Yerel Haberler
Kastamonu
05 Mart 2026 Perşembe - 14:45 Kastamonu’da arama ve kurtarma ekiplerinin kullandığı malzemeler sergilendi Kastamonu’da 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında, arama ve kurtarma ekiplerinin ekipmanlarının tanıtıldığı sergi vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında AFAD tarafından sergi düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen sergide, arama ve kurtarma alanında görevli AFAD, JAK, UMKE, MEB AKUP ile AFAD tarafından akredite edilen arama ve kurtarma ekipleri sergide, arama kurtarma araçları ve ekipmanları vatandaşlara tanıtıldı. Sergiye Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, AFAD İl Müdürü Suat Tüfekci, Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, Kastamonu İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Hikmet Uz ile siyasi parti, STK temsilcileri, il protokolü ve vatandaşlar katıldı. Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdikleri sergide, stantları tek tek ziyaret ederek ekiplerden bilgi aldı. Sergiyi ziyaret eden Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, "Kastamonu AFAD İl Müdürlüğü koordinesinde deprem ve benzeri afetlere yönelik hazırlıklarımızın ne kadar geliştiğini ve kendimizi ne ölçüde ilerlettiğimizi burada görmüş olduk. Gönül ister ki bu ekipmanlara ve ekiplere ihtiyaç duymayalım. Ancak Kastamonu, deprem başta olmak üzere sel ve çığ gibi afetler açısından riskli illerimizden biridir" dedi. Afetlere karşı hazırlığın önemine dikkat çeken Ergün, afetler meydana gelmeden önce gerekli tedbirlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, birey, toplum ve devlet olarak her zaman hazır olunması gerektiğini ifade etti. Kastamonu AFAD İl Müdürü Suat Tüfekci ise Mart ayının Türkiye’de Deprem Farkındalık Haftası olarak kutlandığını belirterek, "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlikte özellikle kentsel arama kurtarma alanında yetkinliğe sahip kurumlarımızın ekipman ve malzemeleri sergilenmekte, aynı zamanda kurumsal tanıtım faaliyetleri yürütülmektedir. Vatandaşlarımız için bilgilendirme stantları oluşturulmuş ve tahliye tatbikatları gerçekleştirilmiştir" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:46 Silahla vurulan vatandaşa yerde yatarken tekme atan sanığa müebbet hapis cezası Kastamonu’da kavga sırasında silahla vurulan vatandaşa yerde yatarken tekme atan sanığa müebbet cezası verildi. 18 yaşındaki gencin öldüğü, ağabeyinin yaralandığı kavga anının görüntüleri de ortaya çıktı. Olay, 29 Haziran 2024 yılında Kastamonu’da İnönü Mahallesi Rauf Denktaş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önceden aralarında husumet olduğu öğrenilen iki grup arasında bir market önünde çıkan silahlı ve bıçaklı kavgada Özgür Uzun (18) hayatını kaybetti, ağabeyi S.A.U. (25) ise yaralandı. Olayın ardından gözaltına alınan cinayet şüphelisi Özkan Y. ile kardeşleri Yaşar Y., Adem Y. ve Özcan Y. hakkında Kastamonu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme ve yaralama" suçlarından dava açıldı. Davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti, Özkan Y.’yi ve Adem Y.’yi ’kasten öldürme’ suçundan tahrik indirimi uygulayarak 18’er yıl, S.A.’yı ’silahla yaralama’ suçundan 3 yıl ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçundan da 1 yıl 6 ay ve 15 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Özcan Y.’ye ise 6 ay hapis cezası verildi. Dava üst mahkemeye taşındı Bozma talebiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne taşınan davada, sanıklar yeniden savunma yaptı. Özkan Y., kimseyi öldürme niyetinin olmadığını ve olay yerine konuşmak için gittiğini belirterek, "Ben kimseyi kasti ya da planlı bir şekilde öldürmedim. Kimseyi aramadım. Akrabam oluyor benim, sürekli görüştüğüm birisidir. Silah sürekli üzerimde durur. Öldürme kastım olsa orman kesiminde yapardım. Sürekli evine gittiğim, görüştüğüm birisi, rast gele bir olay yaşandı. S.A., bize bıçakla saldırdı. Ben yaralanınca can havliyle silahı çekip ateş ettim. Kavganın en başından itibaren silah belimdeydi. S.A., bıçağı çekene kadar silahı hiç belimden çıkarmadım. S.A., bıçakla bize saldırınca silahı çıkardım. Suçsuzum, beraatımı talep ederim" dedi. Tutuklu sanık Adem Y. ise, "Özgür ve S.A. ile birlikte çalışıyorduk, husumetimiz yoktu. Olay yerinde ağabeyim minibüsü durdurup aşağıya indi, ben onların arabasını o zaman gördüm. Ben arabanın yanına gitmedim. Ağabeyim de konuşmak için gitmiş, Özgür karşıdan gelirken küfürler ederek saldırdı" diye konuştu. Olay sırasında Özgür ile boğuşurken silah sesini duyduğunu belirten Adem Y., "Ancak silahı kimin ateşlediğini görmedim. Silah sesinden sonra önüme düştü, o zaman uzaklaştım. Geriye dönüp tekme attığım söyleniyor, ben onu hatırlamıyorum. Suçsuzum, beraatımı talep ederim" şeklinde konuştu. Tutuksuz yargılanan sanık Yaşar Y. de, "Arabayı durdurduğumda kardeşlerimin bir anda oraya gitti, bir anda oluverdi. Benim olaya bir dahilim, önceden bir konuşmamız yoktu. Daha öncesinden kardeşimi darp etmişlerdi. Biz, kimseyi takip etmiyorduk. Böyle bir olay olacağını bilsem aynı istikametten olay yerine gitmezdim. Ben, kardeşlerimi araçtan indirip dönmek için tekrar hareket ettim. Olay yerine yeniden geldiğimde S.A. ile maktul Özgür’ü yerde gördüm. Öldürme gibi bir düşüncemiz ya da kastımız yoktu. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuksuz yargılanan Özcan Y. ise önceki beyanlarını tekrarladı. Müşteki sanık S.A.U. da, "Ben sanıklardan hem kendi adıma hem de kardeşim adına şikayetçiyim. O gün biz, ağabeyimi cezaevine ziyarete gitmiştik. O gün Ş.Z. bizi gördü, sanıkların akrabası oluyor. O da sanıklarla birlikte hareket edince başımıza bu olaylar geldi. Onun haber verdiğini, karşı tarafın olay yerine bizi öldürmeye geldiklerini düşünüyorum" dedi. Katılanlar vekili Av. Mehmet Çiftçi, mütalaada aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, "Olayın evveliyatıyla birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ve soruşturma dışı bilgi sahibi olarak ifadeleri alınan R.E., Y.E.E., Ş.Z. ve C.U.’nun da fikir ve eylem birliği içerisinde tasarlayarak Özgür’ü öldürdükleri, S.A.’yı da öldürmeye teşebbüs ettikleri açıktır. Bu gerekçelerle sanıkların iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarını, bilgi sahibi olarak isimleri geçen kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunularak tutuklanmalarını talep ederiz" dedi. Sanıklara ceza yağdı Savunmaların dinlenmesinin ardından 2. Ceza Dairesi, Özkan Y.’yi ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına, ’kasten yaralama’ suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Adem Y.’ye ye ise ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verildi. Yaşar Y.’ye ise ’kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan 12 yıl, Özcan Y.’ye ’kasten öldürme’ suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, Adem Y.’yi ise maktul Özgür Uzun’a yerde yatarken tekme attığı gerekçesiyle kasten öldürmeye iştirakte bulunduğu belirtilerek müebbet hapis cezasına çarptırdı. S.A.U. ise yaralama suçundan da beraat ederken, Özcan Y.’ye de 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Diğer sanıklar S.A.U. ile Yaşar Y. de beraat etti. Öte yandan, Yaşar Y. ve Özcan Y. hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verildi. Cinayet anının görüntüleri ortaya çıktı Cinayet anının güvenlik kamerası görüntüleri ise dava dosyasına girdi. Görüntülerde, sanıkların olay yerine minibüsle geldiği görülüyor. Özgür Uzun’un aracını kontrol eden sanıklar daha sonra bir süre bekliyor Daha sonra iki taraf arasında arbede yaşanıyor. Daha sonra Özkan Y. silahıyla ateş ederek Özgür Uzun’u vuruyor.
Kastamonu-Çankırı sınırındaki 2 bin 587 rakımlı dağın zirvesinde deniz fosilleri bulundu
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:57 Kastamonu-Çankırı sınırındaki 2 bin 587 rakımlı dağın zirvesinde deniz fosilleri bulundu Kastamonu-Çankırı sınırındaki 2 bin 587 rakımlı Ilgaz Dağı’nın Büyük Hacet Tepesine tırmanış yapan doğa tutkunu grup, 60 milyon yıl öncesine ait olduğu düşünülen deniz fosili buldu. Karadeniz’e 90 kilometre uzaklıktaki dağın zirvesinde bulunan fosil grup üyelerini heyecanlandırdı. Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğü öncülüğünde, Tosya Off-Road Kulübü ekibinin de katılımıyla, Kastamonu-Çankırı sınırındaki Ilgaz Dağı’na tırmanış gerçekleştirildi. 2 bin 587 rakımlı Ilgaz Dağı’nın Büyük Hacet Tepesinin zirvesine ulaşan ekip, 60 milyon yıl öncesine ait olduğu düşünülen deniz fosili bulundu. Karadeniz’e 90 kilometre uzaklıktaki dağın zirvesinde fosil bulan grup büyük heyecan yaşadı. "Yaklaşık 60 milyon yıl ile 240 milyon yıl arasındaki deniz fosili oluşumunu canlı canlı görmekteyiz" Bölgede değerli metal, maden ya da taşların araştırmasına yönelik danışman öğretmen olarak görev yaptığını belirten Tosya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Metal Teknolojisi Öğretmeni Selahattin Kaplan, "Araştırmalarım çerçevesine Ilgaz Dağına 6 defa çıktım ve bu bölgede araştırmalar yaptım. Her defasında da bu fosillerle karşılaştım, ilgimi çekiyor. Öğrencilerimize bu kıymetli fosillerin anlatılması için bu numuneleri alıyoruz. Gördüğünüz gibi bu fosil yaklaşık 60 ya da 240 milyon yıl dediğimiz paleozoik döneminde ortaya çıkmıştır. Asya kıtası ile güneyden de Afrika kıtasının sıkıştırması sonrası Anadolu coğrafyası yükselerek ortaya çıkmıştır. Tetis Denizinin çekilmesi sonucu Kuzey Anadolu Bölgesi’nin en yüksek bölgesi olan Ilgaz Dağı Hacet Tepesi oluşmuştur. Bu bölge ilk mercan kayalıkları gördüğünüz gibi buradaki yapılarda mercan kayalıkları oluşumu ve burada oluşan bu deniz hayvanı, diğer yaşayan canlılar bu bölgede gördüğünüz gibi şu anda deniz fosili oluşturmuş. Yaklaşık 60 milyon yıl ile 240 milyon yıl arasındaki bir oluşumu şu anda canlı canlı görmektesiniz" dedi. "Şu anda elimde tuttuğum bir midyedir" Ilgaz Dağı’nda buldukları deniz yıldızı ve midye fosilinin bir zamanlar bölgenin deniz olduğunu kanıtladığını dile getiren Kaplan, "Bulduğumuz deniz yıldızı fosili, Kuzey Anadolu’nun en yüksek dağı ve bir dönem buranın deniz yatağı olduğuna dair en güzel emarelerimizden biridir. Kayayı yerden alıyorum, kayayı kırıyorum. Kırdığım kayanın içerisinden elmas ortaya çıkıyor. Şu anda elimde tuttuğum bir midyedir. Elimde tuttuğum 60 milyon yıl ile 240 milyon yıl arasında oluşan bir midyedir" diye konuştu. "Bu çevredeki en eski arazi olarak geçiyor" Kastamonu’nun Tosya ilçesinde coğrafya öğretmenliği yapan İsmail Şencan ise, "Ilgaz Dağı Büyük Hacet Tepesi, bu coğrafyanın en yüksek yeridir. Uludağ’dan daha yüksektir. Uludağ 2 bin 543 metredir, Ilgaz Dağı ise 2 bin 587 metredir. Burasının da bir özelliği daha vardır. Bu çevredeki en eski arazi olarak geçiyor. Çankırı taraflarının ise daha genç arazi olduğunu görüyoruz. Böyle bir zirveye çıkmak benim çok mutlu etti" şeklinde konuştu. "Yürüyüş sırasında ilgimizi çeken taşlarla karşılaştık ve inanılmaz bir tarih ortaya çıktı" Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal da, "Tosya’daki değerli hocalarımızla birlikte Ilgaz Dağının zirvesine yürüyüş yaptık. Yürüyüş sırasında önümüze inanılmaz ilgimi çeken taşlarla karşılaştım ve hocalarımıza gösterdik ve inanılmaz bir tarihle karşı karşıya kaldık. Kendilerinden bu oluşumu dinledik. Gerçekten çok gururlandık" ifadelerini kullandı.
2 bin 587 rakımlı dağın zirvesinde deniz fosilleri bulundu
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:41 2 bin 587 rakımlı dağın zirvesinde deniz fosilleri bulundu Kastamonu-Çankırı sınırında bulunan Ilgaz Dağının 2 bin 587 rakıma sahip Büyük Hacet Tepesine tırmanış yapan grup 60 milyon yıllık olduğu değerlendiren deniz fosilleri bulundu. Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğü öncülüğünde, Tosya Off-Road Kulübü ekiplerinin de katılımıyla, Kastamonu-Çankırı sınırındaki Ilgaz Dağı’na tırmanış gerçekleştirildi. 2 bin 587 rakımlı Ilgaz Dağı’nın Büyük Hacet Tepesinin zirvesine ulaşan ekip, 60 milyon yıl öncesine ait olduğu düşünülen deniz fosili bulundu. Karadeniz’e 90 kilometre uzaklıktaki dağın zirvesinde fosil bulan grup büyük heyecan yaşadı. "Yaklaşık 60 milyon yıl ile 240 milyon yıl arasındaki deniz fosili oluşumunu canlı canlı görmekteyiz" Bölgede değerli metal ya da maden ya da taşların araştırmasına yönelik danışman öğretmen olarak görev yaptığını belirten Tosya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Metal Teknolojisi Öğretmeni Selahattin Kaplan, "Araştırmalarım çerçevesine Ilgaz Dağına 6 defa çıktım ve bu bölgede araştırmalar yaptım. Her defasında da bu fosillerle karşılaştım, ilgimi çekiyor. Öğrencilerimize bu kıymetli fosillerin anlatılması için bu numuneleri alıyoruz. Gördüğünüz gibi bu fosil yaklaşık 60 ya da 240 milyon yıl dediğimiz paleozoik döneminde ortaya çıkmıştır. Asya kıtası ile güneyden de Afrika kıtasının sıkıştırması sonrası Anadolu coğrafyası yükselerek ortaya çıkmıştır. Tetis Denizinin çekilmesi sonucu Kuzey Anadolu Bölgesi’nin en yüksek bölgesi olan Ilgaz Dağı Hacet Tepesi oluşmuştur. Bu bölge ilk mercan kayalıkları gördüğünüz gibi buradaki yapılarda mercan kayalıkları oluşumu ve burada oluşan bu deniz hayvanı, diğer yaşayan canlılar bu bölgede gördüğünüz gibi şu anda deniz fosili oluşturmuş. Yaklaşık 60 milyon yıl ile 240 milyon yıl arasındaki bir oluşumu şu anda canlı canlı görmektesiniz" dedi. "Şu anda elimde tuttuğum bir midyedir" Ilgaz Dağında buldukları deniz yıldızı ve midye fosilinin bir zamanlar bölgenin deniz olduğunu kanıtladığını dile getiren Kaplan, "Bulduğumuz deniz yıldızı fosili, Kuzey Anadolu’nun en yüksek dağı ve bir dönem buranın deniz yatağı olduğuna dair en güzel emarelerimizden biridir. Kayayı yerden alıyorum, kayayı kırıyorum. Kırdığım kayanın içerisinden elmas ortaya çıkıyor. Şu anda elimde tuttuğum bir midyedir. Elimde tuttuğum 60 milyon yıl ile 240 milyon yıl arasında oluşan bir midyedir" diye konuştu "Bu çevredeki en eski arazi olarak geçiyor" Kastamonu’nun Tosya ilçesinde coğrafya öğretmenliği yapan İsmail Şencan ise, "Ilgaz Dağı Büyük Hacet Tepesi, bu coğrafyanın en yüksek yeridir. Uludağ’dan daha yüksektir. Uludağ 2 bin 543 metredir, Ilgaz Dağı ise 2 bin 587 metredir. Burasının da bir özelliği daha vardır. Bu çevredeki en eski arazi olarak geçiyor. Çankırı taraflarının ise daha genç arazi olduğunu görüyoruz. Böyle bir zirveye çıkmak benim çok mutlu etti" şeklinde konuştu. "Yürüyüş sırasında ilgimizi çeken taşlarla karşılaştık ve inanılmaz bir tarih ortaya çıktı" Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal da, "Tosya’daki değerli hocalarımızla birlikte Ilgaz Dağının zirvesine yürüyüş yaptık. Yürüyüş sırasında önümüze inanılmaz ilgimi çeken taşlarla karşılaştım ve hocalarımıza gösterdik ve inanılmaz bir tarihle karşı karşıya kaldık. Kendilerinden bu oluşumu dinledik. Gerçekten çok gururlandık" ifadelerini kullandı. (Vİ-MK-
Kastamonu’da yangına hassas köylere 16 su söndürme tankeri dağıtıldı
09 Eylül 2025 Salı - 22:12 Kastamonu’da yangına hassas köylere 16 su söndürme tankeri dağıtıldı Kastamonu’da yangına hassas köylere 3 ton kapasiteli 16 çekilebilir yeni su tankeri dağıtıldı. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, orman yangınlarına karşı alınan önlemleri güçlendirmeye devam ediyor. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 2025 yılına kadar yangına hassas köylere toplam 263 su tankeri dağıtımı yapıldı. Bu kapsamda Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 3 ton kapasiteli 16 çekilebilir yeni su tankeri daha dağıtıldı. Son dağıtılan tankerlerle birlikte 279’a yükseldi. Toplam su taşıma ve müdahale kapasitesi ise 657 ton olarak açıklandı. Orman yangınlarına hassas 16 köye dağıtımı yapılan tankerler için toplamda 2 milyon 244 bin 480 TL ödeme yapıldı. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, 2025 yılı içerisinde 5 su tankerinin daha dağıtımını gerçekleştirerek, köylere dağıtımı yapılan tankerlerin toplam sayısını 284’e çıkartmayı aynı zamanda su taşıma ve müdahale kapasitesini de 710 tona ulaştırmayı hedefliyor. "Büyük araçların giremediği yerlere özellikle traktörlere takıp bunları taşımak daha kolay" Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü yerleşkesinde gerçekleştirilen törende konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Bir yangın çıktığı zaman müdahale açısından bunlar olmazsa olmaz. Bunlar ilk müdahalenin yapılması anlamında ve daha sonrasında yangının söndürülmesi aşamasında mutlaka son derece lazım. Çünkü büyük araçların giremediği yerlere özellikle traktörlere takıp bunları taşımak daha kolay pek çok noktada. O anlamda çok büyük katkısı olacağı kesin. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. İklim değişikliyle birlikte her geçen sene orman yangınları riskinin de arttığına işaret eden Vali Dallı, "Yangınlarla mücadele edecek araç gereç kapasitemizi en iyi seviyeye getireceğiz ama asıl yapmamız gereken bu yangınların çıkmaması için gerekli tedbirleri almak" diye konuştu. "Yangına hassas köylerimizin muhtarlıklarına bu yıl itibarı ile 263 su tankeri dağıtımı yapıldı" Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci de, "İklimde yaşanan değişiklikler ve insan kusurlarının sebep olduğu orman yangınlarının çıkmaması için önleyici tedbirleri almak, çıktığında en az zararla atlatmak, yeniden önceki haline dönüştürmek hem devletimizin hem de milletimizin ortak emeği ve iradesi ile mümkün. Ormanlarımızın sahibi olan milletimizin aynı zamanda ormanlarımızın en yakın ve 24 saat tetikte koruyucusu olduğunun bilincindeyiz. Yurdumuzun dört tarafında çıkan orman yangılarında köylülerimizin her aşamada devletimizin kurumlarına gösterdikleri büyük çabayı gördük ve her vatandaşımıza şükranlarımı sunuyorum. Yeşil vatanın savunmasında gedik vermemecesine sur ördük milletçe. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğümüz, sorumluluk sahasında bulunan, ilk etapta yangına hassas köylerimizin muhtarlıklarına bu yıl itibarı ile 263 su tankeri dağıtımını yaptı. Orman yangınlarının söndürülmesi çalışmalarında kullanılan tankerlerin toplam su taşıma ve müdahale kapasitesi bugün teslimi yapılacak16 ve önümüzdeki günlerde ilave olacak 5 su tankeri ile birlikte 710 ton toplam su kapasitesine ulaşacak" dedi. "Çekilebilir su tankerlerinin özellikle ulaşılması güç noktalarda yangınla mücadele çalışmalarında büyük katkıları var" Kastamonu Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya ise orman yangınlarıyla mücadele su tankerlerinin hayati önem taşıdığını belirterek, çekilebilir su tankerlerinin özellikle ulaşılması güç noktalarda yangınla mücadele çalışmalarında büyük katkıları olduğunu kaydetti. Yaslıkaya, "Yangın söndürme çalışmalarında arazözler ve helikopterlerle birlikte özellikle ulaşımı zor olan bölgelerde ve yerleşim yerlerine yakın alanlarda çekilebilir su tankerleri bizlere büyük destek sağlamaktadır. Tankerler sayesinde yangına hızlı müdahale edilebilmekte, arazözlerin ve yangın havuzlarının su ikmali sağlanarak yangınla mücadelenin etkinliği artırılmaktadır" şeklinde konuştu. Törende, su tankerlerinin özellikleri anlatıldı ve kullanım tatbikatı yapılarak su tankeri kullanan orman yangını gönüllerine sertifikaları verildi.
Düğünde gelin ve damada ilginç takı: Buzağı hediye ettiler
09 Eylül 2025 Salı - 14:08 Düğünde gelin ve damada ilginç takı: Buzağı hediye ettiler Kastamonu’da bir düğün merasiminde gelin ve damada buzağı hediye edildi. Hayvancılıkla uğraşan çift düğünde buzağıyı biberonla besledi. Kent merkezinde ikamet eden Saliha Yaman ve Musa Yaman çifti, düzenlenen düğün töreniyle dünyaevine girdi. Damat Musa Yaman’ın dayısı Gazi Salih Dıkkıloğlu ile kuzeni Emrah Dıkkıloğlu, takı töreninde çifte 3 aylık simental ırkı buzağı hediye etti. Gelin Saliha ve Damat Musa Yaman, kendilerine düğün hediyesi olarak verilen buzağıyı biberonla besleyerek süt içirdi. "Buzağı bize büyük bir sürpriz oldu" Geçimini hayvancılık yaparak sağlayan damat Musa Yaman, "Hafta sonu düğünümüz vardı. Nasip oldu, düğünümüzü yaptık, takı törenimiz geldi. Dayım Salih Dıkkıloğlu ile kuzenim Emrah Dıkkıloğlu, kendilerinden Allah razı olsun bize buzağı hediye ettiler. Çok duygulandık, gururlandık. Arkadaşlarımız ve biz, çok eğlenceli bir şekilde vakit geçirdik. Düğünümüze yoğun bir ilgi vardı. Herkesten Allah razı olsun" dedi. Hediye edilen buzağıyı merkez Elyakut köyündeki evlerine getirdiklerine söyleyen Musa Yaman, "Ben, hayvancılık işiyle uğraşıyorum. Bu da bize düğünde büyük bir sürpriz oldu. Nasip olursa köyümüze buzağıyı getirdik. Ahırımıza koyduk, besleyeceğiz, büyüteceğiz" diye konuştu. "Buzağıyı köye getirdik, gözümüz gibi bakacağız" Hediye edilen buzağıya yoğun bir ilgi olduğunu belirten Musa Yaman, "Düğünümüzde çok gururlandığım, duygulandığım, çok güzel bir andı. Dostlarımızdan, herkesten Allah razı olsun. Galiba Kastamonu’da da bir ilk oldu. Daha önce hiç buzağı hediye edilen gelin ya da damat olmamıştı. Herkes beğendi. Bende de unutulmaz bir anı bıraktı. Çok güzeldi. Buzağıyı da köye getirdik. Köyde nasip olursa besleyeceğiz, büyüteceğiz, gözümüz gibi bakacağız" şeklinde konuştu. "Buzağıyı görünce şaşırdık" Gelin Saliha Yaman ise, "Düğünde çok heyecanlıydım. Bir de o hediyeyi yani buzağıyı görünce daha bir şaşırdım. Ama bize güzel bir anı oldu. Köyümüzde buzağıyı besleyeceğiz. Hep altın ya da para takılmasına alışmışız, biz de buzağıyı görünce tabii ki şaşırdık. Hoşumuza gitti aslında bir yandan da şaşırdık, teşekkür ederiz ikisini de" ifadelerini kullandı. "Değişiklik olsun diye altın ya da para yerine buzağı hediye ettik" Yeğenine düğün hediye olarak 3 aylık buzağı veren Gazi Salih Dıkkıloğlu da, "Yeğenimin düğünü olduğu için bir ilk yapalım istedik. Bu işi düşünmüş olduk. Oğlum Emrah ile birlikte, damada buzağı hediye ettik. Kastamonu’da bir ilk oldu herhalde. Ben de Musa da aynı iş ile uğraşıyoruz, hayvancılık yapıyoruz. Dedik ki takı merasiminde bir değişiklik olsun. Altın ya da para olarak değil de tabii ki ne altına, ne de bizim hediye ettiğimiz buzağıyla bunun değeri ölçülmez. Bu bir ilk olsun dedik, değişiklik olsun diye biz, bunu oğlumla beraber karar verip yeğenime düğünde buzağı verdik. Ben çok duygulandım. Benim oğlumun da 3 ay önce düğünü oldu. İkinci bir düğünümüz de yeğenim için oldu. Bu duygu anlatılmaz. Rabbim tüm evlatlarımıza mutluluklar versin. Bu his gerçekten çok güzel. Gelenlerimizden, bütün komşularımızdan, akrabalarımızdan Allah razı olsun" dedi. Buzağının 3 aylık simental ırkı buzağı olduğunu söyleyen Salih Dıkkıloğlu, "Süt buzağısı. Daha süt içiriyoruz, damat da düğünde buzağının sütünü içirdi. Yeğenime bir ömür boyu mutlular diyorum. Allah bir yastıkta kocatsın inşallah" diye konuştu.
Düğünde gelin ve damada ilginç takı: Buzağı hediye ettiler
09 Eylül 2025 Salı - 13:53 Düğünde gelin ve damada ilginç takı: Buzağı hediye ettiler Kastamonu’da bir düğün merasiminde takı töreni sırasında gelin ve damada buzağı hediye edildi. Damat ve gelin, düğün takısı olarak hediye edilen buzağıyı biberonla besledi. Kastamonu’da il merkezinde ikamet eden Saliha Yaman ve Musa Yaman çifti, düzenlenen düğün töreniyle dünya evine girdi. Damat Musa Yaman’ın dayısı Gazi Salih Dıkkıloğlu ile kuzeni Emrah Dıkkıloğlu, takı töreninde çifte 3 aylık simental ırkı buzağı hediye etti. Gelin Saliha Yaman ve Damat Musa Yaman, kendilerine düğün hediyesi olarak verilen buzağıyı biberonla besleyerek süt içirdi. "Buzağı bize büyük bir sürpriz oldu" Geçimini hayvancılık yaparak sağlayan damat Musa Yaman, "Hafta sonu düğünümüz vardı. Nasip oldu, düğünümüzü yaptık, takı törenimiz geldi. Dayım Salih Dıkkıloğlu ile kuzenim Emrah Dıkkıloğlu, kendilerinden Allah razı olsun bize buzağı hediye ettiler. Çok duygulandık, gururlandık. Arkadaşlarımız ve biz, çok eğlenceli bir şekilde vakit geçirdik. Düğünümüze yoğun bir ilgi vardı. Herkesten Allah razı olsun" dedi. Hediye edilen buzağıyı Merkez Elyakut köyündeki evlerine getirdiklerine söyleyen Musa Yaman, "Ben, hayvancılık işiyle uğraşıyorum. Bu da bize düğünde büyük bir sürpriz oldu. Nasip olursa köyümüze buzağıyı getirdik. Ahırımıza koyduk, besleyeceğiz, büyüteceğiz" diye konuştu. "Buzağıyı köye getirdik, gözümüz gibi bakacağız" Dayısı Salih ile oğlu Emrah Dıkkıloğlu’nun kendisine hediye ettiği buzağıdan dolayı mutlu olduğunu belirten Musa Yaman, "Düğünümüzde çok gururlandığım, Allah razı olsun, çok duygulandım, çok güzel bir andı. Dostlarımızdan, herkesten Allah razı olsun. Ben de farklı bir duygu hissettim. Galiba Kastamonu’da da bir ilk oldu. Daha önce hiç buzağı hediye edilen gelin ya da damat olmamıştı. Çok duygulandık, çok güzeldi. Herkes beğendi. Çok yoğun bir ilgi vardı. Bende de unutulmaz bir anı bıraktı. Çok güzeldi. Buzağıyı da köye getirdik. Köyde nasip olursa besleyeceğiz, büyüteceğiz, gözümüz gibi bakacağız" şeklinde konuştu. "Buzağıyı görünce şaşırdık" Gelin Saliha Yaman ise, "Düğünde çok heyecanlıydım. Bir de o hediyeyi yani buzağıyı görünce daha bir şaşırdım. Ama bize güzel bir anı oldu. Köyümüzde buzağıyı besleyeceğiz. Hep altın ya da para takılmasına alışmışız, bizde buzağıyı görünce tabii ki şaşırdık. Hem hoşumuza gitti aslında bir yandan da hem de şaşırdık, teşekkür ederiz ikisini de" ifadelerini kullandı. "Değişiklik olsun diye altın ya da para yerine buzağı hediye ettik" Yeğenine düğün hediye olarak 3 aylık buzağı veren Gazi Salih Dıkkıloğlu da, "Yeğenimin düğünü olduğu için bir ilk yapalım istedik. Bu işi düşünmüş olduk. Oğlum Emrah ile birlikte, damada buzağı hediye ettik. Kastamonu’da bir ilk oldu herhalde. Bende Musa’da aynı iş ile uğraşıyoruz, hayvancılık yapıyoruz. Dedik ki takı merasiminde bir değişiklik olsun. Altın ya da para olarak değil de tabii ki ne altına, ne de bizim hediye ettiğimiz buzağıyla bunun değeri ölçülmez. Bu bir ilk olsun dedik, değişiklik olsun diye biz, bunu oğlumla beraber karar verip yeğenime düğünde buzağı verdik. Ben çok duygulandım. Benim oğlumun da 3 ay önce düğünü oldu. İkinci bir düğünümüzde yeğenim için oldu. Bu duygu anlatılmaz. Allah rabbim tüm evlatlarımıza mutluluklar versin. Bu his gerçekten çok güzel bir duyguydu. Allah razı olsun. Gelenlerimizden, bütün komşularımızdan, akrabalarımızdan Allah razı olsun" dedi. Buzağının 3 aylık simental ırkı buzağı olduğunu söyleyen Salih Dıkkıloğlu, "Süt buzağısı. Daha süt içiriyoruz, damatta düğünde buzağının sütünü içirdi. Yeğenime bir ömür boyu mutlular diyorum. Allah rabbim bir yastıkta kocatsın inşallah" diye konuştu.
Sanayi sitesinde bir kişinin öldüğü silahlı kavganın sanıklarının yargılanmasına devam edildi
09 Eylül 2025 Salı - 12:10 Sanayi sitesinde bir kişinin öldüğü silahlı kavganın sanıklarının yargılanmasına devam edildi Kastamonu’da kaporta tamiri ve araç boyama sebebiyle çıktığı iddia edilen ve bir kişinin öldüğü silahlı kavgayla ilgili sanıkların yargılamasına devam edildi. Cinayet şüphelisi sanık, ölen kişinin ikinci bir silah ile araca binmeye çalıştıkları sırada kendilerine ateş ettiğini ve oğlunun da karşılık vermesiyle olayın yaşandığını söyledi. Olay, 13 Temmuz 2024 tarihinde Kastamonu Eski Sanayi Sitesi 6. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sanayi sitesinde kaporta ustası olarak çalışan İbrahim Aslan ile Ümit B. ve kardeşi Fatih B. arasında kaporta tamiri ve araç boyaması sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan kavgada taraflar birbirlerine bıçak ve silahla saldırdı. Taraflar arasında çıkan silahlı kavgada kaporta ustası İbrahim Aslan, kurşunların isabet etmesi neticesinde olay yerinde hayatını kaybetti. Polis ekipleri tarafından başlatılan çalışma neticesinde, cinayet olayına karıştığı belirlenen aynı aileden Yaşar B., Ümit B., Fatih B., Kazım B. ve Sevinç B. gözaltına alındı. Kastamonu Adliyesine sevk edilen şüphelilerden Ümit B. ve Fatih B. tutuklanırken, Yaşar B., Sevinç B. ve Kazım B. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayın ardından sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Devam eden yargılamada tanıklar ile sanıklar dinlendi. "İbrahim, telefonda söylediklerini şimdi gel de yüzüme söyledi diye bağırdı" Duruşmada tanık olarak dinlenen B.K., "Dükkanda Fatih’i gördüm, ’ne yapıyorsun’ dedim. ’Aracın arkasına sunta kestireceğim’ dedi. Bu sırada İbrahim geldi. Ben önünde durdum. Elinde levye vardı. ’Ne yapıyorsun’ dedim. ’Çekil’ dedi, ben de çekilmek zorunda kaldım. Sonra Fatih kapıya doğru kaçtı, İbrahim, ’telefonda söylediklerini şimdi gel de yüzüme söyle’ diye bağırıyordu. Aracı vermedi. Döşemeci geldi, aracı istedi, ona da vermedi, ’gelsin kendisi alsın’ dedi. İbrahim’in üzerinde ben silah görmedim. ’Telefondan attığın mesajları yüzüme söyle’ dedi. Bu sırada işyeri sahibi dükkana girdi. Kapıya doğru giderken Fatih, İbrahim levyeyi fırlattı. Ben önünde durmak istedim, öfkeliydi. Bana da ’karışma’ diye bağırınca oradan ayrıldım. Bir süre sonra Fatih ile karşılaşınca, ’ne yaptın’ dedim. O da ’aracım kaldı, onu almak için bekliyorum’ dedi. Ben olay anını görmedim, bildiklerim bundan ibarettir" dedi. "Fatih, İbrahim’in silah kaçakçılığı yaptığını görmüş, polise şikayet edince bu yüzden husumet besliyordu" Tutuksuz yargılanan sanık Yaşar B. ise, "Oğlum Fatih aradı ve İbrahim’in aracını gasp ettiğini, vermediğini söyledi. Biz de Ümit’in yanına gittik. Küfür etmiş, silah çekmiş, anahtarı vermemiş. Aracı gasp etmiş. Yürüyecek durumda değildim. Ümit İbrahim ile konuşmaya gitti, yürüyecek halde değildim. Bu sırada birden fazla silah sesi geldi. Ben de gittim. Kapının önünde boğuşuyorlardı. Ben de ’yapmayın’ dedim. Bu esnada Fatih, İbrahim’in elinden silahı düşürdü. Fatih silahı aldı. Ben de ayırmaya çalışıyordum. İbrahim’den başka bir silah daha çıktı. Bize doğru ateş etti. Araca isabet etti. Ben de bağırdım, ’araca binin, gidelim’ dedim. Biz galericilik yapıyoruz. Bu yüzden aracın arkasında ruhsatsız tüfek vardı. Ümit, bize doğru ateş edilince o da tüfeği alıp ateş etti. Biz, bu sırada güçlükle araca binip oradan kaçtık. Ümit, bizi koruma amaçlı ateş etti. Eve gittikten sonra polisler geldi. Bizi alıp götürdüler. Tüfeği de teslim ettik. Benim maktule karşı hiçbir müdahilim olmadı. Beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. Tutuklu sanık Ümit B. de, "Kendimi koruma amaçlı ateş ettim. Tanık beyanlarıyla bu ortaya çıkacaktır. Ben kendimi koruma amaçlı ateş ettim" ifadelerini kullandı. Fatih B. ise, "Ben, bu olayda başından sonuna kadar mağdur olan tarafım. Benim iki elimde de silah olduğuna dair verilen beyanları kabul etmiyorum. Benim bir elimde telefon diğerinde de maktulden almış olduğum silah vardı. Zaten iki silahın elimde olması da mümkün değildir" dedi. Kazım B. ve Sevinç B. de olaya karışmadığını belirterek tahliyelerini ve beraatlerin talep etti. Olayda hayatını kaybeden İbrahim Aslan’ın oğulları ise sanıkların cezalandırılmasını istediklerini söyledi. Mahkeme heyeti, Fatih B. ve Ümit B.’nin tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı da ileri bir tarihe erteledi. Ayrıca olayın işlendiği alanda keşif yapılmasına karar verildi.
Kastamonu’da su seviyesi düşen barajda ölen balıklar kıyıya vurdu
08 Eylül 2025 Pazartesi - 12:22 Kastamonu’da su seviyesi düşen barajda ölen balıklar kıyıya vurdu Kastamonu’da içme suyu ve sulama ihtiyacını karşılayan baraj gölünde, su seviyesinin büyük oranda düşmesinin ardından ölen balıklar kıyıya vurmaya başladı. Bölgede yaşayan vatandaşlar yaklaşık 20 yıl önce yaşanan kuraklık sebebiyle de barajda balık ölümlerinin yaşandığını söyledi. Kastamonu’da hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde olması ve kuraklık sebebiyle barajlardaki su seviyesi büyük ölçüde düştü. Kastamonu’da şehir merkezinin içme suyu ihtiyacını karşılayan ve tarımsal sulamada kullanılan Karaçomak Barajı’nda su seviyesi yüzde 20’lere kadar düştü. 23 milyon metreküp kapasiteli Karaçomak Barajı’nda su seviyesinin düşmesi sonrası toplu balık ölümleri yaşanmaya başlandı. Büyük bir bölümü kuruyan barajda telef olan balıklar karaya vurdu. Balıkların oksijen yetersizliğinden telef olduğu değerlendiriliyor. Öte yandan, Daday ilçesinde su seviyesi düşen Bezirgan Barajı ile Devrekani ilçesindeki Çiğdem Göleti’nde de toplu balık ölümlerinin yaşandığı öğrenildi. "İnsanın içini acıtan büyük bir doğa olayı yaşanıyoruz" Olta balıkçısı ve doğa fotoğrafçısı Cebrail Keleş, "Şu anda Karaçomak Barajı’nda bulunuyoruz. Burası benim uzun yıllardır olta balıkçısı olarak gelip ailemle birlikte balık tutup, piknik yaptığımız bir yer. Baraj, Kastamonu’ya şehir merkezine 10 kilometre yakınlıkta ve bölgenin en güzel yerlerinde bir tanesi. Fakat son zamanlarda küresel ısınmanın da etkisiyle baraja gelen suların azalması, baraj havzasının iyice küçülmesi sonucu balık ölümleri meydana geldi. Şu anda büyük büyük sazanlar kenara vurmuşlar, yani insanın içini acıtan büyük bir doğa olayı yaşanıyor, çok üzülüyorum. Bir balıkçı olarak o balıkların oksijensiz bir şekilde kenarda kalması, çürümesi doğaya zarar vermesi beni çok üzüyor. Bu oksijensizliğin kaynağı kuraklık mıdır, başka bir şey midir, o konuda bilimsel bir araştırma yapılmasına ihtiyaç var diye düşünüyorum. Fakat balıkların bu şekilde ölmesi bir balıkçı olarak beni çok üzüyor" dedi. "Bu şekilde balık ölümlerini 1994 yılında da gördüm ama bu kadar değildi" Baraj bölgesindeki Akçakese köyünde ikamet eden 68 yaşındaki İsmail Bostan ise, "15 yaşımdan beri buradayım. Ben şu ana kadar bir sefer daha görmüştüm. 1994 yılında da az çok vardı ama bu kadar değildi. O zaman yine sular azalmıştı ve pullu balık dediğimiz çay balıkları ölüyordu. Onları gördüm. Bu kadar vahşetini görmedim. Çok vahşi bir durum yani insan ölümü gibi kenarlarda büyük büyük balıklar. Su seviyesi de barajda şu anda çok düşük" diye konuştu.
Bakan Işıkhan: "‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik"
07 Eylül 2025 Pazar - 19:38 Bakan Işıkhan: "‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemizin içerisinden geçtiği en zor zamanlarda ellerini ovuşturarak yıkılmamızı bekleyenlere, karşılaştığımız her engelde, ‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir dizi programa katılmak için Kastamonu’yu ziyaret etti. Bakan Işıkhan temasları çerçevesinde, MHP Kastamonu İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyaretin ardından Kastamonu İl Afet Ve Acil Durum Müdürlüğü’nde düzenlenen STK ve İş İnsanları ile İstişare Toplantısı’na katılan Bakan Işıkhan, sektör ve STK temsilcileri ve iş insanlarıyla bir araya geldi. Bakan Işıkhan, toplantıda katılımcıların talep ve çözüm önerilerini dinledi. "‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik" Toplantıda konuşan Işıkhan, "Biliyorsunuz, göreve geldiğimiz günden bu yana, ülkemizi Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın vizyonu olan Türkiye Yüzyılı’na hazırlama hedefiyle, çalışma hayatı paydaşlarıyla, sizlerle bir arada olmaya devam ediyoruz. Bakanlık olarak sahadaki icra noktasında çalışma hayatının temel unsurları olarak gördüğümüz, özellikle yerelde faaliyet gösteren, şehrin kalkınmasına katkıda bulunan meslek kuruluşlarıyla, odalarla ve derneklerle bir araya gelmeyi, daima dirsek teması içerisinde olmayı çok önemsiyoruz. Çalışma hayatının, istişarenin ve ortak hareket kültürünün en yoğun yaşandığı alanlardan bir tanesi olması hasebiyle, paydaşlar olarak bizler birbirimizin sözlerine ne kadar kulak verirsek bu büyük mekanizmayı da o derece başarıyla işletmiş oluruz. Katılımcı sosyal devlet anlayışımızın gerektirdiği şekilde bizler bugüne kadar milletimizden gelen talep ve istekleri hiçbir kulak arkası etmedik. Çalışanlarımıza, işverenlerimize, sendikalarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza hiçbir zaman kapımızı kapatmadık. Gerek yapısal, gerekse geçici sorunlarımızın ortak akıl ve istişare ile çözüleceğine inandık. Gerek yapısal gerek geçici sorunlarımızın ortak akıl ve istişare ile çözüleceğine yürekten inandık. İşçimizden işverenimize kadar yediden yetmişe her bir vatandaşımızın yaşam standartlarını, çalışma koşullarını ve sosyal güvenlik geleceğini teminat altına almak için, atılabilecek her türlü adımı, tüm riskleri göze alarak attık, atmaya da devam ediyoruz. Ülkemizin içerisinden geçtiği en zor zamanlarda ellerini ovuşturarak yıkılmamızı bekleyenlere, karşılaştığımız her engelde, ‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik. Afetler, salgınlar, darbeler gördük, yine de pes etmedik, eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kalktık. Bu bağlamda, Türkiye’nin son 23 yılı, hep daha iyisini, hep daha ilerisini hedefleyerek ve hamdolsun ki bu hedefleri de bir bir gerçekleştirerek geçti. Yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın faaliyete geçirilmesiyle, savunma sanayi başta olmak üzere yerli ve milli üretim gücümüzün artmasıyla her geçen gün daha da ivme kazanan kalkınma sürecimiz çalışma hayatına da olumlu şekilde yansımaya devam ediyor. Bu anlamda Türkiye yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ekseninde yükselişini kesintisiz bir şekilde sürdürüyor" dedi. "İhracat rakamlarımız, dünyada ve bölgemizde maruz kaldığımız tüm risklere rağmen tarihi bir seviyeye ulaşmış durumdadır" Türkiye yüzyılı şehirlerini hep birlikte el ele vererek inşa edeceklerini ifade eden Işıkhan, "Son açıklananan güncel verilere göre; ekonomimiz yılın ikinci çeyreğinde yüde 4,8 büyümüş durumda. Yani 20 çeyrektir, kesintisiz, istikrarlı bir şekilde büyüyoruz. Enflasyon karşısında verdiğimiz yoğun mücadeleler sayesinde, yıllık enflasyon Temmuz ayında, geçtiğimiz yılın Mayıs ayına oranla yaklaşık 42 puan azalmış durumdadır. Tabii bu rakamlar çalışma hayatında da olumlu etkisini gösteriyor. Orta Vadeli Programımız ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikalarımızın etkisiyle yüzde 8’e gerileyen işsizlik oranı, 27 aydır tekli hanelerde seyretmeye devam ediyor. Aynı şekilde ihracat rakamlarımız, dünyada ve bölgemizde maruz kaldığımız tüm risklere rağmen tarihi bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Attığımız kararlı, makul ve emin adımlarımız sayesinde önümüzdeki yıllarda bu rakamların çok daha iyi seviyelere ulaşacağına inanıyorum. Ekonomimiz güçlendikçe, istihdamımız ve üretimimiz arttıkça, ulusal ve uluslararası yatırımlarımız çoğaldıkça, elde edilen bu refahı nüfusumuzun tamamına yaymak için daha kapsamlı politikalar üretmeye devam edeceğiz. Hiç kuşkusuz, ülkemizin geldiği bu noktayı 23 yıllık başarılarla dolu büyüme yolculuğumuzun mihmandarı ve bugün Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun da mimarı olan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, millete hizmet sevdalısı kadrolarımıza ve elbette her şartta ve zorlukta milli bir duruş sergileyerek desteklerini esirgemeyen iş dünyamızın emektarlarına borçluyuz. Biz bu yolculukta siz değerli yatırımcılarımızı, işverenlerimizi, esnaflarımızı, sanayicilerimizi de sadık birer yol arkadaşı olarak görüyor, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra ki Türkiye Yüzyılı hedelerimize de yine birlikte yürümeyi arzu ediyoruz. Gelecek hedefilerimiz istikametinde Türkiye Yüzyılı şehirlerini el ele verip birlikte inşa ederken, inanıyorum ki her ilimiz gibi Kastamonu da kendi tüm potansiyeliyle bu yürüyüşe ortak olacaktır" diye konuştu. "İş arayan, çalışmak isteyen Kastamonulu hemşehrilerimiz 4 bin 355 açık iş için İŞKUR’a başvurabilirler" Kastamonu’daki destek ve yatırımlara değinen Işıkhan, "Sadece çalışma hayatı kapsamında yaptığımız yatırımla birlikte şehrimizin aktif sigortalı sayısı yüzde 85’lere yükselmiştir. Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerini kapsayan TR82 Bölgesinde İstihdam oranı yüzde 51,3, İşsizlik oranı yüzde 4,6, işgücüne katılım oranı yüzde 53,7 olmuştur. İŞKUR aracılığıyla 2002’de Kastamonu’da toplam sadece bin 270 vatandaşımızı işe yerleştirmişken 2025 yılında toplam 4 bin 996 kişiyi işe yerleştirdik. 2002 yılından günümüze kadar ise toplam 62 bin 254 vatandaşımızın İŞKUR aracılığıyla Kastamonu’da işe yerleşmesine aracılık ettik. Biliyorsunuz, işverenlerimizin, yatırımcılarımızın çalışan ihtiyacı için başvurdukları kurumların başında istihdam kurumumuz İŞKUR gelmektedir. Bugün itibariyle Kastamonu’da İŞKUR’a 4 bin 355 açık iş talebi var. İş arayan, çalışmak isteyen hemşehrilerimiz bu 4 bin 355 açık iş için İŞKUR’a başvurabilirler. Kastamonu’da 2002’den günümüze kadar toplam 23 bin 236 vatandaşımızın mesleki eğitim kursları, iş eğitim programları ve girişimcilik eğitim programlarından yararlanmasını sağladık. Yeni meslekler edinmek isteyen vatandaşlarımıza yönelik mesleki eğitim kurslarından bugüne kadar 9 bin 490 vatandaşımız yararlanmıştır. İş verenlerimizin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak için düzenlediğimiz İşbaşı Eğitim Programlarımızından bugüne kadar 12 bin 180 vatandaşımız faydalanmıştır. İstihdamı arttırmak için yaptığımız bu çalışmalarla, 2002 yılında Kastamonu’da aktif sigortalı sayısı 56 bin 619’ken, bugün itibarıyla 103 bin 552 olmuştur. Aktif sigortalı sayısı son 23 yılda yüzde 83 seviyesinde artmıştır. Kastamonu’da bugüne kadar 30 bin 573 iş yerine teşvikler verdik. Ödenen toplam teşvik tutarı ise 2,4 milyar lirayı aşmış durumdadır. İnşallah, önümüzdeki yıllarda yapacağımız yeni yatırımlarla ve hayata geçirdiğimiz yeni istihdam projeleriyle birlikte bu sayılar daha da artacaktır. Kastamonu başta olmak üzere tüm şehirlerimizin çalışma hayatını hiç bir sorun kalmayana kadar geliştirmeye, iyileştirmeye devam edeceğiz. Şehirlerimizin kalkınması için, her daim sahada olan iş dünyamızın temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarımız, belediyelerimiz ve kamu kurumlarımızla birlikte ihtiyaç ve talepleri almaya, vatandaşlarımızın sorunlarını çözmeye devam edeceğiz. Sizler, Kastamonu’nun ve ülkemizin geleceğine, kalkınmasına sahip çıkıyorsunuz, yatırım yapıyorsunuz. Bizler de elimizden gelen her türlü desteği sizlere vermeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Kastamonu Valisi Meftun Dallı da, "Kastamonu’nun ekonomik potansiyeline ve iş dünyamızın önündeki fırsatları değerlendirmek, sorunlarını ve çözüm önerilerini paylaşmak amacıyla Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları Programı çerçevesinde bir araya gelmiş bulunmaktayız. Bu toplantının hem Kastamonumuzun kalkınmasına hem de ülkemizin üretim ve istihdam gücüne önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Köklü tarihi, eşsiz kültürel mirası, doğal güzellikleri ve üretken insan kaynağıyla Kastamonu ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Özellikle ahşap işçiliğinden el sanatlarına, tarım ürünlerinden sanayiye kadar pek çok alanda önemli bir potansiyele sahiptir. Orman ürünleri, tarım, hayvancılık ve turizm alanlarında da her geçen gün daha ileri gitmektedir. İlimiz doğal zengillikleri ve yöresel ürünleriyle Türkiye’de haklı bir üne sahiptir. Coğrafi tescilleri ve markalaşma yolunda atılan adımlar Kastamonu’nun önemli ekonomik değerlerini güçlendirmektedir. Kastamonu iş dünyası, çalışkanlığı, fedakarlığı ve üretime olan katkısıyla daima ülkemizin kalkınma hedeflerine destek olmuştur" ifadelerini kullandı.