Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Fidan, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılacak
14 Mayıs 2026 Perşembe - 19:23:54
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılacak. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakan Fidan’ın TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılacağı belirtildi. Açıklamada, "Bakanımız, 15 Mayıs 2026 tarihinde Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi öncesinde gerçekleştirilecek olan TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılacaktır" ifadelerine yer verildi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 19:16
Bakan Göktaş, Darülaceze’ye kurban bağışı yaptı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam ile bir araya gelerek, kurban bağışını Darülaceze’ye gerçekleştirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Darülaceze Başkanı Esra Ceceli İslam ile Bakanlığımızda bir araya geldik. Asırlardır iyiliğin ve merhametin simgesi olan Darülaceze’ye kurban bağışımızı gerçekleştirdik. Kurban Bayramı yaklaşırken, dayanışmayı ve paylaşmanın bereketini büyütmek için tüm vatandaşlarımızı Darülaceze’nin iyilik yolculuğuna ortak olmaya davet ediyorum. Birlikte güçlüyüz" ifadelerine yer verdi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:38
Bakan Işıkhan: "Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda düzenlenen Sosyal Güvenlik Haftası Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesi, vatandaşların huzur ve güven içerisinde geleceğe bakabilmesi için büyük bir özveriyle çalışan tüm SGK personeline ve emek veren tüm paydaşlara teşekkür etti. Sosyal Güvenlik Haftası’nın idrak edildiği bu haftaya ilişkin Işıkhan, "Bu özel gün ve haftaların ortak bir noktası var o da ‘İnsanı merkeze alan bir anlayış.’ Çünkü sosyal güvenlik insanı koruyan, aileyi ayakta tutan, çalışanı güvence altına alan, hastaya umut olan, engelli vatandaşlarımıza destek olan büyük bir dayanışma sistemidir. Bu seneki sosyal güvenlik haftasının teması ‘Kayıtdışılık ile Mücadele’ sloganımız ise ‘Sigorta ile iş güvende, işçi güvende gelecek güvende.’ Gerçekten de sosyal güvenlik güçlü bir devlet ile güçlü millet arasındaki en önemli güven köprüsüdür. Sosyal güvenlik sosyal devletin en somut tezahürüdür. Sosyal güvenlik bir ülkenin vicdanıdır" ifadelerini kullandı. Bakan Işıkhan, insanlık tarihi boyunca güvenlik ihtiyacının, en temel ihtiyaçlardan biri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: "Dünyada, sosyal güvenlik anlayışı sanayi devrimi sonrası hızla gelişmiş zamanla sağlık sigortası, emeklilik, iş kazası, işsizlik ve sosyal yardımlar gibi alanları kapsayan büyük bir sisteme dönüşmüştür. Türkiye’de ise sosyal güvenlik sistemi uzun yıllar parçalı ve dağınık bir yapı içerisinde ilerlemiştir. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı şeklindeki bu dağınık yapı farklı standartlar, farklı uygulamalar ve ciddi mağduriyetler üretmiştir. O yılları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Hastane kuyrukları, ilaç kuyrukları, sosyal güvencesi olmadığı için tedavi olamayan vatandaşlarımız, hastaneye para ödemediği için rehin kalan vatandaşlarımızı. İşte bu vaziyetten bir dönüm noktası olarak, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi ve liderliğiyle Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal devlet reformlarından birini hayata geçirmiştik." "Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı genel sağlık sigortası sistemlerinden birine sahiptir" 2006 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın tek çatı altında birleştirildiğini, norm ve standart birliği sağlandığını, Genel Sağlık Sigortası sisteminin kurulduğunu, sosyal güvenlik kapsamının tüm vatandaşları içine alacak şekilde genişletildiğini hatırlatan Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir. Vatandaşlarımız kamu, üniversite ve özel hastanelerden eşit şekilde yararlanabilmektedir. Bugün artık Türkiye’de sağlık hizmetine erişemediği için mağdur olan bir vatandaş profili değil dünyanın gıpta ile takip ettiği örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemi bulunmaktadır" diye konuştu. "Sosyal güvenlik sistemi popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir" Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin, bugünün yanında geleceği de korumak zorunda olduğuna dikkati çekerek, "Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi, popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir. Biz sosyal güvenliği sadece bir ekonomi başlığı olarak da görmüyoruz. Biz sosyal güvenliği aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü güçlü sosyal güvenlik sistemi güçlü toplum demektir. Güçlü toplum ise güçlü devlet demektir. Bu anlayışla, son 24 yılda sosyal güvenlik alanında çok önemli reformları ve icraatları sizlerle birlikte hayata geçirdik" dedi. "Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için; 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik" Bakan Işıkhan, sosyal güvenliğin aynı zamanda sağlık güvencesi de olduğunu belirterek, "Bugün SGK olarak 2 bin 500’e yakın hastane, 30 bin eczane, 8 bin optik merkezi, 5 bin medikal market üzerinden vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunuyoruz. MEDULA sistemimiz sayesinde günlük 2,5 milyon provizyon, 12 milyon tedavi işlemi, 2,2 milyon e-reçete işlemini kesintisiz bir şekilde gerçekleştirmekteyiz. Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan bir ödeme gerçekleştirdik. Geri ödeme kapsamına alınan ilaç sayımızı sürekli artırıyoruz. Kanser ilaçlarından SMA tedavilerine kadar çok sayıda kritik ilacı, SGK tarihinde ilk kez vatandaşlarımızın erişimine sunduk" şeklinde konuştu. Dijital dönüşüm alanında da tarihi bir değişim gerçekleştirdiklerine işaret eden Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, sosyal güvenlik hizmetlerini dijital yapının altyapısıyla yeniden şekillendiriyoruz. Bugün SGK, e-Devlet üzerinde en çok kullanılan kamu kurumlarından birisidir. 2025 yılı içerisinde SGK uygulamaları e-Devlet’e toplam 1,5 milyardan fazla görüntü sağlamıştır. Şu anda e-Devlet üzerinden 183 farklı uygulamayla vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. ALO 170 hattımıza yalnızca 2025 yılında 17 milyon 700 bin çağrı gelmiştir. 2025 yılı içerisinde vatandaşlarımıza 647 milyonun üzerinde SMS bilgilendirmesi gerçekleştirdik. Şimdi ise yapay zeka destekli yeni sistemlerimizi devreye alıyoruz. Kayıp-kaçakla mücadelede, sahte sigortalılık tespitinde, risk analizlerinde ve sağlık harcamalarının daha etkin yönetilmesinde yapay zeka tabanlı sistemleri kullanıyoruz. Amacımız, vatandaşımızın işini kolaylaştıran, bürokrasiyi azaltan, hızlı ve kaliteli hizmet sunan güçlü bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini artırdık" Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği "Aile Yılı" vizyonu kapsamında aileyi güçlendiren sosyal güvenlik politikalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaparak, "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini uzattık. Yeni düzenlemeyle birlikte Tekil gebelikte analık izin süresi bildiğiniz gibi; 16 haftadan 24 haftaya, Çoğul gebelikte ise 18 haftadan 26 haftaya çıkarılmıştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde annelerimize 3 milyar 742 milyon lira analık ödeneği, yaklaşık 140 milyon lira da emzirme ödeneği sağladık" ifadelerini kullandı. "Sosyal güvenlik sistemimizi gençlerimiz için daha güçlü hale getireceğiz" "Önümüzdeki dönemde hedefimiz daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir, daha dijital ve daha insan odaklı bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" diyen Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz kayıt dışı istihdamı azaltmayı, aktif sigortalı sayısını artırmayı, sosyal güvenlik sistemimizin mali sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi, dijitalleşmeyi daha ileri seviyeye taşımayı, yapay zeka destek hizmet modellerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda sosyal güvenlik sistemimizi, gençlerimiz için daha güçlü hale getirmek istiyoruz. Çünkü bugün attığımız her adım değerli çalışma arkadaşlarım sadece bugünün değil, gelecekte çocuklarımızın ve torunlarımızın sosyal güvenlik hakkını koruyacaktır. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü ekonomisiyle, güçlü üretimiyle, güçlü istihdamıyla ve güçlü sosyal devlet yapısıyla inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Ben bu anlamlı hafta vesilesiyle SGK Personelimize, emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, doktorlarımıza, eczacılarımıza, hemşirelerimize ve diğer sağlık personelimize, kısaca sosyal güvenlik sistemimize katkı sunan tüm paydaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Sosyal güvenlik sistemimizin bugünlere ulaşmasında büyük emeği ve vizyonu bulunan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum."
14 Mayıs 2026 Perşembe - 17:41
ANKA Türk dünyasına kanatlandı: Türkiye-Kazakistan’dan ortak üretim adımı
Türkiye ile Kazakistan arasında imzalanan 13 anlaşmadan biri savunma sanayii alanında oldu. Türkiye ile Kazakistan arasında insansız hava aracı ANKA’nın üretim ve bakımına yönelik ortak girişim kurulmasını öngören anlaşma da imzalandı.
05 Mart 2026 Perşembe - 15:42
10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanları yurda döndü
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde ’danışman ülke’ statüsü elde etmek" dedi. "Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise, bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da, sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 15:39
Bakan Fidan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Nahçıvan’a yapılan saldırı ele alındı.
Bakan Fidan, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Nahçıvan’a yapılan saldırı ele alındı.
05 Mart 2026 Perşembe - 15:37
10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlandı, Türk bilim insanı yurda döndü
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan ekip, 37 gün sonra yurda döndü. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin başarıyla tamamlandığını kaydederek, "Bilim insanlarımız, Antarktika’nın zorlu koşullarında bir aydan fazla sürede 15 araştırma projesini hayata geçirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitümüzün koordinasyonunda yürüttüğümüz kutup araştırma seferlerimizle ülkemizin bilimsel kapasitesini artırmaya, insanlığın karşı karşıya olduğu küresel sorunlara çözüm önerileri sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kacır, "Hedefimiz; Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi içerisinde "Danışman Ülke" statüsü elde etmek" açıklamasında bulundu. Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy ise bu yıl 10’uncu seferin sona erdiğini belirterek, bugüne kadar 200’ün üzerinde Türk araştırmacının kutuplara gittiğini ve önemli çalışmalar yaptığını söyledi. Bu yıl 17 araştırmacının birbirinden farklı 15 proje yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Antarktika’ya giderken ve oradan dönerken karşı karşıya kaldıkları zorluklardan bahsetti. Türk bilim insanlarının hangi alanlarda çalışmalar yaptığına ilişkin bilgi veren Özsoy, orada yapılan araştırmaların örneklerinin ve kurulu istasyonlardan alınan verilerin Türkiye’ye getirildiğini, çıkacak sonuçları heyecanla beklediklerini anlattı. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da sefer kapsamında bilimsel projelerini tamamladıklarını belirterek, "15 farklı konuda bilimsel proje yürütüldü. Yer bilimleri, deniz bilimleri, buzul bilimi ve atmosfer bilimleri alanlarında araştırmalar yapıldı. Bu örnekler Türkiye’de laboratuvarlarda incelenecek ve uluslararası makaleler olarak yayımlanacak. Özellikle Antarktika’da yaptığımız çalışmalar dünya bilimine katkı sunuyor" dedi. 15 ayrı araştırma projesi yürütüldü Bilim ekibi, 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında bu yıl 15 araştırma projesi yürüttü. Küresel iklimden yer bilimlerine, yakın uzay çalışmalarından biyolojik çeşitliliğe kadar pek çok sorunun yanıtını arayan Türk bilim insanları, iklim değişikliği, buzul ve atmosfer dinamikleri, jeodinamik hareketlilik, deniz tabanı haritalama, oşinografik özellikler, yakın uzay ve kozmik radyasyon ölçümleri gibi fiziksel ve jeofizik süreçlere odaklanan çalışmalar yaptı. Ayrıca göl ve deniz ekosistemleri, mikrobiyal ve fitoplankton biyoçeşitliliği, kirleticilerin dağılımı, paleoklimatoloji, ekstrem koşullarda tıbbi planlama ile biyoteknoloji ve yeni antiviral ilaç adaylarının geliştirilmesine yönelik araştırmalar gerçekleştirdi.
05 Mart 2026 Perşembe - 15:35
Bakan Memişoğlu: "Klinik araştırmalar kapsamında sunulan bazı sağlık hizmetleri SGK kapsamına alındı"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, klinik araştırmalar kapsamında sunulan bazı sağlık hizmetlerinin Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle SGK kapsamına alındığını belirtti. Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kamu hastanelerimiz ve devlet üniversitelerimizde yürütülecek TÜSEB tarafından onaylanan klinik araştırmalarda genel sağlık sigortası kapsamında sunulan sağlık hizmetleri, SGK finansmanına dahil edildi. Yürürlüğe giren yeni düzenleme sayesinde vatandaşlarımız en yeni ve modern tedavi yöntemlerine daha kolay erişecek. Sağlık Bakanlığımızca onaylanan TÜSEB destekli projelerde yerli sağlık teknolojileri geliştirme süreçleri hızlanacak. Klinik araştırmaların değerlendirilmesi TÜSEB-SGK koordinasyonunda daha güçlü ve sistematik hale gelecek. Klinik AR-GE faaliyetleri, hastanelerin genel hizmet bütçelerini etkilemeden sürdürülebilecek. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun" dedi.
05 Mart 2026 Perşembe - 15:15
67 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik operasyon: 638 gözaltı
İçişleri Bakanlığı, son 5 günde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 67 ilde icra edilen operasyonlarda 638 şüphelinin yakalandığını bildirdi. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarımız koordinesinde İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 67 ilde 895 ekip, 2 bin 237 personel, 12 hava aracı ve 21 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla ‘uyuşturucu madde satıcılarına’ yönelik operasyonlar düzenlendi. Son 5 gündür düzenlenen operasyonlarımızda 574 kilogram uyuşturucu madde ile 755 bin 614 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 638 şüpheli yakalandı. 266’sı tutuklandı, 68’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Gençlerimizi ve toplum sağlığını hedef alan zehir tacirlerine karşı yürütülen operasyonlarımız, ülke genelinde etkin ve kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı, kahraman polislerimizi ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:36
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki en fazla kadın üyeye sahip Konfederasyonuz"
Hak İşçi Sendikası Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yüzde 9 civarındaki örgütlü kadının önemli bir kesimini HAK-İŞ temsil ediyor. 235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye sahip Allah’a çok şükür HAK-İŞ Konfederasyonu" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında ‘15. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması’ etkinliği düzenledi. Programda İzmir, Van, Gaziantep, Trabzon, Samsun, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye genelinde kadın emekçilerle yapılan ve kadınların mesleki standartlarının ve sorunlarının ele alındığı saha araştırmasının sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. "235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye Konfederasyonuz" Program çerçevesinde bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Kayıtlı sistemimizde yaklaşık 7 milyon kadın çalışıyor. Bunların sadece 601 bini sendikalara üye. Bu 601 bin yüzde 10’u bile karşılamıyor. Bu yüzde 9 civarındaki örgütlü kadının önemli bir kesimini HAK-İŞ temsil ediyor. 235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye sahip Allah’a çok şükür HAK-İŞ Konfederasyonu. Bu 235 binin üzerine ev işçisine de dahil ettiğimiz zaman 350 bin kadını temsil eden HAK-İŞ’ten bahsediyoruz. Yani Türkiye’deki sendikalı kadın işçilerin yüzde 58’ini HAK-İŞ örgütlemiş durumda. Aynı zamanda Konfederasyonumuzda her üç işçiden birinin kadın işçilerden oluştuğunu da ifade etmek istiyorum. Bu bize büyük bir onur aynı zamanda büyük bir sorumluluk yüklemektedir" açıklamasında bulundu. "ILO’nun C-190 sayılı sözleşmesinin ülkemiz tarafından imzalanması konusunda bir kampanyamız var" HAK-İŞ sendikaların tüzüklerinde, kongrelerinde, yönetmeliklerinde ve hemen hemen bütün çalışmalarda kadınlarla ilgili olan yapılması gereken hususları çalıştıklarını ifade eden Arslan, HAK-İŞ olarak başka bir şey daha yapıyoruz. ILO’nun yüzüncü yılında gerçekleştirdiği bizim içinde çok kıymetli olan C-190 sayılı sözleşmenin ülkemiz tarafından imzalanması konusunda bir kampanyamız var. Sayın Bakanlıklarımızla beraber hükümetimizle birlikte bu özellikle C-190’nın imzalanması, onaylanması konusunda bütün siyasi partilerimizden, sivil toplum örgütlerinden destek istiyoruz. Çünkü dünyada ilk kez çalışma hayatına girmiş her işçinin haklarını koruyan bir sözleşmeden bahsediyorum. Şiddet ve tacizle mücadele sözleşmesi iş yerinde şiddet ve tacizle mücadele sözleşmesinin ülkemiz tarafından onaylanmasını Yine iş yerlerinde taciz ve şiddetin en büyük bedelini kadınlar ödüyor. Ve bu konuda da ciddi şekilde sorunlar yaşandığını görüyoruz. Sadece ülkemizde değil, bütün dünyada ne yazık ki en çok şiddet ve tacizin muhatabı kadınlar oluyor. O nedenle C-190’nın ülkemiz tarafından onaylanması hususundaki çabamızı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. "Toplu sözleşmelerimize kadına şiddete karşı hüküm koyduk" Toplu sözleşmelerde de kadın haklarını kayıt altına aldıklarını belirten Arslan, "Konfederasyonumuzda çalışan bir kadın veya bir erkek aile içinde şiddete maruz kalıyorsa çevresinde bir kısım şiddet, tehdit ve benzeri durumlarda karşı karşıya kalmışsa burada çalışması herhangi bir sorun yok ama ailenin içerisinde çevresel etkilerle çalışmasının önü kapatılıyorsa, bu arkadaşımız bize gelip hedef tazminatını ve haklarını alarak iş yerinden ayrılma hakkını getirdik. Başka bir şehre, başka bir yere taşınma konusunda kendisine destek sağlayacağımızı daha sonra işler yoluna girdiği zaman tekrar gelip Konfederasyonumuzda iş başı yapması için de gereken kolaylıkları sağlama hususunda bir çaba sarkıtıyoruz. Yani sadece iş yerinde değil. Aile içerisinde ve çevresel başka faktörlerle şiddete maruz kalan, maruz kalma tehdidi altında bulunan kadın çalışanlarımıza da erkek çalışanlarımıza da aynı imkanı sağlamak gibi bir toplu sözleşmelerimize hüküm koyduk" ifadelerine yer verdi. "Kadınların çalışma hayatında daha güçlü şekilde yer alması için teşviklerin artırılması gerek" Kadınların çalışma hayatına katılımının artırılması gerektiğini vurgulayan Arslan, özellikle eğitim, mesleki gelişim ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Kadın istihdamının artırılması için kreş imkânlarının yaygınlaştırılması, iş-aile hayatını uyumlaştıracak sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, kadınların çalışma hayatında daha güçlü şekilde yer alması için teşviklerin artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi. "Zulümle abat olanlar mutlaka berbat olacaklardır" Küresel ölçekte yaşanan insan hakları ihlallerine de değinen Genel Başkanımız Arslan, başta Filistin olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan zulümlere karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin insanlık vicdanını yaraladığını ifade eden Arslan, bölgede Sudan’dan Lübnan’a, Suriye’den Irak’a ve son olarak İran’a kadar uzanan gerilimlerin büyük acılara yol açtığını belirterek, zulmün kalıcı olmayacağını vurguladı. Arslan, "Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zulümle abat olanlar mutlaka berbat olacaklardır. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de adaletsizliklerin bir sonu olacaktır. Önemli olan, haksızlık karşısında susmamak ve mazlumların yanında durmaktır" ifadelerini kullandı. HAK-İŞ olarak ülkemizin, bölgemizin ve küremizin bütün mağdur ve mazlumlarına karşı sorumluluğumuzun farkında olduğumuzu belirten Arslan, "Başta Filistin olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlere karşı sessiz kalmayacağız. Mazlumların yanında durmayı sürdürecek, imkanlarımız ölçüsünde dayanışma ve destek çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Konuşmaların ardından program, ‘Türkiye Örgütlü Kadın Saha Araştırması Paneli’ ile devam etti. Panel çerçevesinde, ‘ Bakım Hizmetleri ve Ev İşçiliğinin Geleceği, İş Barışı ve Sosyal Adalet’, ‘Çalışma Hayatında İş, Aile ve Sosyal Yaşam Uyumu, Afet ve Kriz Süreçlerinde Kadın Temsil Gücü, ‘Dijitalleşme, Adil Geçiş ve Yeni İstihdam Modelleri, Sendikal İletişim, ‘Kayıt Dışı İstihdam, Güvencesizlik ve Sendikasızlaştırma, Göçmen Emeği’, ve ‘Örgütlü Kadın Anket Çalışması’ konu başlıkları ele alındı.
05 Mart 2026 Perşembe - 13:50
Alan şefi öğretmen artırımlı ek ders mücadelesini kazandı
Eğitim-Bir-Sen, Ankara’da bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde koordinatör ve alan şefi olarak görev yapan yüksek lisans mezunu öğretmenin ek ders ücretlerinin artırımlı ödenmesi talebinin idare tarafından ’fiilen derse girmediği’ gerekçesiyle reddedilmesi üzerine konuyu yargıya taşıdı. Açılan davada mahkeme, Eğitim-Bir-Sen üyesi öğretmen lehine karar verdi. Eğitim-Bir-Sen, bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde koordinatör ve alan şefi olarak görev yapan yüksek lisans mezunu öğretmenin ek ders ücretlerinin artırımlı ödenmesi talebinin idare tarafından ’fiilen derse girmediği’ gerekçesiyle reddedilmesi üzerine konuyu yargıya taşıdı. Ankara 7. İdare Mahkemesi, ek ders ücretlerinin artırımlı olarak ödenmesine ve geriye dönük eksik tutarların yasal faiziyle birlikte Eğitim-Bir-Sen üyesine verilmesine hükmetti. Mahkeme, toplu sözleşme hükümlerinin yalnızca derse girilen saatleri değil, yerine getirilen görev karşılığında ödenen ek ders ücretlerini de kapsadığını ortaya koydu. Mahkeme kararında, yaptığı işin niteliği gereği derse girme imkanı olmayan öğretmenler bakımından ’fiilen derse girme’ şartının aranamayacağı vurgulandı. Alan şefliği ve koordinatörlük görevini fiilen yürütmenin artırımlı ödeme için yeterli olduğu belirtildi. Lisans sonrası mesleki yetkinliğini artıran, yüksek lisans ve doktora yapmış öğretmenlere de ayrım yapılmadan artırımlı ek ders ücreti ödenmesinin anayasal eşitlik ilkesinin gereği olduğu kaydedildi. Mahkeme kararı gereği alan şefi Eğitim-Bir-Sen üyesi öğretmenin ek ders ücretleri artırımlı olarak ödenecek ve geriye dönük eksik tutarlar yasal faiziyle birlikte verilecek.
05 Mart 2026 Perşembe - 13:39
Büro Memur-Sen Başkanı Yazgan: "Kamuda şiddetin önlenmesi için tek yasa çıkarılmalı"
Büro Memurları Sendikası (Büro Memur-Sen) Genel Başkanı Yusuf Yazgan, "bütün kamu görevlilerini kapsayan, caydırıcı tedbirler içeren, şiddeti katalog suç kapsamına alan düzenleme kaçınılmazdır" dedi. Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, Ankara’da bir otelde düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Programda konuşan Yazgan, çalışma hayatı, kamu personellerinin sorunu ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran-ABD-İsrail savaşının herkeste tedirginlik oluşturduğunu belirten Yazgan, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinerek, savaşın bir an önce bitmesi temennisinde bulundu. TÜİK’in önceki gün açıkladığı enflasyon rakamlarına göre 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,96 artış olduğunu da hatırlatan Yazgan, "Enflasyon rakamlarını ayrıntılı incelediğimizde en önemli artışların zorunlu tüketim ürünlerinde olduğunu görüyoruz. Kamu görevlileri ve emeklileri ekonomik açıdan zor şartlarda hayatlarını sürdürüyor. 2026 yılı ilk altı ayı için Hakem Kurulu’nun verdiği zam yüzde 11, iken; Ocak ayı enflasyonu yüzde 4,84, Şubat enflasyonu 2,9 olarak gerçekleşti. 6 aylık zammın neredeyse dörtte üçü iki ayda enflasyon karşısında erimiş oldu" şeklinde konuştu. "3600 ek gösterge birinci dereceye gelen bütün kamu görevlilerine verilmeli" Kamu görevlilerinin gündeminde olan başka bir konunun ise 3600 Ek Gösterge olduğunu belirten Yazgan, "3600 Ek Göstergenin teklifi de, toplu sözleşme kararı da Memur-Sen ve Büro Memur-Sen’e aittir. Toplu Sözleşmede mutabakat altına aldığımız bu konuda gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız gerekse Sayın Cumhurbaşkanımız bu talebimizin hayata geçirilmesi sözünü vermiştir. Yasama yılı bitmeden bu konuda yasal düzenlemenin yapılarak verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Geçinemeyen emeklinin maaşı kiraya yetmiyor" Emeklilerin durumuna da dikkat çeken Yazgan, "Emeklilerimizin yıllarca hizmet verdikten sonra aldıkları maaş, değil geçinmek kirayı karşılayamayacak seviyededir. Emeklilerimizin maaşlarında artış yapılmalı, insan onuruna yaraşır bir yaşam hakkına sahip olmaları sağlanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Büyük şehirlerdeki memurların kira bakımından zorluk yaşadığını belirten Yazgan, özellikle turistik bölgelerde kiralık ev bulmanın imkansız olduğunu ifade etti ve kamu görevlilerine lojman desteğinin yanı sıra kira yardımı yapılması talebini dile getirdi. "Kamuda şiddetin önlenmesi için tek yasa çıkarılmalı" Kamuda şiddetin kanayan bir yara olduğunu da belirten Yusuf Yazgan, şiddeti önlemek için bütüncül bir şiddetle mücadele yasası çıkarılması gerektiğini kaydetti. Meslek gruplarına yönelik düzenlemelerin şiddeti önleyemediğini belirten Yazgan, "Meslek gruplarına yönelik çıkarılan şiddetle mücadele yasaları, diğer kamu görevlilerine yönelik, ‘daha az değerli’ algısını oluşturmaktadır. Bu ayrımcılığa son verilerek bütün kamu görevlilerini kapsayan, caydırıcı tedbirler içeren, şiddeti katalog suç kapsamına alan düzenleme kaçınılmazdır. Bu caydırıcı tedbirlerin başında da tutuklu yargılama gelmelidir" şeklinde konuştu. Yazgan ayrıca, İstanbul Çekmeköy’de, bir öğrencinin bıçakla yaralaması sonrası hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet, yaralı öğretmen ve öğrenciye de acil şifalar diledi. "Her zaman Cumhurbaşkanımızın yanındayız" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşa da değinen Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, "Ortadoğu’da yanan ateş, dünyayı ısıtmaya da yakmaya da yetiyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanımızın bu ateşin ülkemize sıçramaması yaptıkları çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Katil ve terörist devlet İsrail, arzı mevud hayaliyle bölgeyi sürekli ateşe atmaktan vazgeçmelidir. İşgal ettiği toprakları gerçek sahiplerine bırakmalıdır. Sömürge devletler ellerini bölgeden çekmedikçe bölgemizde oyunlar da savaşlar da eksik olmayacaktır. Bir gün sıranın bize gelmesini istemiyorsak; birlik ve beraberliğimizi artırmalı, kenetlenmeliyiz. İçimizdeki hainlere fırsat vermemeliyiz. İç ve dış her türlü tehdide karşı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında ve destekçisi olduğumuzu bir kez daha dile getiriyoruz. Sendikal mücadelemiz kendi mecrasında yürürken, milli konulardaki duruşumuz nettir. Her zaman milli idare ve iradenin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
05 Mart 2026 Perşembe - 13:05
Eski eşini başına silah doğrultarak rehin alan sanığın yargılanmasına başlandı
Ankara’da eski eşini başına silah doğrultarak rehin alan sanığın ’silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından yargılanmasına başlandı. Ankara 79. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Murat Çakır, eski eşi D.S. ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme hakimi, tutuklu sanık Çakır’a söz verdi. Çakır, olay günü eski eşiyle tesadüfen karşılaştığını söyleyerek, "Konuşmak istedim, bana hakaret ve küfürler etti. Ben de bunu yapmamasını rica ettim. Silahımı gösterdim. Biraz yürüdük, silahımı çıkardım. Kimsenin yaklaşmasını istemiyordum. Tek isteğim eşimle konuşmaktı. Zarar verme kastım yoktu. Gözaltına alınırken silahımı kendim verdim, direnç göstermedim" diye konuştu. "’Seni öldüreceğim’ dedi" Müşteki kadın D.S. ise sanığın iddialarını reddederek, küfür etmediğini ve tahrik etmediğini öne sürdü. D.S., "Elinde evraklar vardı, ‘Seni nasıl buldum ama’ dedi. Bana ‘Seni öldüreceğim’ dedi. Yakamdan tutup silahla götürdü. Etraftakiler çok yalvardı" ifadelerini kullandı. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanığın ’ruhsatsız silah bulundurma’ ile ’silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından yargılandığını ancak eylemin boşandığı eşe karşı "kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu da oluşturabileceğini belirterek, dosyada görevsizlik kararı verilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, eylemin "kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturabileceği değerlendirmesiyle görevsizlik kararı vererek, dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Olayın geçmişi Ankara’nın Pursaklar ilçesinde 9 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen olayda D.S., boşandıktan sonra kimliğini değiştirmek için gittiği nüfus müdürlüğünün bulunduğu kaymakamlık binasından çıktığı sırada eski eşi Murat Çakır tarafından rehin alındı. Çakır, kaymakamlık binasının yanındaki boş araziye götürdüğü D.S.’nin başına tabanca dayayıp, tehdit etti. Çakır, Pursaklar Kaymakamının ikna çabaları sonucunda silahı bırakıp, teslim oldu. Gözaltına alınan Çakır, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece ’silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın tamamlanmasıyla iddianame hazırlandı. Sanık Çakır hakkında ’silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından 13 yıl 6 aya kadar hapis talebiyle iddianame hazırlandı. İddianame 79. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilerek, dava açıldı.
05 Mart 2026 Perşembe - 12:56
Sinir krizi geçiren genç kadın balkonundaki eşyaları yola fırlattı
Ankara’da komşularıyla tartışırken sinir krizi geçirdiği iddia edilen kadın, balkonundaki eşyaları yola fırlattı. O anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla anbean kaydedildi. Olay, 2 gün önce Keçiören ilçesi Yükseltepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddialara göre, komşularıyla bilinmeyen bir nedenle tartışan kadın, sinir krizi geçirdi. Kadın, balkonundaki dolu su şişeleri ile diğer eşyaları yola atarak çevreye zarar vermeye başladı. Bağırarak küfür eden kadının o anları ise bir komşusu tarafından kayda alındı. Kadın ile komşuları arasında uzun zamandır husumet olduğu ve daha önce de çok kez birbirleri hakkında şikayetçi oldukları öğrenildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 12:27
Sincan’a ikinci bebek kütüphanesi geliyor
İlçeye 8 kreş, 7 anne çocuk oyun evi kazandıran Sincan Belediyesi, ikinci bebek kütüphanesini hizmete açmak için gün sayıyor. Sincan Belediyesi, 0-3 yaş grubundaki çocuklar ve annelerine yönelik bir projeyi daha hayata geçiriyor. İlki Atatürk Mahallesi’nde 2020 yılında hizmete giren bebek kütüphanesinin ikincisi Akşemsettin Mahallesi’ne yapılıyor. Bebek kütüphanesinde minikler eğlenceli ve öğretici etkinliklerle hem keyifli vakit geçirecek hem de gelişimlerine katkı sağlayacak. Yeni bebek kütüphanesi de ilki gibi 0-3 yaş grubundaki çocuklar ve annelerine hizmet verecek. Anneler çocuklarıyla birlikte bebek kütüphanesine giderek, öğretmenler eşliğinde eğitici ve öğretici etkinliklere katılabilecek. Modern ve güvenli bir şekilde tasarlanan kütüphanede yaş gruplarına uygun kitaplar, materyaller, oyun alanları, oyuncaklar yer alacak. Öğretmenler eşliğinde düzenlenecek programlarla minikler eğlenerek öğrenecek. Akranlarıyla iletişim kuran çocukların dil ve konuşma becerileri gelişecek. Çeşitli atölyelerle ince ve kaba motor becerileri gelişecek. Yeni bebek kütüphanesi hem çocukların kitaplarla erken yaşta bağ kurmasına katkı sağlayacak hem de anneler sosyal hayata daha aktif katılım sağlayacak. Bebek kütüphanesinde anneler için de etkinlikler, çeşitli söyleşiler düzenlenecek. Aile danışmanlık hizmetiyle anneler, aile ve çocukla ilgili sorunları uzman psikologlarla birebir görüşebilecek.
05 Mart 2026 Perşembe - 12:23
Bakan Memişoğlu: "Yerli üretimin kalitelisini ve iyi niyetlisini destekleyeceğiz"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Yerli üretimi desteklemeye devam edeceğiz. Yerli üretimin kalitelisini ve iyi niyetlisini destekleyeceğiz" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tıbbi cihaz sektörü temsilcileriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. Programda konuşan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde iyi bir noktada olduğunu anlatarak, "Çevresinde birçok ateş çemberiyle birçok çatışmanın ve huzursuzun olduğu bir yerde gerçekten vaha gibi, çatışmanın olmadığı ve öngörülebilir bir ülkeyiz şu anda. Demokratik bir ülkeyiz. O nedenle dünyanın şu andaki kargaşasındaki bu durumdan böyle stabil olan, öngörülebilen, demokrasi içinde olan ve sağlık çalışanıyla, altyapısıyla dünyaya örnek olabilecek bir ülkede çok iyi şeyler yapabiliriz. Dünyanın bugün yatırımcı kuruluşları Türkiye’yi merkez olarak seçmiş veya seçmeye devam edecekler diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Yerli üretimin kalitelisini ve iyi niyetlisini destekleyeceğiz" Yerli üretimin önemini vurgulayan Memişoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye sadece bir pazar değil. Onların ortağı olabilecek kapasiteye ulaştığını onlara inandırmamız ve onların da yatırımı Türkiye’ye daha çok yapmasını sağlamamız lazım. Aynı zamanda yerli üretim olarak da onlar kadar kaliteli, onlar gibi dünyaya networkünü ulaştırabilen markalar oluşturmamız lazım. Çünkü ben eminim sağlık sektörü bunu başarabilecek hem insan gücüne sahip hem de altyapıya sahip. Bugün savunma sanayiinin gelişmesi bizim için de bir fırsat. Çünkü sağlıktaki ürünlerin birçoğuna benzer şekilde savunma sanayii bunları geliştirmiş durumda. Onun için biz bu konuda yerli üretimi de desteklemeye devam edeceğiz. Yerli üretimin kalitelisini ve iyi niyetlisini destekleyeceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder