Yerel Haberler
Eskişehir
01 Mart 2026 Pazar - 11:16 Gözlük uzmanından dijital ekran bağımlılığına karşı orijinal cam ve doğru filtreleme uyarısı Eskişehir’de optisyen olan Medine Alıcı, ekran bağımlılığının artmasıyla birlikte daha da önemli hale gelen mavi ışık gözlük filtresinin gözü zararlı ışıklara karşı koruduğunu söyledi. Modern yaşamın bir parçası haline gelen ekran kullanımı, beraberinde dijital göz yorgunluğu ve uyku bozuklukları gibi sağlık sorunlarını getiriyor. Özellikle teknolojik cihazlardan yayılan mavi ışığın insan biyolojisi üzerindeki etkileri konuşulmaya devam ederken optisyen Medine Alıcı, merdiven altı ürünler yerine sertifikalı camların tercih edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca Alıcı, Işığın doğru dalga boyunda filtrelenmesinin sadece görme kalitesini değil, aynı zamanda hormonal dengeyi de doğrudan etkilediği belirtti. "Mavi ışık filtresi, 440 nanometrelik bir koruma sağladığında gayet yeterlidir" Mavi ışık korumasında kullanılan camların teknik standartlarına ilişkin teknik detayları paylaşan Medine Alıcı, "Mavi filtreli gözlükler aslında oldukça işe yarar, yeter ki orijinal olsun. Optisyenlerin hazırladığı orijinal gözlüklerde tam bir kaplama bulunmakta. Mavi ışık filtresi, 440 nanometrelik bir koruma sağladığında gayet yeterlidir ama camların üzerindeki kaplamanın yetersiz kaldığı görülmekte. Ölçüm cihazlarında bunlar çıkabiliyor. Ekrandaki ışık ayarıyla mavi ışığın biraz daha azaltılması sağlanabilir fakat tamamen yok edilemez. Gözlük üzerindeki filtre bunu tamamen yok etmeye, dolayısıyla ’sirkadiyen ritmi’ dediğimiz gece uyumamızı da sağlayan hormonların oldukça düzene girmesini sağlar. Telefon üzerindeki hafif sarı bir etkidir" dedi. "2 saat çalıştıysak, 1 saat kadar ara vererek göz kaslarımızı dinlendirebiliriz" Göz sağlığının korunması için mola sürelerinin ve dış mekan aktivitelerinin önemine değinen Medine Alıcı, "Elbette gözlük bir yere kadar etki yapabilir fakat çok yoğun çalıştığımızda ara ara göz egzersizleri de yapmamız gerekebilir. Gözlükler o anlık olarak görmenize ve filtre ile biraz daha korunmanıza yardımcı olacaktır ancak açık alanda biraz daha zaman geçirmek daha iyi olabilir. Mesela 2 saat çalıştıysak, 1 saat kadar ara vererek göz kaslarımızı dinlendirebiliriz" şeklinde konuştu.
Doğum kontrol yöntemlerinin kişiye özel belirlenmesi gerekiyor
23 Ocak 2026 Cuma - 10:05 Doğum kontrol yöntemlerinin kişiye özel belirlenmesi gerekiyor Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sevgi Selen, doğum kontrol yöntemlerinin kişiye özel belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Doğum kontrol yöntemlerinin tek tip olmadığını belirten Dr. Selen, "Bu yöntemler genel olarak hormonal yöntemler, rahim içi araçlar, bariyer yöntemler ve kalıcı yöntemler olmak üzere dört ana grupta toplanır. Hekim önerisi olmadan hormonal yöntemlere başlanmasını önermeyiz. Doğum kontrol hapları, aylık ya da 3 aylık iğneler ve cilt altı implantları gibi hormonal yöntemler etkili olmakla birlikte, her kadına uygun değildir" dedi. "Spiral seçiminde rahim yapısı önemli" Toplumda spiraller olarak bilinen rahim içi doğum kontrol araçlarının bakırlı ve hormonlu olarak iki gruba ayrıldığını belirten Dr. Selen, "Bakırlı spirallerin farklı boyut ve şekilleri vardır. Rahmin yapısında doğuştan bir farklılık varsa, adet kanamaları çok uzun ve yoğunsa ya da sık vajinal enfeksiyon geçiriliyorsa bu yöntem her zaman uygun olmayabilir. Hormonlu spiral adet kanamasını azaltıcı etkisi nedeniyle bazı kadınlar için avantajlıdır. Ancak hormon içermesi nedeniyle yine kişinin sağlık durumu mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. "Kondom, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar" Prezervatif ya da diğer adıyla kondomun ulaşım kolaylığı nedeniyle çok sık tercih edildiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sevgi Selen, şöyle devam etti: "Kondomun en önemli avantajı, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı da koruma sağlamasıdır. Ancak doğru ve düzenli kullanımı koruyuculuk açısından çok önemlidir. Bazı kişilerde lateks gibi materyallere bağlı alerji veya tahriş de görülebilir." "Kadınlar için tüp bağlatma, erkekler için vazektomi" Kalıcı doğum kontrol yöntemlerinin halk arasında ‘tüplerin bağlanması’ olarak bilinen cerrahi işlemler ve erkekler için vazektomi olduğunu belirten Dr. Selen, "Bunlar cerrahi işlemler olduğu için anestezi ve ameliyata bağlı riskler taşır. Ayrıca geri dönüşü olmayan yöntemlerdir. Bu nedenle genellikle diğer yöntemler uygun değilse ya da çocuk isteği kesin olarak sona ermişse tercih edilir" diye konuştu. "Yöntem kişiye göre değişir" Her kadın için en iyi doğum kontrol yönteminin farklı olabileceğini vurgulayan Dr. Selen, son olarak şunları söyledi: "En doğru doğum kontrol yöntemi; kişinin sağlık durumuna uygun, korunmadan beklentisini karşılayan ve günlük yaşamında rahatlıkla uygulayabileceği yöntemdir. Bu nedenle doğum kontrol yöntemi seçerken mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışılmalıdır."
Hayvanseverler, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin önünde eylem yaptı
22 Ocak 2026 Perşembe - 22:13 Hayvanseverler, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin önünde eylem yaptı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin önünde eylem gerçekleştiren hayvanseverler adına basın açıklaması yapan Nesrin Çiçek, "Gelin, herkesin yüreğini sızlatan ve bu yüzyıla yakışmayan görüntüleri el birliğiyle ortadan kaldıralım. Lütfen yaşam alanlarını gönüllülere açın" dedi. Akpınar Mahallesi’nde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Doğal Yaşam Alanı’nda aç ve susuz bırakılan onlarca köpeğin birbirini parçaladığı iddiası dün gündeme gelmişti. Tepki çeken iddialarla ilgili başlatılan soruşturma sürerken, hayvanseverler bugün Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin önünde toplandı. Eylem yapan hayvanseverler, yürek sızlatan bu tür görüntülerin son bulması ve yaşam alanlarının gönüllülere açılması için yetkililere çağrıda bulundu. "Yaşam hakları konusunda sınıfta kaldılar" Gazetecilere açıklamalarda bulunan hayvan hakları savunucusu Nesrin Çiçek, "Bizim şehri iktidardan alıp muhalefete tekrar teslim etmemizin ana nedeni, bizimle beraber yaşam hakları konusunda direniş gösterdikleri içindi. Fakat sınıfta kaldıklarının altını çizmek istiyoruz. Biz herkesin kulağına bir küpe takmak istiyoruz. Yaşam alanları, 2028 yılına kadar kanunen süresi olan alanlardır. Peyderpey altyapısı oluşturularak hayvanlar yaşam alanlarına alınması gerekirken, ilçelerden gelen, hiçbir şekilde altyapısı olmayan küçük arabalara 25 tane köpeğin sığdırıldığı, saman balyası ipleriyle bağlanarak yaşam alanlarına getirildiğini biliyoruz. Oysa ki bizim şehrimizde bir protokol yapıldı. İşin ehli Tepebaşı Bakım Evi ve Odunpazarı Bakım Evi, kısırlaştırma merkezi olarak çok çok daha verimli olabilirdi. Trafik ışıklarında bile geçmeyi, dur-kalk yapmayı bilen hayvanlar şehrin içerisinden sürgün edilerek barınaklara götürüldü. Kırsalda yaşam mücadelesi veren, zaten barbarlaşmış, yaşamı mücadeleyle kazanmış hayvanların orta göbeğine atıldı" şeklinde konuştu. "Bu yüzyıla yakışmayan görüntülerini el birliğiyle ortadan kaldıralım" Sözlerinin devamında ilgili kişi ve kurumlara çağrıda bulunan Çiçek, şunları söyledi: "Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB), Türkiye’nin lokomotifidir. En mahir ustalar bu şehirde yetişmiştir. Gelin, bütün iş adamlarını harekete geçirin. Tüm insanlara, ’Biz çok güzel şeyler yaptık, yapıyoruz’ diye halının altına süpürmek yerine; STK’lar, gönüllüler, iş adamları, ocak başkanlarıyla gelin, şu herkesin yüreğini sızlatan ve bu yüzyıla yakışmayan görüntülerini el birliğiyle ortadan kaldıralım. Lütfen yaşam alanlarını gönüllülere açın. Türk insanı vicdanlıdır. Bugüne kadar bu hayvanları zaten bizler el birliğiyle yaşattık, bundan sonrasını da başarabiliriz. Ayşe Ünlüce’ye de sesleniyorum: Lütfen yaşam alanını gerçek sahiplerine, işin ehli olanlara, kırsal hizmet yapanlara, kısırlaştırmayı başarabilenlere teslim edin, günlük besleme yapanlara istişare edecek toplantılar yapın ve kaldırın."