Yerel Haberler
Samsun
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:24 Dezenformasyona karşı pickleball Samsun’da, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı öncülüğünde, "Dezenformasyona Karşı Harekete Geç" mottosuyla pickleball turnuvası gerçekleştirildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Dezenformasyonla Mücadele Topluluğu ve İletişim Başkanlığı iş birliği ile Atakum Sporcu Fabrikası’nda Dezenformasyona Karşı Harekete Geç Turnuvası düzenlendi. Heyecanlı anlara sahne olan turnuva hakkında bilgi veren OMÜ Dezenformasyonla Mücadele Topluluğu Başkanı Abdurrahim Cansız, "Sporun birleştirici gücüyle dezenformasyona karşı farkındalık oluşturduğumuz güzel ve anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin hem sosyal anlamda bir araya geldiği hem de doğru bilginin önemine dikkat çektiği bu programda emeği geçen Pickleball Derneği’ne ve desteklerinden dolayı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü’ne teşekkür ediyoruz. Topluluk olarak bilinçli ve farkındalığı yüksek bir gençlik için çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Pickleball Samsun Derneği Başkanı Semih Üzer ise "Pickleball Derneği olarak, sporun birleştirici ve geliştirici gücünü gençlerle buluşturmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dezenformasyona karşı farkındalık oluşturmayı amaçlayan bu anlamlı programda yer almaktan mutluluk duyduk. Bizleri bu güzel organizasyonda gençlerle bir araya getiren kurumlara şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürü Ebubekir Ayrancı ve Basın İlan Kurumu Samsun Bölge Müdürü Nedim Engin’in de katıldığı turnuva, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:19 Havza’da selin yaraları sarılıyor: Hurdaya dönen araçlar kaldırılıyor Selin vurduğu Samsun’un Havza ilçesinde temizlik çalışmaları sürüyor. Kolluk kuvvetlerinin de destek verdiği çalışmalarda çamurla kaplanan cadde ve sokaklar temizlenirken, hurdaya dönen araçlar çekicilerle kaldırılıyor. Su basan iş yerlerini ekipler suları çekerken bazı esnaf zarar gören dükkanlarını kendi imkanlarıyla temizlemeye çalışıyor. Şiddetli selin etkili olduğu ilçede hayatı normale döndürmek için başlatılan temizlik çalışmaları aralıksız sürüyor. Özellikle İcadiye Mahallesi, 25 Mayıs Mahallesi, Çay Mahallesi ve Yeni Mescit Mahallesi’nde ekipler yoğun mesai harcıyor. Selin en fazla etkilediği bölgelerde belediye ekiplerinin yanı sıra kolluk kuvvetleri de çalışmalara destek veriyor. Cadde ve sokaklarda biriken çamur ve atıklar iş makineleriyle temizlenirken, vatandaşlar da kendi imkanlarıyla ev ve iş yerlerini temizlemeye çalışıyor. Bölgede birçok esnafın dükkanında büyük çaplı maddi zarar meydana geldi. Su baskını nedeniyle zarar gören iş yerlerinde temizlik ve tahliye çalışmaları devam ederken, kullanılamaz hale gelen ürünlerin dışarı çıkarıldığı görüldü. Sel sularının sürüklediği ve büyük zarar gören araçlar ise çekiciler yardımıyla bulundukları yerlerden kaldırılıyor. Bazı araçların tamamen hurdaya döndüğü gözlendi. Mahalle sakinleri, ilçede uzun yıllardır böylesine büyük bir afet yaşanmadığını belirterek, "En son 1989 yılında böyle bir felaket görmüştük" ifadelerini kullandı. Yetkililer, bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve vatandaşların dikkatli olması gerektiğini bildirdi.
Prof. Dr. Aytaç: "Kenevir sektörü ülkemizde yeniden canlanıyor"
04 Nisan 2025 Cuma - 16:54 Prof. Dr. Aytaç: "Kenevir sektörü ülkemizde yeniden canlanıyor" "Kenevirde Güncel Yaklaşımlar Çalıştayı"nda konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, "Kenevir, inşaat sektöründen ilaç endüstrisine, gıdadan polimer malzeme üretimine kadar geniş bir yelpazede kullanım imkânı buluyor. Ülkemizde de bu alandaki çalışmalar hız kazanmış durumda" dedi. OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü ile Amerika Oregon Üniversitesi Kenevir İnovasyon Merkezi arasındaki öğrenci, öğretim üyesi, proje iş birlikleri ve deneyim paylaşımları yapmak amacıyla "Kenevirde Güncel Yaklaşımlar Çalıştayı" düzenlendi. Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştayda ilk olarak konuşan Prof. Dr. Selim Aytaç, "Kenevir sektörü ülkemizde yeniden canlanıyor. Kenevirin tarih boyunca birçok alanda kullanıldı ancak psikoaktif kanabinoid içeriği nedeniyle zaman zaman geri plana itildi. Son yıllarda düşük psikoaktif madde içeren endüstriyel kenevir türlerinin ıslah edilmesiyle birlikte, bu değerli bitkinin kullanım alanlarının giderek arttı. Özellikle son on yılda birçok ülke kenevirle ilgili mevzuatlarını yeniden düzenledi. Kenevir, inşaat sektöründen ilaç endüstrisine, gıdadan polimer malzeme üretimine kadar geniş bir yelpazede kullanım imkânı buluyor. Ülkemizde de bu alandaki çalışmalar hız kazanmış durumda. Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin kenevir üzerine çalışmalarına 1992 yılında bir doktora tezi ile başladı. Üniversite bu alandaki küresel gelişmeleri yakından takip ediyor. 2019 yılında kurulan Kenevir Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, tarım ve ıslah, gıda, yem ve ilaç, sanayi ve pazarlama olmak üzere üç ana bilim alanında çalışmalar yürütülüyor. Araştırmalarda hem üniversite bünyesindeki akademisyenler hem de Samsun ve Türkiye genelindeki paydaşlar yer alıyor. Enstitü olarak güncel sorunlara yönelik araştırmaların yanı sıra eğitim çalışmaları, lisansüstü programlar ve kamu bilgilendirme faaliyetleri yürütüyoruz. Uluslararası gelişmeleri yakından takip ediyor ve iş birliklerini artırmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "7 bin 500 bilimsel makale yayımlandı" OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise "Kenevir, insanlık tarihinin en eski tarımsal bitkilerinden biridir. Önceleri sadece giyecek ve lif gereksinimini karşılamak için kullanılan kenevir, zamanla gıda, tekstil, tıp, kozmetik, inşaat, otomotiv ve biyoteknoloji gibi birçok farklı alanda da önemli bir yer edinmiştir. Çeşitli yasal düzenlemeler nedeniyle bir dönem göz ardı edilen bu değerli bitki, günümüzde bilimsel araştırmaların ışığında yeniden hak ettiği değeri kazanmaktadır. Özellikle medikal alanda kenevirin tedavi edici etkileri üzerine yapılan çalışmalar, umut verici sonuçlar ortaya koymaktadır. Son 5 yılda yalnızca tıbbi kenevirle ilgili olarak PubMed veri tabanında yaklaşık 7 bin 500 bilimsel makale yayımlanmıştır. Bu rakam, kenevirin medikal araştırmalar açısından ne kadar büyük bir ilgi gördüğünü ve sağlık sektöründe önemli bir yer edinmeye başladığını göstermektedir. Endüstriyel kenevirin yaklaşık 25 bin farklı ürünün üretiminde kullanılması nedeniyle küresel pazar büyüklüğü her geçen yıl artmaktadır. Bugün gelinen noktada; kenevir lifi pazar değeri, 2022 yılında 7,55 milyar ABD dolar iken, 2030 yılına kadar bu değerin 10 kat artması beklenmektedir. Günümüzde sadece ekonomik potansiyeli değil, aynı zamanda sürdürülebilir üretim modellerine katkısı ve çevre dostu özelliklerinin olması, keneviri ekolojik dengeyi koruma noktasında geleneksel lifli bitkilere kıyasla daha stratejik bir alternatif haline getirmektedir. Kenevir yetiştirildiği alanlarda daha fazla karbon yakalayarak karbon ayak izini azaltmaktadır. Yetiştirilmesinde daha az su tüketimine ve daha az kimyasal gübre veya pestisit kullanımına ihtiyaç duyulmaktadır. İnşaat sektöründe kullanılan kenevir bazlı biyokompozitler ve yalıtım malzemeleri, karbon depolama kapasitesi sayesinde çevre dostu yapı malzemeleri olarak öne çıkmaktadır. Plastik kirliliğine çözüm olarak, biyo-bozunur kenevir bazlı plastikler, geleneksel fosil bazlı plastiklere sürdürülebilir bir alternatif oluşturmaktadır. Bütün bu veriler, kenevirin yalnızca ekonomik bir değer değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayan stratejik bir kaynak olduğunu göstermektedir" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Amerika Birleşik Devletleri Oregon Üniversitesi Kenevir İnovasyon Merkezinin koordinatörü Prof.Dr.Wu Zhaohu da bir sunum yaptı. Sunumun ardından Doç. Dr. Serkan Ateş (Oregon Ünv.) :Genel Tanıtım ve Projenin Kapsamı, Doç. Dr. Massimo Bionaz (Oregon Ünv.):Kenevirin Hayvan Beslenmesinde Potansiyel Kullanımı Doç. Dr. Chat Higgins (Oregon Ünv.) : Kenevirde Sulama Yöntemi ilgili panel verdi. Çalıştayda ayrıca kenevirden yapılan elbise, örgü ve kozmetik ürünlerde sergilendi. Gerçekleştirilen etkinliğe ayrıca Oregon Üniversitesi, ABD Tarım Bakanlığı, Fransa ve Norveç’ten akademisyenler de katıldı.
Türkiye’nin en eski 2. lunaparkı ruhsatsız çıktı, kapanıyor
04 Nisan 2025 Cuma - 15:05 Türkiye’nin en eski 2. lunaparkı ruhsatsız çıktı, kapanıyor İzmir’den sonra Türkiye’nin açılan 2. lunaparkı olan Samsun Lunaparkı, imar planında ‘yeşil alan olması ve ruhsatının bulunmaması’ nedeniyle kapanıyor. Türkiye’nin en eski ikinci lunaparkı olma özelliği taşıyan Samsun Lunaparkı, 1973 yılında açıldı. 53 yıllık parkın, imar planında yeşil alan olması ve ruhsatının bulunmaması gerekçesiyle tahliyesi istendi. Tahliyeye karşı dava açan işletmeci, mahkeme tarafından da ‘haksız’ bulundu. Mahkeme kararı sonucunda lunaparkın tahliye süreci başladı. İşletmeciye parkta bulunan aletleri taşıması için ek süre verildi. Söz konusu alanın imarda yeşil alan ve park olarak gözüktüğü, makine ve ekipmanları ile işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının bulunmadığı ortaya çıktı. Bu nedenle tahliye sürecinin başlatıldığı öğrenildi. "60 çalışan ve 18 eğlence aleti ile hizmet veriyorduk" Parkın kaldırılması hakkında açıklamalarda bulunan Lunapark Müdürü Arif Gürsel Karakuş, "Lunapark alanından Temmuz ayında çıkmamız söylendi. Burayı yeşil alan yapacaklarını, bizlere de yer göstereceklerini söylediler. Şu anda 18 malzemede vatandaşlara hizmet veriyoruz. Kapatma olayından dolayı 4 malzememizi başka şehirlere kiraya verdik. Şu anda sabit 60 çalışanımız var. Yaz sezonunda bu sayı daha da artacaktı. Malzemelerimizi yer gösterilirse oraya taşıyacağız, gösterilmezse de çürüyecek. Büyük bir zararımız var. Buraya milyonlarca TL yatırım yapmıştık, daha da yapmayı düşünüyorduk. Çok güzel eğlence takımları getirmeyi düşünüyorduk fakat parkı her an kaldırabiliriz diye getiremiyoruz. Kapatacağız diye crazy dans, uçak, ranger ve balerin gibi aletlerimizi kiraladık" dedi. "Yeşil alan üzerine kurulu, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı yok" Samsun Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise söz konusu alanının imarda yeşil alan-park geçmesi ve malzemelerin ruhsatsız olması nedeniyle tahliye sürecine gidildiğini belirterek, şu bilgileri verdiler: "Lunaparkın bulunduğu alanın kira sözleşmesi bulunmayıp Milli Emlak Müdürlüğüne ecrimisil bedeli ödenmek suretiyle kullanılmaktadır. Lunapark alanında bulunan makine ve ekipmanların ruhsatı yoktur. İşyeri açma ve çalıştırma ruhsatı da bulunmamaktadır. Söz konusu alan imarda yeşil alan ve park olarak gözükmektedir. İş bu nedenler ve alanın imar planına uygun hale getirilmesi amacıyla tahliye süreci başlatılmıştır. Kullanıcılar tarafından açılan dava aleyhlerine neticelenmiştir. Parçaların satılarak tahliyesi için belediyemizden süre talep etmeleri nedeniyle mağdur olmamaları için kendilerine talep ettikleri süre verilmiş olup süre sonunda rızaen tahliye edilmediği takdirde yasal tahliye işlemleri gerçekleştirilecektir. Samsunmuz için daha farklı bir konseptle modern ve ekonomik bir oyun alanı da hayata geçirilecek olup hemşerilerimiz için de bir mağduriyet oluşturulmayacaktır." Lunaparkta eğlenen çocuklar da parkı çok sevdiklerini ve taşınacağı için üzgün olduklarını söylediler.
Su uzmanı profesör: "Yağışlar Karadeniz’i rahatlattı ama ülkenin yüzde 70’i kurak periyot geçiriyor"
04 Nisan 2025 Cuma - 12:59 Su uzmanı profesör: "Yağışlar Karadeniz’i rahatlattı ama ülkenin yüzde 70’i kurak periyot geçiriyor" Su uzmanı Prof. Dr. Yusuf Demir, yoğun kar ve yağmur yağışlarının Karadeniz Bölgesi’ni rahatlattığını ancak ülkenin yüzde 70’inin ise kurak bir periyot geçirdiğini, başta İstanbul olmak üzere önemli metropolleri içinde barındıran Marmara Bölgesi’nde yaz aylarında muhtemel sıkıntılara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Demir, "Bir damla suyun bile önemli olduğu, her alanda tasarrufun ilke haline getirilmesi gereken bir sürece giriyoruz. Tüm topluma suyu anlatmak ve kullanmayı öğretmek bir vatan borcudur. Aksi takdirde çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı dünyayı kendi ellerimizle yaşanmaz hale getiririz" dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye’nin yağış durumu ve kuraklık riskini değerlendirdi. Şubat ayında son yılların en yoğun kar yağışını alan Karadeniz Bölgesi’nde bugünlerde ilkbahar yağışlarının etkili olduğunu, bu durumun diğer bölgelerde aynı olmadığını ve kuraklık riskinin devam ettiğini belirten Prof. Dr. Demir, "Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz verilerine göre, 1 Ekim 2024-28 Şubat 2025 dönemini kapsayan 2025 su yılı yağışları, 2024 su yılı yağışlarının altında gerçekleşmiştir. Türkiye geneli 2025 su yılı yağışı 221.4 milimetre, uzun yıllık ortalama yağış (1991-2020) 313.0 mm ve 2024 yılı aynı dönem su yılı yağışı 336.4 mm’dir. 2025 su yılı yağışı beş aylık dönemde normaline göre yüzde 29, geçen yıl aynı dönem yağışlarına göre yüzde 34 azalma göstermiştir. Yalnız şubat ayı dikkate alındığında, Türkiye geneli şubat ayı yağışı uzun yıllık ortalamaların altında, geçen yıl şubat ayı yağışının üzerinde gerçekleşmiştir. 2025 yılı Şubat ayı yağışı 40.0 mm, şubat ayı uzun yıllık ortalamaları (1991-2020) 59.8 mm, 2024 yılı Şubat ayı yağışı 34.5 mm’dir. Genel olarak 2025 yılı yağışları uzun yıllık ortalamaların altında gerçekleşmiştir Bu gerçekleşme ülkemizin bölgesel değerlendirmesinde önemli farklılıklar göstermiştir. Özellikle şubat ve mart aylarında Karadeniz Bölgesi diğer bölgelere göre daha yüksek yağış almış, diğer bölgelerde uzun yıllık ortalamaların altında gerçekleşmektedir. Geçen yıl aynı dönem yağışlarına göre ise Karadeniz Bölgesi hariç tüm bölgelerde azalma gözlenmiştir. Uzun yıllık ortalamalara göre en fazla azalma yüzde 56 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde su yılı yağışları son 65 yılın en düşük seviyesine inmiştir. Yalnız şubat ayı değerlendirildiğinde bölge genelinde Karadeniz Bölgesi hariç tüm bölgeler uzun yıllık ortalamalar altında yağış almış, bu ortalamalara göre en fazla azalma yüzde 74 ile Ege Bölgesi’nde gerçekleşmiştir" diye konuştu. "Ülkemizin belli bölgelerinde düşen yağış miktarlarında azalma ve kuraklık riski devam etmekte" Karadeniz Bölgesi mart ayında da yeter yağışı aldığını ancak Türkiye’nin belli bölgelerinde düşen yağış miktarlarında azalma ve kuraklık riski devam ettiğini söyleyen Demir, "Özellikle ülkemiz tarımında önemli bir yere sahip, Akdeniz, Ege, İç Anadolu Bölgelerimizin nisan ve mayıs aylarında alacağı yağış miktarları önemli hale gelmiştir. Yağış dağılımının mevcut trendde devam etmesi halinde su kaynaklarımız ve tarımsal sulama açısından önemli riskler taşımakta, su kaynaklarımızın yaz aylarında şehirlerimizde ve yerleşim birimlerimizde içme suyu ve tarımsal üretimde ihtiyaç duyulan sulama açısından yetersiz kalma riskine karşılık bugünden gerekli hazırlık ve tedbirlerin alınması zorunlu hale gelmektedir. Özellikle kar yağışını yetersiz alan bölgelerimizde yeraltı suyu beslenmesindeki eksiklikler nedeniyle, yeraltı suyu kullanımları iyi planlanmalı ve takip edilmelidir" şeklinde konuştu. "Yaz aylarında yaşanma ihtimali olan sıkıntılara karşı hazırlıklı olunmalı" Türkiye açısından gelecek dönemde 2- 3 ay içerisinde düşecek yağış miktarlarının dağılımlarının oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Demir, "Bu anlamda tüm yerel yönetimlerin, meteoroloji müdürlükleri ile yakın diyalog halinde kendi bölgelerindeki yağış dağılım ve değişimlerini takip etmeleri ve bölgesel ihtiyaçlarına göre mevcut kaynaklarının yeterlilik analizlerini ve alınacak tedbirleri uzman görüşleri ve danışmanları aracılığı ile planlanmalıdır. Aksi takdirde yaz ve sonbahar başlarında yaşanabilecek kaynak yetersizliklerine karşı hazırlıksız yakalanma riskleri aratacaktır. Şubat ve mart aylarında düşen yağışlar Karadeniz ve Marmara Bölgeleri başta olmak üzere belli bölgelerimizde önemli bir rahatlama sağladığı gözlenmektedir. Bu bölgelerde mayıs ve haziran yağışları mevcut kaynakların yeterliliğinin belirlenmesinde önemli olacaktır. Özellikle Başta İstanbul olmak üzere önemli metropolleri içinde barındıran Marmara Bölgesi’nde yerleşim yerlerinde içme ve kullanma suyu planlamaları bu trende göre gerçekleştirilmeli, yaz aylarında yaşanma ihtimali olan sıkıntılara karşı hazırlıklı olunmalıdır" açıklamasında bulundu. "3 ve 6 aylık kuraklık analizlerine göre yüzde 70’ine yakını kurak bir periyot geçirmekte" Prof. Dr. Yusuf Demir şunları söyledi: "Kısaca son aylarımızda belli bölgelerimizde düşen yağışlar bizi rehavete kaptırmamalı, son yıllarda yaşanan kuraklık trenlerine paralel devam eden 2025 yılı yağışlarındaki dağılım yaz aylarına hazırlıklı girmemizi zorunlu hale getirmektedir. Ülkemizin son 3 ve 6 aylık kuraklık analizlerine göre yüzde 70’ine yakını kurak bir periyot geçirmektedir. Özellikle kar yağışlarının belli bölgelerimizde yetersiz yağması, yeraltı suyu beslenmesindeki riskleri artırmaktadır. İç Anadolu Bölgemiz başta olmak üzere tüm tarımsal bölgelerimizde yeraltı suyu kullanımları iyi planlanmalıdır. Ülkemizin önemli bir bölümünde yaz kuraklığı riski aratarak devam etmektedir. Yerel yönetimler, sulama birlikleri ve ilgili kurumlarımızın bu sürece karşı eylem planlarını bugünden hazırlamaları kaçınılmazdır. Aksi takdirde sıkıntı anında hazırlanacak eylem planları ve alınacak tedbirler yetersiz kalabilir. Bir damla suyun bile önemli olduğu, her alanda tasarrufun ilke haline getirilmesi gereken bir sürece giriyoruz. Tüm topluma suyu anlatmak ve kullanmayı öğretmek bir vatan borcudur. Aksi takdirde çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşayacağı dünyayı kendi ellerimizle yaşanmaz hale getiririz."
2035 vizyonuyla Samsun, Karadeniz’in yükselen gücü oluyor
04 Nisan 2025 Cuma - 12:13 2035 vizyonuyla Samsun, Karadeniz’in yükselen gücü oluyor Samsun, 2035 yılına kadar Karadeniz Bölgesi’nin orta-yüksek teknolojili sanayi üssü, mavi ekonominin bölgesel lideri ve Türkiye’nin kuzeyinde lojistik ve ticaretin merkezi olma hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. İldeki gelecek dönemdeki çalışma konularının istişare edildiği toplantı, Samsun Valisi ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Tavlı’nın başkanlığında, OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, Merkez Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürü Hakan Tütüncüoğlu ve Samsun Model Fabrika Direktörü Onur Berberoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. OKA bölgesel kalkınmada büyüme odağı Samsun’un 2035 yılına kadar Karadeniz Bölgesi’nin orta-yüksek teknolojili sanayi üssü, mavi ekonominin bölgesel lideri ve Türkiye’nin kuzeyinde lojistik ve ticaretin merkezi olma hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevede OKA’nın Samsun için hazırladığı 10 yıllık gelişim senaryosunda ajans faaliyetlerinin odaklanacağı öncelikli alanlar "orta-yüksek teknolojili sanayi (medikal, savunma, otomotiv), mavi ekonomi ve lojistik altyapı" olarak belirlendi. Orta-yüksek teknolojili sanayide 5 milyar dolar ihracat hedefleniyor Orta-ileri teknoloji sanayi çalışmaları çerçevesinde değerlendirmelerde bulunan Vali Orhan Tavlı, "Samsun, medikal sanayide önemli bir üretim merkezi, otomotiv ve savunma sanayi sektörlerinde de hızla gelişmekte ve yeni yatırımlar çeken bir konumdadır. Samsun’un bu sektörlerdeki odaklanması ile küresel rekabet edebilir bir oyuncu olması ve Türkiye’de üretim üssünün kaydırıldığı bir merkez haline gelmesi öngörülmektedir. Samsun’un orta-yüksek teknolojili sanayide 5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması, KOBİ’lerin ihracata katılım oranının yüzde 15’e çıkarılması ve AR-GE merkezi sayısının 7’den 15’e çıkarılması hedeflenmektedir. Tüm bunlara ilave olarak sektörde ortaya çıkacak nitelikli işgücü ihtiyacının önemli bir kısmının ildeki mesleki teknik Anadolu liseleri, meslek yüksekokulları ve üniversitelerden karşılanması planlanmaktadır" dedi. Samsun, kuzey-güney ve doğu-batı eksenlerindeki yük koridorunun başlangıç noktası olacak 10 yıllık perspektifte, Samsun’un kuzey-güney ve doğu-batı eksenlerinde oluşacak yük koridorlarında başlangıç noktası olması öngörülmekte. Bu çerçevede, Samsun Lojistik Merkezi’nin kapasitesinin artırılması, limanlarda otomasyonun güçlendirilmesi ve bölgesel ticaret hacmini artıracak ara lojistik destek noktalarının kurulmasına ön ayak olunması, 10 yıllık dönem sonunda Samsun’un lojistik altyapısının tamamlanması, konteyner taşımacılığında kapasitenin yüzde 50 artırılması ve bölgesel ticaret hacminin yüzde 30 artırılması hedefleniyor. Bu çerçevede Samsun Lojistik 4.0 Yol Haritası hazırlanması için çalışmalar başlatıldı. Samsun-Mersin hızlı tren ve otoyol bağlantısı Kuzey-güney bağlantıları sağlama noktasında planlanan bir diğer önemli bağlantı Samsun-Mersin arasındaki hem hızlı tren hem de otoyol bağlantısı. Ulusal ve uluslararası ticarette önemli bir bağlantı noktası niteliğinde olan Samsun-Mersin o0toyolunun tamamlanmasıyla Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri arasında erişilebilirlik artırılacak ve bu güzergahta yer alan yerleşimlerin Samsun ve Mersin limanlarından uluslararası pazarlara erişimi artırılacak. 2035’e kadar tamamlanması beklenen Samsun-Çorum-Ankara otoyolu ile Samsun-Çorum-Ankara hızlı tren projeleri bu gelişme potansiyelini destekleyecek projeler. Bu projelerin tamamlanmasıyla Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri arası ulaşımın hızlanmasının yanı sıra söz konusu güzergâh üzerinde kalan yerleşimlerde üretilen ürünlerin uluslararası pazarlara erişimi anlamında önemli ilerlemeler sağlanacak. Samsun sanayisinde mavi yakalı kadınlar çalışacak Nitelikli eleman ihtiyacının karşılanmasında kadınların önemli roller üstlenmesine yönelik çalışmalar da ajansın gündeminde yer alıyor. Bu çerçevede Samsun’da kadın istihdamını artırmak ve kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı iş birliğiyle 2024 yılının son çeyreğinde imzalanan "Kadın İstihdamı ve Kadın Girişimciliği İş Birliği Protokolü" dahilinde eğitim ve faaliyetler hayata geçirilmeye devam ediyor. Kadınların sanayide üretim aşamasında daha fazla yer almalarını sağlayacak endüstriyel robot operatörlüğü, plastik enjeksiyon operatörlüğü, CNC torna operatörlüğü, kaynak operatörlüğü yanında; üretim öncesi aşamalarda gerekli olan tasarım ve prototipleme, bilgisayar destekli tasarım, makine mesleki resim, teknik resim, temel ve orta seviye CAD yazılımı, bilgisayar destekli üretim eğitim programları düzenlenecek. Bu çerçevede geçekleştirilecek eğitimlerden ilki olan Endüstriyel Robot Operatörlüğü Eğitim Programı 14 Nisan 2025 tarihinde OMÜ Yeşilyurt MYO’da başlayacak. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu ve Samsun Model Fabrika iş birliğinde sanayide kadın istihdamını artırmaya yönelik olarak gerçekleştirilecek önemli bir eğitim de Kadın Mühendis Okulu olacak. Yeni mezun kadın mühendislerin reel sektörün ihtiyaçlarına uygun şekilde yetiştirilmesi için Endüstri 4.0, yalın dönüşüm, dijital dönüşüm ve verimlilik eksenlerinde bilgi ve beceri kazanmaları sağlanarak istihdam edilmelerinin önünün açılması ayrıca bu alanda sorumluluk alarak bölgedeki işletmelerde verimliliği ve ikiz dönüşüme adaptasyonu artıracak insan kaynağının güçlenmesi amaçlanıyor. 10 Nisan 2025 tarihinde Samsun Model Fabrika’da başlayacak eğitim programının ardından 4 aylık bir sürede Model Fabrika’nın Öğren Dönüş Programı’nda staj yapma imkânı bulacak olan kursiyerlerin bölgedeki sanayi işletmelerinde istihdam edilmeleri hedefleniyor. Ortaokul öğrencileri doğru mesleklere yönlendirilecek Kentin orta-yüksek teknolojili sanayide gelişme hedeflerinden bir tanesi de ortaokul sonrasında öğrencilerin yeteneklerine uygun alanlarda eğitim almaları olacak. Samsun’da yaygınlaştırılması planlanan mesleki beceri testlerinin, sanayi sektörü ile iş birliği içinde öğrencilerin doğru mesleklere yönlendirilmesinde büyük başarı sağlaması bekleniyor. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan 2025 İşlerin Geleceği Raporu’nda 2030 yılına kadar değer kazanacak beceri alanları arasında bulunan veri ve iş analistliği alanında Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı bölgesinde yeni bir eğitim programı düzenliyor. Kuzeyin Dijital Yıldızları Eğitim Programı çerçevesinde teknoloji dünyasında iş analizi süreçlerini etkin bir şekilde yürütebilen, analiz tekniklerine hâkim, veriyi doğru yorumlayıp, iş kararlarına dönüştürebilen ve mesleğinde profesyonelleşme motivasyonuna sahip yetenekler yetiştirmek amaçlanıyor. Kuzeyin Dijital Yıldızları Eğitim Programı 9 Nisan 2025 tarihinde başlayacak. OSB’ler Yeşil Organize Sanayi Bölgesi Sertifikası alacak Organize sanayi bölgelerinin(OSB) "Yeşil Organize Sanayi Bölgesi Sertifikası" alabilmelerine yönelik olarak da 2025 Nisan sonu itibarıyla eğitim ve danışmanlık programı başlatılacak. Program, bölgedeki sanayinin sürdürülebilir dönüşümünü desteklemeyi ve OSB’lerin Yeşil OSB Sertifikasyon Sistemi’ne uyum süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Bu çerçevede, kaynakların etkin kullanılması ve ortak sistemsel yapıların oluşturulması teşvik edilecek. Ayrıca, karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik bölgesel düzeyde farkındalık artırılması amaçlanıyor. Program çerçevesinde Türk Standartları Enstitüsü ile iş birliğinde TR83 Bölgesi’ndeki 18 OSB’ye TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi ve TS EN ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi standartları doğrultusunda eğitim ve çalıştay desteği verilecek. Toplamda 12 günlük 4 eğitim ve 10 günlük 2 çalıştay ile OSB’lerin Yeşil OSB belgesi alma süreçleri hızlandırılacak. Bu girişim, sanayinin çevre dostu dönüşümüne önemli bir katkı sunarken, bölgedeki OSB’lerin sürdürülebilir üretim anlayışını benimsemesini sağlayacak. Sağlık turizminde önemli destinasyonlardan biri Samsun olacak 2024-2028 Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi’ne göre Samsun’da gelişmiş sağlık altyapısının turizm ile entegrasyonunun sağlanmasıyla birlikte Türkiye’nin ulusal ve uluslararası tanıtımının güçlendirilmesi ve Samsun’un sağlık turizminde önemli destinasyonlardan biri haline getirilmesi sağlanacak. Diğer yandan doğa turizminin önemli bileşenlerinden biri olan yayla turizminde Orta Karadeniz Yayla Koridoru olarak tanımlanan rota çerçevesinde Samsun Tokat ve Ordu ile birlikte önemli destinasyonlardan biri olarak tanımlandı. Samsun’un turizmde bir diğer gelişim alanı olarak kruvaziyer turizmi ön plana çıkmakta olup, deniz ulaşımının diğer ulaşım ağları ile entegrasyonunun geliştirilmesi Samsun için önemli bir fırsat oluşturması tahmin ediliyor. Karadeniz Kıyıları Yat Turizmi Fizibilite Çalışması 40 yıllık ihtiyaca göre yapılacak Bölgede mavi ekonominin geliştirilmesi dahilinde Karadeniz Bölgesi’ndeki kalkınma ajansları iş birliğinde yürütülen Karadeniz Kıyıları Yat Turizmi Fizibilite Çalışması da ziyarette değerlendirildi. Şile’den Hopa’ya kadar uzanan 650 deniz mili boyunca yat turizmi altyapısını geliştirmeyi hedefleyen çalışma çerçevesinde her 25-45 deniz milinde bir yat limanı, iskelesi, barınağı ve çekek alanı ihtiyacının analiz edilmesi planlanıyor. Şu ana kadar yapılan saha incelemeleri sonucu Karadeniz kıyılarında 10 yat limanı (3,460 yat kapasiteli), 12 yat iskelesi (1,100 yat kapasiteli) ve 14 çekek alanı (2,260 yat kapasiteli) belirlenmiş olup, bu veriler potansiyel diğer alanlarla birlikte karar vericiler için güncellenecek. Çalışma, önümüzdeki 10-15 yıl içinde yat turizmi yatırımlarının hayata geçirilmesine referans teşkil edecek ve 40 yıllık dönemin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bir planlama yapılacak. Bu çerçevede, Nisan ayı içerisinde Samsun’da saha incelemeleri gerçekleştirilecek ve ilgili kurum yetkililerinin katılımıyla bir toplantı düzenlenecek. Yeşil Geçiş Projesiyle yeşil dönüşüme yönelik uygulamaların yaygınlaştırılacak Avrupa Birliği 2019 yılı aralık ayında Avrupa Yeşil Mutabakatını (AYM) yayımlayarak iklimden enerjiye, sanayiden tarıma, ulaşımdan finansmana kadar geniş bir yelpazedeki politikalarını yükseltilen iklim hedefleri doğrultusunda şekillendirmeyi amaçlıyor. Bunlardan Türkiye’yi öncelikle ilgilendiren düzenleme Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) olup düzenlemeden öncelikli olarak demir çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörleri etkilenecek. Çimento imalatı sektörü ile kimyasal gübre ve azot imalatı sektörleri Samsun’da öne çıkan sektörler arasında yer almakta olup bu sektörlerde yeşil dönüşüme yönelik uygulamaların yaygınlaştırılması ve desteklenmesi önem arz ediyor. Bu doğrultuda OKA’nın Orta Karadeniz Bölgesi’nde uygulayacağı Dünya Bankası destekli Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) projesi ile yeşil dönüşüme yönelik uygulamaların yaygınlaştırılması ve desteklenmesi sağlanacak. Mesleki eğitimin bugünü ve yarını Geleceğin büyüme odağı Samsun’da mesleki eğitim her zamankinden çok daha fazla önem kazanmış durumda. Bu çerçevede OKA tarafından Şehit İlhan Hamlı Mesleki Teknik Anadolu Lisesi Odağında Mesleki Eğitimin Bugünü ve Yarını başlıklı bir rapor hazırlandı. Rapor çerçevesinde okulun sahip olduğu temel yetkinlikler ve fiziki altyapısı analiz edilmiş, öğrencilerin, velilerin, mezunların, öğretmenlerin ve özel sektörün mevcut durumu, ihtiyaçları ve beklentileri ortaya konuldu, GZFT Analizi yapıldı ve Güvenli Mesleki Eğitim, Kaliteli Mesleki Eğitim ve Sürdürülebilir Mesleki Eğitim başlıkları altında öneriler geliştirildi.
Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmak ve solaryum cilt kanseri riskini artırıyor
04 Nisan 2025 Cuma - 11:30 Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmak ve solaryum cilt kanseri riskini artırıyor Dermatoloji Uzmanı Dr. Enkhjargal (Egi) Losol, cilt kanserinden korunmak için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmamasının ve solaryumdan uzak durulması gerektiğini söyledi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Enkhjargal (Egi) Losol, bazal hücreli karsinom (BHK) hakkında bilgilendirmede bulundu. Uzm. Dr. Losol, "Ciltte en sık rastlanan kanser türüdür. Bu kanser türü, ciltteki eskimiş hücrelerin yerini alacak yeni hücreleri üreten bazal hücre tabakasının kanserleşmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle ilk belirtisi, ciltte hafif şeffaf bir kabarıklık olarak gözlemlenir ve ekseriyâ baş, boyun, kulak ve ense gibi güneşe maruz kalan bölgelerde gelişir. Bazal hücreli karsinom, uzun süreli ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalmak, kontrolsüz güneş yanıkları ya da solaryum kullanımı sonucu gelişir. Güneşten korunmak ve uygun bir güneş koruyucu krem kullanmak, bu kanser türünden korunmaya yardımcı olabilir" dedi. "Güneşte uzun kalma ce solaryum, cilt kanseri riskini artırıyor" BHK’nın, genellikle güneşe maruz kalan bölgelerde ortaya çıkmakla birlikte nadiren gölgede kalan bölgelerde de gelişebileceğini belirten Uzm. Dr. Losol, "En yaygın belirtiler yüzde oluşan ince damarlanmalı, inci beyazı, pembe ya da şeffaf bir şişlik olarak karşımıza çıkar. Daha koyu ten rengine sahip bireylerde bu lezyonlar genellikle daha koyu renkte olabilir. Şeffaf olmasına rağmen kabarık kenarları, pulsu ve kırmızı alanlarıyla dikkat çeken lezyonlarda kahverengi, siyah ya da mavi renge çalan koyu noktaların bulunması da risk taşır. Yeni ortaya çıkan ya da iyileşmeyen yaraların mutlaka bir dermatolog tarafından değerlendirilmesi gerekir. Güneşe uzun süre maruz kalma, solaryum kullanımı, ciddi güneş yanıkları, açık ten rengi, renkli gözler, ailede deri kanseri geçmişi ve bağışıklığı baskılayan hastalıklar gibi faktörler riski artırır" diye konuştu. Korunma yolları, tanı ve tedavi Hastalığın tedavi edildikten sonra dahi sıkça tekrarlayabildiğini dile getiren Uzm. Dr. Losol, "Bu durum, bireyin başka deri kanserlerine yakalanma riskini de artırıyor. Tedavi edilmediği durumlarda nadiren de olsa diğer organlara yayılma riski bulunur. Bu nedenle tedavi sonrası düzenli dermatolog muayenesi önem taşıyor. Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamak, en az 30 SPF’lik güneş koruyucular kullanmak ve bu koruyucuları 2-3 saatte bir yenilemek korunmada etkili adımlar olarak gösterilir. Ayrıca, solaryumdan uzak durmak ve ciltteki değişiklikleri düzenli olarak kontrol etmek büyük önem taşır. Tedavide ise kanserli dokunun tamamen çıkarılması amaçlanır. Cerrahi yöntemler, kriyoterapi, elektrokoter, radyoterapi, kemoterapi ya da lokalize krem tedavisi gibi alternatifler kullanılır. Tedavi seçenekleri, kanserin türüne ve evresine bağlı olarak değişiklik gösterebilir" şeklinde konuştu. Tedavi sonrası hastaların yüzde 33’ünde ilk yılda, yüzde 50’sinde ikinci yılda ve yüzde 66’sında üçüncü yılda nüks gözlemlenebildiğini söyleyen Losol, "Bu yüzden ilk 5 yıl boyunca 6 aylık aralıklarla kontrol önerilir. Sağlığınızı korumak için erken tanı ve düzenli kontrollerin önemini unutmayın. Güneşe karşı alınacak basit önlemlerle bazal hücreli karsinomdan korunabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
Samsunspor, Antalyaspor karşısında kötü gidişata ‘dur’ demek istiyor
04 Nisan 2025 Cuma - 11:14 Samsunspor, Antalyaspor karşısında kötü gidişata ‘dur’ demek istiyor SAMSUN (İHA) – Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 5 maçta sadece 1 galibiyet alabilen Samsunspor, Antalyaspor’u yenerek kötü gidişatı sonlandırmak istiyor. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında maç fazlasıyla Beşiktaş’ın 4 puan önünde 3. sırada yeni haftaya giren Samsunspor, yarın deplasmanda Antalyaspor ile karşılaşacak. Son 5 maçta sadece küme düşmesi kesinleşen Adana Demirspor’a karşı galip gelebilen Karadeniz temsilcisi, bu süreçte kendi sahasında Çaykur Rizespor ve Kasımpaşa’ya yenilirken Göztepe ve Fenerbahçe ile de deplasmanda berabere kaldı. Kırmızı-beyazlılar, Antalyaspor’u deplasmanda yenerek Avrupa umutlarını taze tutmak istiyor. Samsunspor, bu maça kadar 28 karşılaşmada 15 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyet alarak 51 puan topladı. Rakip filelere 44 gol gönderen Karadeniz ekibi kalesinde de 32 gol gördü. Akdeniz temsilcisi Antalyaspor ise 28 maçta 10 galibiyet, 6 beraberlik ve 12 mağlubiyet alarak 36 puan topladı. Rakip filelere 32 gol gönderen Antalyaspor, kendi kalesinde ise 52 gol gördü. Zorlu müsabakada Samsunspor üst sıralara tutunmak, Antalyaspor ise küme düşme hattındaki takımlardan uzaklaşmak için mücadele verecek. Yarın saat 19.00’da Antalyaspor’un sahasında oynanacak karşılaşmaya Teknik Direktör Thomas Reis idaresindeki Samsunspor’un kalede Okan Kocuk, Kingsley Schindler, Lubo Satka, Rick Van Drongelen, Soner Gönül, Ait Bennasser, Soner Aydoğdu, Emre Kılınç, Nany Dimata, Carlo Holse ve Marius Mouandilmadji ilk 11’i ile çıkması bekleniyor. Celil Yüksel’in sakatlık nedeniyle forma giymesi beklenmezken, kaleci Okan Kocuk ve kanat oyuncusu Arbnor Muja ise 3’er sarı kart ile ceza sınırında bulunuyor. Antalyaspor - Samsunspor mücadelesini hakem Ümit Öztürk yönetecek. Öztürk’ün yardımcılıklarını da Süleyman Özay ve Mehmet Kapluhan yapacak.