Yerel Haberler
Bolu
Bolu’daki otel yangını davası 8’inci gününde: Tanık ve müşteki beyanları sürüyor
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 17:44 Bolu’daki otel yangını davası 8’inci gününde: Tanık ve müşteki beyanları sürüyor Bolu Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangın faciasına ilişkin 8’inci günde de devam eden duruşmalarda tanık ve müşteki beyanları alınmaya devam ediyor. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 8’inci gününde müşteki ve tanık beyanları verildi. Sabah saatlerinde tek müşteki beyanıyla başlayan duruşmaya tanıkların ifadeleriyle devam edildi. "Saat 04.20 sıralarında jeneratörü kapatmaya gittim" Kartal A.Ş.’nin elektrik teknisyeni Murat Duman, "Kartal A.Ş.’de telesiyejde çalışıyordum. 3 aylık elemandım. Saat 03.28’de Hüseyin Özer aradı. Jandarma ve AFAD ekipleri ‘Elektriği kesin’ diye bağırıyordu. Saat 04.20 sıralarında jeneratörü kapatmaya gittim. Biz kestiğimizde SEDAŞ tarafından elektriğin kesildiğini biliyorum. Çünkü onlar kesmese jeneratör devreye girmezdi. Alarm sesi duymadım. Otelin işleyişine vakıf değilim. Biz Bayram beyle teleski sistemine bakıyorduk. Bizim otellerle çok bağımız olmazdı. Yemek veya çay içmeye çıkardık" dedi. "Yangını evdeyken sosyal medyadan öğrendim" Yangını sosyal medyadan öğrendiğini söyleyen Gazelle Otel’in teknik personeli tanık Bahadır Bahar, "Yangını evdeyken sosyal medyadan öğrendim. Grand Kartal Otel’Bahadır Özkuru’yu aradım. O da bana canını zor kurtardığını söyledi. Onun dışında yangına ilişkin detaylara vakıf değilim" ifadelerine yer verdi. "Yangın denetimlerini yaptılar gitti" Grand Kartal Otel’in içerisinde bulunan kafeterya White Fox’ta yangından 1.5 ay önce işe başladığını söyleyen SEGBİS sistemiyle müşteki olarak beyan veren Sabahattin Kanatlı, "Ben gittiğimde Mehmet İşçioğlu, Şevval Şahin, Esra Nazik, Eslem Uyanık vardı. Gün içerisinde 8-4 çalışırdım. Yangından 1.5 hafta önce denetime geldiler. Ben başlamadan önce de bir denetim yapılmış. İsimlerini hatırlamıyorum. Yangın denetimlerini yaptılar gitti. Ben 1.katta kalıyordum. Bir müşterinin kapı zorlama sesine uyandık. Saat 03.20 sıralarında kala yangın çıktığını öğrendik. Yanımda Mehmet İşçioğlu vardı. 3. kata kadar çıkabildik. İçerisinde dumanlar vardı. Yukarıya çıkamadık sonra geriye döndük. Otel yönetiminden kimseyi göremedim, dışarısı çok kalabalıktı. Yangın alarmı duymadım. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" dedi. "Benim başım dönüyordu" Gazelle Otel’den Kasım ayında Grand Kartal Otel’e görevlendirilen elektrik personeli Bahadır Özkuru, "Ben Gazelle personeliyim. Kasım ayında Grand Kartal Otel’e görevlendirme çıktı. Yangından önce 3. katta kalıyordum. Saat 03.50 gibi otelin yabancı masörü aradı. Odada duman varmış. Benim başım dönüyordu. Çıktığımda ise 4. kat komple yanıyordu. Dışarı çıktığımda çalışanları gördüm. Vatandaşları merdivenlerle aşağıya indiriyorlardı. Otel yönetiminden Emir Aras’ı gördüm. İnsanlara yardım etmeye çalışıyordu. Halit beyi gördüm sonra. 3. kattan garaja direkt çıkış var. Oradan dışarıya çıktım" diye konuştu. "Biz oraya sadece ışıkları değiştirmek için çıkmıştık" Grand Kartal Otel’e aydınlatma ışıklarını değiştirmek için çıktıklarını söyleyen Bahadır Özkuru, "Emir Aras’ın talimatıyla Tahsin Pekcan bizi Grand Kartal Otel’e görevlendirdi. Tahsin Pekcan’ın 2 hafta boyunca bizimle Grand Kartal Otel’de kalmıştı. Aydınlatma değiştirmeye görevlendirmişlerdi. Hüseyin Özer’le birlikte çıktık değiştirmiştik. Biz oraya sadece ışıkları değiştirmek için çıkmıştık" ifadelerine yer verdi.
Yanan otelin SPA müdürü yangın anlarını anlattı: "Emir Aras’ın kendi odası için, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 14:16 Yanan otelin SPA müdürü yangın anlarını anlattı: "Emir Aras’ın kendi odası için, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum" Grand Kartal Otel’in SPA Müdürü Özhan Gökner mahkeme huzurunda tanık olarak verdiği ifadesinde, "Saat 03.45 civarında Emine Ergül’ün merdivenle odasının camından indiğini gördüm. Emir Aras’ın kendi odası için ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum. Zannedersem ki onun odasının olduğu kısımdı orası. İtfaiye eri SPA bölümü için eksiklikleri söyledi. Eksiklikler giderilmedi" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 8’inci gününde müşteki ve tanık beyanları verildi. Sabah saatlerinde tek müşteki beyanıyla başlayan duruşmaya tanıkların ifadeleriyle devam edildi. Grand Kartal A.Ş. bünyesinde çalışan personel tanık olarak dinlendi. Tek tek personele yetki sıralaması yaptırıldı. "Yangın anında alarm duymadım" 3 yıldır otelde mutfak şef yardımcısı olarak çalışan tanık Nevzat Aydın, "Saat 03.00 sıralarında ‘Yangın var’ diye bağırma seslerine uyandım. 3.katta kalıyordum, duman vardı dışarıya çıktığımda. Yangın anında alarm duymadım. Yangın eğitimi de bize verilmedi. Grill plate cihazı ızgara olduğu günlerde çalıştırılırdı, her akşam temizlenirdi. O gece fırınlanmış kuzu servisi vardı" dedi. Sonrasında ise tanık Nevzat Aydın’a yangının başladığı anlardaki güvenlik kamerası görüntüsü izletildi. Aydın, kamera görüntülerine göre, grill plate cihazının yerini tespit etti. Aydın, "Grill plate ve benmari cihazının saat 00.30’da açılmaması gerekir" dedi. Mahkeme başkanı, "Bu saatte açılmış ama?’ diye sorunca Aydın, "Açılmaması gerekirdi" yanıtını verdi. "Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum" Kendileri uyandıran kişinin panik havasında olmadığını söyleyen SPA müdürü Özhan Gökner, "Olay saatlerinde 304 numaralı odada uyuyordum. Arkadaşlarımdan bir tanesi ‘yangın var’ dedi. Panik havası yoktu. Kapıyı açtığımızda dumanlar vardı. Diğer yangın merdiveninden kayak odasına indim. O esnada otel çalışanlarından, ‘Ağabey çok büyük yangın var’ burada dediler. Biz kayak odasından çıktık. Üzerimize tahta parçaları düştü" dedi. "Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum" Emir Aras’ın itfaiye personeline kendi odasına su tutturduğunu söyleyen Gökner, "İnsanları duydum, ‘camlardan bağırıyordu, yardım eden yok mu?’ şeklinde. Bende atlamamaları gerektiğini söyledim. Yardım edeceğimi söyledim. Saat 03.38’de garaja geldim. Garajdan çıkmaya çalışanlar vardı. Biz ön tarafa geçtik. Biz herkes dışarı çıktı, bize sonra haber verildi zannettik. Sonra ön tarafta kimseyi görmedim. İtfaiyenin oraya hemen gelemeyeceğini biliyordum. 4 ve 5’inci katlara çıkmaya çalıştık. İnsanları kurtarmak için. İndirebildiğimiz insanları camlara dayadığımız merdivenlerden indirdik. İtfaiye ve AFAD ekipleri bizden bilgi aldı. Oteli bildiğimiz için. Saat 03.45 civarında Emine Ergül’ün merdivenle odasının camından indiğini gördüm. Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum. Zannedersem ki onun odasının olduğu kısımdı orası. İtfaiye eri SPA bölümü için eksiklikleri söyledi. Eksiklikler giderilmedi. Odalarda sigara içiliyordu. Duman dedektörlerinin aktif olduğunu görmedim" dedi.
Yangında eşini ve kızını kaybeden acılı baba gözyaşlarıyla kansere yakalandığını açıkladı
13 Temmuz 2025 Pazar - 17:06 Yangında eşini ve kızını kaybeden acılı baba gözyaşlarıyla kansere yakalandığını açıkladı Grand Kartal Otel faciasında eşi ve kızını kaybeden acılı baba Rıfat Doğan yaşadığı acılar sebebiyle mahkeme salonunda kanser olduğunu açıkladı. Doğan, "Bu katliam 78 kişiyle sınırlı kalmadı, o günden bugüne acıya dayanamayan 3 babayı kaybettik. Bu acı benden de kanser olarak çıktı. 2 aydır sizin yüzünüzden kanserle boğuşuyorum" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı 7’nci ilk gününde müşteki beyanlarına devam edildi. Müşteki sıfatıyla beyan veren acılı baba Rıfat Doğan, yaşadığı üzüntüden dolayı kanser olduğunu beyan verdiği esnada açıkladı. Baba Doğan, "6 gündür film gibi seyrediyoruz. Hollywood gibi bir yapım planlamışlar ama komedi ortaya çıkmış" şeklinde konuştu. "Öptüm kokladım ama o is kokusu hiç yakışmamıştı onlara" Yangın sonrasında yaşananları anlatan acılı baba Rıfat Doğan, "Gün boyu neredeyse karım ve kızımı aradım. Otelde her yere baktım. Akşam saat 16.00 civarında Ceren’ime ulaştım. Tabi kendimizi şanslı sayıyoruz artık. Beden bütünlükleri tamdı son kez kokladım, son kez sarıldım. Bir 3 saat sonra Lalin’i buldum. Öptüm kokladım ama o is kokusu hiç yakışmamıştı onlara. Sırf zihnimden gitmemesi için odadan çıkan ayakkabılarını sabah uyandığımda ve gece uyuduğumda is kokusunu unutmamak için kokluyorum. Buz gibi toprağa koyduk onları. Sabahları ayağı üşümesin diye fırında ayakkabısını ısıtıp öyle giydirirdi. Soyumuzu kuruttular. Ölümden korkmuyoruz onlara kavuşacağımız için bize hediye bile olabilir. Bekir Hacıbekiroğlu, bizi tehdit ediyordu ama biz ölümden korkmuyoruz. Şurada gördüğümüz liyakatsiz insanların, dişini geçirebileceği eğitimsiz insanları çalıştırmasından dolayı bu olay meydana geldi" ifadelerine yer verdi. "21 Ocak’tan sonra hepsi kağıt üzerinde yetkisiz, etkisiz bir parazit oldu" Otel yöneticilerinin yangın gününe kadar unvanlarını her yerde kullandıklarını söyleyen Rıfat Doğan, "Bu aileyi 20 yıldır tanıyorum. Grand Kartal Otel’in yöneticileri 20 Ocak’a kadar Grand Kartal isminin ekmeğini her yerde kullanıyorlardı. 21 Ocak’tan sonra hepsi kağıt üzerinde yetkisiz, etkisiz bir parazit oldu. Yangın gecesinde eşim ve Emine Ergül otelde oturmuş kahve içmiş. Eğer iyi niyetli olsalardı telefonla arayıp uyandırırlardı. Benim eşim de en azından olsa bulunduğu katı kurtarırdı. Bu ailenin Ahmet Demir, maymuncuğudur her kapıyı açar. Bütün Bolu’da bunu bilir. Emine Ergül o ailedeki en güçlü karakterdir. Babasından aldığı güçle, Halit Ergül’ün ve tüm şirketlerin beynidir. Kızları da değerlidir, aslında işletmelerin tüm dekorasyon malzemelerin siparişlerine kadar karar verirler" dedi. "Bu acı benden de kanser olarak çıktı" Dava sürecinde 78 canın yanı sıra acılara dayanamayan 3 babanın hayatını kaybettiğini ve kendisinden bu acıların kanser olarak çıktığını söyleyen Doğan, "6 gündür film gibi seyrediyoruz. Hollywood gibi bir yapım planlamışlar ama komedi ortaya çıkmış. Dün resepsiyon şefinin (Adnan Karadayı) bir gaftı. Yönetim kurulu üyeleri şanslı, ömür boyunca sadece görüş günlerinde çocuklarının büyüdüğünü görecekler. Bizim öyle bir şansımız yok bazı ailelerin soyunu kuruttular. Bu katliam 78 kişiyle sınırlı kalmadı, o günden bugüne acıya dayanamayan 3 babayı kaybettik. Bu acı benden de kanser olarak çıktı. 2 aydır sizin yüzünüzden kanserle boğuşuyorum. Bizim başka yapacak bir işimiz yok. Hayatımızın sonuna kadar bu davanın peşindeyiz. Buradan ne karar çıkarsa çıksın emsal karar olacağını biliyorum" şeklinde konuştu. Ayrıca Rıfat Doğan, mahkeme salonunda kendilerini tehdit eden Halit Ergül’ün diğer damadı Bekir Hacıbekiroğlu hakkında şerh düşülmesini istedi. Doğan, "Bizim ve 78 kişinin ailesinin başına bir şey gelirse Hacıbekiroğlu’ndan bilinmesini şerh düşürülmesini istiyorum" dedi.
Annesi, kardeşi ve yeğenini yangında kaybetti: "Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın"
13 Temmuz 2025 Pazar - 14:38 Annesi, kardeşi ve yeğenini yangında kaybetti: "Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın" Grand Kartal Otel’i Genel Müdürü Emir Aras’ın kaldığı katta annesi, kardeşi ve yeğenini kaybeden Bülent Akişli, "Sen odadan kendin çıkıyorsun. Geriye dönüyorsun, çocuklarını çıkartıyorsun. Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı 7’nci gününde müşteki beyanlarına devam edildi. Almanya’da yaşayan Şenol Akişli, İstanbul’daki 11 yaşındaki kızı Mina Akişli’yi ve Antalya’da yaşayan annesi Gülçin Akişli’yi 21 Ocak’ta Grand Kartal Otel’e tatile götürdü. Ancak bu tatil, yangın faciasıyla son buldu ve 3’ü de hayatını kaybetti. Faciadan 78 gün sonra, yangında eşi Gülçin Akişli’yi kaybeden Cevat Akişli (72), yaşadığı acıya dayanamayarak kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. Akişli ailesinin diğer üyeleri müşteki sıfatıyla beyan verdi. "Müdürüne 4x4 araç alacağına yangın söndürme cihazları alacak kadar hassas olsaydınız keşke" Yangın faciasında annesi, ağabeyi ve yeğenini kaybeden Volkan Akişli, "Ben annemin kokusuyla uyuyan bir insandım. Bizi nasıl bir çaresizliğin içine attığınızın farkında mısınız? Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras annesiniz ya hani bir yüzümüze bakın. Halit Ergül, otel müdürünün Kartalkaya’ya çıkması için 4x4 araç alacağına yangın söndürme cihazları alacak kadar hassas olsaydınız keşke" diye konuştu. Volkan Akişli sonrasında ise annesinin mezarında çektiği videoları salonda izletti. "Hiç kimseye seslenmeden rahat rahat çıkmışlardı. Benim kızım uyanmadı bile yatağında ölü bulundu" Mina Akişli’nin annesi Şenol Akişli’nin eski eşi Mesude Turan, "Şöyle bakıyorum hiçbiri söylediğinden utanmıyor. O gün kızım babasıyla ve babaannesiyle oteldelerdi. Şenol oteli internette çok araştırmış. 3 günlüğüne gitmişlerdi. Güle oynaya gittikleri otelden cenazeleri geldi. 7010 numaralı odada kalıyorlardı. 7.katta Genel Müdürü Emir Aras ile eşiyle aynı katta kalıyorlardı. Hiç kimseye seslenmeden rahat rahat çıkmışlardı. Benim kızım uyanmadı bile yatağında ölü bulundu. Bize burada maval anlatıyor, ‘Giderken çocuk kurtarmış’ Ben orada çocuğumu bulduğumda akşam saat 18.30’du. Ben çocuğumu morgdan alamadım. Soğuk hava depolu tırın içerisindeki ceset torbaları arasından aldım. 6 aydır doğru düzgün uyuyamıyorum. Halit beyimiz 2.5 aydır uyuyamıyormuş. Kızımın hayalleri vardı. En büyük isteğim ihmali olan herkesin en ağır cezayı almasını istiyorum" dedi. "Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın" Yangın faciasında kardeşi Şenol Akişli’yi kaybeden Bülent Akişli, "Hepimizin başı sağ olsun. Kendim ailemle beraber olmak kaydıyla aile şirketimiz var. Ben kardeşimi kaybettim, annemi kaybettim ve yeğenimi kaybettim. Peşinden de babamı kaybettim. Emir Aras, yüzüme bak. Gözümün içine bak. Sabah görüntüleri izledim. Sen odadan kendin çıkıyorsun. Geriye dönüyorsun, çocuklarını çıkartıyorsun. Annem, yeğenim ve kardeşim 7010 numaralı odada kalıyordu. Vicdansız (Emir Aras) aynı koridordasın" ifadelerine yer verdi.
Yangında oğlunu kaybeden psikiyatrist anne: "Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi"
13 Temmuz 2025 Pazar - 13:10 Yangında oğlunu kaybeden psikiyatrist anne: "Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi" Grand Kartal Otel faciasında 18 yaşındaki oğlunu kaybeden Psikiyatrist anne Zeynep Kotan, "Halit, Emir, Ceyda, Emine, Elif ve diğerleri psikolojinizi bozduysam özür dilerim. Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi. Ne yazık ki mesleğimi yapamıyorum" diye konuştu. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı 7’nci gününde müşteki beyanlarına devam edildi. Yangında 18 yaşındaki oğlu Ömür Kotan’ı kaybeden anne Zeynep Kotan ve baba Vahap Ozan Kotan, müşteki sıfatıyla beyan verdi. "Bu ailenin belgeselinin olacağına inanıyorum" Her gece uyumadan önce oğlunun dumanlar arasında arkadaşıyla birlikte kaldığı sahneleri düşündüğünü söyleyen acılı baba Psikiyatri Uzmanı Vahap Ozan Kotan, "Öncelikle kendimi tanıtarak başlamak istiyorum. Ben psikiyatristim. Ben burada ona layık olamadığımı düşündüğüm oğlum Ömür Kotan’ın babası olarak konuşmaya çalışıyorum. 6 aya yakın süredir her gece uyumadan önce son düşündüğüm sahnelerden bahsetmek istiyorum. O sahnelerde Ömür (Ömür Kotan) ve Eren (Eren Bağcı) dumanların arasında insanları kurtarmaya çalıştıkları sahne. Her gece 36 çocuk ne kadar acı çekti, kaç dakika sürdü, ben bu sahneleri düşünerek uykuya dalabiliyorum. Mesleğim gereği ne ilaç alınması gerektiğini biliyorum. Hastalarıma önerdiğim ilaçlardan kullanarak uyuyabiliyorum. Ama uyandığımda da aklıma yine ilk gelen düşünceler bunlar. Öleceğim güne kadar bu şekilde uyuyacağımı biliyorum. 7 gündür trajikomedi izliyorum. Görmedim, duymadım, bilmiyorum, hatırlamıyorum. Seri katil filmleri görüyoruz, bu ailenin (Ergül ailesi) belgeselinin olacağına inanıyorum" dedi. "Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi" "Sizin çocuklarınızı, siz gibilerden korumak için dimdik ayaktayız" diyen yangında yaşamını yitiren Ömür Kotan’ın annesi Psikiyatri Uzmanı Zeynep Kotan, "Yaşadıklarımdan sonra insanlara nasıl merhem olacağını bilmeyen bir hekimim. Şuan da çalışamıyorum. Kendi dünyam kapkaranlıkken insanların elinden nasıl tutabilirim bilmiyorum. Uyuma Emir Aras dinle. Halit, Emir, Ceyda, Emine, Elif ve diğerleri psikolojinizi bozduysam özür dilerim. Mesleğimi yapabiliyor olsam tedavi ederdim sizi. Ne yazık ki mesleğimi yapamıyorum. Kötülük çetesi bizler sizlerin karşısında dimdik ayaktayız. Sizin çocuklarınızı siz ve sizin gibilerden korumak için ayaktayız. Siz umutsuz vakasınız. Ben kolu kanadı kırılmış ama ayakta duran bir anne olarak sizlerin karşısında dimdik ayaktayım" ifadelerine yer verdi. Ayrıca Zeynep Kotan, Grand Kartal Otel’de bulunan kayak okulunun kaçak olduğunu ve okulun sahibi Metin Güneş’in de soruşturmaya dahil edilmesini talep etti. Ayrıca müşteki avukatı tarafından salonda kronometre açılarak 1 dakika sessizlik sağlandı. Sanıklara zamanın değeri gösterildi.
Otelin Genel Müdürü Damat Emir Aras önce kendi ailesini kurtarmış: Görüntüler salonda izletildi, "Katilsiniz"
13 Temmuz 2025 Pazar - 09:06 Otelin Genel Müdürü Damat Emir Aras önce kendi ailesini kurtarmış: Görüntüler salonda izletildi, "Katilsiniz" Grand Kartal Otel faciasına ilişkin davanın duruşmasında salonda izletilen güvenlik kamerası görüntülerinde Emir Aras’ın yangının ilk başladığı dakikalarda çıkarak koridora bakması ve sonrasında yaklaşık 1 dakika içerisinde eşyalarını toplayarak ailesiyle koşarak indiği görüntüler salonda tepkiye neden oldu. Ayrıca davaya ilişkin tutuksuz yargılanan 4 sanık hakkında 4 ay ev hapsi kararı verildi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 5’inci gününde sanık savunmaları tamamlandı. Yangın faciasının 6. gününde sanık savunmalarının ardından müşteki beyanlarına devam edildi. Müşteki sıfatıyla duruşmaya katılan Resepsiyon şefi Adnan Karadayı beyanını verdi. "Karşımdaki kapıyı açtım, inanılmaz bir duman vardı" Otelin Genel Müdürü Emir Aras ile aynı katta kalan Resepsiyon şefi müşteki Adnan Karadayı, "Resepsiyon personeliydim. Personel odalarında konaklıyordum. 2024’ün 9.ayında Gazelle’de işe girerken Emir Aras ile görüştüm. Resepsiyon şefiydim. Aralık ayında Grand Kartal’a gittim. Grand Kartal’da daha önce 2007-2014 arasında kış sezonlarında resepsiyonda çalıştım. Gelen misafirleri karşılardım. Yangın ikaz butonları koridorlarında vardı. Ben 7’nci katta kalıyordum. Saat 03.31’de beni Yiğithan Burak, arayarak ‘Müdürüm yangın var’ dedi. Panik halindeydi. Ardından 3 personel daha aradı. Odadan çıktım. Karşımdaki kapıyı açtım, inanılmaz bir duman vardı. İnsanların sesini duydum onlara yangın merdiveni burada dedim. En aşağı kata indim oradan insanları kayak odasından çıkarttım. Zeki Yılmaz’ın odasındaki yangın butonu çalışıyordu sanırım. Zeki Yılmaz beni 03.49’da aradı. ‘Çıktın mı?’ diye sorduğunu hatırlıyorum. Otelde yangın tüpü ve yangın hortumu vardı. Gündüz güvenlik vardı otelde sadece. White Fox’u denetlemeye geldi dediklerini duydum. İtfaiyenin tekrar bir denetim yaptığını duydum. Denetiminden temizliğinden mutfak bölümünden Reşat Bölük sorumluydu" dedi. Emir Aras’ın yangını sadece ailesine haber vererek koştuğu görüldü Müşteki avukatı tarafından salonda güvenlik kamerası izletildi. Resepsiyon Şefi Adnan Karadayı’nın ve Otelin Genel Müdürü Emir Aras’ın kaldığı 7.katın güvenlik görüntüsü izletildi. Güvenlik kamerasından odasının kapısı yansıyan Emir Aras’ın yangının ilk başladığı dakikalarda odasından önce kendisi dışarı çıktığı koridora baktığı görüldü. Koridorun sonuna kadar giden Aras, daha sonrasında yangın çıktığını anlayınca odasına koşarak geri döndü. Çocuklarına ve karısına haber vermeye geldi. Yaklaşık 1 dakika içerisinde odadan eşyalarını toplayan Genel Müdür Emir Aras ve Elif Aras çocuklarıyla birlikte odadan hızlıca uzaklaştı. Görüntülerin izletilmesiyle salonda acılı ailelerden, ‘Herkesi kurtarabilirdiniz, katilsiniz’ diye tepkiler yükseldi. Müşteki resepsiyon şefinin tutuklanması istenildi Güvenlik kamerası görüntüleriyle Adnan Karadayı’ya odası tarif ettirildi. Müşteki avukatları tarafından, ‘Aynı katta bulunan vatandaşları uyandırabilirdiniz?’ sorusuna Adnan Karadayı, "Ben uyandığımda göz gözü görmüyordu. Yangın merdivenlerinden insanları 1.kattaki kayak odasından dışarıya çıkarttım. 5’inci katta yoğun duman ve 4’üncü katta aşırı sıcak vardı" dedi. Müşteki avukatları tarafından müşteki Adnan Karadayı için yakalama ve tutuklama kararı istendi. 4 tutuksuz sanık için ev hapsi kararı verildi İzlenen görüntülerde Adnan Karadayı’nın görülmediği ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle tutuklama talebinin reddine karar verildi. Davaya ilişkin tutuksuz yargılanan Mudurnu A.Ş. firması sahibi İbrahim Polat, Mudurnu A.Ş. yetkilisi İsmail Karagöz, Resepsiyon personeli Yiğithan Burak Çetin ve FQC Denetleme Firması sahibi Ali Ağaoğlu’nun 4 aylık ev hapsine karar verildi.