Yerel Haberler
YEREL HABERLER
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:37 Güzellik merkezinde estetik operasyonu yüz felci yaptı Ankara’da yüzündeki kırışıklıklar nedeniyle internetten bulduğu bir güzellik merkezine giden kadın, yapılan operasyonun ardından yüz felci geçirdiğini ileri sürdü. Dolandırıldığını da iddia eden kadın, söz konusu işlem için 50 bin lira ödediğini söyledi. Ankara’da yaşayan 57 yaşındaki Serap Kopar, yüzündeki kırışıklıklardan memnun olmadığı için internetten bulduğu Ş.S. isimli kadına ait güzellik merkezinden randevu aldı. İddiaya göre yüzüne yapılacak işlem için 50 bin lira ödemesi gerektiği belirtilen Kopar’a tuzak kuran çalışanlar, Sağlık Bakanlığının sözde ‘Sağlık Fonu’ adı altında faizsiz kredi verdiğini, 50 bin lirayı buradan tahsis edeceklerini ve 10 taksite bölebileceklerini söyledi. Durumdan şüphe duyan Kopar, ödemeyi kredi kartıyla yapmak istediğini ifade etti. Ücretin alınmasından sonra yüzüne farklı türde sıvıların enjekte edildiğini söyleyen Kopar, iddiaya göre bir hafta sonra fenalaşarak hastaneye gitmek zorunda kaldı. Kopar’a yüz felci teşhisi konuldu. Durum üzerine güzellik merkezi yetkililerinden şikayetçi olan Kopar, ikinci şoku da banka hesabını kontrol ederken yaşadı. Ödediği 50 bin liranın henüz taksitlendirilmediğini ve işlemin bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yapıldığını öğrenen Kopar, eşiyle birlikte söz konusu güzellik merkezine gitti. Kopar’a işlemin yapıldığı sırada bir yanlışlık olduğu, paranın tekrar hesabına gönderileceği ve taksitlendirmenin o şekilde yapılacağı ifade edildi. Kuyumcu hesabına gönderilen paranın bu kez de bir mobilyacıya ait hesaptan kendisine tekrar gönderildiğini ifade eden Kopar, ödemeyi ancak 4 taksite böldürebildiğini ve kendisi gibi yüzlerce kişinin de aynı şekilde mağdur olduğunu iddia etti. Konuyla ilgili şikayetçi olduklarını, hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini belirten Kopar, eski haline dönmesinin ise henüz kesin olmadığını ve göreceği tedavinin ardından belli olacağını dile getirdi. "Fiyatı yüksek bulunca indirim yaptılar ve 50 bin liraya anlaştık" Olayla ilgili konuşan Serap Kopar, yüzümdeki kırışıklıklardan şikayetçi olduğunu, güvenebileceği bir güzellik merkezi aradığını, bu merkezi internette bulduğunu ifade ederek, "Ünlülere de işlem yapmışlar. Merkezi bir yerde de oldukları için güvendim ve randevu istedim. Gittiğimde yüzüme işlem yapacaklarını ve 10 dakika içinde farkı görebileceğimi söylediler. Kendinden çok eminlerdi. Daha sonra muhasebe ekibiyle görüştüm. Ücretin 75 bin lira olduğunu söylediler. Fiyatı yüksek bulunca indirim yaptılar ve 50 bin liraya anlaştık. Bana Sağlık Bakanlığının ‘Sağlık Fonu’ olduğunu ve ücreti oradan tahsis edeceklerini, taksitle faizsiz bir şekilde ödeyebileceğimi belirttiler" dedi. "Yüzümün uyuşmadığını ve iğneden korktuğumu söylememe rağmen umursamadılar" İşlem sırasında yüzünün uyuşmadığını söylediğini ama bunun çalışanlar tarafından önemsenmediğini ifade eden Kopar, "Telefonumdan banka hesabıma girdim. Elimden alarak kendileri işlem yapmak istedi. Adıma fon tanımlı olduğunu, işlemi yapacaklarını söylediler. Adıma kredi çekeceklerini düşündüm. Bu şekilde bir işlem yapmalarını istemediğimi belirtince kredi kartımı istediler. Kartımdan 50 bin lira çektiklerini ve 10 taksit şeklinde ödeyebileceğimi söylediler. Taksit işlemlerinin ise bir hafta sonra hesabıma yansıyacağını ifade ettiler. Daha sonra yüzüme krem sürdüler. Bir dakika bile olmadan işlem odasına geçtik. Yüzümün uyuşmadığını ve iğneden korktuğumu söylememe rağmen umursamadılar. Girdiğimiz odada farklı boyda iğneler vardı. Yüzümün her yerine iğnelerle işlem yaptılar. O kadar çok iğne batırdılar ki canım çok acıdı" diye konuştu. "İşlemi bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yaptıklarını öğrendik" Duydukları şüphe üzerine daha sonra tekrar güzellik merkezine gittiklerini söyleyen Kopar, "Odadan çıktığımda kötü haldeydim. Oradakiler durumun normal olduğunu söylediler. Birkaç gün sonra vücudumda lekeler ve dökülmeler oluşmaya başladı. Baş ağrım vardı. O sırada işlemin taksitlendirilmesinin hala yapılmadığını fark ettim. Eşimle birlikte güzellik merkezine gittik. Hala taksit yapılmadığını söyledik. Yanlışlık olduğunu söylediler ve en fazla 4 taksit yapabileceklerini ifade ettiler. İşlemi de bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yaptıklarını öğrendik. Daha sonra ilk işlemi iptal edip, fiyatı taksitlendirmek için hesabıma 50 bin lirayı tekrar gönderdiler. Paranın gönderildiği hesap da bir mobilya dükkanınınmış" ifadelerini kullandı. "Ağzım yamuldu, yüzüm aşağıya sarktı" Yaşadığı sağlık problemleriyle ilgili konuşan Kopar, "Taksit işlemini hallettikten birkaç gün sonra da yüzümün uyuştuğunu fark ettim. Yürümekte güçlük çektim. Hastaneye gittim. Çok kötü durumdaydım. Daha da kötüleştiğimi fark ettim. Uzun süren tahlillerin ardından hastanede müşahedeye alındım ve 4 gün tedavi gördüm" dedi. İşitmede de sıkıntılar yaşadığını kaydeden Kopar, "Ağzım yamuldu, yüzüm aşağıya sarktı. Yüz felci tanısı konuldu. Aylarca fizik tedavisi göreceğim. Ne kadar düzeleceğini bilmiyorum. Uyurken gözümü kapatamıyorum. Çok mağdur oldum. Beni bu hale sokan herkesten şikayetçiyim. Yüzlerce insanın benim gibi mağdur olduğunu gördüm. Her yere şikayette bulundum" dedi. "Eşim, paranın çekildiği POS cihazının sahibi olan kuyumcuya ulaştı" Paranın gönderildiği kuyumcuya ulaştıklarını söyleyen Kopar, "Eşim, paranın çekildiği POS cihazının sahibi olan kuyumcuya ulaştı. Bize, ‘Arkadaşlarım mağdur olmasın diye birkaç günlüğüne cihazı ödünç verdim. Onlarla bir ilgim yok, hatta alacaklarım var’ dedi. Eşim de kendisine tepki gösterdi. Ardından bize arkadaşlarıyla görüşeceğini ve paramızı iade edeceklerini söyledi" diye konuştu.
Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Genel Kurulu başladı
05 Mayıs 2026 Salı - 14:42 Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Genel Kurulu başladı Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KESOB) Genel Kurulu başladı. Kurulda mevcut başkan Şeyhi Odakır ile Otobüsçüler Odası Başkanı Hayrullah Şahin yarışacak. KESOB Genel Kurulu, divan heyetinin oluşturulmasıyla başladı. Divan heyeti başkanlığına Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in seçilmesinin ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Maddelerin ve odanın faaliyetlerinin oylanmasının ardından konuşma yapan Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Şeyhi Odakır, göreve geldiği günden bu yana geçen 4 yılda yapılan çalışmaları anlattı. Başkan Odakır, hizmet etmeye devam etmek için yeniden aday olduğunu ifade ederek, "4 yıl önce verdiğimiz sözümüzü tuttuk, valimizin, belediye başkanlarımızın, milletvekillerimizin katılımıyla çok güzel bir temek atma töreni yapıldı. Kolay olmadı, en az 2 yıl planları, projeleri sürdü. Çok güzel bir hizmet binasını Kayserimize kazandırmanın mutluluğu içindeyiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hep birlikte bu hizmet binasını bu yıl sonunda tamamlayıp sizlerin hizmetine sunacağız. Biz sizlere 4 yıl önce konut sözü de vermiştik. ’Konut yapalım, esnaf ve sanatkarımızın konuta ihtiyacı var dediğimizde’ bin 660 konutu tamamladık, geçtiğimiz yıl içinde de 4. etabımızı bitirdik. Bin 660 konut esnaf ve sanatkarımıza hayırlı olsun inşallah. TOKİ’nin gayretleriyle yapıldı burası, Allah razı olsun. Şu andaki yapacağımız inşaatları da yine TOKİ marifetiyle yapmaya gayret gösteriyoruz. 333 tane daire yapacağız sizlere. 317 tane delegemiz var, 333 tane konut çıkardık. Şu anda arsamızı aldık TOKİ’den ihaleyle, inşallah Şehir Hastanemizin yanına 333 tane konutu şehrimize ve sizlere kazandıracağız. Hizmet etmeye devam ediyoruz, sanayi siteleri bizim için olmazsa olmazımız. Geçtiğimiz günlerde kurasını çekerek Yeşilyurt Oto Sanayi Sitesi’ni şehrimize kazandırdık, şu anda taşınmalar başlandı. Merkezde olduğu gibi ilçelerimizde de küçük sanayi sitelerine ihtiyaç var. Eğer esnaf ve sanatkarlar odaları birliğiysek 41 oda bir araya gelip sanayi sitelerini küçük esnafa kazandırmamız gerekiyor. Artık emaneti sizlere teslim ediyorum, sizlerin duasını ve desteğini bekliyorum. Yeniden sizin oylarınıza talibim" dedi. Bir diğer aday olan Otobüsçüler Odası Başkanı Hayrullah Şahin’in konuşmasının ardından salonda tartışma yaşandı. Kısa süreli yaşanan tartışma sonrasında oy verme işlemine geçildi. Genel kurulda 317 delege oy kullanacak.
Binali Yıldırım: "Düzce evimize İstanbul’un Avrupa yakasından daha yakın"
05 Mayıs 2026 Salı - 14:43 Binali Yıldırım: "Düzce evimize İstanbul’un Avrupa yakasından daha yakın" Düzce’ye bir dizi program için gelen Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, "Düzce evimize İstanbul’un Avrupa Yakası’ndan daha yakın. Tuzla’dan Bahçeşehir’e ya da Avcılar’a gitmektense Düzce’ye gelmek daha kolay ve daha çabuk oluyor" dedi. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, bir dizi ziyaret için Düzce’ye geldi. Yıldırım, ilk olarak Düzce Valisi Mehmet Makas ile valilikte bir araya geldi. Yıldırım’a; Eski Meclis Başkanı İsmet Yılmaz, eski bakanlar Ahmet Arslan ile Mehmet Habib Soluk eşlik etti. Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün de bulunduğu buluşmada, Yıldırım şeref defterini imzaladı. Valinin yeni görev yerinde başarılar dileyen Binali Yıldırım, "Valimizi tebrik ediyorum, yeni görevinde başarılar diliyorum. Valimiz memleketinin her köşesinde görev yapmış bir devlet adamı. Benim memleketim Erzincan’da da valilik yaptı, doğduğum ilçede de kaymakamlık yaptı. Milletvekilliği yaptığım İzmir’de de kaymakamlık yaptı. Dolayısıyla geçmişe dayanan hukukumuz mevcut. Burada da güzel işlere imza atacağına eminim. Başarılar diliyorum. Faruk Özlü de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımızdı. Savunma sanayisinin temel ürünlerinin arkasında onun alın teri var. Düzce’de de hem sosyal anlamda hem de halka hizmet noktasında güzel çalışmalar yaptığına şahit oluyoruz" dedi. "Düzce evimize İstanbul’un Avrupa Yakası’ndan daha yakın" Düzce’nin ulaşım konusundaki potansiyeline değinen Yıldırım, "Düzce evimize İstanbul’un Avrupa yakasından daha yakın. Tuzla’dan Bahçeşehir’e ya da Avcılar’a gitmektense Düzce’ye gelmek daha kolay ve daha çabuk oluyor. Çünkü Kuzey Marmara Otoyolu var. Dolayısıyla inşallah burada güzel hizmetlere şahit olacağız" diye konuştu.
Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor
05 Mayıs 2026 Salı - 14:37 Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyerek, "Kötü koku çoğu zaman ter ile değil hastaların ne yediği ile alakalı oluyor" dedi. Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan terlemelerin ikiye ayrıldığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hastalarımız, özellikle terleme problemleriyle bize sıkça başvuruyorlar. Tabi terlemeyi tıp literatüründe biz hiperhidroz tanısı olarak bunu biliyoruz. Öncelikle bunu tabi ikiye ayırmak lazım. Birincisinde sekonder yani altında bir sebep olan terleme sebeplerine bakmak lazım. Özellikle tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyeceklerle ilgili bölgesel değil ancak genel bütün vücutta gördüğümüz terlemelerin altta yatan sebeplerini biz bu alt başlıklarda mutlaka araştırıyoruz. Dahiliye uzmanlarıyla, endokrin uzmanlarıyla birlikte ve hastanın anamneziyle, hikayesiyle birlikte altta yatan sebep varsa bunu kestiğimiz zaman yaygın terlemelerin tedavisinin olabileceğini hastamızla paylaşıyoruz. Diğeri ise primer hiperhidroz dediğimiz altta herhangi bir sebep bulamadığımız bölgesel terlemeler özellikle bu gruba girmektedir. Hastalarımız da en çok bu gruptan muzdarip olmaktadırlar. Bunlar özellikle günlük hayatta gördüğümüz koltuk altı yoğun terlemeleri, el ayak bölgesi terlemeleri, alın ve yüz bölgesindeki terlemeler de yine bu gruba girmekte. Öncelikle tabii bu grupta kullanabileceğimiz tedavilerimiz çeşitli. Tabi terlemenin sıklığına, şiddetine ve hastayı rahatsız etmesine göre tedavi seçeneklerimiz değişmekte bizim. En hafif ve orta şiddetli bölgesel terlemelerde özellikle alüminyum klorür içeren krem ve losyonları kullanabilmekteyiz. Bunlar o bölgedeki ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azaltmakta ve hafif ve orta şiddetli vakalarda bizim elimizi güçlendiren tedavi seçenekleri arasında mutlaka kullanmaktayız" dedi. Muhammed Burak Yücel, daha ileri safhalarda terleme önleyici tedavilere başladıklarını söyleyerek, "Bir ileri düzeyde iyontoforez dediğimiz yine terleme önleyici tedaviler de kullanmaktayız. Burada hastanın terleyen bölgesini su dolu bir küvet düşünebiliriz. Bunun içerisine alıyoruz ve düşük dozda elektrik akımı vererek o bölgeye giden, ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini geçici olarak blokluyoruz. Bu da yine hafif ve orta şiddetli hiperhidrozlarda tercih ettiğimiz ve hastaların fayda gördüğü yöntemlerden birisi. Orta şiddetli ve ağır şiddetli biraz daha terlemenin hastayı rahatsız ettiği durumlarda da biz botulinum toksin dediğimiz botoks uygulamalarını sıkça hem koltuk altında hem yüz ve alın bölgesi terlemelerinde hem de el ve ayak bölgesi terlemelerinde sıkça kullanmaktayız. Hem de hastalarımızdan tedavi sonuçları açısından gayet tatminkar sonuçlar almaktayız. Burada özellikle ter bezine giden sinirlerin aktivitesini baskıladığımız zaman hem en az 4 ay en fazla 6-7 ay olacak şekilde bu ter bezlerinin aktivitelerini biz bloklayabiliyoruz. Dolayısıyla bir yaz başlangıcının girişinde bir de kış mevsiminin başlangıcında senede iki kere bazı durumlarda hastanın semptomuna göre de senede üç kere botoks uygulamalarını etkili şekilde yaparak bölgesel hiperhidrozlarda bölgesel terlemelerin önüne geçiyoruz ve hasta açısından da gayet tatminkar sonuçlar alıyoruz. Bir de tabii ki bu söylediğimiz yöntemlere ek olarak bunlara rağmen yanıt alamadığımız, terlemeyi kontrol altına alamadığımız durumlarda da özellikle göğüs cerrahisi uzmanlarıyla konsülte edip hastamızı paylaşıp sempatektomi dediğimiz yani o ter bezlerine giden sinirin ameliyat yöntemiyle kesilip klipslemesi ve o bölgedeki ter aktivitesinin kalıcı olarak durdurulmasına yönelik cerrahi operasyonları, minör ameliyatları da yine göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlayarak hastamızı yönlendiriyoruz ve bu şekilde de eğer diğer yöntemlerden fayda alamadıysak özellikle ağır hastanın günlük hayatını bozan terleme şikayetlerinde de bu şekilde tedavi yöntemlerini kullanabilmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Kötü koku yenilen gıdalarla ilgili olabilir" Hastaların terleme ile birlikte en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyen Yücel, "Tabi terleme ile birlikte hastaların genelde bize başvuru sebeplerinden bir tanesi koku oluyor açıkçası. Bu terlemeye genelde eşlik ettiği için özellikle biz terlemenin üzerinde duruyoruz. Yani biz eğer ter salgısını kesersek ter salgısının içerisinde çözülmüş olan koku miktarı da azalacağından dolayı koku şikayeti de hastanın kendiliğinden azalmış oluyor. Bu noktada bilimsel açıdan anlamı olan şeyler aslında biraz da hastanın yedikleriyle ilgili. Ter kokusunun sekonder çok fazla bir sebebinin olduğunu düşünmüyoruz hastalık açısından. Ancak tabii dediğim gibi bu acı baharat yiyecekleri, biraz daha soğan, sarımsak gibi ter kokusunun içerisinde daha uzun süre çözünen koku moleküllerini yayan yiyeceklerden de hastalarımızın uzaklaşmasını söylüyoruz ve özellikle ter şikayetinin azalmasına odaklandığımızda da kokunun da sekonder olarak azaldığını hastalarımızda gözlemliyoruz" dedi.
19 bin kilometrelik dostluk yolculuğunun yeni durağı Kapadokya oldu
05 Mayıs 2026 Salı - 14:39 19 bin kilometrelik dostluk yolculuğunun yeni durağı Kapadokya oldu Almanya’dan başlayarak yaklaşık 19 bin kilometrelik güzergah sonunda Nepal’de tamamlanacak olan Doğu Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi kapsamında Türkiye’ye gelen sporcuların yeni durağı Kapadokya oldu. 27 Nisan’da Almanya’dan yola çıkan ve birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ralli ekibi, Ankara’daki programın ardından Nevşehir’e geldi. Kapadokya bölgesine ulaşan sporcular, peribacaları ve doğal güzellikleriyle ünlü bölgede mola verdi. Tarihi İpek Yolu rotasını modern araçlarla yeniden canlandırmayı amaçlayan organizasyona katılan ralliciler, Kapadokya’nın eşsiz manzarası eşliğinde fotoğraf çektirerek bölgeyi gezdi. Sporcular ayrıca bölgenin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Yaklaşık 19 bin kilometrelik parkuru tamamlayacak olan ralli ekibi, Türkiye etabında Kapadokya’nın ardından Nemrut Dağı, Ahlat ve Ani Harabeleri gibi önemli tarihi noktalardan geçecek. Türkiye’den ayrılacak konvoy, İran ve Türkmenistan üzerinden Orta Asya’ya ilerleyerek yaklaşık bir buçuk ay sonra Nepal’de yolculuğunu tamamlayacak. Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, rallinin her yıl düzenlendiğini belirterek, "Bu yıl 19 ülke ve 64 şehirden geçiyoruz. Yaklaşık 19 bin kilometrelik bir yolculuk yapıyoruz. 19 ülkeden geçmek, farklı kültürleri tanımak anlamına geliyor" dedi. Türkiye’nin doğu ile batı arasında bir köprü görevi gördüğünü ifade eden Serin, "Savaşların yaşandığı bir dönemde bu tür projelerin dünya barışına katkı sağlayacağına inanıyoruz. İnsanların birbirini tanıması ve önyargılarını kırması çok önemli" diye konuştu. Rallinin dünyanın en uzun rallilerinden biri olduğunu kaydeden Serin, "Bizim için araçların markası ya da modeli önemli değil. Önemli olan araçlarımızın bakımını iyi yapmak ve güvenli şekilde yolculuğu tamamlamak. Zorlu hava şartlarına rağmen hazırlıklıyız. Hedefimiz Nepal’e kazasız belasız ulaşmak" ifadelerini kullandı. Organizasyona Sırbistan’dan katılan Ana Jankovic ise Türkiye’ye 11’inci kez geldiğini belirterek, "İstanbul ve Ankara’nın ardından Kapadokya’da mola verdik. Böyle bir deneyim yaşattıkları için organizasyona teşekkür ediyorum. Yolculuk çok keyifli geçiyor" dedi. Polonyalı Agnieszka Trolese de Kapadokya’ya hayran kaldığını belirterek, "İstanbul dünyanın en canlı şehirlerinden biri. Kapadokya ise benim en sevdiğim turizm bölgelerinden biri. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu bölge gerçekten benzersiz" diye konuştu. Barış; dostluk ve kültürel etkileşim mesajı taşıyan İpek Yolu Rallisi’nin Kapadokya etabı, bölge halkı ve turistlerin de ilgisini çekti. Sporcular, Kapadokya ziyaretinin ardından rotalarına devam etti.
19 bin kilometrelik dostluk yolculuğunun yeni durağı Kapadokya oldu
05 Mayıs 2026 Salı - 14:33 19 bin kilometrelik dostluk yolculuğunun yeni durağı Kapadokya oldu Almanya’dan başlayarak yaklaşık 19 bin kilometrelik güzergah sonunda Nepal’de tamamlanacak olan Doğu Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi kapsamında Türkiye’ye gelen sporcuların yeni durağı Kapadokya oldu. 27 Nisan’da Almanya’dan yola çıkan ve birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ralli ekibi, Ankara’daki programın ardından Nevşehir’e geldi. Kapadokya bölgesine ulaşan sporcular, peribacaları ve doğal güzellikleriyle ünlü bölgede mola verdi. Tarihi İpek Yolu rotasını modern araçlarla yeniden canlandırmayı amaçlayan organizasyona katılan ralliciler, Kapadokya’nın eşsiz manzarası eşliğinde fotoğraf çektirerek bölgeyi gezdi. Sporcular ayrıca bölgenin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Yaklaşık 19 bin kilometrelik parkuru tamamlayacak olan ralli ekibi, Türkiye etabında Kapadokya’nın ardından Nemrut Dağı, Ahlat ve Ani Harabeleri gibi önemli tarihi noktalardan geçecek. Türkiye’den ayrılacak konvoy, İran ve Türkmenistan üzerinden Orta Asya’ya ilerleyerek yaklaşık bir buçuk ay sonra Nepal’de yolculuğunu tamamlayacak. Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, rallinin her yıl düzenlendiğini belirterek, "Bu yıl 19 ülke ve 64 şehirden geçiyoruz. Yaklaşık 19 bin kilometrelik bir yolculuk yapıyoruz. 19 ülkeden geçmek, farklı kültürleri tanımak anlamına geliyor" dedi. Türkiye’nin doğu ile batı arasında bir köprü görevi gördüğünü ifade eden Serin, "Savaşların yaşandığı bir dönemde bu tür projelerin dünya barışına katkı sağlayacağına inanıyoruz. İnsanların birbirini tanıması ve önyargılarını kırması çok önemli" diye konuştu. Rallinin dünyanın en uzun rallilerinden biri olduğunu kaydeden Serin, "Bizim için araçların markası ya da modeli önemli değil. Önemli olan araçlarımızın bakımını iyi yapmak ve güvenli şekilde yolculuğu tamamlamak. Zorlu hava şartlarına rağmen hazırlıklıyız. Hedefimiz Nepal’e kazasız belasız ulaşmak" ifadelerini kullandı. Organizasyona Sırbistan’dan katılan Ana Jankovic ise Türkiye’ye 11’inci kez geldiğini belirterek, "İstanbul ve Ankara’nın ardından Kapadokya’da mola verdik. Böyle bir deneyim yaşattıkları için organizasyona teşekkür ediyorum. Yolculuk çok keyifli geçiyor" dedi. Polonyalı Agnieszka Trolese de Kapadokya’ya hayran kaldığını belirterek, "İstanbul dünyanın en canlı şehirlerinden biri. Kapadokya ise benim en sevdiğim turizm bölgelerinden biri. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bu bölge gerçekten benzersiz" diye konuştu. Barış; dostluk ve kültürel etkileşim mesajı taşıyan İpek Yolu Rallisi’nin Kapadokya etabı, bölge halkı ve turistlerin de ilgisini çekti. Sporcular, Kapadokya ziyaretinin ardından rotalarına devam etti.