Yerel Haberler
İzmir
Yaren’e dayısı, anneye de ağabeyi can oldu 27 Şubat 2026 Cuma - 11:06:06 İzmir’de böbrek yetmezliği tedavisi gören 12 yaşındaki Yaren Kara, Acıbadem Kent Hastanesi’nde dayısından nakledilen böbrekle sağlığına kavuştu. Küçük kızın annesinin de yıllar önce aynı hastanede diğer ağabeyinden aldığı böbrekle hayata tutunduğu ortaya çıktı. Yaren Kara (12), dört yıl önce böbrek yetmezliğine yol açan nefronoftizis tanısı alarak zorlu bir tedavi sürecine girdi. Yaşadığı ciddi protein kaybı ve yükselen kreatinin değerleri sonucunda hastalığı son dönem böbrek yetmezliğine evrilen küçük kız için diyaliz veya böbrek nakli seçenekleri değerlendirildi. Hastalığı ilerleyen küçük kıza, dedesinin kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle donör olamaması üzerine dayısı Burhan Ayhan (45) gönüllü oldu. Gerekli tetkiklerin ardından Yaren Kara, Acıbadem Kent Hastanesinde Uzm. Dr. Işık Özgü ve Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu’nun yer aldığı bir ekibin gerçekleştirdiği ameliyatla dayısından alınan böbrekle yeni bir hayata adım attı. Yaren’in 2013 yılında dünyaya gelmesinden yıllar önce anne Songül Kara (40) da aynı hastanede diğer ağabeyi Ağıt Ayhan’dan (51) nakledilen böbrekle sağlığına kavuştu. Başarılı nakil süreci Hastanın böbrek işlevlerinin iyiye gittiğini belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, "Yaren, geçirdiği tubülüs hastalığına bağlı olarak son dönem böbrek yetmezliği aşamasına ulaşmıştı. Bu süreçte öncelikle ciddi boyutta protein kaybı yaşanmış, ardından kreatinin düzeylerinin yükselmesiyle hastalık, son dönem böbrek yetmezliğine evrilmişti. Tedavi aşamasında böbrek nakli veya diyaliz olmak üzere iki seçenek değerlendirildi. Canlı donör bulunması üzerine, hastamıza dayısından böbrek nakli gerçekleştirildi. Operasyon oldukça başarılı geçmiş olup halihazırda hastamızın böbrek işlevleri son derece iyi seyretmekte." ifadelerini kullandı. Genetik faktörler Benzer nakil ihtiyaçlarının aile fertlerinde görülebileceğine dikkat çeken Acıbadem Kent Hastanesi Böbrek Nakli Programı Sorumlusu Uzm. Dr. Işık Özgü, "Pediatrik hastamızın annesi de yıllar önce kurumumuzda böbrek nakli ameliyatı geçirdi. Bazı hastalıkların genetik geçişli olması nedeniyle, zaman içerisinde diğer aile fertlerinde de benzer nakil ihtiyaçları doğabilmektedir. Bugüne dek her iki hastamızın da tedavi süreçleri son derece olumlu ilerlemiştir ve bu durumun aynı şekilde devam etmesini temenni etmekteyiz. Hastamızın dayısından gerçekleştirilen böbrek nakli sonrasında, hem alıcının hem de vericinin genel sağlık durumları gayet iyidir ve herhangi bir komplikasyon bulunmamaktadır" şeklinde konuştu. Anne ve kızı aynı kaderi yaşadı Kızıyla aynı süreçlerden geçtiğini anlatan anne Songül Kara, "Kızımın tedavi süreci dört yıl önce başlamış olup, bir anne olarak psikolojik etkilerini göz önünde bulundurarak durumu kendisiyle yeni paylaştım. Farklı sağlık kuruluşlarındaki tedavi süreçlerimizin ardından bu hastaneye başvurduk ve nakil işlemimiz burada gerçekleştirildi. Yıllar önce büyük ağabeyimden bana yapılan böbrek nakli de bu kurumda yapılmıştı. Bugün ise küçük ağabeyim, kızıma donör oldu. Organ naklinde kan grubu uyumu büyük önem taşıdığından ve ağabeyimin kan grubu uyumlu olup gönüllü olması sebebiyle nakil ondan gerçekleştirildi. Babam da donör olmak istemesine rağmen kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle bu mümkün olmadı. Büyük ağabeyimin bana, küçük ağabeyimin ise kızıma böbrek vermesinin değeri paha biçilemezdir. Donörler operasyon sonrasında hızla normal hayatlarına dönmektedir. Verici olmanın sağlık açısından kalıcı bir olumsuzluğu bulunmamaktadır, yalnızca cerrahi bir müdahale geçirilmektedir. Aile bağları kuvvetli olsa dahi organ bağışı konusunda çekimser kalan bireyler olabilmektedir. Ancak gönüllülük esasına dayanan bu fedakarlığın, herkes tarafından benimsenmesi gerektiğine inanıyorum. Yaren’i uzun bir iyileşme süreci beklemektedir fakat zamanla sağlığına tam anlamıyla kavuşacaktır." dedi. Yeniden hayata tutundu Ameliyat sonrası hızla toparlandığını dile getiren Yaren Kara, "Mevcut sağlık durumum oldukça iyi. Nakil ameliyatımın gerçekleştiği ilk gece ve takip eden gün bir miktar ağrım oldu. Damar yolu gibi tıbbi müdahalelere bağlı ağrılardan ziyade, dikişlerimde ve karın bölgemde dönemsel ağrılar hissettim. Ancak şu anki süreçte ayağa kalkıp yürümeye başladım. Kendi başıma hareket edebilsem de herhangi bir risk almamak adına genellikle annemin refakatinde bulunuyorum. Bana bu imkanı sağlayan dayıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum, minnetimi kelimelerle ifade etmem oldukça güç. Organ bağışı konusunda ise şunları belirtmek isterim. Aile içinde kan grubu uyan fakat donör olmak istemeyen bireyler olabiliyor. Oysaki bağış yapan kişiler ameliyat sonrasında normal yaşamlarına sorunsuz bir şekilde devam edebilmektedir. Organ bağışı tamamen gönüllülük esasına dayansa da bir hayata dokunabilmek adına herkesin bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum" açıklamasında bulundu. Böbreği Yıllar önce kardeşi Songül Kara’ya böbreğini veren Ağıt Ayhan (51), "Aile olarak bu hastalıkla ilk kez yıllar önce karşılaştık ve bir ağabeyimi bu rahatsızlık nedeniyle kaybettik. O dönemde organ nakli günümüzdeki kadar gelişmemişti ve toplumda böbrek bağışına dair ciddi ön yargılar bulunmaktaydı. Yaptığım araştırmalar sonucunda organ bağışının, tam olarak kan vermek kadar basit olmasa da korkulacak bir süreç olmadığını gördüm. Gönüllü olarak yapıldığında donör için hiçbir sorun teşkil etmediği gibi, alıcının da tedaviye çok daha hızlı ve olumlu yanıt vermesini sağlamaktadır. Kendi ameliyat sürecimde doktorum hastanede üç gün kalmam gerektiğini belirttiğinde, ailemin geçimini sağlayan kişi olduğumu ve dördüncü gün işime dönmek zorunda olduğumu ifade ettim. Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmam şartıyla bu duruma onay verildi. Gerekli tüm organizasyonlar titizlikle yapılarak kız kardeşimin taburcu işlemleri bir hafta içinde tamamlandı. Hastanenin o dönemdeki hassas protokolleri gereği içeriye refakatçi dahi kabul edilmemişti, süreç son derece profesyonelce yönetildi. Şimdi ise diğer kardeşim Burhan’ın yeğenime böbrek vermesiyle, ailemizde nakil olan kişi sayısı üçe yükseldi. Organ bağışından çekinmeyiniz. Bir insanın hayatını kurtarmanın verdiği mutluluk ve huzur, her türlü tereddüdün ötesindedir" diye ekledi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:00 Menemen tarihi iki cilt kitap oldu Son yapılan arkeolojik çalışmalarla geçmişi 8 bin yıla dayanan Menemen’in Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi tarihi kitap oldu. 38 akademisyenin katkısıyla ortaya çıkan iki ciltlik çalışmanın önemine dikkat çeken Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Belediyecilik kentinize, bölgenize topyekûn sahip çıkmak demektir. Bilim insanlarının kıymetli araştırmalarıyla ortaya çıkan bu eser, gelecekte yapılacak araştırmalara ışık tutacak nitelikte kıymetli bir çalışmadır." dedi. Binlerce yıllık kadim bir tarihle içinde arkeolojik alanlardan Türk-İslam mimarisine kadar çok kıymetli eserler barındıran Menemen’in tarihi, Menemen Belediyesi’nin öncülüğünde Tarihi Sosyal ve Kültürel Yönleriyle Menemen adı altında iki ciltlik kitaba dönüştü. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemini kapsayacak şekilde 38 akademisyenin katkılarıyla hazırlanan çalışmanın editörlüğünü Bakırçay Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Nurgül Bozkurt yaparken, Menemen Belediyesi adına proje koordinatörlüğünü ise araştırmacı yazar Oktay Özengin üstlendi. "Bu eser kentimizin tarihine ışık tutmaktadır" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, ortaya çıkan eserin gelecekte yapılacak birçok araştırmaya da ışık olacağını söyledi. Başkan Pehlivan, "Menemen, 8 bin yıllık tarihsel birikile yalnızca bir yerleşim alanı değil, medeniyetlerin iz bıraktığı, kültürlerin yoğrulduğu yaşayan ve yaşatan bir kenttir. Binlerce yıllık süreçte bu topraklarda farklı uygarlıklar doğmuş, büyümüş ve iz bırakmıştır. Ortaya çıkan bu kıymetli eser, Menemen’in tarihsel, sosyal ve kültürel serüvenini bilimsel bir titizlikle ela alan, arşiv belgelerine ve birilcil kaynaklara dayanan nitelikli akademik çalışmaların bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Osmanlı’dan cumhuriyete uzanan geniş zaman diliminde Menemen’in geçirdiği dönüşümü; idari yapıdan nüfus hareketlerine, ekonomik ilişkilerden toplumsal hafızaya kadar çok yönlü bir perspektifle ele alan bu çalışma, ilçemizin geçmişine dair önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Bu eserin bundan sonra yapılacak araştırmalara kaynaklık edeceğine ve Menemen’in tarihine dair bilginin daha da derinleşmesine katkı sunacağına yürekten inanıyorum. Kentimizin tarihine ışık tutan bu çalışmalara destek vermeyi de görev olarak kabul ediyorum. Çünkü Tarihini bilmeyen, geçmişiyle bağ kuramayan bir kent, geleceğe de güvenle yürüyemez. Belediyecilik sadece kaldırım yapmaktan değil, kente topyekûn sahip çıkmaktan geçer. Bizler de bu kenti okuyarak, anlayarak, sahiplenerek yarınlara hazırlıyoruz. Çalışmamızda emeği geçen tüm yazarlarımıza şükranlarımı sunuyorum." dedi.
27 Şubat 2026 Cuma - 10:40 EÜ’de iftar sofrası tasavvuf musikisi ile taçlandı Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi ve Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı (DTMK) iş birliğinde düzenlenen Ramazan etkinliğinde öğrenciler, akademisyenler ve çalışanlar iftar sofrasında bir araya gelirken; Tasavvuf Musikisi Konseriyle manevi duygular zirveye taşındı. Ege Üniversitesinde, Ramazan ayının manevi atmosferini kampüse taşıyan anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. EÜ 1 No’lu Yemekhane’de iftar sofrasında bir araya gelen Ege Üniversitesi ailesi, daha sonra Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezinde düzenlenen "Tasavvuf Musikisi Konseri" ile huzur dolu anlar yaşadı. Oruçlar, dualarla açıldı Etkinlik, Ege Üniversitesi Kampüsü 1 No’lu Yemekhane’de Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen geniş katılımlı iftar programı ile başladı. Akşam ezanının okunmasıyla birlikte katılımcılar, dualar eşliğinde oruçlarını açarak Ramazan bereketini aynı sofrada paylaştı. İftar programına EÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Tahir Yağdı ve Prof. Dr. Aydoğan Savran’ın yanı sıra pek çok akademisyen, idari çalışan ve öğrenci katıldı. Huzurlu bir atmosferde geçen yemeğin ardından, hep birlikte edilen yemek duasıyla programın ilk bölümü tamamlandı. MÖTBE’de Musiki Rüzgarı İftar programının ardından etkinlik, Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde gerçekleşen "Tasavvuf Musikisi Konseri" ile devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda Birgivi İlahiyat Fakültesi öğretim elemanı Hafız Osman Bostancı, eşsiz yorumu ile Kur’an-ı Kerim tilavet etti. Gecede sahne alan Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi ve Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı öğrencilerinden oluşan koro, sergiledikleri performansla dinleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Tasavvuf musikisinin en seçkin eserlerinin seslendirildiği konserde, icra edilen eserler katılımcıları manevi bir yolculuğa çıkardı. Öğrencilerin profesyonel sanatçıları aratmayan performansı, salondakiler tarafından büyük beğeni topladı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı da konsere katılarak öğrencilerin başarılı performanslarını dinledi. Programda konuşan DTMK Müdürü Prof. Dr. Ali Maruf Alaskan, "Bu akşam, Birgivi İlahiyat Fakültemiz ile gerçekleştirdiğimiz güzel iş birliğinin ilk meyvelerinden biri olan etkinliğimizi gerçekleştirdik. İçinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayının ruhuna yakışır bir program olduğuna inanıyoruz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. "Ramazan ayı birliğimiz ve kardeşliğimiz açısından önemlidir" Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dr. Muhammet Hanefi Palabıyık ise "Bu programın arka planında, mutfağında emeği geçen ve yorgunluğunu çeken çok sayıda arkadaşımız var. Sizlerin buradaki varlığı bizlere güç vermektedir; bu bizim için her şeyden daha önemlidir. Ramazan ayı, toplumsal meselelerle iç içe olduğumuzda daha iyi anlaşıldığı üzere; birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz açısından son derece kıymetlidir. Bu vesileyle, bizlere bu imkanları sağlayan Rektörlüğümüze ve emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Programın sonunda, sergilenen performanslara ve emeği geçenlere teşekkür etmek amacıyla bir ödül töreni düzenlendi. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, DTMK Müdürü Prof. Dr. Ali Maruf Alaskan ve Birgivi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Hanefi Palabıyık; saz ekibine, koroda yer alan öğrencilere ve performans sergileyen isimlere teşekkür belgelerini takdim ettiler.
27 Şubat 2026 Cuma - 09:20 Balçova Teleferik Tesisleri bakıma alınıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Birliği standartlarında hizmet veren Balçova’daki Teleferik Tesisleri’nde yıllık periyodik bakım çalışmaları başlıyor. 2 Mart Pazartesi gününden itibaren tesisler hizmete kapalı olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Birliği (AB) standartlarında hizmet sunduğu Balçova’daki Teleferik Tesisleri, 2 Mart Pazartesi gününden itibaren yıllık periyodik bakıma giriyor. Tesisin hem daha uzun ömürlü olması hem de güvenli hizmet vermesi için yapılacak çalışmalar kapsamında teleferiğin tüm hareketli ve mekanik parçaları sökülerek kontrol edilecek, halatların ve tesisin kesintisiz çalışmasını sağlayan jeneratörlerin bakımı yapılacak. Tüm bu çalışmalar tamamlandığında tesis yeniden ziyarete açılacak. İzmir ayaklarınızın altında İzmir’de 1974’te kurulan, 2015 yılında AB standartlarına uygun olarak yenilenen tesiste, 810 metrelik hatta saatte bin 200 yolcu taşınabiliyor. 20 adet 8’er kişilik kabinler ile yapılan yolculuk süresi yaklaşık 3 dakika sürüyor. İzmir’in eşsiz Körfez manzarasının kuş bakışı görülebilmesi için kabinden indikten sonraki giriş bölümünde seyir terasları bulunuyor. Bu alanda dürbünlerle manzara seyrediliyor. İzmirlilerin yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken tesisleri her ay binlerce kişi ziyaret ediyor.
Erdoğan’dan İzmirli iş adamı Nazım Torbaoğlu’na anlamlı plaket
18 Ocak 2026 Pazar - 10:01 Erdoğan’dan İzmirli iş adamı Nazım Torbaoğlu’na anlamlı plaket Birlik Vakfı’nın 40’ıncı kuruluş yıl dönümü töreninde, vakfa sunduğu katkılar nedeniyle İzmirli iş adamı Nazım Torbaoğlu’na plaketini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takdim etti. Kurucuları arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İsmail Kahraman’ın yer aldığı Birlik Vakfı, 40’ıncı kuruluş yıl dönümünü İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda geniş katılımlı ve coşkulu bir törenle kutladı. Törenin en dikkat çekici anlarından biri, vakfa sunduğu katkılar nedeniyle İzmirli iş adamı Nazım Torbaoğlu’na takdim edilen plaket oldu. Anlam yüklü plaketi Torbaoğlu’na bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi. Devlet erkânı, sivil toplum temsilcileri ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı gecede; Birlik Vakfı’nın 40 yıllık eğitim, kültür ve sosyal dayanışma birikimi vurgulanırken, Torbaoğlu’nun vakıf çalışmalarına verdiği destek uzun süre alkışlandı. "Büyük bir gurur ve mutluluk duydum" Bu özel günle ilgili açıklama yapan Torbaoğlu, "Bugün, kurucuları arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İsmail Kahraman’ın bulunduğu Birlik Vakfı’nın 40’ıncı kuruluş yıl dönümünde, böylesine anlamlı bir takdirle onurlandırılmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duydum. Kırk yıl boyunca eğitimden kültüre, sosyal dayanışmadan insani değerlere kadar birçok alanda önemli hizmetlere imza atan Birlik Vakfı, Türkiye’nin sivil toplum hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Bu köklü yapının çalışmalarına katkı sunabilmek benim için her zaman bir sorumluluk ve gönül meselesi olmuştur. Bu anlamlı plaketi, vakfa emeği geçen, taş üstüne taş koyan herkes adına aldığımı özellikle ifade etmek isterim. Plaketi takdim ederek bizleri onurlandıran Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyor; Birlik Vakfı’nın aynı kararlılık ve vizyonla nice 40 yıllara ulaşmasını temenni ediyorum. Eğitime, toplumsal dayanışmaya ve ortak değerlerimize katkı sunmaya bundan sonra da aynı inanç ve sorumlulukla devam edeceğim" dedi.
Polise zorluk çıkaran sürücüye 34 bin, araç sahibine 23 bin TL ceza
17 Ocak 2026 Cumartesi - 14:45 Polise zorluk çıkaran sürücüye 34 bin, araç sahibine 23 bin TL ceza İzmir’de polisin uygulama noktasında durdurduğu ve kimlik ibraz etmeyerek araçtan inmeyi reddeden sürücüye toplamda 57 bin 921 TL idari para cezası uygulandı. Ehliyetsiz olduğu belirlenen sürücünün, daha önce de kaçak moloz dökerek "dur" ihtarına uymadığı ortaya çıktı. Dün saat 10.30 sıralarında Cumhuriyet Bulvarı Topçu Lokantası önünde meydana geldi. İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, daha önce kaçak moloz döktüğü tespitiyle plakası tüm birimlere bildirilen ve ikazlara uymayarak kaçan 35 BAZ 439 plakalı aracı denetim noktasında durdurdu. O anları cep telefonuyla kaydetti Polis ekiplerinin ehliyet ve kimlik kontrolü talebine olumsuz yanıt veren sürücü F.A. (34), araçtan inmemek için direndi. Sürücü, ekiplerin müdahale ettiği anları cep telefonu kamerasıyla kayda alarak, "Zorla beni aracımdan indirmeye çalışıyor. Ben burada işimi yapmaya çalışıyorum" diyerek tepki gösterdi. Polis memurunun ise sürücüye, "Ehliyetin olmadığını söylüyorsun, lütfen iner misin aşağı, kimlik vermiyorsun polise" şeklinde yanıt verdiği görüldü. Sürücüye ve araç sahibine ceza yağdı Yapılan incelemede, F.A.’nın sürücü belgesinin olmadığı, daha önce çevre kirliliğine yol açacak şekilde kaçak moloz dökümü yaptığı ve güvenlik güçlerinin ’dur’ ihtarına uymadığı belirlendi. Sürücü F.A. hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca; ’Sürücü belgesiz araç kullanmak’, ’Araç tescil belgesini araçta bulundurmamak’, ’Işık donanımının çalışmaması’, ’Muayenesiz araç kullanmak’, ’Tescil plakasında değişiklik yapmak’ ve ’Teknik değişikliği bildirmemek’ suçlarından toplam 34 bin 484 TL trafik idari para cezası uygulandı. Araç trafikten men edilirken, araç tescil sahibine de sürücü belgesi olmayan şahsa araç kullandırmaktan dolayı 23 bin 437 TL ceza kesildi. Olayla ilgili toplam ceza miktarı 57 bin 921 TL olarak kayıtlara geçti.
Refüjden atlayan sürücüye ceza yağdı; görüntüleri izleyince itiraf etti
17 Ocak 2026 Cumartesi - 14:44 Refüjden atlayan sürücüye ceza yağdı; görüntüleri izleyince itiraf etti İzmir’in Bornova ilçesinde, Ankara Caddesi üzerinde aracıyla orta refüjden karşı şeride tehlikeli şekilde geçtiği tespit edilen sürücüye, trafik polisleri tarafından 6 bin 457 TL idari para cezası uygulandı. Görüntüleri izletilen sürücü ihlali kabul ederken, hakkında adli işlem de başlatıldı. İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Ankara Caddesi yan yol üzerinde 35 Z 1503 plakalı beyaz renkli Nissan marka bir aracın, orta refüj üzerinden tehlikeli bir şekilde karşı şeride geçtiğinin tespit edilmesi üzerine çalışma başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda araç sürücüsünün 1982 doğumlu U.Y. olduğu belirlendi. Kendi görüntülerini izleyince kabul etti Dün saat 13.50 sıralarında emniyete davet edilen sürücüye, gerçekleştirdiği trafik ihlaline ilişkin görüntü kayıtları izletildi. Kayıtları izleyen U.Y., söz konusu kural ihlalini kendisinin yaptığını kabul etti. Hem para cezası hem adli işlem Sürücüye, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri (46/2-b, 47/1-c, 53/1-a ve 73/a) uyarınca toplam 6 bin 457 TL idari para cezası kesildi. Ayrıca Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 90. maddesi gereğince sağlık kuruluşuna sevk edilen şahıs, ’Trafik güvenliğini tehlikeye sokma’ suçunu düzenleyen TCK 179/2 maddesi kapsamında adli işlem yapılmak üzere Bornova Polis Merkezi Amirliğine teslim edildi.
İzmir Şehir Tiyatroları Sömestir Festivali başlıyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 14:01 İzmir Şehir Tiyatroları Sömestir Festivali başlıyor İzmir Şehir Tiyatroları çocuklar ve gençleri, sömestir tatilinde tiyatronun büyülü dünyasıyla buluşmaya davet ediyor. 21 Ocak-1 Şubat tarihlerinde yapılacak festival kapsamında Don Kişot-Çağdaş Bir Masal, Soytarılar Okulu ve Şehirler Yollar Hikâyeler adlı oyunlar sahnelenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Sömestir Festivali başlıyor. İzmir Şehir Tiyatroları, 21 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek festival kapsamında tiyatrosever minikler ve genç izleyicilere dopdolu bir program sunacak. Festival boyunca sahnelenecek oyunlar; hayal gücünü besleyen, sorgulamaya ve keşfetmeye teşvik eden anlatılarıyla çocuklar ile gençlerin sanatsal gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor. İzmir Şehir Tiyatroları, bu özel festivalle ara tatili yalnızca bir dinlenme süreci olmaktan çıkararak, unutulmaz ve ilham verici bir kültür deneyimine dönüştürmeyi amaçlıyor. Sömestir Festivali’nde İzmir Şehir Tiyatroları’nın repertuvarında yer alan Don Kişot - Çağdaş Bir Masal, Soytarılar Okulu ve Şehirler Yollar Hikâyeler adlı oyunlar izleyiciyle buluşacak. Don Kişot - Çağdaş Bir Masal, 21, 24, 25 ve 28 Ocak tarihlerinde İzBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde sahnelenecek. Soytarılar Okulu 24 ve 25 Ocak’ta, Şehirler Yollar Hikâyeler ise 30 Ocak, 31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde Karşıyaka Belediyesi Hikmet Şimşek Sahnesi’nde oynanacak. Ara tatili kültür ve sanatla değerlendirmek isteyen çocuklar ve gençler, yaş gruplarına uygun seçilen oyunlarla keyifli anlar yaşayacak.
Basmane Çukuru’nda çözüm için yeni adım
17 Ocak 2026 Cumartesi - 14:01 Basmane Çukuru’nda çözüm için yeni adım Kamuoyunda "Basmane Çukuru" olarak anılan ve çözümlenemeyen hukuki sorunlar nedeniyle yıllardır atıl durumda kalan araziyle ilgili önemli bir adım daha atıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Ocak ayı son oturumunda oy birliğiyle alınan karar doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile sürecin tarafları arasındaki niyet protokolüne ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a yetki verildi. Oy birliği alınan karar doğrultusunda Başkan Tugay, protokol gereklerinin yerine getirilmesi, sürecin yürütülmesi ve yönetilmesi konularında yetkilendirildi. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ocak ayı son birleşimi İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır idaresinde tamamlandı. Oturumda Onat Tüneli çalışmalarından dolayı zarar gördüğü belirtilen yapılara yönelik madde gündeme alındı. Buna göre Konak’a bağlı Atamer, Mehmet Akif ve Saygı mahallelerinin sınırları içerisinde son dönemde meydana geldiği bildirilen zemin hareketliliğine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) arasında imzalanmak üzere hazırlanan protokolün kabulü ve imzalanması için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a yetki verilmesini içeren önerge, komisyonlara havale edildi. Önerge komisyonlarda görüşüldükten sonra mecliste oylanacak. Basmane’de somut adım İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi’ndeki taşınmaza ilişkin sürecin çözüme kavuşturulması amacıyla önemli bir karara da imza atıldı. Alanın kamusal kullanıma kazandırılmasına yönelik Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile niyet protokolü imzalanması kararı alınmıştı. Bu karar doğrultusunda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a; teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından nihai protokolün onaylanması ve imzalanması ile sürecin yürütülmesi ve yönetilmesi konusunda yetki verilmesi, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin onayına sunuldu. Önerge oy birliğiyle kabul edildi. Revize edilen Kültürpark planları onaylandı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde SİT alanı olan Kültürpark’a yönelik hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planları da görüşüldü. Kültürpark’ın korunmasını içeren ve gelecek nesillerin de kent içerisinde bulunan bu yeşil dokudan faydalanmasını sağlamak için hazırlanan planlar, Meclis’ten oy birliği ile geçti. Koruma Kurulu tarafından da onaylanan planlar; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na gönderilecek. Plan, Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek.
Harmandalı sakinlerinden ‘çöplük orman olsun’ çağrısı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 14:00 Harmandalı sakinlerinden ‘çöplük orman olsun’ çağrısı İzmir’in Çiğli ilçesinde bulunan ve 1 Ocak 2026 itibarıyla çöp alımı durdurulan Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi önünde toplanan bölge halkı, alanın tamamen kapatılarak ağaçlandırılmasını istedi. Yapılan basın açıklamasında, tesisin tekrar açılacağı yönündeki duyumlardan endişe duyulduğu belirtilerek yetkililere "resmi açıklama yapın" çağrısında bulunuldu. İzmir’in en tartışmalı noktalarından biri olan Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen geçici iznin 31 Aralık 2025’te sona ermesinin ardından yeni yılla birlikte çöp alımına kapatıldı. 1 Ocak 2026’dan bu yana tesise çöp dökülmezken, bölge sakinleri ve mahalle muhtarları tesis önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Halk, alanın ıslah edilerek "Kent Ormanı"na dönüştürülmesini talep etti. "Şirketin 10 gün sonra çöp gelecek dediği iddia ediliyor" Basın açıklamasında konuşan Cumhuriyet Mahallesi eski Muhtarı Dursun Ali Kazar, belirsizliğin sürdüğünü ifade ederek, "Burada toplanmamızın sebebi Harmandalı çöpünün kapanmış olması. Ancak yetkililerden resmi bir açıklama gelmediği için endişeliyiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’ın ‘Artık oraya başvurmadık, çöp istemiyoruz’ dediğini duyuyoruz. Ancak bölgedeki şirketin ’10 gün sonra buraya tekrar çöp gelecek’ dediği yönünde duyumlar alıyoruz. Bu şirketin çalışma izni ve ruhsatı var mı? Çevre İl Müdürlüğü’nü göreve davet ediyorum. Biz burada yaşamak istiyoruz; havamızı, yeraltı sularımızı korumak istiyoruz" dedi. "33 yıldır vahşi depolama yapılıyor" Ahmet Efendi Mahallesi Muhtarı Hasan Ali Baytaş ise hukuk mücadelesinin 18-19 yıldır sürdüğünü hatırlatarak, "Danıştay 4. Dairesi, Harmandalı çöpünün çevreye ve halka tehlike arz ettiği gerekçesiyle kapatılması kararını vermişti. 31 Aralık itibarıyla Bakanlığın ek süreyi uzatmaması nedeniyle kendilerine teşekkür ediyoruz. Ancak 33 yıldır burada vahşi depolama yapılıyor. Yıllar önce bize verilen broşürlerde buranın bir yıl sonra kapatılacağı, halk ormanı ve yürüyüş yolları olacağı söylenmişti. Bugün ise hala sefalet ve rezalet devam ediyor" diye konuştu. "Bölge halkı olarak takipçisiyiz" Tesisin bulunduğu bölgede toprak kaymaları ve heyelanlar yaşandığını, 14 hanenin tahliye edildiğini hatırlatan Baytaş, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Çöp dökümü durdurulmuş olsa da 44 hektarlık arka bölge için yeni planlamalar yapıldığı fısıltıları geliyor. Harmandalı halkı bunu asla kabul etmeyecektir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bir an önce burayı ıslah etmesi ve verdiği sözleri tutması gerekiyor. Bu sorun sadece muhtarların değil, tüm Çiğli halkının, belediye başkanının ve sivil toplum kuruluşlarının sorunudur. Kazanılmış mahkeme kararının sonuna kadar takipçisi olacağız." Güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından grup, olaysız bir şekilde dağıldı.