Yerel Haberler
Yozgat
Sorgunlu üretici nohut için tescil istiyor
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:38 Sorgunlu üretici nohut için tescil istiyor Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Külhüyük köyünde nohut hasadı başladı. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tarlalara inen çiftçiler, yıl boyunca verdikleri emeğin karşılığını almaya başladı. Nohut tarımı bölge ekonomisinin temel taşlarından birini oluşturuyor. Külhüyük nohutları, yalnızca yerel pazarda değil, çevre il ve ilçelerde de rağbet görüyor. Üreticiler, hasat edilen ürünleri önce kurutup ardından pazara sunarak gelir elde ediyor. Bazı çiftçiler ise nohutları doğrudan toptancılara satıyor. "Tarımda pes etmek yok" Çiftçi Fatih Özdemir tarımla geçim sağladıklarını ve tarımın hayat anlamına geldiğini ifade etti. Özdemir, "Buğday, mercimek hasadımızı yaptık. Şu anda nohut hasadı yapıyoruz. Beklediğimiz oranda değil ama buna şükür. ‘Yer bereketi’ diyoruz. Pes etmek yok. Tarımda pes ettiğin an kaybetmişsin demektir. Çünkü bir bakmışsın önümüzdeki sene daha iyi verim alırız. Bu konuda üzerimize düşen yükümlülük neyse üstleneceğiz. Çiftçilerimizin de bilinçli tarım yapmasını istiyoruz" dedi. "Nohutta köyümüz birincidir" Nohutta Yozgat’ın Türkiye ikincisi olduğunu söyleyen Özdemir, nohutta birinci olanın Külhüyük köyü olduğunu söyledi. "Nohudun başkenti bizim köyümüzdür. Nohudun biraz daha kaliteli ve verimin yüksek olmasının sebebi poyrazın güzel olmasıdır. Kuraklığa rağmen buğdayda bile verimin biraz fazla olmasının nedeni poyrazdır. Atalarımızın deyimiyle poyrazın ekmeğini yedik. Seneye nohudu biraz daha arttırmayı düşünüyorum. Ben nohuda ‘leblebi ağacı’ derim" cümlelerine yer verdi. "En büyük hedefim yeşil mercimek ve nohudunun uluslararası alanda patentinin alınması" Üretilen nohudun önemine değinen Özdemir ayrıca en büyük hayalinin patent almak olduğunu belirtti. Özdemir, "Hayal etmediğini sonuçlandıramazsın. Avrupa’daki gurbetçi dostlarımız nohut getirmişti. Tencereye koyduk simsiyah oldu. Bazı bölgelere nohut gönderiyoruz sonra hep bizden istiyorlar. Yeşil mercimek sattım. Zahireci yeşil mercimeği döktü. Benimki yeşil önceki döktükleri biraz daha Brezilya forması gibi sarı yeşil açığa çıktı. Mercimeğe nohuda tadını veren toprak yapısı ve iklim şartlarıdır. Patentlenmesi lazım. Sorgun bazında düşünüyorum. Sorgun nohudunun ve yeşil mercimeğinin patentinin alınıp çiftçiye getirisinin yüksek olması için mücadele vereceğiz" şeklinde konuştu.
Sorgunlu üretici nohut için tescil istiyor
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:26 Sorgunlu üretici nohut için tescil istiyor Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Külhüyük Köyü’nde nohut hasadı başladı. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tarlalara inen çiftçiler, yıl boyunca verdikleri emeğin karşılığını almaya başladı. Nohut tarımı bölge ekonomisinin temel taşlarından birini oluşturuyor. Külhüyük nohutları, yalnızca yerel pazarda değil, çevre il ve ilçelerde de rağbet görüyor. Üreticiler, hasat edilen ürünleri önce kurutup ardından pazara sunarak gelir elde ediyor. Bazı çiftçiler ise nohutları doğrudan toptancılara satıyor. "Tarımda pes etmek yok" Çiftçi Fatih Özdemir tarımla geçim sağladıklarını ve tarımın hayat anlamına geldiğini ifade etti. Özdemir, "Buğday, mercimek hasadımızı yaptık. Şu anda nohut hasadı yapıyoruz. Beklediğimiz oranda değil ama buna şükür. ‘Yer bereketi’ diyoruz. Pes etmek yok. Tarımda pes ettiğin an kaybetmişsin demektir. Çünkü bir bakmışsın önümüzdeki sene daha iyi verim alırız. Bu konuda üzerimize düşen yükümlülük neyse üstleneceğiz. Çiftçilerimizin de bilinçli tarım yapmasını istiyoruz" dedi. "Nohutta köyümüz birincidir" Nohutta Yozgat’ın Türkiye ikincisi olduğunu söyleyen Özdemir, nohutta birinci olanın Külhüyük Köyü olduğunu söyledi. "Nohudun başkenti bizim köyümüzdür. Nohudun biraz daha kaliteli ve verimin yüksek olmasının sebebi poyrazın güzel olmasıdır. Kuraklığa rağmen buğdayda bile verimin biraz fazla olmasının nedeni poyrazdır. Atalarımızın deyimiyle poyrazın ekmeğini yedik. Seneye nohudu biraz daha arttırmayı düşünüyorum. Ben nohuda ‘leblebi ağacı’ derim" cümlelerine yer verdi. "En büyük hedefim yeşil mercimek ve nohudunun uluslararası alanda patentinin alınması" Üretilen nohudun önemine değinen Özdemir ayrıca en büyük hayalinin patent almak olduğunu belirtti. Özdemir, "Hayal etmediğini sonuçlandıramazsın. Avrupa’daki gurbetçi dostlarımız nohut getirmişti. Tencereye koyduk simsiyah oldu. Bazı bölgelere nohut gönderiyoruz sonra hep bizden istiyorlar. Yeşil mercimek sattım. Zahireci yeşil mercimeği döktü. Benimki yeşil önceki döktükleri biraz daha Brezilya forması gibi sarı yeşil açığa çıktı. Mercimeğe nohuda tadını veren toprak yapısı ve iklim şartlarıdır. Patentlenmesi lazım. Sorgun bazında düşünüyorum. Sorgun nohudunun ve yeşil mercimeğinin patentinin alınıp çiftçiye getirisinin yüksek olması için mücadele vereceğiz" şeklinde konuştu. (EY-
Boğazlıyan’ın Şehit Kaymakamı Kemal Bey’in adı Çandır’da yaşatılacak
31 Temmuz 2025 Perşembe - 12:25 Boğazlıyan’ın Şehit Kaymakamı Kemal Bey’in adı Çandır’da yaşatılacak Milli Mücadele döneminin önemli isimlerinden Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in adı Çandır’da bir caddeye verildi. Çandır Kaymakamı Oğuzhan Yüce, idamının ardından TBMM’de çıkartılan kanunla ’milli şehit’ ilan edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in ismini, Çandır Kaymakamlık Lojmanının bulunduğu caddede yaşatılacak. Depo olan cadde ismi ‘Millî Şehit Kaymakam Kemal Bey Caddesi’ olarak değiştirildi. Kaymakam Oğuzhan Yüce’nin bu anlamlı kararı, Boğazlıyan halkı tarafından büyük bir takdir ve memnuniyetle karşılandı. Tarihî hafızada yer eden bu vefâ hareketi, iki kardeş ilçe arasında manevi bir köprü kurdu. Kaymakam Yüce yaptığı açıklamada "Adaleti savunduğu için canını veren bir kaymakamı unutmak değil, unutturmamak bizim görevimizdir. Şehidimizin ismini yaşatmak, bir neslin hafızasını diri tutmaktır" ifadelerine yer verdi. Kaymakam Kemal Bey, Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesine atandığında Ermenilerin dış ülkelerden aldığı yardımlarla isyan ettikleri, Doğu Anadolu’daki köy ve kasabaları bastıkları, yağmaladıkları bir süreç yaşanıyordu. Ermeniler 2 Eylül 1915’te Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesini ateşe vererek bölgeye gönderilen jandarmalarla çatışmışlardı. Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey İçişleri Bakanlığı’ndan gelen telgraf emri ile Ermenilerin 24 saat içerisinde bölgeden çıkarılarak Suriye’ye sevk edilmelerini uygulamak istedi. İstanbul Hükümeti İngilizlerin baskısı ile Boğazlıyan isyanına neden olanların cezalandırılmasını emretti. Boğazlıyan Kaymakamı ve Yozgat Mutasarrıf Vekili Kemal Bey Ermeni tehcirinde görevini kötüye kullanarak ölümlere sebep olduğu iddiası ile yargılanarak idam edildi. Kaymakam Kemal Bey, 1922 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkartılan kanunla ‘Milli Şehit’ ilan edildi.
Yozgat’ta 7 bin kişi eski tip sürücü belgesi kullanıyor
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 14:45 Yozgat’ta 7 bin kişi eski tip sürücü belgesi kullanıyor Sürücü belgelerini yenilemek için tanınan sürenin son günü olan 31 Temmuz’un gelmesiyle birlikte nüfus müdürlüklerinde yoğunluk yaşandı. Vatandaşlar, geçerlilik süresi dolmak üzere olan eski tip ehliyetlerini yenilemek için sabahın erken saatlerinden itibaren nüfus müdürlüklerinde yoğunluk oluşturdu. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce daha önce yapılan uyarılara rağmen birçok kişi işlemini son günlere bıraktı. Yetkililer, süresinde yenilenmeyen ehliyetlerin geçersiz sayılacağını ve bu durumda trafikte yakalanan sürücülere cezai işlem uygulanacağını hatırlatarak, randevusuz gelen vatandaşların işlemlerinin daha uzun sürebileceğini belirtti. Yeni tip sürücü belgeleri, güvenlik açısından daha gelişmiş özellikler sunarken, yurt dışında da daha kolay kabul ediliyor. Ehliyet yenileme işlemi için sağlık raporu, biyometrik fotoğraf, eski sürücü belgesi ve belirli bir harç bedeli gerekiyor. Nüfus Müdürlüğü’nde sürücü belgesi yenilemek için bulunan Mevlüde Dağaslan "15 yıldır ehliyetim var. İşlemlerime dün başladım. İlk başta aile hekimime gittim. Hastalıklarım olduğu için devlet hastanesine yönlendirdi. Kızım nüfus müdürlüğünden randevu aldı. Raporumu aldım buraya geldim. Dün başladım bugün bitti" dedi. Resul Sarıkaya ise "2014’ten beri ehliyetim var. Önce sağlık raporu aldım. Kan verdim. Raporum çıktı. İnternetten randevu aldım. Yarın sabah 09.40 için randevu verdi. Saatini bekleyeceğiz. Yoğunluk yüzde 50-60 bandında" ifadelerini kullandı. "Yozgat’ta 7 bin civarında vatandaşımızın eski tip sürücü belgesi var" Yozgat İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü Süleyman Aksu 31 Temmuz 2025 tarihinin son gün olduğunu vurguladı. Aksu, "Mücbir sebeplerden son günlere kalan vatandaşlarımızdan dolayı bir yoğunluk yaşıyoruz. Şu anda Yozgat’ımızda 7 bin civarında vatandaşımız eski tip sürücü belgelerini kullanıyorlar. Bu vatandaşlarımızın bir kısmı yaş ve sağlık nedenleriyle rapor alamayan vatandaşlarımız. Perşembe günü itibariyle gelen vatandaşlarımızın tamamının işlemlerini bitirmeye çalışacağız" şeklinde bilgi verdi. Sürücü belgelerinin yanı sıra yeni tip kimlik kartlarına da değinen Aksu "Yeni tip kimlik kartlarının değişmesi konusunda da buradan vatandaşlarımıza son günlere bırakmadan değiştirmelerini tavsiye ediyoruz. Yozgat’ımız kimlik değişimi konusunda yüzde 99’luk bir orana ulaştı. Dolayısıyla çok az bir kısım kaldı. Son günlere kalınca hem çalışanlarımız hem vatandaşlarımız yoğunluktan dolayı sıkıntı yaşayabiliyorlar" dedi.
Lavanta kokulu başarı hikayesi: Yozgatlı Murat çevresine ilham veriyor
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:20 Lavanta kokulu başarı hikayesi: Yozgatlı Murat çevresine ilham veriyor Yozgat’ta yaşayan genç girişimci Murat Özyılmaz, 2015 yılında kurmayı hayal ettiği lavanta bahçesini, çevresinden gelen olumsuz yorumlara rağmen hayata geçirdi. "Yozgat’ta lavanta yetişmez" diyenlere kulak asmayan Özyılmaz, 2017 yılında ilk lavanta fidelerini toprakla buluşturarak kırsal turizme katkı sunan örnek bir projeye imza attı. Üç dönümlük arazisinin iki dönümüne 2 bin 500 lavanta fidesi diken Özyılmaz, bu alanı aynı zamanda doğal bir fotoğraf stüdyosuna dönüştürdü. Bahçede lavanta, lavanta yağı, sabun, kolonya ve lavanta kesesi gibi ürünlerin satışını da yapan Özyılmaz, girişimiyle aile ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Yaz tatilini memleketi Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde geçiren ve Giresun’da ikamet eden Abdullah Anıl Öztürk, lavanta bahçesini ziyaret ettikten sonra fikirlerini şöyle paylaştı: "İnternette lavanta bahçesini görüyorduk. Nasıl bir yermiş diye gelip görmek istedik. Bozkırın ortasında böyle bir bahçenin dizayn edilmiş olması bence güzel bir şey. Yıllardır hep yanından geçip gidiyormuşuz. Ama böyle bir girişimcilik örneği bence güzel. Şimdi de fotoğraf çekiniyoruz, geleceğe hatıra bırakıyoruz." Ankara’dan gelen Mehmet Tan da bahçeden oldukça etkilendiğini söyledi ve cümlelerini şöyle sürdürdü: "Buranın methini duyduk, görmek istedik. Gerçekten harika. Etrafımıza bakıyoruz, mis gibi lavanta kokuları bizi çok etkiledi. Özellikle kolonyasının bir özelliği, lavantanın yağıyla birlikte harika bir kokusu var. Çok hoşuma gitti. Demek ki su olunca her şey olabiliyormuş. Bir de insanın azmi burayı bu hale getirmiş, bu da çok hoşuma gitti. Misafir ağırlama yerleri çok hoş, çok güzel bir yer. Girişimcilik olarak tebrik ediyorum, çok iyi yapmışlar. Çiçekli, güzel vakit geçirecek bir yer." Sivas’tan gelen Hesna Tan ise bahçeyi şöyle anlattı: "Biz Sivas’tan geliyoruz, burayı çok methettiler, bir bakalım dedik. Harika bir yer. Çok beğendik. Çok güzel kolonyaları, harika yağları var. Çok güzel sabunları da var, herkese öneriyoruz." Sivas’tan Niğde’ye giderken lavanta bahçesine uğradıklarını söyleyen Enes Özdere ise "Sivas’tan Niğde’ye dönüşümüzde lavanta bahçesine geldik. Dinlendik, yemeğimizi yedik, fotoğraf çekindik. Bence siz de uğramalısınız, hatıralarınız birikir, fotoğraf çekebilirsiniz" dedi. Lavanta bahçesini arkadaşıyla Cemaynur Sayın ile ziyaret eden Yeşim Yavuz ise Yozgat’ta böyle bir yerin bulunmasının önemine dikkat çekerek sosyal medyada paylaşımlardan görüp geldiğini sıkça paylaştığını belirtti. Bahçenin sahibi Murat Özyılmaz ise hayallerini gerçekleştirdiği girişimcilik öyküsünü şu sözlerle anlattı: "2015 yılında bu lavanta bitkisiyle ilgilenmeye başladım, yaklaşık 2 yıl fizibilite çalışması sürdü. 2017 yılının 11. ayında bu bitkiyi dikmeye karar verdim. Diktiğimden bu yana bu bitkiyle çocuk gibi ilgileniyorum. Hayallerimizin peşinden koşarak bu işe giriş yaptık. Bozkırda bu bitkinin olup olmayacağı birçok arkadaşım tarafından olmayacağı yönünde yorumlandı ama ben yılmadan usanmadan bu bitkinin olabileceğini düşündüm ve ektim. Şu anda çocuk gibi bakıyorum; çapasını yapıyoruz, gübresini veriyoruz, kesimi, biçimi derken bitkiyle sürekli ilgileniyoruz. Bitkiler de ona göre tepki veriyor, şu anda çok güzel zaten. Lavanta severlerin ilgisine ve sevgisine sunduk." Özyılmaz, lavanta yağı üretiminin yanı sıra lavanta sabunu, kolonyası ve parfümü gibi ürünleri de satışa sunduklarını ifade etti. Bahçeye iki farklı cins lavanta ektiğini belirten genç girişimci, erken ve geç açan lavantalar sayesinde ziyaretçi ilgisinin sezon boyunca devam ettiğini söyledi. Özyılmaz "Yılmadan usanmadan 2017 yılından beri bu bitkinin Yozgat’ta yetişebileceğini ispatladık ve hâlâ uğraşıyoruz. Ziyaretçilerden de bu konuda hep olumlu dönüşler alıyoruz. Bize tepki gösteren arkadaşlarımız da şu anda bizi tebrik ediyorlar ve memnuniyetle karşılıyorlar." Genç girişimci Murat Özyılmaz’ın lavanta bahçesi, çevresindeki gençlere de ilham veriyor.