Yerel Haberler
Trabzon
Vali Şahin Akçaabat’ta muhtarlarla buluştu 04 Mart 2026 Çarşamba - 19:07:31 Trabzon Valisi Tahir Şahin başkanlığında düzenlenen Muhtarlar Toplantısı, Akçaabat’ta geniş katılımla gerçekleştirildi. Erol Günaydın Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Toplantıda mahallelerde yürütülen çalışmalar, vatandaşlardan gelen talepler, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Muhtarların mahallelerinde tespit ettikleri ihtiyaç ve beklentileri doğrudan dile getirdiği toplantıda, kamu kurumları ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin şekilde yürütülmesi konularında istişarelerde bulunuldu. Programda konuşan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Trabzon Valisi Tahir Şahin’e yeni görevinde başarılar dileyerek Akçaabat’ın geniş coğrafyaya yayılan güçlü bir ilçe olduğunu vurguladı. Başkan Ekim konuşmasında "Akçaabat’ımız 78 mahalleden oluşan, sahiliyle, yaylasıyla ve kırsalıyla geniş bir coğrafyaya yayılmış güçlü bir ilçedir. Yaklaşık 3 bin 300 kilometrelik yol ağımızla oldukça geniş bir alana hizmet sunuyoruz. Bu genişlik beraberinde önemli bir sorumluluğu da getiriyor. Bu noktada en önemli çözüm ortaklarımız mahallelerimizin gözü, kulağı ve sesi olan kıymetli muhtarlarımızdır. Muhtarlarımızla kurduğumuz güçlü iletişim ve koordinasyon sayesinde sorunları daha hızlı tespit ediyor ve öncelik sırasına göre çözüme kavuşturuyoruz. Çünkü biliyoruz ki yerelde başarı istişareyle ve ortak akılla mümkündür" dedi. Toplantı, muhtarların mahalleleriyle ilgili talep ve önerilerini dile getirmesi ve kurum temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 12:05 Ertuğrul Doğan: "Her sezon yarışan bir Trabzonspor inşa etmek en temel amacımızdır" Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, hedeflerinin asla bir sezonluk çıkış olmadığını belirterek, amaçlarının her sezon yarışan bir Trabzonspor inşa etmek olduğunu söyledi. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, Kulüp Dergisi’nde yer alan yazısında, sportif akıl ve kurumsal güç üzerine kurulu bir modelle kulübü kalıcı bir yapıya kavuşturmak istediklerini belirtti. Doğan, Trabzonspor’un köklü karakterine vurgu yaparak, "Trabzonspor camiası kurulduğu günden bu yana kendi şartları içinde düşünme cesareti gösteren bir spor aklının temsilcisi olmuştur. Merkezden beslenmemiş, kendi dinamiklerini üreten bir yapı kurmuştur. Bugün hedefimiz bu karakteri çağın gereklilikleriyle buluşturmaktır" dedi. "Finansal yapılanma öncelikli başlığımız oldu" Göreve geldiklerinde kulübün ekonomik ve sportif anlamda kalıcı bir güce nasıl dönüştürüleceği sorusuna odaklandıklarını ifade eden Doğan, bu hedef doğrultusunda üç ana eksen belirlediklerini kaydetti. Finansal yeniden yapılanmanın öncelikli başlık olduğunu belirten Doğan, "Kulübümüzün sürdürülebilirliği için mali disiplin vazgeçilmezdir. Gelir-gider dengesini sağlamak, borç yükünü azaltmak ve kaynak kullanımında rasyonel davranmak temel önceliğimiz olmuştur. Kısa vadeli rahatlama sağlayan geçici çözümler yerine uzun vadeli bir finansal mimari kurmayı tercih ettik. Amacımız Trabzonspor’un geleceğini ipotek altına almadan büyüyen bir ekonomik model oluşturmaktır. Şu ana kadar gayet iyi bir yolda olduğumuzu söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. "Her sezon yarışan bir Trabzonspor inşa etmeyi hedefliyoruz" Modern futbolda planlamanın önemine dikkat çeken Doğan, transfer politikalarında dengeyi esas aldıklarını belirtti. "Modern futbolu tek başına tutkuyla yönetemeyiz. Bunun için planlama ve veri temelli yaklaşım gerekir" diyen Doğan, genç oyuncu yatırımı ile tecrübeli isimleri doğru oranda bir araya getirdiklerini ifade etti. Altyapı yatırımlarını artırdıklarını vurgulayan Doğan, "Kulübümüzün kendi üretim gücünü yükseltmeyi stratejik öncelik haline getirdik. Hedefimiz asla bir sezonluk çıkış olmadı, olmayacak da. Her sezon yarışan bir Trabzonspor inşa etmek en temel amacımızdır" dedi. "Kurumsal disiplin yönetim anlayışımızın temelidir" Trabzonspor’un marka değerini artırmaya yönelik çalışmalara da değinen Doğan, sponsorluk yapısının güçlendirilmesi, dijitalleşme süreçlerinin hızlandırılması ve kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesi için sistemli bir dönüşüm başlattıklarını belirtti. Doğan, "Trabzonspor çok büyük bir markadır. Bu markanın değerini artırmak için şeffaflık, hesap verebilirlik ve kurumsal disiplin yönetim anlayışımızın temelidir" diye konuştu. "Yol uzun, hedef büyük" Trabzonspor’un geleceğinin stratejik sabır ve ortak akılla şekilleneceğini dile getiren Doğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün geldiğimiz noktada önemli mesafeler kat edildi. Ancak yol uzun ve hedef büyüktür. Trabzonspor’un geleceği, günü kurtaran reflekslerden tamamen uzak stratejik sabır ve ortak akılla şekillenecektir. Trabzonspor ekonomik akılla, sportif cesaretle, kurumsal disiplinle ve toplumsal birliktelik üzerine yükselişini sürdürecektir. Gelecek bu ilkelerin oluşturduğu zeminde inşa edilecektir."
03 Mart 2026 Salı - 15:54 Uzunkum Yaşam Alanı’nın ilk etabının ihalesi yapıldı Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, öncelikli projeleri arasında yer alan Uzunkum Yaşam Alanı’nın ilk etabı için ihalenin yapıldığını açıklayarak "İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yer teslimini yapacağız. Projenin 461 gün içinde tamamlanmasını hedefliyoruz" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, vizyon projeleri arasında yer alan Uzunkum Yaşam Alanı’nın ilk etabı için ihalenin yapıldığını açıkladı. Başkan Genç, projenin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirileceğini belirtti. Proje kapsamında konvansiyonel kalıp sistemiyle yapılacak 34 bin 444 metrekare inşaat alanına sahip sosyal donatı yapıları ile 367 bin 305 metrekarelik alanda millet bahçesi genel altyapı işleri ve rekreasyon alanları inşa edilecek. Ayrıca millet bahçesi, sosyal donatı alanları, altyapı çalışmaları ve çevre düzenlemeleri gerçekleştirilecek. 461 günde tamamlanacak Başkan Ahmet Metin Genç, "İhale açık usulle yapıldı. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yer teslimini yapacağız. Projenin 461 gün içinde tamamlanmasını hedefliyoruz. Uzunkum Yaşam Alanı, Trabzon’un sahil bandına çok önemli bir değer katacak. Tamamı bin dönüm olan Uzunkum Yaşam Alanı’nın ilk etabında rekreasyon alanlarından sosyal donatılara, yürüyüş ve bisiklet yollarından spor alanlarına, geniş yeşil yaşam koridorlarından vatandaşlarımızın doğayla iç içe vakit geçirebileceği modern sosyal mekanlara kadar pek çok unsur yer alacak. Şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Trabzonspor’un yeni transferi Wagner Pina, Trabzon’a geldi
30 Haziran 2025 Pazartesi - 10:34 Trabzonspor’un yeni transferi Wagner Pina, Trabzon’a geldi Trabzonspor’un yeni transferi Portekizli futbolcu Wagner Pina, gece saatlerinde Trabzon’a geldi. Trabzonspor’un, Portekiz temsilcisi Estroil’den kadrosuna kattığı 22 yaşındaki sağ bek Wagner Pina, Trabzon’a geldi. Havaalanında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Pina, yeni bir maceraya atılmak için hazır olduğunu belirtti. Wagner Pina, "Gayet iyiyim, mutluyum, yeni maceraya hazırım. Her şey çok hızlı gelişti. Ben de gelmek istiyordum, son teklifi bekliyordum ve çabucak karar verdim" dedi. Trabzonspor hakkında daha önce bilgi sahibi olduğunu belirten Portekizli oyuncu, "Pereira, Bosingwa gibi isimlerden dolayı kulübü biliyordum. Milli takımdan arkadaşım Djaniny de bana Trabzonspor hakkında bilgiler verdi" ifadelerini kullandı. Forma numarası konusunda henüz karar vermediğini söyleyen Pina, "Hangi numarayı giyeceğime henüz karar vermedim. Türkiye liginin çok kaliteli bir lig olduğunu biliyorum. Avrupa’dan birçok iyi oyuncunun burayı tercih ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Teknik Direktör Fatih Tekke ile henüz bir görüşme yapmadığını da dile getiren Wagner Pina, "Hocamla yüz yüze görüştüğümüzde detaylı bir konuşma yapacağız. Hedefim burada kalıcı olup başarılar elde etmek ve takıma katkı sağlamak" cümlelerine yer verdi. Pedro’yu önceden tanıdığını ifade eden Pina, "Pedro gayet iyi bir oyuncuydu, burada çok iyi işler yaptı. Onun başardıklarını ben de başarmak istiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Dr. Öğretim Üyesi Olcay Ayçiçek: "Dünyada her yıl ortalama 230 bin kişi, Türkiye’de ise 600-bin arası kişi suda boğularak hayatını kaybediyor"
30 Haziran 2025 Pazartesi - 10:16 Dr. Öğretim Üyesi Olcay Ayçiçek: "Dünyada her yıl ortalama 230 bin kişi, Türkiye’de ise 600-bin arası kişi suda boğularak hayatını kaybediyor" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Olcay Ayçiçek, dünyada her yıl ortalama 230 bin kişinin, Türkiye’de ise 600-bin arası kişinin suda boğularak hayatını kaybettiğini belirterek, vatandaşların güvenli yerlerde denize girmeleri ve cankurtaran hizmetinin olduğu plajları tercih etmesi gerektiğini söyledi. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte ülkemizde boğulma vakaları yaşanmaya başlarken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünya genelinde her yıl ortalama 230 bin kişi suda boğularak hayatını kaybediyor. Türkiye’da ise her yıl ortalama 600 ila bin kişinin suda boğularak hayatını kaybettiği kaydedilirken, 1-24 yaş arasındaki kişiler suda boğulma riski en yüksek olan yaş grubunu oluşturuyor. Bu sayının doğal afetlerden bile daha fazla can kaybına yol açtığı belirtilirken, boğulmaların yüzde 70’ten fazlası yaz aylarında özellikle tatil dönemlerinde meydana geliyor. Konuyla ilgili uyarılarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Olcay Ayçiçek, vatandaşların güvenli yerlerde denize girmeleri gerektiğini söyledi. Ülkemizde her yıl 600 ila bin kişinin suda boğulma sonucu hayatını kaybettiğine dikkat çeken Ayçiçek, "Yaz mevsiminde, bayram tatillerinde boğulma vakalarında artış gözlemliyoruz. Bu nedenle vatandaşlarımızın bu konuda dikkatli olmaları gerekir. Suda boğulma, suya battıktan sonra nefessiz kalma sonucu gelişen durum olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre dünya çapında önlenebilir ölümler arasında en yaygın üçüncü neden. DSÖ’ye göre dünya genelinde her yıl ortalama 230 bin civarında kişi suda boğularak hayatını kaybetmektedir. Türkiye’de ise her yıl ortalama 600 ila bin kişi suda boğularak hayatını kaybediyor. Bu ciddi bir oran. Bu bakımdan vatandaşlarımızın özellikle güvenli yerlerde denize girmeleri, cankurtaran hizmetinin olduğu plajları tercih etmesi çok önemli" dedi. "Kalıcı hasara yol açabilir" Su altında kalma süresinin kişide kalıcı hasarlara yol açabileceğine dikkat çeken Ayçiçek, boğulma olayı sırasında veya hemen sonrasında görülen etkileri şöyle anlattı: "Nefessizlik (Hipoksi): Boğulan kişi suya batınca nefes alamaz ve kısa sürede oksijen yetersizliği başlar. Bu durum çok tehlikelidir, çünkü beyin 4-6 dakika oksijensiz kaldığında hasar görmeye başlar. Bilinç kaybı: Kişi su altında birkaç dakika kalırsa bayılabilir. Bilinç kaybı, müdahale gecikirse kalıcı hasara yol açabilir. Kalp durması: Nefes alamama kalp atışlarının durmasına neden olabilir. Bu durumda acil müdahale (CPR) hayat kurtarıcıdır." Ayçiçek, uzun vadeli hasarları da şöyle anlattı: "Boğulmadan kurtulan bazı kişilerde olaydan sonra uzun süre devam eden sağlık sorunları oluşabilir: Beyin Hasarı: Oksijensiz kalma süresi uzunsa kişi yaşasa bile beyninde kalıcı hasarlar olabilir. Bu hafıza kaybı, konuşma bozukluğu, dikkat dağınıklığı gibi sorunlara yol açabilir. Hareket Bozuklukları: Sinir sistemi zarar gördüyse kişi yürüme, el-kol hareketleri gibi işlevlerde zorluk yaşayabilir. Psikolojik Etkiler: Boğulma tehlikesi geçiren kişilerde travma, suya karşı korku (hidrofobi), panik atak veya stres bozuklukları gelişebilir. Bu da kişinin hayat kalitesini olumsuz etkileyebilir. Akciğer Problemleri: Olay sonrası bazı kişilerde zatürre (aspirasyon pnömonisi) gibi solunum yolu enfeksiyonları gelişebilir." "Başını yana çevirin, kusturmaya çalışmayın" Boğulma vakalarında alınacak tedbirlerle ilgili bilgi veren Ayçiçek, "Boğulan kişiye yardım edecek kişinin önce kendi güvenliğini kontrol altına alması gerekir. Hasta güvenli bir şekilde kıyıya alındıktan sonra hemen 112’ye haber verilmeli. Hastanın nefes alıp almadığı, bilincinin kapalı olup olmadığı kontrol edilmeli. Başını yana çevirin, kusturmaya çalışmayın. Nefes kontrolünü gözlemleyin, tekrar bilinci kapanırsa tekrar 112’yi bilgilendirin. Eğer hastanın bilinci kapalı, solumuyorsa bu durumda en hızlı sürede kalp ve solunum masajı yapılmalı. Bunun da eğitim görmüş kişiler tarafından yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Harmantepe Şehitleri dualarla anıldı
29 Haziran 2025 Pazar - 16:03 Harmantepe Şehitleri dualarla anıldı Rusların Karadeniz’e ilerleyişini durdurmak için kahramanca mücadele ederken şehit düşen askerlerimizin 109. yıl dönümünde, Köprübaşı ilçesindeki Harmantepe Şehitliği’nde anma töreni düzenlendi. Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç Harmantepe’ye yol sözü vererek, "Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacağız" dedi. Trabzon’un düşman işgali sırasında, Köprübaşı ilçesi Harmantepe Mevkii’nde Rus kuvvetlerinin Karadeniz’e ilerleyişini durdurmak için kahramanca savaşarak şehit düşen askerlerimiz, Köprübaşı Kaymakamlığı ile Köprübaşı Belediyesi’nce düzenlenen törenle dualarla anıldı. 7’si subay olmak üzere toplam 150 askerin şehit düştüğü Harmantepe’deki şehitlikte gerçekleştirilen törene, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in yanı sıra Köprübaşı Kaymakamı Elif Koz, Köprübaşı Belediye Başkanı Ali Aydın, Sürmene-Köprübaşı Harmantepe Şehitliği ve Yaşatma Derneği Başkanı Süleyman Bilgin, gaziler, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı tarafından seslendirilen kahramanlık türküleri ile başlayan törende konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Yurdumuzun toprakları, bazı ülkelerin topraklarında olduğu gibi cetvelle çizilmemiş. Bugün andığımız şehitlerimizin kanlarıyla beraber çizilmiş. O nedenle bu topraklara ilelebet sahip çıkacağız. Şehitlerimizi anlayacağız, anmak yetmez. Bugünkü şartlarla kıyasladığımızda düşünün ki yol yok, ayakkabı yok, elbise yok. Çarıklar var, çaputlar var. Böyle bir mücadele ruhuna sahip olan dedelerimiz bu toprakları bize emanet etti. Bunun bir sebebi olması lazım. O da şudur; bizim inancımızdır. Çünkü bizim inancımıza göre vatan sevgisi imandandır. Biz vatanı savunmayı, namusumuz gibi biliriz. Böyle şehit oldular, bize bu toprakları bıraktılar. Onun için onları anacağız ama onları iyi anlayacağız. Onları çok daha iyi anlamamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Yüz sene önce sınır boylarımızda olan bu emperyal güçler şu anda maalesef Orta Doğu’yu karıştırmak için yine bizim ülkemizin ötesindeler. Yani hedefte Türkiye var. Çünkü bu emperyal güçler Türklerin tarihte ne yaptığını ve ne yapabileceğini çok iyi biliyorlar. Onun için şu anda bu dönemde de şehitlerimizin yaptığı gibi vatanı savunmakla görevliyiz, mükellefiz. Cenabı Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın. Birlik beraberliğimizi bozmak isteyen bu emperyalist güçlere de fırsat vermesin. Cenab-ı Allah’a dua edeceğiz ama dua etmekle beraber daha çok çalışacağız" dedi. Harmantepe’ye yol sözü Başkan Genç, "Harmantepe şehitlik yolunu yapacağımızı seçimden önce Köprübaşı’nda halkımıza söz vermiştim. Kahvedüzü’nden şehitlik alanımıza kadar tam 9 bin 900 metre yolumuz var. Cenab-ı Allah nasip ederse hem bu şehitlerimizin manevi hatırasına hem bu yolu kullanan Köprübaşı, Sürmene, Araklı ilçelerimiz başta olmak üzere bütün vatandaşlarımıza söz verdiğimiz bu hizmeti yapacağız. Seneye 29 Haziran’da buraya geldiğimizde Kahvedüzü’nden buraya kadar toprak yola basmadan buraya geleceğiz. Ekiplerimiz 20 gündür burada çalışıyorlar. Altyapısını yaptık. Allah nasip ederse seneye geldiğimizde toprak yola basmadan burada merasimi yine hep beraber icra edeceğiz. Bu vesileyle tekrar buradaki 157 vatan evladımızı rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum" diye konuştu. Program çerçevesinde Kur’ân-ı Kerim tilaveti okunarak şehitler için dualar edildi.
İklim değişikliği bin kat hızlandı: Kıyılar tehlikede, ekosistem alarm veriyor
29 Haziran 2025 Pazar - 09:59 İklim değişikliği bin kat hızlandı: Kıyılar tehlikede, ekosistem alarm veriyor İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iklim değişikliğinin doğanın binlerce yıl boyunca yaşadığı doğal bir süreç olduğunu ancak günümüzdeki hızın insan etkisiyle tehlikeli boyutlara ulaştığını söyledi. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, geçmiş dönemlerde Güneş’in etkisi, astronomik döngüler, volkanik faaliyetler ve tektonik hareketler gibi doğal nedenlerle iklimin 150 bin yılda ortalama 1 derece ısınıp soğuduğunu, ancak günümüzde aynı sıcaklık artışının sadece 150 yılda gerçekleştiğini kaydetti. Kadıoğlu, "İklim değişikliği her zaman olan bir şey ilk kez olmuyor. Güneş, astronomik hareketler, volkan patlamaları, tektonik hareketlerden dolayı iklim geçmiş yıllarda hep dünyada 150 bin yılda yaklaşık 1 derece ısınıp soğumuş. Sanayi devrimi ile baktığımız zaman 150 yılda bir ısındığımızı görüyoruz. Bu tabi insan kaynaklı. Doğal iklim değişikliğine göre bin kat hızlı. Esas tehlike burada. Normalde dünyanın soğuyor olması gerekiyordu. Ama insan devreye girdi öyle bir iklimi değiştirdi ki bin kat hızlı ve ekolojik sistem buna ayak uyduramıyor. Bazı türlerde yok oluşlar gibi problemler yaşıyoruz. İklim değişikliği normalde problem olmadığı halde bu kadar hızlı olması problem teşkil ediyor" dedi. "Deniz seviyesi 2070’e kadar 1,5 metre yükselebilir" Küresel ısınmanın etkilerinin yalnızca buzulların erimesiyle sınırlı olmadığını ifade eden Kadıoğlu, asıl tehlikenin deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla yaşandığını vurguladı. Kadıoğlu, "Buzların erimesinden daha çok deniz sularının ısınmasından dolayı sular genleşiyor ve yükseliyor. Dünyanın genelinde ortalama 2070 yılına kadar 60 cm civarında su seviyesinin yükselmesi bekleniyor. Karadeniz kıyılarında bu 1,5 metre gibi tahmin ediliyor. Burun kuralı diye bir kural var. Su dikey yönde bir birim yükselirse yatayda 100 birim alana etki ediyor. 60 cm yükselse 60 metre kıyıların su altında kalacağını, erozyona tabi olacağını, yer altı sularının tuzlanacağını düşünmek gerekiyor. 1 metre ise 1 kilometreden fazla kıyılar su altında kalacak. 2 derece ısınırsa neler su altında kalacak, 4 derece ısınırsa neler su altında kalacak gibi bazı simülasyonlar var. Trabzon kıyılarında 2 ve 4 derecede su alacak kıyılar belli. Buna göre kıyıları kullanmamız lazım. Kıyıları daha çok rekreasyon, park ve bahçeler şeklinde yapmamız gerekiyor. Uzun yıllar ayakta kalacak sanat yapıları gibi şeyleri yapmamak lazım. Çünkü onlar sürdürülebilir olmayacak" şeklinde konuştu. "Karadeniz’de ağaç sınırı daha yukarı kayıyor" İklim değişikliğinin etkilerinin sadece deniz seviyesinde değil, doğrudan doğada da gözlemlendiğini ifade eden Kadıoğlu, özellikle Karadeniz Bölgesi’nde orman sınırlarının yükseldiğine dikkat çekerek, "İklim değişikliğinin doğada da işaretleri var. Karadeniz’de, Trabzon’da yaylaya doğru ağaçların ilerlediğini görüyoruz. Ağaç sınırı daha yukarı kayıyor. Eskiden bir ağaç sınırı vardı. Oradan yukarı ağaç olmazdı. Isınma ile beraber ağaç sınırı yaylaya doğru ilerliyor. Ormanlarda böceklenme görüyoruz. Kaçkarlardaki buzullarda da erimeler oluyor. Normalde buzullar eriyor kışın geri geliyordu şuan geri gelme çok az. Değişik bitki türleri, böcekler ortaya çıkıyor. Bunların hepsi iklimlerle alakalı olaylar" ifadelerini kullandı.
Halılar serildi, artık açılışa hazır
28 Haziran 2025 Cumartesi - 09:10 Halılar serildi, artık açılışa hazır Yapımına 2018 yılında başlanan, projesi Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın destekleriyle hazırlanan Pazarkapı mevkiinde denize hakim bir noktada sahil şeridinde yaptırılan Hanife Hatun Camii ve Külliyesi artık açılış için gün sayıyor. 11 Temmuz 2025 tarihinde Cuma Namazında ilk kez ibadete açılacak olan caminin halıları serilirken, kubbe yüksekliği açısından Türkiye’de nadir eserlerden biri ve Doğu Karadeniz’in en büyük camisi olma özelliği taşıyor. Trabzonlu hayırseverlerin destekleri ile 182 bin metrekare rekreasyon alanındaki 26 bin metrekarelik arsa üzerinde yapımı son aşamaya gelen Hanife Hatun Camii ve Külliyesi’nde avlu kısmıyla birlikte yaklaşık 15 bin kişi aynı anda ibadet edebilecek. "Caminin tüm montaj aşaması tamamlandı, temizlik aşamasına geçtik" Caminin teknik sorumlusu Yüksek İnşaat Mühendisi Sinan Aydın, caminin tüm montaj işlemlerinin tamamlandığını şu an temizlik aşamasına geçildiğini söyledi. Aydın, "Caminin tüm montaj aşaması tamamlandı, şu an temizlik aşamasına geçtik. İnşallah 11 Temmuz Cuma günü, Cuma namazıyla birlikte camimizin açılışı gerçekleşecek. İbadet alanının tamamı halkımızın hizmetine sunulacak. Külliye yapısında devam eden çalışmalarımız olacak ancak genel hatlarıyla camimiz ibadete tam anlamıyla açılmış olacak. Kubbe yüksekliği açısından Türkiye’de nadir eserlerden biri. Doğu Karadeniz’in en büyük camisidir. Kapalı alanda 7 bin 700 kişilik bir ibadet alanı bulunuyor, açık alanlarla birlikte bu sayı 14-15 bine kadar çıkıyor. Bu yönüyle bölgede muhteşem bir destinasyon oluşturacak bir yapı olacak. Külliye kapsamında ilerleyen dönemde açılacak sosyal donatı alanları da halkımıza ciddi oranda hizmet ve destek sağlayacak. İbadet alanını halkın hizmetine açacağız; ancak planladığımız atölye çalışmaları gibi geri kalan kısımların inşası ibadet kısmından ayrı olarak önümüzdeki dönemde devam edecek" dedi. Caminin mimarı özellikleri hakkında bilgi veren Aydın, "Mimari olarak Osmanlı ve Selçuklu motiflerinin birleşiminden oluşan camimiz, kubbe yüksekliği, genişliği, açık revak alanları ve avlularıyla bölgedeki diğer camilerden ayrılıyor. Aynı zamanda halkın sosyal amaçla da kullanabileceği büyük bir yapı oldu. Halı serilecek tüm alanlar tamamlandı, şu anda temizlik çalışmaları yapılıyor. Camiye hizmet edecek tefrişatla ilgili ufak tefek işlerimiz kaldı, onları da 11 Temmuz’a kadar tamamlamış olacağız. Cuma günü, Cuma namazıyla birlikte açılışı gerçekleştireceğiz "diye konuştu. Bitmemiş olmasına rağmen ziyaretçi akını Caminin tamamlanmamış olmasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olduğunu kaydeden Aydın, "Şu anda oldukça fazla ziyaretçimiz var. Çevredeki bazı şantiye alanları henüz kapalı olmasına rağmen gelenler oluyor. Ziyaretçiler, bölgede bu ölçüde bir kubbe yüksekliği görmedikleri için şaşırıyorlar. İç hacmi beklentilerin oldukça üzerinde "ifadelerini kullandı. Öte yandan 15 bin 442 metrekare toplam inşaatı alanı ve 8 bin 831 metrekare bodrum kat alanı ile 14 derslikli eğitim merkezi, 15 atölye, bin kişilik konferans ve toplantı salonu, aşevi, bay/bayan abdesthane, gasilhane ve kapalı otoparkın bulunan camide 6 bin 255 m2 ibadet alanları bulunuyor. 2 bin 800 metrekare harim alanı, bin 140 metrekare revak alanı, bin 200 metrekare avlu alanı ve bin 115 metrekare mahfil katında oluşan cami ve külliyenin geleneksel Türk-İslam mimari tarzı ile günümüz çizgilerini bütünleştirerek döneminin ve şehrin sembol eserlerinden biri oldu. Ana kubbesi 42 metre yüksekliğinde ve 22 metre çapında olan, 77 metre yüksekliğinde 4 minaresinde 12 şerefe bulunan caminin içi 24 pencereden ışık alıyor. Ses akustiği de dikkate alınarak tasarlanan cami ve külliye ana kubbe, ön cephe ile mihrap cephesinde bulunan iki yarım kubbe ve güneybatı ve kuzeydoğu cephesindeki iki büyük kemerden oluşuyor. Toplamda 6 bin 100 metrekare namazgâh alanı içerisinde avlu ve revak alanı ile birlikte yaklaşık 15 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği camide engelli kullanıcıların ulaşımı için de asansör bulunuyor. (BK-ÖS-Y)