Yerel Haberler
Sivas
08 Mart 2026 Pazar - 10:53 Görevi başında felç oldu, 5 yıldır gazilik unvanının verilmesini bekliyor Sivaslı Tankçı Uzman Çavuş İbrahim Taş, 2021 yılında görevi başındayken felç oldu, böcek ısırması sonucu felç kaldığı düşünülen Taş, başlattığı hukuk mücadelesinin neticesinde kendisine gazilik unvanı verilmesini bekliyor. Sivaslı Tankçı Uzman Çavuş İbrahim Taş (36) , 2011 yılında göreve başladı. Barış Pınarı Harekatı başta olmak üzere bir çok zorlu görevde fedakarca görev aldı. 2021 yılında ise görevi başındayken fenalaşarak felç oldu. Yürüme ve konuşma yeteneğini kaybetti. Devam eden tedavi sürecinin neticesinde bu yıl güçte olsa ayağa kalkıp konuşmaya başladı. Rahatsızlık nedeni tam olarak tanımlanamadığı için Taş’a gazilik unvanı verilemedi. Geçirdiği felç nedeniyle artık çalışması mümkün olmayan Taş, gazilik unvanını alabilmek için konuyu yargıya taşıdı. Şimdi mahkemenin vereceği kararı bekliyor. Yalnız bırakılmadı Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci süreç boyunca Taş’ı hiç yalnız bırakmadı. Taş’la ilgili süreci yakından takip eden Deveci ve yönetim kurulu iftar yemeğinde Taş’la bir araya geldiler. Taş, burada yaptığı açıklamada, Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği’nin her zaman yanında olduğunu belirterek, "Görevde rahatsızlandım. 2021 yılından beri bu haldeyim. Fatih başkanım bana destek oldu. Bana kimse destek olmuyor. Ben mahkemelerde bekliyorum. Gazi olmak istiyorum" dedi. "İnşallah İbrahim’in yüzü gülecek" Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, mahkemenin vereceği kararla İbrahim’in yüzünün gülmesini beklediklerini ifade edip, "İbrahim bizim çok değerli bir kardeşimiz. 21 Eylül 2021 yılında Barış Pınar’ı Harekatına da katılıyor. Kendisi zaten tankçı uzman çavuş olarak görev yapıyordu. Görev esnasında kendisi bir rahatsızlık geçiriyor ve felç kalıyor. 2021 yılında İbrahim ile tanıştığımız zaman yürüyemiyordu ve tamamen felçliydi. Kendisini ifade dahi edemiyordu. 5 yıl sonra ise ayağa kalkmaya başladı. İbrahim derneğimize gelerek gazilerimizle muhabbet etti. Bu da bizim çok hoşumuza gitti. Daha sonra ise bu ay mübarek bir ay olduğu için biz de İbrahim’e iftar yapmaya gittik. Bizim ve İbrahim, 10 yıl boyunca kutsal emanetimiz olan bayrağımızı korumuş ve üniformamızı üzerinde taşımıştır. Görev esnasında kendisi ile birlikte 3 arkadaşı daha rahatsızlanıyor. Şu an da hukuk savaşı veriyoruz. İbrahim’in hak ettiği gazilik unvanını alması için uğraşıyoruz. İnşallah bu davamızı kazanacağız. İnşallah İbrahim’in yüzü gülecek ve kendisi gazi olacak" dedi.
Görenler bir daha baktı, alışılmış renklerin dışındaki traktörler ilgi odağı oldu
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:55 Görenler bir daha baktı, alışılmış renklerin dışındaki traktörler ilgi odağı oldu Sivas’ta düzenlenen tarım fuarında sergilenen renkli traktörler ilgi odağı oldu. Alışılmışın dışındaki sarı, pembe ve mor renkli traktörleri gören vatandaşlar hatıra fotoğrafı çektirdi. 4 Eylül Kongresi’nin 106’ncı yılı etkinlikleri çerçevesinde Sivas’ta tarım fuarı düzenlendi. Tarım ve hayvancılık ekipmanlarının sergilendiği fuarda en çok ilgiyi traktörler gördü. Alışılmışın dışında renkleri ile sergilenen traktörleri görenler, hatıra fotoğrafı çektirdi. Heybetli duruşları ve güçlü yapıları ile dikkat çeken sarı, pembe ve mor renkli traktörler ilgi odağı oldu. Anadolu kadınlarına ithafen pembe renge boyanan ve bir tarım fuarında güzellik ödülü alan pembe renkli traktörün önünde fotoğraf kuyruğu oluştu. "Renginden dolayı oldukça ilgi ve dikkat çeken bir traktör" Traktörü pembe renge boyama amacını anlatan çiftçi Doğukan Turgut, "Bu yıl Anadolu emekçi kadınlara ithafen traktörümüzün rengini pembe yaptık. Bu yıl Türkiye’de ilk kez düzenlenen Konya modifiye yarışında da birinci oldu. Renginden dolayı oldukça ilgi ve dikkat çeken bir traktör. Sosyal medyada renginden ötürü kitle ikiye bölünmüştü. ‘Erkek adamın traktörü pembe olur mu?, traktör pembe olur mu?’ gibisinden cümleler sarf edildi. Rengin cinsiyeti yoktur. Anadolu’daki emekçi kadınlar zor şartlarda çalıştığı için yapılan bir konsept projesi diyebiliriz. Alışılmış bir rengin dışında olduğu için insanların ilgisini çekiyor genelde çiftçi olmayan kişiler merak ediyor" ifadelerine yer verdi. "Renkli traktörleri gördüm onlarla fotoğraf çektirdim" Fuarda gördüğü renkli traktörleri beğendiğini ifade eden Servet Tek, "Farklı farklı traktör modelleri gördük. Çok güzel çalışmalar yapmış arkadaşlar. Renkli traktörleri gördüm onlarla fotoğraf çektirdim. Diğer traktörlerin sahipleriyle de tanıştım ilgilendiler bizimle" dedi.
Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü törenle kutlandı
04 Eylül 2025 Perşembe - 13:17 Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü törenle kutlandı Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü etkinliğinde konuşan TBMM Başkan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Hiçbir çılgın bu millete zincir vuramamıştır bundan sonrada vuramayacaktır" dedi. Manda ve himayenin reddedildiği, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı. İlk olarak Sivas Kongresi’nin gerçekleştiği, günümüzde Kongre Müzesi olarak kullanılan binada, Sivas Kongresi’nin temsili canlandırması yapıldı. Devlet tiyatrocuları tarafından gerçekleştirilen canlandırmada ‘mandaya hayır’ dendi. Canlandırmanın ardından Kongre Müzesi Bahçesi’nde bir tören düzenlendi. Törende ilk olarak saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Atatürk anıtına çelenk bıraktı. Törene AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun bata olmak üzere millet vekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. "Devlet aklı ve stratejik zeka" Törende konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, kurtuluş mücadelesinde devlet aklı ve stratejik zekanın öne çıktığını belirterek, "Ordumuz dağılmıştı, silahımız yoktu, paramız yoktu. Onlarca yıl süren kaybedilmiş savaşların ardından yorgun ve ümitsizdik. Her şeyin bittiğinin zannedildiği noktada araya milletimizin bağımsız olarak var olma mücadelesi girdi. Milli mücadelenin her aşamasında inanç ve kararlılığın yanında devlet aklı ve stratejik bir zeka yer almıştın" dedi. "Milli mücadele ruhumuzu canlı tutuyoruz" Törende konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Sivas Kongresi; bağımsızlık azminin dosta ve düşmana ilan edildiği bir milli irade şahlanışıdır. Bu meydan ve yanı başımızdaki bu bina, o milli şahlanışın ve milli mücadelenin mekânı olmuştur. 106 yıl önce olduğu gibi aynı yerde, aynı azim ve kararlılıkla milli mücadele ruhunu canlı tutuyor, her anlamda bağımsız bir Türkiye kararlılığımızı bildiriyoruz" ifadelerine yer verdi. "4 Eylül gururunu taşımaya devam edeceğiz" Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ise konuşmasında, yerli savunma sistemleri üzerindeki gelişmelere değinerek 4 Eylül gururunu taşımaya devam edeceklerini söyledi. Güler konuşmasında, "Bugün Gök Vatan diyoruz kanatları hazırlıyoruz. Siber, Çelik Kubbe, Mavi Vatan diyoruz. Ne ile koruyoruz? TCG Anadolu diyoruz. Bugün göz bebeğimiz Sivas; savunma sanayimizin, silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı olan özel bir vagonu teslim etti. 70 ton civarında olan zırhlı araçları, tanklarımızı, lojistik açısından çok iyi taşıyacak 50 adet vagonumuzu yerli ve milli imkânlarla TURASAŞ’ta üreterek teslim ettik. Yine silahlı kuvvetlerimize Aselsan Sivas optik göz üretiyor. İHA’larımıza, SİHA’larımıza üretiyor. Göz ardı ettiğiniz, ihmal ettiğiniz bu hususları biz yapıyorsak, Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyorsak neyi karşılamış oluyoruz? Tam 106 yıl önce ‘Manda ve himaye kabul edilemez’, ‘Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür, parçalanamaz’ dediğimizin karşılığını sağlıyoruz. Uzakdoğu’dan Avrupa’ya, Amerika’dan Afrika’ya şu anda dünyanın 4 büyük güçlü ordusu yazıldığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Silahlı Kuvvetleri ilk sıralara yazılıyor. Allah’ın izniyle göz bebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ile hem karada, hem denizde, hem havada gurur duyuyoruz. Gurur duymaya da devam edeceğiz. 106 yıl önce bizlere bu vatan topraklarını emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve o gün eşlik eden 38 milletvekili ile beraber bu eşsiz emaneti büyük bir gururla taşımaya devam edeceğiz" dedi. "O gün kongre sonucunda, ‘milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür bölünemez, manda ve himaye kabul edilemez. Meclis-i Mebusan derhal toplanmalıdır’ gibi kararlar burada alındı ve dünyaya ilan edildi. Düzenli ordunun kuruluşunun işaret fişeği burada atılmıştır. Bundan sonra bu vatan artık dernek dernek, cemiyet cemiyet, il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle, köy köy değil, tüm millet evlatlarının ortak yüreklerinde, akıllarında, imanlarında, yek vücut, birlikte tek bir komuta altında, mücadele edilecek, bağımsızlık böyle kazanılacak, kıyamete kadarda böyle olacak mesajı verildi buradan tüm dünyaya. Manda, himaye kabul edilemez, Türk milleti tam egemendir, tam bağımsızdır. Hiçbir çılgın bu millete zincir vuramamıştır bundan sonrada vuramayacaktır. ‘Manda ve himaye kabul edilemez’ ifadeleri sadece lafta değil, cennete koşar gibi şehitliğe ve gaziliğe koşmuş ceddimizin kanları ile imzalanarak tüm dünyaya Sivas’tan ilan edilmiştir" şeklinde konuştu.
4 metrekarelik garaj, sanatseverlerin buluşma noktası oldu
04 Eylül 2025 Perşembe - 12:55 4 metrekarelik garaj, sanatseverlerin buluşma noktası oldu Sivas’ta 4 metrekarelik garaj, sanatseverlerin buluşma noktası oldu. Sivas’ta esnaflık yapan Bekir Doğan, yıllar önce motosiklet garajı olarak yaptığı alanı farklı bir amaçla değerlendirmeye karar verdi. Kaza yapıp motosikletini sattıktan sonra yaklaşık 4 metrekarelik garajı boşta kalan Doğan, burayı arkadaşlarıyla oturup sohbet edebileceği bir mekâna dönüştürdü. Zamanla yoldan geçenlerin dikkatini çeken küçük alan, Doğan’ın sanatçılarla buluşma noktası haline geldi. Aşıklar, ozanlar, şairler ve yazarlarla bir araya gelen Doğan, burada çay eşliğinde sohbetler gerçekleştiriyor. "Şiire, şairlere ve ozanlara karşı bir sevgim vardı" Motor garajının sanatçıların buluştuğu bir yer haline geldiğini ifade eden Doğan, "Eskiden bir motorum vardı. Burayı motor garajı olarak yapmıştım, akşamları motorumu buraya çekiyordum. 6 yıl kadar kullandım daha sonra ufak bir kaza geçirdim. Eşim motorumu satmamı istedi ve ben de sattım. Burası garajdı daha sonra ben de burayı dostlarımla oturabileceğim bir yer haline getirdim. Şiire, şairlere ve ozanlara karşı bir sevgim vardı. Günümün büyük bir bölümünü burada geçiriyorum çayımı demliyorum ve bekliyorum bir iki arkadaş gelsin sohbet edelim muhabbet, edelim. Benim bu dört metre karelik garajım sanatçı arkadaşlarımın buluşma noktası oldu. Burada hep birlikte muhabbet edip sohbet ediyoruz. Şiirler okuyup, saz çalıp aşık atışmaları yapıyoruz" diye konuştu. "Burada dostlukları pekiştiriyoruz" Şairler ve ozanlarla burada bir araya geldiklerini belirten şiir yorumcusu Faruk Bilge, "Burası küçük, nostaljik ve nazik bir yer. Tabiri caizse insan kalbi gibi. Bu küçük yürekten yerine göre büyük çalışmalar yapılabiliyor. Burada dostlukları pekiştiriyoruz. Edebiyat adına şairler ve ozanların dilinden eserleri, yaptığımız bir takım çalışmaları birbirimize aktarıyoruz. Bu topraklarda yetişen şairler, ozanlar ve aşıklar la bir araya geliyoruz. Bu nostaljik yerde kültürümüzün değerlerini paylaşmaya çalışıyoruz ve yeni çalışmaları birbirimizle paylaşıyoruz" şeklinde konuştu. "Burayı saraylara değişmem" Burada aşık atışmaları ve fikir alışverişleri yaptıklarını dile getiren 30 yıldır aşıklık yapan Ömer Şahin, "Evimden sonra burası benim ikinci adresim. Bu mekanın küçük olduğuna bakmayın boyutu küçük ama benim gönlümde dönümü çok büyük. Burayı saraylara değişmem. Burada bulduğum huzuru hiçbir yerde bulamıyorum, burada yaptığım samimi sohbetin tadını hiçbir yerde alamıyorum. Yaklaşık 30 yıldır aşıklık yapıyorum. Arkadaşlarımızla fırsat buldukça buraya gelip sohbet ediyoruz sohbet edip aşık atışmaları yapıyoruz, fikir alışverişi yapıyoruz" dedi.
Sivas Kongresi’nin hatırası yapay zeka ile geleceğe taşındı
04 Eylül 2025 Perşembe - 00:29 Sivas Kongresi’nin hatırası yapay zeka ile geleceğe taşındı Sivas Kongresi’nin 106. yılı anısına hazırlanan yapay zeka tabanlı ‘Karargâh Sivas’ filmi, millî mücadelenin tarihi mirasını geleceğe aktarıyor. Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü dolayısıyla, Sivas Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından tarihi belgeler ışığında kurgulanan ve yapay zeka teknolojisi ile hazırlanan Karargah ’Sivas’ adlı özel film, Sivas Kongresi’ni ve Sivas halkının milli mücadeleye verdiği unutulmaz katkıları konu edinerek kamuoyunun beğenisine sundu. Daha önce yayınladığı kısa filmler ve belgesellerle dikkatleri üzerine çeken Sivas Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, bu projeyle Sivas’ta bir ilki gerçekleştirerek yapay zekâ tabanlı görsel prodüksiyon alanında önemli bir adım attı. Hazırlanan filmde, Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’dan başlayarak Sivas’a gelişi, 108 gün boyunca Sivaslıların büyük bir vefa, fedakarlık ve sadakatle gösterdiği ev sahipliği, ayrıca 4 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’nin tarihi önemi konu alıyor. Kongrenin alındığı kararlarla Türk milletinin bağımsızlık yolundaki tarihini tayin ettiği vurgulanan yapım, Mustafa Kemal Atatürk’e, Sivas Kongresi’ne ve aziz Sivas halkının hatırasına ithaf edildi. Sivas Valiliği, bu projeyle hem milli mücadelenin şanlı hatırasını gelecek nesillere aktarmayı hem de yapay zeka teknolojilerini tarihi değerlerin tanıtımı ve korunmasında etkin bir araç olarak kullanmayı hedefliyor. Sivas Kongresi, yalnızca milli mücadelenin değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bir dönüm noktası olarak hafızalarda yerini korumaktadır. Hazırlanan film, bu yönüyle genç kuşaklara tarih bilincini aşılamayı, geçmiş ile gelece geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurmayı amaçlamaktadır. Yönetmenliğini ve senaryosunu İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Eren Karaca’nın üstlendiği ve Sivas Valiliği sosyal medya hesaplarından yayınlanan film, gerek içerdiği tarihî sahneler gerekse görsel zenginliğiyle izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.
"Türkiye’deki Amerika" sergisi İstanbul’dan ABD’ye açılıyor
03 Eylül 2025 Çarşamba - 23:56 "Türkiye’deki Amerika" sergisi İstanbul’dan ABD’ye açılıyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı’nın "America in Turkey: 1910-1970" sergisi, İstanbul’dan başlayarak New York ve New Jersey’de sanat, diplomasi ve iş dünyasını bir araya getirecek. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı’nın America in Turkey: 1910-1970 (Türkiye’deki Amerika: 1910-1970) tarihi diplomatik arşiv belgeleri ve yazışmalar, nadir gazete küpürlerinden oluşan dökümanter sergisi İstanbul ve Amerika’da iş, sanat, bürokrasi ve diplomatik çevreleri bir araya getiriyor. Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ev sahipliğiyle, Global Jounalism Council (Küresel Gazeteciler Konseyi) tarafından organize edilen ve Türk-Amerikan Dernekler Federasyonu’nun destek verdiği serginin ilk teşhiri 4 Eylül’de İstanbul’da İstinye Üniversitesi’nde yapılacak. İstanbul Valisi Davut Gül’ün açılışını gerçekleştireceği sergi 13-20 Eylül’de New York, 21-27 Eylül’de New Jersey Paterson müzesinde ve 7-12 Ekim’de Awita New York Studio sergi salonunda ziyaretçileriyle buluşmaya devam edecek. Sergi 4-8 Eylül’de İstanbul’da Sergi, New York öncesinde ilk olarak 4-8 Eylül 2025 tarihleri arasında İstinye Üniversitesi’nin İstanbul Vadi’deki sergi salonunda 4 Eylül günü saat 13.30’da düzenlenecek törenle açılacak. Törene, İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra, İstanbul’daki KGK üyesi gazeteciler, medya, iş ve siyaset dünyasından önemli isimler yer alacak. Aynı gün İstinye Üniversitesi çatısı altında KGK tarafından AB projesi kapsamında gerçekleştirilecek olan MadyaLab eğitiminin başlaması dolayısıyla sergiye MedyaLab öğrencileri de katılacak. Turkish House’da ödül töreni ve sergi 13 Eylül 2025 Cumartesi günü New York’taki Türk Evi’nde Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu’nun ev sahipliğinde "Uluslararası Medya Dostluk Ödülleri Töreni" gerçekleştirecek. Ödül töreni, medya, diplomasi, kültür ve sivil toplum dünyasından önemli isimleri bir araya getirecek. Etkinlik kapsamında ayrıca, aynı gün aynı yerde Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı’nın Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihsel belleğini görsel belgeler, arşiv küpürleri ve nadir objeler aracılığıyla yansıtan "Türkiye’deki Amerika: 1910-1970" başlıklı özel arşivi de ilk kez sergilenecek. Darıcı’nın uzun süredir özel arşivinde bulunan ve yine kendisi tarafından aslına uygun restore edilen belgeler ilk kez gün yüzüne çıkacak. Küratörlüğünü İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Özgenur Reyhan Güler üstlendiği sergi, 20 Eylül’e kadar New York Türk Evi’nde, bunun yanında 21-27 Eylülde New Jersey Paterson müzesinde, 7-12 Ekim’de Awita New York Studio sergi salonunda ziyaretçileriyle buluşmaya devam edecek. ABD’de bir ilk Türkiye’nin yumuşak gücünü pekiştiren bir kültürel diplomasi hamlesi olacak proje, sadece gazetecilik başarılarını ödüllendirmekle kalmayıp, aynı zamanda uluslararası medya temsilcileriyle karşılıklı anlayışa dayalı, sürdürülebilir ve güvene dayalı ilişkilerin kurulmasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Törende, farklı kategorilerde Amerika eksenli gazetecilik ve iletişim ödülleri takdim edilecek. Gazetecilik alanında; Türk Gazetecilik Onur Ödülü, Uluslararası Medya Dostluk Ödülü, Genç Gazetecilik Ödülü, Türk-Amerikan Medya İş Birliği Ödülü ve Diaspora Medyası Ödülü verilecek. Diplomasi ve iletişim kategorilerinde ise Türk-Amerikan Kültürel Diplomasi Ödülü, Kültürlerarası Diyalogda İletişim Ödülü, Türk-Amerikan Sivil Toplum İş Birliği Ödülü ve Genç Diaspora Kültür Elçisi Ödülü sahiplerini bulacak. Ayrıca, özel kategori kapsamında bu yıl ilk kez Behzat Barış Onur Ödülü takdim edilecek. Törene, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nden medya, akademi ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin yanı sıra, sivil toplum kuruluşları, diplomatik misyon temsilcileri, hükümet yetkilileri ve kültür-sanat camiasından çok sayıda davetlinin katılımı bekleniyor. Bu proje ile medya ve iletişimin dostluk inşa etme gücüne dikkat çekilirken, Türkiye’nin uluslararası kamuoyunda daha görünür ve etkin hale gelmesine katkı sağlamak amaçlanıyor. Aynı zamanda genç gazetecilerin ve diaspora üyelerinin medya yoluyla Türkiye’yi temsil etme potansiyeline vurgu yapılmaktadır. Darıcı: "Ülkemizin tanıtımı için önemli bir hamle" Doç. Dr. Sefer Darıcı, "Sergi gerek ABD’li kurum ve kuruluşlardan gerekse yurt dışında yaşayan Türk topluluklarından oldukça ilgi gördü. Sergi tamamen kendi özel arşivimde yılların emeği belgeler ve nadir eserlerden oluşuyor. Bazı eserlerin ise bir kopyası daha maalesef yok. Ülkemizin tanıtımını ABD’nin değişik kurumları nezdinde gerçekleştireceğim için oldukça mutluyum. Dışişleri Bakanlığımız nezdinde destek veren Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu’na, Global Journalism Council’e, Türk Amerikan Dernekleri Konfederasyonu’na, İstinye Üniversitesi’ne, İstanbul ve ABD medyasına, duyarlı bürokrat ve siyasetçilere ve Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül’e teşekkür ederim" dedi.