Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Yalova
Yalova’da komşu kavgasında yaralanan 14 aylık bebek taburcu edildi
23 Şubat 2026 Pazartesi - 22:19:46
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısı sonucu kafatası çatlayan 14 aylık küçük kız, 3 gündür süren tedavisinin ardından taburcu edildi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:31
Yalova’da komşu kavgasında 14 aylık bebeği hastanelik ettiler
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu, kucağındaki 14 aylık küçük kızın ise kafatası çatlamıştı. Olayla ilgili komşu Selvet E. suçlamaları reddederek, "Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık" dedi. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışmalar yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Selvet E., Muhammed Baca ile yaşadıkları husumeti anlattı. 7-8 ay önce Muhammed Baca’nın apartmanın alt katına taşındığını söyleyen Selvet E., "Muhammed Baca’yla ilk husumetimiz bir araba park yüzünden çıkmıştır. Muhammed Baca bu olay üzerine bizi takıntılı hale getirmiştir. Muhammed Baca bizi defalarca kolluk kuvvetlerine, jandarmaya, savcılıkta suç duyurusunda bulunmuştur ve hepsi de asılsız çıkmıştır. Bizim adımıza açılan dosyalar hepsi de takipsizlik almıştır" dedi. "Arabanın torpidosuna vurarak gözünü morartmıştır" Son yaşanan olayı anlatan Selvet E., "En son bu olayı yaşadığımız an, benim iki tane çocuğum var. Çocuklarım iftara on dakika kala geciktikleri için ben onları aramaya çıktım. Ben aşağı inerken Muhammed Baca denen şahıs arabasıyla karşıdan geliyordu. Ben onu geçtikten sonra bana geçerken camdan parmak sallayarak küfürler etti. Ben durdum ’hayırdır’ diye seslendim. ’Sana hayırdır’ diye bağırıp çağırdı. Ben Muhammed Baca’yı iyi kötü bildiğim için, biraz da takıntılı olduğu için ben bastım gittim. Ben gittikten sonra çocukları buldum. Eve dönerken baktım yine jandarmayı çağırmış. Orada bir şeyler anlatıyor. Yine bağırıyor, çağırıyor. Ben de jandarmaya sordum. Hayırdır? Bir sıkıntı mı var yine? Muhammed Baca onların yanında bana saldırdı ve kolluk kuvvetleri araya girdi. Sonra sesi duyan komşular, insanlar çıktı. Bu arada bayanlar birbirine girmeye başladılar. Birbirlerini itip kaktılar. Jandarma ve biz onları ayırmaya çalışırken Muhammed Baca benim kardeşim Şener E.’ye küfürler ederek saldırmıştır. Saldırırken birbirlerine vurmaya başladılar. Biz araya girdik, jandarmayla ayırdık bunları. Elinde küçük bir çocuk vardı. Çocuk öncesinden annesi B. Baca’nın ifadesi kolluk kuvvetlerinde vardır. Arabanın torpidosuna vurarak gözünü morartmıştır. Sonra çocuk B. Baca’nın kollarındayken olay esnasında yere düşmüştür. Yere düşerken Muhammed Baca’nın burnu kanadığı zaman çocuğu kucağına alıp, kanı çocuğun üzerine akıtarak çocuğumu darp ettiler diye bağırmaya başladı. Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık. Benim kardeşim kesinlikle çocuğa herhangi bir darp, bir şey yapmamıştır" diye konuştu. Mermi bırakılma olayıyla da alakaları olmadığını savunan Selvet E., tehdit mesajları aldığını söyleyerek, "Benim dünden beri iki gündür telefonum hiç susmuyor. Beni çocuklarımla, ailemle, kardeşimle tehdit ediyorlar. Ben bu durumu yaşayacak hiçbir şey yapmadım" dedi. Vali’den ziyaret Öte yandan, Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, olayda yaralanan baba ve kızını Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ziyaret etti. Konuyla ilgili Vali Usta yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımız müsterih olsun; ülkemiz bir hukuk devleti olup hiçbir suç ve suçlu cezasız kalmayacaktır. Yalova, memleketi, aidiyeti ve inancı ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın barış ve huzur içinde yaşadığı bir ilimizdir. Bu anlaşmazlığa farklı bir anlam yüklemek Yalova’mıza yapılacak büyük bir haksızlık olur. Toplumsal barışımızı zedelemeye, huzur ve güven ortamını sarsmaya yönelik dezenformatif paylaşımlara itibar edilmemesini önemle rica ederiz" dedi.
22 Şubat 2026 Pazar - 21:19
Yalova’da komşuların gürültü kavgasında 14 aylık bebek hastanelik oldu
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde gürültü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatladı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:39
Yalova’da Balkan geleneği "marteniçka" yaşatılıyor
Yalova’da Balkan coğrafyasının köklü gelenekleri arasında yer alan "marteniçka" Bulgaristan göçmeni vatandaşlar tarafından yaşatılmaya devam ediyor. Yalova Balkan Göçmenleri Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Göç) Kadın Kolları, baharın gelişi münasebetiyle Yalovalı vatandaşlara 17 bin marteniçka dağıtacak. Beyaz ve kırmızı yünden yapılan bu geleneksel süsler, dernek üyeleri tarafından özenle hazırlanıyor. Marteniçkalar 1 Mart 2026 Pazar günü 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara dağıtılacak. Kadınlar, marteniçkaları büyük bir emekle tek tek elleriyle hazırlarken şarkılar söyleyerek etkinliğe renk kattı. Bal-Göç Kadın Kolları Başkanı Gönül Yüzer, marteniçkanın anlamına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bahar geldiğinde, doğa çiçek açtığında ya da leylek gördüğümüzde marteniçkayı kolumuzdan veya bileğimizden çıkarıp çiçek açan bir ağaca bağlarız. Renklerin anlamı ise şöyledir: Beyaz; asalet, saflık ve özgürlüğü temsil eder. Kırmızı ise aşkı, tutkuyu ve yaşam enerjisini simgeler. Özellikle Bulgaristan Türkleri için marteniçka çok önemlidir. Bu, baharın gelişinin geleneğidir; çocukluk hatırasıdır, mahalle kültürüdür, Balkan sokaklarının kokusudur. Küçücük bir ip parçası gibi görünse de yüzyıllık bir gelenektir. Nerede yaşarsak yaşayalım, 1 Mart geldiğinde bileğimize kırmızı beyaz marteniçkayı takarak geçmişle sessiz bir bağ kurarız. Biz de Yalova BAL-GÖÇ Derneği olarak mart ayında tüm Yalova halkına marteniçka dağıtıyor ve marteniçka yapımına davet ediyoruz. Herkese güzel, sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyoruz" ifadelerini kullandı.
07 Kasım 2025 Cuma - 19:26
Yalova’nın coğrafi işaretli meyvesi kivide hasat sevinci
Yalova’nın coğrafi işaretli meyvesi kivinin hasadı düzenlenen törenle başladı. Yalova’nın Altınova ilçesindeki bir kivi bahçesinde gerçekleştirilen şenlikte üreticiler hasat sevinci yaşadı. Programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç, "Yalova, ülkemizde üretilen kivinin yaklaşık yüzde 15’ini tek başına üretmektedir. İlimizde arazi fiyatlarının yüksekliği nedeniyle üreticilerimiz, Bursa ve Sakarya gibi yakın illerde de bahçeler kurarak üretime devam etmektedir. Bu açıdan bakıldığında Yalova, Türkiye’de kivi üretiminin önemli bir merkezi haline gelmiştir. İlimizde ’Hayward’ çeşidi kivi yetiştirilmektedir. Bu ürün büyüklük, kalite, soğuk hava dayanıklılığı, raf ömrü ve lezzet bakımından üstün özelliklere sahiptir ve coğrafi işareti alınmıştır. Bu yıl önceki yıllara kıyasla bir miktar azalma yaşanmıştır. Bunun temel nedeni iklim koşulları, don olayları ve yoğun yağışlardır. Ancak son on yılda kivi üretim alanlarımızda yaklaşık yüzde 20’lik bir artış görülmüştür. Bu yıl ise yüzde yüzde 20-25 arasında bir azalma beklenmektedir. Buna rağmen bu yılki rekoltemizin yaklaşık 20 bin ton civarında olacağı tahmin edilmektedir" dedi. Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca ise Yalova kivisinin hem ülke içinde hem de uluslararası pazarda adını gururla duyurduğunu anlattı. Yalova Valisi Hülya Kaya da üreticilere bereketli bir sezon dileyerek şöyle konuştu: "Yalova denilince akla ilk gelen ürünlerden biri kividir. Yalova kivisi, ilimizin markası haline gelmiştir. Bu verimli topraklarda farklı çeşitlerde kiviler yetiştirilmektedir. Araştırma Enstitümüz, bu konuda çok kıymetli çalışmalar yürütmekte ve çiftçilerimizi yeni çeşitlerle buluşturmaktadır. Hatta Yalova’da geliştirilen kivi türleri artık yurt dışına da ihraç edilmektedir." Konuşmaların ardından halk oyunu gösterisi beğeniyle izlendi. Programda pasta kesimi ve duaların ardından kurdele kesilerek, kivi hasadı başlatıldı.
07 Kasım 2025 Cuma - 19:09
Yalova’nın coğrafi işaretli meyvesi kivide hasat sevinci
Yalova’nın coğrafi işaretli meyvesi kivinin hasadı düzenlenen törenle başladı. Yalova’nın Altınova ilçesindeki bir kivi bahçesinde gerçekleştirilen şenlikte üreticiler hasat sevinci yaşadı. Programda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç, "Yalova, ülkemizde üretilen kivinin yaklaşık yüzde 15’ini tek başına üretmektedir. İlimizde arazi fiyatlarının yüksekliği nedeniyle üreticilerimiz, Bursa ve Sakarya gibi yakın illerde de bahçeler kurarak üretime devam etmektedir. Bu açıdan bakıldığında Yalova, Türkiye’de kivi üretiminin önemli bir merkezi haline gelmiştir. İlimizde "Hayward" çeşidi kivi yetiştirilmektedir. Bu ürün, büyüklük, kalite, soğuk hava dayanıklılığı, raf ömrü ve lezzet bakımından üstün özelliklere sahiptir ve coğrafi işareti alınmıştır. Bu yıl, önceki yıllara kıyasla bir miktar azalma yaşanmıştır. Bunun temel nedeni iklim koşulları, don olayları ve yoğun yağışlardır. Ancak son on yılda kivi üretim alanlarımızda yaklaşık yüzde yirmilik bir artış görülmüştür. Bu yıl ise yüzde yüzde 20-25 arasında bir azalma beklenmektedir. Buna rağmen bu yılki rekoltemizin yaklaşık 20 bin ton civarında olacağı tahmin edilmektedir" dedi. Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca ise Yalova kivisinin hem ülke içinde hem de uluslararası pazarda adını gururla duyurduğunu anlattı. Yalova Valisi Hülya Kaya ise üreticilere bereketli bir sezon dileyerek şöyle konuştu: "Yalova denilince akla ilk gelen ürünlerden biri kividir. Yalova kivisi, ilimizin markası haline gelmiştir. Bu verimli topraklarda farklı çeşitlerde kiviler yetiştirilmektedir. Araştırma Enstitümüz, bu konuda çok kıymetli çalışmalar yürütmekte ve çiftçilerimizi yeni çeşitlerle buluşturmaktadır. Hatta Yalova’da geliştirilen kivi türleri artık yurt dışına da ihraç edilmektedir." Konuşmaların ardından halk oyunu gösterisi beğeniyle izlendi. Programda pasta kesimi ve duaların ardından kurdele kesilerek kivi hasadı başlatıldı.
06 Kasım 2025 Perşembe - 14:19
Yeni Tip Çıkarma Gemisi Ç-159 Yalova kıyısında test edildi
İstanbul’da Anadolu Tersanesi’nde Türk Deniz Kuvvetleri için üretilen Yeni Tip Çıkarma Gemisi Ç-159’un testleri çerçevesinde Yalova’da kıyıya çıkarma yapıldı. Yeni Tip Çıkarma Gemisi Ç-159, Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde test edildi. Sahil Caddesi kıyısına yanaşarak ön rampası indirilen gemiden bir tank çıktı daha sonra ise geri manevra ile gemiye yeniden bindirildi. Tuzla’da bulunan Anadolu Tersanesi’nde üretilen Ç-159 daha sonra ise yeniden tersaneye götürüldü. Faaliyet süresince Esenköy Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri güvenlik önlemlerini aldı.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:36
Güllü’nün ölümüyle ilgili kızı hakkında kan donduran iddialar
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un 5. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşlarının ifadeleri ortaya çıktı. 26 Eylül’de Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki apartmanın 5’inci katındaki kapalı terasta sanatçı Güllü, kızı ve arkadaşıyla eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. Sanatçının ölümüyle ilgili soruşturma devam ederken konuyla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na giden Bircan D. ve Çağrı K.’nin, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında verdiği ifadeler ortaya çıktı. Daha önce annesini mutfak önlüğüyle bağlamış, dövmüş Tuğyan’ı 15 yaşından beri tanıdığını kaydeden Bircan D. "Gül hanımla da çok muhatap olmuşluğum yok ancak Tuğyan’la çok yakın arkadaştık. Tuğyan’la annesinin arası hep çok kötü olmuştur, hatta seneler öncesinde Tuğyan, Gül ablayı mutfak önlüğüyle bağlamış beni aradı, ’ben bu kadını öldüreceğim’ dedi, İstanbul’dan dayısı gelerek olaya müdahale etti" dedi. Tanık Bircan D. ise Tuğyan’ın yaklaşık 15 yıl önce Sinan isminde bir erkek arkadaşı olduğunu ve uyuşturucu madde ticareti yaptığı için tutuklu olduğunu belirterek, "Bu Sinan isimli şahıstan ötürü de ikisinin arasının açıldığı olmuştu. Bu Sinan isimli şahıs için Tuğyan’ın annesini dövmüşlüğü vardı. Benim Gül ablanın eviyle evim karşılıklıdır, Tuğyan annesiyle her kavga edişinde bana gelirdi" dedi. Telefondan mesajları sildi Tuğyan’ın annesiyle şimdiki sevgilisi K.’nin evli ve çocuklu olmasından dolayı tartışmalar yaşadığını anlatan Bircan D., "Gül abla Tuğyan’ın ikinci kadın olmasını istemediği için bu ilişkiye karşı çıkmıştı, Tuğyan’la bu nedenle hep kavga ederlerdi, medyaya çıkan mesajları Tuğyan bana gönderdi, hatırladığım kadarıyla haziran ayıydı, Tuğyan yine annesiyle K. yüzünden kavga etmişti, bana mesajlarda ’ölsün, gebersin, bu kadına artık bir şey olsun, yoruldum abla, ölmüyor’ şeklinde içerikler vardı. Ancak yaklaşık 4 gün önce Tuğyan benden bu mesajları sildi, Ferdi’nin bu mesajlardan bilgisi olduğunu basın aracılığıyla öğrenmiş, 4 gün önce beni aradı, ’kanlı tişörtüm sende mi’ diye sordu, tişörtü almak için buluştuk, bu tişört Gül ablanın öldüğü gün Tuğyan’ın üzerinde olan tişörttür, ben o gün Tuğyan’ın yanına gitmiştim, Tuğyan tişörtü sevgilisi K.’nin evinde çıkartmış, ben de Tuğyan daha fazla kötü olmasın diye tişörtü çantama koydum, Tuğyan’a da kendisini hazır hissettiğinde tişörtü alabileceğini söyledim çünkü tişörtte annesinin kanı vardı. Tuğyan için bir anıydı. O gün Tuğyan tişörtü aldıktan sonra bende kalmak istedi yanında Sultan isimli arkadaşı da vardı. Evdeyken bana hattının kapalı olduğunu telefonumu kullanmak istediğini söyledi. Telefonumu aldı ve neden benimle mesajların duruyor diyerek mesajları sildi. Telefonunun kapalı olmadığını ben sonra fark ettim. Mesajları sildikten sonra kendi telefonuyla konuşmaya devam etti, ben öyle anladım" diye konuştu. "’Ben yaptım ama çok pişmanım abla’ dedi" Güllü’nün cenazesinden sonra Tuğyan’ın evinde yaşadıkları diyaloğu anlatan Bircan D., "Ben Tuğyan’a ’3 ay önce annen için söylediklerine pişman mısın’ diye sordum, burada kastettiğim bana attığı medyaya da yansıyan mesajlardı, Tuğyan da bana ’abla iyi ki o zaman beni durdurmuştun, keşke bu defa da engel olabilseydin, ben yaptım ama çok pişmanım abla’ dedi. Bunun üzerine ben hiçbir şey söyleyemedim. Tuğyan’dan korktuğum için bugüne kadar hiçbir şey söyleyemedim. Vicdanım rahatsız ettiği için Ferdi beye ulaştım ve ona anlattım. Bu süreçte Tuğyan’la bu konu hakkında hiç konuşmadık ancak ben Tuğyan’a ’sen kendini topla konuşacağız’ demiştim. Yukarıda belirttiğim mesajlarda şu hususlar da geçiyordu. Tuğyan bana ’annemin arabasının frenlerini keseceğim, uçurumdan mı atsam ne yapsam’ diye soruyordu. Ben Tuğyan’ı sakinleştirmeye çalıştım, hatta manevi abim olan Çağrı’yı aradım. Ben yetişemeyeceğim için Çağrı’nın Tuğyan’ı sakinleştirmesini istedim. Bu olay üzerine Çağrı Tuğyan’ın yanına gitti ve Tuğyan’ı sakinleştirdi" dedi. "Güllü ablayı Tuğyan’ın ittiğini düşünüyorum" Tuğyan’ın sinirlenince çok farklı olduğunu dile getiren Bircan D., "Falçatayla, bıçakla kendine koluna zarar vermişliği vardır. Acı duygusu yoktur. Annesini dövdüğüne ilişkin zaman zaman bana anlattığı olaylar oluyordu. Tuğyan, K. ile sevgili olmasından sonra annesinden tamamen kurtulmak istiyordu. Çünkü K. ile Tuğyan arasındaki tek engel Gül ablaydı. Cenaze günü Tuğyan ve arkadaşı Sultan olay anını anlatırken birbiriyle çelişiyorlardı. Sultan aynada alnına baktığını söylerken Tuğyan ikimiz oynuyorduk diyordu. Hatta ben de savcıya ifade verirken herkes bildiğini anlatsın birbirinizin başını yakmayın olay neyse onu anlatın dedim. Güllü ablanın düştüğü binanın karşısında bulunan binada kan lekeleri vardı. Bu lekeler nasıl temizlendi bilmiyorum. Ben bu olayın kaza olduğunu düşünmüyorum. Güllü ablayı Tuğyan’ın ittiğini düşünüyorum, Sultan’ın da Tuğyan’dan korktuğu için sustuğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Bana Tuğyan ’ben yanarsam seni de yakarım’ dedi" Kendi aralarındaki mesajların televizyonlarda çıkmasından sonra Tuğyan’ın kendisini aradığını ifade eden Bircan D., şunları kaydetti: "’Beni savcılıktan arıyorlar televizyona mesajlar düşmüş, sen ne yaptın abla, beni gözaltına alacaklar, beni sattın, buraya gel savcıya gideceğiz’ dedi, sonrasında ben Armutlu’dan taksiyle Yalova’ya geldim. Savcılığa geleceğiz sandım ancak onlar beni Yalova’dan alıp araçlarıyla İstanbul’a avukatlarının ofisine götürdüler. Yolda da bana Tuğyan ’ben yanarsam seni de yakarım’ dedi. Merve hanımın ofisine gittik. Ofiste de bana agresif şekilde saldırmaya çalıştı. ’Beni kim yakarsa ben de onu yakarım’ şeklinde söylemlerde bulundu. Bunun üzerine avukatlar onu sakinleştirmeye çalıştı. Devamında ben İstanbul’dan kendim geldim, Tuğyan birlikte dönmeyi teklif etti ancak ben kabul etmedim, ofiste ’sen beni aklayacaksın ben de seni aklayacağım’ dedi. ’Mesajlar ifşa olduğu için karşılıklı birbirimizi aklayacağız’ dedi. Ben de cevap olarak bu olayla hiçbir ilgim olmadığını söyledim." "’Dost olup sonra onu öldüreceğim’ dedi" Diğer tanık Çağrı K. ise nisan ayında Tuğyan’ın kendisini arayıp annesini şikayet ettiğini söyleyerek, şunları kaydetti: "Abi ben katil olacağım, kendisi her b.ku yiyor, hayatıma müdahale ediyor, ben bunu öldüreceğim’ dedi. Burada kastettiği Tuğyan’ın K. isminde bir sevgilisi vardı. Bu K. evli ve çocukluydu. Bu nedenle Gül abla Tuğyan’ın, K. ile görüşmesini istemiyordu. Ben telefonda Tuğyan’ı sakinleştirdim, sonrasında beni Bircan aradı ’ben Armutlu’dayım Tuğyan’a yetişemem sen Tuğyan’ı sakinleştir’ dedi. 6-7 saat sonra Tuğyan yanıma geldi ’annemi öldüreceğim, evde 2 milyonluk altın var, onu satsam beni idare etmez’ şeklinde söylemlerde bulundu, mayısta benden para istedi, parayı alıp Tekirdağ’a gitti, orada konsomatrislik yapmış, kendisi söyledi. Haziranda Tuğyan pet şişeyle evime geldi, şişenin içinde madde vardı annesi için ’Bu kadın ölecek. Ben annemle dost olacağım, erkek kardeşime değer veriyor, çünkü o yalaka ama ben dost olup sonra onu öldüreceğim’ dedi." Çağrı K., Tuğyan’ın çok fazla kumar oynadığını hatta Güllü’yü de kumara alıştırdığını ileri sürerek, "Tuğyan defalarca annesini öldüreceğini bana söylemişti. Hatta kızının bakıcısının oğlu olan Osman’dan benim yanımda Glock marka silah bulmasını istemişti, ancak bu silahı ne için kullanacağını söylemedi, ben bu silahı annesi için istediğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:15
Güllü’nün ölümüyle ilgili kızı hakkında kan donduran ifadeler
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde sanatçı Güllü’nün 5. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşlarının ifadeleri ortaya çıktı.
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:23
Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturmada kızı ifade verdi!
Yalova’da "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Gülter, "Bir dönem çok bunalmıştım, sinirle ’kendimi öldüreceğim, annemi öldüreceğim’ şeklinde mesajlar attım ama bunlar eskiydi. Annemle aramızda hiçbir husumet yoktu" dedi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 09:01
Yalova’da iş adamı mezarlıkta ölü bulundu
Karamürsel ve Kocaeli bölgesinde denizcilik sektörünün yakından tanıdığı isimlerden biri olan gemi sahibi R.O.(46), Yalova’nın Altınova ilçesinde mezarlıkta asılı halde ölü bulundu. Alınan bilgilere göre, Altınova ilçesinde bir süredir kendisinden haber alınamayan R.O’ya ulaşamayan ailesi ve yakınları, endişe üzerine kendi imkanlarıyla arama çalışması başlattı. Yakınlarının yaptığı araştırma sonucunda dün gece saat 20.35 sıralarında, R.O’nun babasının mezarının bulunduğu mezarlık alanında asılı halde olduğu fark edildi. Durumun hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, R.O’nun hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri ise olay yerinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Savcının incelemesinin ardından R.O’nun cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Karamürsel, Altınova ve Kocaeli’de denizcilik sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren, çevresinde saygı ve sevgiyle tanınan gemi sahibi R.O’nun vefat haberi, denizcilik camiasında büyük bir şok etkisi oluşturdu.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 16:51
Yalova’da kayıp Alzheimer hastası yaşlı adam bulundu
Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde kaybolan yaşlı adam AFAD ve jandarma ekiplerinin dron destekli arama çalışmasıyla bulundu. Alınan bilgiye göre, Çiftlikköy ilçesinde Alzheimer hastası bir vatandaşın kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler seferber oldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen bilgi doğrultusunda bölgeye AFAD 1 arama kurtarma aracı ve 4 personel gönderdi. Ekipler, Jandarma birimleriyle koordineli şekilde arama çalışmalarına başladı. Bölge genelinde yapılan dron destekli titiz arama çalışmalarında kayıp şahıs bulundu. Sağlıklı şekilde bulunan vatandaş kontrollerin ardından ailesine teslim edildi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 08:46
Yalova Emniyeti’nde KETUM kullanılmaya başlandı
ASELSAN tarafından geliştirilen Kriptolu Emniyet Telsiz Muhabere Sistemi (KETUM) Yalova Emniyet Müdürlüğü’nde kullanılmaya başlandı. Acil durum ve afet şartlarında yüksek dayanıklılık gösteren KETUM, Yalova İl Emniyet Müdürlüğümüz envanterine dahil edildi. Yalova Emniyet Müdürlüğü’nde KETUM kullanımı Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş’ın telsiz bağlantısıyla başladı. KETUM ile Yalova’da görevi başındaki İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik ve tüm emniyet personeline seslenen Demirtaş, "Emniyet Teşkilatımızın kıymetli mensupları, ülkemizin bekası aziz milletimizin huzur ve güvenliği için, gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz. Üstün vazife anlatışınız, özveriniz ve fedakarca gayretleriniz için her birinize canı gönülden teşekkür ediyorum. Kıymetli kardeşlerim Emniyet Teşkilatı olarak gerçekleştirdiğimiz tüm görev ve faaliyetlerde telsiz muhaberesi önemli yer tutmaktadır. Bu kapsamdan mevcut analog telsiz sistemlerini KETUM sistemle dönüştürmeye devam ediyoruz. Bu sayede teşkilatımızın kritik bir öneme sahip telsiz haberleşme kabiliyetlerini artırmayı hedefliyoruz. KETUM sistemi ülkemize ve Yalova Emniyet Müdürlüğümüze hayırlı olmasını diliyorum. Görevi başındaki tüm arkadaşlarımıza kolaylıklar, başarılar diliyorum. Allah’a emanet olunuz" dedi. Tamamen yerli ve millî imkânlarla geliştirilen KETUM, emniyet birimlerinin haberleşme altyapısı için ileri düzey güvenlik ve kesintisiz iletişim sağlıyor.
04 Kasım 2025 Salı - 18:09
Yalova’da ’Lider Çocuk Tarım Kampı’ sona erdi
Yalova’da 4. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen "Lider Çocuk Tarım Kampı" sona erdi. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığınca ilköğretim 4. sınıf öğrencilerine ‘Hayatın merkezinde tarım, tarımın merkezinde çocuk’ ilkesinden yola çıkarak doğa bilinci ve çevre farkındalığını kazandırmak, tarımla buluşmalarını sağlamak, tarladan sofraya gıda üretim teknolojileri ve gıda güvenilirliği hakkında bilgi vermek amacıyla 81 ilde yürütülen "Lider Çocuk Tarım Kampı" sona erdi. Birleşmiş Milletler tarafından 2025 yılı teması "Kooperaatifçilik" olarak belirlenen ve haftada bir gün olmak üzere 5 hafta boyunca değişik faaliyetlerle süren Lider Çocuk Tarım Kampı’nın kapanış programı Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Toplantı salonunda gerçekleştirildi. Programa Yalova Valisi Hülya Kaya, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç, İl Milli Eğitim Müdürü Aytekin Yılmaz, Yalova İlkokulu Müdürü Bayram Şimşek, Müdür Yardımcısı Yaman Gök, öğretmenler, öğrenciler katıldı. Öğrencilerin eğitimlerde edindiği bilgiler sonucu kendi hayal dünyalarında kurdukları kooperatiflerle ilgili Vali Kaya’ya bilgi vermesinin ardından Yalova İlkokulu öğrencileri tarafından ritim ve perküsyon gösterisi yapıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının ardından öğrencilerin dört hafta boyunca yaptıkları aktivitelerle ilgili hazırlanan sinevizyon gösterisi salonda bulunanlara izletildi. Daha sonra kürsüye gelerek beş hafta süren kampla ilgili bilgiler veren Mühendis Vedat Yazıcı "Bakanlığımızca yürütülen ’Lider Çocuk Tarım Kampı Programı’ geleceğimizin teminatı çocuklarımızda doğa bilinci ve çevre farkındalığı oluşturmak amacıyla belli aralıklarla büyük bir heyecanla uygulanmaktadır. Hayatın merkezinde tarım, tarımın merkezinde çocuk anlayışıyla düzenlenen bu program, çocuklarımızı toprağın bereketiyle, üretimin gücüyle ve paylaşmanın değeriyle buluşturmayı hedeflemektedir. Birleşmiş Milletler tarafından ’Kooperatifler Daha İyi Bir Dünya Kurar’ sloganı ile 2025 yılı Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan edilmiş olup bu yılki temamız ’Kooperatifçilik’ olmuştur. Biz de Yalova’da bu anlamlı temayı yaşatarak, Yalova İlkokulu 4.sınıftan 28 öğrencimizle birlikte dolu dolu bir kamp gerçekleştirdik" dedi. Vedat Yazıcı’nın konuşmasının ardından Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç ve İl Milli Eğitim Müdürü Aytekin Yılmaz tarafından kampa katılan öğrencilere sertifikaları verildi. Öğrenciler ise kendilerinin hazırlamış oldukları hediyeleri protokol üyelerine takdim etti. Program, kooperatifçilik sorularından oluşan bilgi yarışması, yumurta, çuval ve halat çekme yarışmasının ardından sona erdi.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 22:41
Kriminal raporu ortaya çıktı!
Yalova’nın Çınarcık ilçesinde sanatçı Güllü’nün 5. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma çerçevesinde zeminle ilgili hazırlanan kriminal rapor ortaya çıktı. Raporda numunelerde kayganlık sağlayıcı herhangi bir maddeye rastlanmadığı bildirildi.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:24
Yalova’da termal tesislerde hareketlilik
Yalova’nın kaplıcalarıyla ünlü Termal ilçesindeki turizm tesislerinde yaz sezonunun bitmesiyle başlayan hareketlilik devam ediyor. Kış sezonuna hazırlanan ilçedeki tesisler, şifalı sularıyla yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin şifa merkezi olan Termal Kaplıcaları’nda kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte hareketli günler yaşanıyor. İlçede faaliyet gösteren Sağlık Bakanlığına ait Yalova Termal Kaplıcaları İşletmesi’ni ziyaret eden turistler, şifalı sulardan yararlanırken Türkiye’nin ilk ağaç müzesi olan Atatürk Arboretumu’nun doğa güzelliğine de hayran kalıyorlar. "Bin 700 yıldır insanlar şifa bulmaya geliyorlar" Yalova Termal Kaplıcaları İşletme Müdürü Mehmed Burhan Topsöğüt, Termal Kaplıcaları’nda yaklaşık 4 bin yıldır sıcak suyun aktığını ve bin 700 yıllık bilinen bir tarihe sahip olduğunu ifade etti. Kaplıcaların tarihi hakkında bilgi veren Topsöğüt, "İstanbul başkent ilan edildikten sonra Konstantin daha sonrasında buraya geliyor, Kurşunlu Hamamı’nı yaptırıyor. Vefatından önceki dönemde de yine şifa bulmak amacıyla buraya geliyor. Dolayısıyla burası tarihten gelen bir değerle birlikte sağlık turizminin başkenti diyebiliriz aslında. Bin 700 yıldır insanlar şifa bulmaya geliyorlar. Bizans, Osmanlı dönemlerinde burası kullanılıyor. Sultan Abdülmecit annesi Valide Sultan için tedavi amacıyla buraya geliyor. Sultan 2. Abdülhamit, İmparator Konstantin’in yaptırmış olduğu hamamı yine restore ettiriyor 1900 yılında. Daha sonra Atatürk’ün ziyaretiyle aslında buranın tarihi pozitif anlamda değişiyor" dedi. Topsöğüt, Termal’in büyük şehrin ortasında, bir saatlik mesafe içinde olduğunu ve özellikle günübirlik veya kısa süreli tatil imkanından faydalanmak isteyen vatandaşların bölgeyi tercih ettiğini söyledi. Topsöğüt, kış sezonuna hazırlıklarına haftalar öncesinden başladıklarını anlatarak, "Yaz sezonunu yaklaşık yüzde 50-60 doluluk oranıyla geçirdik. Şimdi kış sezonu için doluluk oranlarımızda yüzde 20-30 artış bekliyoruz. Yüzde 70-80 doluluk oranlarını yakalamaya başladık. Bu hafta içi ve hafta sonu arasında değişiklik gösteriyor. Hafta sonları daha çok tercih ediliyoruz. Kasım ayında ara tatil var. Okulların tatil dönemlerinde yoğunluğumuz zaten yüzde 100’ü buluyor" ifadesini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder