Yerel Haberler
Ankara
Sincan Belediyesi’nden Ramazan’a özel etkinlikler
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:20 Sincan Belediyesi’nden Ramazan’a özel etkinlikler Sincan Belediyesi, Ramazan ayına özel etkinlik takvimi hazırladı. Program kapsamında Aşık ile Maşuk ve Hacivat-Karagöz gölge oyunu sahnelenirken, bir dizi konser de vatandaşlarla buluşacak. 27 Şubat’taki ilk etkinlikte Şef Dr. Öğr. Üyesi Anıl Mert yönetiminde düzenlenecek konserde ‘İrfan Türküleri’ seslendirilecek. Ramazan’ın manevi atmosferine uygun eserlerin yer alacağı konserlerin mart ayında da devam edeceği açıklandı. 6 Mart’ta Doç. Dr. Mustafa Asım Akkuş şefliğindeki konser sanatseverlerle buluşacak. 13 Mart’ta düzenlenecek bir diğer konser Şef Prof. Dr. Mehmet Tıraşçı yönetiminde gerçekleşecek. Ramazan konserleri, Lale Konferans ve Tiyatro Salonu’nda saat 20.00’de başlayacak. "İftar sonrası huzur dolu akşamlarda vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz" Ramazan’ın manevi huzurunda vatandaşlarla bir araya geldiklerini belirten Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, "Ramazan konserleri ile gönüllerimizi aynı ezgide buluşturuyor, iftar sonrası huzur dolu akşamlarda vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Bu mübarek ayda Ramazan’ın huzurunu birlikte yaşayalım" ifadelerine yer verdi. Çocuklara özel Hacivat-Karagöz gösterisi Ramazan etkinlikleri kapsamında geleneksel Türk tiyatrosunun karakterlerinden Hacivat ile Karagöz, Aşık ile Maşuk, kukla gösterileri ve yarışmalar çocuklarla buluşacak. Gösteri, 28 Şubat Cumartesi günü saat 13.00 ve 15.00’te Lale Konferans ve Tiyatro Salonu’nda sahnelenecek.
Çankaya Belediyesi mahallenin içine cezaevi yapıyor
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:41 Çankaya Belediyesi mahallenin içine cezaevi yapıyor Çankaya Belediyesi’nin mahkumları topluma kazandırmak adına Seyranbağları Mahallesi’nde yer alan özel kız yurdunun yerine cezaevi yapmayı planladığı açıklandı. Ankara’nın Çankaya ilçesi Seyranbağları Mahallesi’nde Seyranbağları İlkokulu ile sınırı olan eski bir özel kız yurdunu Çankaya Belediyesi’nin mahkumların istihdamı için 100 kişilik Açık Ceza İnfaz Kurumu’na dönüştürmeyi planladığı ve ihalenin tamamlandığı belirtildi. Projeden tesadüfen haberdar olan bölge halkı, çocukların güvenliğini düşündüklerini ve hukuki usulsüzlükler yapıldığını belirterek, kararın iptalini istedi. Konuyla ilgili bölge halkı ve Çankaya Belediyesi yetkilileri tarafından toplantı yapıldığı öğrenildi. Mahalle sakinleri, belediyenin personel ihtiyacı olduğu ve binanın kirasının ucuz olduğu için söz konusu binayı tercih ettiğini, mahkum istihdamını desteklediklerini fakat belediyenin yer seçiminin uygun olmadığını dile getirdiler. "Bu işten haberimiz olmadı" Mahkum evinin kötü bir yerde olduğunu ve tedirgin olduklarını belirten bir vatandaş, "Adalet Bakanlığı ve Çankaya Belediyesi hükümlülerin ıslahı ile ilgili ortak proje kapsamında bir protokol yapmışlar. Öncelikle bizim bu işten haberimiz olmadı. Protokol imzalandıktan sonra mahalle sakinlerinin haberi oldu. Ama yeriyle ilgili ciddi problem var. Etraftaki komşulara bu iş ifşa oldu, artık bu biliniyor. Mahallemiz çok tedirgin oldu. İlkokula ve liseye 50 metre mesafede olan bir mahalle seçilmiş" diye konuştu. "Çocuklarımızı nasıl koruyacağımızı bilmiyoruz" Mahalle sakinleri olarak mahkum evine dönüştürülecek olan bina ile çok yakın mesafede olduklarını ifade eden mahalle sakinlerinden Mine Yıldırım ise, "Yan binamız önceden erkek yurduydu, sonra kız yurduna döndü. Dün de öğrendiğimize göre Adalet Bakanlığı ile Çankaya Belediyesi bir protokolle mahkumları topluma kazandırmak için burayı konaklama yeri olarak düşünmüş ve apartman sakinleri olarak dip dibe olduğumuz için çok rahatsızız. Kimlerin geldiğini, hangi mahkumların ne amaçla geldiklerini bilmiyoruz. Biz çocuklarımızı, kendimizi burada nasıl koruyacağımızı bilmiyoruz" şeklinde konuştu. "İlk düşündüğüm şey çocuklar oldu" Bu olayı duyduktan sonra gerekli tepkiyi göstermek için mahalleli ile ortak hareket ettiklerini belirten 50. Yıl Şehit Uhud Kadir Işık Anadolu Lisesi Müdürü İlknur Dinçay, "Birdenbire yurt boşaltılmaya başlandı. Aynı zamanda yurdun etrafı çevrelendi. Bir izolasyon çalışması gördük ama ne olduğunu öğrenemedik. Sonra öğrendik ki belediye, mahkumlar için kiralamış. Endişelendim. İlk düşündüğüm şey çocuklar oldu. Benim öğrencilerimin hepsi genç ve delikanlı. Okula yürüyerek gelip gidiyorlar. Bu yolu da kullanıyorlar. Endişem, herhangi bir mahkumla diyalog kurma ortamları olur diye. Hepsi benim evladım" ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar: "TPAO’nun 1 milyar dolarlık 5 yıl vadeli sukuk ihracını başarıyla tamamladık"
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:13 Bakan Bayraktar: "TPAO’nun 1 milyar dolarlık 5 yıl vadeli sukuk ihracını başarıyla tamamladık" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "TPAO’nun 1 milyar dolarlık 5 yıl vadeli sukuk ihracını başarıyla tamamladık. bu tarihi işlem, ülkemizde bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük şirket kaynaklı sukuk ihracı" dedi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) 1 milyar dolarlık 5 yıl vadeli sukuk ihracını başarıyla tamamladığını bildirdi. Bayraktar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "TPAO’nun 1 milyar dolarlık 5 yıl vadeli sukuk ihracını başarıyla tamamladık. Başlangıç hedefinin tam 7,3 katı yani 5,5 milyar dolarlık talep gören bu tarihi işlem, hem ülkemizde bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük şirket kaynaklı sukuk ihracı hem de bir KİT tarafından yapılan ilk işlem olarak kayıtlara geçti. Avrupa’dan Körfez’e, Asya’dan Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada tam 165 uluslararası yatırımcı kuruluşun katılımıyla sağlanan bu talep derinliği, Türkiye’nin enerji vizyonuna, Sakarya Gaz Sahası ve Gabar projelerimize duyulan güvenin göstergesidir. Yüzde 6,30 fiyatlamayla sonuçlanan ve başlangıçta 750 milyon dolar olarak planlanıp gelen yoğun ilgi üzerine 1 milyar dolara çıkarılan bu ihraç, TPAO’nun küresel sermaye piyasalarındaki konumunu da perçinlemiştir. Millî enerji hamlemiz kapsamında yürüttüğümüz dev projelerimize alternatif finansman kaynakları oluşturarak ülkemizin değerine değer katmaya devam edeceğiz."
Şubat ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı
26 Şubat 2026 Perşembe - 09:37 Şubat ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, şubat ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek, "Bu kapsamda bugüne kadar 859 bin 775 annenin hesabına 12 milyar 77 milyon liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ilan edilen Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini hatırlatarak, bu kapsamda 1 ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık 1500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti. Göktaş, iki, üç ve üzeri 510 bin 924 çocuk için düzenli ödeme yapıldığını da vurguladı. Aile Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, "Bu kapsamda şubat ayı doğum yardımı ödemelerini bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 859 bin 775 annenin hesabına 12 milyar 77 milyon liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması aracılığıyla ulaşılabileceğini bildirdi. Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini hatırlattı.
Hocalı katliamı 34. yıl dönümünde Kızılcahamam’da dualarla anıldı
26 Şubat 2026 Perşembe - 09:36 Hocalı katliamı 34. yıl dönümünde Kızılcahamam’da dualarla anıldı Kızılcahamam Belediyesi ve Azerbaycan Büyükelçiliği iş birliğiyle, Hocalı Özel Anıt Müzesi’nde Hocalı Katliamı’nın 34. yılı anma programı düzenlendi. Program, saygı duruşu ve Türkiye ile Azerbaycan milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan dualarla Hocalı şehitleri bir kez daha rahmetle yâd edildi. Törende konuşan Belediye Başkanımız Süleyman Acar, "Bugün burada, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Hocalı Katliamı’nın 34. yıl dönümünde, yüreğimizde hâlâ taze olan bir acıyı paylaşmak için bir aradayız. 26 Şubat 1992 gecesi Hocalı’da yalnızca insanlar değil, masumiyet, merhamet ve insanlık da katledildi. 63’ü çocuk, 106’sı kadın, 70’i yaşlı toplam 613 masum soydaşımız, gözlerini dünyaya kapatırken, geride insanlığın vicdanında silinmeyecek bir yara bıraktı. Hocalı’da yaşananlar bir savaş değil, bir vahşettir. Bir çatışma değil, bir insanlık suçudur. Ve biz biliyoruz ki Hakikat susturulamaz. Tarih çarpıtılamaz. Şehitler unutulamaz. Kızılcahamam olarak bizler, bu acıyı sadece uzaktan izleyen değil, kalbinde hisseden bir şehir olduk. Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle ilçemize kazandırdığımız Hocalı Anıt Müzesi, yalnızca bir yapı değil, bir hafıza mekânıdır. Bir vicdan çağrısıdır. Bir insanlık dersidir. 2020 yılında Hocalı ile imzaladığımız kardeş şehir protokolü ise, iki devlet tek millet anlayışının somut bir nişanesidir. Ve tarih bir başka sayfayı 2020’de yazdı. 44 gün süren Vatan Muharebesi’nde Azerbaycan ordusu, Karabağ’ı özgürlüğüne kavuşturdu. Bu zafer, yalnızca bir toprak kazanımı değil; adaletin yeniden ayağa kalkmasıdır. Hocalı’da susan çocukların sesi, Karabağ’da yükselen ezanla yeniden yankı bulmuştur. Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Hocalı’yı unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. Kızılcahamam Kaymakamı Dr. Nuri Mehmetbeyoğlu, Hocalı’da yaşanan vahşetin asla unutulmayacağını ve bu acının hala yüreklerde hissedildiğini vurguladı. Büyükelçilik Müsteşarı Eldar Aliyev ise, Hocalı şehitlerinin hatırasını yaşatmak için her yıl düzenlenen bu anma programlarının önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından katılımcılar, Hocalı Özel Anıtı’na karanfiller bırakarak anı defterine duygularını yazdı. Şehitlerimizin aziz hatırası dualarla ve rahmet dilekleriyle anıldı. Törene, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Eldar Aliyev, Kızılcahamam Kaymakamı Dr. Nuri Mehmetbeyoğlu, Belediye Başkanı Süleyman Acar, siyasi parti temsilcileri, askeri yetkililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Bakan Güler: "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 23:16 Bakan Güler: "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi. Bakan Güler programda yaptığı konuşmasında, "Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında siz değerli ailelerimizi ve kahraman gazilerimizi ağırlamak, bizler için tarifsiz bir mutluluktur. Teşriflerinizden dolayı onur duyduk, bahtiyar olduk. Hoş geldiniz şeref verdiniz. Sözlerimin başında bu gece saat bir sularında Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığımızdan kalkış yaptıktan sonra kaza kırıma uğrayan F-16’mızın pilotu, Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize baş sağlığı diliyorum. Hadisenin nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı inceleme sonucunda belirlenecektir. Semalarımızın güvenliği için görev yapan kahraman şehidimiz vatan sevgisi ve aşkıyla vazifesini icra etmekteydi. Fedakârlığını daima şükran ve minnetle yad edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar" Şair Arif Nihat Asya’nın ‘Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor’ şiirini okuyan Bakan Güler, "Asil milletimizin en büyük özelliklerinden biri millî ve manevi değerlerine bağlılığı ve bu değerleri uğruna canlarını ortaya koyup mücadele ederek şehitlik ve gaziliği en büyük şeref nişanesi görmesidir. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın, ‘Şehitler tepesi boş değil, toprağını kahramanlar bekliyor ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzgâr bekliyor’ mısralarında da dile getirdiği gibi asil milletimizin istiklaline sevdalı nice yiğit ve kahraman evladı milli ve manevi değerlerimizi korumak uğruna kahramanlıkla mücadele ederek ya şehit ya da gazi olmuşlardır. İstiklal ve istikbalimiz uğrunda şehit ve gazilik payesine ulaşan tüm kahramanlarımız birlik ve beraberliğimizin en büyük teminatıdırlar. Vatanımız ve al bayrağımız için hayatlarını feda eden her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar. Yardan ve serden geçebilen şehitlerimize yoldaş ve şehadete âşık olan siz gazilerimizin yazdığı kahramanlık destanları da şanlı ordumuzun her zaman ilham kaynağı olmuştur" diye konuştu. "Bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa şehitlerimiz ile gazilerimize borçluyuz" Bakan Güler, "Çok iyi biliyoruz ki bugün 86 milyon, vatanımızda özgürce yaşıyorsak, bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa bunu da aziz şehitlerimiz ile siz kahraman gazilerimize borçluyuz. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Dolayısıyla şehitlerimizin ve sizlerin yazdığı kahramanlık destanları hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde sonsuza dek yaşayacaktır. Şehitlerimizin, gazilerimizin ve siz kıymetli ailelerimizin fedakârlıklarının bedeli hiçbir şeyle ölçülemez. Kıymetli Şehit ve Gazi ailelerimiz; canlarınızdan bir parça olan kıymetlileriniz, ülkemiz için emsalsiz bir mücadele ile fedakârlıklarda bulunurken sizler de bu vatan için kelimelerle tarif edilemez büyük zorluklara göğüs gerdiniz. Yaşadığınız acılar karşısında metanetinizi asla kaybetmediniz, vakur duruşunuzdan asla ödün vermediniz ve milletimizin ferasetini dosta düşmana bir kez daha gösterdiniz" ifadelerini kullandı. Şehit ailelerinin haklarının ödenemeyeceğini ifade eden Bakan Güler, "Sizler, milletimizin baş tacı Türkiye Cumhuriyeti’nin manevi mimarlarının biricik emanetisiniz. Siz kıymetli ailelerimizin hakkını ne yaparsak yapalım asla ödeyemeyiz. Ancak sizlerin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarınızı yükseltmek için devletimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinatörlüğünde yoğun bir gayret sarf etmektedir. Şunu çok iyi biliyoruz ki acınızı paylaşmak, gözyaşlarınızı dindirmek, sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Aynı şekilde şehit ve gazilerimizin uğruna mücadele ettiği değerleri koruyarak bu mirasa sahip çıkmak, hepimizin en önemli vazifesidir. Nitekim kahraman ordumuz, şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerinin gözyaşlarının hesabını sormak için bugüne kadar terör örgütlerine büyük darbeler vurmuş ve örgütün hareket kabiliyetini büyük ölçüde sınırlandırmıştır" şeklinde konuştu. "Süreçte atılacak adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek" Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakan Güler, şunları kaydetti: "40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak ve evlatlarımızın aydınlık geleceğini teminat altına almak için devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini başlatmıştır. Bu tarihi süreç kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh yarınlara ulaştırma kararlılığımızın da en açık göstergesidir. Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamış bundan sonra da atılmayacaktır. Süreç asırlara uzanan köklü tarihimizden ve ferasetli devlet geleneğimizden aldığımız güçle yönetilmektedir. Yegane amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Hâlihazırda sahadaki gelişmeleri dikkatle izliyor, tüm tedbirlerimizi her zamanki hassasiyetimizle almaya devam ediyoruz." "Terörün ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır" "Yakın coğrafyamızda meydana gelen çok boyutlu ve aktörlü gelişmeler, ülkemizin stratejik yaklaşımlarını doğrudan etkilemektedir" diyen Bakan Güler, "Nitekim tehdit yelpazesinin her geçen gün daha da belirginleştiği bu uluslararası ortamda, askeri caydırıcılığımızın artırılması kadar iç barışın ve toplumsal kardeşliğin tahkim edilmesi de bir o kadar hayatidir. İşte bu yüzden terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihi bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler" ifadelerini kullandı. Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin ve kararlı adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Bakan Güler, "Türkiye de yakın coğrafyasında krizlerin, çatışmaların ve savaşların yaşanmasına rağmen; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde yürütülen etkin ve kararlı diplomasi ile şanlı ordumuzun gücü ve etkinliği sayesinde istikrar adası olma vasfını sürdürmekte, böylece milletine güven vermeyi başarabilmektedir. Bu anlayışla ülkemizin hak ve menfaatlerini her koşulda kararlılıkla korumak için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasına sıkı sıkıya sahip çıkmaya devam ediyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerlediğimiz bu süreçte; terörsüz Türkiye hedefimizi gerçekleştirmek için çalışmalarımızı sürdürecek, yerli ve milli savunma sanayimizi daha da ileri seviyelere taşımak için gayretlerimize devam edecek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü sürekli tahkim edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurları ile katıldığını hatırlatan Bakan Güler, şunları kaydetti: "Şu bir gerçek ki bugün, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımız dışında da barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundayız. Nitekim en son Türk Silahlı Kuvvetleri olarak NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurlarımızla iştirak ederek Avrupa güvenlik mimarisine katkı sağlama kabiliyetlerimizi ortaya koyduk. Bu çerçevede Kahraman Mehmetçiğimizin gücünü disiplinini ve hazırlık seviyesini yerli ve milli silahlarımızın etkinliğini ve ileri teknolojisini de göstererek ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik. Özellikle belirtmeliyim ki kahraman ordumuzun yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarımızdan 6 bin 450 kilometre ve 3 bin 480 deniz mili mesafeye hızlı bir şekilde ulaştırma kudreti muharebeye ne denli hazır olduğu göstermektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde görev ve sorumluluklarımız birbirinden çeşitli ve büyük olsa da motivasyon ve inancımız da bir o kadar kuvvetlidir. Zira başta siz şehit ve gazi ailelerimiz olmak üzere asil milletimizin desteğini her an hissediyor aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasından aldığımız güçle gece gündüz demeden artan bir azim ve şevkle çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz."