Yerel Haberler
Bartın
28 Şubat 2026 Cumartesi - 17:33 BARÜ’de düzenlenen çalıştayda siber güvenliği vurgu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen çalıştayda dijital dolandırıcılık yöntemleri, bölgesel riskler ve farkındalık eğitimleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde "Bölgesel ve Ulusal Perspektifte Siber Güvenlik: Mevcut Durum, Riskler ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştay düzenlendi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü, Bartın İl Jandarma Komutanlığı, Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte dijitalleşme ve siber tehditler çok boyutlu olarak ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız, "Eğitimden sağlığa, bankacılıktan kamu hizmetlerine kadar pek çok işlemimizi dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. Bu dönüşüm, kurumlarımızın ve bireylerin dijital dünyada daha bilinçli ve hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır. Verilerin korunması, sistemlerin güvenli bir şekilde çalışması ve özellikle kritik altyapıların saldırılara karşı dayanıklı olması büyük önem taşımaktadır. Çünkü siber güvenlik, ülkemizin güvenliği ve geleceği ile doğrudan ilgilidir." dedi. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Handan Ucun Özel ise "Dijital çağ, bizlere büyük avantajlar sunuyor ancak bunun yanında riskler barındıran bir ortam içindeyiz. Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde en stratejik kaynaklardan biri veri güvenliğidir. Bu noktada siber güvenlik artık bir tercih değil bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bu anlamda çalıştayın akademik birikimi sektör ve kamuyla birleştirerek bölgemizde güvenli dijital altyapının güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu. Çalıştay kapsamında "Ulusal ve Bölgesel Siber Güvenlik: Mevcut Durum ve Fırsatlar" başlıklı ilk oturum BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu, Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Özçelik, BAKKA Bartın Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Şahin Baş konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda siber güvenlik alanında genç girişimcilere sunulan devlet destekleri, yerli ve millî güvenlik uygulamaları, gençlere yönelik mentörlük ve inovasyon programları anlatıldı. BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Ümmühan Avcı moderatörlüğündeki "Çözüm Önerileri ve Gelecek Yol Haritası" başlıklı oturumda ise BAKKA Siber Vatan Program Koordinatörleri Kadir Kağan İnaloğlu ve Muhammed Temli ile Bartın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nden Necati Hamarat katılımcılara bilgiler verdi. Türkiye’nin dijital egemenlik vizyonu çerçevesinde yürütülen projeleri aktarılırken siber suçlarla mücadelede güncel tehditler ve alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Çalıştay soru-cevap bölümünün ardından sonuçların özetlenmesiyle sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:12 BARÜ Hong Kong’da küresel iş birliği ağını güçlendiriyor Bartın Üniversitesi (BARÜ) Hong Kong’da düzenlenen 19. Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’nda farklı üniversitelerle yaptığı anlaşmalarla uluslararası eğitim ağını genişletiyor. Bartın Üniversitesi (BARÜ) eğitim-öğretim faaliyetlerinde küresel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ile Dış İlişkiler Genel Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yirmibeş Hong Kong’da düzenlenen 19. Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’nda (APAIE 2026) çeşitli temaslarda bulundu. "Küresel İyilik İçin Asya-Pasifik İş Birlikleri" temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda BARÜ, farklı üniversitelerle ikili iş birliği protokolleri yaparak küresel akademik ağını genişletti. BARÜ; İngiltere’den University of Warwick, Slovakya’dan Slovak University of Technology in Bratislava, Güney Kore’den Chungbuk National University ve Jungwon University, Endonezya’dan Universitas Negeri Malang, Almanya’dan SRH University Heidelberg ve Vietnam’dan Vietnam National University Ho Chi Minh City ile ikili anlaşmalar yaptı. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nden Kent State University, University of West Alabama ve Boise State University, İspanya’dan UCAM Universidad Católica de Murcia, Romanya’dan Bucharest University of Economic Studies, Polonya’dan Poznan University of Technology, Kanada’dan University Canada West ile College of the North Atlantic, Peru’dan Universidad Tecnológica del Perú BARÜ’nün yeni iş birliği ağına dahil oldu. Rektör Akkaya, dünyanın farklı bölgelerinden yükseköğretim kurumlarıyla yapılan iş birliklerinin BARÜ’nün uluslararası görünürlüğünü artıracağını belirterek hayırlı olması temennisinde bulundu.
Bartın’da şiddetli fırtına turistlere zor anlar yaşattı
29 Nisan 2025 Salı - 16:37 Bartın’da şiddetli fırtına turistlere zor anlar yaşattı Türkiye’nin en gözde turizm yerlerinden biri olan Bartın’ın Amasra ilçesinde şiddetli rüzgar etkili oluyor. Rüzgar nedeniyle turistler yürümekte, kuşlar ise uçmakta zorluk çekti. Deniz ve limanın birleştiği yerlerde ise ilginç görüntüler ortaya çıktı. Muhteşem doğası, tarihi ve kültürü ile yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Amasra’da 2 gündür şiddetli rüzgar etkili oluyor. Saatte hızı 70 kilometreyi aşan rüzgar nedeniyle, ilçeyi gezen ve sık sık fotoğraf çekilen turistler yürümekte zorlandı. Dalga boyu 4 metreyi aştı Denizde ise fırtına nedeniyle dalgalar oluşurken, kayalara çarpan dalgaların boyu 4 metreyi aştı. Kuşlar uçmakta zorlandı Fırtınada kuşlar uçmakta bile zorlanırken, denizde avlanan kuşlar da dalgalar nedeniyle zor anlar yaşadı. Ters dalgalar oluştu, tekneler hayatla bağlandı Küçük limanda rüzgar nedeniyle ters dalgalar oluşurken, limanın deniz ile birleştiği tarihi Kemere köprüsünün altında ise küçük çaplı girdaplar oluştu. Şiddetli rüzgar, su damlarını da uçurdu. Fırtına nedeniyle balıkçı ve gezinti tekneleri de limana sığındı. Beşik gibi sallanan Büyük limandaki tekneler halatlarla, iskele ve rıhtımlara bağlandı. Bakı tekneler ise Küçük liman mevkiisinde karaya çıkartıldı Olumsuz bir durum yaşanmadı İlçede belediye hoparlörlerinden yapılan anonslarla vatandaşların uyarıldığı ilçede olumsuz bir durumun yaşanmadığı öğrenildi. Gerekli tedbirlerin alındığını belirten Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, "Şiddetli rüzgar bekliyorduk. Fırtına 2 gündür etkili oluyor. Meteorolojinin fırtına uyarısının ardından anonslarla vatandaşları ikaz ettik. Şuana kadar yaşanan olumsuz bir durum olmadı. Gereken tedbirleri aldık ama vatandaşların da dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatmak istiyoruz" diye konuştu.
Çeşmi cihan Amasra’nın ağlayan ağacı kesildi
28 Nisan 2025 Pazartesi - 21:15 Çeşmi cihan Amasra’nın ağlayan ağacı kesildi Türkiye’nin turizmde yükselen değeri Bartın’ın Amasra ilçesinin sembolleri arasında yer alan ağlayan ağaç kesildi. Bartın Belediyesi ve bölgede bulunan işletme yetkilileri, ağacın şikayet üzerine onucu güvenlik gerekçesiyle kesildiğini duyurdu. Fatih Sultan Mehmet Han’ın denizi ve muhteşem doğası nedeniyle "çeşmi cihan (dünyanın gözbebeği)" olarak nitilendirdiği Amasra’nın sembolleri arasında yer alan ağlayan ağaç kesildi. Yıllarca yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği ağlayan ağacın kesilmesi, ilçede ve sosyal medyada tepkilere neden oldu. Amasra Belediyesi tarafından Boztepe Mahallesi’ndeki bir çay bahçesinde 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan ağlayan ağaçla ilgili yapılan açıklamada, ağacın Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararı ile kesildiği ifade edildi. Açıklamada, "Şikayetler üzerine Valilik makamının 26.11.2021 tarihli ’olur’u ile teşkil edilen Anıt Ağaç Koruma ve Bakım Komisyonu, söz konusu ağaçla ilgili olarak 19.02.2025 tarihinde mahallinde bir inceleme gerçekleştirmiştir. Yapılan detaylı incelemeler neticesinde Komisyon, ağacın canlılığını tamamen yitirdiği, bulunduğu konum itibarıyla sert rüzgarlara açık olduğu ve özellikle turizm sezonunda yoğun insan hareketliliğinin yaşandığı bir bölgede bulunması sebebiyle ileride yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi amacıyla ağacın dipten kesilerek alandan uzaklaştırılmasının uygun olacağı kanaatine varmıştır. Ayrıca ağacın turistik değerinin korunması maksadıyla kesilen kuru gövdenin bir kısmının tanıtıcı bir tabela eşliğinde aynı bölgede sergilenmesi de uygun görülmüştür. Bu tespitler doğrultusunda Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 26.03.2025 tarih ve 9856 sayılı kararı ile de selvi ağacının tehlike arz etmesi nedeniyle kesilmesine karar verilmiştir. Alınan ilgili kurul kararları çerçevesinde söz konusu selvi ağacı Amasra Müze Müdürlüğü’nün denetimi altında belediyemiz ekipleri tarafından kesilmiştir. Amasra Belediye Başkanlığı olarak kesilen bu kıymetli ağacımızın yerine en kısa sürede yeni bir fidan dikilerek doğaya ve iklim değişikliğiyle olan mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir" denildi. İşletmeden ağacın kurutulduğu iddiası Ağlayan ağacın adını taşıyan çay bahçesinin yetkilileri ise, yaptıkları açıklamada ağacın dışarıdan müdahale ile kurutulmuş olabileceğini iddia etti. Yetkililer, "İşletmemizin bahçesinde yıllardır sizlerle birlikte anı biriktiren, işletmemiz bünyesinde yıllardır varlığını sürdüren, ’ağlayan ağaç’ olarak bilinen kıymetli ağacımız, birçok misafirimize hem doğayla bağ kurma hem de huzur bulma imkânı sunmuştur. İlçemizin simgesi haline gelen ağlayan ağacımız, ne yazık ki gelen şikayetler ve artan baskılar sonucu bir aileye mensup birkaç kişinin şikayeti üzerine ’ağacın kuruması’ gerekçesiyle ağaç değerlendirme komisyon kararı doğrultusunda kesilmiştir. Üzülerek belirtmek isteriz ki, ağacımıza dışarıdan müdahale edilmiş olabileceği yönünde bizde ciddi bir şüphe uyandırmıştır. Ancak elimizde resmi bir analiz sonucu veya kesin bir kanıt bulunmadığından dolayı bu hususta kesin bir beyanda bulunamıyoruz. Her şeye rağmen doğaya ve sizlere olan sevgimizden vazgeçmiyoruz. Belediyemiz tarafından aynı türden yeni bir ağacın en kısa sürede yerine dikileceğini duymak bizleri sevindirdi. Yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. İşletmemiz, tüm güzelliğiyle ve siz değerli misafirlerimizin desteğiyle hizmet vermeyi sürdürmektedir. Onu kaybetmek içimizi burksa da her son yeni bir başlangıçtır. Yerine dikeceğimiz yeni fidanlarla hayatı yeniden yeşerteceğiz" ifadelerini kullandı.
Çeşmi Cihan Amasra’nın ağlayan ağacı kesildi
28 Nisan 2025 Pazartesi - 21:06 Çeşmi Cihan Amasra’nın ağlayan ağacı kesildi Türkiye’nin turizmde yükselen değeri Bartın’ın Amasra ilçesinin sembolleri arasında yer alan ağlayan ağaç kesildi. Bartın Belediyesi ve bölgede bulunan işletme yetkilileri, ağacın şikayet sonucu, güvenlik gerekçesiyle kesildiğini duyurdu. Fatih Sultan Mehmet Han’ın, denizi ve muhteşem doğası nedeniyle Çeşmi Cihan (dünyanın gözbebeği) olarak nitelendirdiği Amasra’da bulunan ilçenin sembolleri arasında yer alan Ağlayan Ağaç, kesildi. Yıllarca yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği ağlayan ağacın kesilmesi ilçede ve sosyal medyada tepkilere neden oldu. Amasra’nın Boztepe Mahallesi’ndeki bir çay bahçesinin içerisinde yer alan ve 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde bulunan ağlayan ağaç ile ilgili Amasra Belediyesi tarafından yapılan açıklamada ağacın , Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararın ardından ağacın kesildiği ifade idildi. Açıklamada, "Şikayetler üzerine Valilik Makamının 26.11.2021 tarihli ’olur’ ile teşkil edilen ’Anıt Ağaç Koruma ve Bakım Komisyonu’, söz konusu ağaçla ilgili olarak 19.02.2025 tarihinde mahallinde bir inceleme gerçekleştirmiştir. Yapılan detaylı incelemeler neticesinde Komisyon; ağacın canlılığını tamamen yitirdiği, bulunduğu konum itibarıyla sert rüzgarlara açık olduğu ve özellikle turizm sezonunda yoğun insan hareketliliğinin yaşandığı bir bölgede bulunması sebebiyle, ileride yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi amacıyla ağacın dipten kesilerek alandan uzaklaştırılmasının uygun olacağı kanaatine varmıştır. Ayrıca, ağacın turistik değerinin korunması maksadıyla kesilen kuru gövdenin bir kısmının, tanıtıcı bir tabela eşliğinde aynı bölgede sergilenmesi de uygun görülmüştür. Bu tespitler doğrultusunda, Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 26.03.2025 tarih ve 9856 sayılı kararı ile de selvi ağacının tehlike arz etmesi nedeniyle kesilmesine karar verilmiştir. Alınan ilgili kurul kararları çerçevesinde, söz konusu selvi ağacı Amasra Müze Müdürlüğü’nün denetimi altında belediyemiz ekipleri tarafından kesilmiştir. Amasra Belediye Başkanlığı olarak, kesilen bu kıymetli ağacımızın yerine en kısa sürede yeni bir fidan dikilerek doğaya ve iklim değişikliğiyle olan mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir" denildi. İşletmeden ağacın kurtulduğu iddiası Ağlayan Ağaç’ın adını taşıyan Çaybehçesinin yetkilileri ise yaptığı açıklamada, ağacın dışarıdan müdahale ile kurutulmuş olabileceği vurgulanarak, "İşletmemizin bahçesinde yıllardır sizlerle birlikte anı biriktiren, İşletmemiz bünyesinde yıllardır varlığını sürdüren, "ağlayan ağaç" olarak bilinen kıymetli ağacımız, birçok misafirimize hem doğayla bağ kurma hem de huzur bulma imkânı sunmuştur. ilçemizin simgesi haline gelen ağlayan ağacımız, Ne yazık ki, gelen şikayetler ve artan baskılar sonucu, bir aileye mensup bir kaç kişinin şikayeti üzerine ’ağacın kuruması’ gerekçesiyle, ağaç değerlendirme komisyon kararı doğrultusunda kesilmiştir. Üzülerek belirtmek isteriz ki, ağacımıza dışarıdan müdahale edilmiş olabileceği yönünde bizde ciddi bir şüphe uyandırmıştır. Ancak elimizde resmi bir analiz sonucu veya kesin bir kanıt bulunmadığından dolayı, bu hususta kesin bir beyanda bulunamıyoruz. Her şeye rağmen, doğaya ve sizlere olan sevgimizden vazgeçmiyoruz. Belediyemiz tarafından aynı türden yeni bir ağacı en kısa sürede yerine dikileceğini duymak bizleri sevindirdi. Yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. İşletmemiz, tüm güzelliğiyle ve siz değerli misafirlerimizin desteğiyle hizmet vermeyi sürdürmektedir. Onu kaybetmek içimizi burksa da, her son yeni bir başlangıçtır. Yerine dikeceğimiz yeni fidanlarla, hayatı yeniden yeşerteceğiz" ifadeleri kullanıldı.
Kazakistanlı öğrenciler Bartın’da buluştu
28 Nisan 2025 Pazartesi - 20:08 Kazakistanlı öğrenciler Bartın’da buluştu Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "PANELSAN CUP 2025" turnuvasında, 20 farklı üniversiteyi temsil eden Kazakistanlı öğrencilerin oluşturduğu kadın voleybol takımları sahaya çıktı. Türkiye’de öğrenimlerine devam eden Kazakistanlı üniversite öğrencileri Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen ‘PANELSAN CUP 2025’ turnuvasında yarıştı. Kazakistanlı öğrenciler arasındaki iletişimin sağlanması ve dayanışmanın artırılması amacıyla gerçekleştirilen organizasyona Bartın Üniversitesi (BARÜ) Spor Bilimleri Fakültesi ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin 15 ilinden turnuvaya yoğun bir katılım oldu Turnuvaya katılan üniversiteler arasında Türkiye’nin 15 farklı ilinden BARÜ ile birlikte Afyon Kocatepe Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Fenerbahçe Üniversitesi, İstanbul Kent Üniversitesi, İstanbul Medipol Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Nişantaşı Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi yer aldı. Tamamı Kazakistanlı öğrencilerden oluşan takımlar, gün boyu süren müsabakalarda kıyasıya mücadele etti. BARÜ’lü sporcular bu sene de performanslarıyla göz doldurdu İstanbul’da 2024 yılında gerçekleştirilen müsabakalarda birincilik kupasını kaldırmayı başaran BARÜ Kadın Voleybol Takımı, bu yıl da PANELSAN CUP 2025’te tüm rakiplerini geçerek final müsabakasında ter döktü. Müsabakalar sonunda Anadolu Üniversitesi Kadın Voleybol Takımı birinci, BARÜ Kadın Voleybol Takımı ikinci, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kadın Voleybol Takımı üçüncü, Sakarya Üniversitesi Kadın Voleybol Takımı dördüncü ve Uludağ Üniversitesi Kadın Voleybol Takımı ise beşinci oldu. Ödül töreninde kupa ve madalyalar sporculara teslim edildi Turnuva sonunda gerçekleştirilen ödül töreni, sporcular ve katılımcıların coşkulu anlarına sahne oldu. Dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları; Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, Kazakistan İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul, Bartın İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Mehmet Baykal tarafından takdim edildi. Ayrıca gün boyunca yoğun bir programda devam eden organizasyona Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Garnizon Komutanı Deniz Kıdemli Albay Erkan Şahin, Gençlik ve Spor İl Müdürü Halil Akkaş ile çok sayıda davetli de katıldı. Rektör Uzun: Uluslararasılaşma vizyonumuzla kardeşlik bağlarını da güçlendiriyoruz Türkiye’de öğrenim gören Kazakistanlı öğrenciler arasında sportif dayanışmayı ve üniversiteler arası etkileşimi artırmayı hedefleyen PANELSAN CUP 2025’e ev sahipliği yapmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Uzun, düzenlenen etkinliklerin kardeşlik bağlarını güçlendirdiği gibi akademik ve sosyal uyumu da desteklediğini ifade etti. Türk Yükseköğretim alanının uluslararasılaşma hedefinde elde ettiği başarılara da değinen Rektör Uzun, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Türkiye, sahip olduğu güçlü eğitim altyapısı ve artan bilimsel başarılarıyla uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi haline gelmiştir. Kazakistanlı öğrencilerimizin de bu sistem içinde yer alarak akademik ve kültürel gelişimlerine katkı sunmaları bizler için büyük bir değer taşımaktadır. Bartın Üniversitesi ailesi olarak, uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimize nitelikli bir eğitim ortamı sunmak ve onların her alanda başarılı bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunmak için tüm gayretimizle çalışıyoruz. Bu düşüncelerle gelecek yolculuğunda motive eden yaklaşımlarıyla uluslararasılaşma hamlemize olan destekleri için YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’ın şahsında YÖK üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Her zaman yanımızda olarak daha iyiye ulaşma noktasında teşvik eden Bartın Valimiz Dr. Nurtaç Arslan, Bartın Milletvekilimiz Yusuf Ziya Aldatmaz, Garnizon Komutanımız Deniz Kıdemli Albay Erkan Şahin, Bartın İl Emniyet Müdürümüz Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanımız Kıdemli Albay Mehmet Baykal ile Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Halil Akkaş’a teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca öğrencilerimize olan destekleri ve iş birliği odağındaki yakın ilgileri için Kazakistan’ın İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul’a teşekkür ediyorum."
BARÜ’de çocuk şenliği coşkusu yaşandı
26 Nisan 2025 Cumartesi - 13:55 BARÜ’de çocuk şenliği coşkusu yaşandı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen çocuk şenliğinde minik misafirler hem eğlendi hem öğrendi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (BUCEM) tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları doğrultusunda ‘BARÜ Çocuk Şenliği’ düzenlendi. Geleceğin teminatı olan çocuklara topluma katkı noktasında destek vermek amacıyla gerçekleştirilen etkinliğe, Bartın ilindeki çeşitli ilk ve ortaokullardan yüzlerce öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Spor Bilimleri Fakültesi Kapalı Spor Salonunda yapılan şenlikte, BARÜ öğrenci toplulukları hazırladıkları stantlarda çocuklara oyun, eğlence ve öğrenme deneyimi yaşattı. Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerinde gerçekleştirildiği şenlik, öğrenciler için renkli anlara sahne oldu. Ayrıca program kapsamında; fen bilimleri etkinlikleri, çeşitli deneyler, yüz boyama, eğitici oyunlar, dans gösterileri ve meslek tanıtımı faaliyetleri de düzenlenirken çocuklar doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan BUCEM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Büyükşahin ise çocuklara yapılan yatırımın önemini vurgulayarak "Üniversite olarak, toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmenin ve çocuklarımızın yüzündeki tebessüme katkıda bulunmanın gururunu yaşıyoruz. Merkez olarak çocuklarımızın ve gençlerimizin bilim ile iletişimini sağlamayı, katılımlarını ve farkındalıklarını artırmayı, eğlenceli bir biçimde meraklarını gidermeyi, okul dışı öğrenme ve meslek seçimlerine yönelik destekleyici olmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda yürüttüğümüz çalışmalarda bizleri daima teşvik eden Rektörümüz Prof. Dr. Orhan Uzun’a teşekkür ediyorum. Dünyanın ilk ve tek çocuk bayramı olarak tarihe geçen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum" diye konuştu.
BARÜ, patent ve faydalı model başvurularında Türkiye üçüncüsü
25 Nisan 2025 Cuma - 14:53 BARÜ, patent ve faydalı model başvurularında Türkiye üçüncüsü Bartın Üniversitesi (BARÜ) patent ve faydalı model başvurularıyla Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından hazırlanan "Üniversitelerin İnovasyon Haritası" raporuna göre Türkiye üçüncüsü oldu. Bartın Üniversitesi (BARÜ), Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) yayımladığı "Üniversitelerin İnovasyon Haritası" raporunda önemli bir başarıya imza attı. Rapora göre BARÜ, Bartın ilinden 2010-2024 yılları arasında yapılan 100 patent ve faydalı model başvurusu başına düşen üniversite başvuru sayısında Türkiye genelinde 3’üncü sırada yer aldı. Bartın’daki her 100 başvurudan 36’sının üniversite kaynaklı olduğu vurgulanan raporda, BARÜ bölgeye kattığı teknoloji ve inovasyon gücünü bir kez daha kanıtladı. ‘Türkiye Patent Haritası’nda BARÜ imzası Yayımlanan raporda yer alan verilere göre, Türkiye’de pek çok büyükşehir patent sayısında öne çıksa da Bartın ili BARÜ’nün aktif rol aldığı başvurularıyla dikkat çekti. Bölgenin ekonomik ve teknolojik kalkınmasında önemli rol oynayan patent ekosistemine sunduğu katkıyla BARÜ, Türkiye’nin teknolojik yetkinlik konusundaki vizyonuna ortak oldu. BARÜ bu başarısıyla sanayi ve üniversite iş birliklerinin artan verimliliğini ve araştırma çıktılarının ticarileşme potansiyelini de ortaya koydu. 1995-2024 yılları arasında Bartın’dan yapılan toplam 58 patent, 36 faydalı model, 126 tasarım ve 1.403 marka başvurusunun yanı sıra; 2024 yılında kaydedilen artışla ilin inovasyon kabiliyetide yükseldi. 2024 yılında Bartın’dan yapılan başvurular arasında 9 patent, 1 faydalı model, 3 tasarım ve 113 marka başvurusu yer aldı. Aynı yıl içinde 1 patent, 2 faydalı model, 3 tasarım ve 100 marka tescili alındı. Bu rakamlar, Bartın’ın hem akademik hem de kurumsal girişimlerle inovasyon ekosisteminde aktif rol aldığını kanıtlamış oldu. BARÜ 3 alanda Türkiye’nin en iyileri arasında Patent, faydalı model ve tasarım konularında farkındalığı arttıracak çalışmalara devam ettiklerini belirten BARÜ Patent Koordinasyon Birimi Sorumlusu Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan, "Hedeflerimiz doğrultusunda 2018 yılında Patent Koordinasyon Birimi kurduk. Türk Patent ve Marka Kurumu ile bölgedeki paydaşların doğru ve eksiksiz olarak bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi amacıyla bir protokol imzaladık. Bilgi ve Doküman Birimimizle konuyla ilgili tüm mevzuat ve yayınlara ulaşılmasını mümkün hale getirdik. Verdiğimiz eğitimlerle de Üniversitemizde akademisyen, araştırmacı ve öğrenciler tarafından gerçekleştirilen Ar-Ge ve inovasyon projelerinin fikri mülkiyetinin korunmasına ve ülkemizin rekabet gücünün arttırılmasına katkı sağlıyoruz. Ayrıca her yıl açıklanan Türkiye’nin Patent Raporu’nda "Siber Güvenlik", "Finans" ve "Perakende ve E-ticaret" alanlarında Türkiye’de ilk 5’te yer almayı başardık. Bu doğrultuda ‘Üreten Üniversite’ anlayışıyla bizleri teşvik ederek daha iyiye ulaşma noktasında destek veren Rektörümüz Prof. Dr. Sayın Orhan Uzun’a teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Kazanımlarımızı yarınlara taşımak en önemli hedefimiz" BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun ise, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun yayımladığı "Üniversitelerin İnovasyon Haritası" raporundaki başarıya vurgu yaparak "Üniversite olarak bölgemizin dinamiklerini ve dünyadaki eğilimleri dikkate alarak kalite ve nitelikli bilgiyi öncelikli kılmaya gayret gösteriyoruz. Gelecek vizyonumuza yön veren ‘Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları’ ihtisaslaşma alanımızla birlikte hızlandırdığımız çalışmalarımızda, elde ettiğimiz kazanımlarımızı yarınlara taşımak ve stratejilerimizi adım adım ilerletmek en önemli hedefimizi oluşturuyor. Bu düşüncelerle patent başvuruları ve patent farkındalığı oluşturma konusundaki gayretleri için Proje ve Teknoloji Ofisi Genel Koordinatörü Doç. Dr. Ümit Tayfun ve Patent Koordinasyon Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan ile birlikte tüm akademik ve idari insan kaynağımıza teşekkür ediyorum. Yükseköğretim kurumlarına Ar-Ge ve inovasyon teknolojileri konusundaki destekleri dolayısıyla Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanımız Prof. Dr. Sayın Muhammed Zeki Durak’a teşekkür ediyorum. Kalite eksenli büyüme ve ihtisaslaşma konularında bizleri daima teşvik eden YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar’a ve YÖK üyelerimize ise teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
BARÜ, Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda ilk 400’de
25 Nisan 2025 Cuma - 14:41 BARÜ, Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda ilk 400’de Bartın Üniversitesi (BARÜ) Asya Üniversiteleri Sıralaması ‘Araştırma Kalitesi’ göstergesinde 26 basamak ilerleme kaydederek 155’inci sıraya yükselirken genel sıralamada ise 351-400 bandında yer aldı. Dünyanın en bilinen yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE) tarafından ‘2025 Asya Üniversiteleri Sıralaması’ (Asia University Ranking 2025) açıklandı. Üniversitelerin akademik olarak 5 farklı temel ölçüte göre değerlendirildiği sıralamaya ilk kez geçtiğimiz yıl giren Bartın Üniversitesi (BARÜ), Asya’nın en başarılı yükseköğretim kurumları arasında yer almasıyla sürdürülebilir gelişimini bir kez daha ortaya koydu. BARÜ, ‘Araştırma Kalitesi’ göstergesinde 155’inci sırada Asya kıtasındaki üniversitelere yönelik bölgesel bir akademik performans haritalaması niteliğinde olan sıralamada, 5 ana başlıkta 18 performans göstergesi üzerinden derecelendirme yapılıp toplam puanlar belirlendi. Bu doğrultuda hazırlanan listeye göre BARÜ, genel sıralamaya 35 bölgeden 853 üniversite arasından 351-400 bandında girerek büyük bir başarı gösterdi. Ayrıca BARÜ ’Araştırma Kalitesi’ göstergesinde bir önceki yıla göre 26 basamak birden yükselerek 155’inci sıraya yerleşti. "Sürdürülebilir bir başarıyla uluslararası sıralamalarda büyük ilerleme kaydediyoruz" BARÜ’nün küresel ölçekteki başarılarına yenilerini eklediğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Orhan Uzun, "Ulusal ve uluslararası alandaki sıralamalarda sürdürülebilir bir başarı göstererek her geçen yıl büyük bir ilerleme kaydediyoruz. Asya kıtasındaki saygın yükseköğretim kurumlarının yer aldığı raporda bu senede en iyi ilk 400 üniversite içerisinde yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz. İnanıyorum ki, Üniversitemiz nitelikli araştırma altyapısı, sahip olduğu kaliteli eğitim ortamından aldığı güç ile uluslararası boyutta yükselişini sürdürecek. Bu düşüncelerle Bartın Üniversitesi kimliğini her geçen gün daha ileriye taşımamızı sağlayan tüm bileşenlerimize teşekkür ediyorum. Sürdürülebilir gelişim hedefiyle gösterdiğimiz gayretlerle devam eden yolculuğumuzda bizlere olan destekleri için YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar’a ve YÖK üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. BARÜ’nün Times Higher Education (THE) başarısı BARÜ, 2024 yılı Ekim ayında uluslararası alanda belirli bir standardı yakalayan 2 bin 92 üniversitenin verileriyle ortaya konulan "Dünya Üniversite Sıralaması 2025" de (World University Rankings 2025) önemli bir başarıya imza atmıştı. ‘Araştırma Kalitesi’ göstergesinde dünyada 455’inci Türkiye’de ise 2’nci sırada yer alan BARÜ, Türkiye’den sıralamaya girebilen 91 yükseköğretim kurumu arasından ise Türkiye’nin en iyi 13’üncü üniversitesi olmuştu.
Öfkeli kocanın eşine pompalı tüfekle saldırı anının kamera görüntüleri ortaya çıktı
25 Nisan 2025 Cuma - 12:34 Öfkeli kocanın eşine pompalı tüfekle saldırı anının kamera görüntüleri ortaya çıktı Bartın’ın Amasra ilçesinde 8 ay önce pompalı tüfekle boşanma aşamasındaki eşini bacaklarından vuran kocanın saldırı anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Ankara’da yaşayan ve U.G. isimli arkadaşı ile geçen yıl 27 Ağustos’ta Bartın’ın Amasra ilçesine gelen Okan Paşalı, ilçe terminalinde park ettiği aracındaki pompalı tüfekle boşanma aşamasındaki eşi 2 çocuğunun annesi Ahsen Nur Paşalı’yı (27) ayağından yaralanmıştı. Saldırının ardından kaçan Paşalı ve arkadaşı U.G Kastamonu’nun Cide ilçesinde yakalanarak gözaltına alınmıştı. Çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanan Paşalı ve U.G. hakkında Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede "kasten tasarlayarak yakın akrabayı öldürmeye teşebbüs" suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Okan Paşalı ve U.G. hakim karşısına çıkmış, tutuklu koca pompalı tüfekle korkutmak amacıyla yere ateş ettiğini iddia etmişti. Öte yandan, 8 ay önce meydana gelen saldırı anına ilişkin güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntüde, aracın içerisinde bulunan Okan Paşalı’nın 10 dakikayı aşkın zaman bekleyişin ardından araçtan indiği ve eşini görür görmez tüfeğe alarak ateş etmesi yer aldı. Tüfeği görünce panikleyen Ahsen Nur Paşalı’nın ise koşarak tuvalete doğru kaçması da görüntülere yansıdı. Saldırı sonrası yaşanan panik ve terminaldeki kalabalık da görüntülerde yer aldı.
Rus turistler Amasra’ya doyamıyor
24 Nisan 2025 Perşembe - 16:26 Rus turistler Amasra’ya doyamıyor Fatih Sultan Mehmed Han’ın Trabzon seferine giderken gördüğü ve Çeşm-i Cihan (dünyanın göz bebeği) olarak nitelediği Bartın’ın Amasra ilçesi Rus turistlerin de en gözde turizm mekanları arasında yer alıyor. Kruvaziyer ile 2022 yılının Ağustos ayında ilk kez tanışan Amasra’ya, son 33 ayda düzenlenen 66 gemi seferi ile toplam 81 bin 995 turist giriş yaptı. Çeşm-i Cihan Amasra ilçesine 2022 yılı Ağustos ayında seferlerine başlayan Astoria Grande gemisi, Rusya’dan Türkiye’ye 33 ayda gerçekleşen 66 seferde toplam 81 bin 319 kişiyi ilçeye getirdi. 2025 yılında düzenlenen 7 seferde 5 bin 897’si yolcu, 3 bin 45’i gemi personeli olmak üzere 8 bin 942 kişinin ziyaret ettiği Amasra’ya bugün gerçekleşen son seferde ise 700 Rus turist, 448 mürettebat ile birlikte toplam 1148 kişi geldi. Amasra’nın tarihi sokaklarını, sahilini gezen turistler, Amasra Müzesi, Çekiciler Çarşısı, Büyük Liman, Amasra Kalesi ve Kemere Köprüsü gibi tarihi ve turistik mekanları da görerek, sık sık fotoğraf çekiliyor. Bazı kafileler ise Amasra gezisinin ardından tur otobüsleriyle Karabük’ün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan tarihi konaklarıyla ünlü Safranbolu ilçesini de görüyor. Doyamadan ayrılıyorlar Amasra’nın muhteşem doğasını beğenen Rus turistler, tarihi, gastronomisi, sessiz ve huzurlu yapısı nedeniyle ilçeye doyamadan ayrılıyor. Bazı Ruslar, tekrar tekrar bölgeye gelirken, bazıları da yeniden gelmek hedefiyle mutlu bir şekilde ilçeden ayrılıyor. 193 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindeki 11 katlı Astoria Grande ile Amasra’ya gelen yolcu sayısı katlanarak artıyor.
Eşine pompalı tüfekle dehşet yaşatan kocanın savunması kan dondurdu
24 Nisan 2025 Perşembe - 16:03 Eşine pompalı tüfekle dehşet yaşatan kocanın savunması kan dondurdu Bartın’ın Amasra ilçesinde pompalı tüfekle boşanma aşamasındaki eşini bacaklarından vuran koca, ilk kez hakim karşısına çıktı. 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılanan sanığın mahkemedeki ifadeleri kan dondurdu. Sahte plakalı, hacizli ve sigortası bulunmayan araçla yakalanan sanık, "Eşim olacak şahıs, ’Sen baba mısın şerefsiz’ deyince tahrik oldum. Eline telefonu alınca korktum, panik oldum. Korkutmak için yere ateş ettim" diyerek kendisini savundu. 2 çocuk annesi Ahsen Nur Paşalı (27), 27 Ağustos 2023 tarihinde 7 yıldır evli olduğu ve şiddet gördüğü kocasından kaçmak için sığındığı Bartın’ın Amasra ilçesi Kum Mahallesi Küçük Liman mevkisinde ablasına ait hediyelik eşya dükkanı önünde uğradığı silahlı saldırıda ayaklarından yaralanmıştı. Pompalı tüfekle dehşet yaşatan Okan Paşalı ve arkadaşı U.G, kaçarken Kastamonu’nun Cide ilçesinde yakalanarak gözaltına alınmıştı. Nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanan Okan Paşalı ve arkadaşı U.G. hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede "kasten tasarlayarak yakın akrabayı öldürmeye teşebbüs" suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Okan Paşalı ve U.G. hakim karşısına çıktı. İlk duruşmaya tutuklu sanıklar Okan Paşalı ve U.G. ile mağdur Ahsen Nur Paşalı ve taraf avukatları ile tanıklar katıldı. Bartın Barosu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatları da davaya müdahil olma talebinde bulunurken, mahkeme heyeti avukatların davayı izleyebileceğini ama katılamayacağı kararını verdi. "Bana, ’Ağabey sür’ dedi, ben de sürdüm" Duruşmada dinlenen tutuklu sanık U.G., Okan Paşalı ile Amasra’ya gezmeye geldiğini, Okan Paşalı’nın eşini tanımadığını ve yaşanan olayın tasarlanmış bir olay olmadığını savundu. Okan Paşalı’nın kendisinin de Ankara’da esnaf olduğunu ve 1 yıl önce tanıştıklarını anlatan U.G, yaşanan dehşeti soğukkanlı bir şekilde anlattı. Silah patlayınca arabada donup kaldığını söyleyen U.G, "Eşinin olduğunu bilmiyorum. Arabaya geldim, olay gerçekleşti. Ateş etti, ilk defa eşini orada gördüm. Olay gerçekleştikten sonra Okan, panikle ’Ağabey sür’ dedi, sürdüm. Silah patlayınca ben arabada öylece kalmıştım. Arabasında silah olduğunu bilmiyordum. Bilseydim gelmezdim, Okan’ın öyle bir şey yapacağını da hiç tahmin edemedim. Çünkü esnafız, birbirimizi her gün görüyoruz, ticaretimiz oluyor. Okan’ı herkes sever, iyi bir ustadır" dedi. "8 aydır cezaevindeyim, 5 tane icra geldi" Okan Paşalı’ya yardım etmediğini ve olayla ilgisinin bulunmadığını savunan U.G., şöyle devam etti: "Kendime zarar geleceğini bilmiyordum. Çoluğu çocuğumu bırakmışım, 8 aydır burada hapisteyim. 5 tane icra geldi cezaevindeyken. Çocuğumun okul taksitleri falan çok zor duruma girdik. Eşim işe başladı. O bana para gönderiyor. Zor durumdayız, çalışamıyoruz. Başıma geleceğini bilseydim gelmezdim, Okan’ı da sevdiğim için geldim. Benim olayla bir alakam yok. Sanayide herkes birbirini bilir. Ben yardım etmedim. Bilsem öyle bir şey olacağını mani bile olurdum. Olay bir anda geliştiği için bir şey de yapamadım. Eşinin bile olduğunu bilmiyordum. Beraatımı istiyorum." Sahte plakalı, hacizli ve sigortasız araç ile yakalanmasının sebebini anlattı Sanık Okan Paşalı ise ifadesinde aracında olay gününde sahte plaka bulunduğunu, aracın hacizli olduğunu ve sigortasının bulunmadığını belirterek, "2023 yılından sonra kayınpederimle husumet başladı. Ben araç kullanırken saldırıya uğradım, silahla yaralandım. Sağ bacağıma platin takıldı. Ardından plaka değiştirdim. Tecilli yeni bir plaka aldım. Olayların ardı arkası kesilmedi. Şahıslar benim kimlik bilgilerimi tespit etti, peşime düştü. Sebepsiz yere, hiçbir husumetim olmayan bir şahıs beni vurdu. Bundan dolayı emniyetten benim aracımın plakasını öğrenebileceklerini düşündüm. Aynı zamanda aracıma haciz vardı. Sigortası da olmadığı için araca sahte bir plaka taktım. Bu plaka ile kullanmaya başladım" dedi. "Hiçbir zaman silahla tehditte bulunmadım" Planlayarak, tasarlayarak öldürmeye teşebbüsle suçlandığını hatırlatan Okan Paşalı, tasarlanmış bir durum olmadığını, boşanma aşamasındaki eşi Ahsen Nur Paşalı’nın söylediği sözlerden tahrik olduğunu öne sürdü. Evlendiği 2017 yılından itibaren silah taşıdığını da kaydeden Paşalı, "Benim şahısla 2017 yılından itibaren evliliğim var. 2017 yılından beri benim silahım vardır. Bu şahsa hiçbir şekilde silahlı tehditte bulunmadım. Bu zamana kadar bana silah çekti diye bir şikayette bulunmadı. Bu zamanda planlanması mümkün değildir. Olay olmadan 1 ay önce şahıs, gizli numaradan aramak suretiyle çocuğumu telefona veriyordu, ’Çocuğum baba beni kurtar, baba bizi kurtar’ diyordu. Gizli bir numara kullanıyordu, beni arayarak sürekli tahrik ediyordu. Sığınan bir insan çocuklarını uyuşturucu bağımlısının evine götürüp, oraya teslim etmez" şeklinde konuştu. "Amasra’ya gezmeye geldik" Tatil amaçlı Amasra’ya geldiğini ileri süren Paşalı, "Ben Ankara’dan tatil maksatlı, hem de kafa dağıtmak için çocuklarımın da orada olabileceğini düşünerek Amasra’ya geldim. U. ağabey ile birlikte kafa dağıtmak için geldik. Sabahleyin olay yerine geldim, şahsı gördüm. Hiçbir şekilde müdahalede bulunmadım. U. ağabeyi sahile gönderdim. Öğleden sonra saat 15.00’e kadar çocuklarımı bekledim. Gri bir araç geldi, içerisinde çocuklarım vardı. Aracın çocuklarımla birlikte otoparka girip çıkması bir oldu. Bartın yönüne çıktı. Aracımda arıza olduğu için 80-90 kilometre hızı geçemiyordum. Onu yakalamayacağımı anlayınca geri otoparka geldim, biraz bekledim" dedi. "Bana, ’Sen baba mısın şerefsiz’ deyince tahrik oldum" Olay günü yaşananları soğukkanlılıkla anlatan Okan Paşalı, eşini görünce çocuklarının nerede olduğunu sorduğunu belirterek, "O sırada koltuğunda 50-60 santimetre boyunda pompalı tüfek vardı. Daha önce Ankara’da aracımın içerisinde pompalı yakalattım. İlk defa aracımda pompalı tüfek bulunmuyor. Bu şahsa özgü değil, daha önce de aracımda pompalı tüfek bulunuyordu. Benim aracımda duruyor her zaman pompalı tüfek. Meşru müdafaa hakları doğduğu zaman kullanmak için koydum arabama. Aracın çekilmesini isteyince gayet güzel bir dille ’Çocuklarım nerede?’ dedim. ’Telefonu bırak, konuşalım’ dedim. O sırada ’Sen baba mısın şerefsiz. Şimdi görürsün’ dedi. Telefonu aldı, birini arar gibi yaptı. Tehdit etmek suretiyle beni tahrik etti. Ben de korktum, panik oldum. Korkutmak amaçlı ateş ettim. Şahıs bankın önündeydi" ifadelerini kullandı. "Yere ateş ettim" Sanık Okan Paşalı, pompalı tüfekle yere doğru ateş ettiğini ileri sürerek, "Zaten fişek tapalarından anlaşılacağı üzere sağ tarafına doğru ateş ettim. Direkt ortasına atsaydım, belden yukarı atsaydım belli olurdu. İkinci seferde de şahıs tuvalete doğru gitti. Ben de çanak çömlek diye hitap edilen hediyelik eşyaların olduğu yöne doğru attım. Şahıs zaten sağ tarafta. Ben öldürmek için gitmiş olsam, arabadan çıkar çıkmaz ateş ederdim. Veya uyandırmadan, arabanın içerisinden ateş ederdim veya ardından gider tuvaletin içerisinde bu eylemi gerçekleştirebilirdim. Şahsı öldürmemi gerektirecek bir sorun da yok ortada. Başka yöne ateş ettiğim için mesafeyi hesap etmedim. Yere doğru ateş ettim özellikle, zaten saçma taneleri yerden sekerek ayağına isabet etmiş. Direkt isabet etmiş bir saçma tanesi yok. Öldürmeye kastım yok. Şahsı öldürmeyi gerektirecek bir konu da yok" dedi. "Tokatla başladı, burnumu kırdı" Mağdur Ahsen Nur Paşalı ise 8 yıl önce evlendiği Okan Paşalı’nın kendisine evlendiği yıldan itibaren kademeli olarak artan bir şiddet uyguladığını kaydetti. Okan Paşalı’nın ailesinin yanında kendisine tokat atarak, şiddete başladığını anlatan Ahsen Nur Paşalı, vurulduğu ana kadar yaşananları şöyle anlattı: "Ailesinin yanında şiddete başladı. En son 19 Mayıs 2024’te darp edildim. Çocuklarımla birlikte ondan izin almadan parka çıktım, ’salıncakta oturuyorum’ diye benim o gün burnum kırıldı. Ambulansla hastaneye kaldırıldım. Hastaneden sonra eve gelmedim. Olay günü ağabeyini arayıp, ’Ahsen’in ağzını burnunu kırdım. Gidip bakın’ demiş. Ağabeyi gelmek istememiş, ’Ne yapıyorsa yapsınlar’ demiş. Eşinin ısrarıyla gelmişler ve beni ambulansta gördüler zaten. O gün telefonu elimden aldı. Annem babam çalıştığı için ananemde kaldım. Ben orada kaldığım sürece hemen her gün oralara gelip, evin kapısını tekmeleyip kırmaya çalışıyor, silahla havaya 4-5 el ateş ediyor, sürekli bağırıyor, çağırıyor, küfür ediyor, ailemi tehdit ediyor. Benim dönmek istediğimi, ailemin göndermediğini düşünüyor. Ben düşüncesini yıkmak için ailemle konuştum. Benim gitmek istediğimi anlaması için Ankara’da kadın sığınma evine gittim. Yaklaşık 1.5-2 ay kaldım. Dışarı çıkamadığım için Zonguldak’a gönderdiler. Zonguldak sığınma evi çocukların yaşayabileceği bir yer değildi. O yüzden Amasra’ya ablamın yanına geldim. Beni kadın sığınma evinde olduğumu bildiği için buraya geleceğini düşünmedim. 1.5 ay ay sonra bu olay oldu." "Seni vurup, üzerine köfte ekmek yiyeceğim" demiş Ahsen Nur Paşalı, boşanma aşamasındaki kocasının olaydan 3-4 gün öncesine kadar tehdit mesajları attığını belirterek, "Olaydan önce sürekli mesaj atıyordu. Çocukları özlediğini söylüyor, çocukları istiyordu. Beni tehdit ediyor, öldüreceğini söylüyordu. Bir defasında ’Seni vurup, gidip üzerine köfte ekmek yiyeceğim’ diyordu. Olay gününden 3-4 gün öncesinde kadar mesaj atmayı kesti. Ben şahsı gizli numaradan aradım. Ailemi sürekli rahatsız ediyordu. Babamın çalıştığı şirketin tırın camlarını, aynalarını kırmış. Buna sinir oldum, bağırdım çağırdım kapattım. Ama nerede olduğuma dair hiçbir şey söylemedim. Çocuklarımın sesini duymasının imkanı yok" dedi "Korkudan bir şey diyemedim, sadece KADES’e basabildim" Olay günü yaşadığı dehşeti de anlatan Ahsen Nur Paşalı, "Olay günü dükkanın içerisinde oturuyordum. Dükkanın önüne bir araç yaklaştı. Zaten o marka araç görünce ben hep tedirginlik yaşıyorum. Baktım plaka farklı. Biraz rahatladım. Ama yine de eğildim araca doğru baktım, içeride tanımadığım bir kişi vardı. Sonra araca doğru yaklaştım, araç parkının yasak olduğunu söyledim. Birazdan çıkacağım dedi. Ama kızarlar dedim, Tamam biri gelecek, gideceğim alacağım dedi. Arka koltuktaymış, göremedim. Tanımadığım için fazla muhatap olmak istemedim. Karşı kafeye geçtim. Benim çocukları, ablamın çocukları falan geldi, tarla ağzına denize gittiler. Kafeden tekrar dükkana geçtim. Çay aldım, masaya oturdum. Çocukları aramak için telefonu aldım. Çocuklarım nerde diye bir ses duydum. Kafamı kaldırdım, tekrar sordu Ben onun korkusuyla yaşadığım için ağzımdan tek bir laf çıkmadı. Hiçbir şey söylemedim, ona karşı. Zaten hep kafamda kurmuştum. ’Onu karşımda görürsen, panik yapma, Kades’e bas’ diye, kendi kendime söylüyordum. Kades’e basmak 2 tuş. Onu görünce, ben de anında Kades’e bastım" şeklinde konuştu. "Direkt bana nişan aldı, kaçmaya çalıştım Okan Paşalı’nın tüfeği ile direkt kendisine nişan aldığını ileri süren Ahsen Nur Paşalı, "Bana, ’telefonu bırak’ diye iki kez söyledi. Ardından da ateş açtı. Ayaklarıma nişan almadı. Direkt bana nişan aldık. Ben de tüfeği elinde gördüğüm için hemen kaçmaya çalıştım, zıpladım. Sabit kalmadım. Tuvaletin girişinde betondan tümsek var. Alçaktan yükseğe doğru gidiyor. Tuvaletin içerisine doğru kaçtım. İlk pompalı tüfek sesi duyulduğunda ortalık kalabalıklaşmıştı. Tuvalete girmek gibi bir ihtimali yoktu. Girseydi kendi de biliyordu bence" dedi. Mide ameliyatı olduktan sonra karnının üzerine oturmuş Ahsen Nur Paşalı, 2 Ekim 2023 tarihinde mide ameliyatı olduğunu ve Okan Paşalı’nın o süreçte bile kendisine şiddet uyguladığını söyledi. Paşalı, "Evlendiğimiz günden beri şiddete maruz kalıyorum. 2 Ekim 2023’te mide ameliyatı yaptırmıştım. Ameliyattan 10-11 gün geçmişti. Karnımın üzerine oturmuştu. 3 gün acısını çektim. 7 yıldır tek bir tokatla başlayan ve her geçen gün kademe kademe artan şiddet görüyorum. Sürekli tehdit edildiğim için, aileme zarar gelir diye korkuyordum. Artık kendime inandım, bu korkum gitti. Şikayetçiyim" diye konuştu. Her iki tarafın tanıklarının da dinlendiği davada avukatların savunmalarının ardından mahkeme, sanık U.G’nin adli kontrol şartı ile tahliye edilmesine, Okan Paşalı’nın ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.