Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erzurum
Erzurum’da kahramanlara vefa: "Zaman durmaz, kahramanlar unutulmaz"
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:22:10
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Erzurum’da "Zaman Durmaz, Kahramanlar Unutulmaz" projesi kapsamında bayramda şehit aileleri ve gazileri ziyaret etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, "Zaman Durmaz, Kahramanlar Unutulmaz" projesi kapsamında Erzurum’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ve kurum görevlileri ile birlikte bayramda şehit aileleri ve gazileri ziyaret etti. Ziyarette şehit ailelerine ve gazilere özel gereksinimli bireyler ile koruma altındaki çocuklar tarafından Türk çini sanatının eşsiz motifleriyle hazırlanan el emeği çini saatler hediye edildi. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yürütülen proje ile aziz şehitlerin hatırasının yaşatılması, kahraman gazilere duyulan vefa ve minnet duygusunun güçlendirilmesi amaçlandı. Ziyaretlerde şehit aileleri ve gazilerin Kurban Bayramı tebrik edilirken, talep ve görüşleri de dinlendi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, şehit aileleri ve gazilerin milletin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu belirterek, "Aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli ailelerimiz ile kahraman gazilerimiz milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahiptir. Devletimiz her zaman onların yanındadır. ‘Zaman Durmaz, Kahramanlar Unutulmaz’ projemizle çocuklarımızın ve özel gereksinimli bireylerimizin hazırladığı anlamlı hediyeleri takdim ederek hem vefa duygusunu yaşatıyor hem de toplumsal farkındalığı güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ise şehit aileleri ve gazilerin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Aykut, devletin şefkat eli ve milletin vefa duygusuyla şehit aileleri ve gazilerin ihtiyaç ve taleplerini yakından takip etmeyi sürdüreceklerini kaydetti. Bayramlaşma programı kapsamında ayrıca EMŞAV Erzurum Şube Başkanı Mikail Akpınar, EMŞAV Doğu Anadolu Bölge Başkanı Muktedir Güngör, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şubesi Başkanı Recep Akgül, TÜGŞAV Erzurum Şubesi Başkanı Rıza Demir, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Erzurum Şubesi Başkanı Salih Mesci, Erzurum Şehit Aileleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Hatem Tetik, Erzurum Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği Başkanı Yavuz Erzincanlı, Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi Güvenlik Korucuları Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Yunus Özkan, Erzurum Şehit Gazi Güvenlik Koruyucuları Dul ve Yetimler Yardımlaşma Derneği Başkanı Nezahat Üstündağ ile Doğu Anadolu Güvenlik Korucuları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Muhammet Emin Koçoğlu ziyaret edildi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:03
ASH Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu’ndan EMŞAV’a bayram ziyareti
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Kurban Bayramı programı kapsamında Erzurum’da EMŞAV’da şehit aileleri ve gazilerle bir araya gelerek bayramlaştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Kurban Bayramı programı kapsamında Erzurum’da Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı’nda düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. Tarıkdaroğlu’na ziyarette Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ile kurum personeli eşlik etti. EMŞAV Erzurum Şube Başkanı Mikail Akpınar ve EMŞAV Doğu Anadolu Bölge Başkanı Muktedir Güngör’ün de hazır bulunduğu programda, şehit aileleri ve gazilerle bayramlaşıldı. Şehit yakınları ve gazilerle yakından ilgilenen Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu, devletin tüm imkânlarıyla şehit aileleri ve gazilerin yanında olduğunu belirtti. Tarıkdaroğlu, aziz şehitlerin emaneti olan ailelerin ve kahraman gazilerin milletin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu ifade ederek, "Şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli ailelerimiz ve fedakâr gazilerimiz, bu milletin onurudur. Onların hatırasını yaşatmak, ailelerinin yanında olmak ve gazilerimizin her daim ihtiyaçlarına duyarlı yaklaşmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bakanlığımız, sosyal hizmet anlayışını yalnızca bir kamu görevi olarak değil; vefa, gönül bağı ve insan odaklı hizmet anlayışıyla yürütmektedir." dedi. Bayramların birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendiren özel zamanlar olduğuna dikkat çeken Tarıkdaroğlu, şehit aileleri ve gazilerle aynı sofrada, aynı gönül ikliminde buluşmanın büyük bir anlam taşıdığını dile getirdi. Tarıkdaroğlu, "Bugün burada sizlerle bir arada olmak, bayram sevincini paylaşmak bizler için büyük bir mutluluktur. Devletimiz, dün olduğu gibi bugün de şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanındadır. Kapımız da gönlümüz de sizlere her zaman açıktır." ifadelerini kullandı. Program kapsamında Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yürütülen "Zaman Durmaz Kahramanlar Unutulmaz" Projesi de tanıtıldı. Proje çerçevesinde, özel gereksinimli bireyler ile koruma altındaki çocukların Türk çini sanatının motifleriyle hazırladığı el emeği çini saatler, şehit aileleri ve gazilere takdim edildi. Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu, projede emeği geçenleri tebrik ederek, özel gereksinimli bireyler ve çocukların el emeğiyle hazırlanan hediyelerin vefa duygusunu daha da anlamlı hale getirdiğini söyledi. Tarıkdaroğlu, bu tür çalışmaların hem sosyal hizmet alanındaki farkındalığı artırdığını hem de şehit aileleri ve gazilere duyulan minnetin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyaret, bayram tebriği ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:50
"Gelin koçu" şampiyon Erzurumspor bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslendi
Erzurum’da Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Erzurumspor FK bayrağı ve mavi-beyaz balonlarla süslenen koç, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Erzurum’un merkezine 17 kilometre uzaklıkta bulunan Aziziye ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde Kurban Bayramı öncesi asırlardır sürdürülen "gelin koçu" geleneği bu yıl da yaşatıldı. Damat tarafı tarafından hazırlanan ve çeşitli süslemelerle donatılan koç, gelin evine götürülerek hem bereketin hem de iki aile arasındaki bağlılığın simgesi oldu. Erzurumspor coşkusu gelin koçuna yansıdı Bu yıl gerçekleştirilen gelenekte gelin koçu, kırmızı tüllerin yanı sıra şampiyon Erzurumspor FK’nın bayrağı vee mavi-beyaz balonlarla süslendi. Erzurumspor’un şehirde oluşturduğu şampiyonluk coşkusu gelin koçuna yansırken, ortaya renkli görüntüler çıktı. Erzurum’da uzun yıllardır sürdürülen gelenekte damat tarafı tarafından hazırlanan koç, çeşitli süslemelerle gelin evine götürülüyor. Bazı aileler tarafından altın takılarla da süslenen koç, aile büyüklerinin duaları eşliğinde teslim ediliyor. Özellikle Kurban Bayramı öncesinde sıkça görülen gelenek, yeni neslin ilgisiyle yaşatılmaya devam ediyor. "Koçumuza Erzurumspor FK bayrağını da taktık" Damat Mikail Şen, Erzurum’un köklü geleneklerinden birini yaşattıklarını belirterek, "Erzurum’un yüzyıllardır geleneksel adetlerinden biri olan kurbanlık koçumuzu süsledik, gelin tarafına götürdük. Tabii bu koç hem damat tarafının hem gelin ailesinin bağlılığını ve saygınlığını gösterir. Koçumuza bir de Erzurumspor FK bayrağını taktık. Bu sene Erzurumspor’un şampiyonluk sevincini de yaşadık. Hem Erzurum hem Erzurumspor adına herkesin bayramı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:46
Oltu’da acemi kasaplar acil serviste yoğunluk oluşturdu
Erzurum’un Oltu ilçesinde acemi kasaplar acil serviste yoğunluk oluşturdu. Kurban Bayramı’nın ilk gününde kurban kesimleri sabahın erken saatlerinde başladı. Vatandaşların büyük bölümü kurbanlarını kasapların belirlediği kesim alanlarında kestirirken, bazı vatandaşlar ise kurbanlarını kendileri kesmeyi tercih etti. Her yıl olduğu gibi bu bayramda da acemi kasaplar acil serviste yoğunluk oluşturdu. Oltu Devlet Hastanesi Acil Polikliniği’ne öğle saatlerine kadar kendini kesen 10 kişinin başvurduğu öğrenildi. Vücutlarının çeşitli bölgelerinden yaralanan vatandaşlar, hastanede yapılan tedavilerinin ardından taburcu edildi. Öte yandan kurban kesim alanlarındaki yoğunluk dikkat çekerken, sıra bekleyen vatandaşlara kavurma, pilav ve semaver çayı ikram edildi. Bayramın geleneksel atmosferinin yaşandığı kesim alanlarında vatandaşlar hem kurban ibadetlerini yerine getirdi hem de bayramlaşma fırsatı buldu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:52
Erzurum’dan 3 temsilci TKF yönetimde
Türkiye Kayak Federasyonu’nun 6’ncı Mali Genel Kurulu ve olağan seçimli genel kurul toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi. 238 delegenin oy kullandığı seçimde federasyon başkanlığı için Prof. Dr. Süleyman Şahin ile Tarkan Soyak yarıştı. Yapılan oylama sonucunda Prof. Dr. Süleyman Şahin 176 oy alarak Türkiye Kayak Federasyonu’nun yeni başkanı seçilirken, Tarkan Soyak 62 oy aldı. Seçimin ardından belirlenen 11 kişilik yönetim kurulunda Erzurum’dan iki isim asil listede, bir isim ise yedek listede yer aldı. Asil listede Erzurum Kayak Kulübü Başkanı Atakan Alaftargil ile EJDER AŞ Genel Müdürü Selim Bağrıyanık yönetim kuruluna seçildi. Yedek listede ise milli sporcu ve antrenör Yavuz Kıyıcı ilk sırada yer aldı. Yeni yönetim kurulunda ayrıca Mehmet Ata Öztürk, Erdal Arıkan, Volkan Burak Mumcu, Ali İhsan Kabukçu, Atınç Taşdemir, Tekin Bingöl, Ahmet Üstüntaş ve Fikret Ören de görev aldı. Milli sporculuk geçmişi bulunan Atakan Alaftargil’in yeni yönetimde başkan yardımcılığı görevine getirilmesinin beklendiği belirtilirken, Erzurumlu isimlerin federasyon yönetiminde yer alması kentte memnuniyetle karşılandı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:46
Yaşar Bayar’a birincilik ödülü
Erzurumlu şair ve yazar Yaşar Bayar, Yıldırım Belediyesi’nin düzenlediği ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Hikaye Yarışması’nda birincilik ödülüne layık görüldü. Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel, sanatsal ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü nedeniyle, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Hikaye Yarışması’nda sonuçlar belli oldu. Prof. Dr. Nesrin Karaca, Kudret Ayşe Yılmaz, Hasan Erdem ve Metin Önal Mengüşoğlu’ndan oluşan seçici kurul; yarışmaya gönderilen birbirinden değerli eserleri detaylıca inceledi. Uzun değerlendirmelerin sonunda; Yaşar Bayar birincilik ödülüne, A. Kadir Bozkurt ikincilik ödülüne, Batın Türk ise üçüncülük ödülüne layık görüldü. Kürşat Kağan Arslan ve Mehmet Aklan’ın eserleri ise teşvik ödülü kazandı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:40
Erzurum’da "Sevgi Varsa Engel Yoktur" programında buluştular
16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında "Sevgi Varsa Engel Yoktur" programı düzenlendi. Erzurum Valiliği himayesinde, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen program, İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, ilk olarak Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve engelli bireylerden oluşan Mehteran Takımı sahne aldı. Özel ihtiyaçlı bireylerin yer aldığı mehteran gösterisi katılımcılar tarafından ilgi ve beğeniyle izlendi. Gösterinin ardından Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin tanıtım filmleri gösterildi. Programda konuşan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Aile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Temel, Büyükşehir Belediyesi olarak engelli bireylerin ve ailelerinin hayatını kolaylaştırmaya yönelik önemli hizmetler yürüttüklerini söyledi. Temel, özellikle bedensel engelli vatandaşlara yönelik hizmet veren Akülü Araç Tamir Atölyesi ile yılda ortalama bine yakın vatandaşın akülü araçlarının tamir, bakım ve onarımının yapıldığını belirtti. Bu hizmetin yalnızca Erzurum’a değil, bölge illerine de ulaştığını ifade eden Temel, mobil tamir aracı projesiyle de engelli vatandaşlara yerinde destek sunmayı hedeflediklerini kaydetti. Akıllı Beyaz Baston, titreşimli bebek telsizi, evde bakım, temizlik, kuaför ve sıcak yemek hizmetleriyle engelli ve yaşlı vatandaşlara destek olduklarını aktaran Temel, engelli istihdamına da önem verdiklerini söyledi. Temel, her yıl çok sayıda engelli bireyin özel sektörde istihdamına katkı sunduklarını, Gülümseyen Kafe ile de engelli bireylerin üretime ve sosyal yaşama katılımını desteklediklerini belirterek, Erzurum’un erişilebilirlik ve sosyal belediyecilik alanında örnek şehirlerden biri olması için çalışmaların sürdüğünü vurguladı. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut ise konuşmasında, engelli bireylerin toplumsal hayata tam, etkin ve onurlu katılımının hem vicdani hem de insani bir sorumluluk olduğunu söyledi. Aykut, son 24 yılda Türkiye’de engelli bireylere yönelik önemli hizmetlerin hayata geçirildiğini belirterek, eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal yardımlara, bakım hizmetlerinden erişilebilirliğe kadar birçok alanda hak temelli hizmet anlayışının güçlendirildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Engelli hakları bir lütuf değil, insan hakkı ve eşit vatandaşlık meselesidir" sözünü hatırlatan Aykut, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak engelli bireylerin yaşam kalitesini artıran, onları istihdama yönlendiren, ailelerini destekleyen, eğitim, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini geliştiren çalışmaları temel görevleri arasında gördüklerini kaydetti. Aykut, "Birlikte aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Engelli bireylerimizin hayatın her alanında erişilebilir imkânlara kavuşması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de programa katılarak engelli bireylere, ailelerine ve davetlilere hitap etti. Sekmen, Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenen programın hayırlara vesile olmasını dileyerek, engelli bireylerin toplumsal hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Engellilik meselesinin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk alanı olduğunu ifade eden Sekmen, engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran hizmetlerin önemine dikkat çekti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak engelli bireylerin sosyal yaşama daha aktif katılımlarını sağlamak, ailelerinin yükünü hafifletmek ve yaşam kalitelerini artırmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Sekmen, engelli bireylere yönelik hizmetlerin bir lütuf değil, sosyal devlet anlayışının gereği olduğunu kaydetti. Erzurum Valisi Aydın Baruş ise programda yaptığı konuşmada, özel bireyler ve aileleriyle bir arada bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Vali Baruş, engelli bireylerin hayatın her alanında gösterdikleri azim, gayret ve yaşam mücadelesinin toplum için önemli bir örnek olduğunu belirterek, "Sizlerin hayatı güçlü bir şekilde kucaklama konusundaki çabalarınız hepimiz için eşsiz bir örnek teşkil etmektedir." dedi. Engelli bireylerin ve ailelerinin sosyal yaşama daha güçlü katılımı için kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmaların sürdüğünü ifade eden Baruş, toplumda empati kültürünün güçlenmesi gerektiğini söyledi. Baruş, engelli bireylerin karşılaştığı sorunların yalnızca ailelerin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, "Önemli olan, özel bireylerimizin yaşamına empatiyle bakabilmek, ihtiyaçlarını doğru anlayabilmek ve hayatın her alanında yanlarında olabilmektir. Sevgi, anlayış ve dayanışma varsa hiçbir engel aşılamaz değildir." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından program, özel ihtiyaçlı bireylerin hazırladığı etkinliklerle devam etti. Erzurum Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Cici Kızlar Gösterisi" sahnelendi. Ardından Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı Aile ve Engelli Hizmetleri Müdürlüğü bünyesindeki özel ihtiyaçlı bireyler Furkan Özer ve Ufukcan Yavuz piyano resitali sundu. Programda Özel Güzide Bakım Merkezi özel ihtiyaçlı bireyleri tarafından hazırlanan "Vatan Marşı Gösterisi" sahne aldı. Gösteri katılımcılardan alkış aldı. Palandöken Özel Bakım Merkezi Korosu ise "Yemen Türküsü", "Sevemedim Kara Gözlüm" ve "Kara Üzüm Habbesi" eserlerini seslendirdi. Programın son bölümünde Erzurum Engelli Aktif Yaşam Merkezi özel ihtiyaçlı bireyleri koro konseri sundu. Koroda "Sarı Gelin" ve "Bu Tepe Pullu Tepe" eserleri seslendirildi. Program kapsamında ayrıca özel ihtiyaçlı bireylerin hazırladığı el sanatları ürünlerinden oluşan sergi açıldı. Sergide, engelli bireylerin emek vererek hazırladığı el emeği ürünler davetlilerin beğenisine sunuldu. Katılımcılar, sergide yer alan çalışmaların özel bireylerin üretkenliğini, yeteneklerini ve sosyal yaşama katılımını göstermesi açısından anlamlı olduğunu ifade etti. Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen program, özel ihtiyaçlı bireylerin sanattan müziğe, sahne gösterilerinden el sanatlarına kadar farklı alanlardaki yeteneklerini ortaya koyduğu anlamlı anlara sahne oldu. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, sergilenen performanslar ve el sanatları sergisiyle büyük beğeni topladı. Program, toplumsal farkındalık ve engelsiz yaşam mesajlarıyla sona erdi. Programa Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Aile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Temel, kamu kurum temsilcileri, STK temsilcileri, engelli bireyler, aileleri ve çok sayıda davetli katıldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:33
EBB’DEN yeni bir marka tescili atağı daha: Erzurum Paça Çorbası tescillendi
Erzurum Büyükşehir Belediyesi, kentin mutfağına damga vuran kültür ögelerini akredite etmeye devam ediyor. Şehrin en önemli markalarından biri olan Erzurum Paça Çorbası, Büyükşehir Belediyesi’nin girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, tanıtım toplantısında yaptığı değerlendirmede, "Erzurum’un asırlardır kaynayan kültür kazanına, sofralarımızın bereketine, kadim mutfak mirasımıza ve Anadolu irfanına sahip çıkmanın gururunu yaşıyoruz" dedi. "Erzurum Paça Çorbası, yalnızca bir yemek değildir. O; bu şehrin hafızasıdır. Bu şehrin sabahıdır, emeğidir, misafirperverliğidir. Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır" diyen Başkan Sekmen, şunları kaydetti: "Çorbamızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmesi, köklü kültürün resmî anlamda koruma altına alınması bakımından son derece kıymetlidir. Bizler inanıyoruz ki şehirler sadece beton yapılarla büyümez. Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür. Eğer bir şehrin mutfağı yaşıyorsa, o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Erzurum; yalnızca tarihiyle değil, mutfak kültürüyle de Anadolu’nun en güçlü şehirlerinden biridir. Cağ kebabından kadayıf dolmasına, civil peynirinden ayran aşına kadar her lezzetimiz; bu toprağın karakterini, iklimini ve insanının ruhunu taşımaktadır. Şimdi bu büyük kültür hazinesine Erzurum Paça Çorbası da coğrafi işaret güvencesiyle daha güçlü bir şekilde eklenmiştir." "Tescil Konusu Kültürel Bağımsızlık Meselesidir" Başkan Mehmet Sekmen, "Şunu özellikle ifade etmek isterim ki; coğrafi işaret meselesi yalnızca ekonomik bir konu değildir. Bu mesele aynı zamanda kültürel bağımsızlık meselesidir. Çünkü kültürüne sahip çıkan milletler ayakta kalır. Geçmişini koruyan şehirler geleceğe daha güçlü yürür" diye konuştu. Sekmen, şöyle devam etti: "Bugün dünya artık şehirlerin yalnızca sanayi gücünü değil, kültürel kimliğini de konuşuyor. Gastronomi turizmi, kültürel miras ve yerel değerler şehirlerin marka değerini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bizler de Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin sahip olduğu bu büyük mirası korumak, kayıt altına almak ve uluslararası düzeyde tanıtmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Erzurum’un her sokağında tarih vardır. Her taşında medeniyet izi vardır. Her sofrasında ise paylaşmanın ve gönül zenginliğinin bereketi vardır. Dadaş kültürü; yalnızca yiğitlikle değil, aynı zamanda ikramla, cömertlikle ve misafire verilen değerle de anılmıştır. İşte Erzurum mutfağı bu ruhun sofralara yansıyan halidir. Bugün tescillenen Erzurum Paça Çorbası da bu köklü geleneğin önemli bir parçasıdır. Bundan sonra bu lezzet, hem korunacak hem de şehrimizin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacaktır. Biz istiyoruz ki Erzurum yalnızca kış turizmiyle değil; kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılsın. Çünkü Erzurum buna layıktır. Bu şehir sadece geçmişte destan yazan bir şehir değildir; geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezidir. Bugün burada elde edilen bu tescilde büyük emekler vardır. Yıllardır bu lezzeti yaşatan ustalarımızın emeği vardır. Geleneksel tarifleri nesilden nesile aktaran annelerimizin emeği vardır. Erzurum mutfağını yaşatan esnafımızın, işletmelerimizin ve bu kültüre sahip çıkan tüm hemşehrilerimizin alın teri vardır. Bizler biliyoruz ki bir milletin gerçek zenginliği yalnızca maddi imkânları değildir. Asıl zenginlik; sahip olduğu kültürdür, gelenektir, medeniyet birikimidir. Eğer bu değerleri koruyabilirsek geleceğe çok daha güçlü yürürüz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla birlikte artık şehirlerimizin kültürel değerlerini daha güçlü şekilde koruyan, tanıtan ve markalaştıran bir anlayış gelişmektedir. Erzurum da bu büyük yürüyüşün öncü şehirlerinden biri olmaya devam edecektir. Bugün tescillenen bu değer; yalnızca Erzurum’un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçasıdır. Bundan sonra da şehrimizin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz." Konuşmaların ardından tescil belgesi ile günün anısına fotoğraf çekimi yapıldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:07
ETÜ’de "Bağımlılıkla Mücadele Öğrenci Çalıştayı" düzenlendi
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Sağlıklı Yaşam Kulübü tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında yürütülen "Akıllı Telefon Farkındalığı: Gençlerde Baş Boyun Risk Haritası" projesi çerçevesinde "Bağımlılıkla Mücadele Öğrenci Çalıştayı" gerçekleştirildi. Yaşam Merkezi’nde düzenlenen programa ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, akademisyenler, kurum temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturmak ve gençlerde bilinçli teknoloji kullanımını teşvik etmek amacıyla düzenlenen çalıştaya, üniversite öğrencilerinin yanı sıra farklı liselerden öğretmen ve öğrenciler de katılım sağladı. Programın açılışında konuşan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, teknolojik gelişmelerin hayatı kolaylaştırırken yeni risk alanlarını da beraberinde getirdiğini belirterek özellikle gençler arasında dijital bağımlılık, sosyal medya bağımlılığı ve akıllı telefon kullanımına bağlı fiziksel ve psikolojik sorunların giderek arttığına dikkat çekti. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca zararlı alışkanlıklarla mücadele etmekten ibaret olmadığını ifade eden Rektör Çakmak, sağlıklı yaşam kültürünün geliştirilmesi, bilinç oluşturulması ve gençlerin sosyal bağlarının güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Çalıştayın gençlerin kendi sorunlarını, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini ortaya koyabilecekleri önemli bir platform olduğunun altını çizen Çakmak, üniversitelerin toplumsal sorunlara çözüm üreten kurumlar olarak gençlerin fiziksel, sosyal ve psikolojik iyi oluşlarını desteklemeye devam edeceğini kaydetti. Çalıştay kapsamında katılımcılara bağımlılıkla mücadele, dijital bağımlılık ve akıllı telefon kullanımının gençler üzerindeki etkilerine ilişkin akademik ve bilimsel bilgiler aktarıldı. Uzman isimler tarafından gerçekleştirilen sunumlarda özellikle uzun süreli ekran kullanımının neden olduğu dikkat dağınıklığı, uyku bozuklukları, sosyal izolasyon ve kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları gibi riskler ele alındı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:03
Rektör Hacımüftüoğlu İhtisas Akademiye katıldı
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Erzurum İl Temsilciliği tarafından düzenlenen İhtisas Akademi’26 kapsamında düzenlenen konferansta, teknolojinin küresel güç dengelerindeki rolünden milli ilaç hamlesine kadar kritik açıklamalarda bulundu. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bilim sınır tanımaz ama vicdan sınırdan büyüktür" diyerek akademinin insanlık onuru için teknoloji üretme sorumluluğuna dikkat çekti. İhtisas Akademi, 2026 sezonunda "Teknoloji ve İnsanlık" temasıyla kapılarını açtı. 15 Temmuz Millî İrade Salonunda; TÜGVA Erzurum İl Temsilcisi Muhammed Faruk Kömeç, vakıf üyeleri ile çok sayıda öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, teknolojinin salt bir araç değil, küresel bir jeopolitik mesele olduğunu vurgulayan bir konuşma gerçekleştirdi. "Teknolojiyi Keşfedenler Değil, Anlamlandıranlar Tarihi Yazar" Konuşmasına teknolojinin insanlık tarihiyle yaşıt olduğunu hatırlatarak başlayan Rektör Hacımüftüoğlu, 4. Sanayi Devriminin eşiğinde duran dünyada veriyi elinde tutanın geleceği de şekillendirdiğini belirtti. Teknolojinin barış yerine yıkım aracı olarak kullanılmasını eleştiren Hacımüftüoğlu: "Bir bombayı bir çocuğun üstüne bırakmak, medeniyetin iflasıdır. Bizim görevimiz, barış için teknoloji üretmek ve savunmaktır" dedi. Pandemi döneminde yaşanan dışa bağımlılık krizinden dersler çıkarıldığını vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün stratejik önemine değindi. 16 Mayıs 2025’te faaliyetlerine başlayan enstitü hakkında güncel bilgileri paylaşan Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti: "Bugün 11 farklı araştırma grubunda 88 bilim insanımızla gece gündüz çalışıyoruz. Hedefimiz net: Ülkemiz için kritik öneme sahip 100 ilaç hammaddesini Erzurum’da, kendi laboratuvarlarımızda üretmek. İlk altı aylık raporlarımız bu hedefe ne kadar yakın olduğumuzu kanıtlıyor." Yapay Zekâ ve Patent Başarısında Zirve Atatürk Üniversitesi’nin dijital dönüşümdeki başarısını rakamlarla ortaya koyan Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitenin sağlık odaklı yapay zekâ teknolojileri alanında Türkiye genelinde en fazla patent alan ilk 10 kurum arasına girdiğini müjdeledi. 18 patentle ilk 5 üniversite arasında yer almanın bir rastlantı olmadığını, DAYTAM ve Tıp Fakültesi arasındaki güçlü sinerjinin bir sonucu olduğunu ifade etti. Salonu dolduran gençlere ve tıp öğrencilerine de seslenen Hacımüftüoğlu, yapay zekânın hekimlerin yerini almayacağını, aksine onları daha yetkin kılacağını söyledi. "En büyük tehlike değişim değil, hazırlıksız yakalanmaktır" diyen Rektör, gençlerin veriyi okuyan ve etik değerleri koruyan birer bilim insanı olmaları gerektiğini hatırlattı. "Vicdan, Sınırdan Büyüktür" Atatürk Üniversitesinin sadece Türkiye’nin değil, mazlum coğrafyaların da umudu olduğunu belirterek konuşmasını sonlandıran Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu: "Ürettiğimiz her patent ve geliştirdiğimiz her ilaç hammaddesi, insanlığın ortak refahı için birer tuğla olacaktır" diyerek kurumsal vizyonun sınır ötesi etkisine vurgu yaptı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:56
İlaçta yerli üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor
Atatürk Üniversitesi, üniversite-sanayi iş birliği vizyonu doğrultusunda ilaç sektörünün önemli temsilcilerinden Polifarma İlaç yetkililerini ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette, hammadde üretimi alanında geliştirilebilecek potansiyel projeler, ortak Ar-Ge çalışmaları ve sürdürülebilir iş birliği imkanları ele alındı. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ev sahipliğinde Proje Destek Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Serdar Burmaoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen görüşmeye; Polifarma Ar-Ge Müdürü Levent Kandemir, Ar-Ge Teknoloji Transferi Müdür Yardımcısı Alpay Ceylan ve Ar-Ge Proses Geliştirme Müdür Yardımcısı Ahmet Demirbaş katıldı. Toplantıda; yerli ve milli üretim kapasitesinin artırılması, yüksek katma değerli ilaç hammaddelerinin geliştirilmesi, akademik bilgi birikiminin sanayi uygulamalarıyla bütünleştirilmesi ve uzun vadeli Ar-Ge iş birliklerinin oluşturulmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Özellikle sağlık ve ilaç sektöründe dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayacak projelerin önemine dikkat çekilirken, üniversitelerin bilimsel altyapısı ile sanayi kuruluşlarının üretim ve uygulama tecrübelerinin bir araya getirilmesinin stratejik bir gereklilik olduğu vurgulandı. "Bilimsel Bilginin Uygulamaya Dönüştürülmesi Büyük Önem Taşıyor" Ziyarette konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin bilimsel üretim kapasitesini toplum ve sanayi yararına dönüştürmeyi önceleyen bir anlayışla hareket ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Üniversite-sanayi iş birliğini yalnızca bilgi paylaşımı olarak değil, ülkemizin stratejik üretim hedeflerine katkı sunacak önemli bir kalkınma modeli olarak görüyoruz. Özellikle ilaç ve sağlık teknolojileri alanında yerli üretim kapasitesinin artırılması, nitelikli Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi ve bilimsel bilginin uygulamaya dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır. Polifarma İlaç ile gerçekleştirilen bu görüşmenin, gelecekte somut projelere ve güçlü iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyorum." Görüşme sonunda taraflar, karşılıklı bilgi paylaşımının artırılması, ortak proje geliştirme süreçlerinin değerlendirilmesi ve ilerleyen dönemde farklı çalışma başlıklarında iş birliği imkanlarının sürdürülmesi konusunda temennilerini dile getirdi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:53
Erzurum’da Milli Teknoloji Atölyesi’nin temeli atıldı
Erzurum’da bilim, teknoloji, Ar-Ge ve yenilikçilik kültürünün güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilecek Milli Teknoloji Atölyesi’nin temeli törenle atıldı. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda kurulacak Milli Teknoloji Atölyeleri ile gençlerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini gerçeğe dönüştürebilecekleri güçlü bir üretim ve gelişim ekosistemi oluşturulması hedefleniyor. Atatürk Üniversitesi’nde kurulacak Milli Teknoloji Atölyesi ile teknoloji geliştiren, üreten ve ülkenin yarınlarına yön verecek gençlere önemli imkânlar sunulacağı ifade edildi. Milli Teknoloji Atölyesi’nde bilim ve teknoloji yarışmalarına katılan öğrenci takımlarına makine, teknik altyapı, teçhizat ve sarf malzeme desteği sağlanacağı, aynı zamanda yerli ve milli sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunulacağı kaydedildi. "Milli Teknoloji Hamlesi’nin güçlü paydaşlarından biri olmaya devam ediyoruz" Atatürk Üniversitesi’nin sahip olduğu bilimsel birikim, araştırma altyapısı ve genç potansiyeliyle Milli Teknoloji Hamlesi’nin güçlü paydaşlarından biri olmaya devam ettiğini ifade eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, "Yaklaşık 550 metrekare kullanım alanına sahip olacak Milli Teknoloji Atölyesi, üniversitemiz, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı ve TÜBİTAK tarafından sağlanan toplam 65 milyon TL’lik makine, teçhizat ve sarf malzeme desteği ile çok paydaşlı bir finansman modeli çerçevesinde yürütülmektedir. Bu yönüyle proje, üniversite, kamu kurumları ve bölgesel kalkınma aktörleri arasında iş birliğini güçlendiren stratejik bir yatırım niteliği de taşımaktadır. Atatürk Üniversitesi, 1957 yılında Doğu Anadolu’nun ilim meşalesi olarak kurulurken yalnızca bir eğitim kurumu olmayı değil, bulunduğu coğrafyanın kalkınmasına yön veren, bilgi üreten, medeniyet tasavvurunu geleceğe taşıyan bir merkez olmayı hedeflemiştir. Ancak biz biliyoruz ki köklü olmak geçmişle övünmek değil, geleceği inşa edecek iradeyi taşıyabilmektir. İşte bu nedenle bugün temelini attığımız Milli Teknoloji Atölyesi’ni yalnızca fiziksel bir yapı olarak değerlendirmiyoruz. Burayı fikirlerin projeye, projelerin teknolojiye, teknolojinin ise milli güce dönüştüğü bir üretim üssü olarak görüyoruz. Çünkü artık çağımızda güçlü devlet olmanın yolu bilgiyi tüketen değil üreten, teknolojiyi ithal eden değil geliştiren, geleceği takip eden değil geleceğe yön veren bir anlayıştan geçmektedir" dedi. "Bilimsel üretkenliğimiz her geçen yıl artıyor" Üniversitenin bilimsel üretkenliğini her geçen yıl artırdığını belirten Hacımüftüoğlu, "Bilimsel üretkenliğini her geçen yıl artıran üniversitemiz, bu yıl patent başvurularında devlet üniversiteleri arasında 2’nci, uluslararası patent başvurularında ise 1’inci sırada yer alarak önemli bir başarı göstermiştir. 2025 verilerine göre, sağlık odaklı yapay zekâ teknolojileri alanında ise Türkiye genelinde en fazla patent alan ilk 10 kurum arasında yer alarak bu alandaki rekabetçi gücünü ortaya koymuştur. Dünya Üniversiteleri sıralamasında 800 bandında yer alan, Dünya Asya Üniversiteleri sıralamasında ise ilk 300 arasına giren, yapay zekâ destekli ilaç geliştirmeden biyoteknolojiye, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden uluslararası akademik iş birliklerine uzanan bir üniversiteden bahsediyoruz. Bu güç sadece bir geçmişin şanı değil, geleceğe yürüyüşümüzün güvencesidir. 4. Sanayi Devrimi olarak tanımladığımız bu çağda yapay zekâdan biyoteknolojiye, uzaydan yenilenebilir enerjiye uzanan alanlarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve teknoloji altyapısı inşa eden ülkeler dünyayı şekillendiriyor. Bilimi ihmal eden, teknolojik dönüşüme seyirci kalan toplumların hem ekonomik güçlerini hem de medeniyet iddialarını yitirdiğini tarih defalarca göstermiştir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu sürecin aktif bir parçası hâline gelmiştir. AR-GE harcamalarını 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara taşıyan, AR-GE personel sayısını 29 binden 310 binin üzerine çıkaran bir ülkeyiz artık. Milli Teknoloji Hamlesi, yalnızca bir sanayi politikası değil, bir medeniyet projesidir. 81 ilde 100 Milli Teknoloji Atölyesi hedefiyle yürütülen bu seferberlik, gençlerimizin teorik bilgiyi somut ürünlere, fikirleri geleceğin teknolojilerine dönüştürebileceği mekânların tüm Türkiye’ye yayılması demektir" diye konuştu. "Öğrencilerimiz, hayallerini burada somuta dönüştüreceklerdir" Atatürk Üniversitesi olarak gençlerin bilimle buluşmasına önem veren bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Hacımüftüoğlu, "DAYTAM, İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü, Erzurum Bilim Merkezi ile kurduğumuz iş birliklerimiz, her yıl yüzlerce öğrencimizin katıldığı TEKNOFEST’teki başarılarımız bunun somut kanıtlarıdır. Şimdi bu atölye o köklü altyapımıza, gençlerimizin ellerinin toprağa dokunan, devre tasarlayan, prototip üreten, düşüncelerini maddeye dönüştüren yeni bir boyut ekleyecektir. Bu atölyede lise öğrencisinden doktora araştırmacısına kadar geniş bir kitleye CNC tezgâhından 3 boyutlu yazıcılara, elektronik lehimlemeden metroloji araçlarına kadar tasarım ve üretim altyapısı açık olacaktır. Ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan öğrencilerimiz, hayallerini burada somuta dönüştüreceklerdir" dedi. Törende Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Aydın Baruş da birer konuşma yaptı. Program, İl Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından yapılan duanın ardından temelin atılmasıyla sona erdi. Törene konuşmacıların yanı sıra Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Ünal Bingül, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hakan Uğurlu, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven, kurum müdürleri, akademisyenler, davetliler ve vatandaşlar katıldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:52
Coğrafi işaret alan Erzurum ’paça çorbası’ tanıtıldı
UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum’un kadim lezzetlerinden biri olan ’paça çorbası’nın coğrafi işaret tescil belgesi alması vesilesiyle Müceldili Konağı’nda düzenlendi. Programda basın mensuplarına Erzurum ’paça çorbası’ tanıtıldı ve katılımcılara ikram edildi. Erzurum’un asırlık lezzetlerinden paça çorbasının coğrafi işaretle tescillenmesi, kentin gastronomi kimliğinin güçlenmesine ve yöresel mutfak kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geçmişiyle Türk mutfağında önemli yere sahip paça çorbası, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptığı başvuru sonucu ’Erzurum paça çorbası’ adıyla tescil edildi. Şehirde Erzurum paça çorbasıyla birlikte 62 ürün coğrafi işaret alırken, 20 ürünün ise tescil aşamasında olduğu belirtildi. "Şehirler kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, programda yaptığı konuşmada, Erzurum’un asırlardır kaynayan kültür kazanına, sofrasının bereketine, kadim mutfak mirasına ve Anadolu irfanına sahip çıkmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Erzurum paça çorbası, yalnızca bir yemek değildir. O bu şehrin hafızasıdır. Bu şehrin sabahıdır, emeğidir, misafirperverliğidir. Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır. Bugün çorbamızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmesi, köklü kültürün resmî anlamda koruma altına alınması bakımından son derece kıymetlidir. Bizler inanıyoruz ki şehirler sadece beton yapılarla büyümez. Şehirler kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür. Eğer bir şehrin mutfağı yaşıyorsa, o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Şimdi bu büyük kültür hazinesine Erzurum paça çorbası da coğrafi işaret güvencesiyle daha güçlü bir şekilde eklenmiştir. Bugün tescillenen Erzurum paça çorbası da bu köklü geleneğin önemli bir parçasıdır. Bundan sonra bu lezzet, hem korunacak hem de şehrimizin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacaktır. Biz istiyoruz ki Erzurum yalnızca kış turizmiyle değil, kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılsın. Çünkü Erzurum buna layıktır. Bu şehir sadece geçmişte destan yazan bir şehir değildir, geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezidir. Bugün tescillenen bu değer, yalnızca Erzurum’un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçasıdır. Bundan sonra da şehrimizin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Programda Erzurum Vali Yardımcısı Sinem Büyüknalçacı, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Gastronomi Müdürü Resul Parlak da birer konuşma yaptı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:47
Coğrafi işaret alan Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı
UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum’un kadim lezzetlerinden biri olan Erzurum Paça Çorbası’nın coğrafi işaret tescil belgesi alması vesilesiyle Müceldili Konağı’nda düzenlendi. Programda basın mensuplarına Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı ve katılımcılara ikram edildi. Erzurum’un asırlık lezzetlerinden paça çorbasının coğrafi işaretle tescillenmesi, kentin gastronomi kimliğinin güçlenmesine ve yöresel mutfak kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geçmişiyle Türk mutfağında önemli yere sahip paça çorbası, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptığı başvuru sonucu "Erzurum Paça Çorbası" adıyla tescil edildi. Şehirde Erzurum paça çorbasıyla birlikte 62 ürün coğrafi işaret alırken, 20 ürünün ise tescil aşamasında olduğu belirtildi. "Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, programda yaptığı konuşmada, Erzurum’un asırlardır kaynayan kültür kazanına, sofrasının bereketine, kadim mutfak mirasına ve Anadolu irfanına sahip çıkmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Erzurum Paça Çorbası, yalnızca bir yemek değildir. O; bu şehrin hafızasıdır. Bu şehrin sabahıdır, emeğidir, misafirperverliğidir. Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır. Bugün çorbamızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmesi, köklü kültürün resmî anlamda koruma altına alınması bakımından son derece kıymetlidir. Bizler inanıyoruz ki şehirler sadece beton yapılarla büyümez. Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür. Eğer bir şehrin mutfağı yaşıyorsa, o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Şimdi bu büyük kültür hazinesine Erzurum Paça Çorbası da coğrafi işaret güvencesiyle daha güçlü bir şekilde eklenmiştir. Bugün tescillenen Erzurum Paça Çorbası da bu köklü geleneğin önemli bir parçasıdır. Bundan sonra bu lezzet, hem korunacak hem de şehrimizin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacaktır. Biz istiyoruz ki Erzurum yalnızca kış turizmiyle değil; kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılsın. Çünkü Erzurum buna layıktır. Bu şehir sadece geçmişte destan yazan bir şehir değildir; geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezidir. Bugün tescillenen bu değer; yalnızca Erzurum’un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçasıdır. Bundan sonra da şehrimizin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Programda Erzurum Vali Yardımcısı Sinem Büyüknalçacı, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Gastronomi Müdürü Resul Parlak da birer konuşma yaptı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:36
Erzurum’da Milli Teknoloji Atölyesi’nin temeli atıldı
Atatürk Üniversitesi koordinasyonunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK destekleriyle; Erzurum’da bilim, teknoloji, Ar-Ge ve yenilikçilik kültürünün güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilecek Milli Teknoloji Atölyesi’nin temel atma töreni, Ziraat Fakültesi arkası mesire alanında gerçekleştirildi. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda kurulacak Milli Teknoloji Atölyeleriyle birlikte gençlerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini gerçeğe dönüştürebilecekleri güçlü bir üretim ve gelişim ekosistemi oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Atatürk Üniversitesi bünyesinde hayata geçirilecek Milli Teknoloji Atölyesi ile teknoloji geliştiren, üreten ve ülkenin yarınlarına yön verecek gençlere önemli imkânlar sunulacağı ifade edildi. Milli Teknoloji Atölyesi’nde bilim ve teknoloji yarışmalarına katılan öğrenci takımlarına makine, teknik altyapı, teçhizat ve sarf malzeme desteği sağlanacağı, aynı zamanda yerli ve milli sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunulacağı kaydedildi. "Milli Teknoloji Hamlesi’nin güçlü paydaşlarından biri olmaya devam ediyoruz" Atatürk Üniversitesinin sahip olduğu bilimsel birikim, araştırma altyapısı ve genç potansiyeliyle Milli Teknoloji Hamlesi’nin güçlü paydaşlarından biri olmaya devam ettiğini ifade eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, "Yaklaşık 550 metrekare kullanım alanına sahip olacak Milli Teknoloji Atölyesi; üniversitemiz, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı ve TÜBİTAK tarafından sağlanan toplam 65 milyon TL’lik makine, teçhizat ve sarf malzeme desteği ile çok paydaşlı bir finansman modeli çerçevesinde yürütülmektedir. Bu yönüyle proje, üniversite, kamu kurumları ve bölgesel kalkınma aktörleri arasında iş birliğini güçlendiren stratejik bir yatırım niteliği de taşımaktadır. Atatürk Üniversitesi, 1957 yılında Doğu Anadolu’nun ilim meşalesi olarak kurulurken yalnızca bir eğitim kurumu olmayı değil; bulunduğu coğrafyanın kalkınmasına yön veren, bilgi üreten, medeniyet tasavvurunu geleceğe taşıyan bir merkez olmayı hedeflemiştir. Ancak biz biliyoruz ki; köklü olmak geçmişle övünmek değil, geleceği inşa edecek iradeyi taşıyabilmektir. İşte bu nedenle bugün temelini attığımız Milli Teknoloji Atölyesini yalnızca fiziksel bir yapı olarak değerlendirmiyoruz. Burayı; fikirlerin projeye, projelerin teknolojiye, teknolojinin ise milli güce dönüştüğü bir üretim üssü olarak görüyoruz. Çünkü artık çağımızda güçlü devlet olmanın yolu; bilgiyi tüketen değil üreten, teknolojiyi ithal eden değil geliştiren, geleceği takip eden değil geleceğe yön veren bir anlayıştan geçmektedir" dedi. "Bilimsel üretkenliğimiz her geçen yıl artıyor" Üniversitenin bilimsel üretkenliğini her geçen yıl artırdığını belirten Hacımüftüoğlu, "Bilimsel üretkenliğini her geçen yıl artıran üniversitemiz, bu yıl patent başvurularında devlet üniversiteleri arasında 2’nci, uluslararası patent başvurularında ise 1’inci sırada yer alarak önemli bir başarı göstermiştir. 2025 verilerine göre, sağlık odaklı yapay zekâ teknolojileri alanında ise Türkiye genelinde en fazla patent alan ilk 10 kurum arasında yer alarak bu alandaki rekabetçi gücünü ortaya koymuştur. Dünya Üniversiteleri Sıralamasında 800 bandında yer alan, Dünya Asya Üniversiteleri sıralamasında ise ilk 300 arasına giren, yapay zekâ destekli ilaç geliştirmeden biyoteknolojiye, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezinden uluslararası akademik iş birliklerine uzanan bir üniversiteden bahsediyoruz. Bu güç; sadece bir geçmişin şanı değil, geleceğe yürüyüşümüzün güvencesidir. Dördüncü Sanayi Devrimi olarak tanımladığımız bu çağda, yapay zekâdan biyoteknolojiye, uzaydan yenilenebilir enerjiye uzanan alanlarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren ve teknoloji altyapısı inşa eden ülkeler dünyayı şekillendiriyor. Bilimi ihmal eden, teknolojik dönüşüme seyirci kalan toplumların hem ekonomik güçlerini hem de medeniyet iddialarını yitirdiğini tarih defalarca göstermiştir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu sürecin aktif bir parçası hâline gelmiştir. AR-GE harcamalarını 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara taşıyan, AR-GE personel sayısını 29 binden 310 binin üzerine çıkaran bir ülkeyiz artık. Milli Teknoloji Hamlesi, yalnızca bir sanayi politikası değil; bir medeniyet projesidir. 81 ilde 100 Milli Teknoloji Atölyesi hedefiyle yürütülen bu seferberlik, gençlerimizin teorik bilgiyi somut ürünlere, fikirleri geleceğin teknolojilerine dönüştürebileceği mekânların tüm Türkiye’ye yayılması demektir" diye konuştu. "Öğrencilerimiz, hayallerini burada somuta dönüştüreceklerdir" Atatürk Üniversitesi olarak gençlerin bilimle buluşmasına önem veren bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Hacımüftüoğlu, "DAYTAM, İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü, Erzurum Bilim Merkezi ile kurduğumuz iş birliklerimiz, her yıl yüzlerce öğrencimizin katıldığı TEKNOFEST’teki başarılarımız bunun somut kanıtlarıdır. Şimdi bu atölye; o köklü altyapımıza, gençlerimizin ellerinin toprağa dokunan, devre tasarlayan, prototip üreten, düşüncelerini maddeye dönüştüren yeni bir boyut ekleyecektir. Bu atölyede lise öğrencisinden doktora araştırmacısına kadar geniş bir kitleye; CNC tezgâhından 3 boyutlu yazıcılara, elektronik lehimlemeden metroloji araçlarına kadar tasarım ve üretim altyapısı açık olacaktır. Ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan öğrencilerimiz, hayallerini burada somuta dönüştüreceklerdir" ifadelerini kullandı. Törende Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Aydın Baruş da birer konuşma yaptı. Program, İl Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından yapılan duanın ardından temel atılmasıyla sona erdi. Törene konuşmacıların yanı sıra Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Ünal Bingül, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hakan Uğurlu, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, kurum müdürleri, akademisyenler, davetliler ve vatandaşlar katıldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:54
İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder