Yerel Haberler
Van
Van’da girişimcilik zirvesi düzenlendi 22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:16:53 Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ile Van Genç Girişimciler Kurulu iş birliğiyle düzenlenen "VANGİZ-Van Girişimcilik Zirvesi" geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Van Genç Girişimciler Kurulu ve Van TSO’nun koordinasyonunda hayata geçirilen "VANGİZ" projesi kapsamında düzenlenen programda, bölgedeki girişimcilik sisteminin geliştirilmesi ve genç girişimcilerin desteklenmesi konuları ele alındı. Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenen zirveye çok sayıda iş adamı, genç girişimci ve öğrenciler katılım sağladı. İki oturum şeklinde düzenlenen program süresince girişimcilik fırsatları, yerel kalkınma projeleri ve iş dünyasındaki yeni trendler üzerine istişarelerde bulunuldu. Zirvede bir konuşma yapan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Türkiye’nin markalaşma yolundaki önemli üretim kuruluşlarının genç girişimcilere ilham verdiğini belirtti. Başkan Takva, "Birkaç kuşaktır çok önemli işler başaran, ülkemizde markalaşma yolunda faaliyetler gösteren önemli üretim kuruluşları ve özel sektörün gurur duyduğu temsilciler bugün buradalar. Bizleri kırmadılar ve bugün girişimcilik zirvesinde bizlerle beraberler. Gerçekten bu konuda önemli işlere imza atan Genç Girişimciler Kurulu Başkanımız Ümit Can Sari, değerli ekibi ve kıymetli arkadaşları çok iyi çalıştılar. Bir süredir sürekli bizi bu konuda motive ediyorlar. Bu sürece destek veren yönetim kurulu üyelerimin tamamına çok teşekkür ediyorum. Meclis divanımıza, oda çalışanlarımıza, genel sekreterimize ve çalışma arkadaşlarımıza; bu organizasyonun kusursuz bir şekilde Van’daki genç girişimcilere ve hayalleri olanlara erişimini sağladıkları için minnettarlığımı ve teşekkürlerimi iletiyorum" dedi. Van Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ümit Can Sarı ise etkinliğin temel amacına dikkat çekerek, "Biz bu zirveyi planlarken temel düşüncemiz; gençlerimizi ilham veren isimlerle buluşturmak, bölgemizin girişimcilik potansiyeline katkı sunmak ve yeni iş birliklerine zemin oluşturmaktı. Biz de bu anlayışla birlikte üretmeye, birlikte büyümeye ve girişimcilik ekosistemimizi birlikte güçlendirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Van trafiğine nefes: Çevre yolunun 28 kilometrelik 2 etabı açılıyor
12 Aralık 2025 Cuma - 10:35 Van trafiğine nefes: Çevre yolunun 28 kilometrelik 2 etabı açılıyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Van Çevre Yolu’nun toplam uzunluğu 28 kilometre olan birinci ve üçüncü etaplarını yarın hizmete açacaklarını duyurdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, toplam uzunluğu 41 kilometre olan Van Çevre Yolu’nun birinci ve üçüncü kesimlerini yarın trafiğe açacaklarını bildirdi. Bakan Uraloğlu, "Van’ın şehir içi, bölgesel ve uluslararası trafik yükünü hafifletmek ve daha konforlu bir ulaşım sağlamak amacıyla hayata geçirdiğimiz projenin 28 kilometrelik bölümünü tamamladık" ifadelerini kullandı. Açılışı yapılacak kesimler hakkında bilgi veren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Çevre yolunda ilk aşamada; İpek Yolu üzerindeki Edremit Kavşağı ile Van-Hakkâri Yolu üzerindeki Kurubaş Kavşağı arasında kalan 10 kilometrelik birinci kesimi ve Van-Özalp Yolu üzerindeki Özalp Kavşağı ile Van-Erciş Yolu’ndaki Erciş Kavşağı arasında kalan 18 kilometrelik üçüncü kesimi trafiğe açacağız. Böylece Van Çevre Yolu’nun 28 kilometrelik bölümünü vatandaşımızın hizmetine sunacağız." Uraloğlu, birinci ve üçüncü kesimlerin tamamlanmasıyla şehir merkezindeki trafik yükünün önemli ölçüde azalacağını, Van’dan çevre yerleşimlere ve sınır kapılarına kesintisiz ve konforlu ulaşım sağlanacağını vurguladı. Projenin; Gürbulak, Kapıköy, Esendere, Umurlu ve Üzümlü gibi önemli sınır kapılarına erişimde de büyük kolaylık sağlayacağına dikkat çeken Uraloğlu, "Kuzey-güney ve doğu-batı yönlü uluslararası güzergâhlar, çevre yolu üzerinden daha kısa sürede ve yüksek standartlı yollarla kat edilecek" dedi. Bakan Uraloğlu, Çevre Yolu’nun tamamını 41 kilometre uzunluğunda projelendirdiklerini kaydetti. Uraloğlu, "3 kesimden oluşan çevre yolumuz Edremit’ten başlayıp Van şehir merkezinin doğusundan geçerek Erciş Yolu’na bağlanacak ve 3 gidiş 3 geliş olmak üzere bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol standardında hizmet verecek" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, çevre yolunun tamamının hizmete sunulmasıyla seyahat süresinde azalma olacağını da belirtti. Bakan Uraloğlu, "41 kilometrenin tamamını hizmete sunduğumuzda seyahat süresi 75 dakikadan 35 dakikaya inecek. Zamandan 2,4 milyar lira, akaryakıttan 300 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 2,7 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon emisyonunu ise 15 bin ton azaltacağız" diye konuştu.
Başıboş bırakılan at ve eşekler hem trafiği hem yaban hayatını tehdit ediyor
12 Aralık 2025 Cuma - 10:26 Başıboş bırakılan at ve eşekler hem trafiği hem yaban hayatını tehdit ediyor Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, yaz aylarında çeşitli işlerde kullanılan at ve eşeklerin kışın beslenmeden doğaya bırakılmasının ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. Van Gölü Havzası’nda son yıllarda özellikle at ve sahipli eşeklerin kara yollarına çıkması nedeniyle yaşanan trafik kazalarında artış dikkat çekiyor. Yaz döneminde çeşitli işlerde kullanılan bu hayvanların kış aylarında doğaya bırakılması, hem sürücüler hem de yaban hayatı açısından ciddi risk oluşturuyor. Son olarak bu şekilde doğaya salınan iki eşek trafik kazasından dolayı getirildiği Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi altına alındı. "Bu hayvanları kışın doğaya bırakmamaları büyük önem taşıyor" İHA muhabirine konuşan Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, sahipli hayvanların kış sezonunda başıboş şekilde doğaya bırakılmasının hem Van Gölü Havzası’nda hem de ülke genelinde büyük tehlike oluşturduğunu belirtti. Özellikle bu durumdan kaynaklı trafik kazalarında artışa dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, "Yaban hayvanlarının yanında, insanların sahipli olarak bakıp yaz aylarında çeşitli ihtiyaçlar için kullandıkları eşek ve atları kışın doğaya bırakmaları büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Bu durum hem Van Gölü Havzası’nda hem de ülke genelinde ciddi risk oluşturuyor. Yaban hayvanları insan gördüğünde genellikle kaçıp yollara fazla çıkmazken, sahipli oldukları için insanlara alışkın olan eşekler ve atlar kara yollarına daha fazla yaklaşmakta. Bu nedenle trafik kazaları artmakta, maddi kayıpların yanı sıra can kayıpları da yaşanmaktadır. Son dönemde hem Gürpınar hem Erciş bölgesinde, ayrıca ülkemizin birçok yerinde at ve eşeklerin neden olduğu trafik kazaları meydana gelmiş durumda. Bu yüzden vatandaşlarımızın kendilerine hizmet eden bu hayvanları kışın doğaya bırakmamaları büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişigüzel bırakılan çöpler yaban hayvanlarını bölgeye çekiyor" Bölgede başıboş gezen hayvanların kontrol altına alınması ve kazalara sebebiyet verilmemesi gerektiğinin altını çizen Aslan, "Ayrıca yaban hayvanlarının yaşam alanlarının bozulması, küresel ısınma nedeniyle su ve yiyecek bulamamaları, onları kara yollarına doğru itiyor. Şehirlerin kenarına gelişigüzel bırakılan çöpler de yaban hayvanlarını bu bölgelere çekiyor. Eğer çöplükler hayvanların geçiş güzergâhının diğer tarafındaysa, bu durum özellikle gece saatlerinde büyük kazalara yol açabiliyor. Çaldıran-Muradiye-Erciş gibi transit yol hatlarında bu kazalar sık görülmekte. Bu kapsamda Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü ile birlikte uyarı levhaları dikildi. Ancak hem sürücülerimizin hem yolcuların hem de vatandaşların daha dikkatli olması şart. Çöp yanlış yerdeyse kaldırılmalı veya hayvanların geçişini engelleyecek tedbirler alınmalıdır. Ayrıca sahipsiz olarak kullanılan hayvanların doğaya bırakılmaması gerekir. Unutulmamalıdır ki doğada gezen hayvan ya yabanidir ya da birinin sahipli hayvanıdır" diye konuştu. Doğada başıboş gezen hayvanların biyogüvenlik ve can güvenliği açısından risk oluşturduğunu dile getiren Aslan, "Başıboş gezen köpek, kedi, at veya eşek fark etmeksizin, bu durum hem biyogüvenlik hem de can güvenliği açısından risklidir. Bu hayvanların güvenli bir alanda toplanması, kontrol altına alınması ve mümkünse sahiplerine teslim edilmesi en doğru yaklaşımdır" şeklinde konuştu.
Özalp’de iki aile arasındaki 16 yıllık kan davasında barış sağlandı
11 Aralık 2025 Perşembe - 16:23 Özalp’de iki aile arasındaki 16 yıllık kan davasında barış sağlandı Van’ın Özalp ilçesinde, 16 yılında çoban ücretine ilişkin çıkan tartışmayla başlayan, bir kişinin hayatını kaybettiği ve yıllarca süren kan davası, sağlanan uzlaşma ile sona erdi Van’ın Özalp ilçesine bağlı Kaşıkara (Devzer) Mahallesi’nde 16 yıl önce Gülmehmet Şahinerol’un ölümüyle Şahinerol ve Uyanıker aileleri arasında başlayan kan davası, kanaat önderi İsmail Hakkı Kadirhanoğulları, Özalp Kaymakamı Rahmi Bulut ve kanaat önderlerinin girişimleri sonucu sona erdi. Özalp ilçesine bağlı İstasyon Mahallesi’nde Mescidi Aksa Camii’nde düzenlenen barış merasimine Özalp Kaymakamı Rahmi Bulut ve çok sayıda kanaat önderi katıldı. Kur’an tilavetiyle başlayan barış töreninde günün anlam ve önemine binaen konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından dualar okunup Şahinerol ve Uyanıker ailesinin mensupları Kuran’ın Kerim’in altından geçerek birbirlerinin elini sıkıp barıştı. Şahinerol ve Uyanıker aileleri, Özalp’te düzenlenen barış merasiminin ardından Van kent merkezinde bir düğün salonunda verilen büyük barış yemeğinde aynı sofrada buluştu. Barış töreni sırasında birlik ve beraberlik mesajları verildi. Olay, 2009 yılında köydeki hayvanların bakımı için görev yapacak çobanın tutulması üzerine çıkan kavga bir kişi hayatını kaybetmişti.
Vanlı annelerin evlat nöbeti 114’üncü haftasında
11 Aralık 2025 Perşembe - 14:07 Vanlı annelerin evlat nöbeti 114’üncü haftasında Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan ailelerin başlattığı evlat nöbeti, 114’üncü haftasına girdi. Van’da çocuklarına kavuşmak isteyen ailelerin, DEM Parti il binası önünde başlattığı oturma eylemi devam ediyor. Eylemlerinin 114’üncü haftasında bir araya gelen 35 aile, ellerindeki dövizlerle DEM Parti İl Başkanlığı önüne kadar yürüdü. Tek amaçlarının evlatlarına kavuşmak olduğunu belirten aileler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin attığı adımlar için desteklerini bu hafta da yeniledi. Eyleme kızı Şeyma için katılan Nazlı Sancar, yıllardır hep aynı konuları dile getirdiklerini ve artık tükendiklerini belirtti. Sancar, "Biz de umutla evlatlarımızı bekliyoruz. Bu sürece kim vesile olduysa Allah bin kere razı olsun. Çünkü bu adımlar atılmasaydı, bu acı, bu kan, bu şehitler nereye kadar devam edecekti? Yıllardır bu ülkede çok can yandı, çok kan döküldü. Artık yeter. Artık bu ülke böyle acılar yaşamasın, annelerin gözyaşı dinsin. Acının bir dili yok. Burada 10 gün, 10 gece dursam acımı anlatsam yine bitmez. Yıllardır evlat acısı çekiyorum, evlat hasretiyle yanıyorum. 15 yıldır Şeyma’dan ayrı yaşıyorum. Sanki kolum kanadım kırılmış gibi. Her gün onun acısıyla uyanıyor, onun acısıyla oturuyorum. Kızım yemedi diye ben de evimde bazı şeyleri yıllardır yememişim. Sevdiği yemekleri, tatlıları, çerezleri hayatımdan çıkarmışım. 15 yıldır tatlı yemiyorum" dedi. Annelerin artık bu acıları yaşamamasını dile getiren Sancar, "Artık anneler gözyaşı dökmesin. Yıllardır bütün yük annelerin sırtında. Barışı da, sitemi de, feryadı da hep anneler dile getirdi. Çünkü anneler güçlüdür, sabırlıdır, pes etmezler" diye konuştu.
Asırların izini taşıyan Horhor Medresesi Camii, çevre düzenlemesiyle yeniden nefes aldı
11 Aralık 2025 Perşembe - 09:19 Asırların izini taşıyan Horhor Medresesi Camii, çevre düzenlemesiyle yeniden nefes aldı Van Kalesi’nin eteklerinde yer alan tarihi Horhor Medresesi Camii, kapsamlı restorasyon ve çevre düzenlemesinin tamamlanmasının ardından hem ibadete hem de turizme yeniden açıldı. Bir dönem bataklık halde olan ve kullanılamayan bölge, yapılan drenaj sistemiyle tamamen yenilendi. Doğal su kaynaklarının kontrol altına alınmasıyla düzenli su akışı sağlandı. Proje kapsamında ayrıca dinlenme alanları, yürüyüş yolları, havuzlar ve geniş bir yeşil alan düzenlemesi yapılarak bölge modern bir görünüme kavuşturuldu. Tarihi kaynaklarda Birinci Dünya Savaşı sonrası Ermeniler tarafından yıkıldığı belirtilen, mimari özelliklerine göre 18. yüzyıla tarihlendirilen Horhor Medresesi Camii, aslına uygun şekilde restore edildi. Bediüzzaman Said Nursi’nin 1897-1907 ve 1912-1914 yıllarında ibadethane ve talebe yetiştirme amacıyla kullandığı yapının restorasyon süreci, ilk olarak 2012 yılında yapıldı. Ardından bir takım teknik sorundan dolayı zarar gören cami, 2019 yılında tekrar ibadete kapatıldı. Van Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca geçen yıl kısmen ibadete açılan Horhor Medresesi Camii, eksiklerin tamamlanmasıyla birlikte bu yıl beş vakit namazda yeniden cemaatini ağırlamaya başladı. Tarihi cami ve çevresinde yapılan kapsamlı düzenlemelerle bölge, hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler için yeni bir cazibe noktasına dönüştü. "Akan suyun sesinden dolayı buraya ‘Horhor’ deniliyor" İHA muhabirine konuşan Horhor Medresesi Camii İmam Hatibi İsmail Tukdan, caminin isminin bölgeden akan suyun çıkardığı sesten geldiğini belirtti. Horhor Medresesi’nin tarihi önemine dikkat çeken Camii İmam Hatibi Tukdan, "Van Kalesi’nin dibinden akan suyun sesinden dolayı buraya ‘Horhor’ deniliyor. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de Vali Tahir Paşa’nın davetiyle 1896-1907 yılları arasında Van’a gelerek irşat faaliyetlerinde bulunuyor. Gelişinde Horhor Medresesi’nde talebe yetiştirmeye başlıyor. Risale-i Nurlarda geçtiği üzere bu dönemde hem dinî ilimler hem de fen ilimleri birlikte okutuluyor. Bediüzzaman Hazretleri, Tahir Paşa’nın konağında kimya ve fizik hocalarıyla matematik üzerine ilmî tartışmalara giriyor ve hepsine üstün geliyor" dedi. Horhor Medresesi’nin, Bediüzzaman tarafından "Medresetü’z-Zehra’nın mekteb-i iptidaisidir" şeklinde tanımlandığını dile getiren Tukdan, bunun bölgenin üniversite temelli büyük bir ilim projesinin başlangıç noktası olduğunu söyledi. Tukdan, "O dönemde Hakkari, Şırnak, İran ve Irak’tan birçok âlim bu medreseye gelerek ders görüyor, ders veriyor ve icazet alıyor. 1914’te yaşanan olaylarda Ermeniler, bölgedeki Müslüman evleri ve camiler gibi Horhor Medresesi de tahrip edilerek yakılıyor ve 2010’a kadar harabe halde kalıyor" diye konuştu. "Buraya gelenler geçmişle köprü kuruyor" Medresenin 2010 yılında dönemin Van Valisi tarafından restore edilerek ayağa kaldırıldığını hatırlatan Tukdan, yapının teknik sorunlar nedeniyle 2019’da tekrar kapatıldığını dile getirerek, "Van Valisi Ozan Balcı’nın girişimleriyle 2024 yılında drenaj sistemi tamamen yenilendi, tavan akıntıları onarıldı, çevre düzenlemesi yapıldı, yürüyüş yolları, aydınlatmalar, abdestlikler ve çeşmeler yenilendi. Böylece Horhor Medresesi Camii, beş vakit, cuma ve cumartesi sabah namazlarıyla yeniden ibadete açıldı. Cemaat yoğunluğu oldukça fazladır. İnsanlar burayı yeni yeni keşfediyor ve büyük bir ilgi gösteriyor. Hafta sonları 3 ila 5 bin kişi hem ibadet etmek hem tarihi mekânı görmek hem de geçmişle köprü kurmak için buraya geliyor" şeklinde konuştu. Alanın daha önce bir bataklık olduğunu ifade eden İlhan Öztekin isimli ziyaretçi ise alanın yeniden düzenlendiğini ve caminin de yeniden ibadete açıldığını söyledi. Öztekin, yeni çalışmayla tarihi alanın çok sayıda kişi tarafından ziyaret edildiğini belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.
Van 112 Acil Çağrı Merkezi bu yıl 1 milyon 277 bin çağrı karşıladı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 09:54 Van 112 Acil Çağrı Merkezi bu yıl 1 milyon 277 bin çağrı karşıladı Van’da acil çağrıların tek numara altında toplandığı 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, bir yılda 1 milyon 277 bin çağrı karşılarken, bunun yüzde 75’i asılsız olarak kayıtlara geçti. İçişleri Bakanlığınca Van’ın Edremit ilçesinde 2 Eylül 2020 tarihinde faaliyete başlayan merkez, açıldığı günden bu yana milyonlarca çağrıya cevap verdi. 112 ambulansın yanı sıra 155 Polis İhbar, 110 İtfaiye, 156 Jandarma, 177 Orman Yangın, 158 Sahil Güvenlik gibi tüm acil ihbar hatlarını tek çatı altında toplayan merkez, 2025 yılında da yoğun bir çalışma yürüttü. Merkezin kurulduğu ilk yıllarda asılsız çağrı oranı yüzde 98’lere kadar çıkarken, yapılan bilgilendirme çalışmalarıyla bu oran yüzde 75’e kadar geriledi. "Yüzde 75’in büyük bölümü çocukların açıp kapattığı çağrılar" İHA muhabirine konuşan 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Ebru Özcanan, geçen yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin çağrı aldıklarını ve bunların yüzde 80’inin asılsız olduğunu hatırlattı. Bu yıl ise rakamın 1 milyon 277 bin olduğunu ifade eden Merkez Müdürü Özcanan, "Asılsız çağrı oranı yüzde 75’e düştü. Ancak bu yüzde 75’in önemli bir bölümü, anons esnasında kapanan çağrılardan oluşuyor. Bu durum, çocukların anne ve babalarına danışmadan telefonu açıp karşı tarafa konuşmadan kapatmalarından kaynaklanıyor ve sistemde asılsız çağrı olarak görünüyor. Bunun dışında, son 7 ayda 13 ilçemizin 9’unda tüm muhtarlara ve okullara gidilerek bilgilendirme ve tanıtım çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar sayesinde asılsız çağrıların önüne büyük oranda geçildi" dedi. "İlk asılsız çağrıda bin 500 lira ceza uygulanıyor" Türkiye’de muhtarlara yönelik bu kapsamda bilgilendirme çalışması yapan ilk il olduklarını dile getiren Özcanan, "Kalan 4 ilçedeki muhtarlara da önümüzdeki bir ay içinde gidilerek tanıtım yapılması planlanıyor. Muhtarlarımızın desteğiyle mahalle sakinlerinin bilinçlendirilmesi sağlanacak ve asılsız çağrıların önüne geçilmiş olacak. Aynı şekilde okullarda da para cezası konusu öğrencilere anlatıldı. Normalde asılsız çağrı yapıldığında bin 500 lira para cezası uygulanıyor. Tekrarı halinde bu ceza 3 bin lira oluyor. Ayrıca, ekiplerin olay yerine sevk edildiği asılsız ihbarlarda, çağrının gerçek dışı olduğunun tespit edilmesi halinde ceza 15 bin lira, tekerrüründe ise 30 bin lira olarak uygulanıyor. Bu bilgiler hem vatandaşlara hem öğrencilere aktarıldı" diye konuştu. Yapılan çalışmalar neticesinde asılsız çağrıların giderek düştüğünü ifade eden Özcanan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu çalışmalarla asılsız çağrı oranının düşürülmesi hedefleniyor. Yüzde 80’den yüzde 75’e gerilese de, bu oranın önemli kısmının çocukların kısa süreli aramalarından kaynaklandığı tespit edildi. Asılsız çağrıların önüne geçebilmek için özellikle anne ve babaların çocukları uyarması ve telefon kullanımı konusunda dikkatli olması büyük önem taşıyor. Vatandaşlarımızın desteğinin bu süreçte önemli katkılar sağlayacağı düşünülüyor."