Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Konya
KTO Karatay Üniversitesinde Proaktif Spor Zirvesi başladı
28 Nisan 2026 Salı - 18:19:10
KONYA (İHA) – KTO Karatay Üniversitesi tarafından spor yöneticileri, profesyoneller, sağlık çalışanları, hukukçular ve sporcuları akademi camiası ile üniversite öğrencileriyle buluşturmayı amaçlayan Proaktif Spor Summit’26 başladı. Konya Milletvekili Mehmet Baykan öncülüğünde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün destekleri ve KTO Karatay Üniversitesi öğrenci topluluklarının koordinasyonuyla düzenlenen "Proaktif Spor Summit’26", 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. "Profesyonel Kulvar" açılış oturumu, spor spikeri Erdoğan Arıkan moderatörlüğünde gerçekleşti. Oturumda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve milli olimpik sporcu Rıza Kayaalp yer aldı. Programın açılışın konuşan KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Fevzi Rifat Ortaç, "Spor ve kariyer dediğiniz zaman hem sporda kariyer yapmış hem de dışarda kendi hayatında veya akademik hayatında kariyer yapmış başarılı sporcularımızı burada göreceğiz. Bu başarı hikayelerini onlardan dinlemek suretiyle kendi öğrencilerimizi de bir yol açacağız" dedi. Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Öztürk de, verimli bir toplantı geçmesini temenni ederek, emeği geçen herkese teşekkür etti. AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ise, "İki günlük spor zirvesinin ilk oturumunda ve açılış programında birlikteyiz. İnşallah bu iki gün içerisinde konuklarımızın deneyimleri, tecrübeleri, konuklarımızın hayata bakışları ve geldiği noktalar siz genç kardeşlerimize birer rehber, birer geleceğe yönelik işaret fişeği olarak zihinlerinizde yer alır diyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır da 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarını Türkiye’ye getirmek istediklerini belirtirken, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Murat Aksu Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi’nin başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül de minderde olmanın zor olduğunu belirterek, "Orada yaşadığınız stresten ömrünüzden ömür gidiyor. O final atmosferini yaşamak çok zor. Masanın bu tarafının da zorluğu, ağırlığı var. O zorlukta şöyle sadece işimizi yapıyor olsak, sadece güreşle ilgilenebiliyor olsak belki bu kadar yorulmayız. Şahıs olarak kabul etmeyeceğim çoğu şeyi burada güreşin faydası adına kabul ediyorum" şeklinde konuştu. İyi bir şampiyona geçirdiğini belirten Milli Olimpik Sporcu Rıza Kayaalp, "2012’de rekoru egale etmiştim. 2023’te rekoru kıracağım diye hissediyordum ama 3 yıllık bir süreç oldu. 2024’te finalde kaybettim son 1.5 dakika kala. Sonra 2025’te başımıza farklı şeyler geldi. Onu sıkıntısını yaşadım. Ama bu sene pes etmedim. Uzun yıllar ülkemde kalacak rekoru kazandırmış oldum. Bu milleti temsil etmek, bu bayrağı temsil etmek öncelikle büyük sorumluluk sonra da çok gurur verici bir şey" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 17:15
Yaren Arama Kurtarma, orman yangınlarına karşı gücünü artırdı
Konya’nın Akşehir ilçesinde faaliyetlerini sürdüren Yaren Arama Kurtarma Derneği ekipleri, orman ve kırsal alan yangınlarına müdahale kapasitelerini artırmak amacıyla önemli bir donanım desteği aldı. Ilgın Orman İşletme Şefliği’ne bağlı Balkı Orman İşletme İstasyonu’nda düzenlenen programda, dernek ekiplerine kişisel koruyucu yanmaz kıyafetler ile orman yangınlarına müdahalede kullanılacak çeşitli teçhizatların teslimi gerçekleştirildi. Daha önce yangınlara müdahale konusunda eğitim alan ekiplerin, bu destekle birlikte sahada daha etkin görev alabileceği belirtildi. Düzenlenen törene Orman Bölge Müdür Yardımcısı Özkan Şahin, Orman Yangınlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden Halil İbrahim Özkan, Ilgın Orman İşletme Müdürü Bekir Gülmez ile teknik personeller, orman işletme şefleri, orman muhafaza memurları ve yangın işçileri katıldı. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte artan sıcaklıkların orman yangını riskini yükselttiğine dikkat çekilen programda, vatandaşların daha dikkatli olması gerektiği vurgulandı. Özellikle doğada kontrolsüz ateş yakılması ve mangal gibi faaliyetlerin büyük felaketlere yol açabileceği ifade edilirken, ormanların korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğu belirtildi. Programda konuşan Yaren Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Yağcı, "Bundan sonraki süreçte orman teşkilatımızın koordinasyonunda yangınlara müdahale ederek destek sağlayacağız" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 15:05
Konya tır ile hafif ticari araç çarpıştı: 1 ölü
Konya’nın Karapınar ilçesinde tır ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti. Kaza, saat 13.30 sıralarında Karapınar-Ereğli Kara yolunda bulunan Meke Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Karapınar’dan Ereğli yönüne seyir halinde olan O.B. idaresindeki 01 EMF 73 plakalı tır, kavşakta Hamdi Düzgüner yönetimindeki 42 AVC 079 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle hafif ticari aracın sürücüsü Hamdi Düzgüner ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Karapınar Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Düzgüner, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaza nedeniyle Meke Kavşağı’nda trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.
28 Nisan 2026 Salı - 14:31
Orta Doğu’daki gelişmeler, Türkiye’yi yeni enerji merkezi yapabilir
Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından, ‘Orta Doğu’daki Çatışmaların Türkiye Ekonomisi ve Plastik Hammadde Piyasasına Etkileri’ Konferansı gerçekleştirildi. Sektör sanayicilerinin katıldığı, TTCP Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Dr. Mevlüt Çetinkaya tarafından verilen konferansta, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımaları ile plastik hammadde piyasasında oluşan riskler, fırsatlar ve beklentiler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Konuşmasında petrol ve hammadde fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, "Bu savaşta 84 enerji tesisi hasar gördü. Bunlardan yaklaşık 50 tanesi petrokimya tesisiydi. Geçmişteki kriz dönemlerinde petrol fiyatları yüzde 25-30 yükselişin ardından, 5 ay sonra normal seyrine dönüyordu. Ancak bugün yaşanan İran, ABD-İsrail savaşında tesisler vurulduğu için petrol fiyatları 10 günde yüzde 60’a yakın arttı. Bu savaştan sonra fiyatların normale dönmesi 18 aya kadar sürebilir" dedi. Yaşanan savaşın küresel tedarik zincirlerinin kırılmasına sebep olduğunu belirten Çetinkaya, Suudi Arabistan’daki tesislere yapılan saldırıların da tedarik riski oluşturduğunu ifade etti. Savaşın plastik hammaddeler üzerinden tüm sanayi sektörlerini etkilediğini kaydeden Çetinkaya, "Petrokimya hammaddeleri ve plastik ara girdileri bakımından Körfez bölgesi, küresel sistemde çok yüksek bir ağırlığa sahip. Orta Doğu’nun Polietilen (PE) ihracatı 2025’te 12,5 milyon ton ile dünya toplam ihracatının yaklaşık yüzde 43’ünü oluşturmuştur. Ayrıca, Orta Doğu’daki polietilen kapasitesinin yaklaşık yüzde 84’ü, denizyolu ihracatı için doğrudan Hürmüz geçişine bağımlıdır. Polietilen, gıda ambalajı, otomotiv, beyaz eşya, boru sistemleri ve tıbbi ekipman üretiminde kullanılan en yaygın plastiklerden biridir. Akıştaki bir kesinti, geniş bir sanayi ekosisteminde maliyet baskısı oluşturuyor. Hürmüz’ün kapanması, yalnızca enerji piyasasını değil, plastik hammaddelere dayalı üretimi ve küresel arzı baskılamaktadır" diye konuştu. "Türkiye enerji merkezi haline gelebilir" Türkiye’nin bölgede yaşanan savaşı kendi lehine çevirebileceğini ve buradaki fırsatları değerlendirmesi gerektiğinin altını çizen Çetinkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye yeniden hızlı tedarik ve üretim merkezi haline gelebilir. Hızlı teslim gerektiren tekstil, hazır giyim, gıda işleme, beyaz eşya, yan sanayi, makine ve bazı kimya alt dallarında yakın tedarikçi avantajı elde edebilir. Türkiye, enerjide hem transit ülkelerden birisi hem de Körfez-Avrupa-Asya arasında bir ticaret köprüsü. Kriz yönetimi, tahliye, ikmal, sigorta, yönlendirme ve ticari koordinasyon alanlarında bir rol üstlenebilir. Enerji üretim ve dağıtım merkezi Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde savaşın yaptığı tahribat nedeniyle Türkiye, Doğu Akdeniz enerji merkezi haline gelebilir. Bu kapsamda Irak’ın petrolünün Türkiye üzerinden Akdeniz’e ve oradan dünyaya ulaştırılmasına başlanması bir işaret olarak değerlendirilebilir. Türkiye, savaşta tahrip olan Ortadoğu ve Körfez ülkelerinin savaş sonrası imarında etkin bir rol alabilir." Çetinkaya, konferansın sonunda katılımcıların sorularını cevaplandırdı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 12:26
Konya’da göçmen kaçakçılarına operasyon: 5 tutuklama
Konya’da polis ekipleri tarafından göçmen kaçakçılarına yapılan operasyonlarda 13 düzensiz göçmen sınır dışı edilirken, göçmen kaçakçısı 5 şahıs tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Konya Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. Yapılan operasyonlarda, Ankara Yolu Büsan Sanayi Kavşağı yakınlarında durdurulan iki araçta toplam 9 Afganistan uyruklu kimliksiz şahıs yakalandı. Beyşehir’de ele geçirilen öncü araçta ise diğer araçlarda bulunan göçmenlere ait eşyalar bulunurken, araç sürücüleri S.Y., H.E.K., A.G. ve O.G. gözaltına alındı. Aynı çalışma kapsamında Adana-Ereğli çevre yolunda durdurulan bir araçta 3’ü Suriye, 1’i Irak uyruklu olmak üzere 4 düzensiz göçmen yakalandı. Araç sürücüsü H.Z.’nin daha önce göçmen kaçakçılığı suçundan kayıtlarının bulunduğu belirlendi. Yakalanan toplam 13 düzensiz göçmen işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere GÖKSEM’e teslim edildi. Araç sürücülerine toplam 231 bin 960 TL idari para cezası uygulanırken, 4 araç 60 gün süreyle trafikten men edildi. Şüpheliler hakkında TCK 79 kapsamında adli işlem başlatılarak, gözaltına alınan 5 şahıs çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 11:30
Motosikletle umre yolculuğunu tam 15 bin kilometreyle tamamladı
Konya’da babasıyla beraber motosikletle umreye gitme hayali olan adam, babasının vefat etmesi üzerine hayalini kendi gerçekleştirdi. 7 bin 500 kilometrelik yolu, 15 bin kilometreye çıkmasına rağmen pes etmeden devam ederek umre yapıp 28 gün sonra evine döndü. Konya’da gayrimenkul danışmanlığı yapan 42 yaşındaki 2 çocuk babası Ali Kasaplargil, vefat eden babasıyla hayali olan motosikletle umreye gitmek için hazırlıklara geçen ay başladı. Kasaplargil, motosikletinin bakımlarını yapıp hazırlıklarını tamamladı. 30 Eylül günü sabah saatlerinde çocuklarını okul servisine bindirip yakınlarıyla vedalaşan Kasaplargil, motosikletinin son kontrollerini yaparak 7 bin 500 kilometrelik yola çıktı. Irak üzerinden kendisine geçiş izni verilmeyen Ali Kasaplargil, İran üzerinden gidiş dönüş yolunun 15 bin kilometreye çıkmasına rağmen pes etmeden yola devam etti. Umre ibadetini yerine getiren Kasaplargil, 28 gün sonra evine döndü. "15 bin kilometreye yakın bir yol yaptık" Yolculuk hakkında konuşan Ali Kasaplargil, "Elhamdülillah Rabbim inşallah kabul eder. Gittik geldik çok şükür. Tabii niyetimiz 7 bin 500 kilometreydi ama Irak üzerinden bizi almadıkları için şu anda 15 bin kilometreye yakın bir yol yaptık. Çok güzel bir yolculuktu, evet zorlukları çok fazla ama elhamdülillah bir o kadar güzel oraları görmek, Mekke ve Medine’de motosikletle gezmek çok güzel anlatılmaz" dedi. "Ev sahipliği yapan herkesten Allah razı olsun" Ali Kasaplargil, "Dönüşte de böyle bir karşılama beklemiyordum. Sağ olsunlar ailemden, eşimden, dostumdan, arkadaşlarımdan, sosyal medyada görüp beni karşılayanlardan çok mutlu oldum gerçekten. İsteyen herkes, her zaman sosyal medyadan da bana ulaşabilir. Gitmek isteyen çok kişi var, inşallah onlara da elimden geldiği kadar yardımcı olurum. İçim huzurla dolu elhamdülillah. Aynı zamanda çok mutluyum. Bir tarafta gönlüm buruk, Mekke’yi Medine’yi orada bıraktım geldim ama bir taraftan da 28 gündür görmüyorum ailemi geldim gördüm çok şükür o beni çok mutlu etti. Biraz duygusalım tabii, elhamdülillah beni takip eden, hiç tanımadığım insanlarla tanıştım doğuda, İran’da, Mekke’de, Medine’de, Riyad’ta bana ev sahipliği yapan herkesten Allah razı olsun. Şayet eğer ki geç kalmış olmasam her ilde beni bekleyenler vardı, Allah onlardan razı olsun" diye konuştu.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 10:26
Baba ve oğlunun bıçakla saldırdığı galerici öldü
Konya’da galericilik yapan kişi, baba-oğulun bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Zanlılar polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Olay, dün saat 16.45 sıralarında merkez Karatay ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Hoşsohbet Sokak Galericiler Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, site içerisinde galericilik yapan Mustafa A. ile oğlu Mehmet Akif A., aralarında alacak verecek nedeniyle husumet bulunan meslektaşları Ahmet Çay ile iş yerinde tartışmaya başladı. Kavgaya dönüşen olayda Ahmet Çay bacağından bıçakla, yanındaki arkadaşı Birol A. ise darp edilerek yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla Konya Numune Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan Ahmet Çay, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Şüpheliler Mustafa A. ile oğlu Mehmet Akif A. ise Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:41
9 ilde FETÖ operasyonu: 20 gözaltı
Konya merkezli 9 ilde yapılan eş zamanlı FETÖ operasyonunda 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün Türk Silahlı Kuvvetleri mahrem yapılanmasında görev aldığı tespit edilen 25 şüpheli hakkında soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile 27 Ekim’de Konya merkezli Ankara, Kırıkkale, İzmir, Manisa, İstanbul, Kocaeli, Erzurum ve Karaman’da yapılan eş zamanlı operasyonda 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin Konya İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü’nde adli işlemleri devam ederken, diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.
26 Ekim 2025 Pazar - 14:12
Meram’ın yüzlerce yıllık geleneği şölene dönüştü
Kızılören Mahallesi’nin yüzyıllardır sürdürdüğü "Mağaradan Peynir Çıkarma" geleneğine bu yıl Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesinin desteğiyle adeta şölene dönüştü. Şehir merkezi ve diğer mahallelerden Kızılören’e akın eden vatandaşlar bir taraftan Meram Belediyesinin mağaralara bıraktığı tulum peynirlerinin tadına bakarken bir taraftan da üreticilerden alışveriş yaptılar. Meram Kızılören Mahallesi’nde, yaz aylarının başında mağaralara bırakılan tulum peynirleri, aylar süren sabır ve emeğin ardından kış öncesi gün yüzüne çıkarıldı. Yüzyıllardır sürdürülen "Mağaradan Peynir Çıkarma" geleneği Meram Belediyesinin organizasyonuyla adeta bir şölen havasına büründü. Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, AK Parti Meram İlçe Başkanı Mehmet Munlafalıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Kızılören Eğitim Kültür, Dayanışma ve Hayır Vakfı Başkanı Hüseyin Saraç ve dernek yöneticileri, Meram Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Taşdemir, Meram Belediyesi Meclis Üyeleri, Kızılören’in yanı sıra şehir merkezinden ve civar mahallelerden çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlik Kur’an-ı Kerim tilaveti ve bereket duasıyla başladı. Kadim sofra kültürümüz yaşatılıyor Meram Belediyesinin öncülüğünde ve Kızılören Eğitim Kültür, Dayanışma ve Hayır Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, hem bölge halkına ekonomik katkı sağlıyor hem de kadim bir kültürü yeniden yaşatıyor. Mağaraların serinliğinde ve toprağın bereketinde olgunlaşan peynirler, hem sofralara hem gönüllere lezzet kattı. Şenlik havasında geçen etkinlik ayrıca, Kızılörenli üreticiler ve vatandaşları da bir araya getirdi. Katılımcılar mağaradan yeni çıkarılan peynirlerin tadına bakma ve alışveriş yapma fırsatı buldu. Doğal yöntemlerle olgunlaştırılan bu özel tulum peynirleri, bölge ekonomisine katkı sağlayan önemli bir gelir kaynağı olmayı da sürdürüyor. "Gelecek, geçmişin üzerine inşa edilir" Etkinlikte konuşan Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, geleneksel üretim yöntemlerinin korunmasının kültürel kimlik açısından önemine dikkat çekerek, "Yüzyıllardır süregelen, kökleri toprağa, emeğe ve sabra dayanan bir geleneği yaşatmanın gururuna ve mutluluğuna tanıklık ediyoruz. Biz bugün esasında sadece peynirleri mağaradan çıkarmak için değil; bir geleneği yaşatmak, bir kültürü geleceğe taşımak için de bir araya geldik. Çünkü biz biliyoruz ki; bir toplumun geleceği, geçmişine sahip çıkmasıyla mümkündür. Gelenekler yaşarsa, kültür yaşar. Kültür yaşarsa, insan yaşar, şehir yaşar, Meram yaşar. Burada bir kültürü desteklerken aynı zamanda üreticimizi de desteklemiş oluyoruz. Onların yanında olmanın gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Başkan Kavuş, konuşmasında ayrıca emeği geçen tüm üreticilere teşekkür ederek, "Bu lezzet sadece sofralarımıza değil, birliğimize, beraberliğimize de bereket taşıyor. Rabbim bu bereketi daim etsin, birlikteliğimizi bozmasın" dedi. "Meram Belediyesi kadim Seram kültürüne her fırsatta sahip çıkıyor" Bu kadim kültürün yüzyıllardır süregeldiğini hatırlatan AK Parti Meram İlçe Başkanı Mehmet Munlafalıoğlu da yaptığı konuşmada şu görüşlere yer verdi: "Etkinlikte o kadar güzel ürünlerle karşılaştım ki lezzet düşkünlerini cezbediyor. Burada bizleri buluşturan bu etkinlik bizlere tarihimizi, geçmişimizi ve esasında kültürümüzün buralardan geldiğini anımsatıyor. Meram Belediyesi ve Başkanı Mustafa Kavuş, kadim Meram kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına önemli işlere imza atıyor. Sonbahar başında Meram Bağı’nda yapılan ‘Pekmez ve Bulgur Kaynatma Etkinliği’ gibi bu etkinlikle de kültürümüze sahip çıkmaya çalışıyor. Kendisine teşekkür ediyor, üreticilerimize de ürünlerinin bereketli olmasını temenni ediyorum." Etkinlik sonunda, üreticiler peynirlerini satışa sunarken Meram Belediyesi tarafından mağaralara bırakılan tulum peynirleri çıkarılarak katılımcılara ikram edildi. Katılımcılar bir kez daha Meram’ın bereketini, doğallığını ve kültürel zenginliğini birlikte yaşamanın mutluluğunu birlikte paylaştı. Doğanın bağrında olgunlaşan bir miras Her yıl ilkbaharda Kızılören mağaralarına bırakılan tulum peynirleri, aylar süren bekleyişin ardından mağaraların doğal serinliği ve neminde olgunlaşıyor. Yöre halkı için hem kültürel bir sembol hem de önemli bir geçim kaynağı olan bu süreç, aslında sabrın, emeğin ve doğayla kurulan uyumun hikayesi. Bu yıl Meram Belediyesinin desteğiyle düzenlenen etkinlik, bir yandan bölge üreticisine ekonomik katkı sağlarken, diğer yandan Anadolu’nun köklü üretim kültürüne de sahip çıkmanın gururunu yaşatıyor. Emeğin, bereketin ve kültürün buluşması Kızılören’in mağaralarından çıkan her tulum, sadece bir gıda ürünü değil; atalarından miras kalan bir hikayenin, doğayla insanın kadim iş birliğinin sembolü Meram Belediyesinin öncülüğünde yaşatılan bu gelenek, Meram’ın hem toprağına hem insanına sahip çıkan yaklaşımının en güzel örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
26 Ekim 2025 Pazar - 14:11
Konya Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği yeni başkanını seçti
Konya’da köklü eğitim kurumlarının başında gelen Konya Lisesi mezunlarının kurduğu dernek ilk genel kurulunu yaptı. Konya Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği gerçekleştirdiği ilk genel kurulunda yeni yönetimini seçti. Kısa bir süre önce Hikmet Çay’ın kurucu başkanlığında 11 kişi tarafından kurulan dernek, üye kayıtlarının ardından, ilk genel kurulunu gerçekleştirdi. Derneğe üye 43 kişiden 41’in katıldığı genel kurulda İbrahim Ufuk Tarhan’ın başkan ve Hasan Şişman ile Erhan Sözen’in de katip üyeliği ile oluşturulan divanın ardından yapılan seçimde Özkan Özkaymak Konya Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği’nin yeni başkanı seçilirken, Kemal Soylu ile Bahaddin Demirci başkan yardımcısı, Erkan Yılmaz muhasip, Faruk Büyükkaracan da sekreter olarak yeni yönetimde yer alan isimler oldu. Genel kurul hatıra fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
26 Ekim 2025 Pazar - 14:02
Başkan Altay, LİMAN Gönüllüleri Platformu üyesi gençlerle buluştu:
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Lise Medeniyet Akademisi (LİMA) öğrencileri tarafından kurulan "LİMAN Gönüllüleri Platformu" tanıtım programına katıldı. Büyükşehir Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen programda LİMAN gönüllüsü gençler, gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi verdi. Daha sonra, yapılan faaliyetlerin anlatıldığı video izlendi. "Gençlerimizle ilgili meselelerde imkanlar oluşturmaya çalışıyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ilme ve irfana yatırım yapmanın öneminde dikkat çekerek, "Ne kadar güçlü olursanız olun, zaman sizi unutturuyor zaten. Ne kadar kudretli olursanız olun unutuluyorsunuz. Ama kimler unutulmuyor? Fikir üretenler unutulmuyor. Kimse Hz. Mevlana’nın mezarını arama zahmetinde bulunmadı, çünkü o hep baş tacıydı. Kimse Sadreddin Konevi Hazretleri’nin türbesini arama zahmetinde bulunmadı, çünkü o baş tacıydı. Onun için güç ve kudret, Allah’ın bahşettiği ilim ve irfanladır. Aslında ilme ve irfana yatırım yapmamızın göstergesi bu tür işler. Yoksa köprüler de yollar da unutuluyor. Bir süre sonra kimin yaptığı bile hatırlanmıyor. Dolayısıyla biz bu konuda öncü ve önder olmaya, özellikle gençlerimizle ilgili meselelerde imkanlar oluşturmaya çalışıyoruz. Yoksa işi yapan sizlersiniz. Bir araya gelen, vakit ayıran, koordine olan sizlersiniz" dedi. "İnsanlığa faydalı olmaya çalışırken kendimizi eğitiyoruz" Başkan Altay, LİMAN’ın Konya’nın önemli markalarından biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Eğer içinde insan varsa, gönüllüler varsa, bu işi sahipleniyorlarsa bir başarıya ulaşılıyor. LİMAN da şu anda Konya’nın en önemli markalarından birisi olma yolunda ilerliyor. Aslında fayda kendimize arkadaşlar. İnsanlığa faydalı olmaya çalışırken kendimizi eğitiyoruz ve unutmayalım hepimiz kendi hesabımızı vereceğiz. Yanımızda hiç kimse olmayacak" ifadelerini kullandı. "Hep birlikte çok daha güzel işleri yapmaya devam ederiz" Günümüzde insanların sosyal medya yüzünden içine kapanık bir hale geldiğini vurgulayan Başkan Altay, "Aynı evde herkesin elinde bir telefon kendi hayatını yaşıyor. Aynı odada kalıyorsunuz, arkadaşınızın nereli olduğundan, anne-babasının ne yaptığından bile iletişiminiz yok. Dolayısıyla dünyanın bizi zorladığı bu zamanda biz bir araya gelip gönüllü hareketi oluşturmaya gayret ediyoruz. İşte Bilgehaneler’imiz, Lise Medeniyet Akademileri’mizin oluşturduğu havuzdan, sizin gibi kıymetli gençlerin oluşturduğu bu yapı inşallah başarıya ulaşacaktır. Önce sizin için önemli bir fırsat oluşturacak. Sizin gibi düşünen, geleceğe dair güzel bir şey yapmak için zamanını harcama cesareti gösteren insanlarla bir araya gelme fırsatınız oluyor. Bence kazanımın en büyüğü bu. Onun için ben bu işi çok kıymetli ve önemli buluyorum. Biz de görevimiz gereği, Rabbim ne kadar nasip eder bilmiyorum ama gençlerimizle bir arada olmaya, gençlerimize fırsatlar sunmaya devam edeceğiz. Yaptığımız işlerden dolayı çok mutluyuz. İşin bereketini görüyoruz. İnşallah bundan sonra da hep birlikte çok daha güzel işleri yapmaya devam ederiz" diye konuştu. "Sorumluluğumuz sadece kendimize değil" Başkan Altay, dünyanın birçok yerinde özellikle Müslüman ülkelerin bulunduğu yerlerde insanların kısıtlı imkanlara sahip olduğunu dile getirerek, "Ya ekonomik olarak özgürlükleri yok ya da siyasi olarak böyle bir güçleri yok. Ama bizim ikisine de sahip olduğumuz bir zaman diliminde bulunuyoruz. Dolayısıyla sorumluluğumuz sadece kendimize, ülkemize ait değil. Suriye’de yaşayan çocuğun da bizde vebali var, Gazze’deki çocuğun da bizde vebali var. Hatta New York’taki, Londra’daki çocuğun da bizde vebali var. Dolayısıyla biz bu tür hareketleri yüceltmeli, bu tür hareketlerin bilinirliğini artırmalı ve daha çok insanın katılımını sağlayarak süreci sadece kendimize değil, hedefi büyük tutarak tüm insanlığa faydalı bir hale dönüştürmemiz gerekiyor. İnşallah bunu da ben başarabileceğimize inanıyorum" dedi. Başkan Altay, toplumsal farkındalığı yüksek, afet çalışmaları, kültür, sanat, sağlık, sosyal hizmetler, çevre duyarlılığı, spor, dijital gönüllülük gibi çok alanda faaliyet gösteren gençleri kutlayarak, program sonunda "LİMAN Gönüllüleri Platformu" temsilcilerine sertifikalarını verdi.
26 Ekim 2025 Pazar - 12:15
(Düzeltme) Gölde sular çekildi, yatlar karaya oturdu: Aşk Adası’nın etrafında da su kalmadı
Konya’nın Beyşehir ilçesinde göl suları çekildi, gezinti yatları ve balıkçı tekneleri kıyılarda karaya oturdu, tarihi Taşköprünün eşik kotundaki tabanı da yıllar sonra yeniden ortaya çıkarak görünür oldu. Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü’nde son iki yıldır yaşanan şiddetli kuraklık, bilinçsiz tarımsal sulama, yaz dönemindeki buharlaşma kayıpları gibi yaşanan birçok etkenle birlikte su seviyesi gözle görülür şekilde düştü. Göl, uzun yıllar sonra yeniden kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Göl sularının yüzlerce metre geriye çekilmesi sonucu kıyı kesimlerde görenleri ürküten balçık, bataklık görüntüler oluştu, insan boyunu aşan devasa sazlıklar ortaya çıktı. Göl sularının çekilmesi sonucu bazı adalar karaya bağlandı, eskiden dört tarafı sularla çevrili olan adalar artık tekneler yerine yürüyerek ya da taşıtlarla ulaşılabilir hale geldi. Beyşehir ilçe merkezindeki Aşk Adası’nın etrafındaki sular da tamamen çekildi. Ada karaya bağlandı, ahşap köprüyle ulaşılabilen minyatür adaya karadan yürüyerek de gidebilme imkanı ortaya çıktı. Adanın kenarındaki gezinti yatları karaya oturdu, kıyılarda su kalmayınca deniz bisikletleri de faaliyetlerine ara verdi. Göldeki su seviyesinin giderek düşmesi ile kıyılarda sığlaşma göze çarparken, bir zamanlar teknelerin seyrettiği sular ise kara parçası haline dönüştü. Gölde suların çekilmesi balıkçılık faaliyetlerini de olumsuz etkiledi. Gölde balıkçılık neredeyse durma noktasına geldi. Göl sularında tekne seyrinin su seviyesinin düşmesi, otlanma ve sığlaşmalar nedeniyle güçlükle seyir yapabilmesi dolayısıyla balıkçıların büyük bölümü faaliyetlerine ara verdi. Kuruma tehlikesi ile bir kez daha yüzleşen Beyşehir Gölü’nden uzun yılar sonra 2025 yılı içerisinde Konya ovalarına da tarımsal su verilemedi. Beyşehir Gölü Çevre Doğa Koruma, Sosyal ve Araştırma Derneği Başkan Yardımcısı Yunus Çürük, Beyşehir Gölü’nü kurtarmak ve yeniden eski günlerine döndürebilmek için yeni bir dernek kurduklarını belirtti. Derneğin oluşumu ile birlikte Beyşehir Gölü’ne yeni alternatif su kaynakları aramaya başlayacaklarını anlatan Çürük, "Bundan sonra bu çalışmayı bekliyoruz. Bu çalışmaların sonucunu ileride açıklayacağız" dedi. "Maalesef göl şu anda büyük sıkıntılar içerisinde" Tamamen susuz kalması nedeniyle tabanı ortaya çıkan tarihi Taşköprü regülatörünün eşik kotundaki tabanı üzerinde açıklamalarda bulunan Çürük, İstanbul’da yaşarken 2014 yılında geldiği Beyşehir’de, BSA kanalının da şırıl şırıl akan bir kanal olduğunu hatırlatarak, "Göl de çok temizdi. Gerçekten buraya aşık oldum ve onun için yerleştim ama maalesef göl şu anda büyük sıkıntılar içerisinde" diye konuştu. Beyşehir’in gölü ve doğası ile özellikle emeklileri de cezbettiğini ve dışarıdan gelenlerin de emekli olduktan sonra şehre yerleştiğini anlatan Çürük, ancak şu anki haliyle kendilerine büyük bir hayal kırıklığı yaşattığını belirterek, "Gölün kurtarılması için büyük bir çaba sarf etmemiz lazım" dedi. Çürük, Beyşehir Gölü sularının yüzlerce metre geriye doğru çekilmesi dolayısıyla teknelerin tamamen karaya oturmasının da kendilerini üzdüğünü dile getirerek, "Tabii ki şu anda yapacak bir şey yok. Su kalmadı, temiz su kaynakları arayacağız ve bu gölü kurtaracağız" ifadelerini kullandı. "Göl bugünlerdeki kadar şiddetli çekilmemişti" Derneğin onursal başkanı Sami Tan ise, bir süre önce faaliyetlerine son verdikleri derneklerinin farklı bir isimle yeniden Beyşehir Gölü’nün kurtarılması için seferber olacak olmasına çok sevindiğini anlattı. Yıllarca Beyşehir Gölünün yaşadığı sorunlarını gündeme getirip sıkıntılarının çözüme kavuşturulması noktasında çaba gösterdiklerini vurgulayan Sami Tan, "Beyşehir Gölünde 1967’de de böyle bir çekilme oldu. Bir de 2007’de oldu. Fakat, 2025’in bu günlerindeki kadar şiddetli çekilmemişti. Şimdiki çekilme çok fena oldu" diye konuştu. Taşköprü regülatör eşiğinin ortaya çıkan tabanı üzerinde açıklamada bulunan Tan, kısa vadedeki tek temennilerinin bahar ve kış dönemlerindeki yağışlar olduğunu bunun gelmesi için dua ettiklerini belirterek, "İnşallah, göl yine aynı durumuna gelir, halkımız kazanır. Ama bu küresel ısınmanın 2030 yılına kadar süreceğini söylüyor uzmanlar. Eğer böyle devam edecek olursa Allah korusun bir bardak içme suyuna ihtiyacımız olacak" ifadelerini kullandı. Beyşehir Gölü’nde suların çekilmesi sonucu yaşanan görüntülere de dikkati çeken ve bir zamanlar eğilip su içtikleri gölün son haline üzüldüklerini vurgulayan Tan, "Şurada eğilip su içtiğimizi biliriz. Çok güzel suyu vardı, şimdi burada abdest dahi alınmaz" diye konuştu. Tan, Beyşehir kent merkezinin içme suyunu halen Beyşehir Gölü’nden temin ettiğini ancak göl sularının çekilmesi nedeniyle gölden su alımının da zorlaştığını anlatarak, bu konuda yürütülen çalışmalara da dikkati çekerek, "Şimdi boruları daha kaliteli su almak için derin yerlere götürecekler. Şebeke suyumuz da tehlikede. Çünkü suların çekildiği yerde su bitti. Kıyılar balçık bataklık oldu" ifadelerine yer verdi. "Beyşehir Gölü’nü uzun yıllardır hiç böyle susuz görmedim" Beyşehir’in sakinlerinden Osman Yurdagülen ise yaşının 66 olduğunu belirterek, Beyşehir Gölü’nü uzun yıllardır hiç böyle susuz görmediğine vurgu yaptı. "Şu an gölün geldiği durum içler acısı, çok vahim bir durumda. Allah yardımcımız olsun" diye konuşan Yurdagülen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eşik kotunu daha önce de böyle görmüştüm bugünkü gibi. Ama, uzun yıllar önce göl sularının taştığı günleri de bilirim. O yüzden buraya benim çocukluğumda kum torbası yığarlardı, köprünün üzerine. Su akar giderdi, taşardı. Bu dediğim 50-55 yıl önce. 30 sene önce de güzeldi, kot bayağı idi o zaman. Fakat son zamanlarda bu 20-25 senedir durum çok kötü. Vatandaşlarımız da çok duyarsız kaldı. Gölden vahşi sulama ile tarımsal sulama alınıyor. Bu çok yanlıştı. İşte göl bu hale geldikten sonra da aklımız başına geldi. Artık insan oğlu olarak şu anda yapabileceğimiz bir şey kalmadı. Mevladan yağış dilemek ve dua etmekten başka bir durum kalmadı. Yeni nesile vereceğimiz en büyük mirasımız bu Beyşehir Gölü, atalarımız bize bırakmış Allah razı olsun, biz onlara bırakamazsak arkamızdan çok beddua edecekler’ Bize çöplük bıraktılar’ diyecekler. Göl suları geriye gidiyor, o yüzden içme demeyelim de şebeke suyumuz de tehlikede diyebiliriz. Çünkü bu su içilecek durumda da değil bence. Ben içmiyorum. O yüzden şebekeye su alabilmek için göl sularının çekildiği noktalara borular yerleştiriliyor bugünlerde" diye konuştu.
26 Ekim 2025 Pazar - 11:06
Selçuklu Belediyesi "Evde yaşlı bakım hizmeti" ile örnek olmaya devam ediyor
Konya’nın merkez Selçuklu ilçe belediyesi, hizmete sunduğu günden bu yana başarılı bir şekilde sürdürdüğü Yaşlı Bakım Hizmeti ile yaşlı ve bakıma ihtiyacı olan vatandaşların yanında oluyor. Selçuklu Belediyesi sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ’Evde Yaşlı Bakım Hizmeti’ni sürdürmeye devam ediyor. Bu uygulama ile Selçuklu’da ikamet eden 65 yaş üstü, ekonomik olanakları düşük, bakım ihtiyacı olan ve yalnız yaşayan yaşlılara evlerinde bakım hizmeti veriliyor. 2010 yılından bu yana başarıyla devam eden uygulama, Konya’da ilk olma özelliği taşırken Türkiye’de de birçok belediyeye örnek oluyor. Bu çerçevede yaşlı bakım hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşların Selçuklu Belediyesi Sosyal Destek Hizmetler Müdürlüğü’ne başvurması gerekiyor. Yapılan incelemeler sonucunda bakıma ihtiyacı olduğu tespit edilen vatandaşlara evinde hizmet sunuluyor. Yaşlı Bakım sertifikası olan personeller tarafından yaşlıların ev temizliği yapılırken kişisel bakım ihtiyaçları da karşılanıyor. Ayrıca görevli hemşireler tarafından rutin şeker, tansiyon, kolesterol ölçümü yapılan yaşlıların, enjeksiyon, yara bakımı, pansuman, serum gibi müdahale gereken durumları da düzenli olarak yapılıyor. Başkan Pekyatırmacı: "Büyüklerimizin yalnız olmadıklarını hissettirmek ve dualarını almak büyük bir mutluluk" Selçuklu Belediyesi olarak sosyal belediyecilik alanında bu tür hizmetlere önem verdiklerini vurgulayan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Selçuklu’da başımızın tacı olan büyüklerimizin yalnız olmadıklarını hissettirmek ve dualarını almak bizim için büyük bir mutluluk. Bu hizmetimizle yaşlılarımıza hem destek oluyor hem de onların yaşamlarını kolaylaştırmak için çalışıyoruz. Yaşlıya hürmet bereket vesilesidir. Onların en hassas oldukları bu dönemde yanı başlarında olmak, ihtiyaçlarını karşılamak, hayır dualarını almak bize Allah’ın rızasını kazandıracak en önemli kazanımlardan. Bu vesile ile Evde Yaşlı Bakım hizmeti ile bugüne kadar birçok vatandaşımızın önemli ihtiyaçlarına çözüm olduk. Bundan sonraki süreçte de bakıma muhtaç olan büyüklerimizin yanında olmaya ve onların dualarını almaya devam edeceğiz" dedi.
26 Ekim 2025 Pazar - 10:50
Karatay, şehircilikte küresel model haline geldi
Kanada’nın Toronto kentinde düzenlenen 7. Kentsel Ekonomi Forumu’nda (UEF7) Türkiye’yi temsil eden Konya’nın merkez Karatay Belediyesi, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri alanında "Türkiye’nin ilk öncü şehri" unvanını aldı. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, toplantıda ilçede hayata geçirilen kentsel dönüşüm ve kooperatif konut projelerini anlattı. Başkan Hasan Kılca, Karatay Belediyesi’nin çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik erişilebilirlik temelli projelerini aktararak ilçenin şehircilik vizyonunu uluslararası platformda paylaştı. Forum kapsamında Karatay, Türkiye’de Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG’ler) alanında "ilk öncü şehir" unvanını aldı. Bu önemli başarı, Karatay Belediyesi ile Urban Economy Forum (UEF) arasında imzalanan iş birliği anlaşmasıyla resmileşti. Anlaşma, UEF Başkanı Reza Pourvaziry ile Başkan Hasan Kılca tarafından imzalandı. Karatay, Türkiye’nin ilk öncü şehri oldu Toronto’da düzenlenen 7. Urban Economy Forum, şehirlerarası iş birliklerini güçlendirmeyi, kentsel ekonomileri yeniden şekillendirmeyi ve sürdürülebilir kalkınma çabalarını küresel ölçekte ilerletmeyi amaçlıyor. Forum, konut finansmanı, kaynakların verimli kullanımı ve dirençli şehirler oluşturma konularına odaklanarak dünyanın önde gelen kentsel ekonomi platformlarından biri olarak öne çıkıyor. Karatay Belediyesi, forum kapsamında Türkiye’de Kentsel Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları alanında ilk öncü şehir unvanını alarak, küresel ölçekte örnek bir şehir olma yolunda önemli bir adım attı. Kılca: İnsanı merkeze alan bir şehircilik anlayışıyla hareket ediyoruz Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, forumda yaptığı konuşmada Karatay’ın Konya’nın en hızlı gelişen ilçesi olduğunu vurguladı. İlçedeki dönüşüm ve konut üretim çalışmaları hakkında bilgiler veren Kılca, Karatay’ın yüzölçümü bakımından Konya’nın en geniş merkez ilçesi olduğunu hatırlattı. Kılca, "Karatay hızla büyüyen ve gelişen bir ilçedir. Bu durum, yeni konut alanlarının oluşturulmasını ve sosyal ile teknik altyapının güçlendirilmesini zorunlu kılıyor. Artan nüfusla birlikte sosyal tesislerden eğitim alanlarına, ibadethanelerden çocuk parklarına, yeşil alanlardan yaşam merkezlerine kadar her alanda kişi başına düşen kullanım oranını artırmayı hedefliyoruz." dedi. Başkan Kılca şöyle devam etti; "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin dünya ölçeğinde üstlendiği büyük misyonu, yerel yönetimler olarak model şehirleşme çalışmalarıyla destekliyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na uygun, dirençli şehirler oluşturmak ve hemşehrilerimizin yaşam kalitesini yükseltmek en öncelikli hedefimizdir." 184 bin metrekare alan kamulaştırıldı Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Karatay’ın eski yerleşim alanlarını da bünyesinde barındırdığını belirterek, kentsel dönüşüm çalışmalarını bu hassasiyetle yürüttüklerini söyledi. Başkan Kılca; "Merkezdeki eski yapılar, tescilli binalar ve miras yoluyla bölünmüş mülkiyet yapısı, yeni yapılaşmayı ve dönüşümü zorlaştırıyor. Bu alanlarda Kentsel Dönüşüm ve Toplu Konut Projelerini kararlılıkla hayata geçiriyoruz." dedi. Hasan Kılca, 2019-2025 yılları arasında 184 bin metrekarelik alanın kamulaştırıldığını ve geçmiş dönemlerle birlikte kurulan 47 konut yapı kooperatifinin kurulmasıyla toplam 23 bin 420 konutun inşa edildiğini açıkladı. "Bu projeler, ilçedeki toplam konut stokunun yaklaşık yüzde 16’sını oluşturuyor." diyen Kılca, hedeflerinin her vatandaşın güvenli, modern ve konforlu bir yaşam standardına ulaşmasını sağlamak olduğunu ifade etti. "Yalnızca binalar değil, yaşanabilir mahalleler inşa ediyoruz" Başkan Kılca, yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmadıklarını, doğayla uyumlu ve sosyal alanlarıyla öne çıkan projeler geliştirdiklerini vurgulayarak; "Konut inşa etmek kadar, doğayla uyumlu projeler geliştirmek de önemli. Bu kapsamda kamu-özel iş birliklerini güçlendiriyor, yeşil finans çözümlerini ve çevre dostu uygulamaları destekliyoruz." dedi. Her yeni konut projesine sosyal alanlar eklediklerini belirten Kılca, "Mahallelerimize parklar, spor alanları, yürüyüş yolları ve çocuk oyun alanları kazandırıyoruz. Çünkü bir şehir yalnızca binalardan değil; insanların huzurla nefes aldığı, çocukların güvenle oynadığı, ailelerin mutlulukla vakit geçirdiği mekanlardan oluştuğunda gerçek anlamda yaşanabilir olur. Bizim hedefimiz, insanı merkeze alan bir şehir inşa etmektir." şeklinde konuştu. "Şehircilik faaliyetlerimiz küresel bir model haline geldi" Başkan Hasan Kılca, Karatay’ın "Türkiye’nin ilk öncü şehri" unvanını almasından duyduğu gururu da paylaşarak, "Yürüttüğümüz şehircilik faaliyetleri artık küresel bir model olarak değerlendiriliyor. Karatay, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri alanında Türkiye’nin ilk öncü şehri oldu. Bu unvan, ülkemizin küresel vizyonuna da katkı sağlıyor." diye konuştu. Kılca sözlerini şöyle tamamladı; "Kentsel dönüşüm süreçlerinde konut arzıyla birlikte dengeli nüfus ve trafik dağılımına, sosyal alanlara erişime, yeşil dokunun korunmasına ve yatay şehirleşme ilkelerine önem veriyoruz. Planlı şehirleşmeyi emin adımlarla sürdürüyoruz. Her yatırım, bu vizyonumuzun bir parçasıdır ve bu doğrultuda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz."
26 Ekim 2025 Pazar - 10:29
Kayıkla gezilen göl üzerinde şimdi yürüyüş yapılıyor
Türkiye’nin en önemli tatlı su balığı üretim merkezlerinden ve balıkçıların ağ atarak avlandığı Beyşehir Gölü’nün kuruyan kesimlerinde şimdilerde vatandaşlar yürüyüş yapıyor. Konya ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Beyşehir Gölü son dönemde su seviyesi yönünden adeta can çekişiyor. Bölgede iki yıldır yaşanan kuraklık, gölü besleyen su kaynaklarının kuruması, bilinçsiz tarımsal sulama ve yaz döneminde artan buharlaşma kayıpları ile birlikte su seviyesinin oldukça düşmesi nedeniyle göl suları kıyılardan yüzlerce metre geriye doğru çekildi. Suların çekildiği yerler ise insan boyunu geçen devasa sazlıklarla kaplandı. Göl suları çekilerek Beyşehir kent merkezinden de uzaklaşırken bu durumdan havzada yaşayan birçok kesim gibi balıkçılık yapan avcılar da olumsuz etkilendi. Suların çekilmesi nedeniyle limanlara balıkçı tekneleri bağlanamaz hale gelirken, bazı kayıklar karada kaldı. Avcılar, teknelerini suyun daha derin olduğu kıyılara götürüp demir atmaya başladı. Göldeki suların aşırı çekilmesi sonucu küçük adacıklar da oluşurken, bazı adalara ise insanlar yürüyerek ulaşır hale geldi. Beyşehir ilçe merkezinde de daha önce gezinti yatlarının ve balıkçı teknelerinin ilerlediği, ağ atılıp balık tutulan göl açıklarında su kalmayınca oluşan kara alanlarında insanlar ve balıkçılar gezinti ve yürüyüş yapmaya başladı. "Kayıkla açıldığımız yerler tamamıyla kurumuş" Beyşehir Gölünün kıyı kesimlerindeki parkların yanı sıra ilçeye gelen ziyaretçiler de kuruyan göl alanlarına inip yürürken ortaya dikkat çekici görüntüler çıktı. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evren Yıldıztugay da ailesi ile birlikte eskiden suların olduğu göl alanında yürüyüş yaparken, gördüğü manzara karşısında üzüntüsünü dile getirdi. Bitkiler üzerine çalışma gerçekleştirdiklerini ve bu nedenle sürekli arazi çalışmaları yaptıklarını anlatan Prof. Dr. Yıldıztugay, Beyşehir Gölü’nün de arazi çalışmaları yürüttükleri alanlardan bir tanesi olduğunu belirtti. Beyşehir’e son gelişlerinin kendilerini çok üzdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Yıldıztugay, Beyşehir Gölü’nü bu halde görmeyi beklemediklerini ifade ederek, "Su inanılmaz çekilmiş, eskiyi düşündüğümüz zaman bizim kayıkla açıldığımız yerler tamamıyla kurumuş. Bundan sonraki süreçte burası için önlemler alınması, koruma politikalarının geliştirilmesi gerekiyor. Su kaynaklarının dikkatli kullanılması gerekiyor. Eşim ve çocuklarımızla buraya geldik ve çok üzüldük. İnşallah bu sene Allah iyi bir yağış verir ve gölü eskisi gibi görürüz" dedi. "Beyşehir Gölü endemik bitki popülasyonu açısından da son derece zengin bir bölge" Prof. Dr. Yıldıztugay, "Su hayat, su ne kadar geriye çekilirse, su ne kadar azalırsa bu hem insanlar için hem de buradaki canlılar için kötü bir durum. Burada yaşayan hayvanlar ve birçok canlı var. Sadece hayvanlar değil bitkiler de bundan olumsuz etkileniyor sonuçta. Beyşehir Gölü endemik bitki popülasyonu açısından da son derece zengin bir bölge. Bu bölgedeki suyun azalması, onların hayatlarını risk altına alabilir. Yaşamlarını ve nesillerini tehlike altına alabilir. Bu sebepten dolayı da Beyşehir Gölünün eski canlılığına bir an önce kavuşturulması gerekiyor" dedi. Ağ attıkları alanda yürüyen balıkçı: "Gölü böyle hiç görmedim" Balıkçı Mehmet Emin Kabakçılar da göl sularının çekilmesi nedeniyle birçok balıkçı gibi mesleğe ara verdiğini anlatarak, kayığını ise suların daha az çekildiği Karadiken kıyılarındaki limana bağladığını belirtti. Su seviyesinin aşırı derece düştüğünü ve göl sularının kıyılardan yüzlerce metre uzaklaştığını aktaran Kabakçılar, balıkçıların teknelerinin bu yüzden karada kaldığını bazılarının ise kayıklarını suların çekildiği daha ileri kesimlere götürerek demir attığını vurguladı. 40 yıllık balıkçı olduğunu ve Beyşehir Gölünü hiç bu durumda görmediğini anlatan Kabakçılar, eskiden teknelerin gezdiği ağ serdikleri göl sularının olduğu yerlerin kara haline dönüştüğünü şimdilerde ise bu alanlarda eşiyle birlikte eşiyle yürüyüp gezinti yaptığını kaydetti. Kabakçılar, "Yürüdüğümüz yerde 3-4 metre su derinliği vardı, biz burada balık tutardık, ağ atardık. Şimdi eşimle yürüyoruz. Göl uzaklaştı, tekneler de kıyılardan uzaklaştı. Mesleğe ara verdik, göl suları yine şişerse devam edeceğiz. Gölü hiç böyle görmedim. ‘Gölde 7 sene bolluk, 7 sene kıtlık olur’ derler. Daha önce de böyle oldu belki gelebilir yağış olursa sular. Bu konuda umudumuzu kaybetmek istemiyoruz. İnşallah iyi bir kış dönemi olur da bol yağışlı geçer bölgemiz, göl de eski haline döner" diye konuştu.
26 Ekim 2025 Pazar - 10:12
Kayıkla gezilen göl üzerinde şimdi yürüyüş yapılıyor
Türkiye’nin en önemli tatlı su balığı üretim merkezlerinden ve balıkçıların ağ atarak avlandığı gölün kuruyan kesimlerinin kara parçasına dönüştüğü yerlerde şimdilerde vatandaşlar gezinti yapıyor, yürüyüş gerçekleştiriyor. Konya ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Beyşehir Gölü son dönemde su seviyesi yönünden adeta can çekişiyor. Bölgede iki yıldır yaşanan kuraklık, gölü besleyen su kaynaklarının kuruması, bilinçsiz tarımsal sulama ve yaz döneminde artan buharlaşma kayıpları ile birlikte su seviyesinin oldukça düşmesi nedeniyle göl suları kıyılardan yüzlerce metre geriye doğru çekildi. Suların çekildiği yerler ise insan boyunu geçen devasa sazlıklarla kaplandı. Göl suları çekilerek Beyşehir kent merkezinden de uzaklaşırken bu durumdan havzada yaşayan birçok kesim gibi balıkçılık yapan avcılar da olumsuz etkilendi. Suların çekilmesi nedeniyle limanlara balıkçı tekneleri bağlanamaz hale gelirken, bazı kayıklar karada kaldı. Avcılar, teknelerini suyun daha derin olduğu kıyılara götürüp demir atmaya başladı. Göldeki suların aşırı çekilmesi sonucu küçük adacıklar da oluşurken, bazı adalara ise insanlar yürüyerek ulaşır hale geldi. Beyşehir ilçe merkezinde de daha önce gezinti yatlarının ve balıkçı teknelerinin ilerlediği, ağ atılıp balık tutulan göl açıklarında su kalmayınca oluşan kara alanlarında insanlar ve balıkçılar gezinti ve yürüyüş yapmaya başladı. "Kayıkla açıldığımız yerler tamamıyla kurumuş" Beyşehir Gölünün kıyı kesimlerindeki parkların yanı sıra ilçeye gelen ziyaretçiler de kuruyan göl alanlarına inip yürürken ortaya dikkat çekici görüntüler çıktı. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evren Yıldıztugay da ailesi ile birlikte eskiden suların olduğu göl alanında yürüyüş yaparken, gördüğü manzara karşısında üzüntüsünü dile getirdi. Bitkiler üzerine çalışma gerçekleştirdiklerini ve bu nedenle sürekli arazi çalışmaları yaptıklarını anlatan Prof. Dr. Yıldıztugay, Beyşehir Gölü’nün de arazi çalışmaları yürüttükleri alanlardan bir tanesi olduğunu belirtti. Beyşehir’e son gelişlerinin kendilerini çok üzdüğünü vurgulayan Prof.Dr.Yıldıztugay, Beyşehir Gölü’nü bu halde görmeyi beklemediklerini ifade ederek, "Su inanılmaz çekilmiş, eskiyi düşündüğümüz zaman bizim kayıkla açıldığımız yerler tamamıyla kurumuş. Bundan sonraki süreçte burası için önlemler alınması, koruma politikalarının geliştirilmesi gerekiyor. Su kaynaklarının dikkatli kullanılması gerekiyor. Eşim ve çocuklarımızla buraya geldik ve çok üzüldük. İnşallah bu sene Allah iyi bir yağış verir ve gölü eskisi gibi görürüz" dedi. "Beyşehir Gölü endemik bitki popülasyonu açısından da son derece zengin bir bölge" Prof. Dr. Yıldıztugay, "Keşke eskiye dönebilsek, yani kıymetini bilsek." diye devam ettiği sözlerini şöyle sürdürdü: "Su hayat, su ne kadar geriye çekilirse, su ne kadar azalırsa bu hem insanlar için hem de buradaki canlılar için kötü bir durum. Burada yaşayan hayvanlar ve birçok canlı var. Sadece hayvanlar değil bitkiler de bundan olumsuz etkileniyor sonuçta. Beyşehir Gölü endemik bitki popülasyonu açısından da son derece zengin bir bölge. Bu bölgedeki suyun azalması, onların hayatlarını risk altına alabilir. Yaşamlarını ve nesillerini tehlike altına alabilir. Bu sebepten dolayı da Beyşehir Gölünün eski canlılığına bir an önce kavuşturulması gerekiyor." Ağ attıkları alanda yürüyen balıkçı: "Gölü böyle hiç görmedim" Balıkçı Mehmet Emin Kabakçılar da göl sularının çekilmesi nedeniyle birçok balıkçı gibi mesleğe ara verdiğini anlatarak, kayığını ise suların daha az çekildiği Karadiken kıyılarındaki limana bağladığını belirtti. Su seviyesinin aşırı derece düştüğünü ve göl sularının kıyılardan yüzlerce metre uzaklaştığını aktaran Kabakçılar, balıkçıların teknelerinin bu yüzden karada kaldığını bazılarının ise kayıklarını suların çekildiği daha ileri kesimlere götürerek demir attığını vurguladı. 40 yıllık balıkçı olduğunu ve Beyşehir Gölünü hiç bu durumda görmediğini anlatan Kabakçılar, eskiden teknelerin gezdiği ağ serdikleri göl sularının olduğu yerlerin kara haline dönüştüğünü şimdilerde ise bu alanlarda eşiyle birlikte eşiyle yürüyüp gezinti yaptığını kaydetti. Kabakçılar, "Yürüdüğümüz yerde 3-4 metre su derinliği vardı, biz burada balık tutardık, ağ atardık. Şimdi eşimle yürüyoruz. Göl uzaklaştı, tekneler de kıyılardan uzaklaştı. Mesleğe ara verdik, göl suları yine şişerse devam edeceğiz. Gölü hiç böyle görmedim. ‘Gölde 7 sene bolluk, 7 sene kıtlık olur’ derler. Daha önce de böyle oldu belki gelebilir yağış olursa sular. Bu konuda umudumuzu kaybetmek istemiyoruz. İnşallah iyi bir kış dönemi olur da bol yağışlı geçer bölgemiz, göl de eski haline döner" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder