Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Göktaş: "Bu ay toplam 7,12 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırmaya başladık"
15 Mayıs 2026 Cuma - 09:30:07
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlara ve ailelerine ekonomik destek sağlamak amacıyla bu ay toplam 7,12 milyar lira tutarındaki ‘Evde Bakım Yardımı’nın hesaplara yatırılmaya başlandığını açıkladı. Bakan Göktaş, Bakanlık tarafından sunulan aile odaklı bakım hizmet modellerinden biri olan Evde Bakım Yardımı’nın 2006 yılında engelli bireylerin öncelikle aile yanında desteklenmeleri düşüncesiyle başlatıldığını belirtti. Göktaş, Evde Bakım Yardımı ile engellilerin yaşadığı ortamdan ayrılmadan ailesi veya yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasına ve güçlenmesine destek olduklarını ifade etti. "Halihazırda 518 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı’ndan yararlanıyor" Evde Bakım Yardımı ile bakıma ihtiyaç duyan tam bağımlı yakınlarının bakımını üstlenen vatandaşların desteklendiğini belirten Göktaş, "Halihazırda 518 bin vatandaşımız Evde Bakım Yardımı’ndan yararlanıyor. Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve aileleri için bu ay toplam 7,12 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nı hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 07:21
Gençlik ve Spor Bakanlığı 2 bin 610 personel alacak
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Bakanlık taşra teşkilatı birimlerinde istihdam edilmek üzere 2 bin 610 sözleşmeli personel alınacağını açıkladı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 02:15
Yeni kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin karar Resmi Gazete’de
Yeni kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün; yeni kurulan Sandıklı, Serik, Suşehri ve Ortaca ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesi teklifine ilişkin 13 Mayıs tarihli yazısı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca görüşüldü. Genel Kurul; Sandıklı ilçesinin Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Sandıklı Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin "Sandıklı, Hocalar ve Kızılören ilçeleri" olarak belirlenmesine, Serik ilçesinin Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Serik Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin "Serik ilçesi" olarak belirlenmesine, Suşehri ilçesinin Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Suşehri Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin "Suşehri, Akıncılar, Gölova, İmranlı ve Koyulhisar ilçeleri" olarak belirlenmesine, Ortaca ilçesinin Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Ortaca Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin "Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz ilçeleri" olarak belirlenmesine karar verdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun, yeni kurulan mahkemelerin yargı çevrelerini belirleyen Genel Kurul Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurulan Sandıklı, Serik, Suşehri ve Ortaca ağır ceza mahkemelerinin; ülkemize, milletimize ve yargı camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Adalet hizmetlerini daha hızlı, daha etkin ve daha erişilebilir kılmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır" dedi.
03 Mart 2026 Salı - 13:05
ATO Başkanı Baran: "Hırvatistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Avrupa Birliği’nin bir parçası olan Hırvatistan ile ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmeyi önemsediklerini belirterek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere koyduğu hedef doğrultusunda ticaret hacmimizi kısa vadede 2 milyar dolara, orta ve uzun vadede ise 5 milyar dolara yükseltmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Hırvatistan’ın Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovi, Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Büyükelçilik Müsteşarı Drazen Keser’in de yer aldığı görüşmede konuşan Baran, Türkiye ile Hırvatistan arasındaki ilişkilerin yalnızca ekonomik değil, siyasi, kültürel ve insani boyutlarıyla da güçlü bir zemine sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin Hırvatistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını ve NATO ile AB üyelik süreçlerinde destek verdiğini hatırlatan Baran, Avrupa Birliği’nin bir parçası olan Hırvatistan ile ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmeyi önemsediklerini dile getirdi. Baran, "2015 yılında 387 milyon dolar seviyesinde olan ticaret hacmimiz, 2025 yılı itibarıyla 1 milyar dolara yaklaştı. 2025 yılında Hırvatistan’a 700 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, 214 milyon dolar ithalat yaptık. Bu ivmeyi yeterli görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere koyduğu hedef doğrultusunda ticaret hacmimizi kısa vadede 2 milyar dolara, orta ve uzun vadede ise 5 milyar dolara yükseltmek için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin üretim ve dağıtım kapasitesi ile Hırvatistan’ın Avrupa Birliği iç pazarına erişim avantajı birleştiğinde, karşılıklı ticaretin ve bölgesel tedarik zincirlerinin çok daha güçlü bir yapıya kavuşacağına inanıyoruz" diye konuştu. Türk firmalarının Hırvatistan’daki yatırımlarının arttığını kaydeden Baran, "Türk firmalarının Hırvatistan’daki yatırımlarının arttığını memnuniyetle takip ediyoruz. Türk firmalarımızın ülkenizdeki yatırımlarının 400 milyon avro civarında olduğu belirtiliyor. Türk yatırımcılarımız bugün Hırvatistan’da turizmden inşaata, lojistikten enerjiye kadar çeşitli sektörlerde iş birliklerine imza atıyor. Bugüne kadar Hırvatistan’da Türk müteahhitlik firmalarınca üstlenilmiş projelerin toplam bedelinin 1,2 milyar dolar olduğu ifade ediliyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasında Ankara ekonomisi hakkında bilgi veren Baran, Hırvatistan ile Ankara’nın ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmek için her türlü çalışmayı yapmaya hazır olduklarını söyledi.
03 Mart 2026 Salı - 13:01
MHP lideri Bahçeli: "ABD’nin İsrail’in tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırganlığı dengeleri sakatlayacak mahiyettedir ve gayri meşrudur"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD’nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayr-i meşrudur. Bu saldırganlık gayr-i hukukidir" dedi.
03 Mart 2026 Salı - 12:31
AK Parti Sözcüsü Çelik: "(İstanbul’da öğretmenini öldüren öğrenci olayı) olay tüm boyutlarıyla incelenmektedir"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İstanbul’da bir lisemizde gerçekleşen lanetli bir saldırı sonucu öğretmenimiz Fatma Nur Çelik hayatını kaybetti. Olaya ilişkin ilgili kurumlarımız derhal soruşturma başlatmıştır, olay tüm boyutlarıyla incelenmektedir" dedi. Sözcü Çelik, İstanbul’da bir lisede 17 yaşındaki öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik olayına ilişkin açıklama yaptı. Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda olaya ilişkin soruşturma başlatıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "İstanbul’da bir lisemizde gerçekleşen lanetli bir saldırı sonucu öğretmenimiz Fatma Nur Çelik hayatını kaybetti. Çok üzgünüz. Olaya ilişkin ilgili kurumlarımız derhal soruşturma başlatmıştır, olay tüm boyutlarıyla incelenmektedir. Bu menfur saldırıyı gerçekleştiren cani hukuk önünde hesap verecektir. Fatma Nur öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun. Değerli ailesinin, tüm eğitim camiamızın ve milletimizin başı sağ olsun. Yaralanan öğrencimize ve öğretmenimize de acil şifalar diliyoruz."
03 Mart 2026 Salı - 12:03
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Şubat ayı enflasyonu, hava şartlarının etkisiyle artan gıda fiyatlarının öncülüğünde yüzde 2,96 olarak gerçekleşti"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Şubat ayı enflasyonu, hava şartlarının etkisiyle artan gıda fiyatlarının öncülüğünde yüzde 2,96 olarak gerçekleşmiş, yıllık enflasyon yüzde 31,53’e yükselmiştir" dedi. Yılmaz ayrıca, "Son dönemde bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelerin geçici nitelikteki etkilerini sınırlamaya yönelik çalışmalarımıza da ilgili tüm kurumlarımızla eşgüdüm içinde devam edeceğiz" açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, resmi sosyal medya hesaplarından şubat ayı enflasyonu ile ilgili açıklamada bulundu. Şubat ayı enflasyonunun hava şartlarının etkisiyle artan gıda fiyatlarının öncülüğünde yüzde 2,96 olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, yıllık enflasyonun da yüzde 31,53’e yükseldiğini bildirdi. Aynı zamanda Yılmaz, şubat ayı enflasyonunun 1,71 puanının, aylık bazda yüzde 6,89 artan gıda fiyatları kaynaklı olduğunu ifade etti. Öte yandan Yılmaz, enflasyonla mücadelenin sürdürüleceğini vurguladı. "Şubat ayı enflasyonu, hava şartlarının etkisiyle artan gıda fiyatlarının öncülüğünde yüzde 2,96 olarak gerçekleşti" Ekonomi programının temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı bir yaklaşımla yollarına devam ettiklerini belirten Yılmaz, "Şubat ayı enflasyonu, hava şartlarının etkisiyle artan gıda fiyatlarının öncülüğünde yüzde 2,96 olarak gerçekleşmiş, yıllık enflasyon yüzde 31,53’e yükselmiştir. Şubat ayı enflasyonunun 1,71 puanı, aylık bazda yüzde 6,89 artan gıda fiyatları kaynaklıdır. Buna rağmen hizmet kalemindeki fiyat artışı geçen aya göre zayıflayarak, yıllık bazda düşüş eğilimini sürdürmüştür. Temel mal enflasyonunda ise olumlu görünüm devam etmiş, geçen aya göre fiyat seviyesinde yüzde 1 oranında düşüş kaydedilmiş, yıllık temel mal enflasyonu yüzde 16,57’ye gerilemiştir" diye konuştu. "Enflasyonla mücadelemizi sürdüreceğiz" Cevdet Yılmaz, şunları kaydetti: "Yıllık enflasyonun baz etkisiyle sınırlı ve geçici artış göstermesi; mevsim şartları kaynaklı bir gelişme olup, dezenflasyon programımızın ana istikametini değiştiren nitelikte değildir. Mevsimsel şartların aylık bazda olumsuz etkileri olsa da, yıllık bazda gıda ve enerji kanalı ile olumlu etkide bulunması öngörülmektedir. Bütüncül bir yaklaşımla yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politikamızın yanı sıra; sosyal konut, gıda, lojistik ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda hayata geçirdiğimiz arz yönlü adımlarımızla enflasyonla mücadelemizi sürdüreceğiz. Son dönemde bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelerin geçici nitelikteki etkilerini sınırlamaya yönelik çalışmalarımıza da ilgili tüm kurumlarımızla eşgüdüm içinde devam edeceğiz."
03 Mart 2026 Salı - 12:02
Bakan Fidan'dan savaş açıklaması: "Vatandaşlarımızdan ölü veya yaralı yok"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz. Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok" dedi.
03 Mart 2026 Salı - 11:53
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
03 Mart 2026 Salı - 11:49
MHP Genel Başkanı Bahçeli: İran’a yapılan mütehakkim ve mütecaviz saldırıları hiç tereddütsüz kınıyorum"
MHP Genel Başkanı Devlet Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.- "Afganistan ile Pakistan arasındaki çatışmaların son bulmasını, küresel güçlerin dolduruşuna gelerek ilerletilen savaş ve çatışmaların yerini barış ve sükûnet ortamına bırakmasını içtenlikle diliyorum" ANKARA (İHA) - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD’nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayri meşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Grup Toplantısı’nda konuştu.MHP lideri Bahçeli, günümüz dünyasında kriz, kaos ve karmaşa halinin dünyanın üzerine adeta karabasan gibi çöktüğünü ve körüklenen istikrarsızlık ateşinin yalnızca coğrafyalarının bacasını sarmakla kalmadığını ve geleceği de aşırılaşmış risk ve tehlikelerle kundaklamaya başladığını dile getirdi."ABD’nin İsrail’in tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırganlığı dengeleri sakatlayacak mahiyettedir ve gayri meşrudur"Bölgesel ve küresel tansiyonun çok yükseldiği bir dönemde Türkiye olarak sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmesinin politik ve diplomatik tutum tercihi olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Böylesi alacakaranlık dönemlerde duygusal tepkilere, duyumsal tepkimelere itibar ve ihtimam gösterilmemesi devlet ve millet aklının müşterek hassasiyeti olmalıdır. Bu kapsamda etrafında dolaştığımız asıl mevzumuzun tam ağırlık merkezine geldiğimiz takdirde mahut sıcak gelişmeler karşısındaki yorum ve değerlendirmelerimizi aklıselim bir siyasi ve ahlaki çerçevede yapmamız kaçınılmazdır. ABD’nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayri meşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir. Bu saldırganlık gayri ahlakidir. Uluslararası hukuku takan ve tanıyan yoktur. Dünyada orman kanunlarının geçerli olmadığını iddia edecek bir akıl ve mantık sahibi hiç kimseden bahsedilemeyecektir. Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor; anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın olunduğu iddia ediliyordu?" ifadelerine yer verdi."Tahran yönetimi evvelemirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır"İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in üst düzey görevli siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken İsrail’in saldırması sonucu hayatını kaybetmesini alçaklık olarak nitelendiren Genel Başkan Bahçeli, "Casuslar İran’ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte, ite ite ABD’yi İran’a saldırtmıştır. Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kurulmuştur. Hamaney’in ölümünden sonra MOSSAD ajanlarının yıkıntılar altındaki anlık görüntüleri kayda alarak Netenyahu’nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir? İran’ın üst yönetimi ile askeri ve stratejik alt yapısı hedef alınmıştır. Tahran yönetimi evvelemirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır. Buradaki amacım ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yaptığı saldırıları detaylarıyla anlatmak değildir. Maksadımız, komşumuz İran’ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir" diye konuştu."Komşu ülkemiz İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak imkansızdır"İran’a gerçekleştirilen saldırıların ardından iç cephenin önemi, milli birlik ve dayanışmanın değerinin çok daha iyi anlaşıldığı ve açıklığa kavuştuğunu belirten Bahçeli, "Komşu ülkemiz İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkânsız, hem de izansızlıktır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK’nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler, çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz? Vatan ve millet sevgisi konusunda, milli birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler, nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz? İç cephemiz sarsılırsa sağımızın solumuzun zehirli haşeratlarla dolacağını merak ediyorum, ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz?" açıklamasında bulundu."Ölümden öte köy yoktur"MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türk milletinin nerede bir haksızlık varsa karşısında durması ve nerede hukuksuzluk varsa itiraz etmesinin şanı ve şerefinin gereğinden dolayı olduğuna vurgu yaparak, "Gerek Tel Aviv medyası, gerekse İsrail eski Başbakanı Bennett şu iddialarda bulunmuş; ‘Türkiye yeni İran’dır.’ İsrail’in cani Başbakanı; ‘hem Şii hem Sünni eksen tarafından tehdit altındayız’ açıklamasıyla şer korosuna katılmış. Bir başka Türk ve Türkiye düşmanı Rubin ise ‘Ankara 2036’da, Tahran 2026’daki gibi olacak mı?’ diye sorgulamış. ABD’nin bir emekli albayı ise ‘İran’dan sonra sıra Türkiye’de’ diye zırvayı hezeyanla perçinlemiş. Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazandı, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir. Diyorum ki, ölümden öte köy yoktur, zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız tarihi ve manevi hakikat, aynısıyla da farz-ı ayndır" dedi.Konuşmasında, İran’ın dini lideri Hamaney ile birlikte hayatını kaybetmiş bütün isimlere Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz eden Bahçeli, İran halkına sabır ve baş sağlığı dilemeyi de ihmal etmedi."Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir"Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmaların son bulması, anlaşmasızların karşılıklı mutabakatla sonlandırılmasını temenni eden Bahçeli, "Coğrafyamızın her tarafında barış hakim olmalıdır. Savaşın kazananı yoktur, barışın kazananı ise çoktur. Dünyaya hakim ve hadim olması gereken tek gerçek barıştır. Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışmaya, ABD-İsrail ortaklığının İran ile savaşına mutlak surette barışçıl çözüm stratejileriyle doğrudan müdahale edilmelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir. Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmaz, olamaz. Barışmak yerine savaşmak cinayettir. Bu cinayete ortak olmak istemeyen her ülke barışçıl emel ve hedefler etrafında birleşmeli, sözleşmeli ve el ele vermelidir" ifadelerini kullandı.Bahçeli, İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğini, hangi etnik veya mezhebi gruba mensup olursa olsun İran halkının mensubiyet onuruyla tarihi, hukuki ve ahlaki mükellefiyetin gereğini yerine getirmesi gerektiğini de kaydetti."Anayurt politiğinin önünü açacak Terörsüz Türkiye hedefidir"Asırlar süren yerleşimden sonra Osmanlı Devleti’nin küçülmeye başladığı dönemde de Anadolu’nun asla terk edilmeyecek bir anayurt olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Bu anayurt politiğinin önünü açacak Terörsüz Türkiye hedefidir. İstiklal Savaşımızın stratejisi, bizi Anadolu’dan atmak ve dar bir alana sıkıştırmak isteyen müstevli güçlere karşı yine öncelikle Anadolu’nun kurtulması olmuştur. Bu itibarla; Bunca mücadelenin sonunda kurulan Cumhuriyetimiz ve siyasi başkentimiz Ankara bin yıllık Anadolu’daki Türk jeopolitiğinin hem gereği, hem muhteşem anısı, hem de mükâfatıdır" değerlendirmesinde bulundu."Ankara, çizilen milli coğrafyanın yönetim merkezidir"Tarihin, yanlış zamanda doğru adım atanlarla, doğru zamanda yanlış adım atanları yaşadığı hezimetlere ve yıkımlara şahitlik ettiğini aktaran Bahçeli, "Kültürel anılarımızın hala taze olduğu, beşeriyetimizin hala yaşamaya devam ettiği bu topraklar ve insanlar ile bir gün yeniden kucaklaşma hayalini kurmak çok değerlidir ve tutkumuzdur. Ancak sanki hiç kaybedilmemiş gibi davranarak bir devletin siyasi ve felsefi sıklet merkezini hayali noktalar üzerinden okuyup değiştirmeye çalışmak başka bir şeydir. Bu nedenle, ‘yurtta sulh cihanda sulh’ kavramını ikame eden yeni jeopolitik pergelin, başkentimiz Ankara’ya konmasıyla doğmuş olmasına bağlamak tarihin akışına etki etmiştir. Unutmayalım ki Ankara, yeni devletimizin ilan edilmesinden 42 ay önce bu jeopolitiğin merkezi haline gelerek Kurtuluş Savaşı’nın yönetimini üstlenmiştir. Türk milleti politikasını, coğrafyasından önce oluşturmuştur. Ankara, yepyeni Türk devletinin etki ve kapsama çemberini belirlemek üzere, pergel ucunun, Ulus’taki Millet Meclisi kürsüsüne batırılmasıyla çizilen milli coğrafyanın yönetim merkezidir" ifadelerine yer verdi."Öncelikle müdafaa edeceğimiz Türkiye’nin güvenliği, bekası, iç barış ve huzur ortamıdır, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle yapmak istediğimiz de budur"Başkent Ankara’nın yalnızca yönetim merkezi olmadığını aynı zamanda Anadolu jeopolitiğinin gerçeğinden doğmuş stratejik bir merkez de olduğunu belirten Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:"Tarihin derinlerinden beslenen ve ders çıkartan devlet ve yönetim aklının da merkezidir. Varlığı ve sürekliliği hem bugünümüzün ve gerçeğimizin, hem de hayallerimizin ve hedeflerimizin devamı mahiyetinde, aynısıyla da teminatıdır. Şartlar bir gün başka coğrafyaları yönetme imkânı verirse o anın koşullarına göre yeni bir jeopolitik oluşturma fırsatı doğabilir. Bugünkü gerçekler bize istesek de, istemesek de, hesaplarımızı ve adımlarımızı başka başkentlerden bakarak çözme imkanı vermemektedir. Biz yeryüzüne Ankara’dan bakmak zorundayız. Başka başkentlerin veya merkezlerin çekim alanına kapılarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır. Ankara’nın ve Türkiye’nin güvenliği her şeyin önünde ve üstündedir. Türkiye mevcut ağırlığıyla bölgesindeki mazlumların güvencesidir. Türkiye’nin varlığı onların umut adası demektir. Ne var ki önce düşüneceğimiz, öncelikle müdafaa edeceğimiz Türkiye’nin güvenliği, bekası, iç barış ve huzur ortamıdır. İşte ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle yapmak istediğimiz de tam budur. Dünya’ya Ankara’dan bakmaktan, milli birlik ve kardeşliğimizi gözü kara biçimde savunmaktan başka seçeneğimiz yoktur."
03 Mart 2026 Salı - 11:35
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in katledilmesi tam anlamıyla alçaklıktır"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD’nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayri meşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Grup Toplantısı’nda konuştu.MHP lideri Bahçeli, günümüz dünyasında kriz, kaos ve karmaşa halinin dünyanın üzerine adeta karabasan gibi çöktüğünü ve körüklenen istikrarsızlık ateşinin yalnızca coğrafyalarının bacasını sarmakla kalmadığını ve geleceği de aşırılaşmış risk ve tehlikelerle kundaklamaya başladığını dile getirdi."ABD’nin İsrail’in tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırganlığı dengeleri sakatlayacak mahiyettedir ve gayri meşrudur"Bölgesel ve küresel tansiyonun çok yükseldiği bir dönemde Türkiye olarak sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmesinin politik ve diplomatik tutum tercihi olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Böylesi alacakaranlık dönemlerde duygusal tepkilere, duyumsal tepkimelere itibar ve ihtimam gösterilmemesi devlet ve millet aklının müşterek hassasiyeti olmalıdır. Bu kapsamda etrafında dolaştığımız asıl mevzumuzun tam ağırlık merkezine geldiğimiz takdirde mahut sıcak gelişmeler karşısındaki yorum ve değerlendirmelerimizi aklıselim bir siyasi ve ahlaki çerçevede yapmamız kaçınılmazdır. ABD’nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayri meşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir. Bu saldırganlık gayri ahlakidir. Uluslararası hukuku takan ve tanıyan yoktur. Dünyada orman kanunlarının geçerli olmadığını iddia edecek bir akıl ve mantık sahibi hiç kimseden bahsedilemeyecektir. Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor; anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın olunduğu iddia ediliyordu?" ifadelerine yer verdi."Tahran yönetimi evvelemirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır"İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in üst düzey görevli siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken İsrail’in saldırması sonucu hayatını kaybetmesini alçaklık olarak nitelendiren Genel Başkan Bahçeli, "Casuslar İran’ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte, ite ite ABD’yi İran’a saldırtmıştır. Müzakereler kisvesiyle İran’a tuzak kurulmuştur. Hamaney’in ölümünden sonra MOSSAD ajanlarının yıkıntılar altındaki anlık görüntüleri kayda alarak Netenyahu’nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir? İran’ın üst yönetimi ile askeri ve stratejik alt yapısı hedef alınmıştır. Tahran yönetimi evvelemirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır. Buradaki amacım ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yaptığı saldırıları detaylarıyla anlatmak değildir. Maksadımız, komşumuz İran’ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir" diye konuştu."Komşu ülkemiz İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak imkansızdır"İran’a gerçekleştirilen saldırıların ardından iç cephenin önemi, milli birlik ve dayanışmanın değerinin çok daha iyi anlaşıldığı ve açıklığa kavuştuğunu belirten Bahçeli, "Komşu ülkemiz İran’ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkânsız, hem de izansızlıktır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK’nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler, çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz? Vatan ve millet sevgisi konusunda, milli birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler, nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz? İç cephemiz sarsılırsa sağımızın solumuzun zehirli haşeratlarla dolacağını merak ediyorum, ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz?" açıklamasında bulundu."Ölümden öte köy yoktur"MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türk milletinin nerede bir haksızlık varsa karşısında durması ve nerede hukuksuzluk varsa itiraz etmesinin şanı ve şerefinin gereğinden dolayı olduğuna vurgu yaparak, "Gerek Tel Aviv medyası, gerekse İsrail eski Başbakanı Bennett şu iddialarda bulunmuş; ‘Türkiye yeni İran’dır.’ İsrail’in cani Başbakanı; ‘hem Şii hem Sünni eksen tarafından tehdit altındayız’ açıklamasıyla şer korosuna katılmış. Bir başka Türk ve Türkiye düşmanı Rubin ise ‘Ankara 2036’da, Tahran 2026’daki gibi olacak mı?’ diye sorgulamış. ABD’nin bir emekli albayı ise ‘İran’dan sonra sıra Türkiye’de’ diye zırvayı hezeyanla perçinlemiş. Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazandı, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir. Diyorum ki, ölümden öte köy yoktur, zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız tarihi ve manevi hakikat, aynısıyla da farz-ı ayndır" dedi.Konuşmasında, İran’ın dini lideri Hamaney ile birlikte hayatını kaybetmiş bütün isimlere Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz eden Bahçeli, İran halkına sabır ve baş sağlığı dilemeyi de ihmal etmedi."Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir"Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmaların son bulması, anlaşmasızların karşılıklı mutabakatla sonlandırılmasını temenni eden Bahçeli, "Coğrafyamızın her tarafında barış hakim olmalıdır. Savaşın kazananı yoktur, barışın kazananı ise çoktur. Dünyaya hakim ve hadim olması gereken tek gerçek barıştır. Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışmaya, ABD-İsrail ortaklığının İran ile savaşına mutlak surette barışçıl çözüm stratejileriyle doğrudan müdahale edilmelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir. Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmaz, olamaz. Barışmak yerine savaşmak cinayettir. Bu cinayete ortak olmak istemeyen her ülke barışçıl emel ve hedefler etrafında birleşmeli, sözleşmeli ve el ele vermelidir" ifadelerini kullandı.Bahçeli, İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğini, hangi etnik veya mezhebi gruba mensup olursa olsun İran halkının mensubiyet onuruyla tarihi, hukuki ve ahlaki mükellefiyetin gereğini yerine getirmesi gerektiğini de kaydetti."Anayurt politiğinin önünü açacak Terörsüz Türkiye hedefidir"Asırlar süren yerleşimden sonra Osmanlı Devleti’nin küçülmeye başladığı dönemde de Anadolu’nun asla terk edilmeyecek bir anayurt olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Bu anayurt politiğinin önünü açacak Terörsüz Türkiye hedefidir. İstiklal Savaşımızın stratejisi, bizi Anadolu’dan atmak ve dar bir alana sıkıştırmak isteyen müstevli güçlere karşı yine öncelikle Anadolu’nun kurtulması olmuştur. Bu itibarla; Bunca mücadelenin sonunda kurulan Cumhuriyetimiz ve siyasi başkentimiz Ankara bin yıllık Anadolu’daki Türk jeopolitiğinin hem gereği, hem muhteşem anısı, hem de mükâfatıdır" değerlendirmesinde bulundu."Ankara, çizilen milli coğrafyanın yönetim merkezidir"Tarihin, yanlış zamanda doğru adım atanlarla, doğru zamanda yanlış adım atanları yaşadığı hezimetlere ve yıkımlara şahitlik ettiğini aktaran Bahçeli, "Kültürel anılarımızın hala taze olduğu, beşeriyetimizin hala yaşamaya devam ettiği bu topraklar ve insanlar ile bir gün yeniden kucaklaşma hayalini kurmak çok değerlidir ve tutkumuzdur. Ancak sanki hiç kaybedilmemiş gibi davranarak bir devletin siyasi ve felsefi sıklet merkezini hayali noktalar üzerinden okuyup değiştirmeye çalışmak başka bir şeydir. Bu nedenle, ‘yurtta sulh cihanda sulh’ kavramını ikame eden yeni jeopolitik pergelin, başkentimiz Ankara’ya konmasıyla doğmuş olmasına bağlamak tarihin akışına etki etmiştir. Unutmayalım ki Ankara, yeni devletimizin ilan edilmesinden 42 ay önce bu jeopolitiğin merkezi haline gelerek Kurtuluş Savaşı’nın yönetimini üstlenmiştir. Türk milleti politikasını, coğrafyasından önce oluşturmuştur. Ankara, yepyeni Türk devletinin etki ve kapsama çemberini belirlemek üzere, pergel ucunun, Ulus’taki Millet Meclisi kürsüsüne batırılmasıyla çizilen milli coğrafyanın yönetim merkezidir" ifadelerine yer verdi."Öncelikle müdafaa edeceğimiz Türkiye’nin güvenliği, bekası, iç barış ve huzur ortamıdır, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle yapmak istediğimiz de budur"Başkent Ankara’nın yalnızca yönetim merkezi olmadığını aynı zamanda Anadolu jeopolitiğinin gerçeğinden doğmuş stratejik bir merkez de olduğunu belirten Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:"Tarihin derinlerinden beslenen ve ders çıkartan devlet ve yönetim aklının da merkezidir. Varlığı ve sürekliliği hem bugünümüzün ve gerçeğimizin, hem de hayallerimizin ve hedeflerimizin devamı mahiyetinde, aynısıyla da teminatıdır. Şartlar bir gün başka coğrafyaları yönetme imkânı verirse o anın koşullarına göre yeni bir jeopolitik oluşturma fırsatı doğabilir. Bugünkü gerçekler bize istesek de, istemesek de, hesaplarımızı ve adımlarımızı başka başkentlerden bakarak çözme imkanı vermemektedir. Biz yeryüzüne Ankara’dan bakmak zorundayız. Başka başkentlerin veya merkezlerin çekim alanına kapılarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane yaratacaktır. Ankara’nın ve Türkiye’nin güvenliği her şeyin önünde ve üstündedir. Türkiye mevcut ağırlığıyla bölgesindeki mazlumların güvencesidir. Türkiye’nin varlığı onların umut adası demektir. Ne var ki önce düşüneceğimiz, öncelikle müdafaa edeceğimiz Türkiye’nin güvenliği, bekası, iç barış ve huzur ortamıdır. İşte ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle yapmak istediğimiz de tam budur. Dünya’ya Ankara’dan bakmaktan, milli birlik ve kardeşliğimizi gözü kara biçimde savunmaktan başka seçeneğimiz yoktur."
03 Mart 2026 Salı - 11:31
Bakan Bolat: "Şubat ayında ihracatımız yüzde 1,6’lık artış ile 21,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir"
Bakan Bolat: "Şubat ayında ihracatımız yüzde 1,6’lık artış ile 21,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir"
03 Mart 2026 Salı - 11:14
Bakan Şimşek: "Şubatta aylık enflasyon yüzde 2,96 gerçekleşti"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Şubatta aylık enflasyon yüzde 2,96 gerçekleşti. Gıda fiyatlarının uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artması, yıllık enflasyonda geçici bir yükselişe neden oldu. Temel mal enflasyonu yüzde 16,6’ya geriledi" dedi. Bakan Şimşek, resmi sosyal medya hesabı üzerinden Şubat’ta aylık enflasyonun yüzde 2,96 gerçekleştiğini duyurdu. Gıda fiyatlarının uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artması, yıllık enflasyonda geçici bir yükselişe neden olduğunu belirten Şimşek, temel mal enflasyonunun yüzde 16,6’ya gerilediğini açıkladı. Aynı zamanda Şimşek, katılığın yüksek olduğu hizmet enflasyonunun ise son 47 ayın en düşük seviyesi olan yüzde 40’ın altına indiğini bildirdi. "Şubatta aylık enflasyon yüzde 2,96 gerçekleşti" Bakan Şimşek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Şubatta aylık enflasyon yüzde 2,96 gerçekleşti. Gıda fiyatlarının uzun dönem ortalamasının oldukça üzerinde artması, yıllık enflasyonda geçici bir yükselişe neden oldu. Temel mal enflasyonu yüzde 16,6’ya geriledi. Katılığın yüksek olduğu hizmet enflasyonu ise son 47 ayın en düşük seviyesi olan yüzde 40’ın altına indi. Bu görünüm enflasyonda aşağı yönlü eğilimin sürdüğüne işaret ediyor. Son iki ayda gıda fiyatlarında görülen yüksek artışların, önümüzdeki dönemde hava şartlarına bağlı olarak telafi edilmesini bekliyoruz. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan petrol fiyatlarının enflasyon etkisini sınırlandırmak üzere çalışıyoruz. Dezenflasyon sürecinin devamı için tüm politika araçlarımızı eşgüdüm içinde kullanıyoruz."
03 Mart 2026 Salı - 11:13
Başkent’in son bakır ustalarından Aytekin Küçük: "Bakıra talep çok ama yetişecek çırak yok"
Başkent’te yaklaşık 50 yıldır kalay ve bakır ustalığı yapan Aytekin Küçük, mutfakta kullanımı sağlıklı olduğu için bakıra talebin artmasıyla mesleğin ‘altın çağını’ yaşadığını ancak yetişecek çırak olmadığı için mesleğin bitme noktasına geldiğini ifade etti. Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Kale Mahallesi’nde kalaycılık ve bakırcılık mesleğini yaklaşık 50 yıldır icra eden Aytekin Küçük, baba mesleğini büyük bir işçilikle devam ettiriyor. Sağlıklı olduğu için mutfakta bakır kullanımının artmasıyla bakırcılık, en parlak dönemlerinden birini yaşıyor. Bakıra ve kalaya talebin artmasına rağmen çırak yetişmediği için bu meslek, kaybolmakta olan meslekler arasında yer alıyor. "Ustam, ölçü kullanmadan bakır yapacak kadar ustaydı" Baba mesleği olan kalaycılık mesleğine çocukluk yıllarında amcaları sayesinde başlayan kalay ustası Aytekin Küçük, "Belli bir zamana kadar çalıştıktan sonra amcam, ‘Seni başka birinin yanına verelim. Burada sadece kalaycılık öğreniyorsun’ dedi. Karşımızdaki dükkanda Kıvırcık Dursun diye çok değerli bir ustamız vardı. O, bu çarşıdaki çoğu ustanın ustasıdır. Amcam beni o ustanın yanına verdi ve orada çalışmaya başladım. Çok sinirliydi, yanında çalışılmıyor, bağırıyor ve haftanın üç günü sopayla dövüyordu. Ama onun yanında çalıştığım için gurur duyuyorum. Ondan dürüst işçilik, bakırcılık, kalaycılık, nikelaj ve parlatma öğrendim. Onun sayesinde el becerim çok gelişti. Ölçü kullanmadan bakır yapacak kadar ustaydı" dedi. "Koca Ankara’da bu mesleği yapan üç dört kişi kaldık" Kalaycılık mesleğinin tükenmekte olduğunu ve yeni ustaların artık çıkmadığını söyleyen Küçük, "Şu an bu meslek altın çağını yaşıyor. Biri gelse, öğrense biz de gurur duyarız. Koca Ankara’da üç dört kişi kaldık, beşincisi yok. Yapabilecek kapasitede adam da yok. Öğrenmiş olsalar meslek altın bilezik, her zaman kazanır. Parasız kalmazsın, bir şey üretir, yapar, bunu satar, cebine para girer ve çoluğunu çocuğunu geçindirir. Ama biri heveslenerek geliyor, ‘kaç para veriyorsun, kaçta başlayıp kaçta çıkacağım, cumartesi pazar tatil mi’ diye soruyor. Çıraklığımda gece yarılarına kadar çalıştığım zamanlar oldu. Biz bilmez miydik eve gitmeyi" diye konuştu. "Çoğu lokanta bakır kullanmaya başladı çünkü lezzet farkını gördüler" Mesleğin göründüğü kadar kolay olmadığı ve belli aşamaları olduğunu belirten Küçük, "Bakır, yer altından çıkan bir maden, kalay da yer altından çıkan bir maden. Ama sağlıklı. Herkes bunu bilmiyor, çoğu kişi kullanmıyor ve bakırın ne olduğunu bilmiyor. Mesela hepimizin evinde bulaşık makinesi var. Bulaşıklar yıkandıktan sonra koy bir leğen suya durula, bak nasıl köpük akıyor. Bu bakırı bulaşık makinesine koy, kendini karartır ama kesinlikle kalayını çıkaramaz. Sağlıklı olduğu için. İkisi de yer altından çıkan maden. O kadar sağlıklı. Eski adamlar mesela 100 yaşına kadar yaşıyorlar. Mesela köylerde adamlar bastonlarla yolda yürüyemiyor ama yine de sağlıklı. Ama bizim buradakiler de öyle sağlıklı değil. Yediğimiz doğal bir şey yok. Zaten çoğu lokantalar bile bakıra döndü. Niye? Lezzet farkını yakaladılar" şeklinde konuştu.
03 Mart 2026 Salı - 11:02
Bakan Şimşek: "Son iki ayda gıda fiyatlarında görülen yüksek artışların, önümüzdeki dönemde hava şartlarına bağlı olarak telafi edilmesini bekliyoruz. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan petrol fiyatlarının enflasyon etkisini sınırlandırm
Bakan Şimşek: "Son iki ayda gıda fiyatlarında görülen yüksek artışların, önümüzdeki dönemde hava şartlarına bağlı olarak telafi edilmesini bekliyoruz. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan petrol fiyatlarının enflasyon etkisini sınırlandırmak üzere çalışıyoruz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder