Yerel Haberler
Sivas
09 Mart 2026 Pazartesi - 11:55 Uzmanı uyardı: "Sinsi ilerliyor, kalıcı görme kaybına yol açabiliyor" Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokomun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten uzmanlar, düzenli göz muayenesinin erken teşhis için büyük önem taşıdığını vurguluyor. Göz içerisindeki sıvı basıncının artması sonucu göz sinirinin zarar görebileceğini belirten Medicana Sivas Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Kaplan, "Glokom, göz içi sıvısının yeterli şekilde dışarı boşaltılamaması sonucu göz içi basıncının yükselmesiyle ortaya çıkar. Bu basınç artışı zamanla görmeyi sağlayan göz siniri hücrelerinde hasara neden olur. Tedavi edilmediğinde ise geri dönüşü olmayan görme kaybı gelişebilir. Glokom halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir ve tespit edilen her 10 hastadan yaklaşık birinde körlüğe kadar ilerleyebilen ciddi sonuçlar doğurabilir" dedi. Glokomun en önemli tehlikesi Glokomun çoğu zaman sinsi şekilde ilerlediğine dikkat çeken Op. Dr. Ayşe Kaplan, "Glokom çoğu hastada belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerler. Bazı hastalarda baş ağrısı, görme alanında daralma, göz çevresinde ağrı veya ışıkların etrafında renkli halkalar görme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Ancak hastalığın büyük bölümünde kişiler görme kaybı oluşana kadar herhangi bir belirti fark etmeyebilir" dedi. Bu kişiler daha fazla risk altında Op. Dr. Ayşe Kaplan, bazı kişilerin glokom açısından daha yüksek risk grubunda yer aldığını belirterek,"40 yaş üzerindeki bireyler, ailesinde glokom bulunan kişiler, diyabet hastaları, hipertansiyon veya hipotansiyonu olanlar, yüksek miyopisi bulunan kişiler, damar hastalığı olanlar, uzun süreli kortizon kullanan bireyler, glokom açısından daha dikkatli olmalı, özellikle aile öyküsü olan bireylerde hastalığın daha sık görüyoruz. 40 yaşına kadar üç yılda bir, 40 yaşından sonra ise iki yılda bir düzenli göz muayenesi yaptırılmasını öneriyoruz. Genetik risk taşıyan, diyabet veya hipertansiyon gibi hastalıkları bulunan kişilerin ise yılda en az bir kez göz kontrolünden geçmeleri büyük önem taşıyor" dedi. Glokom tedavisinde farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Op. Dr. Ayşe Kaplan, tedavi seçenekleri hakkında, "Glokom tedavisinde ilaç tedavisi, lazer uygulamaları ve cerrahi yöntemler kullanılabilmektedir. Hastalığın evresine ve hastanın durumuna göre tedavi planı belirlenir. İlaç tedavisinde düzenli kullanım tedavinin başarısı açısından son derece önemlidir. Gerekli durumlarda lazer veya cerrahi yöntemler de başarılı sonuçlar verebilmektedir. Özellikle geç tanı konulan veya ilaç kullanımının yeterli olmadığı durumlarda cerrahi yöntemlerin etkili bir seçenektir" dedi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:29 Sürüden ayrılarak mahsur kalan kurt, cep telefonu ile görüntülendi Sivas’ta tel örgülü alanda mahsur kalan bir kurdun kurtulma çabası cep telefonu kamerasına yansıdı. Kurt, bir süre çıkış aradıktan sonra telin üzerinden atlayarak sürüsüne kavuştu. Sivas’ta yaşayan Mustafa Yalçınkaya, aracıyla Kolluca köyü yakınlarında seyahat ettiği sırada yaklaşık 7-8 kurtluk bir sürüyle karşılaştı. Aracı fark eden kurtların bir kısmı hızla sağa sola dağılırken, sürüdeki kurtlardan biri tel örgülerle kaplı bir alana girdi. Tek giriş noktası bulunan alandan çıkmaya çalışan kurt, bir süre panik halinde sağa sola çarptı. Çıkış yolu arayan kurt, tel örgüleri ağzı ve pençeleriyle parçalamaya çalıştı. O anları cep telefonu kamerasıyla kayda alan Yalçınkaya, kurdun çitlerin çıkışını bulamayınca bir süre daha tel örgüler arasında dolaştığını belirtti. Kurt, sonunda tel örgülerin üzerinden atlayarak kapalı alandan çıkmayı başardı. Özgürlüğüne kavuşan kurt, kısa sürede diğer kurtların bulunduğu sürünün yanına giderek gözden kayboldu. O anlar ise Yalçınkaya’nın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. "Telleri parçalamaya çalıştı" Daha önce bu kadar kalabalık bir kurt sürüsü görmediğini söyleyen Mustafa Yalçınkaya, "Sabah saatlerinde aracımlar Kolluca köyü yakınlarında yaklaşık 7-8 tane olan bir kurt sürüsü karşılaştım. İlk başta karşı karşıya kaldığım esnada hiçbir şekilde hareket etmediler. Daha sonra hareket etmeye başlayınca her biri bir tarafa dağılmaya başladı. Sadece içlerinden bir kurt telle kapalı bir alana girdi. Tek girişi olduğu için çıkmaya çalıştı ve kendisini bir sağa bir sola çarptı. Hatta teli ağzı ve pençesi ile parçalamaya çalışıyor. En sonunda telin üstünden atlayarak diğer sürünün yanına gitti. Uzun yıllardır bu güzergahı kullanıyorum. İlk defa bu kadar kalabalık bir sürüye denk geldim" dedi.
Sivas’ta Muhsin Yazıcıoğlu Karakucak Güreşleri coşkusu
03 Eylül 2025 Çarşamba - 14:07 Sivas’ta Muhsin Yazıcıoğlu Karakucak Güreşleri coşkusu Sivas Belediyesi tarafından bu yıl 3.’sü düzenlenen Geleneksel Uluslararası Muhsin Yazıcıoğlu Karakucak Güreşleri, yoğun bir katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Muhsin Yazıcıoğlu Spor Kompleksi’nde düzenlenen etkinliğe; Sivas Vali Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun Gözel ile çok sayıda güreş sever katıldı. Programın açılışında konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, 4 Eylül Sivas Kongresi kutlama etkinlikleri kapsamında güreş müsabakalarının düzenlenmesinden mutluluk duyduğunu ifade ederek "Sivas güreş denildiği zaman akıllara ilk gelen illerden birisi. Sivas güreşte çok başarılı olan ünlü isimler yetiştirdi. Ahmet Ayık, Taha Akgül, Hamza Yerlikaya gibi isimler var. Kıymetli güreşçiler hem ulusal hem de uluslararası arenada şehrimizi ve ülkemizi temsil ettiler. Sivas denildiğinde akla ilk gelen şeylerden birisidir güreş. Geçen sene kulübümüzü kurduk ve son bir yılda iki güreşçi kardeşimiz milli takıma girmeye hak kazandı. İnşallah ülkemizi yurt dışında yapılacak olan yarışmalarda temsil edecekler. Bu kardeşlerimize de başarılar diliyorum. Bu meydanlarda nice Ahmet Ayıklar, Taha Akgüller, Dursun Gözeller, Sebahattin Öztürkler ve Hamza Yerlikayalar yetişecek ve bizleri gururlandırılacaklar" diye konuştu. "Sivas güreş yurdu pehlivanlar ocağıdır" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ise, güreşlere katılan sporculara başarılar dileyerek, "Kuşkusuz ki ata sporumuz güreş bu topraklarda yalnızca bir spor değil aynı zamanda ahlakın, disiplinin ve kardeşliğin sembolüdür. Sivas güreş yurdu pehlivanlar ocağıdır. Bu geleneğin yaşatılması ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi dava adamlarının isimlerinin bu meydanlarda ebedileştirilmesi hem şehrimiz hem de ülkemiz için ayrı bir öneme sahiptir. Bu tür organizasyonlar sadece bir sportif etkinlik değil, birlik ve beraberliğimizin, kültürel mirasımıza sahip çıkışımızın güçlü bir göstergesidir. Bu tür organizasyonlar Ahmet Ayık, Hamza Yerlikaya ve Taha Akgül gibi pehlivanların, şampiyonların yetişmesine vesile olacaktır. Sivas bugün olduğu gibi gelecekte de güreşte adından söz ettirecektir" dedi. Konuşmaların ardından minikler, yıldızlar ve büyükler kategorisinde güreş müsabakaları başladı. Güreş müsabakalarına Türkmenistan, İran, Azerbaycan ve Afrika’dan 500’ün üzerinde sporcu katılım sağladı.
Çay harareti alır mı
03 Eylül 2025 Çarşamba - 12:33 Çay harareti alır mı Bunaltan sıcaklarda ferahlamak için tercih edilen içecek türeleri kuşaktan kuşağa farklılık gösterdi. Orta yaşın üstlüdekiler çayın harareti aldığını savunurken, gençler soğuk içeceklerle ferahlamayı tercih ediyor. Ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcak havalar, Sivas’ta da etkisini gösteriyor. Sıcak havalardan bunalanların ferahlamak için tercih ettiği içecekler farklılık gösteriyor. Termometrelerin 30 dereceleri göstermesiyle birlikte su ve sıvı tüketimi artarken, serin kalmak için hem geleneksel hem de çağdaş içecekler tercih ediliyor. Orta yaşın üstündekiler ‘Sıcak havalarda çay harareti alır’ diyerek bol bol çay tüketirken gençler de tam tersi soğuk içecek tüketerek ferahlamayı tercih ediyorlar. Yaşlılar çay içtiklerinde ferahladıklarını ve daha az terlediklerini iddia ederken gençler ise sıcak havada sıcak çayın kendilerine iyi gelmeyeceğini ileri sürüp soğuk içecekler tüketmeyi tercih ediklerini dile getirdiler. Özellikle sıcak havanın kendini iyice hissettirdiği öğle saatlerinde çayın daha çok tüketildiğini ifade eden kafe sahibi Rezzak Öztürk, "Sabah saat 07.00’da dükkânı açıyorum, 07.30’da çayımız hazır oluyor. İlerleyen yaş gurubundaki arkadaşlarımız geliyor hem kahvaltılarını yapıyorlar hem de çaylarını içiyorlar. Hararetlerini giderdiğini iddia edip öğle saatlerinde çayı daha da fazla içiyorlar. İlerleyen yaş gurubundaki arkadaşlarımız sıcakta çay harareti bastırır deyip bol bol çay içiyorlar ancak gençlerimizse tam tersi soğuk içeceklerle serinlemeye çalışıyorlar. Bu arkadaşlarımız sabahtan akşama kadar çay içerek ferahladıklarını söylüyorlar bende onlara katılıyorum. Bence de çay harareti alıyor" diye konuştu. "Soğuk içecekler beni daha fazla ferahlatıyor" İlerleyen yaştaki insanların 40 derecede dahi çay içtiklerini belirten müşteri İbrahim Aydoğdu, "Eski zamanlardan gelen bir söz ’sıcak havalarda çay harareti alır’ derler. Ben buna katılmıyorum. Soğuk içecekler beni daha fazla ferahlatıyor. Sıcak çay nasıl harareti alıyor ben anlamıyorum. Ben soğuk içeceklerle ferahlamayı tercih ediyorum. Genelde ilerleyen yaştaki abilerimiz sıcak havalarda çayı çok tüketiyor. Havalar 40 derece de olsa çay içiyorlar. Hava sıcak çayda sıcak, soğuk içecekler bence çok daha iyi bir serinleme yöntemi" şeklinde konuştu. "Çay harareti alıyor, terlemeyi azaltıyor" Hamdi İrfan Işın ise çayın hem harareti aldığını hem de terlemeyi azalttığını ifade ederek, "Sıcak havalarda bana göre çay içmek insanı ferahlatıyor. Gençler de soğuk içecek içtikleri zaman ferahladıklarını iddia ediyorlar. Sıcak havalarda çay içmek harareti alıyor ve terlemeyi kesiyor. Sıcak havalarda soğuk bir şeyler içtiğin zaman çok fazla terliyorsun ve tekrardan hararetin artıyor. Benim yakın arkadaşlarım, çevremdeki gençler biz sıcak havalarda çay içtiğimizde bize bakıp gülüyorlar. Nasıl çay içerek ferahlıyorsunuz diye soruyorlar. Aslında sıcak havlarda çay içmek insanı ferahlatır" dedi.
Sivas kongresinin 106. yıl dönümü etkinlikleri kutlanmaya başlandı
02 Eylül 2025 Salı - 20:16 Sivas kongresinin 106. yıl dönümü etkinlikleri kutlanmaya başlandı Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Mustafa Kemal Atatürk’ün Sivas’a gelişi her yıl olduğu gibi bu yıl da temsili olarak canlandırıldı. Sivas’ta, Mustafa Kemal Atatürk’ün 2 Eylül 1919’da Erzurum’dan Sivas’a gelişi çerçevesinde düzenlenen temsili karşılama programı bu yıl da gerçekleştirildi. Kepçeli Kavşağı’ndan başlayarak Atatürk Caddesi üzerinden Atatürk ve Kongre Müzesi önüne seyreden temsili Atatürk ve silah arkadaşları, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Atatürk’ü canlandıran Devlet Tiyatrosu oyuncusu, askeri birlik öncülüğünde üstü açık araçla caddeye gelerek halkı selamladı. Karşılama programı, Atatürk ve Kongre Müzesi önünde sona erdi. "Milletimizin bağımsızlık aşkı ve azim aynı şekilde sürüyor" Cumhuriyetin temellerinin Sivas’ta, Kongre binasında atıldığını belirten Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Sivas olarak çok anlamlı günler yaşıyoruz. Sivas Kongresi’nin 106. Yıldönümünü büyük bir coşkuyla büyük bir gururla şehrimizde kutluyoruz. Bugünde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Sivas’ımıza gelişinin yıldönümüydü. Bizlerde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının sembolikte olsa karşıladık. Mustafa Kemal ve arkadaşları bundan tam 106 yıl önce Sivas’a gelmişlerdi ve Sivaslılar tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmışlardı. 108 gün boyunca Sivas Milli Mücadele’nin merkezi olmuştu ve çok önemli kararlar burada alınmıştı. Bir anlamda Cumhuriyet’in temelleri burada atılmış ve Milli Mücadele’nin yol haritası Kongre Binası’nda kararlaştırılmıştı. Sivas’taki aynı ruh aynı heyecan yine sokaklarında ve caddelerinde devam ediyor. Milletimizin bağımsızlık aşkı ve azim aynı şekilde sürüyor. Bizim amacımız da bu ruhu bu heyecanı yaşatmak ve bizden sonraki nesillere aktarmaktır. İnşallah bu amacımızdaki beklentileri karşılayan bir nesil yetiştirebiliriz. Ben bu vesileyle Mustafa Kemal ve tüm Milli Mücadele kahramanlarımızı rahmet ve şükranla anıyorum" dedi.