müjdecisi olan leylekler şu an köyümüzde. Onlar geldiğinde baharın geldiğini hissediyoruz. Leyleklerin gelişine çok seviniyoruz çünkü baharın geldiğini gösteriyor. Leylekler çok neşeli hayvanlardır, biz de onları çok seviyoruz. Şimdiden yuvalarını yapmaya başladılar" şeklinde konuştu.
Bulanık’ta ‘Halk Günü’nde talepler tek tek dinlendi
13 Mart 2026 Cuma - 16:44 Bulanık’ta ‘Halk Günü’nde talepler tek tek dinlendi Muş’un Bulanık ilçesinde vatandaş ile devletin doğrudan buluştuğu "Halk Günü" toplantısı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Göreve geldiği günden bu yana vatandaş odaklı yönetim anlayışıyla dikkat çeken Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, halkın sorunlarını bizzat dinleyerek çözüm üretmeye devam ediyor. Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen toplantıda vatandaşları tek tek kabul eden Kaymakam Koşansu, yalnızca talepleri dinlemekle kalmayıp çözüm süreçlerinin hızlandırılması için ilgili birimlere anında talimat verdi. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen görüşmelerde Koşansu’nun vatandaşlarla yakından ilgilenmesi ve özellikle çocuklarla kurduğu diyalog dikkat çekti. Vatandaşların istek, şikâyet ve önerilerini doğrudan yetkililere iletme fırsatı bulduğu "Halk Günü" toplantısı, devlet ile millet arasındaki güçlü bağın sahadaki yansıması olarak değerlendirildi. İlçede düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılar sayesinde birçok sorunun kısa sürede çözüme kavuştuğu belirtilirken, vatandaşlar uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Toplantıda eğitimden sosyal yardımlara, altyapıdan istihdama kadar pek çok konuda talepler gündeme gelirken, Kaymakam Koşansu her başlığı titizlikle not alarak çözüm odaklı yaklaşım sergiledi. Vatandaşlar, kendilerine söz hakkı tanınmasının ve sorunlarının birebir dinlenmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bulanık Kaymakamlığı tarafından sürdürülen "Halk Günü" uygulamasının, kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmasının yanı sıra vatandaş-devlet iletişimini güçlendirmesi açısından da önemli bir rol oynadığı ifade edildi.
Hasköy’deki hemodiyaliz ünitesi hastaları kilometrelerce yol gitmekten kurtardı
12 Mart 2026 Perşembe - 16:06 Hasköy’deki hemodiyaliz ünitesi hastaları kilometrelerce yol gitmekten kurtardı Muş’un Hasköy Devlet Hastanesi bünyesinde açılan hemodiyaliz ünitesi, daha önce tedavi için kilometrelerce yol katetmek zorunda kalan hastalara büyük kolaylık sağladı. Hasköy ilçesinde bulunan devlet hastanesi bünyesinde hizmete açılan hemodiyaliz ünitesi, ilçede yaşayan böbrek hastalarının tedaviye erişimini kolaylaştırdı. 4 Şubat’ta hizmet vermeye başlayan ve 6 diyaliz makinesinin bulunduğu ünitede şu anda yaklaşık 21 hasta tedavi görüyor. Daha önce diyaliz tedavisi için Muş Devlet Hastanesi’ne gitmek zorunda kalan Hasköy ve köylerinde yaşayan hastalar, artık ilçede hizmet veren hemodiyaliz ünitesi sayesinde uzun yolculuklardan kurtuldu. Hasköy Devlet Hastanesi’nde görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Balat, ünitenin yaklaşık bir aydır hizmet verdiğini belirterek, "Ünitemiz yaklaşık bir ay oldu açıldı. 6 yatağımız var. Şu an yaklaşık 21 hastamız var. Bundan önce hastalar çeşitli zorluklarla Muş merkez veya farklı yerlerde tedavi oluyorlardı. Burayı açtıktan sonra hastalar rahatlıkla diyalizlerini almakta. Hafta içi ve hafta sonu belli dönemlerde diyaliz seanslarımız var" dedi. Hasköy Devlet Hastanesi Birim Sorumlusu Fırat Narin ise ilçede kurulan hemodiyaliz ünitesinin bölge için önemli bir ihtiyacı karşıladığını ifade ederek, "Hasköy Devlet Hastanesi’nde gerçekten güzel bir hemodiyaliz ünitesi kurduk. Hastanemizde şu anda 21 hasta hemodiyaliz tedavisi görmekte. Pazartesi, çarşamba, cuma bir ekip, salı, perşembe ve cumartesi ise diğer ekip tedavi yapmakta. Hastalarımız haftada 12 saat, günlük 4 saat diyaliz tedavisi alıyor. Diyalize giren hastalar sadece Hasköy’den değil, mesafe olarak yakın olduğu için Korkut ilçesi ve köylerinden de geliyor. Hatta Tokat’tan gelen hastamız da mevcut. Ünitemiz ayrıca tatil hemodiyalizi hizmeti de veriyor. 6 makine ile hizmet veren hastanemiz, akşam seansıyla birlikte 34-36 hastaya kadar kapasiteye sahip. İlçede hemodiyaliz ünitesinin açılması Hasköy ve Korkut ilçelerindeki hastaları ciddi şekilde rahatlattı" diye konuştu. Diyaliz tedavisi için üniteden yararlanan 53 yaşındaki Fevzi Zeytun ise daha önce tedavi için uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Korkut’un Altınova köyündenim. 53 yaşındayım. Son 8 aydır diyalize giriyorum. Son 3 yıldır da görme engelliyim. Arkadaşlar sağ olsun, görme engelli olmama rağmen bir sıkıntım olduğunda hemen ilgileniyorlar. Bizim yaşadığımız yer Muş merkeze 40-45 kilometre uzaklıkta. Hasköy’e ise yaklaşık 20 kilometre mesafede. Buradan evimize gitmek 20 dakika sürüyor fakat Muş merkeze gittiğimizde yol çok zamanımızı alıyordu. Allah devletten razı olsun" şeklinde konuştu.
Muş’ta bayram öncesi şehit mezarlıklarında bakım ve temizlik yapıldı
12 Mart 2026 Perşembe - 15:49 Muş’ta bayram öncesi şehit mezarlıklarında bakım ve temizlik yapıldı Muş’ta Ramazan Bayramı öncesi şehit mezarlarında bakım, onarım ve çevre düzenlemesi çalışmaları gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Ramazan Bayramı öncesinde 81 ilde başlatılan şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizlik çalışmaları kapsamında Muş’ta da çalışma gerçekleştirildi. Bu çerçevede Muş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri, kentteki şehit mezarlıklarında temizlik ve çevre düzenlemesi yaptı. Çalışmalarda, onarım gerektiren mezarlar da tespit edilerek gerekli işlemlerin yapılması için kayıt altına alındı. Muş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay ve müdürlük personeli, Taşo Mezarlığı’nda bulunan şehitliği ziyaret ederek şehit kabirlerine çiçek bıraktı ve dua etti. Şehitlikte yürütülen temizlik ve onarım çalışmalarına katılan Müdür Kırtay, vatanın birliği, milletin huzuru ve bağımsızlığı için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını ifade etti. Kırtay, "Bu toprakları bizlere vatan kılan, gölgesinde huzurla nefes aldığımız al bayrağımıza rengini veren aziz kahramanlarımıza olan minnet borcumuzun küçük bir nişanesini sunmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak 81 ilimizdeki tüm şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberlik başlatmış bulunuyoruz. Aynı zamanda şehitlerimizin mevcut durumlarını kayıt altına alarak gerekli çalışmaların yapılması için takip ediyoruz. Gelecek nesillere kahramanlarımızın hatırasını en temiz ve en vakur haliyle aktarmak boynumuzun borcudur" dedi. Çalışmanın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla bakanlık koordinasyonunda başlatıldığını belirten Kırtay, "Ezanımız, ay yıldızlı al bayrağımız ve istiklal sevdamız için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden kahramanlarımızın kabirleri burada; aziz hatıraları ise ebediyen milletimizin kalbinde yaşamaya devam etmektedir. Bizler şehitlerimizi toprağa sadece emanet ettik; onların hatırasını, fedakârlığını ve bıraktıkları büyük mirası ise daima yüreğimizde taşıyoruz. Bu şehitlikler, aziz milletimizin bağımsızlık sevdasının ve şanlı tarihinin abideleridir. Her biri imanla yoğrulmuş cesaretin, vatan uğruna verilen fedakârlığın ve istiklal aşkının ebedi nişanesidir" şeklinde konuştu. Kırtay; vatanın birliği, milletin huzuru, istiklal ve istikbal için canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet, minnet ve şükranla andıklarını belirterek, "Vatan onlara, onlar bize emanet" diye konuştu.
Bulanık’ta İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü
12 Mart 2026 Perşembe - 13:25 Bulanık’ta İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü Muş’un Bulanık ilçesinde İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla program düzenlendi. Bulanık Gençlik Merkezi salonunda Turgut Özal Ortaokulu öğrencileri tarafından düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda konuşan Turgut Özal Ortaokulu Müdürü Salih Korkmaz, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olduğunu söyledi. Korkmaz, "12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal Marşımız, milletimizin bağımsızlık aşkını, kahramanlığını ve fedakârlığını en güzel şekilde anlatmaktadır. Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı İstiklal Marşı; milletimizin karakterini, inancını ve özgürlük tutkusunu yansıtan eşsiz bir eserdir" dedi. Programda öğrenciler tarafından Mehmet Akif Ersoy’un hayatı anlatılırken, günün anlam ve önemine ilişkin şiirler okundu. Etkinlikler kapsamında Bulanık’ta ayrıca 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü dolayısıyla program düzenlendi. Programda konuşan Saidi Nursi Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Aydın Aktaş ise Çanakkale Zaferi’nin Türk milletinin birlik ve beraberliğinin en büyük göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Aktaş, Çanakkale’de verilen mücadelenin vatanın bağımsızlığı için verilen destansı bir direniş olduğunu ifade etti. Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından şiirler okundu, tiyatro ve müzik gösterileri sahnelendi. Program sonunda çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Muş’ta İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü
12 Mart 2026 Perşembe - 13:19 Muş’ta İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü Muş’ta, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla program düzenlendi. Muş Öğretmenevi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapılırken, İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un hayatı ve milli mücadele dönemindeki rolüne dikkat çekildi. Selahaddin Eyyübi Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Muş Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan programda şiirler okundu ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Programa katılan Muş Valisi Avni Çakır, milletin hafızasında derin izler bırakan iki önemli günü anmak üzere bir araya geldiklerini belirterek, "Bugün burada, milletimizin hafızasında derin izler bırakan iki önemli günü birlikte anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Milletimizin bağımsızlık ruhunu dizelere döken 12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü’nün 105. yıl dönümü ile vatan uğruna verilen büyük mücadelenin simgesi olan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 111. yıl dönümünü büyük bir gurur, minnet ve hürmetle anıyoruz. Bu iki tarih, aslında aynı ruhun, aynı inancın ve aynı kararlılığın iki farklı ifadesidir. Çanakkale’de yazılan destan, Mehmet Âkif’in kaleminde milletimizin ortak vicdanına dönüşmüş; İstiklâl Marşı, o büyük mücadelenin, o sarsılmaz iradenin ebedî bir yankısı olmuştur" dedi. Vali Çakır, tarih boyunca birçok zorlukla karşı karşıya kalan aziz milletimizin söz konusu vatan olduğunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmadığını ve gerektiğinde canını ortaya koyarak bağımsızlığını ve onurunu korumayı bildiğini ifade ederek, "Çanakkale’de verilen mücadele, bunun en güçlü ve en anlamlı örneklerinden biridir. O günlerde milletimiz, yokluk ve imkânsızlıklar içinde fakat sarsılmaz bir inançla vatan toprağını savunmuştur. Anadolu’nun dört bir yanından gelen kahramanlar; omuz omuza vererek, imanla, cesaretle ve büyük bir fedakârlıkla tarihin akışını değiştirmiştir. Çanakkale’de sadece bir cephe savunulmamış; bir milletin bağımsızlık iradesi, onuru ve geleceği savunulmuştur" ifadelerini kullandı. Vali Çakır, Çanakkale’de yazılan destanın milletin karakterini, inancını ve vatan sevgisini tüm dünyaya gösterdiğini belirterek, "Çanakkale’de yazılan o destan, milletimizin karakterini, inancını ve vatan sevgisini tüm dünyaya göstermiştir. O gün siperlerde gösterilen fedakârlık, yalnızca bir zaferin değil; aynı zamanda milletimizin birlik ve beraberlik içinde neleri başarabileceğinin de en güçlü kanıtıdır. Çanakkale’de canlarını ortaya koyan kahramanların ruhunu en iyi anlatan eser ise şüphesiz İstiklâl Marşı’dır. Mehmet Âkif Ersoy’un kaleminden dökülen o dizeler, sadece bir marş-şiir değil; milletimizin bağımsızlık inancının, vatan sevgisinin ve istiklâl kararlılığının ifadesidir. İstiklâl Marşı, bir milletin yeniden ayağa kalkışının, esareti reddedişinin ve özgürlüğe olan sarsılmaz bağlılığının sembolüdür. Mehmet Âkif, bu eşsiz eseriyle milletimizin ruhunu, acısını, umudunu ve kararlılığını kelimelere dökmüş; adeta bir milletin kalbine tercüman olmuştur. Bu nedenle İstiklâl Marşı yalnızca geçmişin hatırası değil; bugün de bizlere yol gösteren bir değer, bir bilinç ve bir sorumluluktur" diye konuştu. Bugün en büyük sorumluluğun ecdadın büyük fedakârlıklarla emanet ettiği vatanı aynı bilinç ve sorumlulukla korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde teslim etmek olduğunu söyleyen Vali Çakır, "Çanakkale’de ortaya konulan o ruh; bugün de ülkemizin birlik ve beraberliğinde, çalışkanlığında, üretim azminde ve geleceğe duyduğu güven içinde yaşamaktadır. Millet olarak geçmişimizden aldığımız güçle; bilimde, teknolojide, ekonomide ve her alanda daha güçlü bir Türkiye için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bu aziz milletin tarih boyunca gösterdiği azim, kararlılık ve fedakârlık; gelecekte de yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Bizler, şehitlerimizin emanetine sahip çıkarak; güçlü, bağımsız ve müreffeh bir Türkiye için emin adımlarla ilerlemeyi sürdüreceğiz. Sözlerime son verirken; 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Çanakkale’de ve vatanın dört bir yanında canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. İstiklâl Marşı’mızın kabulünün 105. yıl dönümünde, millî şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’u şükran ve rahmetle yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından düzenlen oratoryo gösterisinin ardından Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu. Şiir ve kompozisyon yarışmasında derece giren öğrencilere hediye takdim eden Vali Çakır, öğrencileri tebrik ederek başarılar diledi. Programa, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Jandarma Komutanı Özgür Özer vali yardımcıları Cihat Abukan, Mustafa Batuhan Alpboğa, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, kurum amirleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı.
Malazgirt’te Zafer Haftası etkinlikleri
12 Mart 2026 Perşembe - 12:36 Malazgirt’te Zafer Haftası etkinlikleri Muş’un Malazgirt ilçesinde, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü dolayısıyla düzenlenen "Zafer Haftası" nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlendi. Malazgirt Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Malazgirt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (Sağlık) ile Şehit Arslan Kulaksız Fen Lisesi öğrencileri tarafından hazırlandı. Öğrencilerin hazırladığı etkinlikler izleyicilerden büyük beğeni topladı. Programın açılış konuşması Malazgirt Garnizon Komutanlığı adına Personel Üsteğmen Okan Sezer tarafından yapıldı. Sezer konuşmasında, Çanakkale Zaferi’nin Türk milletinin birlik, beraberlik ve vatan sevgisinin en güçlü örneklerinden biri olduğunu vurgulayarak, aziz şehitlerin fedakârlıklarının asla unutulmayacağını ifade etti. Program kapsamında öğrenciler tarafından Çanakkale ruhunu anlatan şiirler okunurken, Çanakkale Savaşı konulu oratoryo gösterisi sahnelendi. Öğrencilerin sahnelediği gösteriler salondaki izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde ayrıca 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi dolayısıyla ilçede düzenlenen şiir, resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Program, ilçede görev yapan müzik öğretmenlerinin hazırladığı konserle sona erdi. Programa Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram, Malazgirt Garnizon Komutanı Personel Üsteğmen Okan Sezer, Cumhuriyet Savcısı Muhammed Fatih Vural, İlçe Emniyet Müdürü Faruk Kıran, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Erol Sakman, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Tek, İlçe Müftüsü Mehmet Hakkı Ayhan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Bakan Güler: "Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almaktadır"
11 Mart 2026 Çarşamba - 21:17 Bakan Güler: "Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almaktadır" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almakta, istikrar adası olarak güvenliğin merkezi olma konumunu sürdürmektedir" dedi. Muş programı kapsamında ilk olarak Valiliği ziyaret eden Bakan Güler, ardından Muş Valisi Avni Çakır’dan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. AK Parti Muş İl Başkanlığı’na geçen Güler, burada AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek ve AK Parti Muş İl Başkanı Melik Emre ile bir araya geldi. Partililere hitap eden Güler, Muş’ta bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Güler, köklü tarihi ve kültürel mirasıyla Anadolu’nun kadim şehirlerinden biri olan Muş’ta vatandaşlarla ve partililerle bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Program kapsamında partililerle sohbet eden ve yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Bakan Güler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek, "Güzel şehrimiz Muş yalnızca bölgesinde değil Anadolu’nun tamamının hafızasında özel bir yere sahiptir. 1071’de Anadolu’nun kapılarının milletimize açıldığı Muş’un güzide parçası Malazgirt, kahramanlıkla cesaretin sabırla gayretin imanla birlikle dirilişin destansı bir şekilde yazıldığı yerdir. Anadolu’daki yeni ve büyük medeniyet yürüyüşümüze ilk ev sahipliği yapan Muş Sultan Alparslan’ın emanetini asırlar boyunca yaşatmış Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan tarihi süreçte nice fedakarlıklara da sahne olmuştur. Nitekim Murat Nehri’nin serin sularıyla yetişen Muş’un yiğit evlatları vatan aşkıyla gönüllü olarak Yemen’in kızgın çöllerine göreve gitmişlerdir. Muş Birinci Dünya Savaşı yıllarında da Rus işgali ve Ermeni çetelerinin zulmüyle ağır bir sınavdan daha geçse de diğer illerimiz gibi kısa sürede toparlanarak yeniden ayağa kalkmayı başarmıştır" dedi. Milli Mücadele döneminde Muş halkının, Müdafaa-i Hukuk teşkilatları aracılığıyla ilhak ve işgal girişimlerine karşı güçlü bir duruş sergilediğini ifade eden Güler, "Tarih bize kanıtlamıştır ki bu millet ne zaman zorlukla karşılaşsa, kenetlenmeyi bilmiş, omuz omuza vererek yaralarını sarmayı başarmıştır. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyor, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Yıllardır ülkemizin başına bela olan terörün tamamen ortadan kaldırılması ülkemizin geleceği açısından kritik bir hedef olarak karşımızda durmaktadır. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin kararlılıkla yürüttüğü Terörsüz Türkiye hedefi, hem kalıcı güvenlik ortamına ulaşmamıza hem de toplumsal barış ve kardeşliğimizin güçlendirilmesine yönelik tarih, bir karardır. Zira küresel güçlerin maşa olarak kullandığı terör örgütleri, yıllardır bu birlik zemininin altını oymaya ve kaynaklarımızı heba etmeye çalışmıştır. Artık milletimizin engin feraseti ve devletimizin sarsılmaz kararlılığıyla bu karanlık sayfanın bir daha açılmamak üzere kapanması için güçlü bir irade ortaya konulmaktadır. Terörün olmadığı güvenin huzurun ve refahın hakim olduğu bir Türkiye, sadece bugünün değil, yarınlarımızın da en güçlü teminatıdır" ifadelerini kullandı. Güler, son dönemde bölgede yaşanan istikrarsızlıklar, çatışmalar ve savaşa dönüşen gelişmelerin giderek artan risk ve tehdit gerçeğini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ne kadar gerekli ve stratejik olduğunun bir kez daha görüldüğünü ifade etti. Bakan Güler, "Nitekim, İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi, bölgemizi yeni bir ateş çemberine sürüklemiştir. Savaşın genişlediği güvensizliğin sürekli yayıldığı bir coğrafyada Türkiye, çatışmanın değil barışın ve sağduyunun tarafında yer almakta, istikrar adası olarak güvenliğin merkezi olma konumunu sürdürmektedir. Bu güçlü konum, etkin ve saygın askeri kapasitemizle birlikte yerli ve milli savunma sanayimizin genç ve dinamik nüfusumuzun gelişen ekonomimizin en önemlisi de devlet millet dayanışmamızın ürettiği bir neticedir. Ülkemiz müzakere masalarında etkin çözümler üreten sahada caydırıcılığı hissedilen bulunduğu her coğrafyada güven veren bir ülkedir. Bizim önceliğimiz, daha fazla felakete yol açmadan karşılıklı saldırıların durdurulması yeniden diyalog ve diplomasi kanallarının açılmasıdır. Bu tutumumuzla birlikte İran’dan Lübnan’a geniş bir alanda etkisini gösteren çatışmaları yakından takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi ülkemizin çıkarları doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Esasen, önleyici ve stratejik esaslara dayalı savunma güvenlik politikamız doğrultusunda, sadece bu süreçte değil önceden beri her türlü kriz ve tehdit durumuna uygun hazırlıklarımız bulunmaktadır. Son gelişmelere göre de karada havada denizde sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık. Ülkemizin hak ve menfaatlerini her şartta korumaya milletimizin güvenine layık olmaya yönelik azmimiz kudretimiz ve kararlılığımız tamdır. Bu noktada kahraman ordumuzun sahip olduğu yüksek kabiliyet, disiplin ve fedakarlık ile yüksek teknolojik donananım ve milletimizin sarsılmaz desteği en önemli güvencelerimizdir" şeklinde konuştu. Güler, Türkiye’nin savunma sanayi başta olmak üzere ekonomi, altyapı, ulaştırma, sağlık ve turizm gibi birçok alanda önemli gelişmeler kaydettiğini belirterek, şunları söyledi: "Yapılan yeni yollarla hastanelerle okullarla sosyal yatırımlarla şehirlerimizin çehresi değişmekte gelişimi hızlanmaktadır. Esasen şehirlerimizin kalkınması üretim kapasitelerinin artması ve gençlerimizin geleceğe umutla bakabilmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen eser ve hizmet siyasetinin temelini oluşturmaktadır. Bu şekilde Türkiye Yüzyılı hedeflerimize adım adım yaklaşırken her bir şehrimiz de kendi potansiyeliyle bu kutlu yürüyüşümüzün ayrılmaz bir parçası olmaktadır. Teşkilatlarımız da bu konuda kendi bölgelerinde önemli sorumluluklar üstlenmektedirler. Şunu özellikle belirtmeliyim ki il ve ilçe teşkilatlarından kadın ve gençlik kollarına kadar her kademede görev alan teşkilat mensuplarımızın, eser ve hizmet siyasetini en doğru şekilde milletimize anlatması, vatandaşlarımızın beklentilerini ve isteklerini de dikkatle takip ederek çözüm yollarını aramaları ve dertlerine derman olmaya çalışması hayati önemdedir. Şüphesiz bu konuda ortaya konacak samimi gayretler millet ve devlet arasındaki güçlü bağı daha da pekiştirecektir. Bu düsturla çalıştığını görmekten memnuniyet duyduğum sizlerin bundan sonra da durmadan yorulmadan gayret göstererek daha fazla insanımıza dokunacağınıza ülkemize hizmet etmek için büyük bir şevkle çalışmalarınıza devam edeceğinize yürekten inanıyorum. Bizler de Muş’umuzun daha fazla kalkınması hak ettiği refaha ulaşması ve ihtiyaç duyduğu tüm yatırımları alması noktasında şehrimizin yani sizlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz. Malazgirt’ten bugüne taşıdığı milli ruhla Türkiye’nin birlik ve kardeşlik yürüyüşünde önemli bir yere sahip olan bu güzel şehir, bundan sonra da büyük ve güçlü Türkiye yolculuğunun en güçlü destekçilerinden biri olacaktır." Güler, programın ardından kent merkezinde esnafı ziyaret ederek vatandaşlarla bir süre sohbet etti ve taleplerini dinledi. Programa, belediye başkanları, meclis üyeleri ve partililer katıldı.