Yerel Haberler
Sivas
Geleceğin öğretmenleri bu akademide yetişiyor 27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:40:11 Sivas’ta öğretmen adaylarının mesleki yeterliliklerini artırmak ve eğitim kalitesini yükseltmek amacıyla kurulan Milli Eğitim Akademisi düzenlenen törenle açıldı. Sivas’taki modern eğitim merkezinde 656 öğretmen adayı eğitim almaya başlarken, akademinin bölge genelindeki eğitim altyapısına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Sivas’ta Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Milli Eğitim Akademisi’nin açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törene AK Parti TBMM Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü ve öğretmen adayları katıldı. Öğretmen adaylarının mesleğe başlamadan önce yeterliliklerini artırmak, hizmet içi eğitimlerle öğretmen ve yöneticilerin gelişimini desteklemek amacıyla kurulan Milli Eğitim Akademisi, 7 ilde 12 merkezle faaliyetlerine başladı. Bu kapsamda Sivas’ta 656 öğretmen adayı eğitim almaya başladı. Sivas’taki akademi, 11 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olup ek bina ile birlikte 18 derslik, 121 konaklama odası, spor salonları, mescit ve yemekhane gibi donatılara sahip bulunuyor. Toplam 36 eğitim personelinin görev yapacağı merkez, öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri ile çeşitli akademik faaliyetlere ev sahipliği yapacak modern bir eğitim kurumu olarak öne çıkıyor. Sadece Sivas’a değil, bölge genelindeki eğitim altyapısına da katkı sağlaması hedeflenen akademi ile Türkiye’de eğitim kalitesinin artırılması ve nitelikli öğretmen ile yönetici yetiştirilmesi amaçlanıyor. "Öğretmen adaylarımıza başarılar diliyorum" Sivas’a önemli bir eğitim merkezi kazandırıldığını söyleyen Abdullah Güler, "Öğretmenlik Meslek Kanunu 2024 yılı itibariyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek, yasallaşmış oldu. Tabi bu kanunun hedeflerinden biri ise ülkemizin farklı bölgelerinde kıymetli öğretmen adaylarımızın yetiştirileceği hem de bir kariyer mesleği olan öğretmenliğin, meslek içi eğitimlerinden dönemsel anlamda yapılacak merkezlere ihtiyaç vardır. Bu akademi merkezli eğitiminde kadim şehrimiz Sivas’ın da akademi merkezi olmasından doğal bir durum yoktur. Bu eğitim merkezinin ilimize kazandırılmasında emeği geçen başta cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Şehrimize önemli bir merkezi kazandırmış olduk. Burada birçok öğretmen adayımız yetişecekler. Onlar da evlatlarımızı yetiştirecek. Ben buradan yetişecek öğretmen adaylarımızın gelecek nesillerdeki eğitim camiamıza daha farklı bir ivme kazandıracağını düşünüyorum. 7 ilimizde 12 merkezli bu eğitim faaliyetleri başladı. Sivas’ımızda da 13 Nisan itibari ile 656 öğretmen adayımız gelerek eğitim almaya başladı. Bu yılın sonuna kadar bu eğitim faaliyetleri devam edecek. Öğretmen adaylarımıza başarılar diliyorum" dedi. "Adayları mesleğe hazırlamak için kuruldu" Sivas İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, öğretmen adaylarını en iyi şekilde yetiştirmek için bu merkezin kurulduğunu belirterek, "Milli eğitim akademileri öğretmen adaylarının en iyi şekilde mesleği hazırlamak ve görevi Öğretmen ve personelimizi mesleki gelişimi desteklemek için kurulmuştur" diye konuştu. Konuşmaların ardından dualar okunarak, kurdele kesimiyle birlikte Sivas Milli Eğitim Akademisi’nin açılışı gerçekleştirildi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:57 STSO Başkanı Zeki Özdemir, meslek odaları başkanlarıyla bir araya geldi Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir ve Meclis Başkanı Osman Yıldırım, meslek odası başkanlarıyla bir araya geldi. Sivas’ın iki önemli sivil toplum kuruluşu olan Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, şehir ekonomisini canlandırmak ve esnafa daha iyi hizmet sunmak adına güç birliği mesajı verdi. Odaların Yönetim Kurulu Üyelerinin de yer aldığı toplantıda; esnaf ve sanatkârların güncel sorunları, merkez ve ilçelerdeki sektörel gelişmeler, üretim ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar ile önümüzdeki döneme ilişkin planlanan çalışmalar ele alındı. "Sivas her şeyin en güzeline layık" STSO Başkanı Zeki Özdemir, seçimlerin ardından güven tazeleyen ve yeni seçilen Oda başkanlarını ve yönetimlerini tebrik ederek, görevlerinde başarılar diledi. Özdemir, "Şehrimiz adına yapılabilecek en güzel çalışmaları ortak akılla hayata geçirip, Sivas’ımızı hep birlikte daha ileriye taşıyalım" ifadelerini kullandı. Sivas’ın gelişimi için çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Özdemir, kentin iki önemli kurumu olan Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin el ele verdiğini belirterek, "Sivas her şeyin en güzeline layık. İş insanımıza, tüccarımıza ve esnafımıza en iyi hizmeti sunmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz" dedi. "Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" STSO Meclis Başkanı Osman Yıldırım ise, meslek odaları arasındaki iş birliği ve istişare kültürünün güçlenerek devam etmesinin Sivas’ın ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yıldırım, "Ortak akıl ve güçlü iletişimle hareket ettiğimiz sürece şehrimiz adına daha verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. İş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekilen toplantıda, kurumlar arası güçlü iletişimin sürdürülmesinin şehir ekonomisine sağlayacağı katkılar ele alındı. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve ticari hayatın canlandırılmasına yönelik atılabilecek adımlar üzerinde duruldu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:55 Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor" Artan teknoloji kullanımıyla birlikte çocukların radyofrekans, radyasyon ve manyetik alan etkilerine daha yoğun şekilde maruz kaldığına dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, kontrolsüz ve uzun süreli cihaz kullanımı, çocukların hem fiziksel hem de bilişsel gelişimi üzerinde kalıcı olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti. Son yıllarda çocuklar akıllı telefon, tablet ve benzeri teknolojik cihazları çok daha aktif bir şekilde kullanmaya başladı. Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen bu cihazların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı, çocukların daha fazla radyofrekans ve elektromanyetik alanlara maruz kalmasına neden olabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin özellikle gelişim çağındaki çocukların bu tür maruziyetlerden uzun vadede olumsuz etkilenebileceğini söyleyerek, manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden oluşan etkilerin tamamen masum olmayabileceğini ve Avrupa Birliği manyetik alan ve maruziyet ölçüm ve standartlarının önemli olduğunu ifade etti. Büyüme ve gelişme çağındaki çocukların bu tür elektromanyetik alanlara nasıl tepki verdiğinin kapsamlı çalışmalarla ortaya konulması gerektiğini söyleyen Şahin, çocuk sağlığı açısından teknolojinin etkilerinin ölçülebilir ve denetlenebilir mekanizmalarla sistematize edilmesinin önemine vurgu yaptı. Şahin, manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurması gerektiğini de söyleyerek, "Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu. "Maruz kalınan radyofrekans ciddi boyutlara ulaşabiliyor" Özlem Naciye Şahin, çocuk sağlığı için yayılan radyasyonun denetlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Bizim ülkemizde de özellikle bu radyoaktif alanların veyahut elektromanyetik alanların ölçülebilir olup olmadığı bakılması gerekiyor. Bunların Wi-Fi, VPN ve çocukların kullandığı akıllı telefonlar evin içindeki mikrodalgalar, radyofrekans sinyalleri ve diğer teknolojik unsurlar üzerinden büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarımızı nasıl etkilediğine dair bizim pek çok sonuca ulaşıyor olmamız gerekiyor. Pek çok çalışmalarla bunun desteklenmesi lazım çünkü çocuk sağlığı üzerine teknoloji kesinlikle ölçülebilir denetlenebilir bir takım mekanizmalarla sistematize edilmesi gerekiyor. Teknolojinin hayatımıza girmesi gördüğünüz gibi hayatı çok daha iyi hale getirmedi ve daha dramatik hale getirdiğini söyleyebiliriz. Teknoloji ortaya çıktı ama kanser gibi hastalıklar azalmadı. Ölçülebilirliği arttı belki ama insan vücuduna olan etkisi de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Zararlı moda geçtiğinde bu cihazların artık ısı da ürettiğini biliyoruz ama hepimizde biliyoruz ki en iyi telefon da olsa ısınabiliyor. Demek ki Wi-Fi’sini kullandığımız bir telefon ısınmaya başladığında maruz kaldığımız manyetik alan, yani radyofrekans alanı çok ciddi boyutlara ulaşıyor olabilir. Çünkü cihaz ısı yaymaya başladığında bunun tehlikeli hale gelebileceğini düşünmeliyiz" dedi. "Dramatik etkilerini göz önünde bulundurmak gerekir" Şahin, 11 yaş altında ki bir çocuğun neyin suç olup olmadığını anlamayacağını belirterek, "Bu manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır. Çocuklar gelişimsel dönemdedir. Yapılan çalışmalarla anlık verileri değerlendirebiliriz ancak uzun dönem etkiler de son derece önemlidir. İnternetin hayatımıza girmesini 20 yıl olarak düşünsek bile biz o dönemde bugünkü çocuklar kadar yoğun ve aktif kullanım yapmıyorduk. Bu durumun yalnızca bizim ülkemize mi ait olduğu yoksa dünyanın diğer bölgelerinde de benzer şekilde mi yaşandığı araştırılmalıdır. Bu konu sadece sosyal ve kültürel bir mesele değildir. Anadolu’nun köklü bir kültürel geçmişi vardır ancak teknolojinin etkisiyle bu durum daha farklı ve daha dramatik bir hal almıştır. 11 yaş altındaki bir çocuk, istismarın ne olduğunu tam olarak bilmez. Kendisine yapılan bir davranışın kötü niyetli olup olmadığını ayırt edemez. Neyin suç, neyin suç olmadığını çoğu zaman anlayamaz. Bu durum belirli bir yaşa kadar böyle devam eder" diye konuştu. "Zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir" Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünülmesi gerektiğini ifade eden Şahin, "Bu tür olayların okul ortamlarında da yaşanıyor olması yalnızca denetimsizlikle açıklanamaz. Bu yaş grubu her geçen yıl daha yıkıcı durumlarla karşı karşıya kalmakta ve çoğu zaman kendileri de mağdur olmaktadır. Bu nedenle konuya sadece okul çerçevesinde değil, çocukların kullandığı akıllı tablet gibi cihazların manyetik alan ölçüm ve kalibrasyonlarının Avrupa Birliği’nde olduğun gibi kablosuz ağ bağlantısının hizmet standartlarına uygun olup olmadığına da bakarak, daha geniş bir açıdan bakmak gerekir. Suç işleyen çocukların da aslında çoğu zaman bir sürecin mağduru olduğu görülmektedir. Bu süreçte çocuklar farklı olumsuz etkilere maruz kalabilmekte, hatta bazı durumlarda zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir. Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünmek gerekir. Bu yüzden kullanılan teknolojilerin çok iyi denetlenmesi, toplumun ve özellikle çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması önemli olduğunu" şeklinde konuştu.
Sivas Emniyet Müdür Alaağaçlı: "Spor birleştirici güç"
15 Ekim 2025 Çarşamba - 16:15 Sivas Emniyet Müdür Alaağaçlı: "Spor birleştirici güç" Sivas İl Emniyet Müdürü Ahmet Alaağaçlı, sporun birleştirici güç olduğunu belirterek, sporda centilmenliğin önemli olduğunu vurguladı. Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Sivas Şubesi yönetimi, Emniyet Müdürleri Kararnamesi ile Sivas Emniyet Müdürlüğü görevine atanan Ahmet Alaağaçlı’yı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarı dileklerinde bulundu. TSYD Genel Merkez Şubeler Sorumlusu Kemal Çağlayan, Sivas Şube Başkanı Ali Yavuz, yönetim kurulu üyeleri, Göktürk Fırat, Mustafa Ateş, Abdullah Yiğit ve Oğuzhan Sarzep, Sivas Emniyet Müdürü Ahmet Alaağaçlı’yı ziyaret etti. Ziyarette, TSYD’nin sporun toplum üzerindeki olumlu etkileri, gençlerin spora yönlendirilmesi ve spor etkinliklerinde güvenliğin önemi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Alaağaçlı’ya plaket Ziyarette TSYD Genel Merkez Şubeler Sorumlusu Kemal Çağlayan, günün anısına Sivas Emniyet Müdürü Ahmet Alaağaçlı’ya plaket takdim etti ve başarı dileklerinde bulundu. Emniyet Müdürü Ahmet Alaağaçlı ise ziyaretlerinden dolayı Çağlayan ve TSYD Sivas Şubesi yönetimine teşekkür ederek, sporun birleştirici gücüne vurgu yaptı. Alaağaçlı, TSYD’nin uzun yıllardır sporun gelişimine yön veren önemli bir kurum olduğunu belirterek, sporun birleştirici gücünü topluma aktarmada derneğin büyük bir rol üstlendiğini ifade etti. Sporun sadece bir rekabet alanı değil, aynı zamanda dostluk, centilmenlik ve dayanışma kültürünü pekiştiren bir unsur olduğunu da vurgulayan Alaağaçlı, TSYD’nin bu değerleri kamuoyuna aktarmadaki başarısına dikkat çekti ve başarılar diledi.
Uzmanı açıkladı: "Erken teşhis hayat kurtarır"
15 Ekim 2025 Çarşamba - 14:23 Uzmanı açıkladı: "Erken teşhis hayat kurtarır" Sivas Numune Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Meriç Emre Bostancı, erken teşhisin meme kanseriyle mücadelede en kritik adım olduğunu belirtti. Dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısının en yüksek olduğu hastalıklar arasında yer alıyor. Ekim ayı, her yıl olduğu gibi bu yıl da ’Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Sivas Numune Hastanesi Cerrahi Onkoloji Uzmanı ve Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Meriç Emre Bostancı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada erken teşhisin meme kanseriyle mücadelede en kritik adım olduğunu belirtti. Bostancı, insanlarda kanser bilincinin oluşturulmasının önemine vurgu yaparak, "1990’lı yılların başında pembe kurdele sembolü farkındalık kampanyalarında kullanılmaya başlandı ve zamanla dünya çapında meme kanseri farkındalığının simgesi haline geldi. Günümüzde ekim ayı boyunca düzenlenen etkinlikler, milyonlarca insanı bir araya getirerek meme kanseri bilinci oluşturmayı ve tarama testlerine erişimi artırmayı amaçlamaktadır" dedi. "Erken tanı tedavi şansın artırır" Bostancı, erken teşhisin hayat kurtardığını belirterek, "Bu farkındalık ayı kapsamında kendinize ayıracağınız küçük bir zaman dilimi, meme kanserinin erken teşhisi için büyük bir fark oluşturabilir. Hayat kurtaran bir dokunuş, meme kanseriyle mücadelenin en kritik adımlarından biridir. Meme kanserinde erken tanı, hastalığın tedavi başarısını önemli ölçüde artıran kritik bir faktördür. Erken evrede tespit edilen meme kanseri, henüz çevre dokulara ve vücudun diğer bölgelerine yayılmadığı için tam tedavi olma şansı çok yüksektir. Aynı zamanda daha hafif tedaviler mümkün olabilmekte ve hastanın yaşam kalitesi artmaktadır. Erken tanı, mamografi ve düzenli doktor kontrolleriyle mümkündür. Özellikle 40 yaş üstü kadınların düzenli olarak meme kanseri taramalarını yaptırması, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinde büyük rol oynar. Kendi kendine yapılan meme muayeneleri de meme dokusundaki değişiklikleri fark etmeye yardımcı olabilir. Erken tanı ve tedavi şansını artırır ve hastanın iyileşme sürecini hızlandırır. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır, bu yüzden kendinize değer verin ve düzenli kontrolleri ihmal etmeyin" dedi.
Uzmanı açıkladı: "Erken teşhis hayat kurtarır"
15 Ekim 2025 Çarşamba - 14:15 Uzmanı açıkladı: "Erken teşhis hayat kurtarır" Sivas Numune Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Meriç Emre Bostancı, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada erken teşhisin meme kanseriyle mücadelede en kritik adım olduğunu belirtti. Dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısının en yüksek olduğu hastalıklar arasında yer alıyor. Ekim ayı, her yıl olduğu gibi bu yıl da ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Sivas Numune Hastanesi Cerrahi Onkoloji Uzmanı ve Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Meriç Emre Bostancı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada erken teşhisin meme kanseriyle mücadelede en kritik adım olduğunu belirtti. Bostancı, insanlarda kanser bilincinin oluşturulmasının önemine vurgu yaparak, "1990’lı yılların başında pembe kurdele sembolü farkındalık kampanyalarında kullanılmaya başlandı ve zamanla dünya çapında meme kanseri farkındalığının simgesi haline geldi. Günümüzde Ekim ayı boyunca düzenlenen etkinlikler, milyonlarca insanı bir araya getirerek meme kanseri bilinci oluşturmayı ve tarama testlerine erişimi artırmayı amaçlamaktadır" dedi. "Erken tanı tedavi şansın artırır" Meriç Emre Bostancı, erken teşhisin hayat kurtardığını belirterek, "Bu farkındalık ayı kapsamında kendinize ayıracağınız küçük bir zaman dilimi, meme kanserinin erken teşhisi için büyük bir fark oluşturabilir. Hayat kurtaran bir dokunuş, meme kanseriyle mücadelenin en kritik adımlarından biridir. Meme kanserinde erken tanı, hastalığın tedavi başarısını önemli ölçüde artıran kritik bir faktördür. Erken evrede tespit edilen meme kanseri, henüz çevre dokulara ve vücudun diğer bölgelerine yayılmadığı için tam tedavi olma şansı çok yüksektir. Aynı zamanda daha hafif tedaviler mümkün olabilmekte ve hastanın yaşam kalitesi artmaktadır. Erken tanı, mamografi ve düzenli doktor kontrolleri ile mümkündür. Özellikle 40 yaş üstü kadınların düzenli olarak meme kanseri taramalarını yaptırması, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinde büyük rol oynar. Kendi kendine yapılan meme muayeneleri de meme dokusundaki değişiklikleri fark etmeye yardımcı olabilir. Erken tanı ve tedavi şansını artırır ve hastanın iyileşme sürecini hızlandırır. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır, bu yüzden kendinize değer verin ve düzenli kontrolleri ihmal etmeyin" dedi.
Anadolu mandaları yetiştiricilere teslim edildi
15 Ekim 2025 Çarşamba - 11:27 Anadolu mandaları yetiştiricilere teslim edildi Sivas’ta manda yetiştiriciliğini geliştirmeyi hedefleyen proje kapsamında, verimliliği artırmak amacıyla 41 manda boğası yetiştiricilere dağıtıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzce hazırlanan ve İl Özel İdare tarafından desteklenen "Anadolu Mandalarında Verimliliği Artırma Projesi" kapsamında Sivas İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliğine üye Halk Elinde Anadolu Manda Islahı Ülkesel Projesi’nde yer alan işletmelere toplamda 41 manda boğası dağıtıldı. Ulaş ilçesi Kovalı köyünde bulunan Et Süt Kurumu Kombinesinde gerçekleştirilen program Sivas İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Burak Caner, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Şarkışla, İl Tarım ve Orman Müdürü Salih İnan, kurum-kuruluş ve oda temsilcileri, yetiştiriciler ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Mandaların teslim töreninde konuşan Sivas Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sebahattin Çaylak, "Sivas için bu projenin hayırlı olmasını diliyor, İlimiz hayvancılığına katkı sağlamasını temenni ediyorum. Başta Sivas İl Özel İdaresi ve Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olmak üzere projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. İl Tarım ve Orman Müdürü Salih İnan ise, "Halk Elinde Anadolu Manda Islahı Ülkesel Projesi, 2012 yılından itibaren Cumhuriyet Üniversitesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Sivas İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği ile ortak olarak; 7 ilçede (Akıncılar, Suşehri, Zara, Yıldızeli, Altınyayla, Gemerek ve Merkez) toplam 160 işletmede yürütülmektedir. 2024 yılı itibari ile proje de; 1146 baş manda varlığımız vardır. İlimizde yetiştirilen Anadolu mandasının süt veriminin yükseltilmesi, yüksek verimli mandaları yetiştiren işletme sayısı ve işletme kapasitelerinin arttırılması amacı ile Sivas İli Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliğine üye, Halk Elinde Anadolu Manda Islahı Ülkesel Projesi’nde yer alan 41 işletmeye üstün özellikli damızlık 41 manda boğası dağıtılacaktır. Proje yüzde 50 Özel İdare katkılı, yüzde 50 çiftçi katkılıdır. Projenin toplam bütçesi 4 milyon 592 bin TL’dir. Özel İdare katkısı 2 milyon 296 bin TL’dir" dedi. Konuşmalarının ardından yetiştiricilere sütlaç ikram edilerek toplu fotoğraf çektirildi.
2 yılda bir yetişiyor, olgunlaşınca değil çürüyünce tüketiliyor
15 Ekim 2025 Çarşamba - 10:44 2 yılda bir yetişiyor, olgunlaşınca değil çürüyünce tüketiliyor Sivas’ın yüksek rakımlı bölgelerinde kendiliğinden yetişen üvez ağaçları, iki yılda bir verdiği meyvelerle dikkat çekiyor. Ağustos ve Eylül aylarında toplanan üvez, tam olgunluğa ulaştıktan sonra bir süre bekletilerek çürümeye bırakılıyor. Bu şekilde tüketilen meyvenin kalp ve cilt rahatsızlıklarına iyi geldiği, sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiler sunduğu düşünülüyor. Doğal yapısı ve nadir bulunması nedeniyle kıymetli görülen üvez, özellikle bağırsak sorunları ve kalp krizi riskine karşı koruyucu bir besin olarak değerlendiriliyor. Bir yıl aranın ardından olgunlaşan üvez meyvesi, geçtiğimiz yıl Ağustos ve Eylül aylarında toplanıp çürümeye bırakılmasının ardından bu sezon Sivas’ta tezgâhlarda yeniden yerini aldı. Kilosu 300 liradan satışa sunulan üvez, şifa arayanlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Sivas’ta esnaflık yapan Ahmet Şarkışla vezin kış meyvesi olduğunu söyleyerek, "Vatandaş vezi aldıktan sonra karanlık bir odaya koyar. 1-2 günde değil, 30 gün boyunca tüketilir. 10 ve 11. aylarda, Tokat - Sivas arasında ve yüksek kesimlerde çıkar. Her köyde bulunmaz. Vezi kış meyvesi olarak adlandırırız. Yetişkin insanlar veziyi daha iyi bilirler. Soğuk algınlığına, sindirim sistemine ve bağışıklığa da iyi gelir" dedi. Geçen yıl 500 kilo çıkan üvez bu yıl sadece 50 kilo "2 yılda bir yetişiyor. Bir sene bereketli olur, diğer sene daha az yetişir. Olgunlaşınca tezgaha asarız, simsiyah olunca yenir. Bağın tanesi yaklaşık 2 kilogram, vatandaş bunu 1 ayda tüketmeli. Geçen sene bu zamanlarda 150 liraydı, şimdi ise 300 liraya kadar çıktı. Bu yıl dökümü daha az olduğu için fiyatı yükseldi. 500 kilogram çıkan yerde şu an 50 kilogram toplandı" diye belirtti. Kış aylarının şifa meyvesi Üvezin sağlık açısından faydalarını anlatan Ahmet Şarkışla, "Özellikle kış aylarında tüketilmesi gereken üvez soğuk algınlığına, bağışıklığa, yüksek tansiyona, bağırsak hastalığına, kalbe ve böbrek rahatsızlıklarına iyi gelir. Sadece Sivas’tan değil çevre illerden de alanlar oluyor. Vatandaş merak edip geliyor. İkram ediyoruz ve ertesi gün gelip alıyorlar. Bilmeyenler adını öğrensin diye 5 tane etiket koyduk" diye belirtti.
Uzmanı uyardı: "Bulduğunuz yaralı yabani hayvanlara dokunmayın"
14 Ekim 2025 Salı - 11:00 Uzmanı uyardı: "Bulduğunuz yaralı yabani hayvanlara dokunmayın" Veteriner Hekim Berkin Erdoğan, yabani hayvanlara müdahalenin izne tabi olduğunu belirterek vatandaşların buldukları yabani hayvanlara dokunmadan Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne haber ihbarda bulunmalarını istedi. Sivas’ın Ulaş ilçesinde vatandaşlar tarafından bulunan yaralı Alaca doğan, tedavi edilmesi için özel bir veteriner kliniğine teslim edildi. Doğanlar yüksek hızları ile bilinir. Avlanırken saatte 300 kilometrenin üzerine çıkabilen yırtıcı kuş türleri arasında yer alan Alaca doğanda ilk gözlemde ciddi yaralanmalar tespit edildi. Veteriner Hekim Berkin Erdoğan, yasalar gereği yabani hayvanlara müdahale edilemediğini ifade edip, "Vatandaşlarımız tarafından bulunup kliniğimize getirilen bir atmaca aldık. İlk gözlemlerimizde sağ kanadının ve gagasının yaralı olduğunu tespit ettik. Yasalar gereği yabani hayvanlara müdahale edemiyoruz. Hayvanı teslim edene kadar herhangi bir işlem uygulamayacağız, kliniğimizde misafir edeceğiz. Tam tespit edemedik ama tüy yapısına baktığımızda alaca doğan olduğunu düşünüyoruz. Getiren vatandaşlar hayvanı Ulaş yolu üzerinde bulmuş, bizimle iletişime geçtiler" dedi. Her yabani canlı için haber vermek yeterli Erdoğan, yabani hayvanlara izinsiz müdahalenin yasak olduğuna dikkat çekerek, "Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne haber verdik. Eğer izin alabilirsek, sağlık durumu kötü ise müdahale edebiliriz. Şu an hayati tehlikesi yok fakat uçamıyor. Bu nedenle klinikte misafir ediyoruz. Sadece atmaca için değil, yolda buldukları güvercin, kirpi ya da herhangi bir yabani canlı için de Doğa Koruma ile irtibata geçebilirler. Vatandaşın yapacağı bilinçsiz müdahale hayvana zarar verebilir" diye belirtti.
Şeyh Şamil Kültür Merkezi, çok yönlü yaşam merkezi olacak
13 Ekim 2025 Pazartesi - 17:09 Şeyh Şamil Kültür Merkezi, çok yönlü yaşam merkezi olacak Sivas Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Şeyh Şamil Sağlık, Kültür ve Spor Merkezi’nin, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından da ortak kullanılmasına yönelik protokol imzalandı. Protokol, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan tarafından imzalanarak resmiyet kazandı. Törende konuşan Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem, "Belediye başkanımıza ve ekibine bu önemli iş birliğinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu konuda Belediyemizden çok büyük destek alıyoruz. Burada Gençlik Spor İl Müdürlüğü olarak yapacağımız hizmetlerin ilimiz için hayırlı olmasını diliyorum, her şey Sivas gençliği ve sporu için" ifadelerini kullandı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan ise, "Bu önemli projenin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemizle sadece burada değil birkaç farklı kültür merkezinde de ortak çalışmalar yürütüyoruz. Şehrimizin en kılcal damarlarına kültür ve sanatı taşıyoruz. Bu konuda ev sahipliği yaparak bize destek veren Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Gençlerimiz inşallah burada sporla buluşacaklar" Son olarak konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, "Devlette devamlılık esastır düsturu ile hareket ediyoruz. Bizden önceki Belediye Başkanımız burada bir çalışma başlatmıştı. Bizler de göreve geldikten sonra çalışmalarımızı hızlandırdık ve yaklaşık bir buçuk yıllık süre içerisinde projeyi tamamladık. Burada binanın büyüklüğünü değerlendirmek açısından o bölgede ihtiyaç olan Aile Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi için İl Sağlık Müdürlüğümüzle daha önce bir protokol imzalamıştık. Binanın zemin katını İl Sağlık Müdürlüğümüze tahsis ettik. Alt katında Gençlik Spor İl Müdürlüğümüze yer tahsisinde bulunduk. Gençlerimiz inşallah burada sporla buluşacaklar. Orta katında Belediye olarak bizler kültür ve sanat faaliyetleri yürüteceğiz, kurslar açacağız. Hanım kardeşlerimize, çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik faaliyetler düzenleyeceğiz. En üst katını da kütüphane olarak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze tahsis ettik. Bir binada 4 farklı kurum yer alacak. Bu durumu, kurumlar arasındaki iş birliği açısından, kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve sürdürülebilir hale gelmesi açısından çok kıymetli buluyorum. Burada farklı kurumlarımız mahallemize ve şehrimize hizmette bulunacaklar" şeklinde konuştu. Resmi açılışın 29 Ekim’de yapılacağını sözlerine ekleyen Başkan Uzun, "İnşallah buradan çok sayıda sporcu kardeşimiz faydalanacak. Liselere ve üniversitelere hazırlanan öğrenci kardeşlerimiz faydalanacak. Aynı zamanda çok sayıda hemşehrimiz sağlık hizmetlerinden yararlanacak. Burada düzenlenecek kurslar ile insanlarımız kendilerini geliştirme fırsatı bulacaklar. Tekrar bu projenin ve yapılan iş birliğinin mahallemize ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Merkez; semt kütüphanesi, spor salonları, kafeterya ve ders çalışma alanları gibi sosyal ve kültürel donatılarıyla dikkat çekerken vatandaşlara çok yönlü bir yaşam alanı sunmayı hedefliyor. Ayrıca, daha önce İl Sağlık Müdürlüğü ile imzalanan protokol kapsamında merkezin içerisinde; Aile Sağlığı Merkezi, Sağlıklı Hayat Merkezi ve 112 Acil Müdahale İstasyonu da yer alacak. Böylece merkez, sadece sosyal ve kültürel değil, aynı zamanda sağlık alanında da önemli bir hizmet noktası olacak.