Yerel Haberler
Osmaniye
Eksim Enerji’den öğrencilere çevre bilinci eğitimi 23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:37:05 Eksim Enerji, sosyal sorumluluk projesi olan "Yeteri Kadar" kampanyası kapsamındaki Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları’nın ilkini Osmaniye’de gerçekleştirdi. 7-11 yaş grubundan öğrencilerin katıldığı programda, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yaşam odağında uygulamalı eğitimler verildi. Şirket eğitimler kapsamında, 10 ilde toplam 2 Bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyor. Türkiye’nin dört bir yanında yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, sahadaki varlığını toplumsal faydaya dönüştüren projelerine de hız kesmeden devam ediyor. 1.180 MW toplam kurulu gücüyle rüzgar enerjisinde Türkiye’de ilk üç oyuncu arasında yer alan şirket, Eksim Holding çatısı altında yürütülen "Yeteri Kadar" sosyal farkındalık kampanyası kapsamında bir eğitim projesi başlattı. Şirketin rüzgar enerjisi santrallerinin bulunduğu bölgelerde gerçekleşecek eğitimlerin ilki Osmaniye Hasanbeyli İlköğretim Okulu’nda 7-11 yaş grubundan 200 öğrencinin katıldığı bir eğitimle başladı. Sürdürülebilirlik kültürünü erken yaşta kazandırmayı amaçlayan eğitim programında öğrencilere ilk olarak Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları kapsamında projenin amacı ve içeriği anlatıldı. Ardından uygulamalı çevre ve sürdürülebilirlik eğitimleri gerçekleştirildi. Eğitimin devamında çocuklara doğa dostu etkinlik kitleri dağıtıldı. Son bölümde ise eğitmenler eşliğinde "mini ekosistem teraryumu" ve "tohum bombası" uygulamaları yapılarak eğitim tamamlandı. "10 ilde 2 Bin öğrenciye eğitim vereceğiz" Yeni hayata geçen eğitim projesiyle ilgili bilgiler veren Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, "Sürdürülebilirliği, faaliyet gösterdiğimiz alanların ötesinde, topluma karşı taşıdığımız uzun vadeli bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Geleceğin mimarları olan çocuklarımızın sürdürülebilirliği bir tercih değil, bir gereklilik olarak benimsemeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu bilinç ne kadar erken yaşta kazanılırsa, yarınlarımız o kadar güçlü ve güvenli olacaktır. Bu anlayışla başlattığımız eğitim projemizin ilk adımını, Osmaniye’deki RES sahamızın yakınında bulunan Hasanbeyli İlköğretim Okulu’nda attık. Üretim yaptığımız her bölgede yalnızca enerji değil; sosyal fayda üretmeyi, çevresel farkındalığı artırmayı ve bulunduğumuz topluma değer katmayı kurumsal sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Projemizle çocuklarımıza erken yaşta sürdürülebilirliği yaşamlarının önemli bir parçası olarak kazandırmayı ve böylece bugünden yarına uzanan güçlü bir farkındalık köprüsü kurmayı amaçlıyoruz. Böylece temiz enerji bilincini okul sıralarından başlayarak toplumsal dönüşüme taşıyan kalıcı ve etkili bir sürecin temellerini atıyoruz. Çalışmalarımız kapsamında 10 ilde 2 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 09:40 4 yaşında felç geçirdi, 52 yıl sonra kolunu yeniden hareket ettirdi Osmaniye’de, 4 yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle sol omzunu 52 yıl boyunca hareket ettiremeyen 57 yaşındaki Nihal İyi, geçirdiği iki başarılı ameliyatın ardından kolunu yeniden oynatmanın sevincini yaşadı. Muğla’dan akraba ziyareti için Osmaniye’ye gelen Nihal İyi, yıllardır süren rahatsızlığına çare aramayı bırakmıştı. Tesadüfen yaşadığı bir diyalog ise hayatının dönüm noktası oldu. Eşarbını yere oturarak bağladığını gören akrabası, durumun nedenini sordu. Nihal İyi’nin yaşadıklarını anlatması üzerine kendisine Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doktor Kemal Gökhan Günel tavsiye edildi. Uzun yıllar umudunu yitirdiğini belirten Nihal İyi, "52 yıl geçmişti. Artık olmaz diye düşünüyordum. Ama doktor bey ‘Ben bunu yaparım’ deyince içimde yeniden bir umut doğdu" dedi. Kolumu 52 senedir hareket ettiremiyordum hiç umudum yoktu ama Kemal bey bana umut verdi diyen Nihal İyi, "Ben bu durumu 3,5-4 yaşından beri yaşıyorum. Yüksek ateşten dolayı çocuk felci geçirdim. Babam rahmetli, 10 yaşıma kadar beni götürmediği yer kalmadı. Ama gittiğimiz hiçbir yer sonuç vermedi. Doktor, babama kolumu dondurmayı teklif etti. Babam da kabul etmedi. Ondan sonra hayatım böyle devam etmeye başladı. Süreç bu şekilde ilerledi. Bir yere de varamadık. Ben buraya tesadüfen gezmeye geldim. Geçen sene annemi ziyarete Muğla’dan 10 günlüğüne gelmiştim. Teyzemin kızı, kuzenim, eşarbı yere oturarak bağladığımı görünce nedenini sordu. Ben de durumu anlattım. Böylece Kemal Bey’le tanışmama vesile oldu. Ama yine de ümidim yoktu. Çünkü aradan 52 sene geçmişti. Olmaz diye düşünüyordum. Kemal Bey "Ben bunu yaparım" deyince ister istemez içime bir umut doğdu." Diye konuştu. -"Kolumu ilk hareket ettirdiğimde ağladım" Kolumla daha önce yapamadığım hareketleri yaptığımda doktoruma gelip anlatıyorum diyen İyi, "İlk omuz nakil ameliyatı olduğumda, kolumu ilk kaldırdığım an o heyecanla ağlayarak doktorumun yanına gelmiştim. "Doktor bey, kolumu kaldırabiliyorum" demiştim. O sevinci, o anı hiç unutamam. Kolumdan iki defa ameliyat oldum. Fizik tedavisine gidiyorum. Bu süreç devam etmektedir. Yapabildiğim her yeni hareketi büyük bir sevinçle doktoruma göstermeye geliyorum. " ifadelerini kullandı. Hastamızın gözlerinde görmek, inanın bizi çok motive ediyor diyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doktor Kemal Gökhan Günel, "Nihal Hanım bize ilk başvurduğunda, polio sekeli nedeniyle sol kolunu oynatamadığını ve bu sürecin oldukça uzun zamandır devam ettiğini öğrendik. Bize geldiğinde 52 yıldır kolunu oynatmıyordu. Kendisiyle detaylı bir şekilde konuştuk. Ameliyatlarla bazı kazanımlar elde edebileceğimizi anlattık. O da sürece son derece pozitif yaklaştı. Bu sürecin sonunda, bir omuzdan bir de dirsekten olmak üzere farklı tendon transfer ameliyatları yaptık. Kendisi çok azimli bir hastaydı. Fizik tedavi sürecinde de bizi gerçekten çok iyi ve pozitif şekilde destekledi. Ameliyatlardan gördüğü faydayı en üst düzeye çıkardı. İlk kez omzunu hareket ettirdiğinde buraya ağlayarak gelmesi ve 52 yıl sonra omzunda bir hareketi görmüş olması bizim için çok anlamlıydı. Belki birçok kişi bunu yeterli görmeyebilir. Ama 52-53 yıldır kolunu oynatamayan bir insanın yerine kendimizi koyduğumuzda; elini ağzına götürebilmek, başına götürebilmek, eşarbını kendi başına bağlayabilmek ve o mutluluğu hastamızın gözlerinde görmek, inanın bizi çok motive ediyor. Yeni hastalar için, onlara katkı sağlayabilmek adına bizi ileri derecede motive ediyor."
Başkan Çenet: "Osmaniye’nin neye ihtiyacı varsa daha fazlasına sözümüz var"
20 Aralık 2025 Cumartesi - 11:03 Başkan Çenet: "Osmaniye’nin neye ihtiyacı varsa daha fazlasına sözümüz var" Osmaniye Belediyesi, yürüttüğü yatırım projelerinin yanı sıra şehir genelinde sürdürdüğü yol yapım çalışmalarına da hız kesmeden devam ediyor. Altyapısı tamamlanan bölgelerde üst yapısını da yaparak trafiğe açtığı yollara bir yenisini daha ekledi. Belediye hizmetleri kapsamında şehir trafiğinin yükünü büyük ölçüde alan Kemal Satır (Salı Yolu) Caddesi’nin kuzey çevre yolu ve hızlı tren hattı arasında kalan bölümü düzenlenen programla hizmete açıldı. Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, "Osmaniye’nin neye ihtiyacı varsa daha fazlasına sözümüz var. Büyüyen şehrimiz her gün daha da güzelleşiyor. Şehir trafiğinin yükünü omuzlayan Kemal Satır Caddemizin ilk etabını tamamladık. Çınar ağaçlarıyla, kaldırımlarıyla, refüj çalışmaları, trafik levhaları, yol çizgileri ve Karatepe kilimi gibi yüksek kalitede serdiğimiz sıcak asfaltıyla caddemiz Osmaniye’mize çok yakıştı. Bitti mi? Tabi ki hayır. Durmuyoruz, durmayacağız. Kentimizin tüm yollarını ilmek ilmek dokuyana kadar koşar adım devam edeceğiz. Osmaniye’miz de daha yapacak çok işimiz var. Yolun açık olsun Osmaniye’m" dedi. Kemal Satır Caddesi’ndeki sıcak asfalt çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte düzenlenen açılış programına siyasi parti temsilcileri, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı.
Osmaniye’de depremi yaşadı, toprağa tutundu
19 Aralık 2025 Cuma - 11:05 Osmaniye’de depremi yaşadı, toprağa tutundu Osmaniye’de noter katibi olarak görev yapan Mahmut Yıldız, 6 Şubat depremlerinin ardından şehir yaşamını geride bırakarak köye taşındı. Deprem sonrası üretime yönelen Yıldız, ata tohumu üreterek ücretsiz dağıtımını sağlıyor. Osmaniye’de yaşayan Mahmut Yıldız, depremi ağır şekilde yaşadıktan sonra köyde bulunan arsalarına ev yaptırarak burada ata tohumları, salep ve safran üretimiyle hem ailesi için yeni bir yaşam kurdu hem de bölge çiftçilerine örnek oldu. Osmaniye merkeze bağlı Bahçe köyünde yaptırdıkları evin önünde bulunan 4 dönümlük alanda üretime başlayan Yıldız, bölgenin ata tohum üretim noktası olarak Türkiye’nin birçok bölgesine ücretsiz dağıtım yapıyor. -"Hafta içi mesaide, hafta sonu tarladayız" Osmaniye’de ilk kez deneme amaçlı ekilmesine rağmen yüksek verim sağladıklarını söyleyen Mahmut Yıldız, "Depremi en kötü yaşayanlardan birisiyiz ve depremden sonra bu bağ bahçe işlerine ağırlık vermeye başladık. Arsamız vardı ama evimiz yoktu. Kendi çabamızla bir ev yapmaya çalıştık. Evimizi yaptıktan sonra da hızlı bir şekilde üretime başladık. Gördüğünüz gibi şu an kış sezonu olduğumuz için kışlık ürünlerimiz mevcut, aynı zamanda maddi bir gelir elde etmemiz gerekiyordu. Burada yani doğada tamam çok güzel yaşıyoruz. Çocuğumuz, eşimiz toprakla oynuyor ama maddi bir gelir de elde etmemiz gerekiyordu. Onun için de salep üretimine başladık geçen yıl, genel durumuna bakıldığında olumlu sonuç aldık. Ama işte destekleme yönden biraz zayıf kaldı. Çünkü salebi ilk üreten çiftçiyiz, Osmaniye’de deneyen ve üreten oldu, başardık. Hızımızı kesmeden safran üretimine başladık bu yılda. Safran üretimi salebe göre biraz daha iyi 2 kişiyiz eşimle birlikte üretimi yapmaktayız. Hafta için normal mesaide çalıştığımız için hafta sonu bütün ağalığımızı ve yoğunluğumuzu bahçeye vermek zorundayız ki döngü artsın" diye konuştu. "Çiftçilerimiz denemekten hiç korkmasınlar" Ata tohumu üretimi ve dağıtımı yaptıklarını da belirten Yıldız, "Şu an ölü sezon diyoruz ama ölü sezon değil, tohum ayıklıyoruz. Ata tohum merkezine tohum göndermemiz hızlı bir şekilde devam ediyor. Yazlık ve kışlık ata tohumlarımızı üretim aşamasında Doğu Akdeniz bölgesinde temsilcisiyiz şu an Diyarbakır’da merkezimiz var, oraya tohumları gönderiyoruz. Oradan da tüm Türkiye’ye ücretsiz bir şekilde, oraya vurgulamak istiyorum, ücretsiz bir şekilde göndermenizi sağlıyoruz. Sadece talep açmaları gerekiyor. Vallahi bence denemekten hiç korkmasınlar. Salebi korkmadan denesinler. Salepte mesela dönümlerce tarlalar, arsalara ihtiyaçları yok. Aynı şekilde safranda da yok 1-2 dönüm alanda bir salep üretimi yapmaya başlasalar zaten küçük bir aileyleyse gelirlerini ciddi anlamda tatmin edeceklerini düşünüyorum" dedi.
Osmaniye Kadirli’de turp mesaisi: Soğuk suda ekmek mücadelesi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:47 Osmaniye Kadirli’de turp mesaisi: Soğuk suda ekmek mücadelesi Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde turp hasadıyla birlikte kadınların zorlu mesaisi devam ediyor. Tarladan gelen turplar, soğuk kış şartlarında yıkanarak torbalanıyor, ardından yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Kadirli’de turp işinde çalışan kadınlar, sabahın erken saatlerinde zorlu mesailerine başlıyor. Emekçi kadınlar suyun içinde çalışarak hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de üretimin önemli bir parçası oluyor. Tarladan traktör römorklarıyla getirilen turplar, önce dökülüyor, ardından hortumlarla ve Savrun Çayı’nın soğuk sularında kadınların emeğiyle yıkanıyor. Soğuk havaya rağmen kadınların özverili çalışmasıyla yıkanan ve torbalanan turplar Türkiye’nin farklı şehirlerinde sofralara ulaştırılıyor. Bu işe yeni başlayanlar için işin zor olduğunu söyleyen Feride Kocaman, "Suyun içinde çalışıyoruz ama alışkın olduğumuz için bize zor gelmiyor. Normalde zor bir iş ama bilene kolay. Sabah 7.30-8 gibi başlıyoruz. Kamyon ne zaman dolarsa işimiz o zaman bitiyor" ifadelerini kullandı. Turpun tarladan sofraya uzanan yolculuğunu anlatan kadınlar, "Turp tarladan geliyor, burada suya dökülüyor, yıkanıyor. Biz de torbalama işlemini yapıyoruz. İstanbul, Ankara, Adana, Diyarbakır nereye istenirse oraya gidiyor. Biz de evde limonla, pul biberle tüketiyoruz, çok şifalı" diye konuştu.
Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde turp mesaisi: Soğuk suyun içinde ekmek mücadelesi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:43 Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde turp mesaisi: Soğuk suyun içinde ekmek mücadelesi Osmaniye’de turp hasadıyla birlikte kadınların zorlu mesaisi devam ediyor. Tarladan gelen turplar, soğuk kış şartlarında yıkanarak torbalanıyor, ardından Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde turp işinde çalışan kadınlar, sabahın erken saatlerinde başladıkları mesailerinde suyun içinde çalışarak hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de üretimin önemli bir parçası oluyor. Tarladan traktör römorklarıyla getirilen turplar, önce dökülüyor, ardından hortumlarla ve Savrun çayının soğuk sularında kadınların emeğiyle yıkanıyor. Tarladan gelen turplar, soğuk havaya rağmen kadınların özverili çalışmasıyla sürerken, yıkanan ve torbalanan turplar Türkiye’nin farklı şehirlerinde sofralara ulaşmaya devam ediyor. Bu işe yeni başlayanlar için işin zor olduğunu söyleyen Feride Kocaman, "Suyun içinde çalışıyoruz ama alışkın olduğumuz için bize zor gelmiyor. Normalde zor bir iş ama bilene kolay. Sabah 7.30 - 8 gibi başlıyoruz. Kamyon ne zaman dolarsa işimiz o zaman bitiyor" ifadelerini kullandı. Turpun tarladan sofraya uzanan yolculuğunu anlatan kadınlar, "Turp tarladan geliyor, burada suya dökülüyor, yıkanıyor. Biz de torbalama işlemini yapıyoruz. İstanbul, Ankara, Adana, Diyarbakır nereye istenirse oraya gidiyor. Biz de evde limonla, pul biberle tüketiyoruz, çok şifalı" diye konuştular. (MSL-
Osmaniyeli öğretmenin babaevi, ahşap atölyesi oldu
16 Aralık 2025 Salı - 09:00 Osmaniyeli öğretmenin babaevi, ahşap atölyesi oldu Osmaniye’de beden eğitimi öğretmeni İsmail Dinç, çocukluğunun geçtiği ve uzun süredir kullanılmayan babaevinin bir odasını atölyeye dönüştürerek el işçiliğiyle kuksa bardak üretmeye başladı. Osmaniye yaşayan 41 yaşındaki İsmail Dinç, çocukluğunun geçtiği babaevini hatıralara sadık kalarak tadilat ettirdikten sonra ahşap işçiliğine yöneldi. Çocukluğunun geçtiği ve uzun süredir kullanılmayan evin bir odasını atölyeye dönüştüren Dinç, burada antika eşyalar ile el işçiliği çalışmalarını bir arada yürütüyor. Dağcılık sporuyla da ilgilenen Dinç, doğada kullanmak amacıyla başladığı ahşap çalışmaları kapsamında el yapımı kuksa bardaklar üretmeye başladı. Doğal ve geleneksel yöntemlerle hazırlanan kuksa bardakların özellikle doğaseverler ve kampçılar tarafından tercih edildiğini ifade eden Dinç, el emeği ürünlerin her birinin ayrı bir hikâyesi olduğunu söyledi. Atıl durumdaki hatıraları yeniden yaşama kazandırdığı için mutlu olduğunu söyleyen İsmail Dinç, "Burası doğup büyüdüğümüz evdi ve atıl duruma düştü. Sonra atıl durumda olması benim hatıralarımdan dolayı biraz üzdü ve burayı biraz değiştirmek, güzelleştirmek istedim. Burayı güzelleştireyim derken zaten var olan eşyaların da çok kıymetli olduğunu, hatıralarım olduğunu düşündüğüm için böyle sergileyerek bu hale getirdim. Bu hale getirdikten sonra burada bir şeylerle uğraşmam gerekiyordu. Bir şeylerle uğraşayım derken dağcılık sporuna bayağı bir ilgili ve meraklı olduğum için kendime ahşaptan bir bardak yapabilir miyim diye düşündüm. Bu bardağı yapayım derken denemelerimde çok başarılı olduğumu söylediler ve bardaktan çok isteyen arkadaşlarım olduğu için böyle devam etti, gelişti ve şu anda ahşap bardak, ahşap kaşık, küçük dekorasyon gibi, dekoratif ürünler gibi şeylerle zaman geçiriyorum ve çok keyif alıyorum" diye konuştu. "Burası ticaret değil, huzur yeri" Tamamı el emeğiyle hazırlanan kuksa bardakların kısa sürede çevresinden yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Dinç, "Burasının anılarıyla beraber huzur dolu hatıralar yaşıyorum. Talep çok fazla var ama bununla ilgili zamanımız çok olmadığı için fırsat buldukça yapmaya çalışıyorum. Arkadaşları kırmamaya çalışıyorum. Ticari bir faaliyet gösteren bir yer değil burası. Bir kar amacı güden bir yer değil burası. Burada güzel zaman geçirmek amaç. Yapabildiğim kadar hediye yapmak. Seven arkadaşlarıma, ahşabın doğasını bilen arkadaşlarıma güzel hediyeler yapmak her zaman keyif veriyor" dedi.
Osmaniye’de feci kazada ölen 3 kişi son yolculuğuna uğurlandı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:23 Osmaniye’de feci kazada ölen 3 kişi son yolculuğuna uğurlandı Osmaniye’nin Kayalı köyü mevkisinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 3 kişi Düziçi ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Dün saat 19.00 sıralarında, Osmaniye’den Gaziantep istikametine seyir halinde olan 80 DM 178 plakalı hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu refüjü aşarak karşı şeride geçti. Araç, karşı yönden gelen S.K.K. yönetimindeki 80 AIB 231 plakalı otomobille çarpıştı. Kazanın ardından ihbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, otomobilde bulunan makine mühendisi Süleyman Körkü (26) ile avukat eşi Sevda Körkü (26) ve hafif ticari araçta bulunan Mehmet Toy’un (77) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada, hafif ticari araçta bulunan ve hayatını kaybeden Mehmet Toy’un, eniştesiyle birlikte Osmaniye’deki akrabalarının cenaze programından döndüğü öğrenildi. Toy’un cenazesi, Yarbaşı Beldesi Karaçarlı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Kazada yaşamını yitiren Süleyman Körkü ve eşi Sevda Körkü’nün ise Osmaniye’de ikamet ettikleri, aile ziyareti için geldikleri kentten dönüş yolunda kazanın meydana geldiği belirtildi. Çiftin araçta bulunan 39 günlük kız bebeklerinin kazadan yaralı olarak kurtarıldığı ve tedavilerinin hastanede sürdüğü öğrenildi. Süleyman ve Sevda Körkü’nün cenazeleri, Düziçi Yeni Mezarlığı’nda defnedildi. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.