Yerel Haberler
İzmir
Uzundere’de çalışmalar hızla sürüyor 18 Nisan 2026 Cumartesi - 20:34:52 İzmir Büyükşehir Belediyesi, Uzundere Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilerleyişine dair son durumu kamuoyu ile paylaştı. Proje kapsamında 1. ve 2. etapların tamamlanarak 817 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiği, 3. ve 4. etaplarda yapımı devam eden 1902 bağımsız bölümün 2027 yılı sonuna kadar tamamlanacağı duyuruldu. 1575 bağımsız bölümünün ihalesinin yapılacağı belirtilerek projeyi en kısa sürede tamamlamak için kararlılıkla çalışıldığı vurgulandı. Açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Uzundere Kentsel Dönüşüm Alanı, 9 Eylül 2012 tarihli Resmi Gazete kararıyla ilan edilmiştir. 2013 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında hak sahipleriyle uzlaşı sağlanmış ve imzalanan sözleşmeler ile belediye adına tapu devir işlemlerini yapmıştır. 1. etap kapsamında 2016 yılında yapılan ihale sonucunda konutlar 2018 yılında, 2. etap kapsamında 2018 yılında yapılan ihale sonucunda konutlar 2020 yılında hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bugüne kadar 1. ve 2. etaplar kapsamında toplam 817 bağımsız bölüm vatandaşlarımıza kazandırılmıştır. 4. etapta 2016-2020 yılları arasında tapu devirleri tamamlanmış, ardından imar uygulamaları yapılarak parseller birleştirilmiş ve tescil işlemleri gerçekleştirilmiştir. Mülkiyet birliğinin sağlanmasıyla ihale sürecine geçilmiş; teklif alınamaması üzerine İzbeton AŞ sürece dahil edilmiştir. Uzundere 4. etap için 14 Nisan 2023’te yer teslimi yapılmış, hak sahipleri tahliye edilmiş ve kira yardımları başlatılmıştır. İzbeton AŞ yükümlülüğündeki etaplarda kooperatiflerin işe girmesi ile gelişen süreç kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Bakanlık ve denetimden sorumlu kurumların, Belediye Başkanlığımızın değerlendirmeleri neticesinde İzbeton AŞ’nin kooperatifler ile yürütmeye çalıştığı inşaat yapımına esas teşkil eden sözleşmelerin sonlandırılması yönünde karar alınmıştır. Uzundere’de İzbeton AŞ yükümlülüğünde bulunan 3. ve 4. etaplar için mahkemeler aracılığı ile seviye tespiti yapılmıştır. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması adına, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında hızlı bir şekilde ikmal ihaleleri gerçekleştirilmiştir. Halihazırda 3. ve 4. etaplarda toplam 1902 bağımsız bölümün inşaatı devam etmekte olup, teslimatların 2027 yılı sonuna kadar tamamlanması hedeflenmektedir. 1575 bağımsız bölümün ihalesi yapılacaktır. 490 riskli yapıda 1150 bağımsız bölüm yıkılmıştır. Tüm etapların tamamlanmasıyla birlikte toplam 4294 bağımsız bölüm, güvenli konutlar olarak vatandaşlarımıza teslim edilmiş olacaktır. Bölgede sosyal donatı alanları güçlendirilmiş; Engelli Merkezi hizmete alınmış, dere ıslahı ve altyapı yenileme çalışmaları ise kesintisiz şekilde sürdürülmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kurumumuza güvenerek tapularını devreden vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ediyor; konutları en kısa sürede tamamlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kentsel dönüşüm sürecini sekteye uğratmaya ve kamuoyunda yanıltıcı algı oluşturmaya yönelik gerçek dışı iddialara karşı hukuki haklarımızı kullanacağımızı da önemle bildiririz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:13 Başkan Tugay: "Bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporları, nisan ayı olağan meclis toplantısında oy çokluğu ile kabul edildi. Tartışmaların yaşandığı meclis oturumunda konuşan Başkan Tugay, İzmir’in merkezi bütçeden aldığı payın düşük olduğunu savundu, TOKİ’nin Karşıyaka’daki satışına tepki gösterdi. Tugay, "Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin nisan ayı olağan meclis toplantısının üçüncü birleşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetiminde gerçekleştirildi. Meclis oturumunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün faaliyet raporları görüşüldü. Yaklaşık 6 saat süren meclis oturumunun ardından iki faaliyet raporu da oy çokluğu ile kabul edildi. Meclis oturumunda, siyasi partilerin meclis üyeleri İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT’un 2025 yılı faaliyet raporu hakkında konuşma yaptı. Meclis oturumunda konuşmalar sırasında protestolar yaşandı. AK Partili meclis üyelerinin Başkan Tugay’a yönelik açıklamalarının ardından meclis oturumunda kısa süreli arbede yaşandı. Eleştirilere yanıt vermek üzere Başkan Tugay’ın kürsüye gelmesinin ardından AK Parti grubu meclis oturumunu terk etti. "Bizim muhatabımız İzmir halkıdır" Başkan Cemil Tugay, "Biz bu tabloya daha önceki görüşmelerden alışığız. Maalesef bazı AK Partili meclis üyeleri insanların kabul edemeyeceği kötü sözler ederek, insanların adeta onuruyla oynayacak ifadeler kullanarak, işi tahammül edilemeyecek noktaya getiriyorlar. Bunu bilinçli yapan birkaç kişi var. Ancak bizim muhatabımız İzmir halkıdır" dedi. "Yalan söylemekten utanmayan insanlar var" Çiğli Atıksu Artıma Tesisi’nde yaşamını yitiren personel üzerinden söylenen ifadelere ilişkin konuşan Başkan Tugay, "Alalen yalan söylemekten utanmayan insanlar var. Aile hassas durumda, onları üzmememiz lazım. Konu hem adli hem de idari soruşturma altında. Bir yalan söyleniyor dedim. Vinci aile çağırdı, o vincin parasını İZSU ödemedi deniyor dedim. Bunları söyledikten sonra İzmir’in milletvekili olan ama maalesef çok kötü huyları olan kişi, yanına kameraları alarak bu insanların evine gidiyor. Ondan sonra benim buradaki konuşmamdan bir cümleyi insanlara dinletiyor. Vincin parasını aile ödemedi cümlesini dinletiyorlar. Aile de hayır biz ödedik diyor. Sonra bir fatura çıkıyor ortaya. Bu parayı MHP ilçe başkan yardımcısı ödemiş. Arkasından sizin milletvekiliniz bizi suçladığında biz neden o faturayı o ilçe başkan yardımcısının ödediğini anlıyoruz. Milletvekiliniz o insanların duygularını istismar ediyor. Biz o insanların üzüntüsünü ilk andan beri paylaşıyoruz. Sanki ben aileyi parayı ödememekle suçluyormuşum gibi yansıtıyorlar. Bize bu iftiraları atarken onurumuz inciniyor. Bunlar nasıl insanlar, nasıl vicdansızlık... Buna tepki göstereceğiz, çünkü insanız. İftira atacaksınız, saygısızlık yapacaksınız, ondan sonra tepki göstermeyin diyeceksiniz. Bu memleketi mahvettiniz" şeklinde konuştu. "İzmir öyle ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir değil" İzmir’in "ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir olmadığını" ifade eden Tugay, "İzmir halkının iradesine kimse bu kadar saygısızlık yapamaz. 12 bin kilometrekareden fazla bir alanda, 30 ilçede, 1296 mahallede binlerce kilometrelik yolu olan bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehir bu sene aşırı yağışlarla kaç tane afete maruz kaldı? Şehrimizin altyapı sorunları tabii ki var. Türkiye’de hangi şehrin altyapı sorunu yok? AK Partili şehirleri su basmadı mı? Tabii ki sorun var. Bunun için gece gündüz bütün mahallelerde çalışmıyor muyuz? Bu şehrin her köşesine gittik. Biz bu ülkenin bir parçasıyız" ifadelerini kullandı. "Kur farkından oluşan yük 7 milyar 800 milyon lira" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan kesintilere ve artan yüküne rağmen hiçbir kredisinin onaylanmamasına tepki gösteren Başkan Tugay, "Biz bu dönem yurt dışından hiçbir kredi alamadık. En az iki yıldır bekleyen krediler var. Geçmişte krediler alınmıştı, bugün ödemesini yapıyoruz. Geçmiş dönemde alınan kredilerden dolayı geçen yılda oluşan kur farkı 7 milyar 800 milyon lira. Bu kur farkına bu ülkeyi yönetenler sebep olmadı mı? Belediyeler halka hizmet eden kurumlar, destek olun diyoruz. Elimizdeki kaynakları kes, kredileri onaylama, yapman gereken işleri yapma, sorumlulukları reddet, bizi burada sorunlar içinde boğ, biz cansiperhane hizmet edelim. Ondan sonra diyin ki belediyeler çalışmıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarihinde en çok borç ödemiş belediyedir" ifadelerini kullandı. "İzmir 77’inci sırada" İzmir’de merkezi hükümet tarafından yapılması beklenen ve seçim döneminde AK Parti tarafından İzmirlilere vaat eden çevreyolu gibi yatırımları hatırlatan Başkan Tugay, "İzmir’den toplanan vergilerin sadece yüzde 3,45’i İzmir’e yatırım olarak dönmüş. Türkiye’de toplanan vergiyle yatırım oranı açısından İzmir 77’nci sırada. Bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir? Belediyeyi suçlamaktan başka işleri yok" diye konuştu. "Bu devlet kurumları ne zaman sorumluluk alacak" Kamuoyunda yapılan eleştirilere rağmen İzmir halkının sahada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların farkında olduğunu ifade eden Başkan Tugay, "Halk bunların farkında, bizi sahada görüyor. Yangın oluyor oradayız, sel oluyor oradayız. DSİ Kınık’ta sorumluluğunda olan ve çöken köprüyü yapmıyor, ben arkadaşlarımıza yapın dedim. Biz ne zaman işin sorumluluğunu üstümüzden attık? Körfez’i temizleme sorumluluğu bizde değil ama biz temizliyoruz. Biz bu devletin her kurumuna yardımcı olmak için her yere koşturuyoruz. Bana bir tane devlet kurumu göstersinler. Biz ne zaman zorluk çıkardık, hangi devlet kurumunun işine engel olduk? Yapmadık, yapmayız. Çünkü biz bu memleketin evladıyız" diye konuştu. "Nerede iyilik, nerede vicdan, hani hizmet" Başkan Tugay, "Ben Allah’ın kuluyum. Ben Allah’tan korkuyorum ve yalan söyleyemiyorum. Devletin bütün imkanları elinizde, ne yapıyorsunuz? Bir telefonla istediğinizi yaptırıyorsunuz, ama o telefonla aynı şekilde yapılan işe de engel oluyorsunuz. Olmayacaksınız. Buna hakkınız yok. Bizler sizin koyun sürüleriniz değiliz. Bu insanlar bu ülkenin vatandaşı. İzmir’e verdiğiniz her kuruş, bu şehrin halkının ödediği vergilerdir" ifadelerini kullandı. "Ulaşımda en ucuz şehir" ESHOT’un faaliyet raporu hakkında konuşan Başkan Tugay, "ESHOT için bizim aylık sübvansiyonumuz 1 milyar lira. 90 dakika uygulamasıyla 2 milyar lira insanların cebinde kaldı. İzmir, ulaşımda en ucuz hizmeti veren şehirdir. Zam yapmış halimizle en düşük bilet fiyatına sahibiz. İnsafı olan bu otobüslerin yakıtından ÖTV almayalım der" dedi. "TOKİ belediye hizmet alanını kime niye sattı" Kamuoyuna soru soran Başkan Tugay, "Dün Karşıyaka’da TOKİ belediye hizmet alanı sattı. Belediye hizmet alanını kim niye alsın? TOKİ tarihinde ilk defa alımda öncelik verdiği bir şartnameyle çıktı ihaleye. Dedi ki burada hissesi olana alımda öncelik veriyoruz dedi. Arkadaşlarıma belediye hizmet alanı olduğu için ihaleye girmelerini söyledim. Gittiler, hissemiz olmadığı için ihaleye giremediler. Başka kimse de giremedi. Orayı satışa çıktığı fiyattan, metrekaresi 45 bin liradan sadece bir kişi alabildi. TOKİ öyle bir ihale yaptı ki başka kimse alamaz o binayı. Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu. Meğerse bir buçuk ay önce 94 metrekarelik hazine hissesini birilerine satmışlar, ondan sonra satışı sadece onun alacağı şekilde planlamışlar. Biz buna dava açacağız. Biz bu halkın bir parçasıyız. Buraya çalışmak için geldik. Bu halkın hakkını aramak için geldik. Onun için bize hakaret edilmesini içerliyoruz. Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" şeklinde konuştu. Büyükşehir bütçesi 77, 8 milyar lira İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı çalışma döneminde toplam bütçe, 77,8 milyar TL olarak gerçekleştirildi. Bu bütçenin 16, 2 milyar lirası yatırımlara ayrıldı. 5 stratejik alanda 161 faaliyet ve 245 performans hedefi yürütüldü. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından alınan yüksek notlar, İzmir’in finansal piyasalardaki gücünü ve bütçe esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Yüksek enflasyona rağmen sergilenen dirençli duruş, belediyenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle birleşerek verimli projelerin önünü açtı. En son 2016 yılında Moodys’ten alınan AAA derecelendirme notu yeniden kazanıldı. Bütçenin yüzde 36’sına tekabül eden 17,2 milyar liralık pay Buca Metrosu, Buca Onat Tüneli, yol yapım ve asfalt çalışmalarına ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet kalitesini artıran çok sayıda yapı kente kazandırıldı. Sosyal belediyecilik vizyonu doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine yönelik 291 milyon 131 bin TL sosyal yardım yapıldı. Emeklilere, öğrencilere ve çocuklara binlerce kalem destekler ulaştırıldı. Dirençli kent ve yeşil İzmir hedefi doğrultusunda Karşıyaka’da 22 bin 767 yapıyı kapsayan yapı envanteri çalışması sürdürüldü; kentsel dönüşüm projeleri büyük hız kazandı. Çevreci yatırımlar kapsamında ise 781 bin metrekareden fazla yeşil alan kente kazandırıldı. "Tek Sağlık" politikasıyla 15 binden fazla sokak hayvanı kısırlaştırıldı ve 97 bin sahipsiz hayvan tedavi edildi. ESHOT’un hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı ESHOT Genel Müdürlüğü 2025 yılında ekonomik dalgalanmalara rağmen hizmet ağını genişletmeyi sürdürdü. 2025 yılı boyunca 28 yeni hat açıldı, 179 hattın güzergâhı güncellendi, 581 yeni durak hizmete alındı. Toplam hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı. 1731 otobüs ve 12 bini aşkın durak ile ESHOT, yüzde 45 biniş payıyla liderliğini korurken, İZTAŞIT dahil edildiğinde bu oran yüzde 51’e yükseldi. Başkan Tugay’ın göreve geldiği günden bugüne 125 yeni otobüs hizmete alındı; 95 otobüs tamamen yenilenerek tekrar kullanıma kazandırıldı. Veri temelli bakım ve kontrol süreçleri sayesinde arıza oranı yüzde 15,95’ten yüzde 10,29’a gerileyerek önemli bir başarı elde edildi. Toplu ulaşımda sosyal destek politikaları 2025 yılında da sürdürüldü. Bir binişin maliyeti 61,73 liraya yükselirken, yolcudan elde edilen ortalama gelir 11,27 lirada kaldı. Aradaki farkın büyük bölümü belediye tarafından sübvanse edildi ESHOT’a sağlanan toplam destek 12,7 milyar liraya ulaştı. 90 dakika Ücretsiz Aktarma Sistemi ile 87 milyon aktarma gerçekleştirildi; yaklaşık 2 milyar lira İzmirlinin cebinde kaldı Genç İzmirim Kart başta olmak üzere sosyal tarifelerle her 10 binişin yaklaşık 6’sı ücretsiz ya da indirimli olarak yapıldı. ESHOT’un atölye üretimi ve geri kazanım çalışmaları sayesinde, 132 milyon TL tasarruf sağlandı. Telemetri sistemiyle 192 bin litre yakıt tasarrufu elde edildi. Bu tasarruf, yaklaşık 11 otobüs maliyetine denk bir katkı oluşturdu. "Eşitliğe Sür" projesi kapsamında, kadın şoför sayısı 290’a ulaştı. Kadın sürücü oranı yüzde 11’e çıkarak dünya ortalamasının iki katına yükseldi. 80 milyon Euro finansman desteği öngörülen ve 400 otobüsü kapsayan Dinamik Şarjlı Elektrikli Otobüs Projesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı onayı bekleniyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:02 İlber Ortaylı, İzmir’de adını taşıyan kütüphane önünde anıldı Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı için İzmir’de anma programı düzenlendi. Programa Ortaylı’nın ailesi de katıldı. İzmir Kitap Fuarı kapsamında, Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi önünde düzenlenen programa Ortaylı’nın kardeşi Nuriye Ortaylı, kızı Tuna Ortaylı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır katılım gösterdi. Programda konuşan Tuna Ortaylı, babasının İzmir’e her zaman ayrı bir sevgisi olduğunu belirtti. Babasının hayata karşı dev bir merakı olduğunu ifade eden Tuna Ortaylı, "Merakıyla hareket etmeyi, gezmeyi çok önemsiyordu" dedi. "Renkli bir kişilikti" Prof. Dr. Ortaylı ile gezi arkadaşı olduklarını ve dünyanın çeşitli yerlerine gittiklerini aktaran Tuna Ortaylı, "Gezi arkadaşı olarak da eğlenceli bir insandı. Benim için çok kıymetli anlardı. Bunların yaşanmış olması mutluluk veriyor, bir daha olmayacak olması da burukluk ama yaşamış olduklarımız yanımıza kar. Renkli bir kişilikti" diye konuştu. "Yaşarken sevildiğini görebildi" Babasının medyada görüldüğü gibi gerçek hayatta da aynı karaktere sahip olduğunu vurgulayan Tuna Ortaylı, "Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar her zaman ne kadar sevildiklerini yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphanenin olması bile çok önemli" ifadelerini kullandı. "Kitaplar hayatının merkeziydi" Kardeşi Nuriye Ortaylı ise Prof. Dr. Ortaylı’nın kitapları çok sevdiğini, evini ve hayatını kitaplara göre düzenlediğini söyledi. Kütüphanenin çok anlamlı olduğunu ifade eden Nuriye Ortaylı, "Yaşarken açılmış olması da ayrı bir hoşluk. Kendi adına bir kütüphane olduğunu gördü, bu çok iyi oldu. İlber, bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi. Anadolu’yu ve dünyayı karış karış dolaşırdı. Her kesimden insanlarla konuşurdu" dedi. "Topluma bağlayan şey seyahatti" Prof. Dr. Ortaylı’nın insanları merak edip fikirlerini öğrenmeye çalıştığını belirten Nuriye Ortaylı, "Beslenme kaynaklarından birisi, onu topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir ikincisi de seyahatti. Seyahatleri çok önemliydi" diye konuştu. Eşsiz üslubuyla kabul gördü İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır da Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kendine has ve şahsına münhasır bir üslubu olduğunu kaydetti. Yıldır, "Bilgilerin güncellenmesi, günümüze taşınması ve günümüzde anlamlı bir değer kazanması için çok fazla gayret gösteren ve o eşsiz üslubuyla da toplumda çok büyük kabul gören bir insandı" dedi.
’Zirvedeki kadınlar’ ilham veren hikayelerini paylaştı
06 Mart 2026 Cuma - 12:03 ’Zirvedeki kadınlar’ ilham veren hikayelerini paylaştı Radikal Eğitim Kurumları ev sahipliğinde düzenlenen, farklı alanlarda değer üreten kadınların hikayelerini görünür kılmayı amaçlayan "Zirvede Kadın Var" konferansında 21 başarılı iş kadını deneyimlerini aktardı. İzmir Ticaret Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa iş, eğitim ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda temsilci katıldı. Etkinlikte, sürdürülebilir bir gelecek için kadınların her alanda daha fazla yer alması gerektiğine dikkat çekildi. İlginin yoğun olduğu programın açılışında konuşan Radikal Eğitim Kurumları Kurucusu Erdal Avcı, kuruldukları günden beri kadınlara pozitif ayrımcılık uygulayan ve kadın haklarına değer veren bir eğitim kurumu olduklarını söyledi. Farklı alanlarda başarıya ulaşmış kadınların hikayelerinden ilham alacaklarını belirten Avcı, "Bu programı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bulunduğu haftada özellikle hayata geçirdik. 8 Mart sadece bir kadınlar günü değil, aynı zamanda kadınların özgürlüğünün ve kadın mücadelesinin çok önemli bir bileşenidir." dedi. "Kadın hakları konusunda bilinçli şehir" İzmir’de böylesine anlamlı bir etkinliği düzenlemenin kendileri için büyük bir mutluluk ve heyecan kaynağı olduğunu dile getiren Avcı, "İzmir, özellikle kadın hakları konusunda diğer illere göre daha bilinçli bir şehrimiz. Bu etkinliği İzmir’de yapmak bizim için çok keyifli. Bize bu olanağı sağladığı için Ticaret Odası’na ve tüm katılımcılara ayrı ayrı teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Öğrencilerin eğitiminde velilerin önemi" Radikal Eğitim Kurumları Okullar Genel Müdür Yardımcısı Sevi Şeneken, kurumlarının hayata geçirdiği projelerle zirvede yer aldığını ve bu başarıyı öğrencilerle yapılan çalışmalara borçlu olduklarını kaydetti. Ar-Ge Gençlik Birimi çatısı altında birçok projeye ev sahipliği yaptıklarını vurgulayan Şeneken, "Kadınlar ve birçok erkek müttefikleri de sürecimize dahil oldu. Bu çerçevede kadın eğitimleri, özellikle de velilerimizin eğitimi bizim için çok önemliydi. Çünkü çocuklarımız bu konudaki proje ve etkinliklerde yer alırken en büyük destekçileri her zaman veliler oluyor." şeklinde konuştu. Zirvenin yedinci durağı İzmir oldu Zirvede Kadın Var Platformu Kurucusu Seyhan Koçak ise Türkiye’nin ilk çok disiplinli kadın zirvesinin yedinci durağını İzmir’de düzenlediklerini belirterek, "23 Temmuz 2025 tarihinde Bursa’da başlattığım zirvelerin Eskişehir, Muş, Hakkari, Van ve Diyarbakır ayaklarından sonra bugün İzmir’deyiz. Radikal Okullarının iş birliğiyle İzmir etabımızı gerçekleştiriyoruz. Bu sahne çok renkli ve çok sesli bir sahne. Her alandan ve her sektörden hem kadın konuşmacılarımızın hem de erkek müttefiklerimizin yer aldığı bir platform oluşturuyor." açıklamasında bulundu.
İzmir’de özel okulda akran zorbalığı ve veli şiddeti
06 Mart 2026 Cuma - 11:32 İzmir’de özel okulda akran zorbalığı ve veli şiddeti İzmir’de bir özel okulda öğrenim gören 7. sınıf öğrencisinin diğer öğrencilere akran zorbalığı yaptığı iddiaları üzerine okul yönetimi inceleme başlattı. Yapılan incelemeler ve velilerin şikayetleri doğrultusunda okula çağrılan öğrenci velisinin, okul müdürünün odasında saldırgan tavırlar sergilediği ileri sürüldü. Olay, 10 Şubat tarihinde meydana geldi. Y.A. (13) isimli öğrencinin arkadaşlarına yönelik "Seni babama öldürtürüm" gibi ifadeler içeren mesajlar ve mektuplar gönderdiği tespit edildi. Aynı öğrencinin kendi aralarında oluşturdukları WhatsApp gruplarında da küfür ve hakaret içeren sözler kullandığı, yine arkadaşlarına yönelik tehdit mesajları kullandığı da belirlendi. Bunların üzerine diğer velilerin ve öğrencilerin şikayet dilekçeleri de okul yönetimini harekete geçirtti. Olayla ilgili inceleme başlatan yönetim, Y.A.’nın annesi S.A. ve babası V.A.’yı görüşme yapmak için okula davet etti. Okulda arbede yaşandı Okul yönetimi ile 12 Şubat’ta gerçekleştirilen görüşme sırasında, öğrenci velisinin saldırgan tavırlar sergilediği iddia edildi. Okul müdürünün odasındaki kitapları yerlere saçan ve masayı dağıtan velinin, görevlilere yönelik ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğu belirtildi. Ayrıca velinin, öğrencilerin bulunduğu mesaj gruplarına girerek tehdit içerikli ses kayıtları ve yazışmalar paylaştığı öne sürüldü. Akran zorbalığı şikayetleri üzerine süreç başlatıldı Okul Müdürü Burcu Söğütcüpınar, 10 Şubat tarihinde okullarında bazı öğrencilerin akran zorbalığına maruz kaldığına dair ciddi şikayetler aldıklarını belirterek, öğrenci WhatsApp grupları üzerinden tehdit içerikli mesajlar paylaşıldığını ve "Seni babama öldürtürüm" ifadelerinin yer aldığı yazılı tehdit mektuplarının ortaya çıktığını söyledi. Bu gelişmeler üzerine okul yönetiminin hemen harekete geçtiğini ifade eden Söğütcüpınar, diğer velilerin de çocuklarının güvenliği konusundaki endişelerini dile getiren toplu dilekçeler verdiğini ve okul-aile iş birliğini sağlamak amacıyla söz konusu öğrencinin velilerini okula davet ettiklerini belirtti. Görüşme şiddet olayına dönüştü 12 Şubat’ta gerçekleştirilen görüşmenin ne yazık ki bir şiddet olayına dönüştüğünü dile getiren Söğütcüpınar, öğrencinin durumunu görüşmek üzere davet edilen velinin okul yöneticisinin odasında kitapları yerlere saçtığını, masayı dağıttığını ve saldırgan tavırlar sergilediğini aktardı. Olay sırasında şahıslara yönelik ağır hakaret ve tehditlerin savrulduğunu vurgulayan Söğütcüpınar, yaşanan bu durumun okulun huzur ve güvenliğini doğrudan hedef aldığını ifade etti. "Okullar polemik merkezi değil" Eğitimcilerin özellikle bir velinin doğrudan öğrencilerin bulunduğu mesaj gruplarına girerek tehdit ve hakaretlerde bulunmasını en büyük sorun olarak değerlendirdiğini belirten Söğütcüpınar, "Amacımız suça sürüklenen çocukları topluma kazandırmak ve bu tür üzücü olayların önüne geçmektir" dedi. Son dönemde medyada yer alan, bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi gibi acı haberlerin tekrar etmesini istemediklerini belirten Söğütcüpınar, "Okullar polemik merkezleri değil, çocukların geleceğinin inşa edildiği alanlardır" ifadelerini kullandı. Hukuki süreç başlatıldı Yaşanan olayların ardından okul yönetimi olarak adli makamlar, sosyal hizmetler ve ilgili tüm mercilere gerekli başvuruları yaptıklarını ve durumu yargıya taşıdıklarını söyleyen Söğütcüpınar, diğer öğrencilerin ve velilerin güvenlik kaygısı duymaması gerektiğini vurguladı. Okulun güvenliğini korumak için tüm sorumluluğu aldıklarını ve hukuki süreci titizlikle takip ettiklerini belirten Söğütcüpınar, velilere de "Gönlünüz rahat olsun" mesajı verdiklerini söyledi. Disiplin cezası aldı, başka bir okula nakledildi Öte yandan, yaşanan olayların ardından okul yönetimi tarafından disiplin kuruluna sevk edilen öğrencinin, ailesi ile yapılan görüşmede başka bir okula nakledilmesi istendi. Öğrencinin kaydı ailesi tarafından başka bir okula alındı.
Parkede azmin ve mücadelenin simgesi: Medine Alper
06 Mart 2026 Cuma - 11:09 Parkede azmin ve mücadelenin simgesi: Medine Alper İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Süper Lig’de 20. sezonunu geride bırakırken, takımın tek kadın sporcusu Medine Alper de parkede ortaya koyduğu azim ve mücadeleyle dikkat çekiyor. 10 yaşında atletizme başlayan, geçirdiği kaza sonucu tekerlekli sandalyede yaşamına devam etmek zorunda kalan Alper, spor sayesinde hayata yeniden tutundu. Basketbolla birlikte kendini bulduğunu söyleyen Medine Alper, "Yeniden yaşamayı seçtim" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın tek kadın sporcusu olan 26 yaşındaki Medine Alper, 10 yaşındayken beden eğitimi öğretmeninin yönlendirmesiyle spora adım attı. Uzun atlama ve üç adım atlamada yıllarca piste çıktı; hayatının ritmini spor belirledi. Ancak 19 yaşından sonra Medine Alper için bambaşka bir dönem başladı. Üniversitede antrenörlük eğitimi aldığı sırada yaptığı bir fitness antrenmanı sırasında omuriliği kırıldı. Sporla dolu geçen yıllar, bir anda yerini sessizliğe ve zorlu bir tedavi sürecine bıraktı. Tekerlekli sandalyede yeniden yaşam kurmaya çalışan Alper, hem fiziksel hem de ruhsal olarak büyük bir mücadele verdi. Pes etmeyi hiç düşünmedi, spora olan tutkusu onu yeniden ayağa kaldırdı. 2022 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’ne katılan Medine Alper, bu kez parkelerde mücadele etmeye başladı. Yeniden yaşamayı seçti Zorlu geçen tedavi süreçlerinde zaman zaman kendini bir boşlukta hissettiğini anlatan Medine Alper, hayatını bu şekilde sürdürmek istemediğini fark edince yeniden spora tutunduğunu anlattı. Uzun süre spordan uzak kalmanın kendisini hem ruhsal hem de fiziksel olarak zorladığını dile getiren Alper, "Uzun süre spor yapmadım, kendimi boşlukta hissettim. Çünkü hayatım sporla şekillenmişti. Kendimi kötü hissettiğim dönemde, tekerlekli sandalye basketbol takımı ile tanıştım. Onları bulunca, kendimi de yeniden buldum. Sporu çok seviyorum, sporun içerisinde olmayı çok seviyorum" dedi. "Spor ruhumu da ayağa kaldırdı" 2022 yılında tekerlekli sandalye basketboluna başlayan Medine Alper, bugün takımın tek kadın sporcusu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nde son 5 sezonda lig ve Avrupa kupalarında yaklaşık 100 karşılaşmaya çıkan, tüm zorluklara rağmen yeniden yaşamayı seçen ve sporla kendini bulduğunu anlatan Medine Alper, "Önceki hayatım farklıydı ama ikinci hayatımı da bu şekilde yaşamayı seçiyorum. Başka seçeneklerim de olsa, onların içerisinden yine sporcu olmayı seçerdim" diye konuştu. Sayısız karşılaşmaya çıksa da Alper için başarı, kupadan ibaret değil. O, sporun yalnızca bedeni değil, ruhu da ayağa kaldırdığına inanıyor. Adaletin ve saygının olduğu bir dünya diledi Medine Alper’in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı da oldukça anlamlıydı. Alper, "Kadınlarımızın korkmadan, arkasına bakmadan, özgürce yürüyebileceği, güvenle yaşayabileceği bir dünya diliyorum. Adaletin, saygının ve eşitliğin olduğu bir dünyada yaşamamız dileği ile başta annelerimiz, kardeşlerimiz ve hayatımıza değer katan tüm kadınların günü kutlu olsun. İyi ki varlar, iyi ki dünyayı güzelleştiriyorlar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. Takım arkadaşlarının gurur kaynağı Erkek sporcuların ağırlıkta olduğu zorlu bir branşta mücadele eden Medine Alper, takım arkadaşlarının da gurur kaynağı. Takımda yer alan Rıdvan Aksoy, "Ekibimizde bir kadının olması bizim için hem mutluluk hem de gurur verici" derken, Yiğitcan Zorlu ise, "Zor bir spor dalı. Kadınların aramızda olması onların gücünü gösteriyor" sözleriyle desteğini dile getirdi. 22 yıldır bu sporu yapan Volkan Aydeniz ise takım arkadaşı için "Kadın bir sporcunun bu kadar güçlü şekilde mücadelesine devam etmesi kendisi açısından da bir fırsat oluşturuyor. Medine kardeşimizle gurur duyuyoruz" dedi. 20 yıldır düşmeyen bir takımın parçası İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, 2025-2026 sezonunda Süper Lig’de 20. kez parkeye çıktı. Ligin kurulduğu günden bu yana kesintisiz mücadele eden ekip, Galatasaray ve Beşiktaş ile birlikte 20 yıldır ligden hiç düşmeyen üç takımdan biri olmayı başardı. 5 Süper Lig şampiyonluğu, üst üste 105 maç kazanma rekoru, bir maçta 174 sayı atma gibi kırılması güç başarılara imza atan mavi-beyazlılar, Avrupa’da da Türkiye’yi temsil eden ilk takım oldu. Andre Vergauwen Cup üçüncülük, IWBF EuroCup-3’te 3 üçüncülük ve 2024’te de ikincilik elde etti.
Göztepe’nin Avrupa zaferine Başkan Tugay da eşlik etti
06 Mart 2026 Cuma - 10:41 Göztepe’nin Avrupa zaferine Başkan Tugay da eşlik etti Sutopunda kulüpler düzeyinde ilk kez bir Avrupa Şampiyonası organizasyonuna ev sahipliği yapan İzmir’de, Avrupa Kadınlar Sutopu Şampiyonası Challenger Kupası 2. tur eleme maçları heyecanı yaşanıyor. Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen müsabakada, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ile güç birliği yapan Göztepe Kadın Sutopu Takımı, Sirens ASC’ye karşı 27-16 galip geldi. Müsabakayı izleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, genç sporcuların yapılacak yeni tesisler, yatırımlar ve altyapı çalışmalarıyla birçok branşta uluslararası arenada büyük başarılara imza atacaklarını söyledi. Avrupa Kadınlar Sutopu Şampiyonası Challenger Kupası 2. tur eleme maçları, Halkapınar Olimpik Yüzme Havuzu’nda başladı. Tribünlerin halka açık olduğu, ücretsiz izlenebilen müsabakalar 8 Mart’a kadar devam edecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde şehre iki kez Avrupa şampiyonluğu gururu yaşatan başarılı sporcuların yer aldığı Göztepe Kadın Sutopu Takımı ile Malta’dan Sirens ASC karşılaştı. Sutopu branşında kulüpler düzeyinde ilk defa Avrupa Şampiyonası maçları İzmir’de yapılırken, karşılaşmayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Murat Eskici ile birlikte izledi. Göztepe Kadın Sutopu Takımı, Sirens ASC’ye karşı 27-16 galip geldi. "İlham olacaklar" Maçı değerlendiren Başkan Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Göztepe güçlerini birleştirdi ve ortaya bu güzel takım çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadın su topu takımı, Türkiye’de Avrupa şampiyonluğu olan takımlardan biri. Bugün de inanılmaz güzel bir sonuç elde ettiler. Başa baş gidecek gibi görünen bir maçta 11 sayı farkla yendiler. Kulüpler düzeyinde ilk defa Avrupa Şampiyonası maçları İzmir’de düzenleniyor. Bu güzel havuzda böyle başarılı gençlerimizle, kadın sporcularımızla bu tabloya şahitlik etmek bizim için gurur. Ben İzmir’e sporu çok yakıştırıyorum, sanatı çok yakıştırıyorum. Gençlerimizin çok daha büyük başarılara imza atacağını biliyorum, buna inanıyorum. Kızlarımız böyle başarılar elde ettikçe başka çocuklara da ilham olacaklar" ifadelerini kullandı. Tugay, "Yeni yapacağımız tesislerle, yeni yatırımlarla, altyapı çalışmalarıyla birçok branşta uluslararası arenada büyük başarılara imza atacaklar. Bu güzel tabloyu oluşturan herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. "Spor Kenti İzmir" "Spor Kenti İzmir" hedefi doğrultusunda İzmir’den olimpiyatlara sporcu yetiştirmek üzere yoğun çalışmalar yürütülürken İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürlüğü ve Göztepe Spor Kulübü, şampiyonanın İzmir’de oynanması için çalışmalar yürüttü. Organizasyon, İzmirliler tarafından da ilgiyle takip edildi. Avrupa Kadınlar Sutopu Şampiyonası Challenger Kupası 2. tur eleme maçlarına Türkiye’den Göztepe Kadın Su Topu Takımı, Dalton Koleji Spor Kulübü ve Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü, Malta’dan Sirens ASC, Hırvatistan’dan VK Jadran Split ve İngiltere’den London Otter katılıyor. Yarışma günleri ve saatleri İlk gün müsabakalarının ardından 6 Mart Cuma günü saat 17.30’da Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü ile Sirens ASC, 19.00’da VK Jadran Split ile Dalton Koleji Spor Kulübü, 20.30’da Göztepe Kadın Sutopu Takımı ile London Otter karşılaşacak. 7 Mart Cumartesi günü saat 09.30’da London Otter- Sirens ASC, 11.15’te Göztepe-Dalton Koleji, 13.00’te Nevşehir Belediyesi-VK Jadran Split, 17.30’da Dalton Koleji- Sirens ASC, 19.00’da Göztepe-VK Jadran Split, 20.30’da Nevşehir Belediyesi-London Otter karşı karşıya gelecek. 8 Mart Pazar günü ise saat 10.00’da ise Sirens ASC ile VK Jadran Split, 11.30’da London Otter ile Dalton Koleji Spor Kulübü, 13.00’te Göztepe Kadın Sutopu Takımı ile Nevşehir Belediyesi Spor Kulübü arasında maçlar yapılacak.
İzmir’den Türkiye’ye uzanan ‘kariyer’ dersi
06 Mart 2026 Cuma - 10:32 İzmir’den Türkiye’ye uzanan ‘kariyer’ dersi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), iş hayatına atılarak ülkemizde ve yurt dışında örnek başarılara ulaşan mezunlarını, Türkiye genelindeki öğrencilerle buluşturmak amacıyla ‘Mezun Sohbetleri’ serisi başlattı. 3 Mart’ta start verilen ve mayıs ayına kadar devam edecek çevrim içi sohbetlere, kendi işini kuran ya da sektörlerinde lider konuma ulaşan 14 usta isim konuk olacak. İletişim, mühendislik, moda, hukuk, psikoloji ve lojistik gibi farklı alanlarda ilham veren kariyer yolculuklarını ve deneyimlerini gençlerle paylaşacak olan uzman isimler, öğrencilerin merak ettikleri soruları da yanıtlayacak. ‘Mesleğimi Keşfediyorum’ temasıyla düzenlenecek tüm etkinlikler, İEÜ mensuplarının yanı sıra dış katılımcılara da açık olacak. Programlara ait tüm bilgilere, İEÜ’nün sosyal medya hesaplarından ve İEÜ Mezunlarla İlişkiler Ofisi’nin web sitesinden ulaşılacak ve link üzerinden kolaylıkla kayıt yapılabilecek. "Doğru bir rota çizecekler" Gençlerin kendilerine doğru bir kariyer rotası çizmesi açısından ‘Mezun Sohbetleri’ serisini çok önemsediklerini söyleyen İEÜ Öğrenci Dekanlığı Mezunlarla İlişkiler Ofisi Koordinatörü Özge Kulaçoğlu, "Mezun Sohbetleri’ne katılan öğrenciler, farklı sektörlerde başarılı olmuş mezunlarımızın gerçek deneyimlerini dinleyerek meslekleri yakından tanıma, kariyer seçeneklerini daha doğru değerlendirme ve kendi ilgi alanlarına uygun bir yön belirleme fırsatı bulacak. Bu yılki etkinliklerimize, yoğun bir katılımın olmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kuşaklar arası bağ kuruluyor" Mezun Sohbetleri’nin, üniversite aidiyetini güçlendiren ve kuşaklar arası bağ kuran bir buluşma zemini olduğuna dikkat çeken Kulaçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mezunlarımızın gönüllü olarak bu sürece katkı sunması, İEÜ Ailesi’nin ne kadar güçlü ve dayanışmacı olduğunu da gösteriyor. Bu seriyi, üniversitemizin topluma dokunan yönünü büyüten; mezunlarımız, öğrencilerimiz ve dış paydaşlarımız arasında sürdürülebilir bir etkileşim alanı oluşturan önemli bir adım olarak görüyoruz. ‘Mezun Sohbetleri’ serisi, Türkiye’nin dört bir yanından katılıma açık olmasıyla, İEÜ’nün birikimini ve değerlerini daha geniş kitlelere taşıyan, kurum imajını destekleyen bir platform olma niteliği taşıyor."
’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi
06 Mart 2026 Cuma - 10:22 ’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi Menopoz gerçeği özellikle çalışan kadınlar için en önemli sorunların başında geliyor. Menopoz, dünya genelinde ise yaklaşık 1,1 milyar kadını etkiliyor. Dünya genelinde kadınların iş gücüne katılım oranı her geçen gün artarken, özellikle 45 yaş ve üzerindeki kadınlar ekonominin en hızlı büyüyen ve en tecrübeli grubunu temsil ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kadınların büyük çoğunluğu bu dönemi 45-55 yaşları arasında yaşarken, Türkiye’de bu ortalama 47-49 yaş aralığına iniyor. Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya da menopoz sürecinin çalışma hayatı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla yaklaşık 1,1 milyar kadın menopoz döneminde bulunuyor. Harvard Pilgrim Sağlık Bakım Enstitüsü tarafından Mayıs 2025’te yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre; sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan ve yüksek stres altında çalışan kadınlar, akranlarına göre ortalama 2 yıl daha erken menopoza giriyor. Deloitte’un ‘Women at Work 2024’ raporundan veriler, kadınların giderek daha fazla menopoz semptomlarıyla çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını gösteriyor. Ağır semptomlara rağmen çalışmaya devam edenlerin oranı bir yılda yüzde 20’den yüzde 40’a çıkarken işveren desteği alan kadın oranının yüzde 30’dan yüzde 19’a düşmesi dikkat çekiyor. Esnek uygulamalar Endüstriyel psikoloji alanında çalışmalar yapan Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya, menopozun her kadında farklı yaşanan doğal bir süreç olsa da çoğunlukla iş hayatını zorlaştıran semptomlar oluşturduğunu vurguluyor. Çetinkaya, konuyla ilgili şunları söylüyor: "Araştırmalar, iş yerinin fiziksel ve psikososyal şartlarının menopoz semptomlarını ağırlaştırabildiğini gösteriyor. Yetersiz havalandırma, yüksek ortam sıcaklığı, katı mola ve tuvalet politikaları kadınların bu süreci daha zor yaşamasına neden oluyor. Buna bir de menopozun hala tabu olması eklenince, birçok kadın damgalanma ve yetersiz algılanma korkusu nedeniyle yaşadıklarını gizlemeyi tercih ediyor. Menopoz, kadınların iş hayatındaki deneyimini doğrudan etkileyen, ancak uzun yıllardır görmezden gelinen bir gerçek. Oysa destekleyici kurumlar, deneyimli kadın çalışanlarını kaybetmiyor; aksine bağlılığı, üretkenliği ve kurumsal sürdürülebilirliği güçlendiriyor." Fiziksel şartlar Dr. Çetinkaya, "Kurumların öncelikle menopozu açıkça tanıyan iş yeri politikaları geliştirmesi ve ayrımcılığa karşı sıfır tolerans yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Fiziksel ortamda yapılacak havalandırma iyileştirmeleri, ortam ısısının düzenlenmesi ve kıyafet kurallarındaki esnekliklerin yanı sıra; esnek çalışma saatleri ile hibrit modellerin sunulması kadınların bu süreci daha verimli geçirmesini sağlayabilir. Ayrıca sağlık sigortaları kapsamında menopoz danışmanlığına erişimin kolaylaştırılması ve yöneticilere yönelik farkındalık eğitimleri, kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelmeli" diyor. Sürecin psikolojik boyutuna da değinen Dr. Neslihan Turnalar Çetinkaya, zihinsel sağlığın en az fiziksel belirtiler kadar kritik olduğunu vurguluyor.
Kanser hastalarının beslenmesine dair önemli uyarılar
06 Mart 2026 Cuma - 09:49 Kanser hastalarının beslenmesine dair önemli uyarılar Psikolog Mehmet Güney Ziyalan, kanser tedavisi sürecinde yaşanan psikolojik ve fizyolojik etkilerin iştahsızlığa yol açabildiğini hatırlattı. Ziyalan, bazı hastaların tedavi boyunca iştahsızlık yaşamadığını, bazılarının ise tedavinin belirli dönemlerinde ya da ilerleyen süreçte bu sorunla karşılaşabildiğini ifade ederek, "İştahsızlığın her zaman fizyolojik ya da kimyasal bir nedeni olmayabilir. Psikolojik nedenler de bu duruma yol açabilir ve bu kesinlikle keyfi bir durum değildir" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan kanser tedavisi sürecinde hastalarda sık görülen iştahsızlık sorununa ve bu süreçte hasta yakınlarının farkında olmadan yaptığı hatalara dikkat çekti. İştahsızlığın yalnızca kimyasal ya da mekanik nedenlerle açıklanamayacağını vurgulayan Ziyalan, psikolojik etkenlerin önemli rol oynadığını söyledi. Tedavi sürecinde yaşanan bulantı ve tiksinti hissinin, zamanla yemek yeme davranışıyla şartlanabildiğini belirten Ziyalan, "İlaçların bulantı ya da tiksinti etkisi ortadan kalksa bile, yemek yeme davranışı bu olumsuz duygularla eşleştiği için iştahsızlık devam edebiliyor. Bu durumda ortada fiziksel bir neden olmasa da hasta gerçek anlamda zorlanıyor." diye konuştu. Psikolog Ziyalan, bazı ilaçların koku hassasiyetini artırabildiğine de değindi, hastaların normalde rahatsız olmadığı yemek kokularının bu süreçte tiksinti oluşturabildiğini söyledi. Depresif ruh halinin ve ağrının da iştahsızlığı artıran önemli etkenler arasında yer aldığını belirten Ziyalan, yemek saatlerinin hem hastalar hem de hasta yakınları için stresli bir sürece dönüşebildiğini ifade etti. Çocuk muamelesi yapmayın Hasta ve hasta yakınları arasındaki rollerin tedavi süreciyle birlikte değiştiğine dikkat çeken Ziyalan, "Kişinin neyi, ne zaman ve ne kadar yiyeceğine artık başkasının karar vermesi, hastada baskı ve çocuk muamelesi görme hissi oluşturabiliyor. Bu da yemeği daha da zorlaştırıyor" dedi. Hasta yakınlarının iyi niyetle yaptığı ısrarın, hastaların kendilerini anlaşılmamış hissetmesine yol açabileceğini söyleyen Ziyalan, bu durumun zaman zaman sofrada gerginliğe neden olabildiğini kaydetti. İştahsızlıkla baş etmede bazı küçük ama etkili önerilerde bulunan Ziyalan, lokmaların küçük tutulması, yemek sırasında acele edilmemesi ve hastanın zorlanmaması gerektiğini vurguladı. Yemek esnasında dikkatin yemekten başka bir yöne çekilmesinin de faydalı olabileceğini belirten Ziyalan, şu önerilerde bulundu. "Televizyon, müzik ya da sohbetle dikkati dağıtmak, bulantı ve tiksinti hissini azaltabiliyor. Az yemek ile hiç yememek arasında büyük fark olduğu bilinmeli. Üç lokma her zaman sıfır lokmadan iyidir. Her lokmanın kıymetini bilmek gerekiyor. Tabak bitmedi diye hastayı suçlamak motivasyonu düşürüyor. Masa düzeni, porsiyon küçüklüğü ve ortam kokuları da önemli. Büyük porsiyonlar göz korkutabilir. Küçük porsiyonlar daha ulaşılabilir hedefler sunar. Ayrıca yemek kokularını mümkün olduğunca azaltmak da süreci kolaylaştırır. Gün içindeki kısa yürüyüş ve hafif aktivitelerin iştah üzerinde olumlu etkisi olabilir. Hastaların kendilerini daha enerjik hissettikleri zaman dilimlerinde yemek yemeye teşvik edilmesi de daha doğru olur."
"Kadın" dijital platformlarda yayında
06 Mart 2026 Cuma - 09:46 "Kadın" dijital platformlarda yayında Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
Ziraat Türkiye Kupası: Aliağa FK: 1 - Gençlerbirliği: 3 (Maç sonucu)
05 Mart 2026 Perşembe - 22:32 Ziraat Türkiye Kupası: Aliağa FK: 1 - Gençlerbirliği: 3 (Maç sonucu) Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 4. ve son hafta maçında Aliağa FK sahasında Gençlerbirliği’ne 3-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 52. dakikada Cihan’ın ara pasında ceza sahasında Harun’un müdahalesiyle yerde kalan Varesanovic için hakem penaltı noktasını gösterdi. Penaltıda topun başına geçen Samed’in sol köşeye yaptığı vuruşu kaleci Kubilay çıkardı. 55. dakikada kalecinin kural ihlali yaptığı tespit edilince VAR uyarısıyla penaltının tekrarlanmasına karar verildi. Tekrarlanan atışta yeniden topun başına geçen Samed, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1 59. dakikada sol kanattan Göktan’ın kullandığı köşe vuruşunda kaleci Kubilay’ın hatasında kale sahasında boş kalan Yiğit Hamza, yaptığı kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 0-2 68. dakikada sol kanatta Göktan’ın pasıyla ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Samed, yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı uzak köşeden ağlara yolladı. 0-3 90+2. dakikada sağ kanattan gelişen atakta topla buluşan Suat’ın, sağ çaprazdan yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlak uzak köşeden filelere gitti. 1-3 Stat: Aliağa Şehir Hakemler: Erdem Mertoğlu, Kemal Elmas, Ogün Kamacı Aliağa FK: Kubilay Anteplioğlu, Erhan Kartal (Harun Kavaklıdere dk. 35), Sergen Piçinciol, Kerem Paykoç, Oktay Kancı (Kaan Adar dk. 70), Muammer Sarıkaya, Emre Keskin, Mustafa Saymak (Göktuğ Yılmaz dk. 70), Ahmet İlhan Özek (Eray Akar dk. 73), Suat Kaya, Tahir Babaoğlu (Koray Kılınç dk. 70) Yedekler: Mirza Yalçın, Necati Özdemir, Furkan Say, Oğuzhan Yıldırım Teknik Direktör: Polat Çetin Gençlerbirliği: Erhan Erentürk, Fıratcan Üzüm, Umut İslamoğlu (Ousmane Diabate dk. 78), Zan Zuzek, Matej Hanousek, Ensar Kemaloğlu (Göktan Gürpüz dk. 46), Samed Onur, Dal Varesanovic (Seyfi Kıskanç dk. 87), Cihan Çanak (Yusuf Hasan Temel dk. 78), Furkan Özcan, Abdurrahim Dursun (Yiğit Hamza Aydar dk. 46) Yedekler: Ebrar Yiğit Aydın, Arda Çağan Çelik, Emirzat Baycu Teknik Direktör: Levent Şahin Goller: Suat Kaya (dk. 90+2) (Aliağa FK), Samed Onur (dk. 55 pen. ve 68), Yiğit Hamza Aydar (dk. 59) (Gençlerbirliği) Sarı kartlar: Harun Kavaklıdere (Aliağa FK), Umut İslamoğlu (Gençlerbirliği)