Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
YEREL HABERLER
Ateşte tavlanan emek: 45 yıldır kalaycılığı yaşatıyor
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:50:07
Sinop’un Erfelek ilçesinde, teknolojinin gelişmesiyle birlikte unutulmaya yüz tutan mesleklerden kalaycılığı sürdüren 74 yaşındaki Şaban Özen, yarım asra yaklaşan emeğiyle bakır kaplara yeniden hayat veriyor. Yıllardır örs başında çalışan Özen, bakır kapları ateşte tavlayıp meşe kömürüyle parlatıyor, ardından kalaylayarak müşterilerine teslim ediyor. İlçede 45 yıldır kalaycılık yapan Şaban Özen, çocuk yaşlarda başladığı mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü söyledi. Geçmişte hemen her evde bakır kap bulunduğunu anlatan Özen, teknolojinin gelişmesi ve çelik ürünlerin yaygınlaşmasıyla mesleğin eski yoğunluğunu kaybettiğini ifade etti. Kalaycılığın sabır ve ustalık isteyen bir iş olduğunu belirten Özen, bakır kapların önce ateşte tavlandığını, ardından özel işlemlerden geçirilerek temizlendiğini anlattı. Kapların son aşamada meşe kömürü kullanılarak parlatıldığını dile getiren Özen, yapılan işlemlerin tamamen el emeğine dayandığını söyledi. Yıllardır aynı dükkânda çalıştığını ifade eden Özen, "Eskiden işlerimiz çok yoğundu. Sabah başlayıp geceye kadar çalışırdık. Şimdi meslek unutulmaya yüz tuttu ama yine de bakır kullanan vatandaşlarımız geliyor. Biz de elimizden geldiğince bu geleneği sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Mesleğin gençler tarafından tercih edilmemesinden yakınan Özen, çırak yetişmediğini belirterek, "Bu işi öğrenmek isteyen pek kalmadı. Oysa kalaycılık hem sanat hem de kültürdür. Bizden sonra devam ettiren olur mu bilmiyorum" diye konuştu. Özen, özellikle köylerden ve çevre ilçelerden vatandaşların eski bakır kazan, tencere ve sinilerini tamir ve kalay yaptırmak için getirdiğini, bazı müşterilerin ise yıllardır aynı kapları kullanmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:50
Hemşirelik Haftası Sempozyumu gerçekleştirildi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) sağlık alanının en kutsal mesleklerinden biri olan hemşireliğin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen "Hemşirelik Haftası Sempozyumu" başladı. Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış töreni daha sonra protokol konuşmalarıyla devam etti. Meltem Kürtüncü: "Hemşirelik; sabrın, fedakârlığın ve insan sevgisinin en güzel temsilidir" Programın açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meltem Kürtüncü, hemşirelik mesleğinin vicdan, merhamet ve insan sevgisiyle icra edilen kutsal bir meslek olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "İnsan hayatının en zor anlarında umut olan hemşirelik; sabrın, fedakârlığın ve insan sevgisinin en güzel temsilidir. Sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan hemşirelerimiz, gece gündüz demeden büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Üniversitemizde hemşirelik eğitiminin daha güçlü bir noktaya taşınması adına sunduğu kıymetli desteklerden dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerimi sunuyor, tüm sağlık camiasının Hemşirelik Haftası’nı tebrik ediyorum." Arife Ayaz: "Hemşirelik; vicdanla yürütülen büyük bir insanlık görevidir" Prof. Dr. Kürtüncü’nün ardından kürsüye gelen Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz ise hemşirelik mesleğinin toplum sağlığı açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Hemşirelik; vicdanla yürütülen büyük bir insanlık görevidir. Bir hastanın acısını paylaşabilmek, en zor anında yanında olabilmek ve ona umut verebilmek büyük bir adanmışlık gerektirir. Sağlık sistemimizin kahramanlarından hemşirelerimiz, insan hayatına dokunan önemli bir sorumluluğu yerine getirmektedir. Bu vesileyle böylesine anlamlı bir programı düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Prof. Dr. Sibel Koçak’tan Rektör Özölçer’e teşekkür Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz’ın ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Koçak ise hemşirelik eğitiminin toplum sağlığı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek konuşmasında şu sözleri dile getirdi: "Sağlık alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmek, güçlü bir akademik vizyon ile mümkündür. Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Hemşirelik Bölümümüz son yıllarda akademik ve fiziki alanlarda, sosyal ve toplumsal farkındalığı ele alan çalışmalarda önemli gelişimler göstermektedir. Üniversitemizde hemşirelik mesleğine ve sağlık eğitimine verdiği kıymetli destekler ile Üniversitemizin sağlık alanında her geçen gün daha güçlü bir noktaya ulaşmasına sunduğu katkılardan dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerimi arz ediyorum." Rektör Özölçer: "Sabrın, emeğin ve insan sevgisinin yaşayan temsilcileri" Prof. Dr. Koçak’ın ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise Hemşirelik Haftası’nın anlam ve önemine dair yaptığı konuşmada sağlık çalışanlarının toplum için taşıdığı değere vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi: "Hemşirelik Haftası vesilesiyle başta Üniversitemiz Hastanesinde görev yapan kıymetli hemşirelerimiz olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında ve dünyanın neresinde olursa olsun insan sağlığı için gece gündüz demeden fedakârca çalışan tüm hemşirelerimize gönülden şükranlarımı sunuyorum. İnsanlığa şifa olmak için çıktıkları bu kutlu yolda; merhameti bilgiyle, sabrı vicdanla ve emeği insan sevgisiyle birleştiren sağlık çalışanlarımızın Hemşirelik Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Geçtiğimiz ay Hemşirelik Bölümümüzde öğrenim gören 180 öğrencimize üniformalarını giydirdik. O gün öğrencilerimizin meslek hayatına hazırlandıkları ilk adımlarına hep birlikte şahitlik ettik. Hz. Mevlânâ’nın ifade ettiği gibi: ‘Sevgiden acılar tatlılaşır, sevgiden bakırlar altın olur, sevgiden dertler şifa bulur.’ Şüphesiz sağlık hizmetlerinin temelinde sevgi, merhamet ve insanı yaşatma iradesi vardır. Nitekim bizler de bu inancın ışığında yarın Üniversite Hastanemizde uzmanlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan hemşirelerimize teşekkür belgelerini takdim edeceğiz. Aynı zamanda yirmi yıl boyunca büyük bir fedakârlıkla görev yapan kıymetli hemşirelerimize plaketlerini sunacağız. Şimdiden kendilerini yürekten tebrik ediyor; meslek hayatlarında sağlık, huzur ve kolaylıklar diliyorum. Hemşirelerimizin her biri; sabrın, emeğin ve insan sevgisinin yaşayan temsilcileridir. Onların üstün gayreti insanlığa adanmış büyük bir hizmettir. İşte bu hizmet onuruna düzenlenen sempozyum vesilesiyle bugün burada alanında deneyimli akademisyenlerimiz, ilmi edinmenin heyecanı taşıyan öğrencilerimiz ve sağlık alanına gönül vermiş kıymetli çalışma arkadaşlarımızla birlikte yeni ufuklara kapı aralamak için bir araya geldik. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen, programa ülkemizin farklı kuruluşlarından katılım sağlayarak bu bilimsel zemini zenginleştiren tüm ilim insanlarına, değerli araştırmacılara ve kıymetli misafirlerimize yürekten teşekkür ediyor; sempozyumun hayırlı olmasını temenni ediyorum." Konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi Yapılan konuşmaların ardından sempozyumun açılış töreni; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından sempozyumda konuşmacı olarak yer alan akademisyenlere teşekkür belgesi ve çiçek takdim edilmesiyle devam etti. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Hemşirelik Haftası etkinlikleri hafta boyunca çeşitli programlarla devam edecek.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:50
AKİB Genel Başkanı Hızar ve yönetiminden gurbetçilere güçlü çağrı: "Bu yaz rotamız Türkiye olsun"
Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Genel Başkanı Ali Hızar ve yönetimi, yaz sezonu öncesinde Avrupa’da yaşayan milyonlarca gurbetçiye anlam yüklü ve güçlü bir çağrıda bulundu. Vatan sevgisi, milli aidiyet ve ekonomik dayanışma vurgusunun ön plana çıktığı açıklamada, gurbetçilere tatil rotalarını Türkiye’ye çevirmeleri çağrısı yapıldı. AKİB Genel Başkanı Ali Hızar yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sadece bir tatil destinasyonu değil; gurbetçiler için bir yuva, bir kök ve ortak bir değer olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizler nerede yaşarsak yaşayalım, kalbimiz her zaman Türkiye için atıyor. Türkiye’ye yapılan her ziyaret; hasret gidermenin ötesinde, vatanımıza sahip çıkmanın, kültürümüzü yaşatmanın ve milletçe kenetlenmenin en güçlü göstergesidir." Hızar, Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye ekonomisine sunduğu katkının her geçen yıl daha da büyüdüğünü belirterek, özellikle yaz döneminde gerçekleşen ziyaretlerin turizmden esnafa, yerel işletmelerden üreticiye kadar birçok sektöre büyük canlılık kazandırdığını ifade ederek, "Gurbetçilerimizin ülkemize getirdiği ekonomik katkı, sadece rakamlardan ibaret değildir. Bu destek aynı zamanda milli dayanışmanın, birlik ruhunun ve vatan sevgisinin en somut yansımasıdır. Türkiye’ye sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır" dedi. AKİB yönetimi tarafından yapılan açıklamada özellikle Avrupa’da doğup büyüyen genç nesillere dikkat çekilerek, Türkiye ile bağların korunmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Yaz tatillerinin gençler açısından kültürel değerleri tanıma, aile bağlarını güçlendirme ve milli kimliği yaşatma açısından büyük fırsat olduğu ifade edildi. Ali Hızar açıklamasında şu sözlerle gurbetçilere seslendi: "Bu yaz da rotamızı Türkiye’ye çevirelim. Memleketimizin havasını soluyalım, bayrağımızın gölgesinde sevdiklerimizle buluşalım. Çünkü Türkiye bizim ortak yuvamız, ortak sevdamızdır. Gelin bu yaz izin rotamız Türkiye olsun. Bu sadece bir tatil tercihi değil; vatana bağlılığın, aidiyetin ve milli duruşun güçlü bir ifadesidir." AKİB yönetimi, Avrupa’daki tüm Türk vatandaşlarını birlik ve beraberlik ruhuyla hareket etmeye davet ederek, Türkiye’ye sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi. ‘Birlikte güçlüyüz, birlikte Türkiye’yiz’ mesajı veren AKİB yönetimi, bu yaz milyonlarca gurbetçinin rotasını yeniden anavatanına çevirmesini temenni etti.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:50
Elazığ’da ’Huzur’ uygulaması: İl Emniyet Müdürü Karan sahaya inerek denetimlere katıldı
Elazığ’da polis ekiplerince kent genelinde geniş kapsamlı ’Huzur’ operasyonu gerçekleştirilirken İl Emniyet Müdürü Aydın Karan sahaya inerek denetimleri yerinde takip etti. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kent genelinde geniş kapsamlı ’Huzur’’ operasyonu gerçekleştirildi. Vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması, suç unsurlarının tespit edilmesi ve aranan şahısların yakalanması amacıyla düzenlenen uygulamaya birçok polis birimi katıldı. Kentin farklı noktalarında oluşturulan kontrol noktalarında araçlar tek tek durdurularak denetlendi. Sürücü ve yolcuların GBT kontrolleri yapılırken, araçlarda da detaylı aramalar gerçekleştirildi. Kent merkezi başta olmak üzere çeşitli mahallelerde sürdürülen denetimlerde yüzlerce araç ve şahıs sorgulandı. Şüpheli görülen kişilerin üzerinde de inceleme yapıldı. Operasyon kapsamında eğlence mekanlarında da denetimler gerçekleştirildi. Polis ekipleri tarafından işletmelerde kimlik kontrolleri yapılırken, mekanların ruhsat, kapanış saati ve genel güvenlik kurallarına uygunluğu denetlendi. Kente yeni atanan İl Emniyet Müdürü Aydın Karan da uygulamalara katılarak çalışmaları yerinde takip etti. Kentin huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla çalışmaların kararlılıkla, aralıksız devam edeceği aktarıldı.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:33
Başakşehir’de restoranda yiyip içtiler, ödemeden kaçtılar
Başakşehir’de iki kişi, restoranda yemek yedikten sonra hesabı ödemeden kaçtı. Şahısların çıkarken ayranı da yanlarına almaları güvenlik kamerasına yansıdı.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:33
Maltepe’de 1 Mayıs afişleri sergisi açıldı
Maltepe Belediyesi, 1 Mayıs’ın tarihi mirasını sanatla buluşturan özel bir sergiyi sanatseverlerle buluşturdu. Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde açılan sergi 13 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek. Maltepe’de 1 Mayıs ruhunu yaşatan sergi, sanatseverlerle buluştu. Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen "1 Mayıs Afişleri Sergisi", emeğin mücadelesini ve dayanışmanın gücünü sanat aracılığıyla gözler önüne seriyor. Sergide dünyanın farklı ülkelerinden emek hareketini konu alan çarpıcı afişler bir araya getirildi. Uluslararası emek mücadelesinin görsel hafızasını yansıtan eserler, 1 Mayıs’ın tarihi gelişimine ışık tutarken ziyaretçilere güçlü bir farkındalık sunmayı amaçlıyor. Sanatseverler ve emek tarihiyle ilgilenenler için dikkat çekici bir buluşma noktası olan sergi, Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde 13 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:28
Okul güvenliğinde yeni dönem: Kurullar her ay toplanacak
Kocaeli’de öğrencilerin güvenli şekilde okula gidip gelmesi, öğretmenlerin ve okul çalışanlarının güvenli ortamda görev yapması için alınan tedbirler yeniden ele alınıyor. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, son günlerde farklı illerde yaşanan olayların ardından okul güvenliği çalışmalarının daha sıkı takip edileceğini belirterek, il ve ilçelerde yürütme kurullarının her ay toplanacağını söyledi. Kocaeli Valiliğince okul ve çevresi güvenlik tedbirleri ile genişletilmiş il güvenlik, asayiş ve koordinasyon kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Kocaeli’de okul güvenliğine ilişkin bugüne kadar alınan önlemler, son günlerde yaşanan acı olayların ardından yeniden değerlendirildi. Öğrencilerin sabah evlerinden çıkıp okula ulaşmalarından, ders bitiminde yeniden ailelerine kavuşmalarına kadar geçen tüm sürecin ele alındığı toplantıda; okul çevreleri, servisler, riskli okul sınıflandırmaları, kolluk görevlendirmeleri, gece bekçileri ve özel güvenlik uygulamaları masaya yatırıldı. "Her ayın ilk haftası toplanacağız" Son günlerde yaşanan olayların ardından sürecin daha sıkı takip edileceğini belirten Vali İlhami Aktaş, "Bugün yapacağımız toplantı oldukça geniş kapsamlıdır. Normalde bu toplantıları yılın başında ve ikinci yarıyıl başında, İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklar arasında yapılan protokol çerçevesinde gerçekleştiriyorduk. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle, mevcut kurulun daha dar kapsamlı yapısı olan il ve ilçe yürütme kurulları bundan sonra her ayın ilk haftasında toplanacaktır. İllerde bizim başkanlığımızda, ilçelerde ise kaymakamlarımızın başkanlığında yapılacak bu toplantılarda; okullarımızın ve öğretmenlerimizin güvenliği ile öğrencilerimizin huzuru için alınması gereken tedbirler düzenli olarak ele alınacak, önceki kararlar da gözden geçirilecektir. Bu uygulama, eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürdüğü tüm ay boyunca devam edecektir" dedi. "Servisten okul çevresine kadar tüm tedbirleri ele alacağız" Okul güvenliği denildiğinde yalnızca okul binasının değil, çevresinin ve servis süreçlerinin de dikkate alınacağını kaydeden Vali Aktaş, "Çocuğun servisle evden alınıp okula getirilmesi, okuldan alınıp evine sağ salim götürülmesini kapsayacak şekilde tüm tedbirleri gözden geçireceğiz. Daha önce yaptığımız okulların riskli alan belirlemesi ve risk sınıflandırması da yeni hesaplamalarla ilgili komisyon tarafından tekrar değerlendirilecek" diye konuştu. "Riskli okullarda kolluk kuvvetleri görev yapıyor" Risk durumuna göre okullarda farklı güvenlik tedbirlerinin uygulandığını belirten Aktaş, "Riskli okul olarak belirlediğimiz yerlerde halihazırda sabit kolluk kuvvetlerimiz görev yapıyor. Az riskli okullarda da öğrenci giriş-çıkış saatlerinde, okulun dağılma ve toplanma saatlerinde başta trafiği düzenlemek üzere arkadaşlarımız orada bulunuyor. Bunun da ötesinde tüm okullarımızda, polis bölgesindeyse polisten, jandarma bölgesindeyse jandarmadan en az bir irtibat görevlimiz var. Bu arkadaşlarımız, okul aile birliği ve okul yönetimleriyle devamlı iletişim halinde görev yapıyor" ifadelerini kullandı. "Gece bekçileri güvenliği olmayan okullarda görevlendirildi" Yaşanan olayların ardından ilave tedbirlerin alındığını söyleyen Aktaş, "Olayların olduğu ilk andan itibaren arkadaşlarımız okullarda sabit görevlendirme yaptı. Daha sonra ilimizde görev yapan gece bekçilerimiz, güvenliği olmayan, özel güvenliği bulunmayan okullarımızın tamamına denk gelecek şekilde görevlendirildi. Şu anda gece bekçisi arkadaşlarımız okullarımızda güvenlik için görev almaktadır. Aynı zamanda özel güvenlikle ilgili neler yapacağımızı ve neler yapmamız gerektiğini de bugün burada istişare edeceğiz" dedi. "Çocuklar hepimize emanet" Konuşmasının sonunda saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere rahmet dileyen Vali Aktaş, "İlimizde bu olayların gerçekleşmemesi için bu salonda bulunan tüm arkadaşlarımızın bu konuda sorumlu olduğunu, başta kendim olmak üzere herkese hatırlatmak istiyorum. Çocuklar hepimize emanettir. Öğretmenlerimiz ve okullarda çalışanlarımız devletimizin koruması altındadır. Servislerden okul aile birliklerine, velilerden ilgili kurumlara kadar hepimizin sorumluluğu var. Bu konuya şu ana kadar nasıl sıkı şekilde eğildiysek bundan sonra da eğileceğiz" şeklinde konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:29
Kepez Vakfı’nın ekmek fabrikasında teknoloji ve kalite atağı
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren ekmek fabrikasını ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceledi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Belediyesi’nin iştiraki olan Kepez Vakfı bünyesindeki ekmek fabrikasını ziyaret etti. Üretim alanlarını gezen Başkan Kocagöz, yeni alınan makineler ve üretim süreçleri hakkında detaylı bilgi aldı. Ziyaret sırasında yapılan yatırımları değerlendiren Başkan Kocagöz, üretim altyapısının yenilendiğini ve teknolojinin tüm imkanlarının üretime entegre edilmesiyle tesisin önemli bir seviyeye ulaştığını belirtti. Başkan Kocagöz, açıklamasında Kepez Vakfı ekmek fabrikasının sadece Antalya’da değil, Türkiye genelinde bilinirliğe ulaştığını belirterek, "Burada yönetimi yenilerken makinelerimizi de yeniledik. Üretimle ilgili teknolojinin getirdiği her ne varsa uyguluyoruz. Üretimde kaliteyi artıran yatırımlara değinen Başkan Kocagöz, "Dört gün raf ömrü olan bir ürünü dört aya kadar uzatabilecek vakumlu makineler kazandırdık. Hassas terazilerle üretimde standartları yükselttik" ifadelerini kullandı. "Glütensiz üretim sosyal sorumluluk olarak görülüyor" Çölyak hastalarına yönelik glütensiz ürün üretiminin önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, bu alandaki çalışmaları bir sorumluluk olarak gördüklerini belirtti. Kocagöz, "Glütensiz ürünler çölyak hastaları için çok önemli. Bu ürünleri kaliteli şekilde üretmek bizim için bir sorumluluktur." dedi. 9 Mayıs Çölyak Farkındalık Günü kapsamında düzenlenecek etkinliğe de değinen Başkan Kocagöz, "9 Mayıs günü saat 13.00’te Kent Meydanı’nda bir etkinlik gerçekleştireceğiz. Tüm vatandaşlarımızı davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Derdimiz çare olabilmek, insanlara faydalı olabilmek" Ürünlerin piyasa fiyatlarının oldukça altında vatandaşlara sunulduğunu belirten Başkan Kocagöz, bu sayede daha fazla kişiye ulaştıklarını ifade etti. Online satışların da önemli ölçüde arttığını dile getirerek, "Derdimiz çare olabilmek, insanlara faydalı olabilmek" diye konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:29
Elazığ’da kent genelinde yeşil alan çalışmaları sürüyor
Elazığ Belediyesi, şehrin estetik görünümünü güçlendirmek ve vatandaşların yeşil alanları daha sağlıklı kullanabilmesi amacıyla park ve bahçelerde bakım ve dikim faaliyetlerine devam ediyor. Elazığ Belediyesi, Elazığ’ı daha yeşil ve yaşanabilir bir kent haline getirme hedefiyle park, bahçe ve refüjlerde ağaç ve bitki dikimi ile bakım çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Elazığ Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, kent genelindeki yeşil alanlarda çınar, süs kirazı, ıhlamur, süs elması, süs eriği, leylandi, mavi selvi, sedir çamı ve top mazı gibi farklı türlerde bitkiyi toprakla buluşturuyor. Şehrin farklı noktalarında yürütülen faaliyetler kapsamında çim biçimi, tırpan ile ot temizliği, bitki diplerinde çapa ve yabani otların temizliği düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Elazığ Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise, yürütülen çalışmalarla kentin estetik görünümünün güçlendirildiği, vatandaşların yeşil alanları daha sağlıklı kullanabilmesi amacıyla bakım ve düzenleme faaliyetlerinin sürdürüleceği kaydedildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:29
MYO’nun Bir Kitap Bir Gülümseme kampanyası kalplere dokundu
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Çarşamba Ticaret Borsası Meslek Yüksekokulu (MYO) akademisyenleri ve öğrencileri, "Bir Kitap Bir Gülümseme" kampanyası kapsamında Samsun’un Çarşamba ilçesindeki Kızılot Ortaokulu’na bin 200’den fazla kitap bağışladı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte, kitapların yanı sıra spor malzemeleri ve akıl-zeka oyunları da öğrencilere hediye edildi. Bağışlanan eserlerle okul kütüphanesi zenginleştirilirken, öğrencilerin okuma alışkanlıklarının geliştirilmesi hedeflendi. Akademisyenler ve öğrenciler el ele Kampanya, Çarşamba Ticaret Borsası Meslek Yüksekokulu yönetiminin desteğiyle Öğr. Gör. Dr. Azize Zehra Çelenli Başaran’ın öncülüğünde, Doç. Dr. Evren Ergün, Öğr. Gör. Abdulkadir Eryılmaz, Öğr. Gör. Dr. Tuğba Cansu Topallı, Öğr. Gör. Seval Şengezer, Öğr. Gör. Neslihan Yondemir Çalışkan, Öğr. Gör. Emre Engin, Öğr. Gör. Sema Bilgili ve Öğr. Gör. Serkan Varan ile gönüllü üniversite öğrencilerinin katkılarıyla yürütüldü. Toplanan kitaplar okul servis aracıyla Kızılot Ortaokulu’na ulaştırılarak öğrencilerle birlikte raflara yerleştirildi. Okul bahçesi şenlik alanına döndü Ziyaret, yalnızca kitap desteğiyle sınırlı kalmadı. Üniversite öğrencileri gün boyunca çocuklarla yüz boyama etkinlikleri, geleneksel oyunlar, müzikli aktiviteler ve çeşitli yarışmalar düzenledi. Renkli görüntülere sahne olan programda çocukların bayram sevinci okul bahçesine yansıdı. Amaç kalıcı okuma kültürü Kampanyanın koordinatörü Dr. Çelenli Başaran, amaçlarının çocukları kitaplarla buluşturmak ve kalıcı bir okuma sevgisi kazandırmak olduğunu belirtti. Başaran, geleneksel hale gelen kitap kampanyasının hayata geçmesine gönülden destek veren Çarşamba Ticaret Borsası Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmail Aydemir’e, misafirperverlikleriyle bu süreci daha da anlamlı kılan Kızılot Ortaokulu Müdürü Hasan Sezgin’e ve kıymetli öğretmenlerine gönülden teşekkür etti. Okul yönetimi ve öğretmenler ise gerçekleştirilen destekten dolayı emeği geçenlere minnettarlıklarını iletti. Etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona ererken; çocukların yüzlerindeki mutluluk ve heyecan, projenin en anlamlı çıktısı olarak değerlendirildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:30
Okul güvenliğinde yeni dönem: Kurullar her ay toplanacak
Kocaeli’de okul güvenliği için alınan tedbirler yeniden ele alınıyor. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, son günlerde farklı illerde yaşanan olayların ardından okul güvenliği çalışmalarının daha sıkı takip edileceğini belirterek, il ve ilçelerde yürütme kurullarının her ay toplanacağını söyledi. Kocaeli Valiliğince okul ve çevresi güvenlik tedbirleri ile genişletilmiş il güvenlik, asayiş ve koordinasyon kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Kentte okul güvenliğine ilişkin bugüne kadar alınan önlemler, son günlerde yaşanan acı olayların ardından yeniden değerlendirildi. Öğrencilerin sabah evlerinden çıkıp okula ulaşmalarından, ders bitiminde yeniden ailelerine kavuşmalarına kadar geçen tüm sürecin ele alındığı toplantıda; okul çevreleri, servisler, riskli okul sınıflandırmaları, kolluk görevlendirmeleri, gece bekçileri ve özel güvenlik uygulamaları masaya yatırıldı. "Her ayın ilk haftası toplanacağız" Son günlerde yaşanan olayların ardından sürecin daha sıkı takip edileceğini belirten Vali İlhami Aktaş, "Bugün yapacağımız toplantı oldukça geniş kapsamlıdır. Normalde bu toplantıları yılın başında ve ikinci yarıyıl başında, İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklar arasında yapılan protokol çerçevesinde gerçekleştiriyorduk. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle, mevcut kurulun daha dar kapsamlı yapısı olan il ve ilçe yürütme kurulları bundan sonra her ayın ilk haftasında toplanacaktır. İllerde bizim başkanlığımızda, ilçelerde ise kaymakamlarımızın başkanlığında yapılacak bu toplantılarda; okullarımızın ve öğretmenlerimizin güvenliği ile öğrencilerimizin huzuru için alınması gereken tedbirler düzenli olarak ele alınacak, önceki kararlar da gözden geçirilecektir. Bu uygulama, eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürdüğü tüm ay boyunca devam edecektir" dedi. "Servisten okul çevresine kadar tüm tedbirleri ele alacağız" Okul güvenliği denildiğinde yalnızca okul binasının değil, çevresinin ve servis süreçlerinin de dikkate alınacağını kaydeden Vali Aktaş, "Çocuğun servisle evden alınıp okula getirilmesi, okuldan alınıp evine sağ salim götürülmesini kapsayacak şekilde tüm tedbirleri gözden geçireceğiz. Daha önce yaptığımız okulların riskli alan belirlemesi ve risk sınıflandırması da yeni hesaplamalarla ilgili komisyon tarafından tekrar değerlendirilecek" diye konuştu. "Riskli okullarda kolluk kuvvetleri görev yapıyor" Risk durumuna göre okullarda farklı güvenlik tedbirlerinin uygulandığını belirten Aktaş, "Riskli okul olarak belirlediğimiz yerlerde halihazırda sabit kolluk kuvvetlerimiz görev yapıyor. Az riskli okullarda da öğrenci giriş-çıkış saatlerinde, okulun dağılma ve toplanma saatlerinde başta trafiği düzenlemek üzere arkadaşlarımız orada bulunuyor. Bunun da ötesinde tüm okullarımızda, polis bölgesindeyse polisten, jandarma bölgesindeyse jandarmadan en az bir irtibat görevlimiz var. Bu arkadaşlarımız, okul aile birliği ve okul yönetimleriyle devamlı iletişim halinde görev yapıyor" ifadelerini kullandı. "Gece bekçileri güvenliği olmayan okullarda görevlendirildi" Yaşanan olayların ardından ilave tedbirlerin alındığını söyleyen Aktaş, "Olayların olduğu ilk andan itibaren arkadaşlarımız okullarda sabit görevlendirme yaptı. Daha sonra ilimizde görev yapan gece bekçilerimiz, güvenliği olmayan, özel güvenliği bulunmayan okullarımızın tamamına denk gelecek şekilde görevlendirildi. Şu anda gece bekçisi arkadaşlarımız okullarımızda güvenlik için görev almaktadır. Aynı zamanda özel güvenlikle ilgili neler yapacağımızı ve neler yapmamız gerektiğini de bugün burada istişare edeceğiz" dedi. "Çocuklar hepimize emanet" Konuşmasının sonunda saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere rahmet dileyen Vali Aktaş, "İlimizde bu olayların gerçekleşmemesi için bu salonda bulunan tüm arkadaşlarımızın bu konuda sorumlu olduğunu, başta kendim olmak üzere herkese hatırlatmak istiyorum. Çocuklar hepimize emanettir. Öğretmenlerimiz ve okullarda çalışanlarımız devletimizin koruması altındadır. Servislerden okul aile birliklerine, velilerden ilgili kurumlara kadar hepimizin sorumluluğu var. Bu konuya şu ana kadar nasıl sıkı şekilde eğildiysek bundan sonra da eğileceğiz" şeklinde konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:30
Bu virüs meme kanserinin yayılmasını yavaşlatıyor
Yapılan çalışmalar solunum yolu enfeksiyonuna sebep olan Respiratuar Sinsityal Virüsünün (RSV) kanser hücrelerinin yayılmasına karşı kalkan görevi görebileceğini ortaya koydu. Bu gelişmeyi değerlendiren Prof. Dr. Uğur Coşkun, gelişmenin önemli olduğunu ancak verilerin direkt tedavi için yeterli olmadığını söyledi. ABD’de Proceedings of the National Academy of Sciences’ta gerçekleştirilen bir çalışmada hafif soğuk algınlığı ve ateş benzeri semptomlardan şiddetli zatürre ve bronşite kadar değişen hastalıklara neden olabilen Respiratuar Sinsityal Virüsünün (RSV) kanser hücrelerinin yayılmasına karşı kalkan görevi görebileceğini ortaya koydu. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, gerçekleştirilen bu çalışmaya dair değerlendirmede bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Yakın zamanda yapılan bir çalışma, solunum yolu enfeksiyonunun kanser hücrelerinin yayılmasına karşı bir kalkan görevi görebileceğini ortaya koymuştur. ABD’de Proceedings of the National Academy of Sciences’ta yayımlanan bu çalışma, bağışıklık sisteminin virüslere karşı verdiği tepkinin kanser hücreleri üzerinde de etkili olabileceğini gösteriyor. Fare modeli yardımıyla araştırılan bu çalışmada araştırmacılar, önce fareleri RSV’ye maruz bıraktı ve bir gün sonra farelere meme kanseri hücreleri enjekte etti. Sonrasında sağlıklı kontrol grubu fareleriyle karşılaştırdılar. Daha sonra her iki gruba da meme kanserli hücreler enjekte edilerek metastaz durumunu gözlemlediler. Araştırmadaki en çarpıcı bulgu şu: RSV’li farelerde kanser hücrelerinin akciğere tutunması ve çoğalması zorlaştı ve bunun sonucunda daha az metastatik tümör oluştu. Özellikle akciğerleri etkileyen viral enfeksiyonlar sırasında vücut "tip I interferon" adı verilen savunma proteinleri üretir. Bu proteinler normalde virüslerle savaşmak için görev yaparken, aynı zamanda kanser hücrelerinin akciğerde tutunmasını ve çoğalmasını zorlaştırıyor. Çalışmada bulunan bir diğer önemli mekanizma da, interferonların vücutta Galectin-9 adlı proteini artırması ve bu proteinlerin de kanser hücrelerinin akciğere yerleşmesini engellemesidir." Çalışmanın önemli bulguları olduğuna dikkat çeken Uğur Coşkun "Bu bulgular, viral enfeksiyonların ve tip I interferonların akciğer ortamını kanserin yerleşmesini engelleyecek şekilde yeniden şekillendirebileceğini ve bunun yeni anti-metastatik tedaviler geliştirilirken kullanılabileceğini göstermektedir. Çalışmadan elde edilen veriler tıp dünyası için önemli, ancak bu verileri direkt olarak tedavi amaçlı uygulamak şu an için mümkün görünmemekte. Öncelikle daha fazla insan üzerinde çalışma yapılması ve enfeksiyon mekanizmalarının daha ayrıntılı incelenmesi gerekmektedir" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:32
TAV Technologies, "AirportCockpit" platformunu tanıttı
TAV Technologies tarafından geliştirilen AirportCockpit, havalimanı operasyonlarını tek platformda birleştirerek gerçek zamanlı veri analitiği ve öngörüleme (predictive) modelleriyle operasyonel yönetimi destekliyor. TAV Havalimanları’nın iştiraki TAV Technologies, havalimanı operasyon yönetimi için geliştirdiği AirportCockpit platformunu tanıttı. Çözüm, havalimanlarında kullanılan Havalimanı Operasyon Kontrol Merkezi- AOCC (Airport Operations Control Center) yapısını dijital ortamda desteklemek üzere geliştirildi. AirportCockpit; terminal, hava tarafı ve kara tarafı operasyonlarını tek sistemde birleştiriyor. Uçuş verileri, bagaj süreçleri, yolcu akışı ve kaynak planlaması gibi operasyonel alanlar gerçek zamanlı veri akışıyla izleniyor. TAV Havalimanları CIO’su ve TAV Technologies Genel Müdürü M. Kerem Öztürk, ‘TAV Technologies olarak sektörün operasyonel ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Yapay zeka ve veri odaklı teknolojilerle, havalimanı operasyonlarının daha öngörülebilir ve koordineli şekilde yönetilmesini hedefliyoruz. AirportCockpit de otonom havalimanı vizyonu doğrultusunda geliştirdiğimiz çözümler arasında yer alıyor. Bu kapsamda, tahminlere ve öngörülere dayalı olarak operasyonların veriyle yönlendirilen ve kendi kendini optimize edebilen yapılara dönüşmesini amaçlıyoruz’ dedi. Platform, TAV Technologies’in TAMS (Total Airport Management Suite) kapsamındaki AODB (Airport Operational Database), RMS (Resource Management System) ve FIDS (Flight Information Display System) çözümleriyle entegre çalışıyor. FlightRadar24 gibi dış veri kaynaklarından alınan veriler de sisteme dahil ediliyor. Sistem, veri akışını analiz ederek muhtemel aksaklıkların önceden tespit edilmesini amaçlıyor. "İstisnalarla Yönetim" (Manage by Exception) yaklaşımıyla ekiplerin yalnızca kritik durumlara odaklanması hedefleniyor. Bildirimler mobil uygulama üzerinden ilgili ekiplere iletiliyor. Platformun küresel lansmanı, Londra’da düzenlenen Passenger Terminal Expo (PTE) 2026 kapsamında yapıldı. İlk uygulamanın mayıs ayında Bakü Havalimanı’nda devreye alınması, ardından Ankara Esenboğa Havalimanı’nda kurulması planlanıyor. TAV Tehcnologies, PTE 2026’da ayrıca Treva (dijital pazaryeri platformu), Port Assist (yapay zeka destekli çok dilli bilgi kiosku) ve Dijital Seyahat Asistanı çözümlerini de tanıttı.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:26
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Macron’un Napolyonculuk hevesine kapılması, Türk ve Fransız ilişkilerine fayda sağlamaz"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Abdullah Öcalan için statü açığı varsa; bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu.Bahçeli, açıklamasında Türkiye’nin dış politika anlayışı barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgiye sahip olduğunu vurguladı. Dış politikada Türkiye’nin gerilim arayan bir ülke olmadığını söyleyen Bahçeli, "Kıbrıs Türkünün varlık hakkını ve Ege’deki denge hukukunu yok sayan her adım karşısında kararlı bir Türkiye bulur. Fransa’nın, Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ve İsrail’in Doğu Akdeniz’de kurmaya çalıştığı güvenlik ve enerji merkezli temaslar dikkatle takip edilmelidir. Her devlet kendi dış politikasını yürütür, kendi ittifaklarını kurar. Fakat bu ittifakların Türkiye’yi çevreleme, Kıbrıs Türkünü sıkıştırma, Ege’de mevcut dengeyi bozma veya Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye rağmen fiilî durum üretme amacına yönelmesi hâlinde buna kayıtsız kalmamız beklenemez" açıklamasında bulundu."Kıbrıs, Türk milletinin stratejik hafızasıdır"Kıbrıs meselesinin bu çerçevede ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, "Kıbrıs yalnız müzakere başlığı veya diplomasi dosyası sayılamaz. Kıbrıs; Türkiye’nin güvenlik derinliği, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, Kıbrıs Türkünün varlık hakkı ve Türk milletinin stratejik hafızasıdır. Kıbrıs’ta toprak alım satımı, yabancı mülkiyeti, stratejik bölgelerde taşınmaz yoğunlaşması ve ekonomik nüfuz üretme girişimleri sıradan ticari işlem gibi görülemez. Toprak yalnız tapu kaydı sayılamaz; kimi zaman egemenlik hakkının belgesi, kimi zaman güvenlik teminatı, kimi zaman gelecek nesillerin hakkıdır" ifadelerine yer verdi."Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını koruyacak"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin demografik dengesi, mülkiyet yapısı, ekonomik bağımsızlığı ve güvenlik hassasiyetlerinin milli mesele olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlık hakkını koruyacak; Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını başkalarının onayına bağlamayacak; Ege’deki denge hukukunun aşındırılmasına müsaade etmeyecektir" diye konuştu."Terörün tasfiye edildiği Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır"Bahçeli, dünyanın yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin ihtiyacının, bütün alanları aynı hedefe bağlayan kapsamlı milli seferberlik anlayışı olduğuna dikkati çekti. Söz konusu seferberliklerin kültür, teknoloji, sanayi ve ekonomi alanlarında olması gerektiğini belirten Bahçeli, "Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır. Bizler vatan sevdalısı Türk Milliyetçileri olarak barış için çıktığımız bu kutlu yola Allah’ın izniyle baş koyduk. Türk milliyetçiliği; kalabalıklarda atılan kuru sloganların, kürsülerde cilalanan kof nutukların, kalıplara hapsolmuş kör bir taassubun değil; karanlığı yaran kudretli bir şuurun tecellisidir" diye konuştu."Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını terörle yan yana getiremez"Türk milliyetçileri olarak vatanın her karışında kardeşliği hakim kılmak arzusunda olduklarının dile getiren Bahçeli, "Bu sorumluluğun bugünkü aşaması, terörün her türlüsünün topraklarımızdan ebediyen tasfiyesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, bu tarihi sorumluluğun arkasında sonuna kadar duracak; şehitlerimizin aziz hatırasını incitmeden, gazilerimizin emanetini gölgelemeden bu yolda kararlılıkla yürüyecektir. Bu yürüyüşün adı, Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; teslimiyet değildir. Terörsüz Türkiye; taviz değildir. Terörsüz Türkiye; terör örgütüyle pazarlık değildir. Terörsüz Türkiye; devleti zayıflatmak, milli iradeyi gevşetmek, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek, hassasiyetlerini kurcalamak, güvenlik ilkelerini sulandırmak hiç değildir. Şayet böyle tasavvurlara girişen varsa; Milliyetçi Hareket Partisi’ni vatana ihanetin merkezine koymaya cüret ediyorlarsa; Türk milliyetçiliğinin komuta merkezini terörle aynı terazide tartmaya kalkışıyorlarsa gaflet zindanlarına düşmüşlerdir, basiretsizliğin karanlık dehlizlerinde yolunu kaybetmişlerdir. Hiç kimse Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını terörle yan yana getiremez. Hiç kimse bu hareketin ülkücü şehitlerimizin kanıyla, taş medreseli büyüklerimizin çilesiyle, milletimizin duasıyla, dava arkadaşlarımızın sadakatiyle yoğrulmuş müktesebatını lekeleyemez. Bilinmelidir ki Terörsüz Türkiye; Türk milletinin kanlı bir musibetten kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı."Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte"Bahçeli, İran-ABD-İsrail geriliminin Türkiye’nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine, lojistik hatlardan dış ticaret dengelerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek kadar büyük bir potansiyeli olduğunu söyleyerek, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte; değişen rotalar, mazot fiyatlarına, gübre maliyetlerine, çiftçinin ekim kararına, sanayicinin üretim hesabına, ihracatçının rekabet gücüne, vatandaşımızın mutfağına kadar uzanmaktadır. Enerji arzındaki her kırılma tarımsal üretimi baskılar. Gübredeki her artış gıda güvenliğini zorlar. Lojistik maliyetlerindeki her yükseliş, pazardaki fiyat etiketinden organize sanayi bölgelerindeki üretim planlamasına kadar her alana sirayet eder. Bu nedenle dış politika ile iç politika birbirinden kopuk değildir" şeklinde konuştu."Terörü bitirmek artık farz olmuştur"Türkiye’nin geleceğini bugünün tartışmalarına göre değil; Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın idrakine, 2053’ün ufkuna, 2071’in kavrayışına göre değerlendirdiklerinin altını çizen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti:"Terörsüz Türkiye ile etnik tahrikçilerin çapsız siyasetlerine, emperyalizmin vekalet unsurlarına, mezhep simsarlarının istismarlarına kapımızı kapatıyoruz. Kan analizlerine, kemik yapılarına, kafatası boyutlarına göre değil; Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Arap’ın Süryani’nin doğulunun, batılının aynı bayrak altında, aynı vatan üzerinde, aynı devlet çatısı altında, aynı kader ve istikamet birliğinde kenetlendiği bir Türkiye için çabalıyoruz. Terörsüz Türkiye; komşunun komşuya güvenmesidir. Terörsüz Türkiye; annenin evladını okula huzurla göndermesidir. Terörsüz Türkiye; esnafın kepengini endişesiz açması, çiftçinin tarlasına korkusuz gitmesi, öğretmenin sınıfa başı dik girmesi, yatırımcının Anadolu’nun her köşesine güvenle erişmesidir. Terörsüz Türkiye, iç mukavemetimizin çelikten bir duvar gibi, kol kola, el ele ve tek vücut halinde milletçe ilmek ilmek örülmesidir. Hudutlarımızda canımıza kasteden, sivillerimizi hedef alan, karakollarımıza çıkartma yapan, köylerimizi yağmalayan, evlatlarımızı kaçıran; analarımızı gözü yaşlı, çocuklarımızı yetim, bacılarımızı dul bırakan terörü bitirmek artık farz olmuştur.""Terörün çekildiği yerde fabrikaların bacası tüter"Terörsüz Türkiye’nin güvenlikten kalkınmaya, acıdan umuda, korkudan huzura, kayıptan üretime geçişin adı olacağını savunan Bahçeli, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu yalnızca İçişleri Bakanlığımızın özel ilgi alanı, Millî Savunma Bakanlığımızın uzmanlık sahası, Milli İstihbarat Teşkilatımızın güvenlik raporlarının konusu olmamalıdır. Terörsüz Türkiye ile tarımın, hayvancılığın, yenilenebilir enerjinin, sınır ticaretinin, lojistik koridorların, kültür turizminin, girişimciliğin, sanayinin ve teknoloji yatırımlarının merkezleri haline gelmelidir. Sulama barajlarıyla, göletlerle, modern sulama sistemleriyle, tarımsal desteklerle, hayvancılık kredileriyle, organize sanayi bölgeleriyle donatılmış Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu düşlüyoruz. Terörün bittiği yerde bereketin izleri başlar. Terörün sustuğu yerde çocukların neşesi duyulur. Terörün çekildiği yerde fabrikaların bacası tüter. Terörün gölgesinden arınan yerde istihdamın yolu açılır. Terörün tasfiye edildiği yerde ovalar hayat bulur. Terörsüz Türkiye ile Diyarbakır denildiğinde evlat nöbeti tutan annelerin feryatları değil; kültür turizminin, gastronominin merkezi akla gelecektir" ifadelerine yer verdi."Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin ortak mesajı olmalıdır"Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun tarihi bir vazife üstlendiğini aktaran Bahçeli, "Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacaktır. Günlük siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek, kitleleri yönlendirmek uğruna bu mühim dönemeçte milletimizi kutuplaştırma gafletine düşülmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kimse gazilerimizin fedakarlıklarına gölge düşürmemeli, kimse anaların gözyaşı üzerinden siyaset devşirmemeli, kimse kardeşliğimizi, birliğimizi, dirliğimizi zehirleyecek sözlerin, söylemlerin, sözde siyasetlerin peşine takılmamalıdır. Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin ortak mesajı olmalıdır" şeklinde konuştu."Abdullah Öcalan için statü açığı Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır"Bahçeli PKK terör örgütünün kurucu lideri Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulmasının önemli olduğunu kaydederek, "Abdullah Öcalan için statü açığı varsa; bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır. Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun, özü açık olmalıdır: Bu mekanizma; toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" olmasını öneriyorum. Fakat elbette başka alternatifler de üretilebilir. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası; terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, terörün gündemimizin dışına kesin biçimde çıkarılması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır" şeklinde konuştu."Türkiye’yi yönetmek ciddiyet ister"Cumhur İttifakı’nın, yalnız seçim dönemlerinde kurulan sandık birlikteliği olmadığını kaydeden Bahçeli, "Kabine, bürokrasi ve Cumhur İttifakı unsurları aynı hedefe bakmalı, aynı istikamete yürümeli, aynı tarihî sorumluluğun ağırlığını taşımalıdır. Her bakanlık bir cephe, her kurum bir mevzi, her karar Türkiye’nin büyük yürüyüşünün parçası olarak görülmelidir. İç siyasetin dili, seviyesi ve sorumluluk anlayışı da aynı ciddiyete ulaşmalıdır. Dünya ağır bir belirsizlik döneminden geçerken Türkiye’nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu küçük hesaplara, günlük çekişmelere ve dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz. Türkiye’yi yönetmek ciddiyet ister. Türkiye’yi yönetmeye talip olmak dirayet, azamet ve ağır bir mesuliyet ister. Millî meseleler, kişisel çıkar siyasetinin gölgesinde konuşulamaz. Milletin kaderi, devletin bekası ve vatanın istikameti böylesi bir hafiflikle taşınamaz" değerlendirmesinde bulundu.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:27
Elektrik direğine çarpan otomobil ters döndü
Elazığ’ın Kovancılar ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil yol kenarındaki elektrik direğine çarparak ters döndü. Kaza, Kovancılar ilçesi Pınartepe Mahallesi mevkiinde gece 02:30 sularında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M. Z. idaresindeki 46 ACS 574 plakalı otomobil, Kovancılar istikametinden Palu istikametine seyir halindeyken kontrolden çıkarak elektrik direğine çarptı. Çarpmanın etkisiyle araç ters dönerken kazada maddi hasar oluştu. Kaza nedeniyle Pınartepe ve Cimşitbey mahallelerinde geçici elektrik kesintisi yaşandı.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:27
Anneler günü fırsatçıları iş başında: Üreticiden 20 TL’ye çıkan gül annelere 150 -200 TL’ye ulaşıyor
Antalya’da seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan, seradan çıkış fiyatı tanesi yaklaşık 10 ile 20 TL olan güllerin çiçekçilerde 200 TL’ye satıldığını söyleyen gül yetiştiricileri para kazanamamaktan dert yanarken, asıl parayı aracılar ve son tedarikçilerin kazandığını söyledi. Kırmızı rengi başta olmak üzere çeşit çeşit renkleri ile Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel günlerde insanların en çok tercih ettiği hediyeler arasında yer alan gül üreticiden 10-20 TL’ye alınırken, çiçekçilerde ise 150-200 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Gül üreticisi Mehmet Bolat seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan ürünlerde üreticiden çok aracı ve satıcının kazandığını belirtti. Yaklaşık 20 yıldır Antalya’da gül ve çeşitli çiçek türlerinin üretimini yaptığını belirten Bolat, "Kepez Aktoprak Mahallesi’nde üretim ile uğraşıyoruz. Açık ve kapalı alanda 2005 yalından bu yana da gül, papatya celbere, gileor, ayçiçeği üretimi yapıyoruz. Hepsine rağbet oluyor" dedi. "Yerli üretime bakan olmuyor" Özellikle Sevgililer Günü gibi özel günlerde rağbetin arttığını ancak ithal ürünler nedeniyle yerli üretime talebin düştüğünü belirten Bolat, "Sevgililer günü kış ayına denk geldiği için kök başından 2-3 dal kesebiliyoruz. Bahar aylarında ise Anneler Günü’nde Mayıs ayında bir kökten 5-6 dal kesiliyor. Hasadımız çoğalıyor, ama fiyat düşüyor. Her özel günde ithal ürün muhabbeti oluyor. Sevgililer Gününde bir dal ürün 50 TL’ye giderken, Anneler Günü’nde 20-30 TL’ye satabiliyoruz. Bu aylarda ithal ürün fazla geldiği için yerli üretimde fiyatımız düşüyor. Yerli üretim gülün 50 TL’ye satışı varken, ithal ürün geldiği zaman yerliye bakan olmuyor, ithal ürüne dönülüyor" ifadelerini kullandı. "İthal ürün yerlinin fiyatını düşürüyor" Vitrinlerde yerli üretimden çok ithal ürünlerin satışının tercih edilmesi nedeniyle kazanamadıklarını söyleyen Bolat, "Açık arttırma usulü kooperatif ile çalışıyoruz. Müşterinin arz ve talebine göre fiyat belirleniyor. İthal ürün geldiği zaman toptancılar bunlara yönelince bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Gümrük fiyatı ne kadar üreticiyi korumak için yüzde 45’e çıkarılmış olsa bile her türlü bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Bu sene bin TL’ye nakit olarak aldığımız kaliteli bir gübrenin çuval fiyatı 3-4 bin TL. Birçok üretici kiracı, bu sene dönümünü 100 bin TL’ye tuttuğu araziye, ikinci sene 150 bin TL peşin para isteniyor. Yer sahibi ‘İşine gelirse, ya tut ya çık’ diyor. Ben bu ürünü diktiğim zaman 7-8 sene hasat alıyorum. Bir yıl masraf yapıp çıkarsam komple zarardayız. Bir dönüme 5 bin fidan dikiliyor" ifadelerini kullandı. "Bir dal gül 10-20 TL’ye alınıyor" Yaklaşan Anneler Günü nedeniyle güle olan talebin artığını ancak kendilerinden 10-20 TL’ye alınan bir dal gülün çiçekçilerde 150-200 TL’ye satıldığını belirten Bolat, "Şu anda bir dal gülün bizden çıkışı 10-20 TL, bir çiçekçiye gittiğin zaman bu rakam en düşük 150-200 TL’yi buluyor. Gülün kalitesine, boyuna göre fiyatlar değişiyor. Şu anda bizde en kaliteli birinci sınıf 70 santimetre boyunda, 4 santimetre kelle çapında bir gülün bizden çıkışı 20 TL, gün geliyor 20 TL’ye, gün gelir sıfıra, günü gelir 50 TL’ye gider ürün. Ama bu rakam 200 TL oluyor. O dönemdeki müşterinin talebine ve yoğunluğuna göre bunun gibi fiyat değişikliği olabiliyor. Ama genel olarak piyasa bu şekilde. Anneler günü yaklaşmasına rağmen şu anda çok fazla bir talep yok. Mayıs ayına girmeden önce fiyat bile verilmiyordu. Kolilere nakliye ödüyorduk, bize zarar veriyordu. Şu anda ise küçük de olsa bir kıpırdama var. Dalı 10 ile 20 TL bandında alınıyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder