Yerel Haberler
Rize
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu aralar Rize’de maalesef aldığımız felaket haberleri bizi üzdü"
09 Ekim 2025 Perşembe - 21:17 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu aralar Rize’de maalesef aldığımız felaket haberleri bizi üzdü" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de geçtiğimiz günlerde yaşanan afetin kendilerini üzdüğünü belirterek "Rize’de maalesef tabi aldığımız felaket haberleri bizleri üzdü. Ama Allah’a hamd ediyoruz ölüm yok. Bu afette daha çok heyelanlar oldu. Şimdi bu heyelan bölgelerini bir gezip görme imkanımız olacak" dedi. 3 günlük Rize ve Trabzon programları için bugün akşam saatlerinde Cumhurbaşkanlığına ait uçakla Rize-Artvin Havalimanı’na gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ardından geceyi geçireceği baba ocağı Güneysu ilçesine geçti. Burada ilçe merkezinde yoğun bir kalabalık tarafından karşılanan Erdoğan, hemşehrilerine Cumhurbaşkanlığına ait otobüsten seslendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3 günlük gezisi ve programları ile kısa bir bilgi veren Erdoğan, "Yarın Cuma, Cumartesi Rize’de programlarımız var. Pazar günü Trabzon’da programımız olacak. Orada da mitingimizi yapacağız. Kardeşlerim tabi bu aralar Rize’de maalesef tabi aldığımız felaket haberleri bizleri üzdü. Ama Allah’a hamd ediyoruz, ölüm yok. Bu afette daha çok heyelanlar oldu. Şimdi bu heyelan bölgelerini şöyle bir gezip görme imkanımız olacak. Ayder toparlandı mı ? Şimdi bu toparlanmış olmasın rağmen buraları bir gidip görelim istedik, göreceğiz inşallah. Bütün bunlarla beraber istiyoruz ki şimdi buraları çok güzel hale getirelim. Tabi TOKİ’nin yapmış olduğu konutları gördüm, ayrıca mutlu oldum. Bütün bunlarla süratle malum şehir hastanemizin yapımı devam ediyor. İnşaatı da görmek suretiyle şehir hastanemizi de görelim istiyorum. Güneysu’daki hastanemizin de şuanda süratle yapımım devam ediyor onu da göreceğiz. Bütün bunlarla beraber gerek alt yapıda gerek üst yapıda bu adımları atmış olacağız" diye konuştu. Erdoğan, slogan atan AK Partili gençlere yönelik de " ‘Ak Gençlik’ deyip de işi dere yatağına bırakmayın. Gençlerin hepsi sizinle el ele olacak, omuz omuza olacak. AK Parti çatısı altında yola devam edecek. Şimdi yarın Cuma, cumanız şimdiden mübarek olsun ve hep birlikte inşallah cumanızı kutluyorum tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan, daha sonra AK Partili gençlerin fotoğraf çektirme isteklerini geri çevirmeyerek onlarla bol bol fotoğraf çektirdi. Erdoğan, ardından dinlenmek üzere evine hareket etti.
Rize’de 19-20 Eylülde yaşanan sel ve heyelanların bilançosu netleşiyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:05 Rize’de 19-20 Eylülde yaşanan sel ve heyelanların bilançosu netleşiyor Rize’de 19 ve 20 Eylül tarihlerinde meydana gelen heyelanın bilançosu netleşiyor. Rize’de 19 Eylül 2025 tarihinde başlayan şiddetli sağanak yağış Çamlıhemşin ilçesi, Ardeşen İlçesi, Çayeli ilçesi ve İkizdere ilçesinde sel ve heyelanlara neden olmuştu. Heyelan ve sellerin ardından bölgede bilanço çalışmaları başlatıldı. Yapılan çalışmalar neticesinde Rize İl Özel İdaresi ve belediyelerin sorumluk alanlarında 1 milyar 200 milyon TL’lik hasar ve zarar tespiti yapıldı. 48 yıl üzerine Rize’ye metre kareye 355 kilogram yağış düştüğünü kaydeden Rize Valisi İhsan Selim Baydaş "19-20 tarihinde hep beraber büyük bir afet yaşadık. 355 kilogramın üzerinde bir yağış var 36 saatlik bir periyotta. Şunu da söyleyeyim 1977’den bu tarafa görülmüş en yüksek yağış rakamıdır. Şükürler olsun bir can kaybı olmadan 5 yaralımızla atlatmış olduk. Bilanço çalışmalarını da hem İl Özel İdaremiz hem de Belediyelerimiz çünkü belediye alanlarında da hasarlar var, tamamladılar. Biz bu bilançolarla ilgili de, ilgili kurumlarımıza ilgili bakanlıklarımıza yazışmalarımızı yaptık. Karayollarımız, Devlet Su İşlerimiz, Milli Parklar ve Orman Bölge Müdürlüklerimizin de kendi hasarlarına dair bilançolar var" dedi. Sadece Rize İl Özel İdaresi ve belediyelerin raporlarına göre bölgede heyelanın 1.2 milyar TL hasara yol açtığını dile getiren Baydaş "Sadece İl Özel İdaresi ve Belediye sınırlarında yaptığımız hasar tespiti 1.2 milyar lira. Karayolları, DSİ ve kendi bütçelemesini yapan kurumlar hariç verdiğim bu rakam. Bununla ilgili de çalışmalarımızı tamamlıyoruz. Çok kısa bir süre içeresinde de bunlarla ilgili de ihaleleri yapacağız. Sayın Bakanımız da hem İçişleri Bakanı hem Çevre ve Şehircilik Bakanımızla bu konuyu görüştük, kendilerine bilgi arz ettik. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde bunlarla ilgili ihaleleri yapacağız, zararı ve hasarı gidermeye çalışacağız. Yine Devlet Su İşleri ve Karayolları Genel Müdürlüklerimiz de kendi çalışmalarını yaptılar ve çalışmalara başladılar. Özellikle dere yataklarının temizlenmesi ve ıslah çalışmaları ilk günden itibaren durmaksızın devam ediyor. Çok kısa sürede inşallah bu hasarı ortadan kaldırmış olacağız" ifadelerini kullandı. "Fırtına Vadisi’nde riskli yapıların yıkım işlemleri devam ediyor" Ardeşen ilçesi ve Çamlıhemşin ilçesinde Fırtına Vadisi üzerinde bulunan riskli yapıların yıkım işlemlerinin de devam ettiğini kaydeden Baydaş "Burada sadece bir yıkım meselesi de değil işin içinde elektrik idaresinden, Telekom idaresine, defterdarlığımızdan, ilgili belediyeye, özel idareye kadar Devlet Su İşlerin, Karayollarına kadar topyekûn çalışacağız. Bu müessesler ve işyerleriyle ilgili kararlarımızı almıştık o kararların da uygulamasını hep birlikte yapacağız. Sayısal veri oldukça da paylaşıyoruz. Meselesinin sadece buradaki tesisler üzerine indirgenmesini de doğru bulmuyorum bu topyekûn bir yaklaşım meselesidir. Buradan bir karayolu geçecek ve o karayolunun genişlemesiyle ilgili yıkımlar da gerçekleşiyor ve gerçekleşmeye devam edecek. Dere ıslahı çalışması yapılacak hepsini bütüncül değerlendirdiğimizde inşallah bir daha önümüzdeki yıllarda böyle bir hadise yaşanmayacak şekilde tedbir almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Evinde kendi diyalizini kendisi uyguluyor
07 Ekim 2025 Salı - 11:51 Evinde kendi diyalizini kendisi uyguluyor Rize’de 27 yaşındaki diyaliz hastası Edagül Genç, kendi diyalizini 15 dakikada kendisi hazırlayıp evinde kendisi uyguluyor. Rize İl Sağlık Müdürlüğü tarafından isteyen ve uygun olan hastalar için evde diyaliz hizmeti başlatıldı. Henüz 27 yaşında olan ve böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören Edagül Genç, daha önce başarısız bir böbrek nakli ameliyatı geçirdi. Hastanede diyaliz tedavisine başlayan Genç bir süre böyle devam etti. Ardından kendisine "Evde diyaliz ister misin?" diye sorduklarında hastane psikolojisinden kurtulmak için hemen kabul ettiğini ifade eden Edagül Genç "Böbrek yetmezliği tanısı konuldu. İlk başta ilaçlarla tedavi edilmeye başlandı, sonra biyopsi oldum. Hemen sonrasında periton diyalizine başladım. Bir buçuk yıl kadar periton diyalizine devam ettim. Abim böbreğini bana verdi ve böbrek nakli oldum. Nakilde de böbreğe giden damarda pıhtı attığı için ameliyat başarısız gerçekleşti. 1, 2 yıl olacak hemodiyalize başladım. Şu an süreç güzel gidiyor. 2 buçuk aydır evde hemodiyalize başladım. Bana ‘Evde diyaliz düşünür müsünüz?’ dediler ve bende ‘Düşünürüm’ dedim. Periton diyalizini de evde yaptığım için onun rahatlığını biliyordum. Yani hastane psikolojisi yok. Eğitimi 3 ay kadar sürdü belki de daha fazla evde cihazın kurulması derken, eğitimini aldık öğrendik her şeyi. Onun sonucunda da geldik evde başladık" dedi. "Hastaneye diyaliz için gidip gelme yorgunluğundan kurtuldum" Diyaliz tedavisini evde alarak kendisine zaman ayırabildiğini ve bu sayede çalışmak için işe girdiğini dile getiren Genç "10 dakika falan sürüyor testi geçmesi, toplam 15 dakika sürüyor diyalize bağlanmam. Yani 8 saat evde yapıyoruz. Pazartesi, Çarşamba, Cuma günleri yapıyorum ama saatini kendime göre ayarlıyorum, ne zaman müsaitsem böyle bir rahatlığı var. Bir nakilliyle eş değer oluyor değerlerimiz. Onun dışında diyalizdeyken yani hastaneye giderken dört saat olduğu için vücut yoruluyor ister istemez, evde yok o. Yani gayet normal bir insan gibi hayatıma devam ediyorum. Bazen resim yapıyorum, bilgisayarıma falan bakıyorum. Hastaneye giderken yorgunluk oluyordu. 4 saatte vücut ister istemez yoruluyordu ama evdeyken öyle bir sorun yaşamadım. Gayet normal hayatıma devam ediyorum. Bazen sabah yaptığım zamanlar akşamında çarşıya, AVM’ye gidiyordum normal hayatıma devam ettim yani. Kendi hayatıma devam edebildim, işe girdim. Hastanede olsaydım işe gidemezdim. Hastanenin saatleri belli olduğu için burada kendime göre ayarladığım için işe rahat rahat gidebiliyorum yani" ifadelerini kullandı. "Evde diyaliz hizmeti dünyada da yaygınlaşıyor" Rize İl Sağlık Müdürü Gökhan Demiral ise evde diyaliz hizmetinin dünyada revaçta olduğuna dikkat çekerek "Evde diyaliz özellikle son yıllarda dünyada giderek yaygınlaşan bir uygulama. Bizim de ülkemizde son yıllarda SGK’nın ödeme kapsamında uygun hastalarda başladı. Bu uygun hasta seçimini nefroloji kliniğinin değerli hocaları kararlaştırıyor. Bakıyor hastayla birlikte yapılan değerlendirmeler sonrasında hastanın uygun olmasıyla beraber bazı eğitimlere başlıyorlar. Eğer hastamız uygunsa bu eğitimler sonrasında evde diyaliz kapsamına alınıyor" şeklinde konuştu. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ekrem Kara ise evde diyaliz tedavisi gören Eda’nın ilk olduğunu ancak toplamda 5 hasta için evde diyaliz hazırlığı yapıldığını söyledi. Kara "Normal konveksiyonel hemodiyaliz dediğimiz hastanedeki hemodiyaliz tedavisine göre çok avantajları olan, yaşam kalitesi ve yaşam süresi olarak neredeyse nakil hastasına eşdeğer bir tedavi. Daha uzun ve daha iyi temizleme yaptığı için daha iyi kan değerleri oluyor ve daha iyi kan basıncı değerleri oluyor. Hasta kendi evinde kendi ortamında bu işi yaptığı için psikolojik olarak daha iyi durumda oluyor. İş gücü artıyor ki Eda’da bir işe girdi akşamları diyaliz olduğu için gündüzleri boş olabiliyor. Diyaliz sonrası olan sersemlik olmuyor. Çok fazla avantajları var. Kullandığı ilaçlar neredeyse yarı yarıya azalacak, kansızlık ve fosfor ilaçları bunlara ihtiyacı kalmayacak. Kendini daha iyi hissedecek. Her türlü avantajıyla birlikte bu tedavi daha üstün olduğu için bizde bu tedaviyi ilimizde başlatma kararı almıştık ve bu tedaviyi başlattık. Uygun hastaları seçtik. Şimdilik beş hastamız var. Bunlardan Eda eve ilk olarak çıkan, ikinci bir hasta yine eve yeni çıktı. Diğer 3 hasta için de eğitim aşamasındayız. Evlerinin de uygun olması gerekiyor. Eve mini bir diyaliz sistemi kuruluyor açıkçası. Bunlar tamamlandıktan sonra sayımız 5’e çıkacak. Daha sonrasında yine uygun gördüğümüz hastaları eğitimden geçirip tedavini devamını sağlayacağız" diye konuştu.
Samet Akaydin’den Süper Lig’e istikrarlı başlangıç
07 Ekim 2025 Salı - 11:32 Samet Akaydin’den Süper Lig’e istikrarlı başlangıç Geçtiğimiz sezonun ocak ayında Fenerbahçe’den Çaykur Rizespor’a transfer olan 31 yaşındaki milli futbolcu Samet Akaydin, 2025-2026 sezonunun ilk 8 haftasında istikrarlı bir performans sergiledi. Samet, maç başına tehlike engelleme ve maç başına pas arası ortalamalarıyla ligde ilk sırada yer aldı. Çaykur Rizespor’un tecrübeli futbolcusu Samet Akaydin, sezona istikrarlı bir giriş yaptı. Rizespor formasıyla çıktığı 7 maçta 1 asistlik katkı sağlayan Akaydin, defansif anlamda da etkili bir performans ortaya koydu. Samet, 11.8 maç başına tehlike engelleme puanı ve 3.0 maç başına pas arası ortalamalarıyla ilk sırada yer alırken, top çalma ve pas isabet oranı gibi istatistiklerde de üst sıralarda bulunuyor. Milli takıma davet edildi Samet Akaydin, performansıyla Teknik Direktör Vincenzo Montella tarafından da A Milli Futbol Takımı aday kadrosuna davet edildi. 2026 yazında ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası kadrosunda ay-yıldızlı forma ile yer almayı hedefleyen Akaydin’in, bireysel antrenör eşliğinde ekstra çalışmalar yaptığı öğrenildi. Milli takım formasını bugüne dek 14 kez terleten Samet Akaydin, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası kadrosunda da yer almıştu. Akaydin, turnuvanın çeyrek finalinde Hollanda ile oynanan kritik karşılaşmada ağları havalandırarak gol katkısında da bulundu. Samet Akaydin’in Çaykur Rizespor ile olan sözleşmesi Haziran 2026’da sona eriyor.
Çorbası, sarması, dolması derken reçeli de yapıldı
06 Ekim 2025 Pazartesi - 11:28 Çorbası, sarması, dolması derken reçeli de yapıldı Rizeliler çorbası, sarması, dolması derken kara lahananın reçelini de yaptı. Doğu Karadeniz’in mutfağı ile ünlü şehirlerinden birisi olan Rize’de kara lahananın yeni bir lezzeti keşfedildi. Kara lahananın çorbası, sarması, haşlaması, vurma lahanasından sonra şimdide reçeli yapıldı. Yüksek aromaya sahip olan kara lahananın reçeli tadanlardan da büyük beğeni topladı. Rize’nin yöresel lezzetlerini ön plana çıkartmakla tanınan işletmeci Süleyman Tarakçı kara lahana üzerinde yanlış bir algının oluşturulduğunu ve bu algının pozitife dönmesi için neler yapabileceklerini araştırdıklarını bu sırada akıllarına kara lahana reçelinin geldiğini ifade etti. Kara lahananın bölge halkının kırmızı çizgisi olduğuna vurgu yapan Tarakçı "Kara lahana bizim Doğu Karadeniz mutfağında kırmızı çizgimiz. Böyle bir pozitif algıya çevirmek için çalışma yaptık. Kara lahanaya karşı oluşan o algıyı oluşturan insanlara da aslında bir cevap olmuş oldu. Onlar güzel bir orta yaptı biz de o ortayı gole çevirmiş olduk. Kara lahana ile alakalı hatta geçen yıl biz noter huzurunda lezzetini test ettik ve gelen misafirlerimize deneyimleme sonucunda sorular sorduk, geri dönüşler aldık ve noter huzurunda da onu kayıt altına almış olduk. Karadeniz mutfağında kara lahana önemli bir ürün. Madem kırmızı çizgimiz ‘Bizler bununla alakalı daha neler yapabiliriz?’ diye bir düşündük. Reçelini düşündük ve reçelini yaptık. Aslında karalahana kükürt içeren bir ürün. Kükürdünü aldıktan sonra aroması da yüksek bir ürün. Dedik ki ‘Biz buradan güzel bir reçel çıkartalım’ " dedi. Reçeli 14-18 santim arasındaki taze yapraklardan yapılıyor Kara lahana reçelinin yapılışını anlatan Tarakçı, reçel için seçilen kara lahana yapraklarının özellikle taze yapraklardan seçildiğini dile getirerek "Sarmalık kara lahanayı özellikle kullanıyoruz. Böyle 14-18 santim arasında daha taze yapraklardan. Önce haşlıyoruz, sonra rengini koruması için bir soğuk sudan geçiriyoruz. Daha sonra şerbetini yapıyoruz. Şerbeti kıvama geldikten sonra kalanını ilave ediyoruz. İçerisinde tuz, portakal suyu, limon suyuyla beraber kıvama gelinceye kadar tekrar pişene kadar diyelim artık kaynatıyoruz. Ondan sonra kara lahana reçelimiz hazır hale geliyor" ifadelerini kullandı. Kara lahana reçelinin tereyağı ile tüketilmesi tavsiye ediliyor Kara lahana reçelinin tadanlar tarafından da çok beğenildiğine dikkat çeken Tarakçı "Tüketirken ’Kaymakla mı daha iyi olur işte tereyağıyla mı daha iyi olur’ diye düşündük. Tereyağıyla uyumu gayet güzel oldu. Aroması yüksek, duyusal özellikleri gayet yerinde. Aslında keyifle tüketilebilecek bir reçel elde etmiş olduk. Şu anda da menümüzde zaten mevcut. Gelen misafirlerimiz rahatlıkla deneyimleyebiliyorlar. Belki önceden işte biraz Doğu Karadeniz mutfağı ile alakalı, bu hamsi ile alakalı işte reçel, turşu vesaire birçok ürünler yapıldığı için her yapılan ürüne ilk başta böyle bir tepki koyulabilir. Ama kara lahana reçeli o tepkiyi koyacak ürünlerden biri değil. Çünkü birçok üründen reçel yapılıyor. İlk başta böyle bir tepki de olsa denedikten sonra duyusal özellikleri bakımından insanlar keyifle tüketmeye başladılar. Bu da bizim mutlu etti" diye konuştu. Kara lahana reçelini ilk kez deneyimlediğini ifade eden Rizeli Dilek Ekşi ise "İlk kez deniyorum. Karadeniz mutfağında tencerelerde artık yemek değil artık kahvaltı sofralarında bu şekilde deneyimlemek benim için şuan çok büyük bir özellik. Rizeli olarak çok büyük bir mutluluk. Artık 1 kaşık mutluluk kara lahana reçelinde saklı diyebilirim. Benim için vazgeçilme kara lahana çorbasıydı. Tabi ki kara lahana dolması da vardı. Şimdi artık bir de kahvaltıların vazgeçilmezi ve tüm misafirlerime gönül rahatlığı ile sunabileceğim kara lahana reçeli var" şeklinde konuştu.
Türk bayrağını çay bitkisiyle ince ince bahçesine işledi
05 Ekim 2025 Pazar - 11:13 Türk bayrağını çay bitkisiyle ince ince bahçesine işledi Rizeli çay müstahsili Şevki Yılmaz Gürel, bayrağa olan sevgisini çay fidanlarıyla nakış nakış işleyince ortaya köyün her tarafından görünen bir ’Çaydan Türk bayrağı’ çıktı. Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Çeşmeli köyünde yaşayan Şevki Yılmaz Gürel, babası Adem Gürel’in düzensiz olan bahçesinde bir peyzaj çalışması yürüttü. Önce taş duvar yaptığı bahçede sonra toprak zemini sağlamlaştırdı. Sonrasında da üzerine odun çubuklardan bir Türk bayrağı çizdi. Çubukları referans olarak kullanan Gürel, babasının ürettiği çay fidanlarını aldı ve bu çubuklarına arasını özene özene doldurdu. Fidanlar biraz büyüyüp kendine geldiğinde ise ortaya muhteşem bir Türk bayrağı çıktı. Şevki Yılmaz Gürel’in il dışındaki işi nedeniyle ise bahçenin bakımı babası Adem Gürel’e kaldı. Baba Gürel ise gururlu görevi oğlundan seve seve devraldı. "Çok duygulanıyorum" Rize’nin simgesi çay ile Türk bayrağının hilali ve yıldızı birleşince ortaya güzel bir fotoğraf çıktığını ve bunu bahçesine kazandıran oğlu ile gurur duyduğunu ifade eden baba Adem Gürel, "Oğlum şu manzarayı benim kapımda yaşattığı için çok gururluyum. Ondan duygulanıyorum. Benim kapımda, Türkiye’mizin Türk bayrağını burada imgelediği için öncelikle çok duygulanıyorum. Bak bu güzel bir şey yani hem Türkiye’mizin açısından hem de içtiğimiz çayın simgesini burada gördüğüm için duygulanıyorum. Yani bundan gurur duyuyorum" şeklinde konuştu. "Ne mutlu bana ki böyle bir çocuğa sahibim" Öncesinde düzensiz ağaçların olduğu bir tarla olan alanı oğlunun yeniden düzenlediğini ifade eden baba Gürel "Önceden burası böyle bir harabe gibi bir yerdi. Ağaçlar vardı, meyveler vardı. Çocuğum onları söktü. Sonra duvarı yaptı. Ardından da altyapısını yaptı, düzenlemesini yaptı. Her geçen gün başka başka şeyler ortaya koydu. Önce çubuklarla bayrağı çizdi. Sonrasında benim yaptığım çay fideleri vardı, baktım onları alıp dikmeye başladı. Diktiği çubukların ortalarını doldurmaya başladı ve daha sonrasında baktım ki bu bayrak resmi ortaya çıktı. Çok duygulandım. Dedim ’ne mutlu bana ki böyle bir çocuğa sahibim.’ Her geçen burayı görünce duruyor ve fotoğraf çekiyor. Buranın sahibini soruyorlar ve ben olduğumu sorunca Allah razı olsun diyorlar. Bana da tebessüm edip gidiyorlar" dedi. "Köye de yakıştı, yapana da yakıştı" Türk bayrağı figürünün köye çok yakıştığını ifade eden köy sakini Saffet Karakaş, "Bu bayrağı burada görünce duygulanıyorum. Biz memleketimize, bayrağımıza sevdalı bir insanız. Köyümüze de yakıştı, bunu yapan aileye de yakıştı" ifadelerini kullandı.
Sumud Filosu’nda alıkonulan aktivistin eşi: "Eşimle gurur duyuyorum"
03 Ekim 2025 Cuma - 22:42 Sumud Filosu’nda alıkonulan aktivistin eşi: "Eşimle gurur duyuyorum" İsrail tarafından Sumud Filosu’na düzenlenen saldırıyla alıkonulan aktivist Abdussamet Turan’ın eşi Merve Yıldız Turan, "Eşimle gurur duyuyorum. Eşim gitmeden önce kendisi kendisinin hiçbir şekilde mesele olmadığını, onlar için endişelenmemem gerektiğini söylemişti. ‘Endişelenmeniz gereken Gazze halkıdır’ demişti" dedi. Filistin’e insani yardım götüren Sumud Filosu’na İsrail tarafından düzenlenen saldırıyı kınamak amacıyla, Rize’de Gündoğdu Balıkçı Barınakları’ndan denize açılan 100’e yakın deniz aracı Rize Merkez Balıkçı barınaklarına geldi. Buradaki basın açıklamasıyla İsrail’in saldırısı kınandı. Global Sumud Filosuna Rize’den katılan Psikolojik Danışman Aktivist Abdussamet Turan’ın eşi Merve Yıldız Turan da eyleme katılarak Filistin’e destek verdi. Eşinin 1 ay önce Küresel Sumud Filosu’na katıldığını belirten Merve Yıldız Turan, filonun bölgeye ulaşamasa da ablukanın kırılabileceğini herkese gösterdiğini dile getirerek, "Eşim Abdulsamet Turan 1 ay önce Küresel Somut Filosu’na katıldı. Kendisi Rize’de psikolojik danışman olarak görev yapıyordu. Yani zor bir süreç geçirdik tabii ki ama her şeyden önce çok onurlu bir yolculukta olduklarını düşünüyorum. Bu onurlu yolculuğu da kesinlikle sonuca vardırdıklarına inanıyorum. Çünkü bu filo fiziki olarak oraya ulaşamamış olabilir ama zihinlerdeki ablukayı kırdığını, oradaki ablukanın kırılacağını tüm dünyaya duyurmuş oldular. Ben misyonlarını tamamladıklarını düşünüyorum. Onlar denizdeki eylemlerini tamamladılar, biz de şu anda karada onların eylemlerini devam ettiriyoruz. Onların yanında ama en önemlisi Gazze halkının yanındayız. Buradaki önemli olan şey Sumud Filosu değil. Biz devletimizin bizim yanımızda olduğunu biliyoruz. Onların bir an önce bize döneceğini de biliyor, bundan eminiz ama 2 yıldır süren bu zulmün bir an önce durmasını temenni ediyoruz. Tüm duygumuz bu yönde. Şu anda da meydanları boş bırakmıyoruz ve Gazze için buradayız" dedi. Eşinin aldığı eğitim neticesinde telefonunu denize attığı için kendisiyle görüşemediğini, şu an İsrail’de hapishanede olduğunu ve delegasyon aracılığı ile haber aldıklarını belirten Turan, "Kendisi şu an İsrail’de bulunan hapishanede. Bugün kendisiyle birebir iletişim kuramadım fakat delegasyondan gelen bilgiler bu yönde. İyi olduklarını biliyorum. Sağlıkları gayet yerinde. Şu anda orada tutuluyorlar. İnşallah kısa bir süre sonra da dönmesini bekliyoruz, umut ediyoruz. Ben arayıp ulaşmaya çalıştım ama ele geçirildiği gün telefonlarını kendileri aldıkları eğitim neticesinde denize attılar. O günden sonra kendisiyle hiçbir iletişimi olmadı. Delegasyon yetkilileri sayesinde temsilcilikler ile görüşüp o şekilde bilgi alabiliyorum sadece. Şu anda durumları iyi olduğunu biliyoruz. İnşallah öyledir. Bize verilen bilgiler bu şekilde. Kısa süre sonra da döneceklerini umuyorum inşallah. Ne zaman döneceği ile ilgili net bir bilgi yok ama çok hızlı bir şekilde halletmeye çalışıyorlar. Kısa sürmesi için de ellerinden gelen çalışmayı yaptıklarını söylediler. Biz de onları bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Eşiyle gurur duyduğunu dile getiren Turan, "Çok gururluyum. Gitmeden önce kendisi kendisinin hiçbir şekilde mesele olmadığını, onlar için endişelenmemem gerektiğini söylemişti. ‘Endişelenmeniz gereken Gazze halkıdır’ demişti. Şu anda onun bayrağını devir almış gibi hissediyorum. Evet, tabii ki endişeliyim, tabii ki üzülüyorum fakat asıl üzülmemiz gereken 2 yıldır zulüm gören Gazze halkı. O yüzden de Gazze halkı için buradayız. Yani biz bu mücadeleyi Gazze halkı için veriyoruz. Meydanları boş bırakmamalıyız ve bunu hiçbir zaman gündemden düşürmemeliyiz. O zulmü bir şekilde durdurmayı başarmalıyız" şeklinde konuştu.