Yerel Haberler
Van
İpekyolu jandarmasından okullarda bayram mesaisi 23 Nisan 2026 Perşembe - 09:16:50 Van’ın İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri bir yandan okullarda güvenlik toplantıları düzenlerken, diğer yandan öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak oldu. İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı, eğitim kurumlarında güvenliği en üst seviyeye taşımak amacıyla başlattığı çalışmalar kapsamında, bölgedeki okul yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen saha çalışmalarında, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim görmeleri için kritik adımlar atıldı. İpekyolu ilçesindeki Kavuncu Ali Çavuş İlk ve Ortaokulu, Değirmen İlk ve Ortaokulu, Köşebaşı İlk ve Ortaokulu, Kıratlı İlk ve Ortaokulu ile Sarmaç İlkokulu’nda düzenlenen toplantılarda okul güvenliği masaya yatırıldı. Toplantılarda, öğrencilerin emniyetini sağlamaya yönelik alınan tedbirler gözden geçirilirken, okul çevresi güvenliği ve kurumlar arası iş birliği konularında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Eğitim camiasına yönelik güvenlik çalışmalarının yanı sıra milli duyguların pekiştirilmesi noktasında da aktif rol alan İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hazırlıklarına da destek verdi. Öğrencilerin bayram heyecanını paylaşan ekipler, kutlama programlarının hazırlık sürecinde öğrencilerin yanında yer alarak çocukların coşkusuna ortak oldu. Hem eğitim güvenliğine verilen öncelik hem de milli bayramlara yönelik sergilenen hassasiyet, bölge halkı ve eğitim camiası tarafından takdirle karşılandı. Yetkililer, İpekyolu genelinde çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim almalarını sağlamak amacıyla yürütülen güvenlik çalışmalarının kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:11 Başkan Memet Aslan’dan 23 Nisan mesajı Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Memet Aslan, mesajında, "Vatanımızı bölmek, parçalamak isteyen işgalci güçlere karşı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde halk, birlik ve beraberlik içerisinde Milli Mücadeleyi başarılı bir şekilde yürüttü. Bu mücadele neticesinde vatanımız işgalci güçlerden temizlendi. Kurtuluş mücadelesi veren halkın kendi geleceğini de tayini yönünde iradesini ortaya koyması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurdu. Birlik ve beraberlik içerisinde adil ve demokratik bir yönetim şekliyle yönetilmek, bu halkın en doğal hakkı olmalıydı. Mustafa Kemal ve arkadaşları da böyle yaptılar. Millet Meclisini kurdular. Milli iradenin tecelligahı, ulu meclisin kurulması ile halkın temsilcileri cumhuriyeti ilan ederek, milletin yönetim şeklinin temelini attılar. Ülkeyi adalette, sosyal, siyasal, ekonomik ve askeri olarak kalkındırmak ve müreffeh topluluklar seviyesine çıkarmak için var güçleri ile mücadele ettiler. Artık bu özgür ve kutsal coğrafyadaki Anadolu topraklarını tek kişi, bir zümre veya bir aile yönetmemeliydi. Özgürlük mücadelesini veren halk artık kendi kendisini yönetmeliydi. Büyük Millet Meclisi’ni oluşturan irade artık ülke yönetimini ele aldı. Halkın her türlü sorun ve problemleri yine halk tarafından seçilen iradenin eliyle çözüm buluverdi. Artık askeri savaş bitmişti, ancak ekonomik, sosyal, kalkınmışlık ve müreffehlik savaşı başlamıştı. Kurulan millet meclisi, cumhuriyetini kurarak inkılaplar, ekonomik kalkınma planları düzenleyerek her alanda halkın mutluluğu için yoğun bir çalışmanın içine girilmiştir. Kurulan yeni cumhuriyeti ve bu mücadele ruhunu ilelebet yaşatsa yaşatsa bu halkın bağrında çıkan evlatları yaşatacak bilinci ile Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları dünyada bir başka örneği olmayan büyüklük ile bu bayramı çocuklara hediye etmişlerdir. Gün bugündür, halkın evlatları zaman zaman çeşitli kalkışma, darbe ve muhtıralar karşısında dimdik durarak bu gazi meclisi ve milli irade uğruna canları pahasına koruma yoluna girmişlerdir. Dün olduğu gibi bugün de halkın çocukları bu şanlı meclisi ve bu kutsal emaneti sonsuza dek koruyacaklarından kimsenin şüphesi olmasın. Bu vesile ile vatanın bağımsızlığı, milletin birlik ve beraberliği, milli iradenin her daim tecellisi için canlarını feda eden başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanları rahmet ve minnetle yad ediyor, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:01 Van’da ‘Her Gebeye Bir Ebe’ dönemi: 6 bin anne adayına ulaşıldı Sağlık Bakanlığı, anne ve bebek ölümlerini azaltmak amacıyla başlattığı "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla Van’da 6 bin anne adayına ulaştı. Haziran 2025’te başlatılan proje kapsamında kamu, özel ve üniversite hastanesi fark etmeksizin tüm gebelere rehberlik hizmeti sunuluyor. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan kadınlara hamileliğin son 3 ayında yoğunlaşan programda; "Annelik Yolculuğu" isimli mobil uygulama tanıtılıyor, aile hekimliği kontrollerinin takibi yapılıyor ve gebe okullarına yönlendirmeler sağlanıyor. Saha ekipleri, gebelerin sadece fiziksel sağlıklarını değil, aynı zamanda doğum korkusu ve özgüven eksikliği gibi psikolojik süreçlerini de yakından takip ederek süreci yönetiyor. "Hedefimiz doğum korkusunu yenmek" İHA muhabirine konuşan Koordinatör Ebe Yasemin Seyitoğlu, temel amaçlarının gebelerle birebir iletişim kurarak güven ortamı oluşturmak olduğunu belirtti. Seyitoğlu, "Koordinatör ebe programı kapsamında amacımız; gebelerle birebir yakından iletişim kurarak onların bu özel süreçlerinde yanlarında olmayı, doğru bilgilerle doğum korkularını yenmelerini sağlamayı, anne ve bebek ölümlerini azaltmayı hedeflemektir. Gebelerimize bu program çerçevesinde; ‘Annelik Yolculuğu’ uygulaması ve gebe okulları hakkında bilgiler veriyoruz. Böylelikle kişilerin bu süreci korkusuz ve özgüvenli bir şekilde tamamlamaları için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Uygulama kapsamında düzenli olarak ev ziyaretleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Seyitoğlu, "Ev ziyaretlerinde gebelerle birebir görüşerek hem güven ortamı sağlıyor hem de yüz yüze tanışarak kendilerine uygulama hakkında bilgi veriyoruz. Genel gebelik süreciyle ilgili bir sorun veya problem yaşayıp yaşamadıklarını öğreniyoruz. Aile hekimliğine ya da gebe okullarına gidip gitmediklerini, bu konuda bilgilerinin olup olmadığını soruyoruz. Eğer gebe okuluna veya aile hekimliğine gitmiyorlarsa, buralara muhakkak başvurmaları gerektiğini kendilerine iletiyoruz" diye konuştu. "10 ayda 6 bin gebeye ulaştık" 2025 yılı Haziran ayında başlayan ve yaklaşık 10 aydır süren program çerçevesinde çok önemli yollar katettiklerinin altını çizen Seyitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu süre zarfında yaklaşık 6 bin gebeye telefonla ulaşarak gerekli bilgilendirmeleri yaptık. Anne ve bebek sağlığını ön planda tutan bu uygulama için Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’na ve İl Sağlık Müdürümüz Op. Dr. Muhammed Tosun’a teşekkürlerimizi sunuyoruz." Evinde ziyaret edilerek bilgilendirilen anne adayı Nezire Es ise uygulamadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İlk gebeliğini yaşayan anneler, çocuk bakımı ve kendi öz bakımları konusunda yeterli bilgiye sahip olmayabiliyor. Hem çocuk hem de anne sağlığı açısından bu tür uygulamaların büyük önem taşıdığını düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Van kedisine benzetti, fare avlayan köpek olduğu ortaya çıktı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 09:16 Van kedisine benzetti, fare avlayan köpek olduğu ortaya çıktı Van Kalesi eteklerinde yaban hayat fotoğrafçısı Vedat Atlı’nın beyaz tüyleri nedeniyle dünyaca ünlü Van kedisi sanıp fotoğrafladığı canlının, aslında fare avlayan bir köpek yavrusu çıkması sosyal medyada viral oldu. Kentte yaban hayat fotoğrafçılığı yapan Atlı, Van Kalesi’nin güneyindeki sazlık alanda beyaz tüyleri ve yürüyüşüyle ilk bakışta Van kedisini andıran bir canlıyı görüntüledi. Uzaktan fark ettiği beyaz hareketliliği Van kedisi sanarak kayda alan Atlı, objektifi yakınlaştırınca ilginç gerçekle karşılaştı. Doğası ve yaban hayatıyla fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı olan bölgede çekim yapan Atlı, kadrajına giren canlıyı ilk etapta fare avlayan kedi sandığını ifade etti. Ancak beyaz tüyleri ve sinsi yürüyüşüyle kediyi andıran bu sevimli hayvanın, aslında fare avına çıkmış cins bir köpek olduğu ortaya çıktı. "Kedi boylarında beyaz bir köpek olduğunu anladım" Konuya ilişkin konuşan yaban hayat fotoğrafçısı Vedat Atlı, yaşadığı bu ilginç anın kendisini hem hayrete düşürdüğünü hem de gülümsettiğini belirtti. Atlı, "Yağmurdan sonra kuşlar genelde güneşlenmek için ortaya çıkar. O anları değerlendirmek için ben de Van Kalesi’nin etrafındaki sazlıklarda fotoğraf çekmeye çıktım. Kuş çektiğim sırada uzakta, otların arasında bir kedinin bir şey aradığını fark ettim. Üzerinde saksağanlar uçuşuyordu. Bir süre dikkatlice bakınca bunun kedi değil, kedi boylarında beyaz bir köpek olduğunu anladım. Yakından baktığımda küçük bir fare yakaladığını gördüm. Fareyle oynuyordu aslında. Kargalar da o sırada fırsat kolluyordu; ‘bize ne çıkar’ misali köpeğin peşinden ayrılmıyorlardı. Köpek fareyi yakalamaya çalışırken bir yandan da çekingen davranıyor, adeta oyuncak sanıyordu. Ancak avladığı şey bir fareydi ve daha sonra fareyi alıp sahibine götürdü. Ben de tüm bu anları izledim ve fotoğrafladım" dedi. "Van kedisi sanmıştım" Çektiği fotoğrafları sosyal medyada paylaştıktan sonra yoğun ilgi gördüğünü dile getiren Atlı, "Açıkçası ben de uzaktan o beyazlığı gördüğümde Van kedisi sanmıştım. ‘Kedidir, yakalayacağı şey bellidir’ deyip çok da üzerine düşmemiştim. Ancak zoom yapıp dürbünle bakınca bunun kediye çok benzeyen bir köpek olduğunu fark edince, bu anların dikkat çekeceğini düşündüm" diye konuştu.
İlim Yayma Cemiyeti 75 yaşında
02 Aralık 2025 Salı - 18:39 İlim Yayma Cemiyeti 75 yaşında İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yılı münasebetiyle Van Şubesi tarafından program düzenlendi. 1951 yılında duyarlı ve idealist 68 kişilik bir grup tarafından kurulan Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. kuruluş yılı münasebetiyle Van Şubesi tarafından program düzenlendi. Programa İlim Yayma Cemiyeti Van Şube Başkanı Avukat Zahir Soğanda, STK temsilcileri, cemiyetin üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Büyük bir ilgi gören programda konuşan Soğanda, "Cemiyet olarak din eğitiminin yeniden sistemin parçası olduğu yıllarda imam-hatipler açtık, Anadolu’nun yükseköğretimle buluştuğu dönemlerde yurtlarla öğrencilerimize barınma ve beslenme imkanı sunduk, hala sunmaya devam ediyoruz. 8 Ocak 1973’te kurduğumuz İlim Yayma Vakfı ile yüksek lisans ve doktora düzeyindeki akademik çalışmalara ve akademisyenlere destek verdik, vermeye devam ediyoruz. Bugün 186 şube, 158 yurt ve 112 eğitim merkeziyle Türkiye’nin dört bir yanında binlerce gence hizmet vermeye gayret ediyoruz. Bu vesileyle eğitim görmek için Anadolu’dan ülkemizin her bir tarafına yayılan evlatlarımız arasında büyük bir sosyal ağ ve güçlü bir gönül bağı kurduk" dedi. Soğanda, "Tüm çalışmalarımızda şu üç ilkeye sadık kaldık. Doğru işi tespit etmek. Doğru yöntemi seçmek ve doğru işte sebat etmek. Bugün, İlim Yayma çatısı; cemiyet, vakıf, şube ve gönüllüleriyle ilmin, irfanın ve hizmetin birleştiği büyük bir ekosistem oluşturmuştur" diye konuştu. Eğitim İşlerinden Sorumlu Şube Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Abdulhadi Timurtaş ise, "Yüce Allah insanoğlunu yaratırken kendisine iki görev verdi: Yaratıcısı olan Allah’a hakkıyla ibadet etmek. Yeryüzünü imar etmek. Allah’a hakkıyla ibadet edebilmek için iman gerekir. İman takvayı gerektirir. Takva da ahlakı gerektirir. Ahlak da eğitimle hasıl olur. Yeryüzünü imar edebilmek için insanın onu tüm düzen ve kanunlarıyla tanıması gerekir. Bu da bilgi ve tecrübeyi gerekli kılar. İşte bu vazifeleri yerine getirmek için Allah, insanlara rehberlik edecek Peygamberler göndermiştir. Alimler de Peygamberlerin varisleridir. Onlar da rehberdir. Bundandır ki Müslümanlar ilme önem vermiş ve alim yetiştirmeyi en önemli vazifelerinin başına almıştır. İlim Yayma Cemiyeti de 1951 yılında duyarlı bazı Müslümanlar tarafından kurulduğundan beri bu vazifeyi gerçekleştirecek nesiller yetiştirmeye çalışan bir kurumdur" dedi. Van YYÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zihni Merey ise, "Türkiye’nin en köklü ilim ve irfan kuruluşlarından İlim Yayma Cemiyeti’nin 75 yıllık serüveninin yalnızca bir kurumun değil, bir medeniyetin ilimle kurduğu bağdır. Kurulduğu tarihten bu yana Cemiyet her daim "İlmin İzinde, İnsanlığın Hizmetinde" olmuştur. İlmi insanlığın faydasına dönüştürme misyonunu kararlılıkla sürdürmektedir" dedi. Kurulduğu günden bugüne taşıdığı misyonla ülkeye birçok açıdan katkısı olduğunu belirten Prof. Dr. Merey, "İnsan yetiştirme açısından, ilmi insanlığın faydasına dönüştürme misyonu kapsamında, İlim Yayma Cemiyeti iyi insan iyi vatandaş olmanın ötesinde Kâmil insan yetiştirme kaygısını taşımıştır. İlim Yayma Cemiyeti hem yurt içinde hem yurt dışında topluma hizmet uygulamaları kapsamında toplumsal sorumluluk projeleri gerçekleştirerek güvene dayalı bir toplumun oluşmasında etkili rol oynamıştır. Sosyal tarihi açısından, kuruluşundan bu yana ülkemizde meydana gelen, sosyal gelişmeleri çok iyi okumuştur. Bütün sosyal gelişmelerde toplumda kamu yararı gözeterek toplumun sosyal gelişimine katkısı olmuştur. Siyasi tarihi açısından, cemiyetin kurucuları ve çalışanları, Türkiye’nin bölgesel ve küresel alanda söz sahibi bir ülke olmasına katkıda bulunmuşlardır. Sosyal devlet alanında, imkân ve fırsat eşitliği kapsamında Maddi imkansızlıklardan dolayı okuyamayan yoksul ve kimsesiz öğrencilere sağlanan yurt ve burs imkanlarıyla okumalarını sağlayarak toplumda sosyal devlet olgusunun kökleşmesinde katkıda bulunmuşlardır. Eğitim alanında, o gün gönüllülerin desteğiyle atılan bu adım bugün milyonlarca gencin hayatına dokunan bir eğitim seferberliğine dönüşmüştür. Kültürel miras alanında, Türkiye’deki ilim geleneğinin harcı olmuştur. Bu mirasın geleceğe taşınmasında önemli adımlar atılmıştır. Türkiye’nin entelektüel kimliğini oluşturma çabalarında önemli bir rol üstlenmişlerdir" şeklinde konuştu. Ardından Türk Tasavvuf Musikisi Meşk Topluğu tarafından ilahiler okundu ve katılımcılara çiğ köfte ikram edildi.
Van OSB Başkanı Memet Aslan: "Yeni kalkınma seferberliği Van’dan başlatılmalıdır"
02 Aralık 2025 Salı - 14:11 Van OSB Başkanı Memet Aslan: "Yeni kalkınma seferberliği Van’dan başlatılmalıdır" Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Memet Aslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni kalkınma seferberliğinin Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu belirterek, bu büyük dönüşüm hamlesinin ilk adımının Van’dan atılması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik hedeflerine yönelik yaptığı açıklamada, hiçbir sektörün ve bölgenin ihmal edilmediğini vurgulayarak, "Hiçbir sektörümüzü ihmal etmeden, hiçbir şehrimizi ve bölgemizi geride bırakmadan topyekûn yeni bir kalkınma seferberliğine çıkıyoruz. Ülkemizin önündeki yeni fırsatları değerlendirerek sanayileşmeye hız kazandıracağız. Anadolu’da 4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız. Sanayi Alanları Master Planı ile planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 350 bin hektara ulaştıracağız. Hem mevcut organize sanayi bölgelerimiz hem de yeni mega endüstriyel bölgelerin demir yolu bağlantıları ile limanlara erişimini sağlayacağız" demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları Van’da da yankı buldu. Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Memet Aslan, verilen mesajların son derece önemli olduğunu belirterek, yeni kalkınma hamlesinin hayata geçirilmesi için bölgesel fırsatların göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Aslan, Erdoğan’ın "hiçbir şehir geride kalmayacak" sözünün bölge için umut verici olduğunu söyleyerek, kalkınma seferberliğinin Van’dan başlatılması gerektiğini vurguladı. Van OSB Başkanı Aslan; kentin genç nüfusu, geniş yatırım alanları, İran ve Orta Asya pazarlarına açılan stratejik konumu, lojistik avantajları ve yükselen üretim kapasitesiyle yeni sanayi koridorlarının güçlü bir halkası olmaya hazır olduğunu belirtti. Aslan, "Van, Doğu Anadolu’nun üretim üssü olma potansiyeline sahip. Yatırımların desteklenmesi hâlinde hem istihdam hem ihracat noktasında büyük bir sıçrama yaşanabilir. Devletimizin yeni kalkınma vizyonunda Van’ın hak ettiği yeri almasını istiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın OSB’lerin liman ve demir yolu bağlantılarının güçlendirileceğine dair açıklamalarını da olumlu değerlendiren Aslan, Van’ın bu konuda önemli bir hamle beklediğini söyledi. Özellikle Van OSB’ye demir yolu ulaşımı sağlanması gerektiğini dile getiren Aslan, bunun bölge sanayicisi için büyük bir maliyet avantajı ve rekabet gücü sağlayacağını ifade etti. Aslan, Türkiye’nin ekonomide yeni bir döneme girdiğini belirterek, Doğu Anadolu’nun sanayileşme sürecine daha fazla dahil edilmesinin ülke ekonomisine büyük katkı sunacağını kaydetti. "Doğu sanayileşirse Türkiye kazanır. Bu kalkınma hamlesinin Van’a güç vereceğine inanıyoruz" diyen Aslan, devletin yeni yatırım politikalarının hızla uygulamaya geçmesini beklediklerini belirtti.
Prof. Dr. Alaeddinoğlu: "İnci kefalinin nesli ciddi tehdit altında"
02 Aralık 2025 Salı - 09:16 Prof. Dr. Alaeddinoğlu: "İnci kefalinin nesli ciddi tehdit altında" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, iklim değişikliğiyle birlikte kar yağışının azalmasının akarsuların debisini düşürdüğünü belirterek, inci kefalinin ciddi tehdit altında olduğunu söyledi. Dünyada yalnızca Van Gölü’nde yaşayan ve üreme döneminde tatlı sulara göç etmesiyle bilinen inci kefali, iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle nesli ciddi tehdit altında bulunuyor. Ekolojik, ekonomik ve kültürel açıdan bölge halkı için büyük önem taşıyan tür, yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağını oluşturuyor. Son yıllarda yağış rejiminin değişmesi; kış yağışlarının kar yerine sağanak şeklinde düşmesi, yeraltı ve kaynak sularının yeterince beslenmemesi ve akarsuların debisinin düşmesi, inci kefalinin üreme göçünü ve yumurtlama alanlarını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, bu sürecin hem türün geleceğini hem de balıkçılıkla geçinen binlerce aileyi risk altına attığını ifade ediyor. "Kaynak suları yeterince beslenemiyor" İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, inci kefalinin bölge açısından son derece önemli bir balık türü olduğunu belirtti. Bu nedenle inci kefali ekonomisinin de bölge için büyük bir değer taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Alaeddinoğlu, "Ancak yaşanan tüm bu iklimsel ve çevresel süreçler, balığın yaşam döngüsünü ciddi ölçüde olumsuz etkilemektedir. Havzayı besleyen akarsular geçmişte özellikle kış aylarında düşen kar yağışlarının toprağa sızmasıyla oluşan ve yüzeye kaynak suyu olarak çıkan sularla beslenirdi. Yani kar şeklinde düşen yağışlar, eridikten sonra toprağa sızar ve bu sızıntı kaynak sularını oluştururdu. Dolayısıyla havzanın birden fazla beslenme kaynağı bulunurdu. Ancak son yıllarda yağış rejimi değişti; kış aylarında düşen karın büyük bir kısmı artık yağmur ve sağanak şeklinde gerçekleşiyor. Sağanak yağış olduğunda toprak bu sudan yeterince faydalanamıyor ve su toprağa sızmadığı için hem yeraltı suyu hem de kaynak suları yeterince beslenemiyor. Bu da akarsuların yıl boyunca eskisi gibi su taşıyamayacağı anlamına geliyor. Kuraklık, artan buharlaşma ve yağışın sağanak şeklinde düşmesi bu süreci daha da hızlandırıyor" dedi. "Akarsular geçmişteki gibi su taşıyamayacak duruma gelecek" Kısa sürede düşen yoğun yağışlar, toprağa sızmak yerine yüzey akışıyla göle ulaştığını, bu nedenle akarsuların taşıdığı su miktarının azalacağını dile getiren Alaeddinoğlu, "Su miktarı azaldıkça inci kefalinin üreme dönemindeki göçü de olumsuz etkileniyor. Milyonlarca balık dar alanlara sıkışıyor; yumurtlama göçünü tamamlamak her geçen yıl daha da zor hale geliyor. Ayrıca Van Gölü’ne dökülen birçok akarsuda küçük çağlayanlar bulunuyor ve su miktarı azaldığında balıkların bu çağlayanları aşması daha da güçleşiyor. Bu da balığın üst çığırlara doğru yaptığı yolculuğu sekteye uğratıyor" diye konuşuyor. "Türün devamlılığı tehlikeye girecek" İnci kefali balığının göç yolculuğunu kolaylaştıracak adımların atılmaması durumunda inci kefali ciddi bir tehdit oluşturacağının altını çizen Alaeddinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üremesi, çoğalması ve dolayısıyla türün devamlılığı tehlikeye girecek. Bu durum göldeki balıkçılık faaliyetlerini de doğrudan etkiler; insanlar balık tutamaz hale gelir. İnci kefaliyle geçimini sağlayan binlerce insan var. Ayrıca bu balık diğer et türlerine göre daha ucuz olduğu için milyonlarca insan için temel bir besin kaynağı olma özelliği taşıyor. İnci kefalinin azalması bu açıdan da büyük bir olumsuzluk oluşturacaktır. Bunun yanında inci kefali, bölgede bir kültür ve sağlık değeri taşır. Bu nedenle havzanın tüm bu unsurlar göz önünde bulundurularak yönetilmesi lazımdır."
Van’da acil sağlık ekipleri çetin kış şartlarına karşı göreve hazır
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:10 Van’da acil sağlık ekipleri çetin kış şartlarına karşı göreve hazır Van ve çevresinde etkisini gösteren çetin kış şartlarında yolu kapanan bölgelerdeki vatandaşlara ulaşmak için 112 Acil Servis ve Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekipleri tam donanımlı olarak göreve hazır bekliyor. Zorlu coğrafyada hastalara ulaşmak ve hayat kurtarmak için seferber olan ekipler, Sağlık Bakanlığı’nın sağladığı özel donanımlı araçlar ve hava destekli hizmetlerle engelleri aşıyor. Çelik ve kar paletli ambulanslarla güçlendirilen ekipler, karla kaplı yolları aşarak en ücra köylere ve ulaşılması güç noktalara hızla erişebiliyor. Ekipler, bu yıl da muhtemel kalp krizi, doğum, ağır yaralanma ve benzeri vakalarda hem kara hem de hava yoluyla en hızlı müdahaleyi hedefleniyor. 112 ve UMKE ekipleri, kış boyunca 7 gün 24 saat esaslı görev yaparak, Van ve ilçelerinde vatandaşların yanında oluyor "Zor arazi şartlarında kar paletli ambulanslarımızı kullanıyoruz" Konuya ilişkin konuşan 112 Ambulans Servisi Başhekimi Dr. Suat Ökten, kurum bünyesinde; 31 doktor, 323 paramedik, 255 Acil Tıp Teknisyeni (ATT), 90 şoför ve 79 farklı unvanda olmak üzere toplam 779 personelin görev aldığını belirtti. Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı ve Van İl Ambulans Başhekimliği olarak 53 ayrı noktada istasyonlarının bulunduğunu ifade eden Başhekim Ökten, "Hizmette kullandığımız 70 adet panelvan ambulansın 32’si 4x4 özelliklidir. Kış şartları nedeniyle özellikle ilçelerdeki ekiplerimiz 4x4 ambulansları daha yoğun şekilde kullanmaktadır. Ayrıca; 3 adet çelik paletli Snowtrack, bir adet özel donanımlı obez ambulansı, 3 adet yataklı ambulans, 4 motosiklet ambulans ve 1 helikopter ambulansımız bulunmaktadır. Kış şartlarına uygun 8 adet paletli Pajero araçlarımız da mevcuttur. Çetin geçen ilçelerde ve zor arazi şartlarında özellikle kar paletli ambulanslarımızı kullanıyoruz. Bu araçlar, ulaşımı zor bölgelere hızlı ve güvenli şekilde ulaşmamıza imkan tanıyor. Kışın en zor noktalarında görev yapan ekiplerimiz her zaman 7/24 hazır durumdadır" dedi. 2025 yılının ilk 10 aylık verilerine göre toplam 78 bin 817 vakayı güvenle taşıdıklarını açıklayan Ökten, "Günlük vaka sayımız ise 260-270 bandındadır. Hizmetimizi 7/24 esaslı olarak sürdürüyoruz. Bu yıl Sağlık Bakanlığımız tarafından 13 adet sıfır ambulans tahsis edilmiştir. Bunların 8’i 4x2, 5’i ise 4x4 özellikli ambulanslardır. Desteklerini esirgemeyen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve İl Sağlık Müdürümüz Op. Dr. Muhammed Tosun’a teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
Van’da acil sağlık ekipleri çetin kış şartlarına karşı göreve hazır
01 Aralık 2025 Pazartesi - 10:05 Van’da acil sağlık ekipleri çetin kış şartlarına karşı göreve hazır Van ve çevresinde etkisini gösteren çetin kış şartlarında yolu kapanan bölgelerdeki vatandaşlara ulaşmak için 112 Acil Servis ve Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekipleri tam donanımlı olarak göreve hazır bekliyor. Zorlu coğrafyada hastalara ulaşmak ve hayat kurtarmak için seferber olan ekipler, Sağlık Bakanlığı’nın sağladığı özel donanımlı araçlar ve hava destekli hizmetlerle engelleri aşıyor. Çelik ve kar paletli ambulanslarla güçlendirilen ekipler, karla kaplı yolları aşarak en ücra köylere ve ulaşılması güç noktalara hızla erişebiliyor. Ekipler, bu yıl da muhtemel kalp krizi, doğum, ağır yaralanma ve benzeri vakalarda hem kara hem de hava yoluyla en hızlı müdahaleyi hedefleniyor. 112 ve UMKE ekipleri, kış boyunca 7 gün 24 saat esaslı görev yaparak, Van ve ilçelerinde vatandaşların yanında oluyor "Zor arazi şartlarında kar paletli ambulanslarımızı kullanıyoruz" Konuya ilişkin konuşan 112 Ambulans Servisi Başhekimi Dr. Suat Ökten, kurum bünyesinde; 31 doktor, 323 paramedik, 255 Acil Tıp Teknisyeni (ATT), 90 şoför ve 79 farklı unvanda olmak üzere toplam 779 personelin görev aldığını belirtti. Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı ve Van İl Ambulans Başhekimliği olarak 53 ayrı noktada istasyonlarının bulunduğunu ifade eden Başhekim Ökten, "Hizmette kullandığımız 70 adet panelvan ambulansın 32’si 4x4 özelliklidir. Kış şartları nedeniyle özellikle ilçelerdeki ekiplerimiz 4x4 ambulansları daha yoğun şekilde kullanmaktadır. Ayrıca; 3 adet çelik paletli Snowtrack, bir adet özel donanımlı obez ambulansı, 3 adet yataklı ambulans, 4 motosiklet ambulans ve 1 helikopter ambulansımız bulunmaktadır. Kış şartlarına uygun 8 adet paletli Pajero araçlarımız da mevcuttur. Çetin geçen ilçelerde ve zor arazi şartlarında özellikle kar paletli ambulanslarımızı kullanıyoruz. Bu araçlar, ulaşımı zor bölgelere hızlı ve güvenli şekilde ulaşmamıza imkan tanıyor. Kışın en zor noktalarında görev yapan ekiplerimiz her zaman 7/24 hazır durumdadır" dedi. 2025 yılının ilk 10 aylık verilerine göre toplam 78 bin 817 vakayı güvenle taşıdıklarını açıklayan Ökten, "Günlük vaka sayımız ise 260-270 bandındadır. Hizmetimizi 7/24 esaslı olarak sürdürüyoruz. Bu yıl Sağlık Bakanlığımız tarafından 13 adet sıfır ambulans tahsis edilmiştir. Bunların 8’i 4x2, 5’i ise 4x4 özellikli ambulanslardır. Desteklerini esirgemeyen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve İl Sağlık Müdürümüz Op. Dr. Muhammed Tosun’a teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.