Yerel Haberler
Yozgat
Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:11:01 Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:50 Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi. (EY-
Yozgat Anadolu Lisesi Farkındalık Sohbetlerini Sürdürüyor
17 Aralık 2015 Perşembe - 11:39 Yozgat Anadolu Lisesi Farkındalık Sohbetlerini Sürdürüyor Yozgat Anadolu Lisesi “Farkındalık Sohbetleri” kapsamında düzenlediği etkinliğin bu haftaki konuğu Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil oldu.Yozgat Anadolu Lisesi Konferans Salonunda düzenlenen sohbet toplantısına Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Danyal Kocabeyoğlu, şube müdürleri, Anadolu Lisesi Müdürü Adil Arslan, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. “Osmanlıyı Anlamak” konusu üzerinde sohbet eden Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı tarihi ile ilgili bilgiler verdi. Şimşirgil, Türk milletinin tarihine yabancılaştırıldığını, tarih şuurundan mahrum bırakıldığımızı, güncel bazı diziler ve filmlerle tarihimizin çarpıtıldığını belirterek, “Bizsiz bize gücü yetmeyenler, bize bizimle gücü yetiyor. Osmanlıyı, ecdadımızı bizlere bilerek yanlış anlatılıyor. Son günlerde özellikle dizilerle tarihimizi çarpıtarak veriyorlar. Bu diziler kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Bizi tarihimizden kopardılar. İlk olarak hanedanı gözümüzde küçük düşürdüler. Şehvet düşkünü, haremden çıkmayan kişiler olarak bize lanse ettiler. Ardından dilimize yöneldiler. Ecdadın kitabesini, mezar taşını okuyamaz hale getirip birbirimize yabancılaştırdılar. Oysa bir toplumu ayakta tutan dini, dili ve tarihidir. Bizi bunlardan mahrum bırakarak ’yaşayan ölülere, vagon bir millete’ dönüştürdüler ”dedi. Şimşirgil, sohbet boyunca açıklayıcı bilgiler vererek, katılımcıların merak edip sordukları soruları da cevapladı.Gördüğü ilgi ve alakadan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, programın sonunda katılımcılara kitaplarını imzaladı. Yozgat Anadolu Lisesi Müdürü Adil Arslan’da kendilerini kırmayarak sohbete katılıp kendilerini onurlandıran Şimşirgil’e teşekkür etti.
Yozgat'ta Elektrik Abonelerini Zam Endişesi Sardı
17 Aralık 2015 Perşembe - 11:26 Yozgat'ta Elektrik Abonelerini Zam Endişesi Sardı Yozgat’ta Kasım ve Aralık ayında elektrik sayaçlarının okunmaması vatandaşları yeni yılda zamlı elektrik faturası ödeme endişesi sardı.Yozgat’ta bazı ilçelerde üç ay merkezde ise iki aydır elektrik sayaçları okunmuyor. Yozgat merkezde iki aydır okunmayan sayaçların yeni yılda zamlı şekilde faturalandırılacağı endişesi saran abonelerden Tahir Biçer, “Kasım ayının faturası çıkmadı. Aralık ayının faturası da Ocak ayında okunacağı için iki aylık fatura toplu bir şekilde gelecek. Yılbaşında her şeye zam geliyor. İki aylık faturayı bu kadar insan nasıl ödeyecek. Ocak ayında faturalar zamlı mı yazılacak onu da bilmiyoruz. Neden elektrik faturaları her yıl sonunda bu şekilde yapılıyor. İnsanların ödeme düzenleri bozuluyor. Biz bir faturayı zaten zor ödüyoruz, iki faturayı nasıl ödeyeceğiz. Ödemeyince gelip elektriğimizi kesecekler” dedi.İsa Ulutaş isimli abonede aylık 120 TL elektrik faturası ödediğini belirterek, “Kasım ayının faturası gelmedi. Ocak ayında iki fatura birden gelecek en az 240 lira fatura kesilecek. Bunu bir de zamlı alacaklarsa bu rakam daha da yükselecek. Elektrik dağıtım şirketleri her yıl aynı oyunu oynuyor. İki ay faturayı üçüncü ayda zamlı almak istiyor. Devlet yetkililerinden buna bir çözüm getirmesini istiyoruz. İnsanlar zaten geçimini zor sağlıyor. Bir asgari ücretli insan 240 TL faturayı nasıl ödeyecek” şeklinde konuştu.
Yozgat'ta Kolu Kesilen Minik Meryem: “Anne Elim Ne Zaman Çıkacak”
16 Aralık 2015 Çarşamba - 17:21 Yozgat'ta Kolu Kesilen Minik Meryem: “Anne Elim Ne Zaman Çıkacak” Yozgat’ta karın ağrısı şikayetiyle Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları bölümüne gelen ve yanlış tedavi sonucu kolu kesilen minik Meryem için cumhuriyet savcısının “Şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli delil olmadığından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” karar vermesi, minik Meryem’in ailesini şoke etti. Karara tepki gösteren anne Solmaz Üstüntaş, "Çocuğum her gün bana ’anne benim elim ne zaman çıkacak?’ diye soruyor" dedi.Yozgat’ta çobanlık yapan Murat ve ev hanımı Solmaz Üstüntaş, karın ağrısı şikayeti üzerine 5 yaşındaki ikiz çocuklarından Meryem’i, 10 Şubat’ta Yozgat Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Bölümü’ne götürdü. Hastanede serum takılmasının ardından Meryem’in kolu morarmaya başladı. Kontrolde, serum enjektör iğnesinin toplardamar yerine cilt altına geçirildiği, serumdaki ilacın da cilt altı dokuya sızdığı belirlenirken, kangren olan Meryem’in kolu Ankara İbni Sina Hastanesi’de dirsekten kesildi. Savcılığın rapor istediği İstanbul Adli Tıp Kurumu 16 Ekim’de “gösterilen tüm özene rağmen organ kaybının yaşandığı, ilgili personele atfı kabil kusur tespit edilemediği” yönünde rapor hazırladı. Yozgat Cumhuriyet Savcılığı ise 15 Kasım’da “Şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli delil olmadığından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi."ANNE ELİM NE ZAMAN ÇIKACAK"Hiçbir şeklide savcı ve hakim karşısına çıkılmadan kovuşturmaya gerek olmadığı kararının verilmesine tepki gösteren Anne Solmaz Üstüntaş, “Çocuğum her gün bana anne benim elim ne zaman çıkacak diye soruyor. Bunun hesabını kim verecek. Benim çocuğum karın ağrısı ile hastaneye gitti kolu kesilip çıktı. Kimse bize sahip çıkmıyor. Ben çocuğumun geleceğini istiyorum. Benim ciğerim yandı başka annelerin yanmasın Mahkemeye verdik, hakim karşısına çıkmadan bize bir yazı geldi mahkeme reddedilmiş. Bu nasıl olur anlamıyorum” dedi.Gönüllü olarak Üstüntaş ailesinin avukatlığını üstlenen Avukat Emel Özbek, “Bu sadece Meryem’in değil anne baba olan herkesin başına gelebilecek bir durum buna sessiz kalırsak yarın öbür gün kendi çocuklarımızın başına geldiği zaman aynı acıyı bizzat hissederek yaşayacağız. Meryem hastaneye karın ağrısı ile yatıyor kolsuz olarak çıkıyor. Daha sonar adalet yerine bulsun diye şikayetçi oluyorlar, ancak adli tıp ve sayın yargının verdiği cevap ‘bir komplikasyon oluştu ancak kusurlu yok ‘ diyor. Şimdi madem kusurlu yok kol nerede, bu çocuğun kolu durduk yere kesilmedi. Biz kusurluların ceza almasını istiyoruz. Burada komplikasyon değil bir hekim hatası var açık bir ihmal var. Bunu görmezden gelinirse yarın öbür gün başımıza geldiğinde sıkıntıya uğrayacağız. Bu sebeple itirazımızı yapacağız. Yine itirazımız kabul olmaz ise anayasa mahkemesine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar götüreceğiz” dedi.Avukat Emel Özbek daha sonra Yozgat Adliye Sarayına geçerek itiraz dilekçesini sundu.
Prof. Dr. Şimşirgil “Tarihte Osmanlı Devleti Kadar Yanlış Bilinen Başka Bir Devlet Olmadı”
16 Aralık 2015 Çarşamba - 13:53 Prof. Dr. Şimşirgil “Tarihte Osmanlı Devleti Kadar Yanlış Bilinen Başka Bir Devlet Olmadı” Yozgat’ta “Osmanlıyı Doğru Anlamak” konulu konferans düzenlendi.Milli Türk Talebe Birliği Yozgat Şubesi ve Bozok Üniversitesi Genç Gönüllüler Topluluğu tarafından organize edilen konferansta “Osmanlı’yı Doğru Anlamak” konusu Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil tarafından anlatıldı.Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi Çamlık Salonu’nda düzenlenen konferansa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Prof. Dr. Kadri Özköse, fakülte dekanları, daire müdürleri, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.“Osmanlı’yı Doğru Anlamak” konulu konferansını vermek üzere kürsüye gelen Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, tarihte Osmanlı Devleti kadar yanlış bilinen başka bir devlet olmadığını söyledi. Bir insanı tanımak için onun fiziki özelliklerinin yanı sıra edebi, terbiyesi gibi manevi özelliklerine de bakmak gerektiğini ifade eden Prof. Dr.Şimşirgil, “İşte devletler de böyledir. Bir devleti sadece toprağı, hazinesi ile anlayamazsınız. Devletin de manevi yönleri vardır. Devleti devlet yapan özellikleri iyi bilmek lazım. Bu yönden baktığımızda bizim devletimiz nasıl bir devlet? Yakın tarihimiz açısından söylüyorum, dünyada, Osmanlı tarihi kadar yanlış anlaşılan, Osmanlı tarihi kadar iftiraya ve hakarete uğramış başka bir devlet yoktur. Selçuklular, Gazneliler’de bizim tarihimiz, bunlar için böyle bir şey söylemek mümkün değil, ama iş Osmanlı’ya gelince onun kadar yanlış bilinen bir devlet yoktur. Lütfen tarihe ideolojik bakmayalım. Tarihi bir ilmi disiplin içerisinde değerlendirelim” dedi.Tarih şuurunun, milleti millet yapan bir unsur olduğunu ve tarihi çok iyi öğrenmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Şimşirgil, “Gücün yanında adalet yoksa hiçbir mana ifade etmez. Osmanlı gücün yanında adaleti de sağlıyordu. İşte bizim ceddimiz böyle bir devletti. Osmanlı ile ilgili bir şey duyduğunuzda önüne kocaman bir soru işareti getirin” diye konuştu.DİZİ VE FİLMLERLE PADİŞAHLARIN ŞAHSİYETİNİ MAHVETTİLERBir dizi ile Kanuni’nin, bir film ile Fatih Sultan Mehmet’in, bir roman ile Yavuz Sultan Selim’in bütün şahsiyetinin mahvedildiğini ifade eden Prof. Dr. Şimşirgil, “Kitaplarla, dizi ve filmlerle milletin edebiyle oynadılar. Romanlarda, dizilerde, filmlerde şöyle anlatılıyor ama gerçek nedir şeklinde sorgulayın, araştırın. Reddetmeyin ama araştırın. Çünkü artık çok fazla kitap yazılıyor. Bir doğruya ulaşmak için bin eğri var, dikkat edin sonrasında iyi ki araştırmışım diyeceksiniz. Müessir eseriyle tanınır. Yeryüzünde Osmanlı kadar haksız yere iftiraya uğramış bir millet daha yoktur. Tarihimizi iyi öğrenmek zorundayız. Bunu yaparken de doğru kaynakları bulmalıyız. Tarih ne filmlerden ne de romanlardan öğrenilmez. Bu sebeple doğruyu iyi bilmek önemlidir. İlimin olmadığı yerde cehil vardır; cehil ise ölümün kendisidir. Bu milleti vagon haline getirmeye çalışıyorlar. Vagon olmayacağız lokomotif olacağız. Asla bu milleti vagon yapamayacaklar” ifadelerini kullandı.Konferans sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kadir Özköse konferansa konuşmacı olarak katılan Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’e katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.
Yozgat'ta 32 Açıköğretim Öğrencisi Diplomalarını Aldı
15 Aralık 2015 Salı - 18:14 Yozgat'ta 32 Açıköğretim Öğrencisi Diplomalarını Aldı Yozgat’ta İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlik kapsamında, Açıköğretim Lisesi’nden mezun olan 32 öğrenci diplomalarını aldı.Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe, Açık Öğretim Lisesi Müdürü Osman Özdemir ile birlikte katılan Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Açık Öğretim Okulları Daire Başkanı Mehmet Zeki Başyemenci, Açık Öğretim Ortaokulu’nda 250 bin, Açık Öğretim Lisesi’nde 1 milyon 50, Mesleki Açık Öğretim Okulu’nda ise 43 alanda 350 bin aktif öğrencinin bulunduğunu söyledi. Açık Öğretim Okulları’nın sadece yurtiçinde değil, yurtdışında da öğrencilere hizmet verdiğini kaydeden Başyemenici, ’’Bu kapsamda, 13 ülkede hizmetimiz vardır. Bunlar Batı Avrupa’da ki ülkelerimizin yanı sıra Orta Doğu Ülkeleri, Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere 13 ülkede 20 şehirde sınav merkezi olarak öğrencilerimize hizmet veriyoruz. Takriben 6 bin civarında yurt dışında öğrencimiz var. Biz soydaşlarımızın olduğu her yerde Açık Öğretim Okulları olarak hizmet vermek istiyoruz. Bu konuda Balkanlarda da Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Bosna Hersek ve Yunanistan’la ilgili çalışmalarımız, görüşmelerimiz devam ediyor. Yakın bir zamanda da buralarda irtibat bürolarımızın açılması için gereken gayreti gösteriyoruz’’ dedi.Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş, açıköğretimin de bir çok sayıda vatandaşın eğitimini sürdürmesini sağladığını söyledi. Yozgat türkülerinden oluşan kısa bir konser verildikten sonra Açık Lise Mezunu 32 öğrencinin belgeleri törenle dağıtıldı.FOTOĞRAF SERGİSİ İLGİ GÖRDÜProgramın ikinci etabında ise, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan Gazeteci Seyfi Çelikkaya’nın öğretici olarak görev yaptığı Fotoğrafçılık Kursu’na devam eden kursiyerlerin fotoğraflarının da yer aldığı serginin açılışı yapıldı. Yozgat Merkez ve ilçelerdeki Halk Eğitim Merkezleri’nin yöneticilerinin de katıldığı etkinlikte Yozgat’ta çekelin fotoğraflar hakkında Çelikkaya davetlileri bilgilendirdi.
Üniversitemizde “Somut Olmayan Kültürel Miras; Yozgat Ne Yapabilir?” Konulu Konferans Düzenlendi
15 Aralık 2015 Salı - 17:15 Üniversitemizde “Somut Olmayan Kültürel Miras; Yozgat Ne Yapabilir?” Konulu Konferans Düzenlendi Yozgat Bozok Üniversitesi ,“Somut Olmayan Kültürel Miras; Yozgat Ne Yapabilir” konulu konferans düzenledi.Yozgat Bozok Üniversitesi Kampusü Erdoğan Akdağ Kongre Kültür Merkezinde düzenlenen konferansa UNESCO Türkiye Milli Komitesi ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komitesi Başkanı Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Öcal Oğuz konuşmacı olarak katıldı.Konferans’a Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kadir Özköse, fakülte dekanları, daire müdürleri, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.Konferans öncesi bir konuşma yapan Rektör Karacabey, üniversiteler bilimin, bilimsel çalışmaların yapıldığı ve öğrenildiği yerler olduğunu belirterek, “ Üniversitelerdeki kültürel faaliyetler, yapılan bilimsel çalışmalar kadar önemlidir. Bunun bilincinde olarak önümüzdeki günlerde de ülkemizin yetiştirdiği önemli bilim insanlarını üniversitemize davet ederek, onların kıymetli bilgi ve fikirlerinden istifade edeceğiz ve sizleri onlarla buluşturacağız. Bu tür faaliyetler bizler açısından yeni bilgiler öğrenmek, ufkumuzu geliştirip yeni alanlara yönelmek açısından çok önemli. Bizleri kırmayıp buraya kadar geldiği için hocamıza teşekkür ediyorum.” dedi.UNESCO’nun kuruluş amaçları, üye ülkeleri, UNESCO prestij listesi ve programları, UNESCO’nun kültürel mirasa bakışı ve Somut Olmayan Kültürel Miraslar hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Öcal Oğuz, Yozgat’ın kültürel birikim ve ritüellerinden oluşan kültürel miraslarını korumaya yönelik neler yapılması gerektiğini anlattı.Somut Olmayan Kültürel Miras’ın korunması için yerel yönetimlere, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına, enstitülere, uluslararası ilişkilere ve medyaya yönelik çok işler düştüğünün altını çizen Prof. Dr. Öcal Oğuz, fikir ve kanaat birliği çerçevesinde eğitim, aktarım ve katılım yolu ile kültürel mirasların geleceğe aktarılmasının oldukça önemli olduğunu sözlerine ekledi.Prof. Dr. Öcal Oğuz aşıklık geleneği, semah, Türk kahvesi, ebru sanatı, kağıt süsleme sanatı, yaren meclisi, oda geleneği, nevruz gibi somut olmayan kültürel mirasların Yozgat’ın kültürel ritüelleri içinde var olduğunu belirterek “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miraslar listesinde yer alan bu kültürel değerler aslında Yozgat’ta yaşanmış folklorik ve sanatsal ritüeller. Örneğin çiğdem toplama, arabaşı, gelin hamamı, şifalı kaplıcalar, Hıdırellez, bayramlaşma, halay, sinsin gibi kültürel çeşitliliklerimiz ve geleneklerimiz var. Bize ait bu değerleri yok etmek, görmezden gelmek bizleri değersizleştirir. Değerlerimizin değerini lütfen bilelim. Kültürel aktarımı da gelecek nesillere en doğru şekilde empoze edelim.” dedi.Prof. Dr. Oğuz, Yozgat’ta bu tip Somut Olmayan Kültürel Mirasları yaşatmak adına sürdürülebilir kalkınma ve geleneksel tarımın devamlılığına ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek kesinlikle Yozgat’a bir açık hava müzesinin kurulması gerektiğini vurguladı.Konferansın sonunda soruları cevaplandıran UNESCO Türkiye Milli Komitesi ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komitesi Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz “Bozok Yazıları” adlı kitabını öğrencilerimize imzaladı.
Yozgat BÜ Tıp Fakültesiyle Birlikte Kalp Hastaları İl Dışına Gitmekten Kurtuldu
15 Aralık 2015 Salı - 16:31 Yozgat BÜ Tıp Fakültesiyle Birlikte Kalp Hastaları İl Dışına Gitmekten Kurtuldu Yozgat Bozok Üniversitesi (BÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi 2013 yılından itibaren 2 yılda 2 bin 20 kişiye anjiyo tedavisi uyguladı.Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin hizmete başlamasıyla birlikt, kalp krizi, kalp damarı tıkanıklıkları, stent uygulaması gibi durumlarda il dışına gitmek durumunda kalan hastalar artık kendi ilinde sağlık hizmeti almaya başladı. Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, Yozgat’ta kalp ve damar hastalıklarında yenilikleri hayata geçiren bir hastane olarak koroner anjiyografi ile kalbi besleyen damarları kolaylıkla görüntülediklerini söyledi. Prof. Dr. Erbay, “Koroner anjiyografi kalbi besleyen damarları görüntüleme yöntemidir. Biz koroner anjiyografi yöntemi ile kalbi besleyen damarlardaki darlıkları ve tıkanıkları tespit edebiliyoruz. Bunları koroner Anjiyoplasti yöntemi ile balon ve stentle açabiliyoruz. Biz koroner anjiyografi, anjiyoplasti, balon ve stentleme yöntemi ile hastalarımızın cerrahi olan ihtiyaçlarını, açık kalp ameliyatı ihtiyaçlarını minimuma indirmeye çalışıyoruz. Yozgat’ta koroner anjiyografi yapılması 2013 yılında başlamıştır. Bu tarihten itibaren sürekli olarak gündüz ve gece olmak üzere merkezimizde koroner anjiyografi, koroner anjiyoplasti işlemi yapılmaktadır.” dedi.Bugüne kadar 2 bin 20 adet koroner anjiyografi işlemi gerçekleştirdiklerini hatırlatan Prof.Dr.Erbay, bu işlemler sırasında 560 hastanın koroner stent takma yöntemi ile damarlarını açtıklarını kaydetti. Yaklaşık 500 hastayı ise anjiyoplasti yapılarak balonla damarlarını başarıyla açtıklarını ifade eden Prof. Dr. Erbay, “Daha önce kalp ve damar rahatsızlığı yaşayan Yozgatlıların 220 kilometre uzaklıktaki Ankara’ya gitmek zorunda kalıyordu. Şimdi hiçbir hastamız Yozgat’ın dışında Ankara’ya, Kayseri’ye veya İstanbul’a gitmiyor, bizzat bizim merkezimize başvurmaktadır. Biz de burada gereken işlemleri başarıyla yapmaktayız. Yozgat’ta kalp hastası çok ve Yozgat’taki hastaların damarları biraz daha farklı.” diye konuştu.