Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Diyarbakır
Kolonlarından çatlama sesi geldiği için tahliye edilmişti: O bina için yıkım kararı çıktı
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:41:18
Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinde ikamet edenlerin kolonlarından ses geldiği ihbarı üzerine 51 kişinin tahliye edildiği 5 katlı bina için yıkım kararı verildi. Bağcılar Mahallesi 1063. Sokak’ta 27 Mart günü gece saatlerinde 5 katlı bir apartmanın sakinlerinden bazıları, kolonlardan ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunmuş, bunun üzerine olay yerine AFAD, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, 112 acil sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edilmişti. Bina sakinleri, o gece değerli eşyalarını alıp tedbir amaçlı çıkmıştı. Ekiplerin yaptığı teknik incelemeler sonucu yapının mevcut durumu kaldıramadığı görüş ve sonucu çıktı. Bu sonuç üzerine yapının yıkım kararı çıkmasıyla bina sakinleri eşyalarını tamamen çıkardı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:31
Kolonlarından çatlama sesi geldiği için tahliye edilmişti: O bina için yıkım kararı çıktı
Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesinde ikamet edenlerin kolonlarından ses geldiği ihbarı üzerine 51 kişinin tahliye edildiği 5 katlı bina için yıkım kararı verildi. Bağcılar Mahallesi 1063. Sokak’ta 27 Martta gece saatlerinde 5 katlı bir apartmanın sakinlerinden bazıları, kolonlardan ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuş, bunun üzerine olay yerine AFAD, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, 112 acil sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edilmişti. Bina sakinleri, o gece değerli eşyalarını alıp tedbir amaçlı çıkmıştı. Ekiplerin yaptığı teknik incelemeler sonucu yapının mevcut durumu kaldıramadığı görüş ve sonucu çıktı. Bu sonuç üzerine yapının yıkım kararı çıkmasıyla bina sakinleri eşyalarını tamamen çıkardı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:27
DOB-DER başkanı Aydın: "Sadece bugün değil, 365 gün otizmli bireylerin varlığından haberdar olalım"
DOB-DER Başkanı Adnan Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizmli bireylerin ve ailelerin sorun, isteklerini dile getirdi. Aydın, "Sadece bugün değil, 365 gün otizmli bireylerin varlığından haberdar olalım" dedi. Diyarbakır Otizmli Bireyler Derneği (DOB-DER) Başkanı Adnan Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü nedeniyle otizmli bireylerin yaşadığı sorunları ve ailelerin isteklerini sıraladı. Otizm spektrum bozukluğunun doğuştan gelen ya da yaşamın ilk aylarında ortaya çıkan karmaşık bir nörolojik farklılık olduğunu dile getiren Aydın, şu ifadeleri kullandı: ’’Yapılan çeşitli araştırmalarda, bugün dünya ortalamasında yaklaşık olarak her 36 çocuktan biri otizm spektrumunda yer almaktadır. Bazı araştırmalarda ise bu oran 30’da 1 olarak ifade edilmektedir. Türkiye’de kesin bir kayıt sistemi bulunmamakla birlikte, yapılan araştırma ve tahminlere göre 2 milyonun üzerinde otizmli birey ve aile ferdinin bulunduğu öngörülmektedir. Otizmde erken eğitimin önemi büyüktür. Tanı, yaklaşık olarak 12 aylıktan itibaren konulabilmektedir.’’ "Otizmde en etkili ve temel yaklaşım eğitim" Günümüz dünya literatüründe otizmde en etkili ve temel yaklaşımın eğitim olduğunun kabul edildiğini aktaran Aydın, sözlerine şöyle devam etti: "Davranışsal bazı durumların düzenlenmesi için ilaç tedavisi uygulanabilse de asıl ve temel yöntem eğitimdir. Bu nedenle eğitim boyutuna ağırlık verilmeli ve ders saatleri artırılmalıdır. Bugün rehabilitasyon merkezlerinde verilen eğitim süreleri aylık olarak bireysel 8 saat, grup olarak 4 saat ile sınırlıdır ve bu sürelerin yetersiz olduğu bilinmektedir. Avrupa’daki bazı ülkelerde ise bu eğitimlerin günlük 8-9 saate kadar çıktığı görülmektedir. Yapılan gözlemler ve araştırmalar, yoğun ve düzenli eğitim alan bireylerin önemli gelişim gösterdiğini; yaşamlarını daha bağımsız sürdürebildiklerini ve iş hayatına katılabildiklerini ortaya koymaktadır. Eğitim çağını tamamlamış otizmli bireyler için mesleki eğitim atölyelerinin kurulması büyük önem taşımaktadır. Bu atölyeler, bireylerin hem iş hayatına kazandırılmasına hem de sosyal hayata katılımlarına katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda aileler için de önemli bir destek mekanizması olacaktır. Bu kapsamda; eğitim, sağlık, spor, tarım ve mesleki alanların bir arada bulunduğu, yatılı ve gündüzlü hizmet verebilecek "otizm yaşam kampüslerinin" kurulması büyük bir ihtiyaçtır. Böyle bir kampüs; otizmli bireylerin eğitim almasını, meslek edinmesini ve sosyal yaşama katılmasını desteklerken, ailelerin de zorunlu durumlarında taziye, düğün ve benzeri durumlarda çocuklarını güvenle emanet edebileceği bir yapı sunacaktır. Bu tür projelerin hayata geçirilmesi, birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır." Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Gününün yalnızca bir gün ya da bir hafta ile sınırlı kalmaması yılın 365 günü boyunca farkındalık oluşturacak şekilde ele alınması gerektiğini kaydederek, ’’Otizmli bireylere sahip aileler olarak beklentimiz, acıma duygusuyla değil, anlayış ve destekle yaklaşılmasıdır. Yardım edilemeyecek durumlarda dahi yargılayıcı veya dışlayıcı tavırlardan kaçınılması önemlidir. En büyük sorunlardan biri, özellikle okul çağındaki çocukların eğitimde yaşadığı yetersizlikler ve ailelerin toplum tarafından dışlanmasıdır. Toplu taşıma araçlarında, parklarda, yürüyüş alanlarında ve sosyal yaşamın birçok noktasında olumsuz tepkilerle karşılaşılmaktadır. Aynı şekilde alışveriş merkezlerinde veya restoranlarda otizmli bireylerle birlikte vakit geçirmek, toplumun bakış açısı nedeniyle çoğu zaman zorlaşmaktadır. Bu nedenle toplumsal bilinçlenmenin artırılması, empati kültürünün yaygınlaştırılması ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi büyük önem taşımaktadır’’ diye konuştu.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:14
DOB-DER Başkanı Aydın: "Sadece bugün değil, 365 gün otizmli bireylerin varlığından haberdar olalım"
DOB-DER Başkanı Adnan Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizmli bireylerin ve ailelerin sorun, isteklerini dile getirdi. Aydın, "Sadece bugün değil, 365 gün otizmli bireylerin varlığından haberdar olalım" dedi. Diyarbakır Otizmli Bireyler Derneği (DOB-DER) Başkanı Adnan Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü nedeniyle otizmli bireylerin yaşadığı sorunları ve ailelerin isteklerini sıraladı. Otizm spektrum bozukluğunun doğuştan gelen ya da yaşamın ilk aylarında ortaya çıkan karmaşık bir nörolojik farklılık olduğunu dile getiren Aydın, şu ifadeleri kullandı: ’’Yapılan çeşitli araştırmalarda, bugün dünya ortalamasında yaklaşık olarak her 36 çocuktan biri otizm spektrumunda yer almaktadır. Bazı araştırmalarda ise bu oran 30’da 1 olarak ifade edilmektedir. Türkiye’de kesin bir kayıt sistemi bulunmamakla birlikte, yapılan araştırma ve tahminlere göre 2 milyonun üzerinde otizmli birey ve aile ferdinin bulunduğu öngörülmektedir. Otizmde erken eğitimin önemi büyüktür. Tanı, yaklaşık olarak 12 aylıktan itibaren konulabilmektedir.’’ "Otizmde en etkili ve temel yaklaşım eğitim" Günümüz dünya literatüründe otizmde en etkili ve temel yaklaşımın eğitim olduğunun kabul edildiğini aktaran Aydın, sözlerine şöyle devam etti: "Davranışsal bazı durumların düzenlenmesi için ilaç tedavisi uygulanabilse de asıl ve temel yöntem eğitimdir. Bu nedenle eğitim boyutuna ağırlık verilmeli ve ders saatleri artırılmalıdır. Bugün rehabilitasyon merkezlerinde verilen eğitim süreleri aylık olarak bireysel 8 saat, grup olarak 4 saat ile sınırlıdır ve bu sürelerin yetersiz olduğu bilinmektedir. Avrupa’daki bazı ülkelerde ise bu eğitimlerin günlük 8-9 saate kadar çıktığı görülmektedir. Yapılan gözlemler ve araştırmalar, yoğun ve düzenli eğitim alan bireylerin önemli gelişim gösterdiğini; yaşamlarını daha bağımsız sürdürebildiklerini ve iş hayatına katılabildiklerini ortaya koymaktadır. Eğitim çağını tamamlamış otizmli bireyler için mesleki eğitim atölyelerinin kurulması büyük önem taşımaktadır. Bu atölyeler, bireylerin hem iş hayatına kazandırılmasına hem de sosyal hayata katılımlarına katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda aileler için de önemli bir destek mekanizması olacaktır. Bu kapsamda; eğitim, sağlık, spor, tarım ve mesleki alanların bir arada bulunduğu, yatılı ve gündüzlü hizmet verebilecek "otizm yaşam kampüslerinin" kurulması büyük bir ihtiyaçtır. Böyle bir kampüs; otizmli bireylerin eğitim almasını, meslek edinmesini ve sosyal yaşama katılmasını desteklerken, ailelerin de zorunlu durumlarında taziye, düğün ve benzeri durumlarda çocuklarını güvenle emanet edebileceği bir yapı sunacaktır. Bu tür projelerin hayata geçirilmesi, birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır." Aydın, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün yalnızca bir gün ya da bir hafta ile sınırlı kalmaması yılın 365 günü boyunca farkındalık oluşturacak şekilde ele alınması gerektiğini kaydederek, ’’Otizmli bireylere sahip aileler olarak beklentimiz, acıma duygusuyla değil, anlayış ve destekle yaklaşılmasıdır. Yardım edilemeyecek durumlarda dahi yargılayıcı veya dışlayıcı tavırlardan kaçınılması önemlidir. En büyük sorunlardan biri, özellikle okul çağındaki çocukların eğitimde yaşadığı yetersizlikler ve ailelerin toplum tarafından dışlanmasıdır. Toplu taşıma araçlarında, parklarda, yürüyüş alanlarında ve sosyal yaşamın birçok noktasında olumsuz tepkilerle karşılaşılmaktadır. Aynı şekilde alışveriş merkezlerinde veya restoranlarda otizmli bireylerle birlikte vakit geçirmek, toplumun bakış açısı nedeniyle çoğu zaman zorlaşmaktadır. Bu nedenle toplumsal bilinçlenmenin artırılması, empati kültürünün yaygınlaştırılması ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi büyük önem taşımaktadır’’ diye konuştu.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 10:47
Çermik kaplıcaları şifa kaynağı oluyor
Diyarbakır’ın Çermik ilçesindeki kaplıcalar şifa kaynağı olmaya devam ediyor. Çermik ilçesinde bulunan kaplıca, Elazığ, Gaziantep, Malatya, Adıyaman, Siirt, Batman ve Mardin gibi yakın illerden yoğun ilgi görüyor. Kaplıcaya gelen vatandaşlar, sağlık sorunlarının çözümü için de alternatif tercih olarak görüyor. Gıran Park Termal Otel işletmecisi Şeyhmus Yıldız, kaplıcaların hem hizmet hem de sağlık dağıtmaya devam edeceğini söyledi. Gelecek olan misafirlerin zinde, yenilenmiş ve şifa bulmuş şekilde otelden ayrılacaklarını vurgulayan Yıldız, “2025 yılı için ön gördüğümüz ziyaretçi sayımızın bu yılın 2 katına ulaşacaktır. Misafirlerimize konfor, şifa, tedavi üçlemesini sunmayı kendimize ilke edindik. Bu hizmet yelpazemiz önümüzdeki yıl çok daha iyi bir noktada halkımızla buluşacaktır. Bu çerçevede yaptığımız AR-GE çalışmaları ile çok daha kaliteli ve yenilenmiş biçimde halkımıza yine sağlık dağıtacağız. Tesisimizde vatandaşlarımız ile buluşturduğumuz termal kaplıca suyumuzla insanların mutlu bir tebessümle ayrılmaları ise bizlere ayrıca büyük mutluluklar veriyor” ifadelerimi kullandı.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 10:41
Diyarbakır’da 1 milyon 152 bin bitki dikildi
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kentin yeşil ve estetik bir görünüme kavuşmasını sağlamak için farklı noktalarda 1 milyon 152 bin 367 bitkiyi toprakla buluşturdu. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, önemli ölçüde ekonomik tasarruf sağlayarak, kendi seralarında ürettiği ve kentin 4 merkez ilçesinin farklı noktalarında değerlendirdiği bitkilerin dikimlerine devam ediyor. Fidanlık ve Ağaçlandırma Şube Müdürlüğü, 2024 nisan ve aralık aylarındaki çalışmaları kapsamında Yenişehir ilçesinde bulunan TOKİ’lerde yer alan fidanlık sahasında, ürettiği çiçek, ağaç ve çalı grubuna ait 1 milyon 152 bin 367 adet bitkiyle kentin refüj, kavşak ve parklarını süsledi. Mevsimlik çiçeklerin özelliklerini göz önünde bulundurarak üretimi yaz ile kış aylarına ayırarak gerçekleştiren Fidanlık ve Ağaçlandırma Şube Müdürlüğü, yaz aylarında kadife, zinnia ve Çin kadifesi türünde 600 bin çiçeği toprakla buluşturdu. 499 bin mevsimlik çiçek toprakla buluşacak Yaz aylarında kışın planlamasını da yapan Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, bitkilerin değerlendirileceği alanlarda çiçek söküm, toprak takviyesi, altyapı çalışmalarına paralel olarak farklı renklerde süs lahanası ve menekşe olmak üzere 1 milyon 30 bin kışlık mevsimlik çiçeğin üretimine başladı. Fidanlık ve Ağaçlandırma Şube Müdürlüğü, üretimini sürdürdüğü 1 milyon 30 bin kışlık çiçeğin 530 bin 913 adedini 4 merkez ilçenin, kavşak, refüj ve parklarında değerlendirdi. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, kış aylarında toplamda 499 bin 87 adet süs lahanası ve menekşe çiçeğini kentin farklı noktalarında toprakla buluşturacak. Su tüketimini azaltan peyzaj uygulamalarına ağırlık verildi Küresel ısınma ile birlikte su kaynaklarının her geçen gün azaldığını göz önünde bulunduran Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, özellikle orta refüj ve kavşaklarda kuru peyzaj çalışmalarına ağırlık verdi. Kuru peyzaj uygulamasıyla önemli ölçüde su tasarrufu sağlayan ekipler, yaptıkları çalışmalarda mevsimlik çiçek ve çalı grubuna ait bitkilerin daha estetik görünmesini sağlamak için kuru peyzaj malzemesi olan cüruf, ağaç yongası ve ponza kullandı. Diyarbakır gül şehri olma yolunda Bitki ve çiçekleri seçerken kentin iklimine ve tabiatına uygun olmasını göz önünde bulunduran ekipler, ürettikleri Yediveren, Muhammediye ve Meyland türündeki 4 bin adet gülü bahar aylarında kavşak, refüj ve parklarda toprakla buluşturdu. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, Diyarbakır’ın ’gül şehri’ olarak benimsemesini sağlamak için 2025’de yaklaşık 10 bin adet farklı türlerdeki gülleri kentin değişik noktalarında değerlendirecek. 10 bin 719 adet çalı toprakla buluştu Fidanlık ve Ağaçlandırma Şube Müdürlüğü, 2024 Nisan ve Aralık ayları arasındaki zaman diliminde peyzaj düzenleme çalışmaları kapsamında farklı renk ve türlerde 10 bin 719 adet çalıyı toprakla buluşturarak yeşil alanların daha estetik görünmesini sağladı. 6 bin 375 ağaç dikildi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, yaptığı planlama doğrultusunda ağaç dikme mevsiminde farklı yaş ve türlerde 6 bin 375 adet fidanı kentin kavşak, park ve refüjlerinde değerlendirdi. Ağaç üretim kapasitesini 2025’de artırmak için kapsamlı çalışmalar yürüten Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, 15 bin adet fidan üretimi içinde çalışmalarına devam ediyor. Ücretsiz bitki dağıtımı Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, üretimini gerçekleştirdiği bitkileri vatandaşlar, ilçe belediyeleri ve kamu kurumlarıyla da paylaştı. Gelen talepler doğrultusunda Fidanlık ve Ağaçlandırma Şube Müdürlüğü, vatandaşlara, ilçe belediyelerine ve kamu kurumlarına belirli sayılardaki bitkiyi ücretsiz dağıttı. Bitkilerin gelişimlerini sağlıklı şekilde sürdürmeleri için ekipler, ilaçlama çalışmaları kapsamında görev ve sorumluluk alanında bulunan noktalarda bitki gelişim düzenleyici fungusit ve henbisit uygulamalarını aksatmadan gerçekleştirdi. Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, bitkilerde verim ve gelişme arasında fizyolojik bir denge kurulması, bunun mümkün olduğu kadar uzun süre korunmasına yönelik olarak 2024 Nisan ve Aralık ayları arasındaki zaman diliminde 47 bin 824 adet ağaç ve çalının budamasını yaptı. Oluşturulan 23 kişilik ekip, önceden belirlenen çalışma takvimi doğrultusunda yeşil alanlarda mevsimden kaynaklı ağaç budama işlemlerine devam ediyor. Bakım Şube Müdürlüğü, bahar ve yaz aylarında özellikle orta refüj ile kavşaklarda yer verilen toplamda 1 milyon 513 bin metrekarelik alanda çimin biçimi yaptı. Ekipler, ayrıca 370 bin metrekarelik alanda yabani ot temizliğini gerçekleştirdi. Kurduğu atölyelerde kent mobilyalarının bir kısmını üreten Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, ihtiyaç duyulan alanlara kent mobilyalarının montajını yaptı. Büyükşehir Belediyesinin, sorumluluk alanında olan 32 parkta kırılan ve yıpranan kent mobilyalarının onarımını da yapan Bakım Şube Müdürlüğü, ayrıca kamu kurumlarının kent mobilyaları ihtiyaçlarını gelen talepler doğrultusunda karşıladı. Bakım Şube Müdürlüğü, yaz aylarında hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi üzerine bitkilerin, bu olumsuz durumdan etkilenmemesi için oluşturduğu ekiplerle ihtiyaca göre kimi zaman 3 çoğu zaman da günlük 2 defa olmak üzere sulama çalışmasını rutin şekilde gerçekleştirdi. Bakım Şube Müdürlüğüne, bağlı elektrik ekibi refüj, park ve mesire alanlarında başta meydana gelen arızalara müdahalede bulundu, elektrik panolarının rutin bakımlarını yaparak oluşabilecek arızaların önüne geçti. Yine Bakım Şube Müdürlüğü, bünyesinde faaliyet yürüten tesisat ekibi, yeşil alanlarda bitkilerin sağlıklı şekilde gelişimini sağlamak amacıyla oluşan su tesisatı arızalarına müdahale etti. Ayrıca yeni oluşturulan yeşil alanlara sulama tesisatlarını döşedi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin yeşil alanlar ve peyzaj düzenlemeleri, kentin estetik ve çevresel sürdürülebilirliğini artırmaya devam ediyor.
28 Aralık 2024 Cumartesi - 09:52
Narin Güran cinayeti davası üçüncü gününde devam ediyor
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava, üçüncü gününde devam edecek. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile cesedi taşıdığı tespit edilen komşu Nevzat Bahtiyar, davanın ikinci duruşmasının üçüncü gününde adliyeye getirildi. Duruşma, saat 10.00’da kaldığı yerden devam edecek.
27 Aralık 2024 Cuma - 21:12
Narin Güran cinayetinin duruşması yarına ertelendi
Diyarbakır’da görülen 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava, yarın sabah 10.00’a ertelendi. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile cesedi taşıdığı tespit edilen komşu Nevzat Bahtiyar, davanın ikinci duruşmasının ikinci gününde sabah saatlerinde adliyeye getirildi. Sanık ve avukatlarının savunmaları ile devam eden duruşma, yarın saat 10.00’a ertelendi.
27 Aralık 2024 Cuma - 18:27
Narin Güran'ın ağabeyi tutuklu sanık Enes Güran: "Bir dahaki mahkemede çok şey konuşacağım"
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava ikinci gününde devam ediyor. Mahkemede savunmasını yapan tutuklu sanık Enes Güran, 2Suçum yokken bana ceza veremezsiniz. Bir dahaki mahkemede çok şey konuşacağım. Nevzat Bahtiyar ile ilgili bazı konularda şahitlerim var anlatacaklarımla şoke olacaksınız. Gerçekleri elbet konuşacağım. Kimsenin yanında kendime zarar vermem. Kolumu ben 3’üncü gün ısırdığımı söyledim" dedi.
27 Aralık 2024 Cuma - 16:50
Diyarbakır ulaşımında güvenli ve akıllı yolculuk dönemi başladı
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği projelerle kentteki ulaşımda yeni döneme geçildi. Ulaşım Dairesi Başkanı Temel Cengiz, akıllı, güvenli ve konforlu bir ulaşım için çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, 14 kavşağın kurulacağını, 130 adet kırsal durağın ihalesinin tamamlandığını ve önümüzdeki yıl 51 otobüsün daha alınacağını söyledi. Ulaşım Daire Başkanlığı, 8 aydır yürüttüğü çalışmalarla vatandaşların şehir merkezinden kırsala kadar geniş bir alanda güvenli ve konforlu ulaşımını sağlamayı hedefleyen birçok projeyi hayata geçirdi. İlk çalışma, Trafik Kontrol Merkezinin kurularak aktif hale getirilmesi ve Akıllı Durak projesi oldu. Otobüs içi monitör alımları tamamlanıp montaj işlemleri başlatıldı. Kırsal durak ihalesi tamamlanırken, halk otobüsleriyle ilgili düzenleme çalışmaları sonucunda kooperatif yetkilileriyle anlaşma sağlanarak protokol imzalandı. Otobüs alımı için ilgili bakanlıkla yazışmaların ardından 14 yeni otobüs alındı. Ödeme işlemleri tamamlanan otobüslerin belediyeye teslim edilmesi bekleniyor. Sadece otobüs alımı değil otobüslerin bakım ve tamiratı da gerçekleştirildi. Toplamda 4 bin 641 kez otobüs bakımı-tamiri ve onarımı yapıldı. Yol çizgileri, yaya geçitleri ve bisiklet yolları yapıldı Yol çizgileri ve bordür boyama faaliyetleri kapsamında, Kayapınar ilçesinde 440 kilometre, Yenişehir ilçesinde 115 kilometre, Bağlar ilçesinde 364 kilometre yol çizgisi çalışması tamamlandı. Bismil, Çermik, Dicle, Kocaköy, Çınar, Sur, Hazro, Hani ve Silvan ilçelerinde de çeşitli mesafelerde yol çizgileri yapıldı. Toplamda 2 bin 64 kilometre soğuk yol çizgisi tamamlanarak halkın güvenli ulaşımı için önemli bir adım atıldı. Ayrıca, çeşitli ilçelerde yaya geçitleri, tümsekler ve bisiklet sembollerinin yanı sıra otopark çizgileri ve yön belirleme işaretleri de yapıldı. Güvenli trafik akışı için çalışmalar Kentin birçok alanına trafik levhaları yerleştirilirken hız kesici kasis çalışmaları yapıldı. Bu kapsamda Yenişehir, Sur, Silvan, Lice, Kulp, Kocaköy, Kayapınar, Hani, Ergani, Eğil, Dicle, Çüngüş, Çınar, Çermik ve Bismil ilçelerinde binlerce trafik levhası yerleştirildi. Hız kesici kasisler de Kayapınar, Bağlar, Yenişehir, Sur, Ergani, Hani, Bismil, Kocaköy, Lice, Silvan ve Dicle ilçelerinde faaliyete geçti. Ayrıca, farklı ilçelerde trafik güvenliği unsuru çalışmaları gerçekleştirilerek güvenli trafik akışı sağlandı. Yeni sinyalizasyon sistemleri Sinyalizasyon sistemleri de önemli bir gelişim gösterdi. Mahabad Bulvarı Dünya Kavşağı ve Cemiloğlu ile Sezai Karakoç Bulvarı kesişimlerinde yeni sinyalizasyon sistemleri kuruldu. Ayrıca, araştırma yolunda Butonlu Kavşak kuruldu ve akıllı kavşak çalışmalarına devam edildi. Kent genelinde sinyalizasyon sistemlerinin rutin kontrolleri yapılarak, gerekli bakım ve onarımlar tamamlandı. Çalışmalara ilişkin bilgi veren Ulaşım Dairesi Başkanı Temel Cengiz, göreve başladıklarından bu yana kent merkezi ve kırsal mahallelerde 31 bin trafik levhası montajı ve 2 bin 64 kilometre yol çizgi çalışması yaptıklarını belirtti. 64 kavşak izleniyor Trafik Kontrol Merkezinin kurulduğunu ve şu anda 64 kavşağın izlendiğini, 14 kavşağın ise kurulacağını aktaran Cengiz, “10 durağımız akıllı hale getirildi, 130 adet kırsal durağımızın ihalesi tamamlandı, önümüzdeki günlerde montajına başlayacağız” dedi. 51 otobüs daha alınacak 14 yeni otobüsün alındığını, önümüzdeki yıl 51 otobüs daha almayı planladıklarını aktaran Cengiz, “Bu süreçte Özel Halk Otobüsleri ile ilgili bir protokol imzalandı, 65 yaş üstü vatandaşların, engelli vatandaşlarımızın ücretsiz binişi ile ilgili çalışmalar yapıldı. Protokolde ücretin belediyemiz tarafından karşılanacağı belirtildi. Halk otobüslerinin de toplu ulaşım da düzene girmesi ile ilgili çalışmalara devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
27 Aralık 2024 Cuma - 16:39
Sanık Nevzat Bahtiyar’ın avukatı "Er Ryan’ı Kurtarmak" filmi üzerinden savunma yaptı
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti davasında sanık Nevzat Bahtiyar’ın avukatı Ali Eryılmaz, Er Ryan’ı Kurtarmak filminin senaryosunu örnek göstererek, "Bir araya gelmişler, ’Biz nasıl Enes’i bu işten çıkartıp, kurtarırız’ demişler. Ellerinden geleni yapmışlar. O kadar kişi 19 gün boyunca Narin’i aradı. Türkiye’nin en büyük kurtarma operasyonu yapıldı" dedi. Merkez Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos günü kaybolmasının ardından 19 gün sonra 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında açılan davanın ikinci duruşması sürüyor. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran ile Narin’in cansız bedenini bulunduğu dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar, ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanıyor. Er Ryan’ı Kurtarmak filminin senaryosunu örnek verdi Duruşma, sanık ve avukatların savunmaları ile devam ediyor. Sanık Nevzat Bahtiyar’ın yaptığı savunmanın ardından konuşan avukatı Ali Eryılmaz, Er Ryan’ı Kurtarmak filminden örnek verdi. Eryılmaz, "Bir araya gelmişler, ’Biz nasıl Enes’i bu işten çıkartıp, kurtarırız’ demişler. Ellerinden geleni yapmışlar. O kadar kişi 19 gün boyunca Narin’i aradı. Türkiye’nin en büyük kurtarma operasyonu yapıldı. Ona rağmen o kız bulunamadı. Neden bulunamadı? Narin aranırken, 95 sahte ihbar, 2 tane yangın, Narin’in terliğinin aynı rengi ve modelinde terlik bulma, gelen-giden arabalar, tanıkları, jandarmayı yanıltmak. Bu davranışlar olmasaydı Narin 2-3 gün içinde bulunurdu. Bunlar Narin’in bulunmasını da istemediler. Bir kabahat işlediler ve o kızın bulunmaması için ellerinden geleni yaptılar. Bulunursa bile, ‘O zamana kadar deliller kaybolur, bize ait bir şey çıkmaz. Biz de bu işten yırtarız’ diye düşündüler. Ama umdukları gibi gitmedi" diye konuştu. "Aile içerisinde bir kişinin namusuyla ilgili iddia kurup savunma mekanizması geliştirmedik" “Bu davaya vekil olarak katıldığımız 30 gün içinde karşımızdaki aile hakkında ithamda bulunmadık" diyen Eryılmaz, "Bunu hem mesleki anlamda etik görmedik. Karar veren makam, mevki de sizsiniz. Diğerlerinin bu ithamını da doğru bulmuyoruz. Diğer bir husus ise ben ve meslektaşım Adnan Bey, aile içerisinde bir kişinin namusuyla ilgili iddia kurup savunma mekanizması geliştirmedik. Ne konuştuysak dosya içinden konuştuk. Özelikle şahsıma, eşime attıkları laflara cevap bile vermiyorum. Sanıkların gazeteci arkadaşlara ve topluma söyledikleri laf yerinde değil. Kendi kabahatlerini başkalarına atmasınlar. Ellerinde bir delil de yok. Suçtan kurtulmaya çalışıyorlar. Dosya içinde o kadar delil var ki. Dosyada her delil belli. Eğer toplumun, gazetecilerin susmasını istiyorlarsa çıkıp itiraf edecekler. Çünkü olayın gideceği yer farklı. Bu olayı bir kişinin yaptığı belli. Çıkıp erkek gibi itiraf edecek. Allah’a havale ediyoruz. Bir saat bile günde iki defa doğruyu gösterir. 300 kişi köyde dinlendi. İfadelerin hepsi yalanlarla doğru. Ama her şeyi saklamak mümkün değil. Anne jandarma ifadesinde ’Narin’i çıktığım zaman her zaman Maşallah’a bırakıyorum’ diyor. Bunu da farklı yorumlayabiliriz. Rojin’in babası kızı kaybolduğu günden bugüne kadar çalmadık kapı bırakmadı. Hala çalmadık yer bırakmıyor. Bu ailede ilk günden beri aynı şeyi yapmış olsaydı birilerini dövmek yerine, delil karartmak yerine sahip çıksaydı böyle olmazdı" dedi. "Aile yanlış yönlendirme yapmasaydı, devletin üstün çabasıyla ilk 3 gün içinde bulunurdu" Gerçek katilin ortaya çıkması ve müvekkilinin katil olmadığının ortaya çıkmasını isteyen Eryılmaz, "Biz bunu kamu görevi olarak üstlendik. Her şeyi kendimiz karşılıyoruz. Bütün masrafımızı kendimiz karşılıyoruz. Narin bizim kızımızdır demesinler, Narin 86 milyonun kızı. Katilin kim olduğunu içlerinde biliyorlar. Mağdur rolü oynuyorlar. Ama para bol belki drama dersi de almışlar. Satacakları 400 dönüm yer var. Yargıtay’dan dönünceye kadar satarlar. Burada kendi his ve duygularımla değil, bana destek olanların hisleriyle de buradayım. Aile yanlış yönlendirme yapmasaydı, devletin üstün çabasıyla ilk 3 gün içinde bulunurdu. Kurdukları hikayenin sonu umdukları gibi bitmedi. O yüzden burada oturuyorlar. Salim Güran, komutanla yaptığı konuşmada 15.30 ve sonrasında saati hep değiştirdiler. Ailenin bu kadar çabası Nevzat’ı kurtarmak için mi? Nevzat onların ifadesiyle kim ki? Cinayetin biranda olup biten bir cinayet olduğunu düşünüyorum ki, savcı hanımın da mütalaasını böyle verdiğini düşünüyorum. Köyde bir sürü insan varken neden Nevzat? Kendi ifadelerinden cevap vereceğim. Köyde kimse yok, düğüne gitmişler. Salim, Nevzat’ı arıyor. Nevzat’ı biliyor. Çağıracağı ilk kişinin Nevzat olduğunu biliyor. Enes 1 saat içinde 16 kişi ile muhatap olmuş, Nevzat ise sadece Salim, eşi Gazal ve Yüksel ile muhatap olmuş. Nevzat toplam üç ifade değiştirdi. Ama sabit olan cesedi taşıdığını ve kimin verdiğini söyledi. Baz raporlarında, bilirkişi raporlarında imzalar farklı. Belki imzalar da sahte. Rapor fotoğraflarına Kırşehir fotoğrafları koyulmuş. Ciddiyetsiz ve samimiyetsizce raporlar hazırlanmış. Eşimin telefonuna ve kendi telefonuma kullanılan programı indirdim, ölçüm yaptık, çok farklı. Ölçüm ve değerler hat veriyor. Bilirkişi raporunu hazırlayan arkadaşlar, Nevzat Bahtiyar’ın yargılanmasını sağlayan tek delil DNA ve tanık ifadesi yok. Böyle bir uyduruk rapora mı güveneyim yoksa müvekkilin söylediğine mi? HTS kayıtlarına diyeceğim bir şey yok. Nevzat’ın yakalanma anına ilişkin jandarma kapıyı çalıyor, açıyor ve teslim oluyor. Kapıdaki araba benim diyor. Öyle söylendiği gibi dolapta yakalanmıyor. Adımsayar uygulaması cebinize ayrı, elinizde ayrı ve çantada ayrı sayılır. Müvekkilim için soğukkanlı diyor Salim. Asıl soğukkanlı kendisi, ki Salim iki fatura ödemesi yapıyor. Ölümüne sebebiyet verilen şeyi 15.14’te gördü, 15.16’da Narin bu dünyaya gözlerini yumdu" şeklinde konuştu. Nevzat Bahtiyar’ın diğer avukatı Adnan Ataş ise, dava görüntülerinin 19 gün sonra incelenmediğini, 28-29 Ağustos’ta incelendiğinin tutanaklarda da olduğunu söyledi. Ataş, “Bir istismardan bahsedildi. Soruşturma boyunca 39 tanık dinlendi bu dosyada, 25’i Güran ailesi. Bizden önceki savunmada olay yeri evin içiymiş gibi söylendi. Olay yeriyle ilgili olarak müvekkilimizin tek beyanı yok, olay yerini tariflemedi. Narin kaybolduğu gün Arif Güran, ailesinden değil, başkalarından öğreniyor. Başka kişilerden öğrendiğini söyledi. Salim Güran tüm aile üyeleriyle görüşüyor, ama Narin’in babasını aramıyor. Müvekkille ilgili hep soğukkanlı olduğu söyleniyor. Ailesi burada değil güvenlik gerekçesiyle. Ailesi yanında olmak istedi, güvenlik için, duruşma düzeninde sorun olmaması için biz yanlarında olduğumuzu söyledik” diye konuştu. Müvekkilinin soğukkanlı olma gerekçesine değinen Ataş, “Kendini yalnızlık ve çaresizlik içinde hissetti. Ve duruşmada bu tavır içinde oldu. Kendisine sözler söylendi. İçinde bu ruh halinden dolayı insan psikolojisinin geliştirdiği bir savunma. Cinayet için de ciddi bir gerekçe ortaya konulmadı. Enes’in vücudundaki 8-9 izden bahsediyoruz. Bu bir kavganın neticesinde olabilecek bir şey. Mısır koçanlarından olduğunu düşünmüyoruz. Arif Güran’ın evinin çevresinde bir şeyler olduğu belli. Ne olduysa o yokuşun yukarısında oldu. Mitokondiriyal DNA’sına ilişkin olarak tüm kıl ve saç yapılarının kendisine ait olduğunu düşünmüyoruz. Saç ve kıl boyutları farklıdır. Belki Narin katilini bize saç ve kıl örnekleriyle avucunda göstermeye çalıştı. Bu dört sanığın birlikte hareket etmesi mümkün değil, iştirak halinde olamaz. Orada çobana karşı bir eylem gerçekleştiriyorlar. Ölüm gerçekleştikten sonra müvekkilimin gittiği görülüyor daraltılmış baz istasyonları raporuna göre. Her türlü senaryoda 4 sanık birlikte hareket etmiş olamaz. Müvekkilim Narin’i oradan çıkartmak için 4 gün bekliyor, işe gitmiyor. Ama köydeki jandarmadan dolayı gidemiyor. Cinayete müvekkilimin iştirakına ilişkin mütalaayı kabul etmiyoruz, beraatını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
27 Aralık 2024 Cuma - 14:37
Narin cinayeti davası sanığı Nevzat Bahtiyar: ’’Narin’i ben öldürmedim, sadece taşıdım’’
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava ikinci gününde devam ediyor. Mahkemede savunmasını yapan tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar, Narin’i kendisinin öldürmediğini sadece taşıdığını savundu.
27 Aralık 2024 Cuma - 14:34
Diyarbakır’daki Narin duruşması
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava, ikinci gününde devam ediyor. Mahkemede savunmasını yapan tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar, Narin’i kendisinin öldürmediğini sadece taşıdığını savundu. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile cesedi taşıdığı tespit edilen komşu Nevzat Bahtiyar, davanın ikinci duruşmasının ikinci gününde adliyeye getirildi. Mahkemede savunması istenen tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar, ‘’Narini kesinlikle ben öldürmedim sadece taşıdım. Taşıma cezam ne ise razıyım. Cesedi Salim elleriyle bana verdi, şu anda yüzüne de söylüyorum. Kendisi bana işaret etti. Bunu parça parça yok et dedi. Şimdi bütün suçu üstüme yüklüyorlar. Herkes kendini savunmak için mücadele ediyor. Salimin avukatı hoş kelimeler söylemedi. Papağan, vahşi dedi. Papağan değilim, dağda olurdum papağan olsaydım. Vahşi de değilim. Ölü bir insanı vahşice niye aşağı atayım. Arka tarafta yer vardı oradan bıraktım. Susmam, ailem güvence olmadığı için sustum. Ailem cezaevine görüşmeye geldi güvence oldu. Emniyet, jandarma güvence altına aldı. Ne gördüysen söyleyeceksin dediler tamam dedim. Savcılığa gittim hepsini izah ettim. Papağan değilim, sen papağan gibi 2 saat konuştun. Cezaevine televizyon yok. 3 ay sigara içmedim, saçımı bile kesmedim. Ailem geldi hesabıma para attılar. Tıraşa da gittim, ihtiyaçlarımı aldım. Patlıcanı espri olsun diye dün söyledim. Ben devletten büyük değilim. Devlet yakalamıyor dedi. Haşa devletten büyük değilim. Kardeşim ne konuştuğunu bilmiyorsun. Yukarıda Allah var aşağıda devlet var. Benim gibi zavallı bir insan nasıl devletten büyük olur. Gazeteciler hiç kimse müdahale etmedi. Onları tanımıyorum ki onlarda beni doğru düzgün görmemişler. Yakalandığım gün ifadeye götürdüler. Tanıdığım hiç kimse yoktu sadece komutanlar vardı. Gazetecileri tanımıyorum. Aile güvencem olmadığı için yalana söylemek zorunda kaldım. Salim Güran bir şey söyledi. Araba konusunda Atakan konuştu. Arabayı vadeli verdim. 90 bin liraya vadeye verdim. Adam uğraştı satamadı. Salim’e söyledim al kendine para kazan. Bu para konusu da çıktı. Ev konusu çıktı. Bana evi kaça yapacaksın dedi. Bakmadan bir şey söyleyemem dedim. Sonra onu aradım. Hakkı 170 bin liradır, arkadaş ve akrabayız en son 150 bin yaparım dedim. Bana biri 140 bin lira teklif ettiğini söyledi. Bende beni kurtaramaz dedim. Yalan söylüyorlar. Ne demişsem odur. Sen beni çağırdın Narin’i teslim ettin, birde inkar ediyorsun. Ben inkar etmiyorum başkanım. Taşıma cezam ne ise razıyım. Suçumu kabul ediyorum. Onlarında mecburen kabul etmesi lazım. Suçu üstüme atıyorlar. Öldürmediğim suçu niye üstüme alayım’’ ifadelerini kullandı. (YRT
27 Aralık 2024 Cuma - 14:15
Narin davasında avukatından Salim Güran için ev hapsi talebi
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin devam eden duruşmada sanık Salim Güran’ın avukatı Onur Akdağ, müvekkilinin tahliyesini ya da ev hapsini talep etti. Merkez Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 19 gün sonra 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında açılan davanın ikinci duruşması sürüyor. Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran ile Narin’in cansız bedenini bulunduğu dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar, ‘iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanıyor. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden duruşmada sanık avukatları, iddia makamının mütalaasına karşı savunma yapıyor. Duruşmada söz alan amca Salim Güran’ın avukatı Onur Akdağ, sanık Nevzat Bahtiyar’ı suçladı. “Narin, 15.13’te Nevzat’ın elinde can veriyor” Avukat Akdağ, Nevzat Bahtiyar’ın sürekli ifade değiştirdiğini belirterek, şöyle konuştu: "Bir kişi nerede kayboluyorsa, en yakın yerde aranmaya başlanır. Burada Nevzat’ın evi patikaya en yakın yerdir. Nevzat ilk anda tespit edilebilseydi, Salim’den önce bulunabilseydi hiçbir kurgusu olmayacaktı. Nevzat iki buçuk hafta sonra gözaltına alındı. O da kendisi itirafçı olmuş değil. Çiftlik kamerasını incelediklerinde kırmızı arabanın dereye indiğini gördüler, öyle Nevzat’ı fark ettiler. Bu cinayetin ne zaman işlenmiş olabileceğine dair yaklaşık bir zaman dilimi vardı elimizde. O yol üzerinde zaten öldürüldü. Kızın içinde bulunduğu araba ise 15.40’da deredeydi. Narin’in ölüm dakikasını söyleyeyim mi? 15.13’te Nevzat’ın elinde can veriyor. En fazla 19 dakikalık bir zaman diliminden bahsediyoruz. Çok sayıda faille bu cinayetin işlendiğini kim bana izah edebilir? O yüzden fail sayısının olabildiğince az olması gerekiyor. 19 gün boyunca çocuk bulunmadı, bakılması gereken yerlere bakılmadı, yapılması gerekenler yapılmadı, Nevzat tespit edilemedi. Fail bulamayınca fail üretmeye çalıştılar. Jandarma ilk Ahmet isimli birini tutuklasaydı, Nevzat onun ismini verecekti. Jandarma komutanının verdiği talihsiz müjdeyi, haberi de unutmayalım. Narin o sırada derenin altındaydı. Kolluk olayı çözemeyince agrasifleşti. Jandarma her ifadede başka hikâyenin peşine düştü. Kim ne dediyse, saatler, failler ona göre değişti. İş çözülemez hale geldi. Günün sonunda yakalanan Nevzat’ın hikayesi soruşturmanın başına alındı. Nevzat ne dediyse soruşturma ona göre yürütüldü. Oysa suçu kesinleşen tek kişi Nevzat’tı. Kim var kim yok kolundan tuttuğu gibi içeriye attılar.” Cinayete yönelik kriminal raporlarına değinen Akdağ, "Tam bir fiyasko. Ulusal kriminal, Narin’in patikaya çıktığını söylüyor. Narin’i tespit edebilen neden Nevzat’ı ya da Salim’i tespit edemiyor? Rapora göre Narin yaklaşık 50 saniye içinde patikaya çıkıyor. Bir yetişkin bile 2 dakikada çıkar o yokuşu. O yüzden bu yöndeki tespitleri de tamamen asılsız” ifadelerini kullandı. Akdağ, müvekkili sanık Salim Güran’ın tahliyesini ve beraatini, olmadığı taktirde ev hapsi verilmesini talep etti.
27 Aralık 2024 Cuma - 13:23
’Engelsiz mektuplar’ karşılığını buldu
Diyarbakır’da Engelsiz Mektuplar Projesi çerçevesinde mektup yazan özel öğrencinin isteği karşılığını buldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bünyesinde gerçekleşen Engelsiz Mektuplar Projesi kapsamında Ahmet Yesevi Ortaokulu öğrencisinin, itfaiyeye yazdığı mektup üzerine hayalini kurduğu itfaiye şubesini arkadaşları ile birlikte gezme fırsatı buldu. İtfaiye şubesini ziyaret eden öğrenciler meslek ile ilgili çalışanlardan bilgi aldı.
27 Aralık 2024 Cuma - 13:18
Diyarbakır’da 7 yıl önce işlenen cinayetin zanlısı yakalandı
Diyarbakır’da yaklaşık 7 yıl önce işlenen cinayetin zanlısı, jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalandı. Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarda 16 Ocak 2018 tarihinden bu yana ‘kasten öldürme’ suçundan aranan A.Z., Kayapınar ilçesinde düzenlenen operasyonla yakalandı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan A.Z., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder